Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ekip Çalışması

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ekip Çalışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekip Çalışması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de "Geleceğin Liderleri" yolculuğu başladı Haber

Nilüfer’de "Geleceğin Liderleri" yolculuğu başladı

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Akademi, Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD), Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği paydaşlığında hayata geçirilen "Geleceğin Liderleri: Yerel Kalkınma İçin Aktif Yurttaşlık, Yetkinlik ve Ağ Geliştirme" programının açılış toplantısı gerçekleştirildi. NOSAB İdari Hizmet Binası’nda düzenlenen buluşmaya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, NOSAB Bölge Müdürü Mehmet Koçer, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş ile mentörler ve programa seçilen üniversite öğrencileri katıldı. "Nilüfer kadınların ve gençlerin kenti" Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in bir kadın ve gençlik kenti olduğunu vurguladı. Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki 70 bin öğrencinin yanı sıra diğer üniversitelerde okuyan gençlerin de Nilüfer’de yaşadığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, ilçede 100 binin üzerinde bir öğrenci bulunduğunun belirterek, "Gençlik Meclisimiz, Kent Konseyimiz ve Çocuk Meclisimiz aracılığıyla birlikte üretiyor, onların kente kattığı değerden ve fikirlerden yararlanıyoruz" dedi. Kadınların Nilüfer’de kendilerini güvende ve mutlu hissettiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, yerel yönetim olarak kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha özgür olabilmesi için çalıştıklarını ifade etti. "Çalışın, sorumluluk alın" Konuşmasında yeni kuşağa duyduğu güveni de dile getiren Başkan Şadi Özdemir, teknolojinin ve yapay zekanın hızla geliştiği bir çağda her yeniliğin arkasında yine insan aklının bulunduğunu hatırlattı. Meslek hayatında ve kent arasında ciddi bir rekabet yaşandığına değinen Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi mesleği seçerseniz seçin kendi alanınızda ciddi bir rekabetle karşılaşacaksınız. İyi olanlar ve önderlik yapmayı bilenler öne çıkıyor. Liderlik ise sadece iş hayatında değil, sosyal yaşamda da sorumluluk almaktır. Gençler bazen iş hayatına başlayınca nasılsa sürekli çalışacaklarını düşünerek bu yılları erteleyebiliyor. Oysa tam tersine, enerjiniz yüksekken şimdi çok çalışmalı ve kendinizi geleceğe hazırlamalısınız. Kendi işlerinden ve zamanlarından feragat ederek 8 ay boyunca sizlere yol gösterecek olan mentörlerimizin deneyimleri bu açıdan çok kıymetli. Nilüfer Belediyesi olarak gençlerin ve kadınların her zaman yanındayız." Sanayi, iş dünyası ve sivil toplum aynı masada NOSAB Bölge Müdürü Mehmet Koçer ise sanayinin geleceğini gençlerle birlikte kurmak istediklerini ifade etti. Yarının sanayisinin sadece teknolojiyle değil; düşünen, sorgulayan, çözüm üreten ve değişime öncülük eden insanlarla gelişeceğine inandıklarını söyleyen Koçer, NOSAB Akademi’nin ürettiği projelerle gençlerin iş dünyasını yakından tanımalarını ve potansiyellerini ortaya çıkarmalarını hedeflediklerini kaydetti. BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş de projede yer almaktan büyük onur duyduklarını belirterek, dernek bünyesindeki mühendis, mimar ve iş insanlarının sahip olduğu mesleki birikimi gençlere aktarmaya hazır olduklarını vurguladı. Programa adım atan her genci şimdiden birer lider olarak gördüklerini söyleyen Gümüş, süreç boyunca tüm imkanlarıyla öğrencilerin yanında olacaklarını dile getirdi. Bir kentin geleceğini inşa etmenin ortak akıl ve çok seslilikle mümkün olabileceğine işaret eden Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Sığnem Tınni Karakız ise gerçek liderliğin dayanışmayı büyütmek ve toplumsal fayda üretmek olduğunu söyledi. Karakız, mentörlerin tecrübesi ile gençlerin eleştirel bakışı ve adalet bilincinin birleşmesinin hem kente hem de ülkeye önemli katkılar sunacağını ifade etti. Gençlerin kurduğu ve yönettiği bir sivil toplum kuruluşu olduklarını dile getiren Bir Bulut Olsam Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Toplu da geçen yıl 500 gencin katılımıyla gerçekleştirdikleri ihtiyaç araştırmasının bu tür çalışmalara temel oluşturduğunu belirtti. Toplu, yerel yönetim, kent konseyi, sanayi, meslek dünyası ve sivil toplumun aynı masada buluşmasının, gençlerin kentte söz sahibi olması açısından çok değerli bir adım olduğunu belirtti. 90 genç, 60 mentörle 8 ay boyunca çalışacak Açılış konuşmalarının ardından Nilüfer Belediyesi Planlama ve Kalkınma Ajansı’ndan Emre İpekyüz, Türkiye’de gençlerin karşılaştığı yalnızlık, karar alma mekanizmalarına erişim, sosyal beceri ihtiyacı ve okuldan işe geçiş gibi temel sorunlara değinerek programın işleyişi hakkında sunum yaptı. Toplam 402 başvuru arasından seçilen 90 üniversite öğrencisi; "Geleceğin Kadın Liderleri", "Geleceğin Mimar ve Mühendisleri" ile "Geleceğin Değişim Öncüleri" olmak üzere 30’ar kişilik üç ayrı grupta yer alacak. İlk dönemde iletişim, ekip çalışması, zaman yönetimi, problem çözme, öğrenmeyi öğrenme ve Avrupa Birliği gibi başlıklarda ortak sosyal beceri eğitimlerine katılacak olan gençler, ikinci dönemde ise kendi alanlarına yönelik kariyer eğitimleri, teknik saha gezileri ve sivil toplum çalışmaları yürütecek. Program kapsamında kamu, özel sektör ve sivil toplum dünyasından 60 mentör gençlere eşlik edecek. "Geleceğin Kadın Liderleri" grubundaki öğrenciler 4 ay Nilüfer Belediyesi’nin kadın yöneticileriyle, 4 ay da NOSAB bünyesindeki profesyonellerle birebir çalışacak. "Geleceğin Mimar ve Mühendisleri" grubu BUMİAD üyesi mentörlerle, "Geleceğin Değişim Öncüleri" ise sivil toplum temsilcileriyle eşleşecek. Mayıs ayındaki kapanış öncesinde düzenlenecek 24 saatlik proje maratonunda (Hackathon) karma takımlar halinde bir araya gelecek olan gençler, Nilüfer’de gençlikle ilgili bir soruna çözüm üreten sosyal fayda odaklı projeler hazırlayacak. Yüzde 80 devam şartını yerine getirerek 8 aylık süreci başarıyla tamamlayan katılımcılara program sonunda sertifika verilecek. Toplantı, öğrencilerin dönüşümlü olarak masaları ziyaret edip mentörlerle tanıştığı ağ kurma etkinliğiyle sona erdi.

İtfaiyeci olmak için komando eğitimi alıyorlar Haber

İtfaiyeci olmak için komando eğitimi alıyorlar

Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Arama Kurtarma ve Eğitim Şube Müdürlüğü’nde 148 kursiyer, zorlu eğitimlerden geçiyor. Sabahın erken saatlerinde güne spor yaparak başlayan kursiyerler, gün içerisinde gelen anonslarla birlikte gerçeği aratmayan kurtarma ve yangın tatbikatlarına katılıyor. Fiziksel dayanıklılığın yanı sıra ekip çalışması ve hızlı karar verme becerilerinin de sınandığı eğitimlerde boncuk boncuk terleyen itfaiye erleri, komandoları aratmıyor. İtfaiyecilik mesleğinin gerektirdiği zorlu şartlara hazırlanan kursiyerler, eğitim sürecinde birbirinden farklı senaryolarla karşı karşıya kalıyor. Gerçek bir olayda yaşanabilecek durumların canlandırıldığı tatbikatlarda kursiyerlere, yangına müdahaleden mahsur kalan kişilerin kurtarılmasına kadar birçok konuda uygulamalı eğitim veriliyor. Onlar için gün, sabah sporuyla başlıyor Kursiyerlerin yoğun eğitim programı sabahın erken saatlerinde başlıyor. Güne spor yaparak başlayan 148 kursiyer, fiziksel dayanıklılıklarını artırmak amacıyla çeşitli egzersiz ve çalışmalar gerçekleştiriyor. Zorlu geçen spor programının ardından kursiyerler, gün içerisinde kendilerini bekleyen uygulamalı eğitimlere hazırlanıyor. İtfaiyecilik mesleğinde fiziksel gücün ve dayanıklılığın büyük önem taşıması nedeniyle kursiyerlerin kondisyonları da eğitim boyunca yakından takip ediliyor. Ağır ekipmanlarla çalışmak, merdivenlerden çıkmak, dar alanlarda hareket etmek ve uzun süreli kurtarma operasyonlarında görev almak gibi durumlara hazırlanan kursiyerler, eğitimlerde güçlerini sonuna kadar kullanıyor. Yaptıkları eğitim ve tatbikatlarda boncuk boncuk terleyen itfaiye erlerinin eğitimleri komandoları aratmıyor. Anons geliyor, herkes bir anda harekete geçiyor Eğitimlerin en dikkat çekici bölümlerinden birini ise anonslarla başlayan tatbikatlar oluşturuyor. Kursiyerler, herhangi bir anda gelen anonsla birlikte hızlı şekilde hazırlanarak kendilerine verilen görevi yerine getirmek için harekete geçiyor. Anonsun ardından ekipmanlarını alan kursiyerler, senaryoya göre olay yerine intikal ediyor. Burada karşılarına çıkan duruma göre hareket eden ekipler, kimi zaman yangına müdahale ederken kimi zaman da mahsur kalan kişiyi kurtarmak için çalışma yürütüyor. Gerçek olaylarda saniyelerin bile büyük önem taşıması nedeniyle tatbikatlarda hız kadar doğru müdahale yöntemleri de ön planda tutuluyor. Kursiyerlerden, heyecan ve stres altında verilen talimatları doğru şekilde uygulamaları ve ekip arkadaşlarıyla koordineli hareket etmeleri bekleniyor. Yangın söndürme eğitimi gerçeği aratmıyor Kursiyerlere verilen eğitimlerin önemli bir bölümünü yangın söndürme çalışmaları oluşturuyor. Yangın sırasında yapılması gerekenler, ekipmanların kullanımı ve alevlere müdahale yöntemleri uygulamalı olarak gösteriliyor. Tatbikatlarda kursiyerler, yangının büyümesini engellemek ve kontrol altına almak için ekip halinde hareket ediyor. Üzerlerindeki koruyucu kıyafetler ve kullandıkları ekipmanlarla zorlu şartlarda görev yapan kursiyerler, zaman zaman yüksek sıcaklık ve yoğun dumanla karşı karşıya kalabilecekleri durumlara hazırlanıyor. Eğitimler sırasında ekip arkadaşlarıyla koordineli hareket eden kursiyerler, bir yandan yangına müdahale ederken diğer yandan çevredeki muhtemel tehlikelere karşı dikkatli davranıyor. Mahsur kalanları kurtarmak için zorlu parkurları aşıyorlar Kurtarma eğitimlerinde ise mahsur kalan kişilerin güvenli şekilde bulunduğu yerden çıkarılması üzerine senaryolar uygulanıyor. Kursiyerler, kendilerine verilen göreve göre farklı ekipmanlar kullanarak kurtarma çalışması gerçekleştiriyor. Dar alanlarda hareket etme, yüksek noktalardan kurtarma ve zorlu şartlarda olay yerine ulaşma gibi senaryoların uygulandığı eğitimlerde ekip çalışması ön plana çıkıyor. Kursiyerler, verilen görevi tamamlayabilmek için birbirlerine destek olarak hareket ediyor. Tatbikatlar sırasında yapılan hatalar ise eğitimciler tarafından değerlendirilerek kursiyerlere doğru müdahale yöntemleri aktarılıyor. Böylece kursiyerlerin yalnızca fiziksel olarak değil, olay anında doğru karar verebilme açısından da kendilerini geliştirmeleri amaçlanıyor. Eğitimlerde ekip ruhu ön planda İtfaiyecilikte ekip çalışmasının önemine dikkat çekilirken, kursiyerlerin eğitim sürecinde birlikte hareket etmesine büyük önem veriliyor. Gerçek bir yangın veya kurtarma olayında tek kişinin müdahalesinin yeterli olmayabileceği durumlara karşı ekiplerin koordinasyon içerisinde çalışması sağlanıyor. Kursiyerler, tatbikatlarda görev paylaşımı yaparak aynı hedef doğrultusunda hareket ediyor. Bir grubun yangına müdahale ettiği senaryolarda diğer ekipler güvenlik ve kurtarma çalışmalarını yürütüyor. Bu çalışmalar sayesinde kursiyerlerin hem birbirlerine güvenmeleri hem de olay sırasında ekip arkadaşlarının görevlerini bilmeleri hedefleniyor. Eğitimlerin sonunda yapılan değerlendirmelerde kursiyerlerin performansları ele alınırken, eksik görülen noktalar yeniden çalışılıyor. Amaç ise eğitim sürecini tamamlayan personelin göreve başladığında karşılaşabileceği zorlu olaylara hazırlıklı olması. Dağda ve Arazide Arama Kurtarma Amiri Kadir Uzun, "Eğitimlerimiz Belediye İtfaiye Yönetmeliği kapsamında ’Temel İtfaiyecilik Eğitimi’ olarak yapılmaktadır. 148 personelimiz yeni geldi. Bu 148 kursiyer, 464 saat hem arama-kurtarma hem de yangın eğitimleri almaktadır. 1 Ekim itibariyle eğitimlerimiz sonlanacak. Arkadaşlarımız eğitim sonunda, Bursa’daki gruplara dağıtılacak. 148 kursiyerin bir kısmı arama-kurtarmaya, bir kısmı idari işlere ve bir kısmı da yangın önlem birimimize gidecek. Biz arama-kurtarma eğitmenleri olarak, yüksekte ve derinlikte çalışma, sedye ile kurtarma, makara ve emniyet sistemleri becerilerini hedefledik. Bu eğitimleri görmelerinin amacı, olay yerinde doğru ekipmanları seçebilmeleri. Emniyetli şekilde sistem kurabilmeleri ve ekip halinde çalışabilmelerini hedefledik. Bizde spor şart, yeri geldiğinde vatandaşı taşımamız gerekiyor. Bunun için kondisyon şart. Her sabah 45 dakika spor yapıyorlar. Aramızdaki bayan personeller tabii ki erkekler kadar güçlü değiller, ama onlar da farklı yönleriyle başarılılar" dedi. İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Eğitim Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan Kamile Yıldırım Uzun, "Eğitimlerimiz 3 ana koldan ilerlemekte. Bunlar araç, yangın ve arama-kurtarma eğitimleri. Biz yangın eğitmenleri olarak konteyner yangın uygulamaları, sıvı ve gaz yangınlarına müdahale ve araç yangınlarına müdahaleyi burada uygulamalı olarak gösteriyoruz. Mesleğimiz güç ve kondisyon isteyen bir meslek. Bunun için çeşitli antrenmanlar var. Biz de kadınlar olarak buna önem veriyoruz" diye konuştu.

Bursa’nın en genç kanyoncusu: 8 yaşındaki Asya, Abadiye Kanyonu’nu geçti Haber

Bursa’nın en genç kanyoncusu: 8 yaşındaki Asya, Abadiye Kanyonu’nu geçti

Doğa ve kanyon sporlarının yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetlerini sürdüren Kanyon Bursa Derneği, yeni nesilleri doğa sporlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Dernek tarafından Bilecik’te bulunan Abadiye Kanyonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte 8 yaşındaki Asya Yeşilyurt da kanyon geçişine katıldı. Deneyimli kanyoncular Abdul Celil Yediel, Serdal Kurtaran ve Ahmet Demirtaş ile birlikte parkura çıkan Asya Yeşilyurt’a aynı zamanda Kanyon Bursa Derneği kanyoncusu olan babası Zakir Yeşilyurt da eşlik etti. Gerekli güvenlik önlemleri alınarak gerçekleştirilen geçişte Asya, deneyimli sporcuların rehberliğinde Abadiye Kanyonu’nun zorlu bölümlerini geçti. Ekip çalışması ve kontrollü ilerleme ile sürdürülen etkinlikte 8 yaşındaki Asya, parkuru başarıyla tamamladı. Geçişin ardından Asya’nın, Abadiye Kanyonu’nu geçen en genç kanyoncu olduğu ifade edildi. Kanyon Bursa Derneği, kanyon sporunun güvenli ve bilinçli şekilde yapılmasının yanı sıra doğa sporları kültürünün çocuklar ve gençler arasında yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar gerçekleştiriyor. Abadiye Kanyonu geçişinin de deneyimli sporcuların bilgi ve tecrübelerini yeni nesillere aktarmasına örnek teşkil ettiği belirtildi. 8 yaşındaki Asya’nın parkuru tamamlamasının ardından yaşadığı mutluluk, etkinliğe katılan ekip üyeleri tarafından da memnuniyetle karşılandı

BTSO mutfak Akademi’den girişimciliğe açılan kapı Haber

BTSO mutfak Akademi’den girişimciliğe açılan kapı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından yiyecek-içecek sektörünün nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirilen Mutfak Akademi, istihdama sağladığı katkının yanı sıra yeni girişimcilik hikâyelerine öncülük ediyor. Türkiye’nin en kapsamlı uygulamalı eğitim mutfaklarından biri olan Mutfak Akademi’de eğitim alan Fatma Durak, buradaki serüvenini kendi iş yerini açarak taçlandırdı. BTSO’nun vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Mutfak Akademi, gastronomi alanında kariyer yapmak isteyenlere profesyonel bir altyapı sunuyor. Teorik bilgilerin uygulamalı atölye çalışmalarıyla pekiştirildiği programlarda kursiyerler; mesleki becerilerin yanı sıra ekip çalışması, zaman yönetimi, hijyen, mutfak disiplini ve işletmecilik alanlarında kapsamlı bir deneyim kazanıyor. Eğitimden istihdama güçlü köprü Altı farklı eğitim alanında tam donanımlı altyapısıyla hizmet veren BTSO Mutfak Akademi, kariyerini gastronomi sektöründe şekillendirmek veya kendi işini kurmak isteyen katılımcılara ulusal ve uluslararası standartlarda 11 farklı branşta eğitim imkânı tanıyor. Sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan müfredatta uygulamalı eğitime ağırlık verilirken, kursiyerlerin iş hayatına hızlı biçimde uyum sağlamaları hedefleniyor. Akademide eğitim ve staj süreçlerini tamamlayan kursiyerlerin tamamına yakını doğrudan iş gücü piyasasına kazandırılıyor. Merkez, her yıl ortalama 600 kişinin aktif olarak eğitim alabileceği kapasiteye sahip bulunuyor. "Sektörümüzün ihtiyaçlarına doğrudan cevap veriyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başknı İbrahim Burkay, hizmet sektöründe sürdürülebilir büyümenin en temel unsurunun nitelikli insan kaynağı olduğunu belirtti. Mutfak Akademi’yi sektör temsilcilerinin beklentileri doğrultusunda hayata geçirdiklerini vurgulayan Burkay, merkezin istihdamın yanı sıra girişimcilik alanında da önemli neticeler ürettiğini ifade etti. Başkan Burkay, "Yiyecek-içecek sektörü Bursa ekonomisi ve turizmi açısından yüksek bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli daha büyük katma değere dönüştürmek için sektörümüzü iyi yetişmiş, mesleki yetkinliği güçlü insan kaynağıyla desteklemeliyiz. Mutfak Akademi’yi bu anlayışla, sektörün ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren bir merkez olarak kurguladık. Kursiyerlerimiz burada mesleki beceriler kazanırken profesyonel mutfak kültürünü, iş disiplinini ve işletmecilik anlayışını da öğreniyor. Eğitimlerini tamamlayan kursiyerlerin sektörde istihdam edilmesi ve aralarından kendi işletmesini kuran girişimcilerin çıkması, ortaya koyduğumuz modelin başarısını net bir şekilde gösteriyor. BTSO olarak insanımıza yeni meslek, istihdam ve girişimcilik kapıları aralamaya devam edeceğiz" dedi. Öğrencilikten kendi işletmesine uzanan yolculuk Mutfak Akademi’nin eğitimlerinden faydalanan Fatma Durak, yaklaşık iki yıl önce öğrenci olarak attığı adımı kendi iş yerini açarak yeni bir boyuta taşıdı. Akademide edindiği mesleki bilgi ve işletmecilik deneyiminin girişimcilik serüveninde kendisine sağlam bir rota çizdiğini belirten Durak, aldığı eğitimlerin mesleğe bakış açısını kökten değiştirdiğini söyledi. Durak, "BTSO Mutfak Akademi’ye öğrenci olarak geldim. Bugün ise burada aldığım eğitim ve kazandığım tecrübeler sayesinde kendi işletmemi yönetiyorum. Hocalarımızdan mutfak tekniklerinin yanı sıra ticareti, iş hayatını ve bir işletme sahibi olmanın sorumluluklarını öğrendim. Kendi işimi kurarken burada edindiğim birikimden son derece faydalandım. Öğrenci olarak attığım ilk adımın kendi iş yerime uzanması benim için büyük bir gurur" ifadelerini kullandı. Profesyonel mutfak kültürü uygulamalı öğreniliyor BTSO Mutfak Akademi’de eğitimine devam eden Sümeyra Durbaş da profesyonel mutfağın çalışma düzenini doğrudan uygulama yaparak öğrenme fırsatı bulduklarını dile getirdi. Teori ile pratiğin aynı çatı altında buluşmasının mesleki gelişimlerine büyük katkı sağladığını belirten Durbaş, merkezin kendisini geleceğe en iyi şekilde hazırladığını ifade etti.- Akademi mezunlarından Merve Özis ise eğitime başlamadan önce mutfağa bakışının çok daha farklı olduğunu, bu süreç sayesinde gastronominin arkasındaki teknik bilgi, emek ve disiplini yakından tanıdığını söyledi. Aldığı eğitimin mesleki becerilerinin yanı sıra özgüven kazandırdığını belirten Özis, mezuniyet sonrasında sektörde kendisine çok daha net bir yol çizebildiğini kaydetti.

Başkan Erkan Aydın: “Hepimizin Ortak Bir Derdi Var” Haber

Başkan Erkan Aydın: “Hepimizin Ortak Bir Derdi Var”

Temizlik hizmetlerinin kesintisiz şekilde sürdürülmesi için sahada yoğun mesai harcayan belediye personelini sabahın erken saatlerinde ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a, belediye başkan yardımcıları ve birim müdürleri eşlik etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada masaları tek tek gezen Başkan Aydın, çalışanlarla sohbet ederek talep ve önerilerini dinledi. Günlük mesailerine başlamadan önce personelle bir araya gelen Aydın, Osmangazi’de vatandaşlara sunulan hizmetlerin arkasında güçlü bir ekip çalışması, özveri ve büyük bir emek bulunduğuna dikkat çekti. “Temiz ve Yaşanabilir Bir Osmangazi İçin Hep Birlikte Çalışıyoruz” Temizlik hizmetlerinin yerel yönetimlerin en önemli sorumluluklarından biri olduğunu belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Şehrimizi güzelleştirmek ve temiz tutmak için sabahın erken saatlerinde sokaklarda, meydanlarda çalışan siz değerli mesai arkadaşlarıma öncelikle teşekkür ediyorum. Hepimizin ortak bir derdi var; Bursa’mıza, yaşadığımız, doğduğumuz, doyduğumuz şehrimize en iyi şekilde hizmet etmek. Osmangazi’de yaşayan vatandaşlarımızın aldıkları hizmetten duydukları memnuniyeti artırarak sürdürülebilir bir yerel yönetim anlayışını ortaya koymak istiyoruz. Yerel yönetimin en önemli unsurlarından biri de sizlerin yaptığı iş. Amacımız güzel, temiz ve yaşanabilir bir Osmangazi oluşturmak ve bunu sürdürülebilir hale getirmek.” “Bu Başarı Büyük Osmangazi Ailesinin Ortak Emeğidir” Ortaya çıkan başarının güçlü bir ekip çalışmasının sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Aydın, “Yaptığımız ölçümlerde ufak tefek aksaklıklar olsa da sonuçlarımız gayet iyi. Bu tablo, her birinizin emeği ve çalışmasıyla ortaya çıkıyor. Bu, tek başına yapılabilecek bir iş değil. 3 bin kişilik büyük Osmangazi ailesinin hep birlikte ürettiği emeğin bir sonucu. Bir kez daha emeklerinizden dolayı hepinize yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Alın Teri Kurumadan Emeğin Karşılığı Verilsin İstedik” Çalışanların emeğinin karşılığını zamanında almasının önemine dikkat çeken Başkan Aydın, “Bizler yönetim olarak, başkanlık olarak sizlerin yanında durmaya çalışıyoruz. Malumunuz Temmuz ayında aslında olması gereken standart bir zam döneminde, sendikal süreçlerin devam etmesi nedeniyle yasal olarak zorunlu olmasak da bütün çalışanlarımıza zam hakkını verme kararı aldık. Neticede bunlar sizin hakkınız. Gününde alsınlar, alın teri kurumadan bu emeğin karşılığı verilsin diye bu kararı aldık. Hayırlı olsun, helali hoş olsun. Peygamber Efendimizin de dediği gibi, ‘İşçinin, emekçinin hakkını alın teri kurumadan verin.’ Biz de bu anlayışla hareket ettik. Bundan sonra da ekiplerimiz, müdürlerimiz ve başkan yardımcılarımızla sorunları birebir takip ederek daha iyi hizmet, daha iyi çalışma koşulları ve vatandaşlarımızın daha mutlu olacağı şartları sağlamak için hep birlikte çalışacağız” açıklamalarında bulundu. Kahvaltının ardından mesailerine başlamak üzere görev bölgelerine hareket eden personele kolaylıklar dileyen Başkan Erkan Aydın, günün ilk saatlerinde Osmangazi için emek veren çalışma arkadaşlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.

CEV'den büyük adım! Haber

CEV'den büyük adım!

Sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlayan Coşkunöz Eğitim Vakfı (CEV), mesleki eğitimin gelişimine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf, endüstrinin güncel ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanan İmalat Teknolojileri Teknik Eğitim Programı ile gençlere teorik ve uygulamalı eğitimleri bir arada sunan kapsamlı bir gelişim fırsatı sunuyor. Program başvuruları başladı Bursa'da 38 yıldır mesleki eğitim alanında faaliyet gösteren ve on binlerce gencin iş hayatına hazırlanmasına katkı sağlayan Coşkunöz Eğitim Vakfı, eğitim ve istihdam odaklı projelerine bir yenisini daha ekliyor. İmalat Teknolojileri Teknik Eğitim Programı kapsamında, mesleki ve teknik liseler ile meslek yüksekokullarının ilgili bölümlerinden mezun gençler, üretim teknolojileri alanında uzmanlaşma fırsatı elde edecek. Dört ay sürecek program, katılımcılara ücretsiz olarak sunulacak. Program süresince gerçekleştirilecek sektör buluşmaları ve iş dünyası temasları sayesinde katılımcıların yetkinlikleri doğrultusunda doğru bölüm ve sektörlerle eşleştirilmesi hedefleniyor. Böylece gençlerin istihdam süreçlerine daha hızlı ve verimli şekilde dahil olmaları amaçlanıyor. Geleceğin Üretim Teknolojilerine Yönelik Kapsamlı Eğitim İmalat Teknolojileri Teknik Eğitim Programı kapsamında katılımcılar; CNC tezgâh kullanımı ve programlama, Mesleki ve bilgisayar destekli teknik resim, Boyutlandırma, toleranslandırma ve raporlama, Optik ve lazer tarama teknolojileri, Havacılık ve uzay sanayisinde kalite yönetim süreçleri, Üretimde kullanılan malzeme teknolojileri gibi konularda eğitim alacak. Program, teknik eğitimlerin yanı sıra ekip çalışması, problem çözme ve hataların erken teşhisine yönelik vaka çalışmalarıyla da desteklenecek. Yoğun uygulamalı projeler sayesinde katılımcılar, üretim ve imalat sektörünün ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilere sahip olarak kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapma imkânı bulacak. Katılımcılar, eğitim süresince ders bazlı değerlendirmelere tabi tutulacak ve başarı durumlarını gösteren belgeye sahip olacak. Ayrıca program, katılımcıları Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) belgelendirme süreçleri için gerekli bilgi ve beceri seviyesine ulaştırmayı hedefliyor. Eğitim süresince kapsamlı destek sağlanacak Coşkunöz Eğitim Vakfı tarafından yürütülen program kapsamında katılımcılara eğitim süresince mali destek sağlanacak. Ayrıca yemek ve servis imkânları sunulacak, eğitim boyunca ihtiyaç duyulan tüm eğitim materyalleri vakıf tarafından karşılanacak. Gençlerin istihdamına katkı sunmayı hedefliyor Coşkunöz Eğitim Vakfı Genel Müdürü Bige Tınmazsoy, programla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Sanayinin dönüşen ihtiyaçlarına cevap verebilecek, teknik bilgi ve uygulama becerileri yüksek insan kaynağına olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. İmalat Teknolojileri Teknik Eğitim Programı ile gençlerimize yalnızca teknik eğitim vermeyi değil, aynı zamanda onları sektörün beklentilerine uygun şekilde iş hayatına hazırlamayı hedefliyoruz. Üretim teknolojileri alanında uzmanlaşmak isteyen tüm gençleri programımıza başvurmaya davet ediyoruz." Başvurular 4 Eylül 2026'ya Kadar Devam Edecek İmalat Teknolojileri Teknik Eğitim Programı'na başvurular, 4 Eylül 2026 tarihine kadar Coşkunöz Eğitim Vakfı'nın internet sitesi ve kariyer platformları üzerinden yapılabilecek.

Deniz astsubay adayları zorlu eğitimlerle Mavi Vatan’da göreve hazırlanıyor Haber

Deniz astsubay adayları zorlu eğitimlerle Mavi Vatan’da göreve hazırlanıyor

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu (DAMYO) öğrencileri, seyir eğitimi, gemiden adam düşmesi tatbikatı, kürek ve yelken eğitimleri, yüzme faaliyetleri ve spor eğitimlerinde hem fiziksel dayanıklılıklarını geliştiriyor hem de meslek hayatına hazırlanıyor. Yalova'nın Altınova ilçesinde bulunan Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu'nda eğitim gören öğrenciler, sınıf eğitimlerinin yanı sıra denizde ve karada yürütülen uygulamalı faaliyetlerle mesleklerine hazırlanıyor. Seyir eğitimi kapsamında tekneye çıkan astsubay adayları, teorik bilgilerini uygulamaya aktarırken, gemiden adam düşmesi gibi acil durum tatbikatlarını da başarıyla icra ediyor. Marmara Denizi'nde kürek ve yelken eğitimi alan öğrenciler, yüzme havuzunda dayanıklılık çalışmalarına katılıyor. Fiziki yeterliliğe de büyük önem verilen okulda öğrenciler, düzenli spor faaliyetleriyle hem bedensel hem de askerî gelişimlerini sürdürüyor. "Türk kadınını layıkıyla temsil etmek için bu mesleği seçtim" MSÜ Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu'nun ilk kadın öğrencileri arasında yer alan Merve Türkmen, asker olmanın çocukluk hayali olduğunu belirtti. Türkmen, okulda 24 kadın astsubay adayının bulunduğunu belirterek şöyle konuştu: "Vatanıma hizmet etmek ve Türk kadınını layıkıyla temsil etmek istediğim için bu mesleği seçtim. Çocukluğumdan beri asker olmak istiyordum. Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu'nun ilk kez kadın öğrenci alacağını öğrendiğimde büyük heyecan yaşadım. Bugün ilk kadın öğrenciler arasında yer almanın gururunu yaşıyoruz." Türkmen, yoğun ve disiplinli eğitim temposunun kendisine önemli kazanımlar sağladığını belirterek, "Disiplin ve zaman yönetimi burada en çok geliştirdiğimiz yönlerimiz oldu. Boş zamanlarımızda spor yapıyor, kürek takımındaki antrenmanlarımıza katılıyoruz" dedi. "Liderlik ve ekip çalışmasını öğreniyoruz" Öğrencilerden Cihangir Doğan da disiplinli eğitim hayatının kişisel gelişimine katkı sağladığını belirterek, "Yoğun bir eğitim hayatımız var. Başlangıçta zaman yönetiminde zorlandım ancak kısa sürede alıştım. Burada liderlik, ekip çalışması ve disiplin anlayışını kazanıyoruz. Bu mesleğin en güzel yanı ülkemize hizmet etmek ve onu en iyi şekilde temsil edebilmek" ifadelerini kullandı. Öğrenci Mehmet Kutay Orakçı, okulda uygulamalı eğitimlerin yoğun şekilde sürdüğünü ifade ederek, "Okulumuzda yüzme, kros, triatlon ve tören yürüyüşü eğitimleri alıyoruz. Komutanlarımızın verdiği eğitimler sayesinde özellikle yüzme konusunda kendimi önemli ölçüde geliştirdim. Bu okulu tercih edecek arkadaşlarıma spor yapmalarını ve hedeflerinden vazgeçmemelerini tavsiye ediyorum" dedi. Deniz astsubay adayları zorlu eğitimlerle Mavi Vatan’da göreve hazırlanıyor "Yüzme mesleğimizin bir parçası" Öğrencilerden Aleyna Başaran ise yüzme eğitimlerinin mesleki gelişimleri açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, "Bu okulun ilk kadın öğrencilerinden biri olmak benim için ayrı bir gurur. Buraya geldiğimde yüzmeyi biliyordum ancak başlangıç seviyesindeydim. Komutanlarımızın verdiği eğitimlerle kendimi geliştirdim. Sonuçta biz denizciyiz ve yüzme mesleğimizin bir parçası" diye konuştu.

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi Haber

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünde gerçekleştiği veya gerçekleşeceği ileri sürülen bazı görev değişiklikleri, son günlerde çeşitli açıklamalar ve yerel basına yansıyan haberler üzerinden “deprem” ve “kadro mühendisliği” ifadeleriyle gündeme taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ancak eğitim kamuoyunda tartışmanın yalnızca “Kim gitti, kim geldi?” sorusuna indirgenmemesi gerektiği ifade ediliyor. Bir eğitim yönetiminin başarısı; ortaya koyduğu çalışmalar, öğrencilerin elde ettiği dereceler, eğitim yatırımları, proje üretme kapasitesi, kurumlar arası iş birlikleri ve geleceğe yönelik vizyonu üzerinden değerlendirilmelidir. Her Yönetim Kendi Çalışma Modelini Oluşturabilir Yaklaşık 650 bin öğrencisi, 40 bini aşkın öğretmeni, 2 bine yakın okul ve kurumu ile 17 ilçeyi kapsayan Bursa eğitim sistemi, güçlü koordinasyon ve etkili ekip çalışması gerektiren büyük bir yapıdır. Böylesine geniş bir yapıda göreve başlayan İl Millî Eğitim Müdürünün çalışma anlayışı ve hedefleri doğrultusunda yönetim organizasyonunu şekillendirmesi, görev ve sorumluluk alanlarını yeniden düzenlemesi ve ihtiyaç duyulan noktalarda görev değişikliklerine gitmesi kamu yönetiminin olağan süreçleri arasında değerlendirilmelidir. Elbette her kamu görevlendirmesi liyakat, tecrübe, kamu yararı ve mevzuata uygunluk bakımından değerlendirilebilir ve denetlenebilir. Ancak kamuoyuna yansıyan eleştirilerde, yapılan veya yapılacağı ileri sürülen değişikliklerin bütününün liyakatsiz ya da mevzuata aykırı olduğuna ilişkin bir resmî tespit veya yargı kararı ortaya konulmuş değildir. Kurum yönetiminde değişikliğe gitmek, geçmişte görev yapan yöneticilerin emeğini değersizleştirmek anlamına gelmediği gibi yeni isimlere sorumluluk verilmesi de tek başına liyakatsizlik göstergesi değildir. Asıl önemli olan değişimin Bursa eğitimine nasıl yansıdığı ve hangi sonuçları ortaya çıkardığıdır. İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı Sınava Dayalı Bir Kadro Değildir Son günlerde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilen isimler üzerinden “sınavsız atama” eleştirileri de gündeme gelmiştir. Ancak burada farklı statüdeki yönetim görevlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatında şube müdürlüğü görevde yükselme sınavı sürecine tabi bir kadro iken, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı için aynı şekilde ayrı bir görevde yükselme sınavı öngörülmemektedir. Bu görev bakımından mevzuatta belirlenen hizmet süresi ve yöneticilik tecrübesi gibi şartlar esas alınmaktadır. Bu nedenle bir yöneticinin İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilmesini yalnızca “şube müdürlüğü sınavına girip girmediği” üzerinden değerlendirmek, mevzuattaki atama sisteminin bütününü yansıtmamaktadır. Liyakat; yalnızca sınav puanı değil, mesleki birikim, yöneticilik tecrübesi, ekip yönetimi, proje üretme kapasitesi, kriz çözme becerisi, koordinasyon gücü ve ortaya konulan sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir. Bursa Eğitiminde Başarı Çıtası Yükseliyor Gürhan Çokgezer’in 9 Aralık 2025 tarihinde Bursa İl Millî Eğitim Müdürü olarak göreve başlamasının ardından geçen süreçte Bursa’daki eğitim çalışmaları, proje üretme kapasitesi ve öğrencilerin başarıları önemli bir ivme kazanmıştır. Son yedi aylık dönemde Bursa’da robotik ve teknoloji alanlarında uluslararası dereceler elde edilmiş, TÜBİTAK projelerinde önemli başarılar kazanılmış, yapay zekâ temelli eğitim ve proje çalışmaları geliştirilmiş, eTwinning projelerinde dikkat çekici bir büyüme yaşanmış, mesleki eğitimin sanayi ve sektörle iş birliği güçlendirilmiş, kültür ve sanat alanında Türkiye çapında başarılar elde edilmiş ve havacılık ile uzay teknolojileri alanında yeni bir eğitim modelinin temelleri atılmıştır. Bu tablo, Bursa eğitiminde yalnızca mevcut çalışmaların sürdürülmediğini; aynı zamanda yeni hedefler, yeni iş birlikleri ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni eğitim modelleri geliştirildiğini göstermektedir. Elde edilen başarılar; öğrencilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve eğitim yönetiminin ortak emeğinin sonucudur. Değişim Olağan, Sonuçlar Esas Olmalıdır Bir yönetici göreve geldiğinde mevcut bütün kadrolarla süresiz olarak çalışmak zorunda olmadığı gibi, görev değişikliği yapılan her yöneticinin başarısız olduğu sonucu da çıkarılamaz. Sorumluluk üstlenen, hedef belirleyen ve sonuçlarından hesap veren yöneticilerin çalışma organizasyonlarında zaman zaman değişikliğe gitmesi olağan bir yönetim pratiğidir. Bursa açısından asıl ölçüt; yapılan değişikliklerin akademik başarıya, bilimsel üretime, teknoloji yatırımlarına, mesleki eğitime, uluslararası projelere, öğretmenlerin mesleki gelişimine ve öğrencilerin çok yönlü gelişimine sağlayacağı katkı olmalıdır. Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” veya “kadro değişikliği” başlıkları üzerinden değerlendirmek, son yedi ayda ortaya konulan çalışmaların ve elde edilen başarıların göz ardı edilmesine neden olacaktır. Değişim elbette tartışılabilir ve kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak değerlendirmelerin somut çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik geliştirilen vizyon üzerinden yapılması daha hakkaniyetli olacaktır. Bu nedenle Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” olarak değil, değişim ve ortaya çıkan sonuçlarla birlikte değerlendirmek gerekir. Değişim tartışılabilir; ancak başarı görülmeli, emek teslim edilmeli ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik ortaya konulan vizyon objektif biçimde değerlendirilmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.