Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Edebiyat

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Edebiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edebiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de gençler Tanpınar’ın satırlarından tarihe yürüdü Haber

Osmangazi’de gençler Tanpınar’ın satırlarından tarihe yürüdü

Kentin kültürel değerlerini genç kuşaklarla buluşturan Osmangazi Belediyesi’nin, Osmangazi Kent Konseyi ve Özel Hayat Hastanesi iş birliğiyle hayata geçirdiği “Tanpınarname Atölyeleri” projesi kapsamında gençler, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Beş Şehir’ eserinde anlattığı Bursa’nın izini sürdü. ,Ahmet Hamdi Tanpınar’ın doğumunun 125’inci yılı anısına düzenlenen program çerçevesinde Prusa Sanat Gençlik ve Spor Kulübü’ndeki gençler, satırlarda anlatılan mekanları yerinde görerek şehrin tarihini, kültürel dokusunu ve medeniyet birikimini daha yakından tanıdı. Edebiyat ile tarihi aynı zeminde buluşturan etkinlik, katılımcılara Bursa’yı farklı bir bakış açısıyla keşfetme imkanı sundu. EDEBİYATIN REHBERLİĞİNDE BURSA’NIN RUHU HİSSEDİLDİ Eğitmen Pelin Yılmaz’ın rehberliğinde Prusa Sanat Gençlik ve Spor Kulübü’ndeki okuma atölyesiyle başlayan programda gençler, ‘Beş Şehir’ kitabının Bursa bölümünü birlikte inceleyerek Tanpınar’ın şehir tasavvurunu, zaman anlayışını ve Bursa’nın manevi atmosferine ilişkin değerlendirmelerini ele aldı. Atölyenin ardından Tanpınar’ın eserinde yer verdiği mekanlar tek tek ziyaret edildi. İlk durak olan II. Murad Külliyesi ve Sultan Türbeleri’nde Osmanlı’nın kuruluş dönemine ilişkin bilgiler paylaşılırken, daha sonra Tophane’de Osmangazi ve Orhangazi türbelerine geçildi. Gezi boyunca Yeşil Türbe, Emir Sultan Hazretleri Türbesi ve Yıldırım Külliyesi gibi Bursa’nın simge yapıları da programın önemli durakları arasında yer aldı. Her tarihi mekanda Beş Şehir’den ilgili bölümler okunarak, Tanpınar’ın satırları ile mekanların tarihi kimliği arasında güçlü bir bağ kuruldu. Kültür yolculuğunun son durağında ise Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ziyaret edildi. Gençler, Bursa’nın fetih sürecini ve kuruluş hikayesini panoramik anlatımlarla deneyimlerken, gün boyunca kitapta karşılaştıkları tarihi atmosferi görsel olarak pekiştirdi. “KİTABI OKUDUKTAN SONRA DAHA FARKLI BAKMAYA BAŞLADIM” Etkinliğe katılan 18 yaşındaki Zeynep Güner, daha önce de ziyaret ettiği tarihi mekanların Beş Şehir'i okuduktan sonra kendisinde bambaşka duygular uyandırdığını söyledi. Kitapta anlatılan Bursa’yı yerinde görmenin etkileyici bir deneyim olduğunu belirten Güner, “Daha önceden de gezmiştim ama kitabı okuduktan sonra gezince daha farklı bakmaya başladım” dedi. Ceylin Aydoğmuş ise Bursalı olmasına rağmen tarihi mekanları edebiyat eşliğinde yeniden gezmenin kendisinde farklı bir heyecan oluşturduğunu dile getirdi. Kitapta okuduğu yerleri birebir görmenin tarihi daha yakından hissetmesini sağladığını belirten Aydoğmuş, bu deneyimin unutulmaz olduğunun altını çizdi. “TARİHLE İÇ İÇEYİZ” 20 yaşındaki İrem Taban da etkinlik sayesinde Bursa’nın hem geçmişini hem de bugünkü yaşamını birlikte değerlendirme fırsatı bulduklarını vurgulayarak, “Arkadaşlarımızla güzel bir gezi oluyor. Bursa’mızın genel olarak iki zamanlı şehir olduğunu anlatan, hem normal şu anki yaşantımız, hem de Osmanlı dönemindeki yaşantımızı görüyoruz. Tarihle iç içeyiz. Bu kesinlikle çok güzel bir şey. Kitapta Bursa’nın ne kadar güzel olduğunu, tarihi yerleri anlatıyor. Bursa’nın tarihi yerlerini gezmemiz ve bunu içten içe yaşamamız çok güzel. Çoğu gence bunu tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu. Program sayesinde katılımcılar, yaşadıkları kente edebiyatın penceresinden bakarken, kendilerine bu imkanı tanıyan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.

Osmangazi'de, Tanpınar’ın rehberliğinde gençler Bursa’yı yeniden tanıdı Haber

Osmangazi'de, Tanpınar’ın rehberliğinde gençler Bursa’yı yeniden tanıdı

Osmangazi Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Osmangazi Kent Konseyi, Gençlik Meclisi ile birlikte Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın doğumunun 125’inci yılı dolayısıyla anlam yüklü bir etkinliğe imza attı. Edebiyatı yalnızca sayfalarda bırakmayan, gençleri Tanpınar’ın satırlarından Bursa’nın tarihine uzanan özel bir yolculuğa çıkaran etkinlikte, usta yazarın "Beş Şehir" adlı eserinde anlattığı Bursa, bu kez kitap sayfalarından çıkıp sokaklarda, türbelerde, külliyelerde ve tarihi meydanlarda yeniden hayat buldu. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa’ya duyduğu hayranlığı gelecek kuşaklara aktarmak ve gençlerin yaşadıkları şehre edebiyat penceresinden bakmalarını sağlamak amacıyla hazırlanan program, Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde düzenlenen okuma atölyesiyle başladı. Eğitmen Pelin Yılmaz’ın rehberliğinde gerçekleştirilen atölyede gençler, Tanpınar’ın "Beş Şehir" eserinin Bursa bölümünü birlikte okuyarak yazarın şehir tasavvurunu, zaman anlayışını ve Bursa’ya yüklediği anlam katmanlarını değerlendirdi. Osmanlı medeniyetinin izlerini taşıyan tarihi Şadırvanlı Han’da gerçekleştirilen okuma programı, katılımcılara adeta Tanpınar’ın cümleleri arasında geçmişe uzanan bir yolculuk yaşattı. Tanpınar’ın satırlarındaki tarihi yakından hissettiler Okuma atölyesinin ardından başlayan kültür gezisinde ise gençler, Tanpınar’ın eserinde bahsettiği mekanları tek tek ziyaret etti. Tarihi yolculuğun ilk durağı II. Murad Külliyesi ve Sultan Türbeleri oldu. Burada kuruluş yıllarına ilişkin bilgiler alan gençler, ardından Tophane’de Osmangazi ve Orhangazi türbelerini ziyaret etti. Program, Yeşil Türbe, Emir Sultan Hazretleri Türbesi ve Yıldırım Külliyesi ile devam ederken, her durakta Tanpınar’ın eserinden ilgili bölümler okunarak mekanların edebiyatla kurduğu bağ yeniden canlandırıldı. Günün son durağı ise Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi oldu. Gençler, Bursa’nın fethini ve şehrin kuruluş hikayesini panoramik anlatımla deneyimlerken, Tanpınar’ın satırlarında hissettikleri tarih duygusunu bu kez görsel bir atmosfer içerisinde yaşama fırsatı buldu. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinde sıklıkla dile getirdiği "zaman" kavramı, gezi boyunca tarihi mekanlarda yapılan okumalarla somut bir deneyime dönüştü. Böylece gençler, Bursa’nın hafızası, ruhu ve medeniyet birikimiyle yaşayan büyük bir kültür mirası olduğunu yakından hissetti. "Amacımız gençlerin Bursa’ya tarih ve edebiyat gözüyle bakmalarını sağlamak" Edebiyatın şehir kültürünü yaşatmadaki önemine dikkat çeken Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın doğumunun 125’inci yılı dolayısıyla çalışma atölyeleri oluşturduklarını belirterek, "Beş Şehir" kitabında Bursa bölümünde geçen mekanları dolaştıklarını kaydetti. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, o ruhu yeniden yaşadıklarına işaret ederek desteklerinden dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. Atölye eğitmeni Pelin Yılmaz, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa’ya bakışını gençlerle birlikte yerinde deneyimlediklerini belirtti. 13-17 yaş grubu arası gençlerle bu tarihi yolculuğu deneyimlediklerini ve toplamda 125 gençle beş ayrı grup halinde çalışma gerçekleştireceklerini ifade eden Yılmaz, "Amacımız gençlerin kendi Bursa’ları ile Tanpınar’ın Bursa’sını karşılaştırmaları; yaşadıkları şehre tarih ve edebiyat gözüyle bakmalarını sağlamak." açıklamalarında bulundu. "Bursa’yı yeniden kökleriyle anlamlandırıyoruz" Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa’sını yakından hissettiren geziye katılan gençlerden Metehan Cengiz de, "Kitapta Tanpınar, Bursa’da ikinci bir zamandan bahsedilebilir der, biz de şu anda burada Tanpınar’ın bahsettiği ikinci zamanı görmeye geldik. Evliya Çelebi’nin tabiriyle ruhaniyetli şehir Bursa’yı kurucu padişahlarının mezarlarını ve türbelerini geziyoruz. Bu sayede Bursa’yı yeniden kökleriyle anlamlandırıyoruz." diye konuştu. Geziye katılan bir diğer genç katılımcı İsmail Arda Kaya ise, "Bu zamana kadar yanından geçtiğim, gördüğüm yerleri hiç böyle detaylıca bakmamıştım. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a, Osmangazi Kent Konseyi aracılığıyla bizlere sunduğu bu tarihi geziye olan desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Her gün yanından geçtiğim yerlerin bu kadar tarih ve anlam dolu olduğunu yeni yeni öğrendim." açıklamalarında bulundu. Etkinliğe katılan diğer gençler de desteklerinden dolayı Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sunarak, tarihi bir deneyim yaşadıklarını ifade etti.

Osmangazi’de Tanpınar’ın İzinde Kültürel Yolculuk Haber

Osmangazi’de Tanpınar’ın İzinde Kültürel Yolculuk

Orhan Camii ile Ulu Cami arasında gerçekleştirilen lansmana Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, Hayat Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, Tombaş Vakfı Başkanı Ali Tombaş, Prusa Sanat Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Ahmet Aydemir, Dijital Bilet Projesi Comio Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sönmezay, Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanı ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şehirleri Kent Kültürü Derneği Başkanı ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar ile çok sayıda vatandaş katıldı. “Bütün İmkanlarımızı Paylaşmaya Gayret Ediyoruz” TANPINARNAME (Vefa Yolu) projesinin ilk adımı olarak hayata geçirilen etkinlik, Prusa Sanat Gençlik ve Spor Kulübü tarafından sahnelenen halk oyunları gösterisiyle başladı. Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Erkan Aydın, Bursa’nın kültürel değerlerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekerek, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa’da Zaman ile Beş Şehir eserleriyle anlattığı Bursa’nın ruhunu ve yüzyıllardır yaşayan bu tarihi mirası, atölyelerimiz aracılığıyla önce 125 çocuğumuza, ardından sosyal medya ve kent konseyleri aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmayı hedefliyoruz. Edebiyat sevgisini, insanların yaşadıklarını yeni nesillere aktarabilme becerisini, o hisleri ve duyguları bu proje kapsamında gelecek kuşaklara aktarmaya çalışacağız. Çocuğun, gencin, kadının, yaşlının olduğu her alanda bütün imkanlarımızı seferber edip Osmangazili yurttaşlarımızla paylaşmaya gayret ediyoruz. Her birinin hayat için, insan için öneminin farkındayız. Sanat da lazım, kültür de lazım, spor da lazım, aşk, iş her şey lazım. Bir insan olmanın, insan olarak yaşamanın gereksinimlerini imkanlarımız dahilinde buradaki yurttaşlarımızla paylaşıyoruz. Bu projede emeği geçen Kent Konseyimize, paydaşlarımıza ve destek veren herkese teşekkür ediyorum.” “Tanpınar’ın İzini Sürerek Şehirlerin Ruhuna Dokunmayı Amaçlıyoruz” Proje hakkında açıklamalarda bulunan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şehirleri Kent Kültürü Derneği Başkanı ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar ise, “Yazar Alberto Manguel, binlerce kilometre uzaktan gelerek Tanpınar’ın İzinde Beş Şehir’i gezer. Biz de Tanpınarname atölyelerimizle bu hafızayı yeniden inşa ediyor; Tanpınar’ın izini sürerek şehirlerin ruhuna dokunmayı amaçlıyoruz. Atölyelerimizin işleyişi, tıpkı bir Tanpınar romanı gibi katmanlı ve derindir. Beş Şehir’in Bursa bölümünün okunmasıyla başlayan süreç, ardından o metinlerde adı geçen mekanların bizzat gezilmesiyle devam edecektir. Doğumunun 125. yılında 125 öğrenciyle başlayan bu süreçte öğrencilerimiz, gördüklerini ve hissettiklerini yazıya ve fotoğrafa dökecek; böylece Tanpınarca konuşma ürünleri ortaya çıkacaktır. Bu, sadece bir okuma etkinliği değil; aynı zamanda bir anlama, yorumlama ve yeniden üretme sanatına imza atılmasıdır. Nihai hedefimiz bu ruhu Bursa'dan alarak Türkiye’nin dört bir yanına taşımak, Türkiye Kent Konseyleri Birliği iş birliğiyle 81 ilde bu atölyeleri açarak Tanpınarname’yi bir Türkiye projesine dönüştürmektir” diye konuştu. Konuşmaların ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, katılımcılara günün anısına dijital bilet takdim etti. Öte yandan Başkan Aydın, program sonunda katılımcılar ile vatandaşlara simit ikramında bulundu. Bursa’nın kültürel hafızasını yaşatmayı amaçlayan TANPINARNAME Projesi kapsamında gençler, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinden hareketle şehrin tarihi ve kültürel değerlerini keşfedecek. Proje kapsamında oluşturulan Vefa Yolu platformu üzerinden vatandaşlar da www.vefayolu.com adresinden dijital bilet oluşturarak çalışmaya destek verebilecek.

BUÜ’de yeni akreditasyon başarısı Haber

BUÜ’de yeni akreditasyon başarısı

Üniversitenin kalite odaklı eğitim vizyonunun bir parçası olarak düzenlenen törende, başarı gösteren 4 yeni bölüme belgeleri takdim edildi. "Akreditasyon, sürdürülebilir başarının kritik göstergesidir" Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ’nün "Araştırma Üniversitesi" ligindeki güçlü konumunu korumak için akreditasyon süreçlerinin temel gösterge olduğunu vurguladı. Akademik başarının yalnızca yayın sayılarından ibaret olmadığını belirten Rektör Yılmaz, kalitenin tescillenmesinin sürdürülebilir başarı için kritik önem taşıdığını ifade etti. Akreditasyon belgelerinin Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) ve Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (AYÇ) etiketlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Yılmaz, göreve geldiklerinde 20’li rakamlarda olan akredite program sayısını kısa sürede 40’ın üzerine çıkardıklarını açıkladı. Yıl sonu hedeflerinin bu sayıyı 50’ye ulaştırmak olduğunu kaydeden Rektör Yılmaz, kontenjan politikaları nedeniyle önümüzdeki yıllarda üniversiteler arası rekabetin çok daha sertleşeceğini belirtti. Akreditasyonun,nitelikli öğrenci tercihlerinde belirleyici bir kalite etiketine dönüştüğünü dile getiren Yılmaz; sürece büyük emek veren fakülte yönetimi ile tüm öğretim üyelerine teşekkür etti. "Hedefimiz, akredite program sayımızı 10’a çıkarmak" Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman ise üniversitenin bilimsel donanıma sahip bireyler yetiştirme ve özgün bilgi üreterek toplumsal gelişime katkı sağlama misyonunun altını çizdi. Fakülte bünyesinde son iki yılda akreditasyon süreçlerinde önemli bir ivme yakaladıklarını belirten Dekan Osman; Arkeoloji ve Biyoloji bölümlerinin ardından Psikoloji, Matematik, Türk Dili ve Edebiyatı ile Fizik bölümlerinin de bu süreci tamamlayarak akredite program sayısını 6’ya çıkardığını ifade etti. Bu başarının tüm akademik ve idari personelin ortak çalışmasının bir ürünü olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bilgen Osman, önümüzdeki süreçte Kimya, Tarih, Felsefe ve Coğrafya bölümlerinin de başvurularını tamamladığını ve hedeflerinin toplam akredite program sayısını 10’a ulaştırarak eğitim kalitesini sürekli yukarı taşımak olduğunu sözlerine ekledi. Tören, akreditasyon almaya hak kazanan bölümlere belgelerinin takdim edilmesi ve anı fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği Haber

Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği

Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir ve İbrahim Emre Tonaroğlu’nun yanı sıra Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, yarışmanın jüri üyeleri Metin Önal Mengüşoğlu, Mustafa Muharrem, İhsan Deniz ve Mustafa Başpınar ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Bu yıl makale kategorisinde gerçekleşen yarışmaya gönderilen toplam 143 eser, alanında uzman jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda Bursa’dan Ecrin Yücel ‘İğde Çiçeği İncir Ağacı’ isimli eseriyle birinciliğe layık görülürken, İstanbul’dan Hikmet Temel Akarsu ‘Kadim’ eseriyle ikinci, Ankara’dan Gürkan Avcı ‘Karçal’ eseriyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülü ise ‘Yıldız Tozu’ eseriyle Mersin’den Selma Sayar’a verildi. “AHMET HAMDİ TANPINAR GENÇ KALEMLERE YOL GÖSTERİYOR” Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nın Türkiye’nin dört bir yanından edebiyatseverleri ve genç yazarları aynı çatı altında buluşturmayı sürdürdüğünü belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Osmangazi Belediyesi olarak yıllardır kuşaktan kuşağa edebiyat hayatına zenginlik katıyoruz. Bu yıl yarışmaya gönderilen 143 metin az bir sayı değil. Demek ki hala yazan, yazmaya çalışan çok sayıda genç kalem var. Genç kalem var diyorum ama kalem hiç yaşlanmıyor. Kalem hep genç. İnsanoğlu var oldukça da gençliğini koruyor. Eğer yaşlanmış olsaydı zaten bugün burada olmazdık. Hemen yanımızda olan Zamansız Kütüphane’miz de olmazdı. O kütüphanede yer alan kitaplar hala gençliğini ve tazeliğini koruyor. Sadece sayfaları eskiyor; tıpkı insan gibi. İşte bu yüzden kalem yaşlanmadığı için Ahmet Hamdi Tanpınar da bugün gençliğini koruyor. Genç kalemlere yol gösteren, onları yönlendiren bir lokomotif görevi görüyor. Bu anlamda yarışmaya katılan bütün arkadaşlarımıza, dostlarımıza, yazarlarımıza ve yazar adaylarımıza teşekkür ediyorum. Dereceye giren yarışmacılarımızı da tebrik ediyor, kendilerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” “YARIŞMAYA KATILAN GENÇLER ZAMANI OKUMUŞLAR” Tanpınar’ın geçmiş ile gelecek arasında kurduğu kültürel köprünün günümüzde yol gösterici niteliğini koruduğu vurgulayan jüri üyelerinden Metin Önal Mengüşoğlu da, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çokça kullandığı bir ifade vardır; ‘Bizim romanımız türkülerimizdir’ der. Bu türküleri çocuklarımıza öğrettiğimiz, onlarla birlikte yaşamaya devam ettiğimiz ve değişimi de bu devamlılık içerisinde gerçekleştirdiğimiz zaman geleceğe dair yaşayan bir toplum olabiliriz. Ben son makale okumalarımda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu mesajının ve misyonunun karşılık bulduğunu gördüm. Yarışmaya katılan gençler zamanı okumuşlardı. Ekolojik edebiyattan, dijital çağdan ve sözün düşüşünden söz ediyorlardı. Jacques Ellul, görsel malzemelerin sözün yerini aldığı bir dönemden bahseder. Ancak önümüze gelen 143 metnin tamamı sözdü. Genç kuşaklar değişimi de anlamışlardı. Yapay zekanın gelişimini ve dijital hayatı fark ederek sözü yeniden ayağa kaldırmaya çalışmışlardı. Bu anlamda bütün yarışmacıları kutluyor, özellikle dereceye giren yarışmacılarımızı tebrik ediyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın misyonunun ve mesajının gelecek zamanlarda yaşayacağına inanıyorum” diye konuştu. “YAZMAYA VE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİM” Yarışmada birincilik başarısı elde eden Ecrin Yücel ise oldukça mutlu ve gururlu olduğunun altını çizerek, “Burada olmama vesile olan Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Akademik eğitimime Marmara Üniversitesi’nde devam ediyorum. Böyle yarışmaların düzenlenmesi biz genç yazarlar için son derece teşvik edici. Uzun zamandır yazıyorum ve son dönemde yazdıklarım daha görünür olmaya başladı. İnşallah yazmaya ve üretmeye devam edeceğim” açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, yarışmada dereceye giren ve mansiyon ödülüne layık görülen katılımcılara ödüllerini takdim etti. Ödül töreni, dereceye giren yarışmacılar ve protokol üyelerinin birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Osmangazi’de Orhan Kemal’in Bursa yılları yad edildi Haber

Osmangazi’de Orhan Kemal’in Bursa yılları yad edildi

TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11 - 19 Nisan tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, 2026 yılını Türk edebiyatının usta kalemlerinden Orhan Kemal’e ithaf eden Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği anlam dolu bir panele ev sahipliği yaptı. Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve kitapseverlerin katılımıyla Seminer Salonu’nda düzenlenen "Orhan Kemal Bursa’da" adlı panelde, Orhan Kemal’in oğlu, Orhan Kemal Müzesi Kurucusu ve yazar Işık Öğütçü, usta kalemin kentte yaşadıklarına ve edebi hayatına bıraktığı izlere değindi. Gülçin Elif Yücel moderatörlüğündeki panelde babası Orhan Kemal’in hatıralarını da yad eden Işık Öğütçü, büyük ustanın Bursa ile özel bir bağı bulunduğuna işaret etti. "Bursa Orhan Kemal’in edebiyat yolunun başlangıcı" Bursa’nın Orhan Kemal için çok önem taşıdığının altını çizen Işık Öğütçü "Orhan Kemal’in aslında edebiyat yolunun başlangıcı Bursa diyebiliriz çünkü Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet ile olan o 3,5 yılın sonunda Nazım Hikmet Akademisi’nden mezun olan bir edebiyatçıyı görüyoruz." dedi. Öğütçü, şöyle devam etti; "Belki bir şiirinde Bursa’nın adı var ama buradaki yaşadıklarından edindiği toplam bilgi kitaplarının neredeyse hepsinde zaten var. Bursa, Orhan Kemal’in hayatında çok önemli bir yer tutmuş. Ben de Bursa’yı çok önemsiyorum, böyle bir takım etkinlikler olduğu zaman Bursa’ya geliyorum, katkı veriyorum. Burada Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını Orhan Kemal Yılı ilan etmesi çok çok önemli. Bu bir vefa. Orhan Kemal ile ilgili bu tür çalışmalarda herkesi dost olarak görüyorum, değerli Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum." Gülçin Elif Yücel de, Bursa’da okuyucularla birlikte olmanın çok keyif verici olduğunu belirterek, "Orhan Kemal gibi Türk edebiyatının büyük ustasını anmak onur verici. Hem Nazım Hikmet’i onunla beraber anmış olduk, hem Bursa’yı yad etmiş olduk. Burada bulunmaktan çok mutluyuz" diye konuştu. Osmangazi Belediyesi’nin standını da ziyaret eden Işık Öğütçü, burada kitapseverler ile bir araya gelerek imza dağıttı.

Osmangazi, sevilen yazarları okurlarla buluşturuyor Haber

Osmangazi, sevilen yazarları okurlarla buluşturuyor

TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11-19 Nisan tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, zengin kitap çeşitliliği ve kapsamlı etkinlik programıyla her yaştan vatandaşın yoğun ilgisini çekiyor. Fuarda kurduğu stantla öne çıkan Osmangazi Belediyesi, kitapseverleri sevilen yazarlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda ilk olarak Oyuncu-Yazar Nilüfer Açıkalın’ı ağırlayan Osmangazi Belediyesi ikinci imza gününde Yazar Cezmi Ersöz’ü konuk etti. Yoğun katılımla gerçekleşen imza gününde Ersöz, okurlarının kitaplarını tek tek imzalarken, edebiyat üzerine samimi sohbetler de gerçekleştirdi. Yazarlık süreci ile eserlerinin arka planının ele alındığı buluşmanın ardından katılımcılar fuardan memnuniyetle ayrıldı. “BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUM” Kitap fuarlarının yazarlar için çok önemli olduğunu söyleyen Yazar Cezmi Ersöz, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bu fuarlarda okurlarımızla birebir buluşma imkanı yakalıyoruz. Onların görüşlerini dinliyor, kitaplarımızı imzalıyoruz. Bursa’da oldukça güzel bir organizasyon gerçekleştirilmiş. TÜYAP Bursa Kitap Fuarı’nın bu yıl, geçtiğimiz yıla kıyasla daha kapsamlı hazırlandığını görüyorum. Osmangazi Belediyesi’nin davetlisi olarak fuara katıldım ve düzenlenen imza gününde okurlarımla bir araya geldim. Burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.”

Nilüfer'de Koza Buluşmaları'nın konuğu Hakan Bıçakçı oldu Haber

Nilüfer'de Koza Buluşmaları'nın konuğu Hakan Bıçakçı oldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. “Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti. “EDEBİYATIN GÜCÜ KARŞI TARAFA NE HİSSETTİRDİĞİNİZDE SAKLIDIR” Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: “Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep dizginlerim; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.” Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti. Günümüzün “aforizma çağı” olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sade yazmanın en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, “Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor” değerlendirmesinde bulundu. Şehirle kurduğu ilişkiyi “aşk-nefret” olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı. Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.