Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Duruşma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kubilay Kundakçı cinayetinde son dakika Haber

Kubilay Kundakçı cinayetinde son dakika

Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kubilay Kaan Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti. Olay sonrası gözaltına alınan aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaatin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu 8 kişi tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada 10 isim sanık sıfatıyla yer aldı. İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç, Engin Taşkıran ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu, taraf avukatları ile Kubilay Kaan Kundakçı’nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. "Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu" Yalçınay Yıldız, "Bizi stüdyoya Kubilay’ın götürmesini istedik. O sırada Vahap Canbay’ı temizlikçi aradı ve Aleyna’nın hayatında biri olduğunu söyledi. Canbay ağlamaya başladı. Ben de Aleyna’yı arayıp doğru olup olmadığını sordum. Daha sonra telefonu Canbay aldı ve ağladı. Ardından Kubilay telefonu alarak, "Abla sizi barıştırmak istiyorum" dedi. Sonra stüdyoya gittik. Oradaki bir kadın temizlik olduğunu söyleyerek bizi içeri alamayacağını söyledi. Bu sırada Aleyna ile Canbay’ın ortak köpeği Mokka da oradaydı. Ben de "Gelirler, belki barışırsınız." dedim. Daha sonra Bertin’i aradım ancak telefon meşgule düştü. Bir süre sonra Aleyna bizi arayarak, "Çok geç geleceğiz." dedi. Yanında kimin olduğunu sordu. Ben de "Kubilay var" dedim. "Tamam" dedi. O sırada Kubilay annesiyle telefonda konuşuyordu. Daha sonra Aleyna’yı da aradı. Biz birkaç kez tuvalet ihtiyacı için bulunduğumuz yerden ayrılıp geri geldik. En son Aleyna beni arayarak, "Şarkımı yükledin mi?" diye sordu. Ben de "Yükledim" dedim. Ardından "Eve geçiyoruz" dediler. Biz de beklemeye devam ettik. Bir süre sonra çakarlı bir araç geldi. İlk başta bir milletvekilinin geldiğini sandık. Araçtan beyaz tişörtlü bir kişi indi ve aracın camına vurdu. Canbay kapıyı açmak istedi ancak karşı taraftaki kişi kapıyı sert şekilde çekti. Daha sonra o kişinin sağ elinde silah olduğunu gördüm. Karşı taraftaki kişi, "Bir daha sizi görmeyeceğim" dedi. Ardından silah sesi duydum. Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu" dedi "Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur" Sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur Herkes benim suçum olmadığını biliyor. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin bir insanı durduk yere öldürecek kadar cahil ne de ben böyle bir şey yaptıracak biriyim" dedi. "Aileden de çok özür dilerim" Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Çok üzgünüm. Olay benim kontrolüm dışında gelişmiş bir olaydır. Aileden de çok özür dilerim" ifadelerini kullandı. "Çok mağdurum" İzzet Yıldızhan, "Geçen verdiğim ifadem açık ve net. Çok mağdurum. Konserlerim var yurt dışına gidemiyorum. Biz bu konudan sıyrılmak istiyoruz. Hiç bir şey yapmadığım halde bu mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" şeklinde konuştu. Maktul Kubilay Kundakçı’nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü. Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 7 Ekim tarihine ertelendi.

Mahkeme Başkanı’ndan Ekrem İmamoğlu’na "Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın yer değil" Haber

Mahkeme Başkanı’ndan Ekrem İmamoğlu’na "Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın yer değil"

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 64. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına geçildi. Ekrem İmamoğlu "9 Temmuz’da bitireceğim dediğiniz noktada beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım, benim savunmam bitecek, 3 avukatımın savunması bitecek, sizlerin soruları var, sanık arkadaşlarımın her birinin soruları var, avukatların soruları var. Bir de yarın siz ara karar için mütalaa isteyeceksiniz iddia makamından. Sayın Başkan 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Siz eğer 9’unda biz netiz diyorsanız bazı itirazlarımı hukuken beyan etmek istiyorum. Başka bir düşünceniz varsa duymak hakkım diye düşünüyorum" dedi. Mahkeme başkanı "2 haftadır programı söylüyoruz. Gereksiz yere çok fazla uzatıldı bu yargılama. Birçok gün duruşma yapamadık. Burada sizin de buna riayet etmeniz gerekiyordu. Programda bir değişiklik yapmayacağız. Savunma yapıp yapmamak sizin takdiriniz. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkınızı kullandığınızı kayda geçeriz. Pazarlık yapılacak yer değil burası" ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu ardından "En son konuşmacı olmamın doğru olduğunu düşünüyorum demiştim. Karar değiştiren siz oldunuz. Hiç karar değiştirmedik diye bana ithamda bulunmanız, birkaç gün burada duruşma yapamadık demeniz sizi de Türk yargısını da yaralar. Burada ben soru sorarken kısa bir açıklama ile soruya geçmek istediğimde her defasında ‘Ekrem bey sizin savunma sıranız geldiğinde uzun uzun anlatırsınız’ dediniz. Ağır bir hak ihlaline doğru gidiyor bu iş. Siz Ekrem İmamoğlu’na ‘gel 4-5 saat içinde konuş avukatların da 4-5 saat içinde bitirsin’ dediğinizde verilen emekler de heba olur. Şimdi Ekrem İmamoğlu’nu ben kısıtlıyorum demek size kesinlikle zarar verir, kürsünüze zarar verir. Size verdiği zararı da umursamıyorum ama Türk yargısı zarar görür" şeklinde konuştu. Mahkeme başkanı "İtirazlarınızı sabırla dinliyoruz. Bu programın bu kadar gecikmesine biz sebebiyet vermedik. İyi niyetli olmayan davranışlar sonucu buraya gelindi. Huzura almışız hakkınızda isnatlar belli, yargılama belli. Ya savunmanızı alacağız ya susma hakkınızı kullandığınızı yazacağız zapta celseyi kapatacağız. Belirlediğimiz bu takvime uyun. Savunma yapmak için gelmediyseniz salondan çıkaracağım. Burası söz hakkı vermeden rahatça bağırıp çağıracağınız bir yer değil" dedi. Ekrem İmamoğlu konuşmasında "Ben iddianameyi yapanları da yargılayacağım" ifadesini kullanınca mahkeme başkanı sert tepki gösterdi. "Sen buraya yargılanmaya geldin burası senin yargılayacağın yer değil" diyen Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun salondan çıkarttı.

Savcıdan tutuklu sanık Murat Ongun’a: "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?" Haber

Savcıdan tutuklu sanık Murat Ongun’a: "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?"

Çapraz sorgusu yapılan Ongun’a cumhuriyet savcısı tarafından "Beykoz’da sitedeki daire sizin mi yoksa kiralık mı?" sorusu soruldu. Murat Ongun, "Kiralık, keşke benim olsa" şeklinde cevap verdi. Savcının "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?" sorusuna Murat Ongun, "Sayın savcım soruyor ama bu konunun bana yönelik suçlamalarla bir ilgisi yok. Burada kiracı olmaktan suçlanan tek kişiyim ben. Ev benim değil. Böyle bir suçlama iddianamede şahsıma yöneltilmediği için bu soruya yanıt vermemeyi tercih ediyorum. Sayın savcım, kusura bakmayın" yanıtını verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 60. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un savunmasının tamamlanması ile çapraz sorgusuna geçildi. "Talimatım tabii ki olmadı" Mahkeme başkanı tarafından tutuklu sanık Ongun’a "Murat Abbas’ın beyanları var. İstanbul Çiçekçisi ihalesinin, Ali Tarakçı isimli kişiye verilmesiyle alakalı bizzat ona talimatınız olduğunu söylemiş. Bu şekilde talimatlarınız veya bu tarz yönlendirmeleriniz oldu mu Murat Abbas’a?" sorusunu sordu. Ongun soruya, "Hayır. Benim böyle bir talimatım tabii ki olmadı. Ali Tarakçı, benim bildiğim kadarıyla gazeteci. Büfeci, çiçekçi veya reklamcı değil. Yani benim Ali Tarakçı’yla böyle bir diyaloğum olmadı. Ali Tarakçı’nın da çiçek büfesiyle nasıl bir ilgisi var, onu nasıl söyledi anlamış değilim açıkçası" yanıtını verdi. Murat Ongun, firari Bağdatlı hakkındaki soruya "Adam benim arkadaşım, işi de biliyor. Ben de danışacağım resmi danışman değil" yanıtını verdi Ardından cumhuriyet savcısı, "Emniyet aşamasındaki beyanlarınızda Emrah Bağdatlı için ‘2019 yılından beri tanırım, bir arkadaşımın ortaklığı vasıtasıyla tanırım’ demişsiniz. Savcılık aşamasında ise Emrah ile ilgili ilişkinizden bahsederken daha çok sosyal ilişkinizin vasıf olduğunu, aynı sitede oturduğunuzu ve sitede ailecek görüştüğünüzü, göreve geldikten sonra ise 1,5-2 ayda Emrah’ın işi bilmesinden ötürü şirkette yardımcı olduğunu beyan etmişsiniz. Yargılama aşamasında ise işi bilmesinden ötürü şirketler tavsiyesi aldığınızı, bunda bir mahzur olmadığını ve Emrah’ın resmi danışmanınız olmadığını söylediniz. Doğru mu bu aşama içerisindeki?" şeklinde soru yöneltti. Savcının sorusuna Murat Ongun, "Tamamen sizin söylediğiniz gibi değil de genel olarak doğru çerçeve ama detayları var, nüansları önemli. Evet, resmi danışman değil. Danışmanın danışmanı olmaz. Emrah kendisini ‘Ben Murat Ongun’un danışmanıyım’ diye anlatabilir. Ben buradaki arkadaşlarımıza da ‘Emrah’a buradaki konularda danıştı’ demiş olabilirim ama bu onu benim danışmanım yapmaz" şeklinde yanıt verdi. Cumhuriyet savcısı "Fatoş Pınar Türker yargılama aşamasındaki savunmasında, Emrah’ın sizin danışmanınız olduğunu bildiğini ifade etti. Siz ona, ‘Emrah benim danışmanım’ demişsiniz" ifadelerini kullandı. Ongun konu hakkında, "Emrah Bağdatlı benim danışmanım olsa ben burada danışmanım derim. Ben öyle bir adamım, belgesini de sunarım. Adam benim arkadaşım, işi de biliyor, ben de danışacağım. Ama derseniz ki ‘Emrah Bağdatlı sizin danışmanınız mı?’ o zaman benim size evrak sunmam icap eder. Öyle bir evrak yok" açıklamasında bulundu. Murat Ongun, duruşma savcısının "kira" sorusuna yanıt vermedi Cumhuriyet savcısının "Aylık geliriniz nasıldır? Medya A.Ş. ve Başkan Danışmanlığı sürecinizle ilgili maaş haricinde bir geliriniz oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine Murat Ongun, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı olarak bir maaş alıyorum. Son aldığım maaş, başkan danışmanı olarak 82 bin lira gibi bir paradır. Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak huzur hakkı alıyorum. 110 gibi de bir huzur hakkı var. Bankada param vardı şu an el konulmuş. Onun da geliri var" yanıtını verdi. Cumhuriyet savcısının "Beykoz’da sitedeki daire sizin mi yoksa kiralık mı?" sorusuna Murat Ongun, "Kiralık, keşke benim olsa" şeklinde cevap verdi. Savcının "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?" sorusuna ise Murat Ongun, "Sayın savcım soruyor ama bu konunun bana yönelik suçlamalarla bir ilgisi yok. Burada kiracı olmaktan suçlanan tek kişiyim ben. Ev benim değil. Böyle bir suçlama iddianamede şahsıma yöneltilmediği için savcılık sorgumda da, emniyet sorgumda da, mahkeme sorgumda da böyle bir soruyla muhatap olmadığım için bu soruya yanıt vermemeyi tercih ediyorum. Sayın savcım, kusura bakmayın" yanıtını verdi. Öte yandan duruşmada İçişleri Bakanlığı avukatı söz alarak, suçtan zarar görme ihtimallerine binaen davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme başkanı katılma taleplerini ara kararda değerlendireceklerini belirtti.

Firari şüpheli Umut Altaş 30 Haziran'da hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor Haber

Firari şüpheli Umut Altaş 30 Haziran'da hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya yaklaşılıyor. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD'de hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Duruşma salı günü yapılacak ABD'nin New York kentinde gözaltına alınmasının ardından Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) Pennsylvania eyaletindeki gözetim merkezine sevk edilen Umut Altaş'ın ilk duruşması 30 Haziran Salı günü yerel saatle 09.00'da yapılacak. Altaş'ın duruşmaya tutulduğu ICE gözetim merkezinden uzaktan bağlantı yoluyla katılacağı bildirildi. "Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi" Umut Altaş'ı tutulduğu ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ve ABD'de avukatlık yapan adı açıklanmayan bir kişi, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, Altaş ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Bulut, duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceğini belirterek, "Altaş'ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti" dedi. Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın, salı günkü duruşmada iade sürecine ilişkin tutumunu ortaya koyması bekleniyor. Duruşmadan çıkacak kararın, Gülistan Doku soruşturmasının uluslararası boyutunda önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor. Gülistan Doku soruşturmasında kritik süreç Türkiye'nin yıllardır yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanırken, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmişti. Firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında ise Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. ABD Polis Teşkilatı (USMS) ile Interpol Washington ve İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi'nin (HSI) New York ofisi tarafından yürütülen ortak çalışma sonucunda Altaş, 22 Mayıs'ta ABD'de yakalanarak gözaltına alınmıştı. Altaş, ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyordu Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıkmıştı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açılmıştı.

Kubilay Kaan Kundakçı davasında rapçi Canbay ve aile arasında tartışma Haber

Kubilay Kaan Kundakçı davasında rapçi Canbay ve aile arasında tartışma

Edinilen bilgiye göre olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak’ta meydana geldi. Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak için arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kundakçı, Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne giderek araç içinde beklemeye başladı. Bu sırada stüdyo önüne çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve beraberindekilerle grup arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Kadayıfçıoğlu’nun silahla ateş açması sonucu ağır yaralanan futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Ünlü isimlere müebbet hapis istemi Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, silahı ateşlediği belirtilen Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında ’kasten öldürme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından; şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise ’kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan müebbet hapis cezası istendi. Olay sonrası şüphelilere yardım ettiği öne sürülen türkücü İzzet Yıldızhan hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başlayan ilk duruşma, İstanbul Anadolu 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya aralarında Alaattin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile hayatını kaybeden Kundakçı’nın yakınları katıldı. Sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam eden duruşmada, mahkeme heyetinin tanıkları dinlemesi ve dosyadaki delilleri değerlendirmesi bekleniyor. Öte yandan duruşma öncesi rapçi Vahap Canbay ve hayatını kaybeden Kundakçı’nın ailesi arasında yaşanan tartışma dikkat çekti. Canbay’ın aileyle tartışma yaşadığı gergin anlar kameralara yansırken; Canbay’ın yakınlarından birisinin ise basın mensuplarını tehdit ettiği ve üzerlerine yürüdüğü anlar da görüntülerde yer aldı.

Atlas Çağlayan için adalet! Haber

Atlas Çağlayan için adalet!

Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda görülen duruşma, basın mensuplarına ve izleyiciye kapalı olarak yapıldı. Duruşmada, sanık E.Ç. (14), hayatını kaybeden Çağlayan’ın müşteki ailesi ile 4 mağdur ve tarafların avukatları hazır bulundu. 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası talebi İlk duruşmada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık zanlı E.Ç. hakkında, Atlas Çağlayan’a yönelik ‘çocuğa karşı öldürme’, mağdurlar D.Ç., R.E.O., T.U.A. ile Y.O.O.’Ya karşı ‘silahla tehdit’ ile ‘6136 sayılı kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Duruşma ertelendi Açıklanan mütalaa sonrası duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, açıklanan mütalaaya karşı tarafların savunma yapabilmesi ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine ve sanık E.Ç.’nin tutukluluk halinin de devamına hükmederek, duruşmayı 8 Eylül tarihine erteledi. Gelecek celse mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. "Sanki Atlas’ın katledilmesinde hiçbir parmakları yokmuş gibi davrandılar" Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan annesi Gülhan Ünlü, "İlk duruşmaydı. Bütün taleplerimiz reddedildi. Sadece onaylanan talebimiz katilin kemik yaşına bakılması, doğum belgesine bakılması. Diğer dört katil gözlerimizin içine bakarak elini sallayarak buradan çıktı gitti. Hiçbir şekilde iddialarda ne konuştuysak, 5 aydır ne için çabaladıysak, ne anlattıysak hiçbiri duyulmamış. Kamera görüntülerinin bir sonraki duruşmada canlı bir şekilde, ekranda gösterilmesini istedim. Bu talebim de reddedildi. Onun dışında diğer zaten bir tanesinin hasta olduğu iddia edildi. Bir tanesi zaten 12 yaşında. A.H.’nin parmak izinin çıkmamasına kendisi de çok şaşırdı. Hepsi içeride birbirini sattı diyeyim, öyle söyleyeyim. Diğerleri E.Ç.’ye karşı tek bir suçlu oymuş gibi davrandılar. Bize destek veriyormuş gibi davrandılar. Sanki Atlas’ın katledilmesinde hiçbir parmakları yokmuş gibi davrandılar. Dosyada bir sürü eksik var. Dosyada bunların kendi aralarında konuştukları madde var, kullanımı var. Bunun için de ayrı bir dava açılmış bizim dışımızda" şeklinde konuştu. "Aile hakkında kasten ölüme sebebiyet suçundan suç duyurusunda bulunduk" Ailenin avukatı Mehtap Yılmaz ise açıklamasında, "Sanık, Atlas ve arkadaşlarının kendisini tahrik ettiğini ve onlara baktığı, küfür ettiği konusunda iddialar ileri sürdü. Bu savunmaların ne kadar gerçeğe uygun olmadığı ortadadır. Bu nedenle zaten iddia makamı da mahkumiyeti yönünde talepte bulundu. Ancak biz tabii ki bunun yeterli olmadığı düşüncesindeyiz. Bizim taleplerimiz vardı. Önce de bazı olaylarda biliyorsunuz bu olaylar çok fazla artarak devam etti. Aile hakkında bir suç duyurumuz da vardı. Çünkü bu bıçağın aileye ait olduğu konusunda iddialar vardı, tanık beyanları vardı. Baba hakkında iddialar vardı. Çünkü baba 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dolayı şu anda cezaevinde. S.S.Ç.’nin de fotoğraflarına baktığımız zaman, dosya içerisindeki telefonu ele geçirilmiş. Telefonlardaki fotoğraf ve videolarında da biz bu silahla çekilmiş, bıçakla çekilmiş fotoğraf ve videoları görüyoruz. Aile hakkında biz ihmali davranışla kasten ölüme sebebiyet suçundan dolayı bir suç duyurusunda bulunduk" diye konuştu.

Savcı sordu "Ticari sır" dedi. Ekrem İmamoğlu davasında yeni gelişme! Haber

Savcı sordu "Ticari sır" dedi. Ekrem İmamoğlu davasında yeni gelişme!

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 41. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık iş insanı Şeyhmus Sarıboğa savunma yaptı. İddianamede Şeyhmus Sarıboğa’nın sanık Murat Kapki’nin şirketinde çalışan olduğu ve sahte fatura yöntemiyle haksız gelirin nakde çevrilmesi sürecindeki bankasal işlemleri takip ettiği belirtilmişti. Sarıboğa’nın nakde çevrilen paraları Murat Kapki’nin Acarkent’te bulunan villasına taşıdığı, Murat Kapki tarafından paranın kaynağını gizlemek için adına şirket devredilmesine veya kurdurulmasına göz yumduğu iddianamede açıklanmıştı. Sarıboğa hakkında iddianamede ifadesine yer verilen Güngör Gürman, "Murat Kapki, kanunsuz işlerini Şeyhmus üzerinden yapıyordu. Beykoz Acarkent’te bulunan villasının inşaatı sürecinde imarla ilgili yaşanan bir sıkıntıda sahte kontrat düzenleyerek sorumluyu Şeyhmus olarak gösterdi. Ayrıca bütün banka işleri genellikle Şeyhmus Sarıboğa ile gerçekleştirirdi" demişti. "Murat Kapki’nin yasadışı bir talimatı olmamıştır" Şeyhmus Sarıboğa savunmasında "Daha önce verem geçirdim. Şeker hastasıyım. Şeker iğnelerimi düzenli kullanamadım. Bu yüzden Ocak ayında düştüm kaburgamı kırdım. Nefes aldıkça acı çekiyorum. Zorlandığımı bilmenizi isterim. Cezaevi şartlarında tedavi edilebilecek şeyler değil. Tutukluluğuma itiraz ediyorum. Daha önce adli kontrol kararı verildiğinde kaçmadım. Murat Kapki’nin yanında 13 sene çalıştım. Bankada bu süreçte işlem yaptığım oldu. Bunlar yasal işlemler. Savcılık ifadem alınırken bana sahte fatura gösterilmedi. Güngör Gürman’ın ifadesinin üzerine suç örgütüne üye olmaktan tutuklandım. İddianamede Murat Kapki’ye para taşıdığım iddia ediliyor. Benim çanta ile Murat Kapki’ye para götürdüğüm söylenmiş. Ben böyle bir şey yapmadım. Murat Kapki’nin yasadışı bir talimatı olmamıştır. Ben bankadan para çalmadım. Para çektim makbuzları var. Ortada işlediğim bir suç yok. Bir örgüt falan bir bilgim yok benim. Benim İBB ile bir alakam yok. Ne sahte fatura ile ilgili bir işlem yaptım ne yasadışı para taşıdım" dedi. Ardından cumhuriyet savcısı tarafından tutuklu sanık Şeyhmus Sarıboğa’ya Güngör Gürman’ın iddianamede yer alan "Murat Kapki, kanunsuz işlerini Şeyhmus üzerinden yapıyordu. Beykoz Acarkent’te bulunan villasının inşaatı sürecinde imarla ilgili yaşanan bir sıkıntıda sahte kontrat düzenleyerek sorumluyu Şeyhmus olarak gösterdi. Ayrıca bütün banka işleri genellikle Şeyhmus Sarıboğa ile gerçekleştirirdi" ifadesi soruldu. Soruya sanık Sarıboğa "Böyle bir şey olsa direkt suç duyurusu yapması gerekmiyor mu? Ama Acarkent’e gittiğim doğru. Ev kiralayıp kaldım" yanıtını verdi. "Bu ticari sır, elden ödeme yaptım" Cumhuriyet savcısı tarafından "BFK şirketini kaç TL vererek devraldın?" sorusu üzerine sanık Sarıboğa, "Bu ticari sır. Elden ödeme yaptım. Her şeyiyle devraldım" dedi. Duruşmaya Sarıboğa’nın avukatının savunması ile devam edilmek üzere ara verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.