Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Duruşma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş: "İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır" Haber

Aziz İhsan Aktaş: "İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan Aziz İhsan Aktaş, "Ekrem İmamoğlu’ndan gelen para talebinin, doğrudan kendisinin talimatı olduğu söylendi. İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır" dedi. "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasına 4’üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmada, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı. "Ben, kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden yalnızca biriyim" Savunmasında önceki savunmalarını ve etkin pişmanlık ifadelerini tekrar ettiğini vurgulayan sanık Aktaş, "Daha önceki etkin pişmanlık ifadelerimden sonra, bu etkin pişmanlık ifadelerim nedeniyle bu suç hakkında, bir de suikast dosyam var. Bu dosyaların mahkemeler arasında bekleyen süreçleri bulunuyor. İfadelerimin arkasındayım. Bu dosyadaki temel mesele, hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde bir baskı aracı haline getirilmesi, ilgililerin kendi aralarında ‘sistem’ adı altında para toplama düzeninden oluşmaktadır. Soruşturma aşamasında bazı basın yayın organlarında, etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarım değersizleştirilerek, gerçeğin üzerini örtme amaçlanmıştır. Hakkımda gerçeği yansıtmayan bir kanaat oluşturulmaya çalışılmıştır. Ben iş insanıyım. Ticari hayatım boyunca işlerimi kanunlar içerisinde yürütmeye, çalışanlarımın ve ailemin emeğini korumaya çalıştım. Bazılarının beyan ettiği gibi yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değil. Daha önce benimle ilgili suikast girişimi nedeniyle devletin tahsis ettiği resmi korumalardır. 13 Ocak 2025 tarihinde, kamuoyunda ‘Beşiktaş Belediyesi’ olarak bilinen bir operasyon kapsamında gözaltına alındım ve tutuklandım. Ardından ise, 2025 Nisan ayında tamamen kendi irademle, etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade verdim. Amacım, devletimizin ve kamuoyunun gerçeği öğrenmesi, benim ve diğer iş insanlarının yaşadığı mağduriyetlerin tekrar yaşanmamasıydı. Anlattığım olaylar; dosyaya sunduğum banka kayıtları, daha sonradan yapılan HTS ve baz tespitleri ve diğer sanık ve tanık ifadeleriyle tek tek doğrulandı. Ben, kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden yalnızca biriyim" ifadelerini kullandı. "Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulması yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil, temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilemez bir husustur" Savunmasının devamında Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapı olduğunu öne süren sanık Aktaş, "Ekrem İmamoğlu’nun talimatları ve para talepleri, İBB iştiraklerinden sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Başkan Danışmanı İbrahim Bildirici, İstanbul milletvekili ve CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ve diğer aracılar üzerinden ilerliyor. Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan, ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisinin ceza ve fesih gibi yaptırımlarla sona erdirilmesi tehdidini kullanan; imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir. Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulması yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil, temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilemez bir husustur. Hiçbir iş insanı, siyasi bir faaliyetin finanse edilmesi için baskı ve tehditle karşı karşıya bırakılamaz. Sistem aracılığıyla, siyaset yapmak isteyen kişiler, halka hizmet sunmaya odaklanmak yerine iş insanlarına baskı ve zorlama yoluyla para toplamaya çalışıyorlarsa, bunun adı siyaset değil, kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır. Bu sistemden bahseden tek kişi ben değilim" diye konuştu. "İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır" Savunmasına devam eden Aktaş, "Para teslimleri yeni bir iş almak için değil, yasal hak edişlerimizi alabilmek için yapılmıştır. Para, doğrudan asıl karar sahiplerinin talimatıyla; bir danışmanına, bir şoförüne, bir otelde veya özel bir ofiste teslim ediliyordu. Böylece sistem yöneticilerinin arka planda gizli kalması hedefleniyordu. Paralar belediye kasasına ya da resmi bir banka hesabına yatırılmadı. Nakit çekilmiş, aracılara teslim edilmiş ve ilgililerin ‘sistem’ dediği havuza aktarılmıştır. Ekrem İmamoğlu’ndan gelen para talebinin, doğrudan kendisinin talebi olduğu söylendi. İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır. 2024 yerel seçim döneminde CHP mali işlerden sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat benden para istedi" dedi. Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 25 Ağustos Salı gününe ertelendi.

Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?" Haber

Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan Gazeteci Soner Yalçın, "Savcılık, benim hakkımda bir sonuç cümlesi kuruyor. Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok" dedi. "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasına 4'üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı İbrahim Özkan'ın makam şoförü tutuksuz sanık Mustafa Bostancı savunma yaptı. "Ertan Yıldız, bir kolinin olduğunu, başkanıma teslim etmem gerektiği söylendi" Sanık Bostancı savunmasında, Ertan Yıldız tarafından gelen talimatla bir koli teslimi yapmasını istediğini belirterek, "Ertan Yıldız, bir kolinin olduğunu, başkanıma teslim etmem gerektiği söylendi. Ben de, Bakırköy Belediyesine gittim. Tam belediye binasının giriş kısmında, herkesin giriş çıkış yaptığı alanda, kameraların gözü önünde, normal bir şekilde arabamı çektim. Arabanın bagajını açtım, hiçbir temasım olmadan Ertan Yıldız kendisi bagaja koliyi koydu. Bana, ‘bunu başkanıma iletirsin' dedi. Bende ‘tamam' dedim. İbrahim Bey'in yanına koliyi götürdüm ve anahtarla birlikte aracı teslim ettim. Ben kesinlikle kolinin içeriğini bilmiyorum" dedi. Duruşmada, tutuksuz sanık Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü tutuksuz sanık Sabri Caner Kırca da savunma yaptı. Sanık savunmasında, "Florya'da Fatih Keleş'in ofisi varmış. Bu ofisi uzaktan görmenin haricinde yakınlığına dahi gitmiş birisi değilim. Çünkü buralardan makamlar ve bizim yaptığımız görev icabıyla buralarda bulunmamız zaten yasak. Makamın yerini bile bilmem. Yani bu adam her nereden uydurduysa bunu ya da bunu uydurma gereği nereden duydu, ben gerçekten çok merak ediyorum. Mustafa Bostancı'nın bizim bu konuyla alakası yok deyip, beni ve Hüseyin'in adını vererek bir olay üretiyor ve bizim para taşıdığımıza dair bir konuyu anlatıyor. Gözaltına alındığımız tarihte de arkadaş Silivri Cezaevi'nden tahliye oluyor. Amacına ulaşmış bir şekilde. Her 28 günde bir SEGBİS'e çıkıp derdimizi anlatmaya çalıştık. Tutukluluk halinizin devamına deyip geri gönderdiler. Bu süreçte zaten ağır yükümlülükleri var bunun. 2 tane kız çocuğum var. Biri 11 yaşında, biri 6 yaşında. Kızım burada görmesin beni istiyorum. 2-3 ay boyunca, küçüğünü 4 ay boyunca görüşe hiç çağırmadım" dedi. "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?" Öte yandan, duruşmada, tutuksuz sanık Gazeteci Soner Yalçın'da savunma yaptı. Sanık Yalçın savunmasında, "Gazetecilik hayatım boyunca siyasetin pembe yalan denen sözlerine çok şahitlik ettim. Bunlar çoğu zaman gerilimi azaltmak, diplomatik dili yumuşatmak ya da toplumsal bir çatışmayı büyütmemek için gerçeğin kenarlarında dolaşan küçük sapmalar olarak görülürdü. Etik açıdan kuşkusuz tartışmalıydı. Suçlandığım fiillerle iddianamede delil diye sunulanlar arasında nasıl bir hukuki bağ kurulduğunu anlayamıyorum. Bir insanı suçlamak başka, o suçu somut delillerle ortaya koymak başka bir durumdur. Savcılık, benim hakkımda bir sonuç cümlesi kuruyor. Ancak o sonuca hangi somut eylemden, hangi delilden ve hangi mantıksal zincirden ulaştığını göremiyorum, gösteremiyor. İddianameyi okuyarak anlam vermeye çalışıyorum. Hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü diye. Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok. Ben buraya gerçekleştirdiğim somut bir suç eylemi nedeniyle mi yargılanıyorum, yoksa temaslarım, konuşmalarım, yazılarım, yani gazetecilik faaliyetlerim sonradan kurulmuş bir kurgunun içine yerleştirildiği için mi karşınızdayım? Ve benim itirazım tam da buradadır" ifadelerini kullandı. Duruşma, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın savunması ile devam ediyor.

İBB davasında 2. duruşmanın ilk gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı Haber

İBB davasında 2. duruşmanın ilk gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın 2. duruşmasının ilk gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapma talebi kabul edilirken, tutuksuz sanıklar savunma yaptı. İBB'ye yönelik davanın 2. duruşması tutuksuz sanıkların savunmalarıyla başladı. Duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun önceki duruşmada savunma yapamaması nedeniyle bu celsede savunma yapma talebi kabul edildi. Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na savunmasını "uygun bir yerde" alacağını söyledi. İBB davasında tutuksuz yargılanan ancak Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında tutuklu bulunan CHP PM Üyesi Baki Aydöner de savunma yaptı. Hakkında başka dosyalarda da iddialar bulunduğunu belirten Aydöner, kardeşi Bulut Aydöner'in İBB davası kapsamında tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, "11 Temmuz 2025 tarihinden bu yana canım kardeşim Bulut Aydöner'in de ağabeyim, 13 ay sonra ilk kez burada tokalaşabildik" dedi. Aydöner, Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında da yargılandığını belirterek, bu dosyanın Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasından ayrıldığını söyledi. Tutuksuz yargılanan Aktaş'ın kendisine rüşvet verdiği iddiasını reddeden Aydöner, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Ben neye göre örgüte üye olmuş oldum? Serbülent Danış'ın iddialarına göre. Serbülent Danış'ı zora sokup, Serbülent Danış'tan sisteme para aktarmak üzere böyle bir şey yapmışım. Ben CHP'deki konumumu hiçbir zaman kullanmadım. Siyasetçi olduğum için vatandaşlar, iş insanları, Serbülent gibi siyaset yapmak isteyenlerin bana ulaşmaya çalıştıklarını ifade ettim" dedi. Muhittin Böcek ile böyle bir teması olmadığını da söyleyen Aydöner, "30 milyon doların hacmine kadar araba veya nasıl nakledilir, onun da hesabını bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Bu suçlamayı ben iddianameden öğrendim" İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Yönetim Kurulu Başkanvekili Mehmet Çakılcıoğlu da savunma yaptı. 1989 yılında şehir plancısı olarak İBB'de göreve başladığını belirten Çakılcıoğlu, Nurettin Sözen'den Ekrem İmamoğlu'na kadar farklı dönemlerde belediye başkanlarıyla çalıştığını anlattı. İddianamedeki eyleme ilişkin suçlamayı reddeden Çakılcıoğlu, suçlamanın emniyet ve savcılık ifadelerinde kendisine yöneltilmediğini belirterek, "Bu suçlamayı ben iddianameden öğrendim" dedi. "Suçlamayı kabul etmiyorum." Çalıklıoğlu, "Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Cemal Güneş'in ifadesinde yer alan ve gerçekleştiğini söylediği eylemi anlatırken kullandığı ‘Hatırladığım kadarıyla', ‘Miktarını hatırlamıyorum', ‘Yüksek ihtimalle' ifadeleri eylemin gerçekleştiğine dair çok büyük soru işaretlerini barındırmaktadır. Bu suçlamayı kabul etmiyorum. Şikayetçi Cemal Güneş ile herhangi bir irtibatım olmadığı gibi, kamuda çalıştığım uzun yıllar boyunca o kişiden ne de başkasından herhangi bir rüşvet almadım. Kamuda çalıştığım uzun yıllar boyunca o kişiden ne de başkasından herhangi bir rüşvet almadım" ifadelerini kullandı. "Ben hayatımda hiçbir örgüte üye olmadım" Duruşmada daha sonra tutuksuz sanık sanatçı Ercan Saatçi savunma yaptı. İBB operasyonlarının başladığı 19 Mart'ta gözaltına alındıktan kısa süre sonra serbest bırakıldığını belirten Saatçi, dosyada yer alması nedeniyle bazı konserlere gidemediğini ve ceza ödemek zorunda kaldığını söyledi. İhale süreçlerine ilişkin konuşan Saatçi, "Ben ihale nedir bilmem, neden yapılır onu da bilmem. Biz sanatçılar ticaretten anlamayız. Ben hayatımda hiçbir örgüte üye olmadım" ifadelerini kullandı. Saatçi, 1996 yılında PKK tarafından tehdit edildiğini ve devlet tarafından kendisine koruma verildiğini belirterek, "Beraatımı, onun da öncesinde işim gereği yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum" dedi. Duruşma, yarın tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek. 31 Ağustos'ta ise 53 tutuklu sanığın tutukluluk durumlarına ilişkin rutin değerlendirme yapılacak ve o hafta tutuklu sanıklar ve avukatlarının tutukluluğa ilişkin savunmaları alınacak. Yeni Parti Genel Başkanı Özel'den duruşma sonrası açıklama Duruşma sonrası bir açıklama yapan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki hukuksuzluğun bugün giderilmesi. Ekrem başkanın savunma hakkı elinden alınmıştı biliyorsunuz. Kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün gibi, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti. Aksi takdirde 'Susma hakkınızı kullandınız, kabul edeceğiz' demişlerdi. Bu, bırakın böyle Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birinde, Türkiye'de 972 tane ilçenin herhangi bir tanesindeki bir adliye binasında, herhangi basit bir davada uygulandığında ilk bozma kararıdır. Yani verilecek ilk karar bozma kararıdır. Ne yapmaya çalışıyorlar bilmiyoruz. Duruşmayı sakatlayacak ne olacak? Kendine güvenen bir savcı, kendine güvenen bir hakim, adalet dağıtacağını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı? Demek ki o kadar berbat durumdalar, o kadar kendi iddiaları savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki Ekrem başkanın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar. Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik. Tabii Yeni Parti Genel Başkanı olarak geldik. Bu sürecin böyle işlemesini istemezdik ama buradaki kumpası kuranlarla oradaki kumpası kuranlar aynı büyük planın parçası. Ve bu plan elimizden partiyi almaya kalktı. Buna teslim olmayacağımızı söylemiştik. Bakın görüyorsunuz Yeni Parti'nin İstanbul İl Başkanı burada, 'Bir ara ana muhalefetten düştünüz' diye valilik tarafından kısıtlamalar uygulanıyordu. Şimdi ana muhalefet partisinin il başkanıdır. Bütün ilçe başkanlarımız burada. 39'da 38'i devam ediyor, bir arkadaşımız da yeni katıldı. Hepsi burada. Belediye başkanlarımız burada, milletvekillerimiz burada. Yeni Parti dimdik ayakta. Partimizi elimizden almak isteyenler ortalıkta yok. Bir kısmı burada savunma hakkını kullandıracak mı, kullandırmayacak mı onu göreceğiz" dedi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.