Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dünya Bankası

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dünya Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık" Haber

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne'de katıldığı programda Türkiye'nin tarımsal üretimi, tarım diplomasisi ve sektöre yönelik yeni finansman imkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılada dünyada 7'nci sıraya yükseldiğini, 2026 yılı bitkisel üretim beklentisinin 140 milyon tonu aştığını ve Dünya Bankası ile imzalanan proje kapsamında 10 yıl boyunca 5,3 milyar dolarlık finansman sağlanacağını açıkladı. Türkiye'nin hedeflerini büyüttüğünü belirten Bakan Yumaklı, tarım diplomasisinin önemine dikkat çekerek Çin, Almanya ve Rusya ile temasların güçlendirildiğini söyledi. "Türkiye artık eski Türkiye değil" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel alanda artan ağırlığına ilişkin, "Türkiye artık eski Türkiye değil. Bugün vizyonunu ve hedeflerini büyütmüş, çıtayı çok daha yükseklere koymuş bir Türkiye'yi konuşuyoruz. Bunun en somut ifadelerinden birisi de Türkiye Yüzyılı hedefini önümüze koymuş olmamız. Bu bizim yeniden tarih yazan bir aktör olarak ortaya çıkma iddiamızdır. Bu konuda hem ülkemizin hem de milletimizin potansiyeline güveniyoruz, inanıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde ise inşallah çok önemli bir eşiği aşmak üzereyiz. Hepimiz bundan son derece eminiz ki bu süreç ülkemizi gerçek gücüne daha da yaklaştıracaktır. Bu süreç hem milli birliğimiz, kardeşliğimiz ve demokrasimiz adına büyük bir kazanım olacaktır hem de bu ülkenin kaynaklarını artık bu ülkenin eğitimine, sağlığına, tarımına, sanayisine aktarmak için de bizlere önemli fırsatlar verecektir. Türkiye'nin hem bölgemizde hem de küresel zeminde artan prestijini ve ağırlığını da kuvvetlendirecektir" dedi. "Mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur" Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasına da değinerek, "Cumhurbaşkanımızın vizyoner siyasetinin bölgemiz ve dünya üzerinde etkisini güçlü bir şekilde hissettirdiği bir dönemden geçiyoruz. Cumhurbaşkanımız Türkiye olarak güçten değil, haktan yana olduğumuzu bir kez daha en açık bir şekilde ifade etmiştir. Bunun en son örneği de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapmış olduğu konuşmadır. Katliamlara, haksızlığa, sömürüye karşı hukukun ve adaletin hakim olduğu bir dünya için, hakim olması gereken bir dünya için bütün vicdanlara Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden seslenmiştir. Ben bu ülkenin bir evladı olarak Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Biz haktan ve haklıdan yana olmayı milletimiz için, ülkemiz için bir onur meselesi olarak görüyoruz. Bunun AK Parti için önemi başından bu yana ifadesinde makes bulmuştur. O da güçlülerin değil, milletin davası olmuştur. Bu dava Edirne'den Gazze'ye kadar, Gazze'den Arakan'a kadar gönül köprüsü kuranların, dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun gözyaşını silme derdinde olanların davasıdır. Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünde seslendirdiği üzere Sezai Karakoç'un o muhteşem ifadeleriyle söylersek eğer: ‘Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Biz sussak tarih susmayacak, tarih dahi sussa hakikat susmayacak.' Nitekim dünya da sussa ta en başından bu yana mazlum ve mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur. Ben Cumhurbaşkanımızla beraber bütün AK Partili, bütün Cumhur İttifakı'na dahil olan partiler de dahil olmak üzere bu gür sedayı vermeye devam edeceğimizi buradan tekrar ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Tarım diplomasisini öne çıkarıyoruz" Tarım diplomasisinin önemine dikkat çeken Yumaklı, "Ülkemizin bölgesinde ve dünyada güçlenen bir diplomasi anlayışının en önemli unsurlarından birisi olarak da artık tarım diplomasisini öne çıkardığımızı söylemek istiyorum. Son 3 haftadır özellikle tarım diplomasisinde çok önemli adımlar attık. Bu süreçte Çin, Almanya ve Rusya ile temaslarımızı güçlendirdik. Bu görüşmeleri imzaladığımız anlaşmalarla, yapmış olduğumuz mutabakatlarla da ülkemiz lehine ve menfaatine sonuçlara dönüştürmüş olduk. Buraya dün gece geç saatlerde Rusya'dan geldik ve ayağımızın tozuyla da bugün Edirne'deyiz. Bütün bu çalışmalarımızda gıda arz güvenliğimizi küresel gelişmelere ve yeni şartlara daha dayanıklı hale getirmeye gayret ediyoruz. Bunu ifade etmek istiyorum. Tabii mevcut gündelik sorunları ya da güncel sorunları çözmeye devam ederken aynı zamanda üreticilerimizin ürünlerinin de bu pazarlarda yer alması için onların önünü açmak üzere çok yoğun bir çaba ve gayret içerisindeyiz. Türk tarımının dünyadaki mevcut gücünü daha ileriye taşımak üzere gayret ediyoruz" dedi. "2026 yılı tarımsal üretimde çok güzel bir yıl oldu" Türkiye'nin tarımsal hasılada ulaştığı seviyeye değinen Yumaklı, "Tabii bütün bunların da bir sonucu oluyor elbette. Bu ülkenin tecrübeli ve kadimden gelen bilgi ve deneyimiyle üreten üreticilerinin, çiftçilerinin oluşturmuş olduğu tarımsal hasıla 2025 yılı sonu itibarıyla 83.2 milyar dolara ulaşmış durumda. 24 yıl öncesini düşünürsek eğer Türkiye dünyada tarımsal hasılada 12. sıradaydı, şu anda 7. sırada. Bu başarıda emeği olan bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize, bütün sanayicilerimize, sektörün bütün paydaşlarına buradan canıgönülden teşekkür ediyorum. 2026 yılı ise tarımsal üretimde hamdolsun çok güzel bir yıl oldu. İklim şartları da bize yardımcı oldu hamdolsun ve sektörün de altyapısının güçlü olması ile birlikte bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır; bunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum. Tabii bugünlerde yeni üretim sezonu için çiftçilerimiz, üreticilerimiz hazırlıklarına da başladı bir yandan. İnşallah yeni dönemin de aynı 2026'da olduğu gibi bereketli bir yıl olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "5,3 milyar dolarlık finansman paketi" Dünya Bankası ile imzalanan finansman anlaşmasına ilişkin bilgi veren Yumaklı, "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde Cumhurbaşkanımızın duyurmuş olduğu bir gelişmenin bir adım daha öteye taşındığını buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Dünya Bankası tarafından sağlanacak bir kaynakla Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin bu yıl başlayacağını Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. Bu finansman paketi için dün itibarıyla Dünya Bankasıyla artık kesin bir netice olarak imzalar atılmış oldu. Bu projeyle gıda ve tarım sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Bu neden önemli? Evet, biz üretiyoruz ancak hep ifade ettiğimiz gibi eğer katma değerli bir ürüne dönüştürmezseniz aslında bir potansiyeli de heba etmiş olursunuz. Biz bu konuda özellikle üretim planlaması 2024 yılında yürürlüğe girdi, hayata geçti; şimdi bunun ikinci adımını, yani üretmiş olduğumuz ürünlerin üretiminin de katma değerli hale getirilmesinin de planlaması aşamasına geçmiş durumdayız. Bu finansman desteğinin tarım ve gıda alanında yapılacak tesis, inşaat ve makine-ekipman yatırımlarına verileceğini söylemek istiyorum. Ve tabii ki elbette bizim öngördüğümüz vizyon ve uygulanacak istikamet çerçevesinde. Tabii temel amacımız üreticilerimizin üretmiş olduğu ürünlerin pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemin hayata geçirilmesi buradaki temel amacımız. 10 yıl boyunca devam edecek bu proje ve 5.3 milyar dolarlık bir rakamı ihtiva ediyor. İnşallah Dünya Bankası tarafından onaylanan ilk 750 milyon doların çağrısını bu yıl bitmeden yapmak istiyoruz. Projenin başvuru şartlarını ve detaylarını TKDK kurumumuz yürütücü olarak devam edeceği için açıklayacak inşallah" diye konuştu.

Kendi enerjisini üreten Gürsu’dan üçüncü GES yatırımı Haber

Kendi enerjisini üreten Gürsu’dan üçüncü GES yatırımı

Bursa’da güneş enerji santrali yatırımları ile çevreci projelerini geliştiren Gürsu Belediyesi, ilçedeki üçüncü GES projesi için son hazırlıklarını tamamladı. 50 Milyon TL yatırım ücreti ile hayata geçen son tesis için, ‘Proje ve Hibe Lideri’ Gürsu Belediyesi Yenilenebilir Enerji Fonu temin etti. Yeni tesis ile yılda 2,1 Milyon KWH temiz elektrik üretimi hedefleniyor. GÜRSU’DA YILDA 2,1 MİLYON KWH TEMİZ ELEKTRİK ÜRETİLECEK Dünya Bankası’ndan 13 yıl vade alma imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, üçüncü GES tesisi için üç yıl geri ödemesiz, 10 yıl vadeli ödeme olarak bir ödeme programı planladı. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın seçim vaatlerinden birisi olan bu projenin Dünya Bankası finansmanı ile yürütülmesi planlandı. Türkiye Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (PUMREP/KABYEP) kapsamında yer alan Güneş Enerji Santrali (GES) Projesiyle ilçedeki GES yatırımı sayısı üçe çıktı. Enerjisini üreten Gürsu Belediyesi yeni tesiste yılda yaklaşık 2,1 Milyon KWH temiz elektrik üretmeyi hedefliyor. BAŞKAN IŞIK: 2025 YILINDA 7 MİLYON 250 BİN TL GELİR ELDE ETTİK Mevcut GES projelerinden 2025 yılında 7 Milyon 250 Bin TL gelir sağlayan Gürsu Belediyesi, 1. 113.000 KHW temiz elektrik üretti. Yeni tesisin inşa çalışması başlamadan evvel, ilgili şirket ile sözleşme için imza atan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, “ Yeni GES projemiz çevreci yatırımımız olarak uzun süredir her detayı ile ilgilendiğimiz bir projeydi. Artık bu sürece fiilen de başlıyoruz. Bu tesiste sağladığımız üretimle yaklaşık 700 hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer temiz elektrik üreteceğiz. Yılda yaklaşık 1.315 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunun önlenmesini amaçlıyoruz. Bu çevresel katkı, 60.000 ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer. Tesisin üreteceği temiz enerji yılda yaklaşık 740–860 ton kömürün yakılmasını önleyebilecek. Her yönüyle ilçemizi ve çevremizi koruyacağız” dedi. Atılan imzaların ardından başlayacak olan proje Gürsu’nun Ericek Mahallesi sınırlarında yapılacak. Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün koordinesinde ilerleyen yeni proje, ekonomik tasarruf sağlamanın yanı sıra belediyenin karbon nötr olma hedefini destekleyen, çevresel ve toplumsal etkisi yüksek, güçlü bir sürdürülebilirlik yatırımı olacak.

KÜTAHYA OSB’NİN DEV ÇEVRE YATIRIMINA BURSA İMZASI Haber

KÜTAHYA OSB’NİN DEV ÇEVRE YATIRIMINA BURSA İMZASI

Kütahya Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) büyüyen sanayi altyapısına yönelik önemli bir çevre yatırımı için düğmeye basıldı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Dünya Bankası finansmanlı OSB Kredilendirme Projesi kapsamında gerçekleştirilecek “Kütahya Organize Sanayi Bölgesi 2. ve 3. Etap Atıksu Arıtma Tesisi Yapım İşi” için sözleşme imzalandı. Projenin yükleniciliğini Bursa merkezli Çevre Yapı Arıtma Sistemleri üstlendi. Sözleşme, Kütahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Karabulut ve Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Özçelikler tarafından imza altına alındı. Kapasite 15 bin metreküpe çıkacak Proje kapsamında Kütahya OSB’de halen 5 bin metreküp/gün kapasiteyle hizmet veren atıksu arıtma tesisinde kapsamlı proses revizyonu gerçekleştirilecek. Fiziksel, kimyasal ve ileri biyolojik arıtma proseslerinin uygulanacağı tesisin toplam arıtma kapasitesi 15 bin metreküp/güne yükseltilecek. Kapasite artışıyla birlikte Kütahya OSB’nin 2. ve 3. etap genişleme alanlarında ortaya çıkacak ilave atıksu yükünün karşılanması hedefleniyor. Yatırımın, bölgede artan üretim ve yeni yatırım taleplerine paralel olarak sanayinin ihtiyaç duyduğu güçlü ve sürdürülebilir çevre altyapısının oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Çalışmalar sırasında mevcut arıtma tesisinin işletmesinin kesintiye uğramaması planlanıyor. Proje kapsamında arıtma altyapısı modern ekipmanlarla güçlendirilirken, proses kontrolü ve otomasyon sistemleri de geliştirilecek. Yapılacak revizyonlarla tesisin yalnızca kapasitesinin artırılması değil, aynı zamanda daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir bir işletme yapısına kavuşturulması amaçlanıyor. “100’üncü projemizi Kütahya’da gerçekleştiriyoruz” Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Özçelikler, projenin şirket açısından ayrı bir önem taşıdığını belirterek, “Mühendislik birikimimiz, sektörel tecrübemiz ve çevre odaklı çözüm anlayışımızla bu önemli projenin yüklenicisi olmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi. Kütahya’daki yatırımın şirketin 100’üncü arıtma tesisi projesi olacağına dikkat çeken Özçelikler, “Bu tesis, Çevre Yapı Arıtma Sistemleri’nin gerçekleştirdiği 100. proje olacak. Bu vesileyle başta Kütahya Organize Sanayi Bölgesi yönetimi olmak üzere projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyor, yatırımın Kütahya’ya, bölge sanayicilerine ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı. Kütahya OSB’nin genişleme alanlarında sanayi yatırımlarının önünü açması beklenen proje, üretim kapasitesindeki artışın çevresel etkilerinin yönetilmesi açısından da bölgenin önemli altyapı yatırımları arasında yer alacak.

İzmir İtfaiyesi’ne 13,5 milyon Euro’luk teknoloji yatırımı Haber

İzmir İtfaiyesi’ne 13,5 milyon Euro’luk teknoloji yatırımı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle artan yangın risklerine karşı itfaiye teşkilatını yeni nesil teknolojilerle güçlendiriyor. Dünya Bankası ve İller Bankası iş birliğiyle yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Orman Yangınları Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında 13,5 milyon Euro’luk yatırımla İzmir İtfaiyesi’ne insansız yangın söndürme robotları, yeni nesil arazözler ve özel müdahale araçları kazandırılacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle artan orman yangınları ve afet risklerine karşı itfaiye teşkilatını geleceğin teknolojileriyle buluşturuyor. Dünya Bankası ve İller Bankası iş birliğiyle yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Orman Yangınları Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında ayrılan 13,5 milyon Euro bütçeyle İzmir İtfaiyesi filosu baştan sona güçlendiriliyor. Proje kapsamında engebeli arazilerde görev yapabilecek yeni nesil arazözler, dar alan müdahale araçları ve uzaktan kumandayla görev yapacak insansız yangın söndürme robotları hizmete alınacak. Orman yangınlarından endüstriyel tesislere, metro tünellerinden dar sokaklara kadar birçok farklı risk alanında görev yapacak yeni nesil araçlar, uzaktan kumanda teknolojisi, yüksek su kapasitesi ve çok yönlü kullanım özellikleriyle hem itfaiye personelinin güvenliğini artıracak hem de yangınların yerleşim alanlarına ulaşmadan kontrol altına alınmasına katkı sağlayacak. Proje kapsamında ilk etapta 10 arazi tipi arazöz teslim alınırken, filoya 2 insansız yangın söndürme robotu ile çok sayıda özel amaçlı itfaiye aracı da kazandırılacak. "Yangının önünde güvenli bölge oluşturacak" İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Planlama Destek Hizmetleri Şube Müdürü Şeref Kardeş, robotik araçların özellikle kırsal ve engebeli alanlarda önemli avantaj sağlayacağını belirterek, "Ormanlar, Orman Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olsa da yerleşim alanları bizim sorumluluğumuzda. Bu iki alanın iç içe geçtiği sınır bölgelerinde yangının yerleşim yerlerine ulaşmasını önlemek amacıyla bu araçlara ihtiyaç duyduk. Paletli yapıları sayesinde daha önce müdahale edemediğimiz engebeli ve zorlu kırsal alanlara rahatlıkla ulaşabilecekler" dedi. Kritik bölgelerde tampon alan oluşturulacak Yangınla mücadelede yalnızca söndürme süresinin değil, güvenli çalışma alanı oluşturmanın da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Kardeş, robotların yangının önünde koruyucu bir hat oluşturacağını belirterek, "Bu araçların en önemli avantajı sadece yangını söndürmek değil, kritik bölgelerde ıslatma yaparak tampon alan oluşturabilmeleri. Böylece yangının ilerleyişi kontrol altına alınabiliyor. Araçlar alttan ve üstten su püskürterek kendi kendini soğutabiliyor, güvenli şekilde yangının içine ilerleyebiliyor. Hem vatandaşlarımızın hem de personelimizin can güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyoruz" diye konuştu. Metrodan sanayi tesislerine kadar çok yönlü kullanım Robotik araçların yalnızca orman yangınlarında değil, birçok farklı afet senaryosunda kullanılabileceğini belirten Kardeş, modüler yapıları sayesinde farklı görevler üstlenebileceklerini ifade etti. Araçların metro hattı ve tünellerdeki ray sistemi üzerinde hareket edebildiğini, endüstriyel tesis yangınlarında köpüklü söndürme yapabildiğini, büyük yangınlarda ise dakikada 7 bin ila 8 bin litre su aktarabildiğini belirten Kardeş, "Gerektiğinde yanan araçları uzaktan güvenli bölgelere taşıyabilecekler. Söz konusu teknoloji ABD, Avustralya, Almanya ve İtalya’nın yanı sıra Türkiye’de İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinde de kullanılıyor. Bu teknolojiyi İzmir’e kazandırarak itfaiye teşkilatımızın gücüne güç katacağız" ifadelerini kullandı. "10 arazözün üretim süreci devam ediyor" Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Makine İkmal Şube Müdürü Melike Çoban ise TEFWER Projesi kapsamında yürütülen satın alma sürecine ilişkin bilgi vererek, "Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen proje kapsamında İzmir İtfaiyesi için 13 buçuk milyon Euro bütçe ayrıldı. İlk ihale kapsamında 10 arazi tipi itfaiye arazözünün üretim süreci devam ediyor. Son teslim tarihi olan 1 Kasım itibarıyla araçlarımızı teslim alarak İtfaiye Dairesi Başkanlığımızın hizmetine sunacağız. Projenin ikinci ihale paketinde ise İzmir İtfaiyesi’nin müdahale kapasitesini önemli ölçüde artıracak yeni araçlar alacağız. Bu kapsamda 2 insansız yangın söndürme robotu, 8 dar alan sepetli bomlu itfaiye aracı, 6 standart itfaiye arazözü ve 8 dar alan itfaiye aracı İzmir Büyükşehir Belediyesi filosuna kazandırılacak. Son yıllarda artan orman yangınlarının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’ın talimatıyla filonun güçlendirilmesi çalışmalarına hız verdik. Amacımız, olaylara daha hızlı, daha güvenli ve daha etkin müdahale edebilecek güçlü bir itfaiye teşkilatı oluşturmak" dedi. TEFWER Projesi kapsamındaki araç alımlarının Dünya Bankası ve İller Bankası tarafından belirlenen takvim doğrultusunda Mart 2028’e kadar tamamlanması planlanıyor. Özel eğitim ve sertifikasyon süreçlerinden geçecek uzman itfaiye personeli tarafından kullanılacak uzaktan kumandalı robotik sistemlerle İzmir İtfaiyesi, orman yangınlarından endüstriyel tesislere, metro tünellerinden dar sokaklara kadar birçok farklı risk alanında daha hızlı, daha güvenli ve daha etkin müdahale kapasitesine sahip olacak. 13,5 milyon Euro tutarındaki yatırımın tamamlanmasıyla birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizinin etkilerine karşı teknolojiyi merkeze alan yeni nesil itfaiyecilik anlayışını güçlendirirken, afetlere müdahale kapasitesini de önemli ölçüde artıracak. Yeni nesil araçlarla desteklenecek İzmir İtfaiyesi, hem personelin güvenliğini üst seviyeye taşıyacak hem de kentin afetlere karşı direncini daha da güçlendirecek.

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle Haber

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliğiyle yürütülen, Dünya Bankası tarafından finanse edilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında hayata geçirilen proje; yerli endüstriyel kenevirin tekstil, kompozit, reçine ve yapısal malzemeler gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini amaçlıyor. Üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini de içeren proje, döngüsel ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı hedefliyor. Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) düzenlenen lansmana, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) Başkanı Mehmet Aslan, sanayi temsilcileri, akademisyenler ve proje paydaşları katıldı. Lansmanda konuşan UTİB ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim anlayışında çevresel etkinin giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayarak, “Bugün nasıl ürettiğimiz, neyi dönüştürdüğümüz ve gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımız da en az üretim kadar önemlidir. Bu noktada endüstriyel kenevir; doğaya saygılı, çok yönlü ve sürdürülebilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Kenevirin sahip olduğu potansiyeli farklı sektörlerde katma değere dönüştürmeyi, sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı ve ülkemizin yeşil dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefliyoruz” dedi. “YEŞİL DÖNÜŞÜM HEDEFLERİNE KATKI SUNAN STRATEJİK BİR GİRİŞİM” TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan ise 1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Programının, Dünya Bankası finansal katkısıyla Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında oluşturulmuş, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışını teşvik eden stratejik bir program olduğunu belirtti. Projeyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Aslan, “Kenevir; tekstilden kompozit malzemelere, biyoplastiklerden ilaç ve kozmetik sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip, yüksek potansiyel taşıyan önemli bir hammaddedir. Bu platformun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bilimsel bilgi birikimini, teknolojik yetkinliği ve sektörel deneyimi bir araya getireceğine; yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu. Program kapsamında proje yürütücüleri de sunum yaparak katılımcılara proje hedefleri, çalışma alanları ve beklenen çıktılar hakkında bilgi verdi. Etkinlik, katılımcıların bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğu bölümle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.