Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Domates

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Domates haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Domates haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü Haber

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü

Fiyat artışından memnun olan çiftçiler, diğer yandan gelebilecek bir ithalat hamlesiyle fiyatların düşmesinden endişe duyuyor. Bereketli topraklarıyla bilinen Karacabey ovasında bir yandan domates ve biber tarlalarında çapalama mesaisi sürerken, diğer yandan da hububat ve kuru soğan hasadı heyecanı yaşanıyor. Son yıllarda düşük fiyatı nedeniyle tarlada ve depolarda kalarak çürümeye terk edilmesiyle gündeme gelen kuru soğanın fiyatı, bu yıl özellikle Adana ve Hatay bölgesindeki aşırı yağışların verimi düşürmesi nedeniyle yükselişe geçti. Geçen yıl dönümünü 5 bin liraya satamayarak büyük zarar eden ve önemli bir kısmı üretimden çekilen çiftçiler, bu yıl tarladaki verime göre dönümünü 60 bin lira ile 120 bin lira arasında değişen fiyatlarla elden çıkarıyor. "Zararda çiftçi, karda ithalatçı olmamalı" Karacabey’de uzun yıllardır kuru soğan üreticiliği ve ticareti yapan Gürel Dipli, kış aylarında kuru soğanın kilosunu toptan olarak ülkenin dört bir yanına 2-3 liradan gönderdiklerini hatırlattı. Geçen yıl dönüm maliyeti 35 bin lira olan soğanı satamadıkları için üreticinin ciddi darbe aldığına dikkati çeken Dipli, piyasadaki son duruma ilişkin şunları kaydetti: "Bu yıl yeni mahsul taze kuru soğanın tüccar çıkış kilogram fiyatı 25 lira seviyelerinde seyrediyor. Çok şükür çiftçimiz bu yıl biraz para kazanmaya başladı. Bizler tarlada çiftçiyle dönüm başı fiyat üzerinden anlaşarak ürünü satın alıyoruz. Bunun işçi eliyle toplanması, çuvallanması, nakliyesi ve işletme kar oranı derken nihai çıkış fiyatı 25 lirayı buluyor. Soğan üreticisi aslında 2018 yılından bu yana hak ettiği kazancı bir türlü sağlayamadı, bu yıl biraz kazanmaya başladı. Zarar edildiğinde bu yük tamamen çiftçinin sırtına yükleniyorsa, kar zamanı da bu kazanç yine çiftçinin hanesine yazılmalı." "İthalat kararı çiftçinin mücadele gücünü kırar" Üreticilerin şu an en büyük endişesinin dış pazardan getirilecek ithal ürünler olduğunu vurgulayan Dipli, yetkililere seslenerek şunları kaydetti: "Sektör olarak şu an tek bir korkumuz var, o da aniden alınabilecek bir ithalat kararıdır. Sistem hiçbir zaman zararda çiftçiyi yalnız bırakıp, karda ithalatçıyı zengin edecek şekilde işlememeli. Bıraksınlar, yıllar sonra kuru soğan üreticisi de emeğinin karşılığını alıp biraz rahat nefes alsın. Eğer çiftçimiz bu yıl da hak ettiği kazancı elde edemezse, önümüzdeki yıllarda soğan üretiminden tamamen uzaklaşır ve üretimin devamlılığı kalmaz. Tam kar edip yaralarını saracağı bu hassas dönemde piyasaya ithal ürün sokulursa, yerli üreticinin toprakla mücadele edecek gücü kalmaz."

Karacabey Ovası sular altında kaldı Haber

Karacabey Ovası sular altında kaldı

Bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan ve Marmara Denizi’ne dökülen önemli su kaynaklarından Nilüfer Deresi, Kocaçay ve dün bir kişinin köprü altından geçerken suya kapılarak hayatını kaybettiği Canbolu Deresi, son 2 haftadır devam eden yağışlar sebebiyle taştı. Harmanlı ve Bayıraltı mahalleleri sınırları içerisinde bulunan Karacabey Ovası’ndaki binlerce dönüm tarım arazisi ile tarlara giden yollar sular altında kaldı. Yolların suyla kaplanması sebebiyle çiftçiler arazilerine ulaşamadı. Bursa istikametinden Bandırma istikametine devam eden otoyol, suyla kaplanan ovayı tam ortadan ikiye böldü. Su altında kalan tarım arazilerinin dronla çekilen görüntüleri, taşkının etkilerini gözler önüne serdi. Harmanlı köyünden Ramadan Yongacı, 120 dekar arpa ekili arazisinin sular altında kaldığını belirterek, 15 senedir böyle bir olay yaşamadıklarını belirtti. Aynı köyde çiftçilik yapan Raşit Varol ise, "Ekili binlerce dönümlük alanımız su altında kaldı. Ekilecek yüzlerce yerimiz var. Allah yardımcımız olsun" dedi. Harmanlı Köyü Muhtarı Hüseyin Özdemir ise, 4 bin dönümü buğday ve arpa ekili 10 bin dönümden fazla tarım arazisinin sular altında kaldığını belirterek, "Boş arazilere domates, ayçiçeği ve mısır ekmeye hazırlanıyorduk. Ancak bu felaket başımıza geldi. Artık geç kaldı, maalesef ekilemeyecek" dedi. Özdemir, taşkın sularının 2 ay gibi bir sürede geri çekilmesini beklediklerini ifade ederek, yetkililerden yardım beklediklerini söyledi.

Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor Haber

Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor

Türkiye’nin salçalık domates ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayan Karacabey’de, üretim sezonu öncesi hesaplanan maliyetler ile piyasa gerçekleri arasındaki farkı çiftçiyi düşündürüyor. Savaşın küresel piyasalar üzerindeki etkisiyle tırmanan girdi maliyetleri, 1,5 ay önce fabrikalarla yapılan 5 bin ile 5 bin 250 liralık taahhüt fiyatlarını yetersiz bıraktı. Savaş öncesi hesaplar altüst oldu Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, bölgedeki salça fabrikalarıyla masaya oturulduğunda dekara maliyetin 45-50 bin lira civarında öngörüldüğünü ancak gelinen noktada bu rakamın 55-60 bin liraya kadar yükseldiğini belirtti. Düzen, özellikle gübre fiyatlarındaki son bir yılda yaşanan yüzde 100’lük artış ve fide fiyatlarının tanesinin 40 liraya kadar çıkmasının çiftçinin hesaplarını karıştırdığını anlattı. Sözleşmeli tarım yerine "serbest ekim" Taahhüt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması nedeniyle bölge çiftçisinin bu yıl farklı bir strateji izleyeceğini belirten mDüzen, mevcut sözleşme fiyatlarına imza atmanın doğrudan "zarara imza atmak" anlamına geldiğini vurguladı. Düzen, bu sezon bölgede serbest ekimin (sözleşmesiz üretim) çok daha yaygın olacağını ifade ederek, Karacabey Ovası’nda bu yıl yaklaşık 80-90 bin dekar alanda ekim yapılmasının planlandığını kaydetti. Umut yüksek verimde Firmaların maliyet artışları ve ihracat sorunlarını gerekçe göstererek fiyat revizesine yanaşmamasının üreticiyi zorlu bir sürece ittiğini belirten Düzen, kış ve bahar aylarında düşen bereketli yağışların, tek umut kaynağı olarak görüldüğünü söyledi. Düzen, eğer iklim şartları olumlu gider ve dekara alınan verim ortalamaların üzerine çıkarsa, çiftçinin yüksek tonajla maliyet baskısını hafifletebileceğini ifade etti.

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa’ya geçen ay 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ’daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey’de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.