Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Doktor Kontrolü

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Doktor Kontrolü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doktor Kontrolü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Kalpten Sohbetler" ünlü isimleri ve uzmanları bir araya getirdi Haber

"Kalpten Sohbetler" ünlü isimleri ve uzmanları bir araya getirdi

29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla Memorial Şişli Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen söyleşide Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Betül Erer, Armağan Çağlayan ve Leyla Alaton yer aldı. Uzmanlar, kalp sağlığını korumaya yönelik önemli bilgiler ve tavsiyeler aktarırken, Armağan Çağlayan ve Leyla Alaton da kendi hayatlarından örnekleri dinleyicilerle paylaştı. Söyleşide uzmanlar, katılımcıların sorularına da yanıt verdi. "Zayıflama ilaçları, medüller tiroid kanserine neden olabiliyor" Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, dinleyicilerin soruları üzerine zayıflama iğnelerine ilişkin kendisinden örnek vererek, "Her şeyimi kontrol ettirerek bu ilaçları kullandım. Kullandığımın 3’üncü ayı tiroidit oldum. Tüm tiroid fonksiyonlarım alt üst oldu. Üzerine bir de hipotiroidi olup kilo aldım. O yüzden bu ilaçlar mutlaka kontrol altında kullanılmalı. Ben çok kontrollü gittim. Kontrol ettirmesem tiroidim daha çok hasarlanabilirdi. Uzun süreli kullanımlar sonucu medüller tiroid kanserine de etkin olduğu biliniyor ve pankreatit de yapabilirdi. Mutlaka kontrol altında ve ihtiyaç varsa kullanın. Kafanıza göre 3-5 kilo vermek için gidip eczaneden almayın. Bunlar böyle ilaçlar değil" diyerek zayıflama iğnelerini doktor kontrolünde kullanmanın önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Kavala, "Leyla Hanım sadece kalp sağlığını konuştuğumuz bu kalp gönünde bize katılarak günümüzü çok değerli hale getirdi. Ayrıyeten hayata bakış açımızla ilgili kapanış anında çok güzel bilgiler verdi. Hayata bardağın dolu tarafından bakmamız gerektiği vurgusu çok önemli. Hayat çoğu zaman hepimize eşit olmayabilir ama mutlu olmanın ne kadar önemli olduğunu vurguladı ve bu bizim için çok önemliydi" dedi. Leyla Alaton: "Yapay zeka ve sosyal medya yerine uzmanları dinlemeliyiz" İş insanı Leyla Alaton, kalp sağlığına dair etkinliklerin farkındalık oluşturmaya yönelik faydasını vurgulayarak, "Kalp sağlığı, insan sağlığıyla ilgili her panel, her oturum, her birliktelik çok önemli. Çünkü her zaman öğrenecek şeyler var. Bildiklerimizi unutabiliyoruz, çevremizin etkisinde kalıp yanlış şeyler yapabiliyoruz. Onun için bilimsel her türlü ortamı kaçırmamak önemli. İşin uzmanlarına, bilime, ilime inanmak gerekiyor. Sosyal medya ve yapay zekada gördüklerimize kafa yormamak gerekiyor. Bu bilgi kirliliğinde değerli bilgiyi ayıklamak ve bunun önemini bilmek lazım" ifadelerini kullandı. "Küçük adımlar, kalbimiz için büyük adımlara dönüşebilir" Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Betül Erer, kalp sağlığını korumanın uzun vadedeki önemini hatırlatarak, "Günlük hayatımızda sağlıklı beslenmeyi, düzenli spor yapmayı ve stres yönetimimizi başarabilirsek kendimiz için attığımız küçük adımlar, yarın kalbimiz için büyük adımlara dönüşebilir. O yüzden herkese egzersiz öneriyoruz. Özellikle bir spor salonu ya da materyal aramalarına gerek yok. Düzenli ve tempolu yürüyüş yapmaları yeterli. Bunun yanında fast food’dan uzak durmalarını, sağlıklı beslenmelerini ve nikotinden uzak durmalarını tavsiye ediyoruz" dedi. ‘Loncavita’ için kalp sağlığı vurgusu Sağlıklı ve uzun yaşam anlamına gelen Lonca vita (Longevity) kavramına vurgu yapan Prof. Dr. Erer, "Kalbinizi sevin, kalbinizi koruyun. Uzun vadede bizi hayatta değerli kılacak şeylerden birisi de ne kadar sağlıklı bir kalple yaşlandığımız. Bu, loncavita adına da beyin sağlığı adına da çok önemli. Loncavita sağlıklı, uzun ve kaliteli yaşama verdiğimiz bir isim. Ne kadar yaş alırsak alalım sağlıklı bir kalp ve beyinle bunu sürdürmek önemli" ifadelerini kullandı. "Zayıflama ilaçları masum değiller" Son günlerin sıkça gündeme gelen sağlık konularından zayıflama ilaçlarına yönelik de konuşan Prof. Dr. Betül Erer, bu ilaçların doktor kontrolü dışında kullanımının tehlikeli olabildiğini belirtti. Erer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Zayıflama iğneleri özellikle vücut kitle endeksi 35’in üzerinde olan diyabetik hastalarda çığır açtı. İnsan ömrünü uzattığına ve komplikasyonları engellediğine dair sonuçları görüyoruz. Kişinin gerçekten endikasyonu olduğunda, doktor kontrolü altında verilmesi gerekiyor. Hiçbir şekilde diyet yapmadan, uygun vücut ağırlığına sahip olmadan, zayıflamak amacıyla bu ilaçları kullanan kişilerde ciddi yan etkiler görülebiliyor. Hiç masum ilaçlar değiller. O yüzden bu ilaçlara doktor kontrolünde başlanmasını ve gerçekten endikasyonu varsa kullanmalarını tavsiye ediyoruz." Söyleşi, Armağan Çağlayan ve Leyla Alaton’a teşekkür plaketi ve çiçek takdim edilmesiyle sona erdi.

Çocuklarda yüksek ateş ve ateşli havaleye dikkat: "Ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu önemli" Haber

Çocuklarda yüksek ateş ve ateşli havaleye dikkat: "Ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu önemli"

Kurtköy Özel Ersoy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada, çocuklarda yüksek ateş ve ateşli havalenin hangi durumlarda doktor kontrolü gerektirdiğine ilişkin uyarılarda bulundu. Ateşin çoğu zaman vücudun doğal bir savunma mekanizması olduğunu belirten Vayvada, "Ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu önem taşır. Yüksek ateş, havale, nefes darlığı veya bilinç değişikliği gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalıdır" dedi. Çocuklarda ateş, en sık karşılaşılan ve en çok endişe duyulan sağlık sorunlarından biri olarak ebeveynlerin karşısına çıkıyor. Özellikle ateşin yükselmesiyle birlikte havale geçirme korkusu, ebeveynlerde ciddi kaygıya neden olabiliyor. Bu noktada ateşin çoğu zaman vücudun enfeksiyonlara karşı verdiği doğal bir savunma yanıtı olduğunu hatırlatan Kurtköy Özel Ersoy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada, ateşin nedenini anlamanın ve hangi durumlarda doktora başvurulması gerektiğinin önemine dikkat çekti. "Ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu önemli" Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada, normal vücut sıcaklığının genellikle 36-37,5 derece arasında olduğunu ve ölçüm yerine göre değişmekle birlikte koltuk altından 37,2 derece üzeri, kulaktan 38 derece üzeri ve makattan 38 derecenin üzeri ölçümlerin ateş olarak kabul edildiğini aktardı. Vayvada, çocuklarda ateşin en sık nedenlerini ve ateş düşürme yöntemlerini şu şekilde ifade etti: "Üst solunum yolu enfeksiyonları, grip ve nezle, orta kulak iltihabı, boğaz enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, gastroenterit (ishal-kusma) ve bazı aşılar sonrası gelişen geçici reaksiyonlar özellikle kreşe veya okula başlayan çocuklarda enfeksiyonlara bağlı ateş sık görülür. Bu noktada ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu önemlidir. Ancak 3 aydan küçük bebekte 38 derece ve üzeri ateş, 39 derecenin üzerinde seyreden ateş, ateşle birlikte havale geçirilmesi, nefes almada güçlük, bilinç bulanıklığı veya aşırı uyku hali, morarma, ense sertliği, sürekli kusma, sıvı alamama ve şiddetli halsizlik gibi belirtiler acil değerlendirme gerektiren durumlardır ve bu belirtiler varsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ateşi tamamen yok etmeye çalışmak yerine çocuğun rahatlaması amaçlanmalıdır. Yapılması gerekenler çocuğu ince ve rahat kıyafetlerle giydirmek, oda sıcaklığını 22-24 derece civarında tutmak, bol sıvı verilmesini sağlamak, anne sütü alan bebeklerde emzirmeyi artırmak ve doktorun önerdiği ateş düşürücü ilaçları uygun dozda kullanmaktır. Yapılmaması gerekenler ise sirke sürmek, alkol ile silmek, buzlu su uygulamak ve kalın battaniyelere sarmaktır. Bu uygulamalar çocuğun durumunu kötüleştirebilir." "İlk kez havale geçiren her çocuk mutlaka bir çocuk doktoru tarafından değerlendirilmelidir" Ateşli havalede dikkat edilmesi gerekenleri ve önemli noktaları paylaşan Uzm. Dr. Vayvada, şu şekilde konuştu: "Ateşli havale (febril konvülziyon) genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda ateşe bağlı olarak gelişen nöbetlerdir. Toplumda her 100 çocuğun yaklaşık 2-5'inde görülebilir. Çoğunlukla ateşin çok yüksek olmasından değil, ateşin hızlı yükselmesinden kaynaklanır. Ateşli havalenin belirtileri vücutta kasılma, kollarda ve bacaklarda sertleşme, gözlerin yukarı kayması, kısa süreli bilinç kaybı, çenede kilitlenme hissi ve nöbet sonrası uyku hali olabilir. Çoğu ateşli havale birkaç dakika içinde kendiliğinden sonlanır ancak ateşli havale sırasında neler yapılması gerektiğine dikkat edilmelidir. Doğru yaklaşım sakin olmak; çocuğu yan yatırmak, ağzındaki yiyecekleri temizlemek, etrafındaki sert cisimleri uzaklaştırmak ve süreyi takip etmektir. Kesinlikle yapılmaması gerekenler ise ağzını zorla açmaya çalışmak, ağzına kaşık, bez veya herhangi bir cisim koymak, su veya ilaç içirmeye çalışmak ve çocuğu sarsmaktır. Basit ateşli havalelerin büyük çoğunluğu kalıcı beyin hasarına yol açmaz ve çocuğun zekâ gelişimini etkilemez. Ancak ilk kez havale geçiren her çocuk mutlaka bir çocuk doktoru tarafından değerlendirilmelidir." "İlk kez havale geçirilmesi durumunda mutlaka doktor kontrolü gerekli" Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada, doktora başvurulması gereken durumlar konusunda uyarılarda bulunarak, "İlk kez havale geçirilmesi, havalenin 5 dakikadan uzun sürmesi, havalenin tekrarlaması, 3 aydan küçük bebekte ateş olması, ateşin 72 saatten uzun sürmesi, nefes darlığı gelişmesi ve bilinç değişikliği görülmesi durumlarında vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.