Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Doktor

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Doktor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doktor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

1 yılda 3 bin 766 ameliyat yapan doktora ödül Haber

1 yılda 3 bin 766 ameliyat yapan doktora ödül

Kahraman’ın, bin 316’sı yüksek riskli A Grubu olmak üzere 1 yılda toplam 3 bin 766 cerrahi operasyona ulaşarak kırılması güç bir istatistiğe ulaştığı belirtildi. Elde ettiği bu başarı dolayısıyla Prof. Dr. Nail Kahraman’a, Bursa Şehir Hastanesi’nde düzenlenen törende plaket verildi. Başhekim Doç. Dr. Salih Metin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda plaket, Bursa Valisi Erol Ayyıldız tarafından takdim edildi. Bir yılda 3 bin 766 ameliyat ile müthiş bir başarıya imza atarak ödülü alan Prof Dr Nail Kahraman, "Bu gurur, yalnızca şahsıma değil; birlikte gece gündüz emek veren tüm ekip arkadaşlarımıza aittir. Yaptığımız ameliyatların büyük bir kısmı; birçok merkezde riskli bulunarak kabul edilmeyen, hayati tehlikesi yüksek hastalardan oluşmaktadır. Bizim için bu süreç maddi değil, tamamen sorumluluk ve vicdani bir görevdir. Başta Bursa olmak üzere çevre illerden gelen, çoğu zaman çaresiz kalan hastalara umut olabilmek en büyük motivasyonumuzdur. Bu başarı, Bursa Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğimizin ortak emeğidir" ifadelerini kullandı Öte yandan, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen programda sağlık çalışanları bir araya geldi. Ramazan ayı dolayısıyla iftar programıyla başlayan etkinlik, Bursa Sevgi Korosu’nun Türk Sanat Müziği konseriyle devam etti. Programda ayrıca farklı branşlarda başarı gösteren hekimlere de plaketleri verildi. Törende, sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarının önemine dikkat çekerek tüm sağlık camiasının 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı.

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Haber

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir

Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkiliyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Gözü kaşımak kornea yapısını bozabilir Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşe karşı korunmak gerekir Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması; çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.

"Mutlu Bir Ağız, Mutlu Bir Hayat Demektir" Haber

"Mutlu Bir Ağız, Mutlu Bir Hayat Demektir"

20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü ile genel bir farkındalık yaratmak istediklerini belirten Türk Diş Hekimleri Birliği de (TDB) toplum sağlığı için çalıştıklarını vurgulayarak konuyla ilgili bir açıklama yayımladı. Ağız ve diş sağlığının toplumun tüm kesimlerinde anlaşılır, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmasını önemsediklerini dile getiren TDB yetkilileri, “Bu çerçevede yıl boyunca eğitim faaliyetleri ve toplumsal farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. Dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla koruyucu ağız ve diş sağlığına ilişkin bilimsel içerikler üreterek geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Yürütülen çalışmalarla, koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarının günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının yalnızca bireysel bir konu değil, önemli bir halk sağlığı alanı olduğu bilinciyle; ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla iş birliği geliştirilmekte, çok yönlü ve sürdürülebilir projeler hayata geçirilmektedir” ifadelerini kullandı. GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR BELİRLEYİCİ OLUYOR Ağız ve diş sağlığının korunmasında günlük alışkanlıkların temel unsurlar olduğuna da dikkat çeken TDB yetkilileri, şu bilgileri verdi: “Günde en az iki kez florürlü diş macunuyla dişlerin fırçalanması düzenli ağız bakımının temelini oluşturur. Bununla birlikte beslenme alışkanlıklarıyla, ağız ve diş sağlığı arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Şekerli ve asitli gıdaların sık tüketimi ağız sağlığını olumsuz etkilerken; dengeli ve sağlıklı beslenme, koruyucu ağız sağlığı uygulamalarını desteklemektedir. Ağız ve diş sağlığı yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı değildir; bireyin psikolojik iyilik hali, özgüveni ve sosyal yaşamı üzerinde de doğrudan etkilidir. Sağlıklı bir ağız ve gülümseme yaşam kalitesini artırırken; ağız ve diş sağlığı sorunları fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir” TDB yetkilileri son olarak, şunları söyledi: “Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini düzenli ağız bakımı alışkanlıkları edinmeye, dengeli beslenmeye ve periyodik dişhekimi kontrollerini ihmal etmemeye davet ediyoruz”

Gebelik döneminde oruç tutanlara tavsiyeler! Haber

Gebelik döneminde oruç tutanlara tavsiyeler!

Gebelik ve emzirme döneminde dini açıdan kolaylık sağlandığını hatırlatan Op. Dr. Sonay Öztaş, "Normal şartlarda sağlıklı bir yetişkin uzun süreli açlığa dayanabilir. Ancak gebelikte metabolizma hızlanır, enerji ihtiyacı artar ve kan şekeri daha hızlı düşer. Biz hekimler gebelerimize az ve sık beslenmelerini öneriyoruz" dedi. "Uzun süreli açlık risk oluşturabilir" Uzun süreli açlığın gebelikte bazı riskler oluşturabileceğini belirten Dr. Öztaş, kan şekerinin düşmesine bağlı olarak yağ dokusunun parçalandığını ve kanda keton adı verilen maddelerin arttığını ifade etti. Bu maddelerin bebeğe uzun vadeli etkileri konusunda kesin veriler bulunmasa da risk ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. "Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Gebelikte artan kan hacmi ve bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısı nedeniyle su ihtiyacının da arttığını dile getiren Op. Dr. Öztaş, "Uzun süre susuz kalmak tansiyon düşüklüğüne, böbrek fonksiyonlarında etkilenmeye ve ciddi halsizliğe yol açabilir" uyarısında bulundu. "Her gebe için aynı cevap verilemez" "Gebe oruç tutamaz mı?" sorusuna net bir "evet" ya da "hayır" yanıtı verilemeyeceğini belirten Dr. Öztaş, değerlendirmelerin kişiye özel yapılması gerektiğini söyledi. Eğer gebelik sağlıklı ilerliyorsa, anne adayında diyabet, hipertansiyon, kalp ya da böbrek hastalığı gibi ek bir rahatsızlık yoksa ve gebelik düşük riskli gruptaysa; doktor kontrolünde bireysel değerlendirme yapılabileceğini belirten Öztaş, riskli gebeliklerde, gebelik şekeri olanlarda, tansiyon problemi yaşayanlarda veya bebekte gelişme geriliği bulunan durumlarda ise oruç tutmanın önerilmediğini ifade etti. "Sahur şart, dengeli beslenme şart" Oruç tutmaya karar veren gebelerin mutlaka sahur yapması gerektiğini belirten Op. Dr. Sonay Öztaş, günlük alınması gereken sıvı miktarının iftar ile sahur arasında tamamlanmasının önemine dikkat çekti. Sahur ve iftarda aşırı yemek tüketiminin hazımsızlık ve gereksiz kilo artışına yol açabileceğini hatırlatan Öztaş, dengeli ve kontrollü beslenmenin önemini vurguladı. Son olarak anne adaylarına çağrıda bulunan Öztaş, gebelik döneminde oruç tutmak isteyenlerin mutlaka takiplerini yapan hekim ve sağlık personeline danışmaları, mümkünse diyet desteği alarak süreci planlamaları gerektiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.