Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Doğru Postür

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Doğru Postür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğru Postür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sıcak havalarda omurga sağlığına dikkat Haber

Sıcak havalarda omurga sağlığına dikkat

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr. Ahmet İnanır konu hakkında bilgiler verdi. Özellikle aşırı sıcaklarla uğraştığımız şu yaz ayları, güneşli günler ve tatil dönemleriyle dolu olup, birçok kişi için dışarıda aktif olma ve spor yapma zamanı demektir. Ancak sıcak hava, vücudumuz üzerinde bazı olumsuz etkiler yaratabilir, özellikle omurga sağlığımız açısından. Peki sıcak havanın omurga üzerindeki etkilerini nelerdir ? Bu etkileri minimize edebilmek için neler yapılabilir ? Sıcak Havanın Omurgaya Etkileri Kas Gevşemesi Sıcak hava, kaslarımızın doğal olarak gevşemesine neden olabilir. Bu durum, omurgayı destekleyen kasların da gevşemesi anlamına gelir. Gevşemiş kaslar, bel ve boyun bölgesinde yaralanmalara daha açık hale gelmeye yol açabilir. DehidrasyonYüksek sıcaklıklarda yeterli su almadığımızda, vücudumuz susuz kalabilir. Dehidrasyon, kasların sağlıklı çalışmasını etkileyebilir ve kas kramplarına yol açabilir. Bu durum, omurgada daha fazla baskı oluşturarak ağrılara sebep olabilir. Aşırı AktiviteYaz mevsiminde, açık hava etkinlikleri ve spor aktiviteleri artar. Ancak, aşırı fiziksel aktiviteler, omurgayı zorlayabilir. Özellikle uzun süreli veya yoğun egzersiz, bel ve sırt hücrelerinde yaralanmalara yol açabilir. Postür ProblemleriSıcak havalarda, uzun süre oturmanın ve kötü postürün etkisi daha fazla hissedilebilir. Düzgün oturmamak, omurganın doğal eğrisini bozarak bel ve sırt ağrılarına sebep olabilir. Bu durum, özellikle ofis ortamında çalışanlarda sıkça karşılaşılan bir sorundur. Öneriler: Yeterince Su İçin: Günde en az 2-3 litre su içmeye çalışın. Egzersiz yapıyorsanız, sıvı alımınıza dikkat edin. Dengeli Aktiviteler: Fiziksel aktivitelerinizi dengeli bir şekilde düzenleyin. Güçlü ve hafif egzersizler arasında denge kurarak vücudunuzu aşırı zorlamaktan kaçının. Doğru Postür: Çalışma alanınızda ergonomik bir sandalye kullanmaya özen gösterin. Bilgisayar ekranı göz hizasında olmalı ve ayaklarınız yere tam olarak basmalı. Esneme Egzersizleri: Her gün birkaç dakika ayırarak boyun, bel ve sırt kaslarınızı esnetin. Dönme, eğilme gibi hareketlerle kaslarınızı güçlendirin. Güneş Koruma: Sıcak havalarda açık alanda daha fazla zaman geçirdiğimiz için cildimizi güneşten koruyalım. Güneş kremi kullanarak hem cilt sağlığımızı korumuş oluruz hem de aşırı sıcaklardan kaçınırız. Yanlış Su Derinliğine ve Yüksekten Atlamaya Dikkat !: Atlama yapmadan önce suyun derinliğini kontrol etmemek kıymetli bir hata olabilir. Sığ sularda atlamak, baş ve boyun yaralanmalarına yol açabilir. Yol açabileceği yaralanmalar arasında omurga kırıkları ve çıkıkları yer alır.Yüksekten atlama, vücudu daha fazla darbeye maruz bırakır. Düşme anında omurgadaki baskı artar ve bu da yaralanma riskini yükseltir. Aniden soğuk suya girmenin de ani kas kasılmalarına ve omurga sorunlarına neden olabileceği unutulmamalıdır. Doç.Dr.Ahmet İnanır, "Sıcak hava, omurga sağlığımız üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Ancak, alacağımız önlemlerle bu etkileri azaltmak mümkündür. Unutmayın, sağlıklı bir omurga, sağlıklı bir yaşamın temelidir. Yaz aylarının tadını çıkarırken, sağlığınızı ön planda tutmayı ihmal etmeyin.''dedi.

"Her bel ağrısı fıtık değildir" Haber

"Her bel ağrısı fıtık değildir"

Toplumun yaygın sorunlarından biri olan bel ağrısı hakkında uzmanlar uyardı. İşte bel ağrıları hakkında bilinmesi gereken önemli deyatlar; Bel ağrısında doğru bilinen yanlışlara uzman uyarısı: MR sonucu değil, bütüncül değerlendirme önemli Bel ağrısı toplumda yaygın, ancak yanlış biliniyor Günümüzde her yaş grubunda sık görülen bel ağrısı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Araştırmalar, bireylerin yaşamları boyunca bel ağrısı yaşama oranının yüzde 70’in üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen toplumda bel ağrısı çoğu zaman doğrudan bel fıtığıyla ilişkilendiriliyor. Oysa bilimsel veriler, bel ağrılarının büyük bölümünün “spesifik olmayan bel ağrısı” olarak tanımlandığını ve tek bir yapısal nedene bağlanamadığını gösteriyor. Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, kas-iskelet sistemi sorunları, hareketsiz yaşam, stres, uyku düzeni ve fiziksel kondisyon gibi birçok faktörün bel ağrısının oluşumunda birlikte rol oynadığını belirtiyor. Bel fıtığının ise genellikle bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma gibi sinir kökü bulgularıyla kendini gösterdiğini ifade ediyor. MR sonucu her zaman ağrının nedeni değildir Görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bel ağrısı yaşayan birçok kişiye MR çekildiğini belirten Öziri, MR raporlarında görülen her fıtık bulgusunun ağrının kaynağı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Yapılan çalışmaların, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile disk taşması ve dejeneratif değişikliklerin görülebildiğini ortaya koyduğunu belirten Öziri, tanının yalnızca görüntüleme ile değil klinik değerlendirme ile konulması gerektiğini ifade ediyor. Hareketten kaçınmak iyileşmeyi geciktiriyor Toplumda yaygın olan “ağrı varsa hareket edilmemeli” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Öziri, kontrollü ve doğru planlanmış hareketin iyileşme sürecini desteklediğini söylüyor. Karın, bel ve kalça çevresini kapsayan core kaslarının güçlendirilmesinin omurga stabilitesini artırdığını belirten Öziri, fizyoterapist eşliğinde uygulanan klinik pilates temelli egzersizlerin bel ağrısının azaltılmasında etkili olduğunu ifade ediyor. Günlük yaşamda doğru postür alışkanlıklarının kazanılması da bel sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Uzun süre oturmak, telefona eğilerek bakmak ve ergonomik olmayan çalışma koşulları omurga üzerindeki yükü artırıyor. Bel kıtlatma geçici rahatlama sağlayabilir Sosyal medyada sıkça karşılaşılan manuel manipülasyon uygulamalarının bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini belirten Öziri, bu yöntemlerin tek başına kalıcı çözüm olmadığını ve mutlaka uzman fizyoterapistler tarafından uygulanması gerektiğini vurguluyor. Kalıcı iyileşmenin egzersiz ve rehabilitasyon programlarıyla mümkün olduğunu ifade ediyor. Her egzersiz herkese uygun değil Her bireyin kas yapısı, hareket kapasitesi ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Öziri, standart egzersiz programlarının herkeste aynı sonucu vermediğini belirtiyor. Bel ağrısı yaşayan bireylerin doğrudan genel spor programlarına yönelmesinin riskli olabileceğini ifade eden Öziri, fizyoterapistlerin bireyi bütüncül olarak değerlendirerek kişiye özel rehabilitasyon programı oluşturmasının önemine işaret ediyor. Bel ağrılarının visseral, somatik ya da mekanik nedenlerle ortaya çıkabileceğini, bu nedenle değerlendirme sürecinin fiziksel olduğu kadar psikososyal faktörleri de kapsaması gerektiğini belirtiyor. Bu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmalı İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma, ilerleyici bacak güçsüzlüğü, parmak ucu ya da topukta yürüyememe, travma sonrası gelişen ağrı, gece artan veya gün içinde hiç azalmayan ağrı gibi durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.