Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Doğru Beslenme

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Doğru Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğru Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzmanlar uyarıyor: "İlk süt dişinden itibaren fırçalama başlamalı" Haber

Uzmanlar uyarıyor: "İlk süt dişinden itibaren fırçalama başlamalı"

Çocuklarda ağız ve diş sağlığının önemine dikkat çeken uzmanlar, doğru beslenme ve ağız hijyeni alışkanlıklarının erken dönemde oluşturulmasının ilerleyen süreçlere büyük katkı sunduğunu aktardı. Sık tüketilen şekerli ürünlerin, gazlı içeceklerin çürük riskini artıran faktörler arasında olduğunu söyleyen Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nden Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) Uzmanı Dt. Gözde Karaçor, önemli uyarılarda bulundu. "Şeker tüketimini minimuma indirmek çok önemli" Sağlıklı beslenmenin ağız ve diş sağlığına önemli etkisi olduğunu, çocukların diş fırçalama işlemini tamamen kendi yapabilir duruma gelene kadar ebeveynlerinin destekte bulunması gerektiğini söyleyen Dt. Gözde Karaçor, "Çocuklarda diş fırçalama rutini tamamen çocukların kendi sorumluluğuna bırakılmamalı. Sabah akşam, günde 2 kez, florlu diş macunlarıyla fırçalanmalı. Bir çocuğu 3 ayda bir görmek isterken başka bir çocuğu senede bir görmek yeterli olabiliyor. Çocuklarda sadece tüketilen şekerin miktarı değil kullanım sıklığı da çok önemli oluyor, şeker tüketimini minimuma indirmek çok önemli. Meyve sularını kutu kutu içmek yerine meyveyi ayrı yemek, içecek olarak suyu temel almak, asitli içeceklerden de uzak durmak çok önemli. Sürekli ketçap, mayonez, kızartma, patatesler, hamburgerler hem besleyicilik açısından yararlı değil çocuklar için hem de çürük risk oranını artırıyor" dedi. "Süt dişlerinin önemini yeterince kavrayamadıklarını düşünüyorum" Çocuklarda kimi zaman şikayet olmasa bile bazı diş problemlerinin olabileceğini belirten Dt. Karaçor, düzenli kontrolün önemine değindi. Sağlıklı bir ağız yapısının çocuğun rahat beslenmesi, konuşmasının yanı sıra rahat bir okul yaşamı geçirmesini sağladığını söyleyen Karaçor, "Süt dişlerinin önemini yeterince kavrayamadıklarını düşünüyorum. Ne zamanki o dişler ağrıya, enfeksiyona neden olabilmekte, okulundan, uykusundan geri kaldığında veliler ancak o aşamada çocukları getiriyor. Velilerin gözden kaçırabildiği, anlayamadığı, gizli çürükler de olabilmekte, röntgenle görebilmekteyiz. Çocuklar rutin olarak getirildiğinde minimal, koruyucu şekilde yapabileceğimiz tedaviler, ihmal edildiğinde ise kaplama, çekimler gibi durumlar gerekebilmekte. Tedavi süreleri uzuyor, ne kadar periyodik olarak gelirlerse çözümü de o kadar kolay olur" şeklinde konuştu. "Kalıcı dişlerin düzgün sıralanmasını engellemekte" Sözlerini sürdüren Dt. Karaçor, "Süt dişlerinin erken kaybında mevcut yeri korumak için uygun şekilde ölçü alıp yer tutucu yapmazsak bu sefer dişler boşluğa doğru kayabilmekte ve alttan gelecek kalıcı dişlerin de düzgün sıralanmasını engellemekte. Böyle bir durum olduğunda çocuğun ileriki yaşlarda kesinlikle ortodontik tedavi görmesi gerekecek, dişlerini düzgün şekilde kapatamayacak, dişleri sıralanamayacak. İlk süt dişinden itibaren mutlaka diş fırçalamaya başlanmalı, bu da tahmini olarak 6 aya denk geliyor. Ağza küçük küçük miktarda sürekli atıştırmalıklar koymak ağızdaki o çürüğe yönelik ortamı gün boyuna yaymak demek oluyor. Belli bir zamanda, sınırlı bir sürede tüketip sonrasında sonlandırmak çok önemli. Gofretimsi, jelibon gibi yapışkanlı, uzun süreli dişte kalan gıdalar çürüğe çok büyük zemin hazırlamakta. Çocukların okula düzgün şekilde gidebilmesi, geri kalmaması için bile bunlar elzem" diye konuştu.

ESTETİKTE YENİ AKIM: KIRIŞIKLIK GELMEDEN ÖNLEM Haber

ESTETİKTE YENİ AKIM: KIRIŞIKLIK GELMEDEN ÖNLEM

Sorunları ortaya çıktıktan sonra çözmek yerine oluşmadan engellemeyi hedefleyen bu yaklaşım, özellikle genç yaş grubunda giderek daha fazla ilgi görüyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medikal Estetik Uzm. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, estetikte yaşanan bu değişimini, “Artık hedefimiz oluşmuş kırışıklıkları gidermek değil, o kırışıklıkların oluşmasını geciktirmek. Önleyici estetik, kişinin kendi doğal yapısını koruyarak sağlıklı ve dengeli bir şekilde yaş almasını sağlar” diyerek özetledi. Op. Dr. Kuzukıran, “Erken dönemde yapılan küçük ve doğru müdahaleler, ilerleyen yaşlarda çok daha büyük işlemlere duyulan ihtiyacı azaltır. Bu yaklaşım aslında estetikte koruyucu hekimliğin karşılığıdır” dedi. Kişiye Özel “Cilt Stratejisi” Önleyici estetiğin, tek bir uygulamadan ibaret olmadığını, kişiye özel planlanan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu ifade eden Medikal Estetik Uzm. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, düşük dozlu ve stratejik dokunuşlarla mimik çizgilerinin derinleşmesi engellenirken, kollajen üretimini artıran lazer ve radyofrekans uygulamaları ile cildin gençlik kapasitesi korunduğunu dile getirdi. Cildin nem dengesini destekleyen vitamin içerikleriyle daha canlı bir görünüm hedeflendiğini ifade eden Op. Dr. Kuzukıran, tüm bunlara ek olarak, düzenli güneş koruması, antioksidan içerikli cilt bakımı ve doğru beslenme alışkanlıkları da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak öne çıktığını dile getirdi. Op. Dr. Kuzukıran açklamasında, “Önleyici estetik yalnızca klinikte yapılan işlemlerden ibaret değildir. Güneşten korunma, doğru cilt bakımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla desteklenmesi gerekir. Bu bir yaşam tarzıdır” ifadelerini kullandı. Doğal Görünümün Anahtarı Medikal Estetik Uzm. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “İyi planlanmış bir önleyici estetik sürecinde kimse size ‘estetik yaptırdın mı?’ diye sormaz. Bunun yerine ‘ne kadar iyi görünüyorsun’ yorumunu alırsınız. Çünkü biz yüzü değiştirmiyoruz, en iyi halini koruyoruz” şeklinde konuştu. Erken yaşta yapılan küçük dokunuşların ilerleyen yıllarda daha büyük cerrahi müdahalelerin önüne geçebildiğini ifade eden Op. Dr. Nuray Kuzukıran sözlerini şöyle tamamladı: “Estetik artık bir onarım süreci olmaktan çıkıp, uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Sonuç olarak, önleyici estetik yaklaşımıyla güzellik algısı yeniden tanımlanıyor. Zamanı geri almak yerine onunla uyum içinde ilerlemek, modern estetiğin en güçlü mottosu olarak öne çıkıyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.