Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Diyalog

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Diyalog haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyalog haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan NATO Zirvesi’nde yoğun diplomasi trafiği Haber

Erdoğan’dan NATO Zirvesi’nde yoğun diplomasi trafiği

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Liderler Zirvesi kapsamında yürüttüğü diplomasi trafiğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Duran, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen temaslar kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile bir araya geldiğini belirtti. Görüşmelerde ikili ilişkilerin geliştirilmesi, savunma sanayiinde iş birliğinin artırılması, ticaret, enerji ve güvenlik alanlarındaki ortak çalışmaların yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiğini aktaran Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin barış odaklı dış politika yaklaşımını bir kez daha vurguladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İran-ABD arasındaki sürecin diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması yönündeki kararlı tutumunu liderlerle paylaştığını belirten Başkan Duran, savunma sanayiinde iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mesajların da görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldığını kaydetti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, zirve dolayısıyla Ankara'da bulunan devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resepsiyon ve resmî akşam yemeği verdi. Duran, programın liderler arasındaki diyaloğun güçlenmesine ve müttefikler arasındaki dayanışmanın pekişmesine katkı sunduğunu ifade etti. Burhanettin Duran, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde diplomasi merkezli dış politika anlayışını sürdürerek müttefikleriyle iş birliğini geliştirmeye ve bölgesel ile küresel barışa katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı.

İran-ABD teknik görüşmeleri önümüzdeki hafta yeniden başlayacak Haber

İran-ABD teknik görüşmeleri önümüzdeki hafta yeniden başlayacak

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Andrabi, başkent İslamabad'da haftalık basın toplantısını gerçekleştirdi. Andrabi, ABD ve İran arasındaki teknik görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlayacağını belirtti. Andrabi, görüşmelerin 30 Haziran Salı günü yeniden başlayabileceğini, pazartesi veya çarşamba günlerinin de muhtemel başlangıç tarihleri olabileceğini aktardı. Andrabi, "Mutabakat zaptı ve İsviçre görüşmesi, anlaşmazlıkların ve çatışmaların barışçıl bir şekilde çözümü için en etkili araç olarak diyalog ve diplomasiye olan inancımızı pekiştiriyor. Görüşme, iki tarafın mutabakat zaptının uygulanmasının çeşitli yönleri konusunda bir anlayışa varmasına yardımcı olma açısından başarılı oldu" dedi. İsviçre'deki görüşmelerin sonuçlarına değinen Andrabi, başmüzakerecilerin arabuluculuk için siyasi denetim amacıyla kurulan üst düzey komiteye düzenli olarak rapor vereceğini ve nükleer konular, yaptırımlar, izleme ve anlaşmazlık çözümü üzerine odaklanan çalışma gruplarına başkanlık edeceğini söyledi. Andrabi, "60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılması yönünde bir yol haritası üzerinde mutabakata varıldı" diye konuştu. Andrabi tarafların ayrıca, özellikle Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla yanlış anlaşılmaları önlemek için bir iletişim kanalı kurma konusunda da anlaştıklarını sözlerine ekledi. Andrabi, Lübnan hükümetini ve arabulucuları içeren bir çözüm merkezi oluşturulmasının kararlaştırıldığını aktardı.

Başkan Aydın muhtarlarla ortak akıl buluşmasında bir araya geldi Haber

Başkan Aydın muhtarlarla ortak akıl buluşmasında bir araya geldi

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi ilçesinde görev yapan mahalle muhtarlarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. "Ortak Akıl Birlikte Yönetim" anlayışıyla düzenlenen Muhtarlar Buluşması, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı buluşmada Başkan Erkan Aydın, muhtarlarla yakından ilgilenerek, mahallelerde yaşanan sorunları ve talepleri dinledi. Program boyunca muhtarlarla birebir sohbet eden Başkan Aydın, yerel yönetim anlayışında diyalog ve iş birliğinin önemine dikkat çekti. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Başkan Aydın, muhtarlarla düzenli olarak bir araya gelmeye özen gösterdiklerini belirtti. Son olarak Ramazan ayında iftar programında buluştuklarını hatırlatan Başkan Aydın, "Diyalog bu işin en temeli. Siyasette de, insan ilişkisinde de, hizmet üretmede de, ailede de, ticarette de bu iş diyalogla başlıyor, diyalogla bitiyor. Ülkenin içinde olduğu durumları anlatmaya gerek yok, herkes yakından izliyor, dolayısıyla bu şartlar içerisinde maksimum hizmet ve bu hizmeti vatandaşla buluşturmak hepimizin ortak gayesi" diye konuştu. Osmangazi ilçesinde 1 milyona yakın vatandaşın bulunduğunu ve hizmetlerin durmaksızın süreceğini belirten Başkan Erkan Aydın, konuşmasına şöyle devam etti: "Osmangazi’de yaşayan 1 milyona yakın yurttaşın sorunları da, dertleri de, talepleri de bitmeyecek. Nasıl bugüne kadar bitmediyse, ne kadar çok hizmet yaparsanız, o kadar çok yere ulaşırsınız, o kadar çok talep geliyor. İşin doğası bu. Bundan da şikayetçi değiliz, biz zaten bunun için göreve geldik. Derdimiz de zaten bunu yapmak. Her gün onlarca taleple karşılaştığımız için belli bir takvime yaymak zorundayız. Bunun hemen düğmeye basarak olamayacağını en iyi sizler biliyorsunuz. Sizin de belediye harici taleplerde yapabilecekleriniz, imkanlarınız belli, yapamayacaklarınız belli. Buna rağmen maksimum derece imkanları kullanarak hizmetleri yaparken sizlerle bir araya gelelim anlatalım. 40’a yakın mahallemizde mahalle buluşması yaptık. Biz bir gün önceden önce arıyoruz muhtarı, bir saat gelelim dinleyelim, oradaki vatandaş bize anlatsın, yerinde görelim, eksik ne bilelim, ona göre de aksiyon alalım diye. Bu süreci belediye binasında oturarak değil, devamlı vatandaşın içerisinde mahallede, çarşıda, pazarda yönetme gayretindeyiz. Dolayısıyla hep birlikte içerisinde bulunduğumuz süreci yöneteceğiz, sizler bize el edeceksiniz, biz elimizdeki imkanları seferber edeceğiz. 1 milyona yakın Osmangazi’deki yurttaşın sorunlarını hep birlikte çözmek için mesai harcayacağız." Herkesin endişesinin Bursalılara hizmet üretmek olduğunu dile getiren Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer de, "Belediyelerimizden, başkanlarımızdan, meclis üyelerimizden ricamız diyalog kurabilmek. Diyalog kurabildiğimizde birçok şeyi aşabiliriz, çözülemeyecek konular da minimalize olur. Her şeyin çözülemeyeceğini hepimiz biliyoruz, sınırlı kaynaklarla sınırsız talepleri karşılamak, ehemi mühime tercih ederek önceliklendirmek çok daha doğru olur" şeklinde konuştu. Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı ise yaptığı konuşmada, Başkan Aydın’ın muhtarlara karşı oldukça hassas davrandığının altını çizerek, gerçekleştirdiği mahalle buluşmalarının vatandaşlar nezdinde karşılık bulduğunu ve yerel yönetim ile mahalleler arasındaki iletişimi güçlendirdiğini ifade etti. Konuşmaların ardından soru-cevap bölümünde Başkan Erkan Aydın, muhtarların talep ve önerilerini dinledi. Başkan Aydın, gündeme getirilen konuların belediyenin imkanları çerçevesinde en kısa sürede değerlendirileceğini ifade etti.

Pakistan Başbakanı Şerif: "Görüşmelerde umut verici ilerlemeler kaydedilmiştir" Haber

Pakistan Başbakanı Şerif: "Görüşmelerde umut verici ilerlemeler kaydedilmiştir"

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif dün İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında yapılan ABD-İran müzakerelerinin 1. turuna ilişkin açıklama yaptı. Müzakerelerde arabulucu rolünde bulunan Pakistan Başbakanı Şerif, "İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde oluşturulan Yüksek Düzeyli Komite’nin ilk toplantısı İsviçre’nin Bürgenstock kentinde başarıyla tamamlanmıştır. Görüşmeler olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştirilmiş ve 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılması için yol haritası üzerinde mutabakat sağlanması, siyasi denetim sağlayacak bir Yüksek Düzeyli Komite kurulması ve daha fazla teknik görüşmelere başlanması dahil olmak üzere umut verici ilerlemeler kaydedilmiştir" dedi. "Şartların oluşturulmasına destek sağlayan kardeş ülke Katar’a şükranlarımı sunuyorum" ABD ve İran’ın sorunları diplomasi yoluyla çözme çabasını olumlu bulduğunu belirten Şerif, "Bu tarihi sürecin ilerlemesine değerli katkılar sunan tüm kardeş ve dost ülkelere teşekkür ediyorum. Özellikle bu müzakerelerin ilerlemesi için gerekli şartların oluşturulmasına destek sağlayan kardeş ülke Katar’a şükranlarımı sunuyorum. Görüşmelere ev sahipliği yaparak kolaylaştırıcı rol üstlenen İsviçre hükümetine de teşekkür ederim. Bu sürecin başarısında yorulmadan çalışan ve çabalarıyla büyük katkı sağlayan Tümgeneral Asim Munir’i özellikle takdirle anıyorum. Onun adanmışlığı, kararlılığı ve azmi olmasaydı bu ilerleme mümkün olmazdı" diye konuştu. Dışişleri Ofisi ekibiyle birlikte yürüttüğü diplomatik çabalar için Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed Ishaq Dar’a da teşekkür eden Şahbaz Şerif, "İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi’nin de bu görüşmelerin başarısına yaptığı büyük katkıyı takdir ediyorum. Pakistan, barışçıl ve kalıcı bir çözüm için diyalog ve diplomasiyi ilerletme yönündeki dürüst ve samimi rolünü sürdürmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet ve hükûmet başkanlarıyla yaptığı telekonferans görüşmesine ilişkin açıklama İletişim Başkanlığı'ndan geldi. ABD Başkanı Donald Trump ve birçok mevkidaşıyla telekonferans yoluyla görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşme yaptığı liderler arasında Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Orta Doğu'daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede, Türkiye'nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesini savunduğunu, İran'la diplomatik sürecin ABD Başkanı Trump'ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğunu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını, Türkiye'nin bölgenin tümünde barışın hâkim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ettiğini ve adil bir barışın kaybedeni olmayacağını vurguladı.

Bakan Fidan: "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde" Haber

Bakan Fidan: "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) teması, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" olarak belirlendi. 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumun ikinci gününde, ADF Sohbetleri kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun her geçen yıl daha da önem kazandığını belirterek, forumun özellikle bölgesel meselelerin ele alınması bakımından ayrı bir zemin sunduğunu söyledi. "Antalya Diplomasi Forumu bölgemiz için eşsiz bir fırsat" Antalya Diplomasi Forumu’nun dünya siyasetinde daha etkili bir yer edinmeye başladığını kaydeden Fidan, "Antalya Diplomasi Forumu her geçen yıl çok verimli bir yönde gelişiyor; katılımcı sayısı da, ele alınan konu başlıklarının sayısı da artıyor ve dünya siyasetinde çok daha etkili bir yer edinmeye başlıyor. Aslında Antalya Diplomasi Forumu ile yapmaya çalıştığımız şey, bu platformu özellikle bölgesel meselelerimiz açısından öne çıkarmaktır" ifadelerini kullandı. Dünyadaki benzer platformlarda çoğunlukla küresel ve Batı merkezli sorunların ele alındığını belirten Fidan, "Bölgesel meseleler, özellikle bizim bölgemizle çok yakından ilgili konular, belki Ukrayna meselesi dışında, derinlemesine tartışılmıyor. Ama bunun dışında, örneğin Orta Doğu, Kuzey Afrika, hatta Balkanlar ve Akdeniz’e ilişkin meselelerde çok fazla platform görmüyoruz. Bu bakımdan Antalya Diplomasi Forumu’nun bölgemiz için bölgesel tartışmalar yürütme, bölgesel çözümler ve fikirler ortaya koyma açısından eşsiz bir fırsat sunduğunu düşünüyorum" dedi. "Diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var" Uluslararası sistemde çok taraflılığın ve kurallara dayalı yapının zayıfladığını belirten Fidan, mevcut dönemde diplomasinin daha da hayati hale geldiğini söyledi. Fidan, "Diplomasinin her zamankinden daha ilgili ve her zamankinden daha gerekli olduğu bir dönemdeyiz. Çünkü çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çöktüğünü gördüğümüz bir çağda, çok daha fazla diyaloğa ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu. Yerleşik bir sistemin işlediği dönemlerde devletlerin daha az temas ihtiyacı hissettiğini, ancak sistemin zayıfladığı anlarda koordinasyonun zorunlu hale geldiğini belirten Fidan, "Uluslararası sistemin çökmekte olduğunu ve hukuksuzluğun ortaya çıktığını gördüğünüzde, daha fazla koordinasyona başlamanız gerekir. Diğer taraflarla daha fazla iletişim kurmanız gerekir; aksi halde ezilirsiniz ve kendinizi bir kazanın içinde bulabilirsiniz" dedi. Soğuk Savaş sonrasındaki dönemin 1990’lardan itibaren değişmeye başladığını, 2010-2011 sonrasının ise "serbest düşüş" dönemi olduğunu söyleyen Fidan, insanlığın artık yıkım ve savaş yaşandıktan sonra öğrenen bir döngüden çıkması gerektiğini vurguladı. "Bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim" Fidan, Orta Doğu başta olmak üzere Türkiye’nin çevresindeki bölgelerde uzun süredir güç siyasetinin belirleyici olduğunu belirterek, bunun ciddi yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini ifade etti. Fidan, savaşların sadece bölgeyi değil, kısa sürede diğer ülkeleri de olumsuz etkilediğini kaydederek, "Ne yazık ki bizim bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim durumda. Bu yüzden bir tür düzen getirmemiz gerekiyor. Çünkü sorunları çözmenin eski yöntemi, çoğu zaman savaşı içeriyor ve bu da bize yardımcı olmuyor" şeklinde konuştu. Bölgede kalıcı istikrarın temel şartının egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve güvenliğe saygıdan geçtiğini söyleyen Fidan, "Bakın, her ulusun kendi sınırı var. Dolayısıyla hiçbir ülke başka bir ülkenin toprağının peşinde değil; İsrail hariç. İsrail yayılmacı politikaların peşinde. Ama İsrail dışında, bölgedeki ülkelerin kendi sınırları, kendi bayrakları ve kendi devletleri var. O halde, bölgede diğer ulus devletlerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine, emniyetine ve güvenliğine saygı duyduğumuz sürece, bu çok temel bir başlangıç noktasıdır. Bence sorunların yüzde 80’inden fazlasını çözeriz" ifadelerini kullandı. "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz" Türkiye’nin bölgesel krizlerdeki yaklaşımını da anlatan Fidan, diplomasinin çatışmalarda tüm taraflarla temas kurmayı zorunlu kıldığını vurguladı. Fidan, "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz. Savaşta taraf tutmanız gerekir; ama diplomaside çatışmaya dâhil olan her tarafla, bütün taraflarla temas kurmanız gerekir. Bizim için başlangıç noktası budur" dedi. Bölgede dış politika önceliklerinin savaşların önlenmesi ve süren çatışmaların sonlandırılması olduğunu belirten Fidan, "Bölgede dış politika önceliğimiz ise savaşların patlak vermemesini sağlamak, eğer süren bir çatışma varsa bunun durdurulması ya da sona erdirilmesidir. Bölgemizde ticaretin, kalkınmanın, emniyetin, güvenliğin ve istikrarın mümkün olmasının tek yolu budur" diye konuştu. Türkiye’nin Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar çok sayıda kriz alanında yoğun çaba yürüttüğünü söyleyen Fidan, "İşte bu nedenle bölgemizde hâlihazırda süren yangınları söndürmek için çok yoğun çalışıyoruz; Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar, gerekirse zaman zaman Balkanlar’da da devreye giriyoruz" dedi. "İran’daki savaş, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itti" Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, sürecin inişli çıkışlı seyrettiğini ancak tarafların ve arabulucuların görüşmeleri sürdürme iradesini koruduğunu söyledi. Fidan, "Ne yazık ki Ukrayna-Rusya savaşı inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Ancak olumlu olan taraf şu ki, her iki tarafın ve arabulucuların en azından süreci sürdürme konusunda hâlâ istekli olduğunu görüyoruz. Bu hepimiz için büyük bir artı" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin tarafları ateşkes ve kalıcı çözüme yönlendirmeye çalıştığını belirten Fidan, Ukrayna’daki savaşın büyük bir yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini söyledi. Fidan, "Şu anda Ukrayna görüşmeleri bakımından karşı karşıya olduğumuz tek olumsuzluk, İran’daki savaştır. Bu durum, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itmiş durumda. İnşallah, İran’la ilgili ateşkes ya da barış anlaşması sağlanır sağlanmaz, dikkatimizi derhal yeniden Ukrayna görüşmelerine çevireceğiz. Bu çok önemli. O meseleye olan odağımızın kaymasına izin veremeyiz" dedi. Söz konusu savaşın yalnızca iki ülkeyi değil, bölgesel ve küresel dengeleri de etkilediğini vurgulayan Fidan, tırmanma riskine de dikkat çekti. "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde" İsrail’in uzun süredir kendi güvenliğini gerekçe göstererek uluslararası kamuoyunda bir algı oluşturduğunu belirten Fidan, son yıllarda bunun arkasında daha fazla toprak hedefinin bulunduğunun netleştiğini söyledi. Fidan, "İsrail, uluslararası alanda, kendi güvenliğinin peşinde olduğu yönünde bir yanılsama oluşturdu. Ancak özellikle son yıllarda çok daha net hale geldi ki, bu kavramın altında İsrail’in peşinde olduğu şey daha fazla topraktır. Gerçekte olan budur. İsrail kendi güvenliğinin peşinde değil; daha fazla toprağın peşinde. Güvenlik, Netanyahu hükümeti tarafından daha fazla toprağı işgal etmek için bir gerekçe olarak kullanılıyor" diye konuştu. Bu sürecin Filistin topraklarından başladığını, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ten Lübnan ve Suriye’ye uzanan bir yayılmacılık politikası izlendiğini belirten Fidan, "Bu, bölgede süregelen bir işgal ve yayılmacılık politikasıdır. Bence bunun durması gerekiyor" dedi. İsrail’in ancak diğer ülkelerin güvenlik, egemenlik ve özgürlüklerine saygı göstermesi halinde bölgede kalıcı barış içinde yaşayabileceğini vurgulayan Fidan, "İsraillilerin daha fazla toprak elde etmeye dönük yayılmacı politikaları, bölgesel ölçekte çok büyük bir sorun oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Avrupa Birliği, İsrail’i sınırlamak için daha fazlasını yapmalı" İsrail’e verilen Batı desteğinin meseleyi daha da karmaşık hale getirdiğini belirten Fidan, özellikle Avrupa Birliği’nin son dönemde bazı adımlar atsa da bunun yeterli olmadığını söyledi. Fidan, "Avrupa’nın, Avrupa Birliği olarak ve kurumsal bir yapı olarak bir araya gelmesi, kendi gücünü gerçekten İsrail’in bölgesel ve küresel güvenliği istikrarsızlaştıran eylemlerini sınırlamak için kullanması gerekiyor. Şu anda Avrupa Birliği’nden görmediğimiz şey tam olarak budur" dedi. Batı Şeria’daki bazı aşırı yerleşimcilerin yaptırım listesine alınmasını hatırlatan Fidan, buna rağmen İsrail’in işgal, saldırı ve insani hukuk ihlalleri karşısında daha güçlü adımlar gerektiğini söyledi. Fidan, "İsrail’in bölgede nasıl davranması gerektiğini gerçekten sağlamak için daha fazlasını yapmaları gerekiyor. Soykırım işlemeyi durdurmalı. Yerleri işgal etmeyi durdurmalı. Batı Şeria ve Gazze’de olduğu gibi başkasına ait toprakları çalmayı durdurmalı" ifadelerine yer verdi. "Gazze Planı’nın ilk aşamasındaki insani yükümlülükler yerine getirilmedi" Gazze’deki son duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, geçen yıldan itibaren Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin ABD ile birlikte Gazze Barış Planı’na öncülük ettiğini söyledi. Planın savaşın durdurulmasında etkili olduğunu belirten Fidan, "Geçen yıldan itibaren, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir dizi ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte hareket ederek Gazze Barış Planı’na öncülük etti. Bu da Gazze’de savaşı durdurmayı mümkün kıldı. Özellikle o zamana kadar aktif bir soykırım söz konusuydu. Şimdi İsrailliler Gazze halkını hâlâ kasıtlı olarak öldürüyor, ancak en azından kitlesel öldürme düzeyi durdu" dedi. Planın aşamalardan oluştuğunu kaydeden Fidan, şu anda Kahire’de devam eden görüşmelerde birinci aşamanın performansının değerlendirildiğini ve ikinci aşamaya geçiş zemininin ele alındığını ifade etti. Fidan, "Her iki taraf da farklı şeyler ileri sürüyor. Ancak genel olarak şunu söyleyebilirim: Özellikle anlaşmanın insani boyutu söz konusu olduğunda, İsrail’in birinci aşamayla ilgili yükümlülüklerini fiilen yerine getirdiğini görmedik" diye konuştu. İlk aşamanın gerekleri arasında daha fazla insani yardım, tıbbi destek, barınak girişine izin verilmesi ve Filistin teknik komitesinin Gazze’de çalışmaya başlamasının yer aldığını söyleyen Fidan, "Daha fazla insani yardıma, daha fazla tıbbi yardıma ihtiyacımız var. Barınakların içeri sokulmasına izin verilmesi gerekiyor. Filistin teknik komitesinin Gazze’de kendi çalışmalarına başladığını görmemiz gerekiyor; ancak henüz başlamış değiller. Gazze’ye girişlerine izin verilmiyor. Bunlar birinci aşamanın gerekleridir" dedi. Fidan, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinin ardından ikinci aşamaya geçilerek daha somut sonuçların görülebileceğini belirterek, "Ama şu anda insani durum, birinci aşama şartlarının gerektirdiği şekilde tam anlamıyla ele alınmıyor. Şu an bulunduğumuz nokta budur. Ve umarım Kahire’de devam eden görüşmeler, inşallah, olumlu bir sonuç verecektir" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.