Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dışişleri Bakanı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dışişleri Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dışişleri Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "ABD güçlerini bölgeden çıkarma zamanı çoktan geldi" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "ABD güçlerini bölgeden çıkarma zamanı çoktan geldi"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin bölgedeki varlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Suudi Arabistan’a mesaj verdi. Arakçi, "İran, Suudi Arabistan Krallığı’na saygı duyuyor ve onu kardeş bir ülke olarak görüyor. Operasyonlarımız, ne Araplara ne de İranlılara saygı duyan ve bölgede güvenlik sağlayamayan saldırgan düşmanlara yöneliktir" ifadelerini kullandı. Arakçi, ayrıca paylaşımında, Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısında hasar gördüğü öne sürülen E-3 Sentry tipi erken uyarı (AWACS) uçağına ait bir fotoğrafı da paylaşarak, "Onların hava kuvvetlerine neler yaptığımıza bakmanız yeterli. ABD güçlerini bölgeden çıkarma zamanı çoktan geldi" ifadelerini kullandı. ABD’nin stratejik uçakları hasar görmüştü Wall Street Journal gazetesinin (WSJ), ABD’li ve Arap yetkililere dayandırdığı haberinde, geçtiğimiz cuma günü Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısında ABD’ye ait bazı stratejik uçakların hasar gördüğü belirtilmişti. Haberde, ABD envanterinde bulunan E-3 Sentry tipi erken uyarı (AWACS) uçağının da zarar gören unsurlar arasında yer aldığı, aynı saldırıda ABD’ye ait yakıt ikmal uçaklarının hasar gördüğü ve 12 askerin yaralandığı ifade edilmişti.

Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama! Haber

Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama!

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgesel gerilim, suikastlar, ateşkes tartışmaları ve İran’ın nükleer doktrinine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin saldırılarda hayatını kaybetmesine değinen Arakçi, ABD ve İsrail’e tepki göstererek, "ABD ve İsraillilerin şu gerçeği neden hala anlamadıklarını bilmiyorum. İran İslam Cumhuriyeti; yerleşik siyasi, ekonomik ve sosyal kurumlara dayanan güçlü bir siyasi yapıya sahiptir. Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" ifadelerini kullandı. "Herkes hedef alınabilir" Suikasta uğrama ihtimaline ilişkin bir soruya yanıt veren Arakçi, son gelişmelere dikkat çekerek "Herkes hedef alınabilir. Düşmanların hiçbir yer ya da kişiyi hedef almaktan çekinmediğini gördük. Şu ana kadar 53 hastane ve çok sayıda okul hedef alındı. Banka şubeleri ve birçok konut binası da vuruldu. Siyasi şahsiyetler, siviller, bilim insanları ve üniversite hocaları da hedef alındı. Hatta dışişleri bakanı da hedef olabilir. Ancak biz ülkemizin hedefleri ve çıkarları için çalışıyoruz. Gerekirse bu hedefler uğruna canımızı da feda ederiz" dedi. "Savaşı biz genişletmedik" ABD’yi bölgedeki gerilimin tırmanmasından sorumlu tutan Arakçi, "Biz savaşı genişletmedik, bu zaten savaşın doğasında olan bir durum ve bunu daha önce bölgedeki dostlarımıza da açıkça söylemiştik. ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamadığı için, karşılık olarak bölgedeki askeri üslerini ve askeri varlıklarını hedef almak zorunda kalıyoruz. Ancak bu varlıklar ne yazık ki bölgeye yayılmış durumda ve dost ülkelerin topraklarında bulunuyor" dedi. "Sivil hedefleri vurmadık" İran’daki sivil yerleşimlere yönelik saldırılara dikkat çeken Arakçi, "Dünyanın İran’daki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar hakkında neden sessiz kaldığına şaşırıyorum. Kesinlikle komşu ülkelerde sivil hedefleri hedef almadık. Bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar yaşanmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi. Kendimizi yalnızca düşmanın resmi üsleriyle sınırlamadık. ABD güçlerinin bulunduğu her yer ve onlara ait tüm tesisler hedef alındı. Bu noktaların bazıları şehir merkezlerine yakın olabilir ve bu bizim değil, ABD’nin sorumluluğudur. ABD, kendi güçlerini askeri üslerden çıkararak şehir içindeki otellere taşıdı. Genel olarak bölgeyi bu duruma getiren de ABD’nin bu tutumudur" ifadelerini kullandı. "Özür dilemek güç ve onur göstergesidir" Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşu ülkelere yönelik özür mesajına değinerek, "Pezeşkiyan son derece açık konuştu. Bizim ülkemizde özür dilemek güç ve onur göstergesidir ve bundan çekinmeyiz. Pezeşkiyan’ın bölge halkına yönelik özrü, onların karşı karşıya olduğu zor şartlara duyulan saygının bir ifadesidir. ABD bize saldırdı, biz de karşılık verdik ancak buna rağmen zarar gören bölge halkından özür diledik. Bu da sistem içinde herhangi bir görüş ayrılığı olmadığını göstermektedir" dedi. "Trump’ın açıklamaları diyalog ortamını zedeledi" Pezeşkiyan’ın açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımına tepki gösteren Arakçi, "ABD Başkanı, bu özrü zayıflık olarak değerlendirdi ve İran’ın yenildiğini iddia etti. Üstelik bunu son derece hakaret içeren bir dil kullanarak yaptı. Trump’ın bu paylaşımı, İran ile bölge ülkeleri arasında oluşabilecek yeni bir diyalog ve yumuşama ortamını daha baştan engelledi" dedi. "Bu savaş ABD’nin tercihidir" Arakçi, mevcut savaşın sorumlusunun ABD olduğunu yineleyerek, "ABD, sadece kendi halkına değil bizim halkımıza, bölge halkına ve hatta gelecekte tarihe karşı da hesap vermelidir. Bu, ne bizim ne ABD halkının ne de bölgenin savaşı değil. Bu ABD’nin kendisinin seçtiği bir savaştır" şeklinde konuştu. "Halkımızın canını riske atamayız" İran’ın önceliğinin kendi halkının güvenliği olduğunu vurgulayan Arakçi, "Halkımız bizim en büyük dayanağımızdır. Hata yapan dostlarımız uğruna kendi halkımızın canını riske atamayız. Dostlarımız son 47 yılda ABD’ye askeri üsler sağladı ve bizim düşmanımız olan ABD ile yakın ilişkiler kurdu. ABD’ye çeşitli destekler sundular ve bunu hala sürdürüyorlar. Bazı dostlarımız ise İslam dünyasının en büyük düşmanı olarak gördüğümüz İsrail ile ilişki kurdu. Hatta bugün dahi bazı ülkeler topraklarının bize karşı kullanılmasına izin veriyor. Umarım dostlarımız 47 yıldır dost ve komşu olduğumuzu ancak bazı adımların bizi bugün bulunduğumuz noktaya getirdiğini anlarlar" dedi. "Ateşkese değil, savaşın bitmesine inanıyoruz" ABD ile muhtemel ateşkese ilişkin de konuşan Arakçi, "Biz ateşkese inanmıyoruz, savaşın sona ermesine inanıyoruz. Bu da savaşın tüm cephelerde tamamen bitmesi anlamına gelir. Bölgede kalıcı barışın sağlanması için savaş meselesinin bir kez ve tamamen çözülmesi gerekiyor. Lübnan’da, Yemen’de, Irak’ta, İran’da ve diğer bölge ülkelerini de kapsayan barışın tesis edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Nükleer doktrinimiz barışçıldır" İran’da yeni dini liderle birlikte nükleer doktrinin değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, "İran’ın nükleer doktrini her zaman barışçıl bir doktrin olmuştur. Biz her zaman olduğu gibi bundan sonra da nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanmak için çaba göstermeye devam edeceğiz. Fetva, onu veren kişiye bağlıdır. Yeni liderin bu konudaki fıkhi ya da siyasi görüşü hakkında şu an bir değerlendirme yapabilecek konumda değilim. Benim kanaatim, bu görüşün önceki politikalarımızdan çok farklı olmayacağı yönünde ancak net bir değerlendirme için liderin görüşünü açık şekilde ortaya koymasını beklemek gerekir. Zaten kendisinin sağlık durumu tamamen iyi ve süreci kontrol altında tutuyor" şeklinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran takvimine göre yılın son haftasında düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçen yılın İran için zor ancak gurur verici bir yıl olduğunu belirten Arakçi, "Bana göre geçtiğimiz yıl İran tarihinde benzersiz bir yıl oldu. İki savaş yaşadık. Birini geride bıraktık, diğeri ise devam ediyor. Ayrıca birçok şehit verdik. Ancak aynı zamanda gurur, onur ve iftiharla dolu bir yıl oldu. Düşmanların şartsız teslimiyet talebiyle başlattığı bir savaşla karşı karşıya kaldık, ancak 12 günün sonunda bu kez kendileri şartsız ateşkes istemek zorunda kaldı. Aynı senaryo bu kez daha büyük bir şiddet ve güçle yeniden tekrarlandı. Tüm imkanlarını seferber ederek bu kez o sonucu elde etmeye çalıştılar" dedi. "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır" Hürmüz Boğazı'na ilişkin de konuşan Arakçi, "Bugün, savaşın başlamasından yaklaşık 15 gün sonra, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için dün düşman saydıkları kişilere başvuruyorlar. Diğer ülkelerden gelip Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasına yardım etmelerini istiyorlar. Hürmüz Boğazı açık ancak düşmanlarımıza, yani ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır" İfadelerini kullandı. "Ateşkes talebinde bulunmadık" İran'ın direnişi sürdüreceğini vurgulayan Arakçi, "ABD'ye hiçbir mesaj göndermedik ve ateşkes talebinde bulunmadık. Ancak bu savaş bir daha tekrarlanmayacak şekilde sona ermelidir. Ateşkes istemediğimizi söylememizin nedeni savaşa hevesli olmamız değildir. Bu kez savaş, düşmanlarımızın bu saldırıları ve saldırganlıkları bir daha tekrarlamayı akıllarından bile geçiremeyecekleri şekilde sona ermelidir. Sanırım şimdiye kadar iyi bir ders aldılar ve hangi milletle karşı karşıya olduklarını anladılar. Kendini savunma konusunda hiçbir tereddüt göstermeyen, gerektiğinde savaşı sonuna kadar sürdürmeye ve gerekli gördüğü her yere taşımaya hazır bir milletle karşı karşıyalar" şeklinde konuştu.

TBMM, İran’a yönelik saldırıları kapalı oturumda görüşüyor Haber

TBMM, İran’a yönelik saldırıları kapalı oturumda görüşüyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ele alınacağı özel oturum için toplandı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Genel Kurul’daki açılış konuşmasında bölgedeki insani krizlere dikkat çekti. Kurtulmuş, konuşmasında Gazze’deki katliamlar, açlık, kuşatma ve sistematik yıkımın yol açtığı insani felaketi hatırlatarak, İran ve Lübnan’da yaşanan kayıpları “bölgedeki trajedinin yeni halkaları” olarak nitelendirdi. Numan Kurtulmuş, “Gazze’de toprağa düşen masumların acısıyla İran’da ve Lübnan’da hayatını kaybeden insanların acısı arasında fark yoktur. Her biri aynı hoyratlığın, pervasızlığın ve hukuk tanımaz zihniyetin sonuçlarıdır” ifadelerini kullandı. "GAZİ MECLİSİMİZ SUSAMAZ" Türkiye’nin ahlaki ve siyasi duruşunun zalime zalim, haksıza haksız demek üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Suskunluk, sadece tarafsızlık gibi gösterilmek istense de, nice zaman zulmün en konforlu sığınağına dönüşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz, Gazi Meclisimiz susamaz” diye konuştu. Açılış konuşması sonrasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gündem dışı konuşmaların düzenleneceğini belirtti. Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e her biri 30’ar dakika, siyasi parti gruplarına 20’şer dakika, grubu bulunmayan partilerden iki milletvekiline de 5’er dakika söz verileceğini açıkladı. Gündem dışı konuşmalara geçilmeden önce AK Parti’nin, görüşmelerin kapalı yapılmasına ilişkin önergesi oylamaya sunuldu ve kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Genel Kurul Salonu’nda bulunabilecek üyeler dışındaki dinleyici ve görevlilerin salondan çıkması gerektiğini ifade ederek, oturumun kapalı olarak yürütüleceğini duyurdu. Toplantı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının etkilerinin tartışılacağı ve hükümet yetkililerinin bilgilendirme yaptığı kapalı oturumla sürüyor.

Tayland, İran'daki vatandaşlarını Türkiye üzerinden tahliye edecek Haber

Tayland, İran'daki vatandaşlarını Türkiye üzerinden tahliye edecek

Tayland, Orta Doğu'daki güvenlik durumunun hızla kötüleşmesi üzerine İran'daki vatandaşlarını tahliye edecek. Tayland'ın Tahran Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ardından güvenlik şartlarının hızla ağırlaştığı belirtilerek, tahliye işlemlerinin Türkiye üzerinden gerçekleştirileceği kaydedildi. Açıklamada, Tayland hükümeti ve Başbakan Anutin Charnvirakul'un durumu yakından takip ettiği aktarılırken, İran'daki Taylandlıların en kısa sürede tahliye edilmesi talimatının verildiği ifade edildi. Tayland Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow yaptığı açıklamada, bölgede 100 binden fazla Taylandlı vatandaş bulunduğunu belirterek, hükümetin önceliğinin İran'daki tüm Tayland vatandaşlarını güvenli bölgelere ulaştırmak ve ardından ülkelerine geri getirmek olduğunu söyledi. Bölgedeki büyükelçiliklerin ev sahibi ülkelerle koordinasyon halinde güvenli alanlar oluşturmak için çalıştığını kaydeden Sihasak, yüksek riskli bölgelerde bulunan vatandaşların daha güvenli noktalara taşınacağını ifade etti. İsrail'de yaşayan yaklaşık 65 bin Tayland vatandaşının büyük bölümünün ise mevcut güvenlik önlemlerine güvendiği ve bulundukları yerde kalmayı tercih ettiği aktarıldı. Sihasak, mevcut krizin 2024 yılındaki İsrail-İran geriliminden farklı olarak çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirterek, etkilenen bölgelerin İran ve İsrail'in yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Ürdün ve Güney Kıbrıs'a kadar uzandığını, bu durumun güvenlik ve tahliye süreçlerini de zorlaştırdığını ifade etti. Öte yandan Tayland Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Tayland'ı askeri üs olarak kullanmasına imkân tanıyan bir Hint-Pasifik anlaşması imzalandığı yönündeki haberleri yalanladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.