Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Diş Hekimi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Diş Hekimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diş Hekimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bayramda yapışkan yumuşak şekerlere dikkat! Haber

Bayramda yapışkan yumuşak şekerlere dikkat!

Çocukların diş yapısı yetişkinlere göre daha hassas olduğu için şekerli yiyeceklerden daha hızlı etkilenebileceğini belirten Diş Hekimi Elanur Kök, tatlılar arasında dişler için en riskli olanların lokum, karamelli şeker ve jelibon gibi ağızda uzun süre kalan yapışkan şekerler olduğunu belirterek, çikolatanın daha kısa sürede eridiği için nispeten daha az riskli sayıldığını söyledi. Çocukların dişlerinin dış tabakası olan mine yetişkinlere göre daha ince, iç kısmı olan dentin ise daha yumuşak olduğuna dikkati çeken Kök, "Bu yapı nedeniyle şekerli yiyecekler çocuk dişlerinde daha hızlı etki gösterebilir ve çürük oluşma ihtimali artabilir. Ayrıca çocukların ağız hijyeni alışkanlıkları henüz tam oturmadığı için diş yüzeyinde kalan şeker, bakteriler için uygun bir ortam oluşturabilir. Bu nedenle aynı miktarda şeker tüketildiğinde yetişkin dişleri daha dayanıklı kalabilirken çocuk dişleri daha hızlı zarar görebilir” diye konuştu. FLORÜRLÜ DİŞ MACUNU KULLANILMALI Bayramda artan tatlı tüketimine dikkat çeken Kök, 3-4 günlük bayram sürecinde yoğun tatlı tüketimi tek başına hemen çürük oluşturmayacağını belirterek, "Çürük gelişimi genellikle haftalar veya aylar içinde başlar. Ancak tatlılardan sonra dişler fırçalanmaz ve şeker ağızda uzun süre kalırsa çürük riski artar. Bayramda çocukların dişlerini korumak için ailelerin dikkat etmesi gerekenler; çocukların tatlılardan sonra ağzını suyla çalkalamasını sağlamak, günde en az iki kez özellikle yatmadan önce dişlerini fırçalatmak, tatlıları ana öğünlerle birlikte vermek, gece şeker vermekten kaçınmak, florürlü diş macunu kullanmak ve yapışkan şekerleri sınırlamak olarak sıralanabilir” diye konuştu. Diş sağlığı açısından en riskli yaş grubu 6-12 yaş arasındaki çocukları olduğunu vurgulayan Diş Hekimi Elanur Kök, "Bu dönemde hem süt hem de kalıcı dişler bulunur ve kalıcı dişler yeni çıkmaya başladığı için yapıları daha hassas olabilir. Ortodontik tedavi gören veya daha önce çürük geçmişi olan çocuklarda da çürük gelişme riski daha yüksek olabilir. Ayrıca çocukların tatlıyı ödül gibi bir alışkanlık haline getirmemesi önemlidir" dedi.

Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın anahtarı Haber

Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın anahtarı

İzmir Eğitim Diş Hastanesinde görev yapan Dt. Yudum Ertem, dünya genelinde insanların yüzde 90’ının diş çürüğü ve diş eti rahatsızlıkları riski taşıdığını bildirdi. Ağız sağlığının sadece ağız içiyle sınırlı kalmadığını belirten Ertem, bu durumun diyabet, kalp ve solunum yolu gibi sistemik hastalıkları doğrudan tetikleyebileceğini dile getirdi. Toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI) tarafından 20 Mart’ın Dünya Oral Sağlık Günü olarak ilan edildiğini hatırlatan Ertem, bu özel günün ağız hastalıklarının önlenmesi ve sağlıklı alışkanlıkların kazandırılması açısından önemli bir fırsat olduğunu kaydetti. "En yaygın sağlık sorunlarından biri" Diş çürüklerinin günümüzde en yaygın sağlık sorunlarından biri olmaya devam ettiğine değinen Ertem, "Yanlış beslenme, artan şeker tüketimi ve yetersiz ağız bakımı başlıca nedenler arasında yer alıyor. Diş eti hastalıkları ise ilerleyen süreçte diş kaybına yol açabiliyor. Bu hastalıklar kronik enfeksiyon niteliği taşıyor. Kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere çeşitli sistemik hastalıklarla ilişkili olabiliyor" dedi. "Koruyucu sağlık hizmetleri" Ağız ve diş sağlığının korunmasında en etkili yaklaşımın koruyucu sağlık hizmetleri olduğunu vurgulayan Ertem, "Bireylerin düzenli ağız bakım alışkanlıkları kazanması büyük önem taşıyor. Sağlıklı bir ağız yapısı için dişler günde en az iki kez 2-3 dakika fırçalanmalıdır. Diş ipi kullanılmalı, dil temizliği ihmal edilmemeli, dengeli beslenilmeli ve altı ayda bir diş hekimi kontrolüne gidilmelidir. Ağız ve diş hastalıkları Türkiye’de en sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Çoğu zaman hayati risk taşımadığı düşüncesiyle ihmal ediliyor. Ancak yüksek görülme sıklığı ve diğer hastalıklarla ilişkisi nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir. Toplumun bilinçlendirilmesi ve koruyucu diş hekimliği hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Oral sağlık olmadan genel sağlıktan söz etmek mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

Ağızda Oluşan Enfeksiyonlar Zamanla Tüm Vücudu Etkileyebilir! Haber

Ağızda Oluşan Enfeksiyonlar Zamanla Tüm Vücudu Etkileyebilir!

Ağız ve diş sağlığının yalnızca dişlerin çürümesi veya ağız kokusu gibi sorunlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Atinel, diş eti hastalıklarının bakterilerin kana karışmasına yol açarak kalp hastalıkları, diyabet ve hamilelik süreci üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini söyledi. VÜCUTTA İLTİHAPLANMAYA NEDEN OLUYOR Ağızda oluşan enfeksiyonların zamanla tüm vücudu etkileyebildiğini dile getiren Dt. Ersin Atinel, “Diş eti hastalıklarında ağız içinde enfeksiyon oluşur. Bu enfeksiyon nedeniyle diş etleri hassaslaşır ve kanama meydana gelebilir. Diş eti dokusunun zayıflaması, bakterilerin kolayca kan dolaşımına geçmesine neden olur. Bu durum vücutta yaygın inflamasyon (iltihaplanma) oluşturur ve birçok organ sistemini etkileyebilir. Ağız sağlığı bozulduğunda özellikle diş eti enfeksiyonları, kalp hastalıkları açısından risk oluşturur. Diş etlerinde oluşan bakteriler kana karışarak damar duvarlarına tutunabilir. Bu durum damar sertliği riskini artırabilir ve damar içinde plak oluşumunu hızlandırabilir” diye konuştu. DİYABET VE HAMİLELİĞİ DE ETKİLİYOR Diyabetle ağız ve diş sağlığı arasında bir ilişki bulunduğunu vurgulayan Dt. Ersin Atinel şu bilgileri verdi: “Diyabet hastalarında kan şekeri yüksek olduğunda bağışıklık sistemi zayıflar. Bu nedenle enfeksiyonlara yatkınlık artar ve diş eti hastalıkları daha kolay gelişebilir. Diş eti hastalıkları da diyabeti olumsuz etkiler. Çünkü ağız içindeki enfeksiyon vücutta iltihabı artırır ve bu durum insülin direncini yükseltebilir. Böylece kan şekeri kontrolü zorlaşır ve diyabetin dengede tutulması daha güç hale gelir. Hamilelik sürecinde ise hormonal değişimler nedeniyle diş etleri daha hassas hale gelir. Bu yüzden hamile kadınlarda diş eti kanaması ve iltihabı daha sık görülür. Eğer hamilelik sırasında ağızda ciddi enfeksiyonlar bulunuyorsa, bu enfeksiyonlar vücutta iltihabı artırarak erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi riskleri yükseltebilir. Ayrıca ağız hijyeninin kötü olması annenin ağız bakterilerinin bebeğe geçmesine neden olabilir ve ilerleyen yaşlarda çürük riskini artırabilir” İZDO Başkanı Dt. Ersin Atinel, son olarak düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrollerinin, hem ağız sağlığı, hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.