Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Diş Hassasiyeti

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Diş Hassasiyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diş Hassasiyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzmanından uyarı: "Her yöntem güvenli değil" Haber

Uzmanından uyarı: "Her yöntem güvenli değil"

Diş Hekimi Aydan Gürcan, diş beyazlatma işleminin mutlaka hekim kontrolünde uygulanması gerektiğini belirterek, doğru yöntemlerle gerçekleştirildiğinde işlemin diş sağlığı açısından güvenli olduğunu söyledi. Yaz aylarında bronzlaşan ten ile birlikte daha beyaz ve parlak dişlere sahip olma isteği de artıyor. Gülüş estetiğinin önemli bir parçası haline gelen diş beyazlatma uygulamaları, hem estetik beklentilerin yükselmesi hem de güvenli tedavi yöntemlerinin gelişmesi sayesinde günümüzde en sık tercih edilen diş hekimliği işlemleri arasında yer alıyor. Liv Hospital Ulus Diş Hekimi Aydan Gürcan, diş beyazlatma işleminin mutlaka hekim kontrolünde uygulanması gerektiğini belirterek, doğru yöntemlerle gerçekleştirildiğinde işlemin diş sağlığı açısından güvenli olduğunu söyledi. Diş beyazlatma nasıl etki ediyor? Gürcan, "Diş beyazlatma (bleaching), diş yapısında zamanla oluşan renklenmelerin kimyasal oksidasyon yöntemiyle giderilmesi esasına dayanır. İşlem sırasında kullanılan hidrojen peroksit ve karbamid peroksit içerikli ajanlar, diş içerisinde renk değişimine neden olan pigment moleküllerini parçalayarak daha küçük ve renksiz moleküllere dönüştürür. Böylece dişlerin doğal yapısı korunurken daha açık ve parlak bir görünüm elde edilir" dedi. "Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış iki yöntem bulunuyor" Diş Hekimi Aydan Gürcan, diş beyazlatmada etkinliği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış iki profesyonel yöntemin uygulandığını belirterek şöyle konuştu: "Klinik ortamında, diş hekimi kontrolünde gerçekleştirilen bu yöntemde yüksek konsantrasyonlu beyazlatıcı ajanlar kullanılır. Uygulama genellikle 15-20 dakikalık seanslar halinde gerçekleştirilir ve çoğu hastada 2-3 seansta tamamlanır. İşlem sonrasında bazı hastalarda yaklaşık 24 saate kadar sürebilen hafif diş hassasiyeti görülebilir. Bu durum geçicidir ve dişlerde kalıcı bir hasara yol açmaz." Ev tipi beyazlatma Ev tipi beyazlatmada hastaya özel hazırlanan şeffaf plakların kullanıldığını söyleyen Gürcan, "Hekimin önerdiği konsantrasyona göre plaklar günde 2-8 saat ya da gece boyunca yaklaşık 1-2 hafta uygulanır. Bu yöntemde hassasiyet riski daha düşük olmakla birlikte, elde edilen renk açılması ofis tipi uygulamaya göre daha sınırlı olabilir. Araştırmalar, ofis tipi beyazlatmanın ardından uygulanan ev tipi pekiştirme tedavisinin daha homojen, daha doğal ve daha uzun süre kalıcılığını koruyan sonuçlar sağladığını göstermektedir" ifadelerini kullandı. Diş beyazlatma diş minesine zarar verir mi? Toplumda en sık merak edilen konulardan birinin de diş beyazlatmanın diş minesine zarar verip vermediği olduğunu ifade eden Diş Hekimi Aydan Gürcan, bilimsel araştırmaların doğru konsantrasyonda ve hekim kontrolünde gerçekleştirilen beyazlatma işlemlerinin diş minesinin mikrosertliği ve yüzey yapısında kalıcı bir hasara neden olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Buna karşılık marketlerde veya internet üzerinden temin edilen, hekim önerisi olmadan kullanılan beyazlatıcı kozmetik ürünlerin etkinliğinin bilimsel olarak yeterince kanıtlanmadığını vurgulayan Gürcan, bilinçsiz kullanımın diş ve diş eti dokularında geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceği konusunda uyardı. İşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler Beyazlatma işleminin başarısını artırmak ve elde edilen rengin daha uzun süre korunmasını sağlamak için ilk 10 gün boyunca çay, kahve, vişne suyu, kola, salça, baharatlı soslar gibi yoğun renk veren yiyecek ve içeceklerden uzak durulmasının önerildiğini söyleyen Gürcan, "Sigara kullanımının sınırlandırılması da beyazlığın kalıcılığı açısından önem taşıyor" dedi. "Yan etkiler geçici oluyor" Profesyonel diş beyazlatma uygulamalarında görülebilecek yan etkilerin genellikle hafif ve geçici olduğunu söyleyen Gürcan, "En sık karşılaşılan durum diş hassasiyetidir. Bu hassasiyet, diş pulpasında oluşan geçici reaksiyona bağlı gelişir ve çoğunlukla 24 saat içerisinde tamamen kaybolur. Potasyum nitrat veya florür içeren duyarsızlaştırıcı ajanlar hassasiyetin azaltılmasına yardımcı olur. Diş eti hassasiyeti ise beyazlatıcı ajanın diş etiyle temas etmesi sonucu oluşabilir. Hekim tarafından uygulanan koruyucu bariyerler ve uygun hazırlanan plaklar sayesinde bu risk büyük ölçüde önlenebilir. Oluşması halinde ise genellikle 12 saat içinde kendiliğinden düzelir" dedi. "Her renklenme beyazlatmaya aynı yanıtı vermiyor" Diş Hekimi Aydan Gürcan, her diş renklenmesinin beyazlatma tedavisine aynı oranda yanıt vermediğini belirterek, işlem öncesinde mutlaka ayrıntılı bir diş hekimi muayenesi yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca kompozit dolgular, porselen kaplamalar ve lamine veneerlerin beyazlatıcı ajanlardan etkilenmediğini hatırlatan Gürcan, beyazlatma işlemi sonrasında mevcut restorasyonların yeni diş rengine uyum sağlayabilmesi için yenilenmesinin gerekebileceğini söyledi. Gürcan, "Doğru hasta seçimi, uygun tedavi yöntemi ve hekim kontrolünde gerçekleştirilen diş beyazlatma uygulamaları; güvenli, etkili ve doğal görünümlü bir gülüş elde edilmesini sağlayan başarılı estetik diş hekimliği tedavilerinden biridir" dedi.

Geçmeyen baş ağrısının nedeni diş sıkma olabilir! Haber

Geçmeyen baş ağrısının nedeni diş sıkma olabilir!

Yapılan araştırmalar, kronik baş ağrısı yaşayan bazı kişilerde altta yatan nedenin diş sıkma ve çene kası problemleri olabileceğini gösteriyor. Diş Eti Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Dr. Dt. Çağdaş Çağlar Laçin’e göre toplumda her 5 kişiden birinde diş sıkma alışkanlığı görülebiliyor ve bu durum çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebiliyor. Özellikle sınav stresi yaşayan öğrenciler ile yüksek stresli işlerde çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale geliyor. Laçin, kronik baş ağrılarının her zaman nörolojik veya sinüs kaynaklı olmayabileceğine dikkat çekerek, yapılan tetkiklerin normal çıkmasına rağmen devam eden ağrılarda çene ve diş kaynaklı sorunların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Baş ağrısının bazı kişilerde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren kronik bir soruna dönüşebildiğini belirten Laçin şu değerlendirmede bulundu: “Stres, uykusuzluk, göz yorgunluğu ve sinüs problemleri en bilinen nedenler arasında yer alıyor. Ancak tüm muayene ve tetkiklere rağmen açıklanamayan baş ağrılarında diş sıkma ve çene kası problemleri göz ardı edilmemeli. Özellikle yüksek stresli işlerde çalışan kişilerde ve sınav dönemindeki öğrencilerde bruksizm oldukça yaygın görülüyor. Son yıllarda stres düzeyinin artmasıyla bu şikayetlerde belirgin bir artış gözlemliyoruz.” Uyurken diş sıkmak baş ağrısının en sık görülen nedenlerinden biri Diş sıkma ve gıcırdatmanın çoğu zaman kişinin farkında olmadan, özellikle uyku sırasında gerçekleştiğini aktaran Laçin, bu durumun zamanla kas hafızasına yerleşerek gündüz saatlerinde de devam edebildiğini ifade etti. “Dişler normalde yalnızca yemek yerken kuvvetli şekilde temas eder. Gün içinde üst ve alt dişler arasında istirahat pozisyonu dediğimiz bir boşluk bulunması gerekir. Sürekli temas kaslarda aşırı yüklenmeye yol açar. Bu da şakak, ense kökü, elmacık kemiği ve alın bölgesinde kronik baş ağrılarına neden olabilir.” Dr. Laçin, ayrıca sabah yorgun uyanma, çene ekleminden ses gelmesi, diş hassasiyeti, kulak ağrısı ve diş eti birleşim bölgelerinde sızlama gibi şikâyetlerin de diş sıkmaya eşlik edebileceğini belirtti. Diş sıkmanın nedenleri ve belirtileri de dikkate alınmalı Diş sıkma probleminin tek bir nedene bağlı gelişmediğini ifade eden Laçin, stres, kaygı, yoğun yaşam temposu ve uyku düzensizliklerinin en sık görülen nedenler arasında yer aldığını söyledi. Bazı kişilerde horlama veya uyku apnesi gibi uyku bozukluklarının da diş sıkmayı tetikleyebildiğini belirten Laçin, hafif düzeyde bruksizmin her zaman tedavi gerektirmeyebileceğini ancak sık ve şiddetli görüldüğünde önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Dr. Laçin, diş sıkmanın çoğu zaman kişinin farkında olmadan geliştiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: “Uyku sırasında diş gıcırdatma veya sıkma sesleri, aşınmış ya da çatlamış dişler, diş hassasiyetinde artış, çene ve yüz bölgesinde ağrı, çene ekleminde zorlanma ya da kulakta herhangi bir problem olmamasına rağmen hissedilen ağrı bruksizmin önemli belirtileri arasında yer alıyor. Bu belirtileri yaşayan kişilerin diş hekimi muayenesini geciktirmemesi gerekir.” Diş sıkma tedavisiyle baş ağrıları kontrol altına alınabiliyor Tedavi sürecinin genellikle zor olmadığını belirten Laçin, doğru tanı sonrası kişiye özel hazırlanan okeson splinti uygulamasıyla çene kaslarının üzerindeki yükün azaltılabildiğini söyledi. Stres yönetimi, fizyoterapi uygulamaları ve bazı durumlarda botulinum toksin uygulamalarının da tedaviyi destekleyebileceğini dile getirdi. Laçin, nedeni bulunamayan kronik baş ağrılarında yalnızca ağrının hissedildiği bölgeye odaklanmak yerine çene ve diş sağlığının da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Erken teşhis hem baş ağrılarının azalmasını hem de diş ve çene sağlığının korunmasını sağlar. Uzun süredir nedeni bulunamayan baş ağrısı yaşayan kişilerin diş hekimi muayenesini ihmal etmemesi önemli.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.