Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dijital Yayıncılık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dijital Yayıncılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Yayıncılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir" Haber

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Paneli’, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açış konuşmalarıyla gerçekleştirildi. Duran ve Yılmaz, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığının bireysel bir tercih ya da yalnızca güvenlik ve hukuk meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek; bağımlılıkla mücadelenin toplumsal farkındalık, iletişim, eğitim, sağlık, finans ve hukuk başta olmak üzere tüm kurumların eş güdüm içinde hareket ettiği çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Daha sonra Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Altıntaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş’in yanı sıra Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç de değerlendirmelerde bulundu. Panelde yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin hukuki, finansal, toplumsal ve iletişim boyutları ele alındı. Panelde konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş; dijital yayıncılık, sosyal medya reklamları ve sponsorluklar yoluyla yasa dışı bahsin görünürlüğünün artması, medyanın sorumluluğu ve RTÜK’ün bu alandaki denetim mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetimi çerçevesinde ele alınamayacağını belirterek; bağımlılık, dijitalleşme, medya okuryazarlığı ve çocukların korunmasını kapsayan bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Daniş, RTÜK’ün farkındalık ve müeyyide olmak üzere iki temel koldan çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Yasa dışı bahis ve kumar meselesinin yalnızca bir ‘reklam denetimi’ ya da ‘içerik denetimi’ konusu olmadığının altını çizen Daniş, insan davranışının ve bağımlılık süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Konuya bilimsel bir çerçeve çizen Daniş şöyle konuştu: "Bilim bize, kumar ve bahis davranışında bağımlılığı besleyen en önemli unsurlardan birinin yalnızca kazanmak değil, kazanma ihtimalinin oluşturduğu belirsizlik ve beklenti olduğunu gösteriyor. Nörobilim buna ’değişken oranlı pekiştirme’ diyor. Kişiyi tekrar tekrar aynı davranışa yönelten mekanizma." Spor yayınlarındaki yasa dışı bahis reklamları sıkı takipte Müeyyide boyutuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Daniş, 6112 sayılı Kanun’un yayın hizmetlerinin ‘kumar oynamayı özendirici nitelikte olamayacağını’ açıkça hükme bağladığını hatırlatarak, spor yayınlarındaki denetim sürecini şu sözlerle anlattı: "Mücadelenin en çetin alanlarından biri ise spor yayınları. Özellikle Milli Takımımızın ve kulüplerimizin yurt dışındaki maçlarında saha kenarında ya da formalarda yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarıyla karşılaşabiliyoruz maalesef. Burada RTÜK’ün yetki sınırını da net biçimde ortaya koymak gerekir. RTÜK yayınları yayından sonra denetler; yayın öncesi müdahale veya yayından kaldırma yetkimiz yoktur. Stadyumdaki fiziksel reklamlar ise ilgili kulüplerin, federasyonların ve uluslararası spor kuruluşlarının yetki alanındadır. Ancak stadyumda fiziksel olarak bulunmayıp yayına dijital veya sanal olarak sonradan yerleştirilen reklamlarda sorumluluk, yayın hakkını elinde bulunduran kuruluşa aittir. Farklı kamera açılarını ve aynı maçın başka ülkelerdeki yayınlarını karşılaştırarak bu tür sanal reklamları tespit ediyoruz. Son dönemde bu gerekçeyle hem idari para cezaları hem de katalogdan çıkarma yaptırımları uyguladık. Bu kararlara karşı açılan davaların tamamının Üst Kurulumuz lehine sonuçlandığını da özellikle belirtmek isterim. Yurt dışında satın alınan müsabaka yayınlarında, bazı reklamların farklı yöntemlerle yayına yansıtıldığı ifade ediliyor. Açıkçası FIFA’nın da bu konuda birtakım kontrolleri olabiliyor. Bu kapsamda uyguladığımız yaptırımlara karşı mahkemeye yapılan başvurular var; bunlar devam eden işlerimiz. Bunların teknik anlamda yayıncı tarafından engellenmesinin her zaman mümkün olmadığı da teknik birimlerimiz tarafından bize ifade ediliyor. Genel denetime baktığımızda aslında çok büyük bir sorun yok. Asıl problem, mevcut mevzuatın bazı alanlarda eksik kalması. Zaten bu konuda hazırladığımız bir mevzuat değişikliği metnimiz var. Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor." Mevcut düzenlemelerin günümüz dijital ortamındaki bütün sorunları karşılamakta yeterli olmadığını düşündüklerini belirten Daniş, RTÜK’ün bu kapsamda bir mevzuat değişikliği önerisi hazırladığını açıklayarak, "Bu düzenlemenin radyo ve televizyonla sınırlı kalmayıp isteğe bağlı yayın hizmetlerini de kapsamasını öneriyoruz" dedi. "Televizyon yayınlarında yasa dışı bahis reklamına izin yok" RTÜK’ün denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Daniş, televizyon ve dijital platformlardaki kısıtlamaları şöyle özetledi: "Türkiye’de televizyonda yasa dışı bahis reklamı yayınlanamaz. Ekranda bir site adı, logo veya QR kod gösterilemez. ’Deneme bonusu’, ’yüksek oran’, ’bedava bahis’ gibi özendirici ifadeler kullanılamaz. Bir spor programının ya da maç yayınının içine bahis görünürlüğünün yerleştirilmesi, takip ettiğimiz ve gerektiğinde ciddi müeyyideler uyguladığımız ihlallerdendir. Yurt dışı merkezli platformların her engellendiğinde başka bir isim, başka bir markayla ekrana dönmeye çalışması da bu takibin bir parçasıdır. Aynı yaklaşım, RTÜK lisanslı dijital platformlar, yani İsteğe Bağlı Medya Hizmet Sağlayıcılar için de geçerlidir. Ekranın büyüklüğü değişse de kural değişmez. Ancak bugün bir gencimiz yasa dışı bahisle yalnızca televizyonda karşılaşmıyor. Telefonunda karşılaşıyor. Bir fenomenin paylaşımındaki bağlantıda, kapalı bir mesajlaşma grubundaki davette, bir arama motoru sonucunda, bir spor haberinin altındaki bağlantıda ya da ’kupon’, ’tahmin’, ’oran analizi’ gibi başlıklarla karşısına çıkan içeriklerde karşılaşıyor. Üstelik bu yönlendirmelerin arkasında çoğu zaman ticari bir motor var: Kullanıcıyı platforma taşıdıkça komisyon kazanan referans sistemleri ve aynı sitenin onlarca farklı alan adıyla tekrar tekrar karşımıza çıkması." "En tehlikelisi reklamla içeriğin birbirine karışması" RTÜK’ün yetki sınırlarına da değinen Daniş, kurumun sorumluluk anlayışını şöyle ifade etti: "Biz bu alanlarda gerekeni yapıyoruz ve sıkı takipteyiz. Ancak RTÜK’ün yetkisi yayın hizmetleriyle sınırlıdır. Fakat bir konunun yetki alanımızın dışında olması, sorumluluk alanımızın da dışında olduğu anlamına gelmez. Tüm kurumlarımız da bu mücadelede kendi yetki ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdüm içinde çalışmaktadır." Akıllı işaretler sisteminde ‘bağımlılık’ ayrı içerik sembolü olacak Önümüzdeki dönemde uygulamaya alınacak yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi hakkında da bilgi veren Daniş, yeni sistemde ‘bağımlılık’ başlığının başlı başına bir içerik sembolü olacağını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki dönemde uygulamaya alacağımız yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi de sorunuzun yayıncılara düşen sorumluluklar kısmıyla doğrudan bağlantılı. Yeni sistemde ’bağımlılık’ başlı başına bir içerik sembolü olacak; madde kullanımı, alkol, kumar ve yasa dışı bahis gibi başlıklar ayrı ölçütlerle değerlendirilecek. Ayrıca 10+ ve 16+ yaş sembollerini sisteme ekliyor ve sistemi yalnızca televizyona değil, RTÜK lisanslı dijital platformlara da zorunlu hale getiriyoruz. Yani bir içerik nerede, hangi ekranda izlenirse izlensin, aynı koruma standardının geçerli olmasını hedefliyoruz. Koruyucu sembollerin yanında şifreli erişim, PIN korumaları, çocuk profilleri ve ebeveyn kontrolü araçlarını da bu koruma mimarisinin parçası haline getiriyoruz." Daniş, bu alandaki temel yaklaşımlarını şu sözlerle özetledi: "Amacımız teknolojiyi çocuğun hayatından çıkarmak değil, çocuğun hayatını teknolojinin içinde güvenli hale getirmek. Yasaklayarak değil, görünür kılarak ve seçme imkanı vererek korumak istiyoruz." Senaryolardaki örtülü kodlara dikkat çekti RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelede yalnızca doğrudan reklamların değil, dizi, film ve program içeriklerinde kullanılan örtülü kodların da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Senaristlerin bu tür kodları son derece etkili biçimde kullanabildiğine işaret eden Daniş, izleyicinin doğrudan bir reklamla karşılaşmasa dahi içerik içerisinde verilen mesajlardan etkilenebildiğini ifade etti. Bu nedenle yalnızca dijital okuryazarlığın geliştirilmesinin yeterli olmayacağını vurgulayan Daniş, senaristlerden televizyon kuruluşlarına ve geleneksel yayıncılara kadar sektörün bütün paydaşlarının dahil olduğu topyekun bir mücadeleye ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Yasa dışı bahis ve kumarın normalleştirilmesine yol açabilecek açık ya da örtülü mesajlarla mücadelede yayıncılık sektörünün sorumluluğuna dikkati çekti. RTÜK’ün teknolojik denetim kapasitesini de geliştirdiğini belirten Daniş, VİA+ sistemiyle yayın içeriklerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilebileceğini ve içeriklerdeki bu tür unsurların da okunabileceğini ifade etti. Daniş, teknolojik denetimin yanı sıra yayıncıların, içerik üreticilerinin ve senaristlerin sorumluluk üstlenmesinin mücadelede belirleyici olduğunu kaydetti. "Bu mücadele bir seferberliktir" Konuşmasının sonunda yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin ortak sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu mücadele bir seferberliktir. RTÜK olarak elimizdeki bütün araçları; kamu spotundan müeyyideye, koruyucu sembol sisteminden mevzuat önerisine, medya okuryazarlığından eğitim iş birliklerine kadar seferber ediyoruz. Ama bu mücadele tek başına bir kurumun mücadelesi değildir. Hukuki düzenlemelerle de tek başına çözülebilecek bir mesele değildir. Ebeveynlerin, öğretmenlerin, yayıncıların, eğitim kurumlarının, düzenleyici ve denetleyici kurumların birlikte kuracağı güvenli bir dijital ekosisteme ihtiyacımız var. Çocuklarımızın bu ekosistemde sağlıklı biçimde var olabilmesi, geleceğe yapabileceğimiz en büyük yatırımlardan biridir. Bizim bütün çabamız, gençlerimizin o cümleyi hiç kurmak zorunda kalmadığı bir Türkiye içindir."

TGK'dan Çağrı: Basın Meslek Yasası hayata geçirilmeli Haber

TGK'dan Çağrı: Basın Meslek Yasası hayata geçirilmeli

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun (TGK) 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı, 17-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde Sivas'ta yapıldı. Toplantıya TGK’ya üye 9 gazeteciler federasyonu ile 66 gazeteciler cemiyetinin başkan ve temsilcileri katıldı. Toplantıda yazılı, görsel, işitsel ve dijital medyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlar kapsamlı biçimde değerlendirildi. Toplantının en önemli gündem maddesini ise uzun süredir üzerinde çalışılan Basın Meslek Yasası Taslağı oluşturdu. Akademisyenler, hukukçular, meslek örgütleri ve gazetecilerin katkılarıyla hazırlanan taslak ayrıntılı biçimde değerlendirildi ve Başkanlar Kurulu'nun görüş ve önerileri doğrultusunda değişiklikler yapıldı. Taslağın son haline getirilmesi amacıyla çalıştay düzenlenmesi kararlaştırıldı. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın ardından açıklanan Sonuç Bildirgesi’nde şu görüşlere yer verildi: “TGK, Türkiye'de ilk kez gazetecilik mesleğini bütün yönleriyle tanımlayan, mesleğe giriş esaslarını belirleyen, etik kuralları güçlendiren, gazetecilerin haklarını güvence altına alan ve kamuoyunun doğru haber alma hakkını esas alan kapsamlı bir yasal düzenlemeyi kamuoyunun ve yasama organının dikkatine sunmaktadır. 1. BASIN MESLEK YASASI ZORUNLULUK HALİNE GELMİŞTİR İletişim teknolojilerindeki büyük değişim, gazetecilik mesleğini köklü biçimde dönüştürmüştür. Dijital yayıncılık, sosyal medya ve yapay zekâ destekli içerik üretimi bilgiye erişimi kolaylaştırırken; doğrulanmamış içeriklerin, manipülasyonun ve dezenformasyonun da aynı hızla yayılmasına neden olmuştur. Bugün Türkiye'de gazetecilik mesleğini tanımlayan, mesleğe kabul şartlarını belirleyen ve etik standartları güvence altına alan kapsamlı bir meslek yasasının bulunmaması önemli bir eksikliktir. Bu boşluk nedeniyle gazetecilik mesleği herhangi bir mesleki yeterlilik aranmaksızın yapılabilmekte, mesleğin itibarı zarar görmekte, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkı zayıflamaktadır. Başkanlar Kurulu, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi gazetecilik mesleğinin de belirli ilkelere, etik kurallara ve mesleki standartlara bağlanmasının ifade özgürlüğüne aykırı değil, tam tersine onu güçlendiren bir unsur olduğu görüşündedir. Hazırlanan Basın Meslek Yasası Taslağı'nın amacı; gazeteciliği sınırlandırmak değil, mesleğin saygınlığını artırmak, kamu yararını korumak ve gazetecilerin bağımsız biçimde görev yapabilecekleri güvenli bir çalışma ortamı oluşturmaktır. Bu kapsamda hazırlanmış olan yasa taslağı; mesleğe giriş esaslarını, meslek içi eğitimi, etik ilkeleri, gazetecilerin hak ve yükümlülüklerini, kamu kurumu niteliğinde oluşturulması öngörülen Türkiye Basın Meslek Birliği'nin kuruluşunu ve çalışma esaslarını ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. TGK, bu taslağın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından değerlendirilerek tüm paydaşların katkısıyla yasalaştırılmasının, yalnızca gazeteciler açısından değil, demokrasimizin güçlenmesi bakımından da tarihî bir kazanım olacağına inanmaktadır. 2. TÜRKİYE BASIN MESLEK BİRLİĞİ KURULMALIDIR Başkanlar Kurulu, Basın Meslek Yasası'nın en önemli düzenlemelerinden biri olan Türkiye Basın Meslek Birliği'nin kurulmasını güçlü biçimde desteklemektedir. Kamu kurumu niteliğinde faaliyet gösterecek bu yapı; meslek standartlarının oluşturulması, etik ilkelerin uygulanması, meslek içi eğitimin yürütülmesi, gazetecilerin haklarının korunması ve kamu adına güvenilir bir öz denetim mekanizmasının oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır. Birlik; herhangi bir siyasi anlayışın veya ekonomik grubun etkisi altında olmayan, tamamen mesleğin ortak çıkarlarını gözeten özerk bir yapıda oluşturulmalıdır. Gazetecilik mesleğinin saygınlığının korunması, etik ihlallerin azaltılması, basın kartı uygulamasının mesleki esaslara bağlanması ve toplumun doğru haber alma hakkının güvence altına alınması bakımından Türkiye Basın Meslek Birliği önemli bir ihtiyaca cevap verecektir. Başkanlar Kurulu, bu yapının demokratik katılım esasına göre oluşturulmasını, bütün şehirlerin eşit temsil edildiği, çoğulcu ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla faaliyet göstermesini gerekli görmektedir. 3. YEREL BASININ YAŞATILMASI, DEMOKRASİNİN YAŞATILMASIDIR Yerel basın; yalnızca haber üreten bir sektör değil, şehirlerin hafızası, demokrasinin yereldeki denetim mekanizması ve vatandaşın sesi olan vazgeçilmez bir kamu hizmetidir. Ancak son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler, resmi ilan sistemindeki değişiklikler, artan işletme maliyetleri ve dijital dönüşüm süreci, yerel medya kuruluşlarını tarihinin en ağır ekonomik darboğazıyla karşı karşıya bırakmıştır. Resmî ilanların azalması, ilanların birleştirilmesi, bazı ilanların yayımlanma zorunluluğunun kaldırılması ve doğrudan temin uygulamalarının yaygınlaşması, özellikle Anadolu basınının gelir kaynaklarını önemli ölçüde daraltmıştır. Gazete kâğıdı, baskı, enerji, dağıtım, yazılım, internet altyapısı ve personel maliyetlerindeki yüksek artışlar karşısında, yerel medya kuruluşlarının mevcut gelir yapısıyla ayakta kalabilmesi her geçen gün daha da güçleşmektedir. Ekonomik bağımsızlığını kaybeden bir basının editoryal bağımsızlığını koruması da giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle yerel basının desteklenmesi yalnızca sektörün değil, demokratik toplum düzeninin ortak sorumluluğudur. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu; * Resmî ilan sisteminin güçlendirilmesini, * İlan kesme cezalarının istisnai hâller dışında uygulanmamasını, * Basın İlan Kurumu tarafından alınan komisyon oranlarının yeniden değerlendirilmesini, * Kamu kurumlarının ilan verme yükümlülüklerinin genişletilmesini, * Doğrudan temin uygulamalarının yerel basını mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesini, * Dijital yayıncılık yatırımları için özel teşvik programlarının oluşturulmasını, * Yerel medya kuruluşlarına düşük faizli ve uzun vadeli finansman imkânları sağlanmasını, kamu yararı açısından zorunlu görmektedir. Yerel basın kuruluşlarının kapanması yalnızca bir işletmenin faaliyetini sona erdirmesi anlamına gelmemekte; aynı zamanda şehirlerin hafızasının, yerel demokrasinin ve halkın haber alma hakkının da zayıflaması sonucunu doğurmaktadır. 4. DİJİTAL DÖNÜŞÜM, YAPAY ZEKÂ VE GAZETECİLİĞİN GELECEĞİ Gazetecilik mesleği, teknolojik gelişmelerin en hızlı etkilediği alanlardan biri hâline gelmiştir. İnternet gazeteciliği, sosyal medya platformları, mobil iletişim teknolojileri ve son dönemde hızla gelişen yapay zekâ uygulamaları, haber üretim ve tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirmiştir. Teknolojik gelişmeler gazetecilik açısından önemli fırsatlar sunarken, doğrulanmamış içeriklerin yaygınlaşması, yapay zekâ ile üretilen sahte görüntü, ses ve metinlerin kamuoyunu yanıltma riski, telif hakları ihlalleri ve bilgi kirliliği gibi yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu, teknolojik gelişmelere karşı çıkan değil; bu gelişmeleri meslek etiği, doğruluk, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda değerlendiren bir anlayışı benimsemektedir. Yapay zekâ destekli sistemler gazetecinin yerine geçen değil, gazetecinin çalışmalarını kolaylaştıran yardımcı araçlar olmalıdır. Haberin doğruluğu, editoryal sorumluluğu ve kamuoyu karşısındaki hesap verebilirliği hiçbir teknolojik sistem devralamaz. Bu nedenle dijital gazetecilik alanında etik ilkelerin geliştirilmesi, yapay zekâ kullanımına ilişkin ulusal standartların oluşturulması, telif haklarının korunması ve gazetecilerin dijital dönüşüm sürecine uyum sağlayabilmeleri için eğitim programlarının yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. TGK, dijital çağın gereklerine uygun, özgür ve sorumlu gazeteciliğin gelişmesi için her türlü çalışmaya katkı sunmaya devam edecektir. SONUÇ VE KAMUOYUNA ÇAĞRI Sivas'ta gerçekleştirilen 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı sonunda bir kez daha görülmüştür ki; Türk basınının karşı karşıya bulunduğu sorunlar yalnızca gazetecilerin değil, demokrasimizin ortak meseleleridir. Özgür basın; güçlü demokrasinin, hukuk devletinin ve şeffaf yönetim anlayışının vazgeçilmez unsurudur. Ekonomik olarak ayakta kalamayan, mesleki güvenceden yoksun bırakılan veya hukuki baskılar altında görev yapmak zorunda kalan bir basının kamu adına denetim görevini eksiksiz yerine getirmesi mümkün değildir. Bu nedenle Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu; Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu tarafından son şekli verilecek olan Basın Meslek Yasası Taslağı'nı tüm paydaşların katkısıyla değerlendirerek yasalaştırmaya, Cumhurbaşkanlığı'nı ve ilgili bakanlıkları, yerel basının ekonomik sürdürülebilirliğini sağlayacak yeni destek mekanizmalarını hayata geçirmeye, Basın İlan Kurumu başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarını, resmi ilan sistemini güçlendirecek, yerel medyayı koruyacak ve sektörün beklentilerini karşılayacak düzenlemeleri gerçekleştirmeye, Siyasi partileri, basın ve ifade özgürlüğünü demokratik hayatın vazgeçilmez değeri olarak görmeye ve bu anlayış doğrultusunda ortak irade oluşturmaya, Üniversiteleri, meslek örgütlerini ve medya kuruluşlarını, gazetecilik eğitiminin niteliğini artıracak, etik değerleri güçlendirecek ve dijital dönüşüme uyumu hızlandıracak ortak projeler geliştirmeye davet etmektedir. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da basın özgürlüğünün, ifade hürriyetinin, gazetecilerin özlük haklarının ve yerel medyanın yaşatılmasının kararlı savunucusu olmaya devam edecektir. Gazeteciliğin bağımsızlığını, mesleğin onurunu ve toplumun doğru haber alma hakkını korumak; yalnızca gazetecilerin değil, demokratik bir Türkiye idealine inanan herkesin ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla hazırlanan Basın Meslek Yasası Taslağı'nın ülkemizin demokratik hayatına önemli katkılar sağlayacağına inanıyor; tüm yetkilileri, siyasi kurumları ve kamuoyunu bu tarihî sorumluluğu paylaşmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.