Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dijital Platformlar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dijital Platformlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Platformlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir" Haber

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Paneli’, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açış konuşmalarıyla gerçekleştirildi. Duran ve Yılmaz, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığının bireysel bir tercih ya da yalnızca güvenlik ve hukuk meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek; bağımlılıkla mücadelenin toplumsal farkındalık, iletişim, eğitim, sağlık, finans ve hukuk başta olmak üzere tüm kurumların eş güdüm içinde hareket ettiği çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Daha sonra Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Altıntaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş’in yanı sıra Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç de değerlendirmelerde bulundu. Panelde yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin hukuki, finansal, toplumsal ve iletişim boyutları ele alındı. Panelde konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş; dijital yayıncılık, sosyal medya reklamları ve sponsorluklar yoluyla yasa dışı bahsin görünürlüğünün artması, medyanın sorumluluğu ve RTÜK’ün bu alandaki denetim mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetimi çerçevesinde ele alınamayacağını belirterek; bağımlılık, dijitalleşme, medya okuryazarlığı ve çocukların korunmasını kapsayan bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Daniş, RTÜK’ün farkındalık ve müeyyide olmak üzere iki temel koldan çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Yasa dışı bahis ve kumar meselesinin yalnızca bir ‘reklam denetimi’ ya da ‘içerik denetimi’ konusu olmadığının altını çizen Daniş, insan davranışının ve bağımlılık süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Konuya bilimsel bir çerçeve çizen Daniş şöyle konuştu: "Bilim bize, kumar ve bahis davranışında bağımlılığı besleyen en önemli unsurlardan birinin yalnızca kazanmak değil, kazanma ihtimalinin oluşturduğu belirsizlik ve beklenti olduğunu gösteriyor. Nörobilim buna ’değişken oranlı pekiştirme’ diyor. Kişiyi tekrar tekrar aynı davranışa yönelten mekanizma." Spor yayınlarındaki yasa dışı bahis reklamları sıkı takipte Müeyyide boyutuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Daniş, 6112 sayılı Kanun’un yayın hizmetlerinin ‘kumar oynamayı özendirici nitelikte olamayacağını’ açıkça hükme bağladığını hatırlatarak, spor yayınlarındaki denetim sürecini şu sözlerle anlattı: "Mücadelenin en çetin alanlarından biri ise spor yayınları. Özellikle Milli Takımımızın ve kulüplerimizin yurt dışındaki maçlarında saha kenarında ya da formalarda yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarıyla karşılaşabiliyoruz maalesef. Burada RTÜK’ün yetki sınırını da net biçimde ortaya koymak gerekir. RTÜK yayınları yayından sonra denetler; yayın öncesi müdahale veya yayından kaldırma yetkimiz yoktur. Stadyumdaki fiziksel reklamlar ise ilgili kulüplerin, federasyonların ve uluslararası spor kuruluşlarının yetki alanındadır. Ancak stadyumda fiziksel olarak bulunmayıp yayına dijital veya sanal olarak sonradan yerleştirilen reklamlarda sorumluluk, yayın hakkını elinde bulunduran kuruluşa aittir. Farklı kamera açılarını ve aynı maçın başka ülkelerdeki yayınlarını karşılaştırarak bu tür sanal reklamları tespit ediyoruz. Son dönemde bu gerekçeyle hem idari para cezaları hem de katalogdan çıkarma yaptırımları uyguladık. Bu kararlara karşı açılan davaların tamamının Üst Kurulumuz lehine sonuçlandığını da özellikle belirtmek isterim. Yurt dışında satın alınan müsabaka yayınlarında, bazı reklamların farklı yöntemlerle yayına yansıtıldığı ifade ediliyor. Açıkçası FIFA’nın da bu konuda birtakım kontrolleri olabiliyor. Bu kapsamda uyguladığımız yaptırımlara karşı mahkemeye yapılan başvurular var; bunlar devam eden işlerimiz. Bunların teknik anlamda yayıncı tarafından engellenmesinin her zaman mümkün olmadığı da teknik birimlerimiz tarafından bize ifade ediliyor. Genel denetime baktığımızda aslında çok büyük bir sorun yok. Asıl problem, mevcut mevzuatın bazı alanlarda eksik kalması. Zaten bu konuda hazırladığımız bir mevzuat değişikliği metnimiz var. Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor." Mevcut düzenlemelerin günümüz dijital ortamındaki bütün sorunları karşılamakta yeterli olmadığını düşündüklerini belirten Daniş, RTÜK’ün bu kapsamda bir mevzuat değişikliği önerisi hazırladığını açıklayarak, "Bu düzenlemenin radyo ve televizyonla sınırlı kalmayıp isteğe bağlı yayın hizmetlerini de kapsamasını öneriyoruz" dedi. "Televizyon yayınlarında yasa dışı bahis reklamına izin yok" RTÜK’ün denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Daniş, televizyon ve dijital platformlardaki kısıtlamaları şöyle özetledi: "Türkiye’de televizyonda yasa dışı bahis reklamı yayınlanamaz. Ekranda bir site adı, logo veya QR kod gösterilemez. ’Deneme bonusu’, ’yüksek oran’, ’bedava bahis’ gibi özendirici ifadeler kullanılamaz. Bir spor programının ya da maç yayınının içine bahis görünürlüğünün yerleştirilmesi, takip ettiğimiz ve gerektiğinde ciddi müeyyideler uyguladığımız ihlallerdendir. Yurt dışı merkezli platformların her engellendiğinde başka bir isim, başka bir markayla ekrana dönmeye çalışması da bu takibin bir parçasıdır. Aynı yaklaşım, RTÜK lisanslı dijital platformlar, yani İsteğe Bağlı Medya Hizmet Sağlayıcılar için de geçerlidir. Ekranın büyüklüğü değişse de kural değişmez. Ancak bugün bir gencimiz yasa dışı bahisle yalnızca televizyonda karşılaşmıyor. Telefonunda karşılaşıyor. Bir fenomenin paylaşımındaki bağlantıda, kapalı bir mesajlaşma grubundaki davette, bir arama motoru sonucunda, bir spor haberinin altındaki bağlantıda ya da ’kupon’, ’tahmin’, ’oran analizi’ gibi başlıklarla karşısına çıkan içeriklerde karşılaşıyor. Üstelik bu yönlendirmelerin arkasında çoğu zaman ticari bir motor var: Kullanıcıyı platforma taşıdıkça komisyon kazanan referans sistemleri ve aynı sitenin onlarca farklı alan adıyla tekrar tekrar karşımıza çıkması." "En tehlikelisi reklamla içeriğin birbirine karışması" RTÜK’ün yetki sınırlarına da değinen Daniş, kurumun sorumluluk anlayışını şöyle ifade etti: "Biz bu alanlarda gerekeni yapıyoruz ve sıkı takipteyiz. Ancak RTÜK’ün yetkisi yayın hizmetleriyle sınırlıdır. Fakat bir konunun yetki alanımızın dışında olması, sorumluluk alanımızın da dışında olduğu anlamına gelmez. Tüm kurumlarımız da bu mücadelede kendi yetki ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdüm içinde çalışmaktadır." Akıllı işaretler sisteminde ‘bağımlılık’ ayrı içerik sembolü olacak Önümüzdeki dönemde uygulamaya alınacak yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi hakkında da bilgi veren Daniş, yeni sistemde ‘bağımlılık’ başlığının başlı başına bir içerik sembolü olacağını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki dönemde uygulamaya alacağımız yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi de sorunuzun yayıncılara düşen sorumluluklar kısmıyla doğrudan bağlantılı. Yeni sistemde ’bağımlılık’ başlı başına bir içerik sembolü olacak; madde kullanımı, alkol, kumar ve yasa dışı bahis gibi başlıklar ayrı ölçütlerle değerlendirilecek. Ayrıca 10+ ve 16+ yaş sembollerini sisteme ekliyor ve sistemi yalnızca televizyona değil, RTÜK lisanslı dijital platformlara da zorunlu hale getiriyoruz. Yani bir içerik nerede, hangi ekranda izlenirse izlensin, aynı koruma standardının geçerli olmasını hedefliyoruz. Koruyucu sembollerin yanında şifreli erişim, PIN korumaları, çocuk profilleri ve ebeveyn kontrolü araçlarını da bu koruma mimarisinin parçası haline getiriyoruz." Daniş, bu alandaki temel yaklaşımlarını şu sözlerle özetledi: "Amacımız teknolojiyi çocuğun hayatından çıkarmak değil, çocuğun hayatını teknolojinin içinde güvenli hale getirmek. Yasaklayarak değil, görünür kılarak ve seçme imkanı vererek korumak istiyoruz." Senaryolardaki örtülü kodlara dikkat çekti RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelede yalnızca doğrudan reklamların değil, dizi, film ve program içeriklerinde kullanılan örtülü kodların da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Senaristlerin bu tür kodları son derece etkili biçimde kullanabildiğine işaret eden Daniş, izleyicinin doğrudan bir reklamla karşılaşmasa dahi içerik içerisinde verilen mesajlardan etkilenebildiğini ifade etti. Bu nedenle yalnızca dijital okuryazarlığın geliştirilmesinin yeterli olmayacağını vurgulayan Daniş, senaristlerden televizyon kuruluşlarına ve geleneksel yayıncılara kadar sektörün bütün paydaşlarının dahil olduğu topyekun bir mücadeleye ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Yasa dışı bahis ve kumarın normalleştirilmesine yol açabilecek açık ya da örtülü mesajlarla mücadelede yayıncılık sektörünün sorumluluğuna dikkati çekti. RTÜK’ün teknolojik denetim kapasitesini de geliştirdiğini belirten Daniş, VİA+ sistemiyle yayın içeriklerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilebileceğini ve içeriklerdeki bu tür unsurların da okunabileceğini ifade etti. Daniş, teknolojik denetimin yanı sıra yayıncıların, içerik üreticilerinin ve senaristlerin sorumluluk üstlenmesinin mücadelede belirleyici olduğunu kaydetti. "Bu mücadele bir seferberliktir" Konuşmasının sonunda yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin ortak sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu mücadele bir seferberliktir. RTÜK olarak elimizdeki bütün araçları; kamu spotundan müeyyideye, koruyucu sembol sisteminden mevzuat önerisine, medya okuryazarlığından eğitim iş birliklerine kadar seferber ediyoruz. Ama bu mücadele tek başına bir kurumun mücadelesi değildir. Hukuki düzenlemelerle de tek başına çözülebilecek bir mesele değildir. Ebeveynlerin, öğretmenlerin, yayıncıların, eğitim kurumlarının, düzenleyici ve denetleyici kurumların birlikte kuracağı güvenli bir dijital ekosisteme ihtiyacımız var. Çocuklarımızın bu ekosistemde sağlıklı biçimde var olabilmesi, geleceğe yapabileceğimiz en büyük yatırımlardan biridir. Bizim bütün çabamız, gençlerimizin o cümleyi hiç kurmak zorunda kalmadığı bir Türkiye içindir."

Sanal kumar gençler arasında hızla yayılıyor Haber

Sanal kumar gençler arasında hızla yayılıyor

Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden saniyeler içinde erişilebilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönlendirdiğini, başlangıçtaki küçük kazançların ise bağımlılık döngüsünü tetiklediğini belirtiyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu’nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegein Ögel, sanal kumarın Türkiye’de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları üzerinden günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski daha da artırdığını ifade etti. Ögel, “Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi” dedi. Dijital bahis platformlarının kullanıcıyı sistemde tutmak için çeşitli yöntemler kullandığını belirten Ögel, renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarının özellikle başlangıçta güven oluşturduğunu, ancak kayıpların ardından “geri kazanma” düşüncesiyle kullanıcıların sistemde kalmaya devam ettiğini söyledi. Bağımlılığın yalnızca kumarla sınırlı olmadığını dile getiren Ögel, sosyal medya ve çevrimiçi platformların da benzer mekanizmalarla kullanıcıları ekranda tuttuğunu belirterek, dijital dünyanın yeni bağımlılık biçimleri ürettiğine dikkat çekti. Sempozyumda konuşan Klinik Psikolog Yusuf Babacan ise bağımlılığın bir irade sorunu değil, beyin hastalığı olduğunu vurguladı. Babacan, kumar ve benzeri bağımlılıkların beynin ödül ve kontrol merkezlerinde işlev bozukluğuna yol açtığını ifade etti. Özellikle gençler arasında online bahis sistemlerinin hızla yayıldığını belirten Babacan, kısa yoldan zengin olma hayalinin gençleri kumara yönlendirdiğini söyledi. Ailelere de uyarılarda bulunan Babacan, bağımlılık sürecinde borçların kapatılmasının davranışı durdurmak yerine pekiştirebildiğini belirterek, profesyonel destek çağrısında bulundu. Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara değil; aile ilişkileri, eğitim hayatı ve ruh sağlığı üzerinde de ciddi ve kalıcı etkiler oluşturduğunu vurguluyor. Bağımlılığın, dijital çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline geldiği ifade ediliyor.

Bakan Gökaş: TDT Kadın İşbirliği Konseyi kuruluyor Haber

Bakan Gökaş: TDT Kadın İşbirliği Konseyi kuruluyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) kapsamında Bakü’de düzenlenen konferansta önemli açıklamalarda bulundu. “Sürdürülebilir Büyüme için CICA Genelinde Kadınların Sesinin Güçlendirilmesi” başlıklı etkinlikte konuşan Göktaş, küresel ekonominin dijitalleşme ve yapay zekâ ekseninde yeniden şekillendiğini belirterek kadın girişimcilerin bu dönüşümde kritik rol oynadığını ifade etti. Kadınların ekonomik hayata katılımının sürdürülebilir kalkınma açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Göktaş, kadınların üretim, girişimcilik ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer almasının kapsayıcı büyümenin temel şartı olduğunu söyledi. Bakan Göktaş, Türkiye’nin bu alandaki politikalarının 2024-2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, kadınların yalnızca teknoloji kullanan değil; veri üreten, analiz eden ve geliştiren aktörler haline gelmesini hedeflediklerini dile getirdi. Bu kapsamda yürütülen projeler arasında “Hobin İşin Olsun”, kadın girişimcilere yönelik dijital platformlar ve yapay zekâ eğitim programlarının yer aldığını aktaran Bakan Göktaş, genç kadınların STEM alanlarına yönlendirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde Kadın İşbirliği Konseyi kurulmasına yönelik çalışmaları başlattıklarını açıklayan Göktaş, “Bu konseyin kadın girişimciliği ve istihdam başta olmak üzere birçok alanda ortak akıl ve iş birliğini güçlendireceğine inanıyoruz” dedi. Etkinliğe, Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra farklı ülkelerden üst düzey temsilciler de katılırken, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rolünün güçlendirilmesine yönelik iş birliği mesajları öne çıktı.

"Mutlu Bir Ağız, Mutlu Bir Hayat Demektir" Haber

"Mutlu Bir Ağız, Mutlu Bir Hayat Demektir"

20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü ile genel bir farkındalık yaratmak istediklerini belirten Türk Diş Hekimleri Birliği de (TDB) toplum sağlığı için çalıştıklarını vurgulayarak konuyla ilgili bir açıklama yayımladı. Ağız ve diş sağlığının toplumun tüm kesimlerinde anlaşılır, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmasını önemsediklerini dile getiren TDB yetkilileri, “Bu çerçevede yıl boyunca eğitim faaliyetleri ve toplumsal farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. Dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla koruyucu ağız ve diş sağlığına ilişkin bilimsel içerikler üreterek geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Yürütülen çalışmalarla, koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarının günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının yalnızca bireysel bir konu değil, önemli bir halk sağlığı alanı olduğu bilinciyle; ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla iş birliği geliştirilmekte, çok yönlü ve sürdürülebilir projeler hayata geçirilmektedir” ifadelerini kullandı. GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR BELİRLEYİCİ OLUYOR Ağız ve diş sağlığının korunmasında günlük alışkanlıkların temel unsurlar olduğuna da dikkat çeken TDB yetkilileri, şu bilgileri verdi: “Günde en az iki kez florürlü diş macunuyla dişlerin fırçalanması düzenli ağız bakımının temelini oluşturur. Bununla birlikte beslenme alışkanlıklarıyla, ağız ve diş sağlığı arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Şekerli ve asitli gıdaların sık tüketimi ağız sağlığını olumsuz etkilerken; dengeli ve sağlıklı beslenme, koruyucu ağız sağlığı uygulamalarını desteklemektedir. Ağız ve diş sağlığı yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı değildir; bireyin psikolojik iyilik hali, özgüveni ve sosyal yaşamı üzerinde de doğrudan etkilidir. Sağlıklı bir ağız ve gülümseme yaşam kalitesini artırırken; ağız ve diş sağlığı sorunları fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir” TDB yetkilileri son olarak, şunları söyledi: “Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini düzenli ağız bakımı alışkanlıkları edinmeye, dengeli beslenmeye ve periyodik dişhekimi kontrollerini ihmal etmemeye davet ediyoruz”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.