Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dijital Dönüşüm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu Haber

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde konuştu. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Türkistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şehrin Türk dünyasının ortak tarih ve kültür hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti. Zirvenin “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenmesini isabetli bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının gelecekte daha güçlü bir konuma gelebilmesi için teknolojide iş birliğinin en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini ifade etti. “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarına atıfta bulunan Erdoğan, “dijital vizyonda birlik” anlayışının artık hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ ve dijital dönüşüm süreçlerinin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekerek, bu alanların ülkelerin bağımsızlığı üzerinde de etkili olabileceğini söyledi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması gerektiğini belirtti. Siber güvenliğin kritik önemine işaret eden Erdoğan, “Siber güvenlik, kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati bir unsurdur” ifadelerini kullandı. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanında daha güçlü bir iş birliği hedeflendiğini de açıkladı. Konuşmasında Türk dünyasının kültürel birliğine de değinen Erdoğan, ortak Türk alfabesi ve Türk dili temelli dijital projelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca savunma sanayii alanındaki tecrübelerin üye ülkelerle paylaşılmaya hazır olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel krizler karşısında Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, ulaşım ve koridor projelerinin de öncelikli gündem olmaya devam edeceğini belirtti. Konuşmasının sonunda Kurban Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, zirvenin Türk dünyası ve dost ülkeler için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Haber

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi arasında yuvarlak masa toplantısı gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani’nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya’nın katılımıyla gerçekleşen toplantıda ortak ikili ticari ve ekonomik ilişkiler ele alındı. "Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır" Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası arasında sürdürülen iş birliğinin güçlü bir yansıması olan programa katılmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, ekonomik ilişkilerin niteliğini ve yönünü yeniden şekillendirdiğini belirterek, "Devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ülkeler arasındaki iş birliğinin önemini her zamankinden daha fazla artırmaktadır. Bu süreçte, kurallara dayalı ticaret sisteminin yeniden güçlendirilmesi ve ülkeler arasındaki güvenin tahkim edilmesi büyük önem arz etmektedir. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır. Karşılıklı güvene dayanan bu yapı, yatırım ve ticaret ilişkilerimizin derinleşmesine imkân tanımakta; iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde gelişmesini desteklemektedir" açıklamasında bulundu. ABD ile olan ikili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara yaklaştığını anımsatan Yılmaz, "Hedefimiz 100 milyar. Hedefe göre yüzde 40 civarındayız. Ama gelişmeler ümit verici. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşmuş. Bu da bu yılda önemli bir performans ortaya koyacağımızı gösteriyor ve 100 milyar dolar açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, karşılıklı yatırımların da ABD ile Türkiye arasındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek, Türkiye’de 2 bin 300’ü aşkın ABD sermayeli firma üretim, ihracat, istihdam ve arya alanlarına ciddi katkı sunduğunu açıkladı. Aynı dönemde Türk firmalarının ise ABD’de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımlar hakkında da bilgi veren Yılmaz, Türk firmalarının yatırımlarının 14 milyar dolar gibi küçümsenmeyecek bir seviyeye geldiğinin altını çizdi. Türkiye’nin sunduğu gelişmiş yatırım ortamının iş yapma kolaylığının ve ülkenin stratejik konumunun Amerikan yatırımcılar için güçlü fırsatlar barındırdığını bildiren Yılmaz, "Türk firmalarının ABD’de ortaya koyduğu performansın da dikkati çekici olduğunun altını çizdi. "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Yılmaz, Türkiye olarak, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı güçlü bir kalkınma perspektifiyle hareket ettiklerine dikkati çekerek, "Son benimsediğimiz 12. Kalkınma Planımızda yeşil ve dijital dönüşümü kalkınma stratejimizin odağına almış durumdayız. Güçlü lojistik altyapımız, modern limanlarımız, gelişmiş kara ve demiryolu ağlarımız sayesinde yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız. Önceliğimiz; yüksek katma değer üreten, sürdürülebilir, iklim dostu ve teknoloji yoğun yatırımları ülkemize kazandırmaktır" diye konuştu. "CAATSA yaptırımları konusunda ilerlemeler bekliyoruz" Türkiye ile ABD arasında enerji, savunma, yapay zeka, uydu, iletişim, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi birçok alanda güçlü bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyleyen Yılmaz, "Özellikle enerji alanında LNG ithalatının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, iş birliğimizin çeşitlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Savunma sanayiinde geliştirilecek iş birliklerinin, mevcut potansiyeli çok daha ileri bir noktaya taşıyacağına inanıyoruz. Bu noktada iki dost müttefik ülke olarak ‘CAATSA’ yaptırımları konusunda ilerlemeler beklediğimizi özellikle ben de ifade etmek istiyorum. Bu konularda iş dünyasının sonuç odaklı yaklaşımının da büyük katkılar sunacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Türk firmalarıyla Amerikan firmalarının üçüncü ülkelerde çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" Yılmaz, Türk ve Amerikan müteahhitlik firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte hayata geçirebileceği projelerin önemli bir potansiyel taşıdığının altını çizerek, "Uzakdoğu’dan gelen büyük bir rekabet baskısı altında ekonomilerimiz. Bunu biliyoruz. Bu rekabete cevap verirken korumacılığın tek başına yeterli olmadığını yeni rekabetçi modeller ve işbirlikleri üretmenin de önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu çerçevede özellikle Amerikan firmalarının finansal imkanları, teknolojik gelişmişlik düzeyleri, Türk firmalarının dinamik yapısı, esnek hareket kabiliyetleri, networkları birleşince güçlü bir rekabet modeli oluşturabileceğine de inanıyorum. Bugüne kadar müteahhitlik alanında da ABD de 2,9 milyar dolar değerinde elli bir proje üstlenmiş durumdayız. Türk firmalarıyla Amerikan firmaları üçüncü ülkelerde de birlikte Afrika’da, Asya’da, Avrupa’da çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Doğru bir programınız varsa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler" Türkiye ekonomisinin, küresel düzeydeki tüm belirsizliklere rağmen güçlü bir performans sergilemeye devam ettiğini kaydeden Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bir Orta Vadeli Programımız var. Bunu da Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesiyle ve etkin bir koordinasyonla kararlı bir şekilde hayata geçirmeye devam ediyoruz. Ama ben şunun altını çizmek istiyorum. Doğru bir programınız varsa nereye gittiğinizi biliyorsanız istikametiniz doğruysa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler. Asıl olan programınızdır. Programı kararlı bir şekilde hayata geçirmektir. Biraz geç olabilir bazı işler biraz etkilenebilir ama sonuçta kararlı bir politikaları izliyorsanız hedeflerinize el veya geç ulaşırsınız. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz." "Savaş sonrası yeni şartlar bekliyor bizi, bu ortamda istikrarını koruyan olan bir ülke olarak önemli fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz" Türkiye’nin çevresinde büyük çatışmaların olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye olarak bu gerilimler içinde istikrarını koruyan güvenli liman vasfını pekiştiren bir ülke konumunda olmaya devam ettiklerini belirtti. Yılmaz, İran-ABD-İsrail savaşının enerji, lojistik, hammadde başta olmak üzere küresel ekonomiye önemli yansımalarda bulunduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye olarak bu konularda bir arz sıkıntısı yaşamıyoruz. Tedarik sistemleri çeşitlendirilmiş bir ülke olarak hiçbir konuda bir arz sıkıntımız yok. Ama fiyatlardan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de etkileniyor. Fiyat etkilerini de sınırlamak için gayret ediyoruz. Bütçemize biraz yük alma pahasına enflasyon üzerinde bu etkileri sınırlamaya dönük bir çaba içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Kısa vadede tüm dünya gibi biz de elbette bu savaştan olumsuz etkileniyoruz. Ancak şunun da altını çizmem gerekiyor. Savaş sonrası bizi yeni bir bölgesel ortam, yeni şartlar bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek. Ve bu ortamda istikrarını koruyan, güvenli liman vasfını koruyan, önemli değerleri olan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız, imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu yaşananlar kısa vadede olumsuz etkiler yapsa da orta vadede Türkiye için önemli bir perspektif, önemli imkanlar getirmektedir. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere oluşan bu yeni imkanları değerlendirmek için de hükümet olarak hazırlık içindeyiz. Önümüzdeki günlerde sizleri de şaşırtacak bazı yeni açılımlar yapabiliriz. Türkiye’nin bu yeni ortamdan faydalanmasına dönük bazı önemli adımlar yine yatırımcı dostu adımlar atmayı planlıyoruz. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın konuşmasının ardından TOBB ile ABD Ticaret Odası arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Program, işbirliği anlaşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

İnegöl’de ücretsiz otoparkların anlık doluluk oranı artık cebinizde Haber

İnegöl’de ücretsiz otoparkların anlık doluluk oranı artık cebinizde

İnegöl Belediyesi, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda vatandaş odaklı hizmetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi’nin dijital yüzü olan "Senin Belediyen" mobil uygulaması, yenilenen modern arayüzü ve zengin içerikleriyle kullanıcıların hizmetine sunuldu. İçerisinde şehre dair pek çok hizmet yer alan uygulama, tüm şehri telefonlarınıza taşıyor. Otoparkların doluluk oranı anlık olarak cebinizde İnegöl Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğü tarafından yenilenen Senin Belediyen mobil uygulamasında en dikkat çekici özelliklerinden biri ise şehir merkezindeki ücretsiz otoparklara yönelik sunduğu anlık takip sistemi oldu. Bu özellikle birlikte vatandaşlar, İnegöl Belediyesine ait ücretsiz otoparkların doluluk durumunu mobil cihazları üzerinden anlık olarak görüntüleyebiliyor. Özellikle yoğun saatlerde park yeri arama sorununa pratik çözüm sunan sistem, sürücülere zaman kazandırırken şehir içi trafik akışına da olumlu katkı sağlamayı hedefliyor. Hava kalitesinden nöbetçi eczanelere şehre dair her şey bu uygulamada Uygulama, otopark takibi dışında da pek çok akıllı hizmeti bünyesinde barındırıyor. Kullanıcılar; hava kalitesini anlık izleyebiliyor, nöbetçi eczanelere hızlıca ulaşabiliyor ve şehrin farklı noktalarından canlı kamera görüntülerini takip edebiliyor. Ayrıca kent rehberi haritası sayesinde önemli noktalara kolayca erişim sağlanırken, e-imar ve dijital imar hizmetleriyle de resmi bilgilere online olarak ulaşılabiliyor. Sosyal ve kültürel yaşam da burada "Senin Belediyen" mobil uygulaması, yalnızca hizmet sunmakla kalmayıp İnegöl’ün sosyal ve kültürel yaşamını da kullanıcılarla buluşturuyor. Güncel etkinlikler, devam eden projeler ile belediyeden yapılan haber ve duyurular da uygulama üzerinden takip edilebiliyor. Dijital belediyecilik anlayışının bir yansıması olarak geliştirilen uygulama; hizmet rehberi, e-belediye işlemleri, yapay zeka destekli dijital asistan ve anlık bildirim sistemi gibi birçok modülü tek platformda topluyor. İnegöl Belediyesi’nin "Senin Belediyen" yaklaşımıyla hayata geçirdiği bu yenilikçi uygulama, vatandaşların belediye ile olan iletişimini güçlendirirken; hızlı, şeffaf ve erişilebilir hizmet anlayışını da bir üst seviyeye taşıyor. Yenilenen uygulama sayesinde İnegöllüler, şehirle ilgili ihtiyaç duydukları bilgiye tek dokunuşla ulaşabilecek. Uygulama IOS ve Android tüm mobil cihazlarda kullanılabiliyor.

Bursa Business School’dan "Yapay Zeka ile Verimlilik Eğitimi" Haber

Bursa Business School’dan "Yapay Zeka ile Verimlilik Eğitimi"

Bursa Business School dijital dönüşüm yolculuğunda rekabet avantajı elde etmek isteyen yöneticiler ve kurumlara yönelik eğitimlerini sürdürüyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) vizyonuyla hayata geçirilen Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen "Tüm Departmanlar İçin: Yapay Zeka ile Verimlilik Üretmek" eğitimi yoğun ilgi gördü. BNC Insight Kurucusu ve Danışmanı Emre Tuna Aydın tarafından verilen eğitimde katılımcılar, iki gün boyunca üretken yapay zekayı iş süreçlerine entegre etme fırsatlarını keşfetme imkânı buldu. Eğitim kapsamında katılımcılara doğru prompt yazımıyla hedef odaklı çıktılar üretme, karar alma süreçlerini güçlendirme ve iş akışlarını daha verimli hale getirme konularında uygulamalı bilgiler aktarıldı. "İnsan ile yapay zeka etkileşimini güçlendirmek istiyoruz" Eğitmen Emre Tuna Aydın, makine öğrenmesi, veri analitiği ve yapay zeka alanlarında yaklaşık 10 yıldır eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürüttüğünü belirterek, Bursa Business School’un iş dünyasına yönelik olarak Uludağ’da sunduğu eğitim ortamının son derece değerli olduğunu ifade etti. Aydın, "BBS’de üretken yapay zeka ile verimlilik üretme konusunu ele alıyoruz. Temel amacımız, insan ile yapay zeka arasındaki etkileşimi güçlendirmektir. Bunu; bilgi seviyesini artırarak, doğru yöntemleri geliştirerek ve kullanılan araç çeşitliliğini zenginleştirerek gerçekleştiriyoruz." dedi. Üretken yapay zeka araçlarının etkin ve doğru kullanımının iş süreçlerinde verimliliği artırdığını ve zaman tasarrufu sağladığını vurgulayan Aydın, "Eğitimlerimiz son derece verimli geçiyor ve katılımcı geri bildirimleri oldukça olumlu. Katılımcılar, edindikleri bilgileri iş hayatlarında aktif olarak uygulama imkânı buluyorlar." ifadelerini kullandı. "Kapsamlı bir eğitim gerçekleştirildi" Eğitime katılan üretken yapay zeka uzmanı Kardelen Yurtkuran Kömürcü, "Yapay zeka ve verimlilik üzerine oldukça kapsamlı bir eğitimdeyiz. İş hayatında verimliliği artırmak ve yapay zeka araçlarını daha etkin kullanmak adına çok değerli bilgiler ediniyoruz. İşe döndüğümde hem kendimin hem de ekip arkadaşlarımın verimliliğini artırma konusunda ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bursa Business School’un da Uludağ’daki konumu gerçekten harika. Bu ortamı sağlayan BTSO’ya ve değerli eğitmenimize teşekkür ediyorum" dedi. "Sunulan imkanlar oldukça etkileyici" Lojistik sektöründe yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olan Nuri Gökçe Güngör ise eğitime ilişkin şunları söyledi: "Bursa Business School’un düzenlediği yapay zeka eğitimindeyiz ve oldukça verimli geçiyor. Yapay zekanın tüm sektörlerdeki kullanım alanlarını ve özellikle lojistikte sağlayacağı katkıları görmek çok değerli. Bu kampüste ilk kez bir eğitime katılıyorum ve hem eğitim ortamı hem de sunulan imkanlar oldukça etkileyici."

BUÜ’den "Horizon Europe" başarısı Haber

BUÜ’den "Horizon Europe" başarısı

Üniversite koordinatörlüğünde yürütülecek olan proje, dijital dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanında Avrupa genelinde güçlü bir işbirliği ağı oluşturmayı hedefliyor. HORIZON-WIDERA-2025-01-ACCESS-01 European Excellence Initiative çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan "AI-CIRCLE-Excellence for Digital Transformation and Business Modelling Solutions for the Circular Economy" projesi, toplam 12 farklı Avrupa ülkesinden üniversite ve kuruluşu bir araya getiriyor. BUÜ’nün liderlik edeceği konsorsiyumda Letonya, Slovenya, Polonya, Portekiz, Yunanistan, İrlanda, İspanya, Hollanda, Almanya, İtalya ve İsveç’ten paydaşlar yer alıyor. "Küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz" Projenin kapsamı ve hedefleri hakkında teknik detayları paylaşan Proje Koordinatörü Prof. Dr. Aylin Poroy Arsoy, AI-CIRCLE projesinin yükseköğretim kurumları arasında kurulacak bir Avrupa mükemmeliyet ağı aracılığıyla yapay zeka destekli dijital dönüşümü ve döngüsel ekonomi temelli iş modeli inovasyonlarını geliştirmeyi amaçladığını belirtti. Prof. Dr. Arsoy, çalışmanın özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı "Widening" ülkelerine odaklanarak araştırma mükemmeliyetini artırmayı, kurumsal dönüşümü desteklemeyi ve KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini vurguladı. 5 tematik alanda 48 pilot uygulama Prof. Dr. Arsoy, proje kapsamında 24 KOBİ ile en az 48 pilot uygulama gerçekleştirileceğini ifade etti. Akademik araştırma çıktılarının doğrudan gerçek sektör uygulamalarına dönüştürüleceğini kaydeden Arsoy, çalışmaların tekstil, gıda sistemleri, turizm ve konaklama, ulaşım ve mobilite ile çevre ve enerji sistemleri olmak üzere 5 temel tematik alanda yürütüleceği bilgisini paylaştı. Projenin akademik ekibi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kadrosundan oluşuyor. Prof. Dr. Aylin Poroy Arsoy’un koordinatörlüğündeki projede Prof. Dr. Çağatan Taşkın, Prof. Dr. Yasemin Ertan, Prof. Dr. Yücel Sayılar, Prof. Dr. Nuran Bayram Arlı, Prof. Dr. Elif Yücel, Doç. Dr. Mehlika Saraç ve Dr. Öğr. Üyesi Burak Meydancı araştırmacı olarak görev alıyor.

Teknoloji Fuarı’nda sektör temsilcileri öğrencilerle buluştu Haber

Teknoloji Fuarı’nda sektör temsilcileri öğrencilerle buluştu

BUÜ DİJİMER’in üçüncü kez gerçekleştirdiği Teknoloji Fuarı 1-2 Nisan tarihleri arasında Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yapıldı. Organizasyonda farklı sektörlerden çok sayıda kurum ve kuruluş temsilcileri yer aldı. Gençler tarafından ziyaretçi akınına uğrayan fuarda öğrenci kulüpleri de stant açarak projelerini sergiledi. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci ve Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu da stantları ziyaret etti. Programda gençlerle ve sektör temsilcileriyle sohbet eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ’nün sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda nitelikli projelerin üretildiği büyük bir bilim yuvası olduğuna işaret etti. Üniversite-Sanayi işbirliğinin geliştirilmesi adına da önemli bir köprü görevi gören fuara iş dünyasının da ciddi bir ilgi gösterdiğini aktaran Yılmaz; "Burada sadece firmaların ürünlerini değil, genç yeteneklerimize ilham verecek vizyon sergileniyor. Bu fuarı aynı zamanda ortak projelerin, staj imkanlarının ve yerli teknoloji hamlesinin değerli bir başlangıcı olarak görüyoruz. İlgi ve katılım bizi mutlu etti. Emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi. BUÜ Dijital Dönüşüm Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kurtuluş Kaymaz ise fuarın çok olumlu geçtiğini belirterek, tüm katılımcılara teşekkür etti.

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak Haber

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak

Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak hedefiyle "Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları" etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, "Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. "Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır." diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu ilerlemeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, "Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise "KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları" toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, "Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun şartla kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon liralık kısmı Bursa’da kullanılmış durumda" dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon lira olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar liraya ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, "Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon lira seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor" diye konuştu. KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti; "Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, "Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir" dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, "Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk" diye konuştu. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, "Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız" ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, "İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.

Bursa’da IBAN suistimallerine karşı uyarı Haber

Bursa’da IBAN suistimallerine karşı uyarı

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "Siber ve Finansal Suçlar Kıskacında Gençlik: IBAN Suistimalleri" panelinde, IBAN üzerinden gerçekleştirilen suçlar ve bu suçların hukuki sonuçları konuşuldu. Panelde konuşan Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halit Aker, IBAN üzerinden işlenen suçların giderek arttığına dikkat çekerek, "Halk sağlığı sorunu haline gelen IBAN suçlarının arttığını görüyoruz. Adalet Bakanlığı ve üniversiteler olarak bu konuda paneller düzenliyoruz" ifadelerini kullandı. Gemlik Cumhuriyet Başsavcısı Sercan Kocabey ise teknolojik gelişmelerin yeni suç yöntemlerini beraberinde getirdiğini belirterek, "Teknolojinin hızla dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Dijital dönüşüm yeni ve sofistike suç ihtimallerini beraberinde getiriyor. Suçun ilk aşamalarından biri olan IBAN suistimalleri artık toplumsal bir sorun haline gelmiştir. IBAN’ınızı kullandırmanız sizi mağdur değil, hukuki olarak suçlu haline getirebilir. En büyük başarı, suça giden yolları işlenmeden kapatmaktır" dedi. Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba da bu tür bilgilendirme çalışmalarının önemine değinerek, "Böyle bir çalışmanın ilçemizde yapılmasından memnuniyet duyduk. Bize bile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamları geliyor. Bu tür önleyici faaliyetleri önemsiyor, daha sık yapılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu. Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Merve İnan Orman, bilişim suçlarında üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanılmasının suçla mücadeleyi zorlaştırdığını belirtti. Gemlik Cumhuriyet Savcısı Tuğçe Demirci ise özellikle gençlerin kolay para vaadiyle bu tür suçlara dahil edildiğini vurgulayarak, "Bir günlük gelir, bir ömür sabıka kaydı Öncelikle gençleri suça dahil ediyorlar. Kolay para kazanma hırsı mantığın önüne geçiyor. Dolandırıcılık suçunun basit hali bile 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Nitelikli hallerde ise ceza 10 yıla kadar çıkabilir ve dolandırılan miktarın iki katından az olmayacak şekilde para cezası uygulanabilir" dedi. Demirci ayrıca, banka hesaplarının kişisel sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekerek, "Basit bir banka işlemi gibi görülse de o hesap suç gelirinin dolaşım noktasıdır. IBAN suistimali kanunda doğrudan yer almasa da bilişim suçları başta olmak üzere birçok suçu kapsayan bir yapı ortaya çıkarmaktadır" ifadelerini kullandı. Gemlik Hakimi Pınar Sevici de banka hesaplarının menfaat elde edilmesi aşamasında suçun önemli bir parçası haline geldiğini belirtti. Panelde ayrıca Bursa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Zekeriya Değirmen, siber suçlarla mücadele çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.

BTÜ endüstriyel arızaları öceden haber veren yapay zekâ geliştiriyor Haber

BTÜ endüstriyel arızaları öceden haber veren yapay zekâ geliştiriyor

BTÜ akademisyenleri; savunma sanayi, otomotiv, kaynaklı imalat ve robotik üretim hatları gibi pek çok alanda kullanılan endüstriyel sistemlerin daha güvenli ve verimli çalışmasına katkı sağlayacak önemli bir bilimsel projeye imza attı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Talha Koruk’un yürütücüsü, Prof. Dr. Turgay Tugay Bilgin’in danışmanı, Araştırma Görevlisi Ahmet Metin’in araştırmacısı olduğu "SPIKE-EDGE: Endüstriyel Sistemlerde İğnecikli Nöral Ağ Tabanlı Kestirimci Bakım" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, endüstriyel sistemlerdeki sensör verileri nöromorfik yapay zekâ teknolojisi ile analiz edilerek, arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek. Özellikle bu sistemin düşük enerji tüketimi ve gerçek zamanlı çalışma yeteneği, endüstriyel uygulamalar için büyük avantaj sağlayacak. Geleneksel yapay zeka sistemlerinin yüksek enerji tüketimi ve gecikme süreleri nedeniyle endüstriyel uygulamalarda sınırlı kaldığını aktaran Proje Yürütücüsü Talha Koruk, "Endüstriyel üretimde plansız duruşlar, global ölçekte yüksek bütçe kayıplarına neden oluyor. Türkiye’de bu oran, toplam operasyonel maliyetlerin yüzde 15-25’ine tekabül ediyor. Bu projede, insan beyninin çalışma prensibinden ilham alan iğnecikli sinir ağları teknolojisini kullanarak, geleneksel sistemlere göre yüzde 70-80 daha az enerji tüketen ve 1 ms altında karar verebilen bir anomali tespit sistemi geliştirmeyi hedefliyoruz. Böylece endüstriyel sistemlerdeki arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek ve üretim kayıpları önlenebilecek" dedi. Projenin, yeşil enerji ve sürdürülebilirlik hedefleriyle de uyumlu olduğunu vurgulayan Koruk, "Geliştirdiğimiz sistem, makine başına ortalama 5 watt güç tüketimi ile çalışabilecek. Bu, geleneksel GPU tabanlı sistemlerin 40-60 watt enerji tüketimine kıyasla çok daha sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Özellikle enerji verimliliğinin kritik olduğu endüstriyel uygulamalarda, bu teknoloji hem karbon ayak izini azaltacak hem de işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürecek. Yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği vizyonuna doğrudan katkı sağlayacak bu proje, Türkiye’nin sürdürülebilir sanayi hedeflerine de hizmet edecek" şeklinde konuştu. Nöromorfik hesaplama ve edge AI teknolojilerini bir araya getiren bu projede; endüstriyel sensör verileri (titreşim, akım, sıcaklık) iğnecikli (spike) alana dönüştürülerek, düşük güç tüketen nöromorfik hızlandırıcılar üzerinde gerçek zamanlı olarak işlenecek. Sistem, bulut bağlantısı olmadan yerinde (edge) çalışabilecek ve sınırlı sayıda veri ile yüksek doğruluk oranına ulaşabilecek. Elde edilecek sonuçların, gelecekte yapılacak daha kapsamlı bilimsel araştırmalara ve endüstriyel uygulamalara önemli bir altyapı oluşturması bekleniyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak dijital dönüşüm, yapay zekâ ve sürdürülebilir sanayi alanlarını stratejik öncelik olarak gördüklerini belirtti. Rektör Prof. Dr. Çağlar, "Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yalnızca bilimsel bir çalışma olmanın ötesinde, sanayimizin rekabet gücünü artıracak somut bir teknolojik çözümdür. Enerji verimliliği yüksek, çevreci ve akıllı sistemler geliştirmek, Türkiye’nin Endüstri 5.0 vizyonu açısından büyük önem taşıyor. BTÜ olarak üretim süreçlerini daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir hale getirecek çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Proje ekibini tebrik ederim" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.