Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dezenformasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Felsefe Buluşmaları düşünceye kapılarını açtı Haber

Bursa'da Felsefe Buluşmaları düşünceye kapılarını açtı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, şehrin kültürel ve düşünsel yaşamına katkı sunacak etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’nın ilk programı, Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Günümüz dünyasının hızlı dönüşümünü felsefi bir bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçlayan söyleşi dizisinin açılış konuğu, Prof. Dr. Ferudun Yılmaz oldu. DEĞİŞEN DÜNYA VE İNSANIN GELECEĞİ ELE ALINDI ‘Değişen Dünya, Sarsılan İnsan: Ekonomi, Kültür ve Siyasetin Yeni Krizleri’ başlıklı konuşmasında Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, modern dünyada yaşanan ekonomik, kültürel ve siyasal dönüşümleri farklı bakış açılarıyla değerlendirdi. Toplumsal yapıdaki değişimin insan yaşamına etkilerinin ele alındığı söyleşide, dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlar ve insanın hızlı dönüşüm içerisindeki konumu üzerine konuşmalar gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, günümüz dünyasındaki insani varoluş krizinin felsefi, sosyolojik ve diğer toplumsal sonuçlarını değerlendirdikleri bir program gerçekleştirdiklerini söyledi. Buluşmaların ilk oturumunu gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Yılmaz, Bursalıları son derece zengin söyleşi programlarının beklediğini hatırlattı. Türkiye’nin felsefi birikimini yansıtacak çok değerli hocaların söyleşilere konuk olacağını ifade eden Yılmaz tüm vatandaşları buluşmalara davet etti. FELSEFE BULUŞMALARI MAYIS AYINA KADAR SÜRECEK Bursalıları farklı disiplinlerden akademisyenlerle bir araya getirecek olan ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’, Mayıs 2027’ye kadar her ay farklı konu ve konuklarla devam edecek. Ekonomi, siyaset, kültür, bilim, yapay zeka, hakikat, insan, aile ve gelecek gibi başlıkların ele alınacağı söyleşi dizisinde, 21. yüzyılın önemli meseleleri felsefenin ışığında değerlendirilecek. Prof. Dr. Funda Güngör ve Doç. Dr. Mehmet Fatih Elmas’ın yürütücülüğünü üstlendiği serinin ikinci buluşmasında ise Prof. Dr. Işıl Bravo ve Doç. Dr. Elif Madarbaş Gülen, ‘Hakikat Kayboldu mu? Algoritmik Yönlendirme, Dezenformasyon, Bilgi Krizi’ başlıklı söyleşide Bursalılarla bir araya gelecek.

“Bursa Felsefe Buluşmaları” başlıyor Haber

“Bursa Felsefe Buluşmaları” başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, düşünce dünyasına katkı sunacak yeni bir etkinlik serisini Bursa’ya kazandırıyor. ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’ adıyla gerçekleştirilecek söyleşi dizisinde, günümüz dünyasının hızlı dönüşümü felsefi bir perspektifle ele alınacak. ‘İnsan, hakikat, anlam, bağ ve gelecek’ kavramları etrafında şekillenecek buluşmalarda, değişen dünyada insanın konumu ve geleceği üzerine farklı disiplinlerden akademisyenler görüşlerini paylaşacak. İLK BULUŞMA 10 EKİM’DE ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’nın ilk oturumu, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Tayyar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Serinin açılış konuğu Prof. Dr. Ferudun Yılmaz olacak. Yılmaz, ‘Değişen Dünya, Sarsılan İnsan: Ekonomi, Kültür ve Siyasetin Yeni Krizleri’ başlıklı konuşmasıyla günümüz dünyasındaki dönüşümleri ve bu dönüşümlerin insan üzerindeki etkilerini değerlendirecek. Serinin ikinci buluşmasında Prof. Dr. Işıl Bravo ve Doç. Dr. Elif Madarbaş Gülen ‘Hakikat Kayboldu mu? Algoritmik Yönlendirme, Dezenformasyon, Bilgi Krizi’ başlığıyla bilgi çağının yeni sorunlarını ele alacak. 12 Aralık’ta Prof. Dr. Ali Utku ve Prof. Dr. Victoria Rowe Holbrook, ‘Edebiyat ve Felsefe Kavşağında İnsan’ konusunu tartışacak. 9 Ocak 2027’de Prof. Dr. Enis Doko ve Doç. Dr. Mehtap Doğan, ‘İnsanlığın Yeni Aynası: Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak’ başlıklı buluşmada yapay zeka ve insan ilişkisini değerlendirecek. FELSEFEDEN BİLİME, AİLEDEN GELECEĞE Şubat ayında Prof. Dr. Türker Kılıç ve Prof. Dr. Çetin Balanuye ‘Bilim ve Anlam’, mart ayında Prof. Dr. A. Ayhan Çitil ve Prof. Dr. Kasım Küçükalp ‘İçimizdeki Fırtına: Modern İnsanın Zihinsel Buhranı’ başlıklarıyla Bursalılarla buluşacak. Nisan ayında Prof. Dr. Yayla Gül Ceren Karataş ve Doç. Dr. Şeyma Kömürcüoğlu, ‘Köklerde ve Kanatlarda: Aile, Kuşaklar ve Bağlar’ başlığını ele alırken, serinin 8 Mayıs 2027’deki final buluşmasında İhsan Fazlıoğlu, ‘Geleceğe Ne Bırakacağız?’ sorusunun izini sürecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen programın yürütücülüğünü Prof. Dr. Funda Güngör ve Doç. Dr. Mehmet Fatih Elmas üstleniyor. Oturumları takip etmek isteyen Bursalılar https://www.bursa.bel.tr/etkinlik/bursa-felsefe-bulusmalari-1570 adresinden kayıt yaptırabilir.

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay Haber

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay

Gelecekte hayata geçirilmesi planlanan uluslararası ortak yüksek lisans programlarının akademik, idari ve kurumsal altyapısının hazırlanmasını amaçlayan projelerde; ortak müfredat ve diploma yapılarının geliştirilmesi, öğrenci hareketliliğinin planlanması, kalite güvencesi, tanınma ve akreditasyon süreçlerinin oluşturulması ile sürdürülebilir yönetişim modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Hazırlanan altyapı, ilerleyen dönemlerde Erasmus Mundus Joint Master programlarına yapılacak başvurular açısından da önemli bir temel oluşturuyor. Doğrudan Avrupa Komisyonu’na yapılan başvurular sonucunda kabul edilen projeler, BUÜ’nün Erasmus Mundus Design Measures kapsamında desteklenen ilk projeleri olma özelliğini taşıyor. TwinLead ile ikiz dönüşüm ve etik liderlik bir araya geliyor TwinLead projesi, BUÜ İnegöl İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı ve Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) Müdürü Prof. Dr. Melih Engin koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje; yapay zekâ, veri analitiği ve siber güvenlik gibi ileri teknolojileri katılımcı yönetişim, etik, insani değerler ve ikiz dönüşüm yaklaşımlarıyla bütünleştiren uluslararası bir yüksek lisans programının tasarlanmasını amaçlıyor. Geliştirilecek programla, dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerine liderlik edebilecek, teknolojik yetkinliklerini etik ve sürdürülebilir yönetişim anlayışıyla bir araya getirebilen yeni nesil profesyonellerin yetiştirilmesine yönelik güçlü bir akademik altyapı oluşturulması hedefleniyor. E-Resilience ile dijital dünyanın yeni risklerine eğitim odaklı yaklaşım Desteklenmeye hak kazanan bir diğer proje olan E-Resilience, BUÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şehnaz Baltacı koordinatörlüğünde gerçekleştiriliyor. Proje, gelecekte hayata geçirilmesi planlanan Erasmus Mundus ortak yüksek lisans programının akademik, kurumsal ve stratejik temellerini oluşturmayı hedefliyor. E-Resilience; dijital riskler, dezenformasyon, algoritmik yönlendirme, yapay zekâ destekli manipülasyon, siber zorbalık, veri güvenliği ve toplumsal kutuplaşma gibi güncel sorunlara eğitim alanından bütüncül bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlıyor. Uluslararasılaşma kapasitesine önemli katkı Her iki proje de Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm, kapsayıcılık, demokratik yaşama katılım, etik liderlik, sürdürülebilirlik ve yükseköğretimde uluslararasılaşma öncelikleriyle örtüşüyor. Projelerin Erasmus+ ve uluslararasılaşma süreçleriyle kurumsal düzeyde koordinasyonu, BUÜ Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Recep Yücedoğru’nun katkılarıyla yürütülüyor. "Kurumsal kapasitemiz güçleniyor" Projeleri kabul edilen akademisyenleri ağırlayan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, TwinLead ve E-Resilience projelerinin desteklenmesiyle birlikte uluslararası ortak yüksek lisans programları geliştirme, ortak diploma modelleri oluşturma ve Avrupa’daki akademik iş birliklerini derinleştirme yönünde önemli adımlar attıklarını vurguladı. Projeler kapsamında edinilecek deneyim ve oluşturulacak uluslararası ortaklıkların, gelecekte gerçekleştirilecek Erasmus Mundus Joint Master başvurularına yönelik kurumsal kapasiteyi de güçlendireceğini ifade eden Rektör Yılmaz; "Üniversitemizin Erasmus Mundus Design Measures alanındaki ilk kabulü olma özelliğini taşıyan TwinLead ve E-Resilience projeleri, Üniversitemizin Avrupa yükseköğretim alanındaki görünürlüğünün artırılması ve sürdürülebilir uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Yılmaz, akademisyenleri tebrik ederek, başarılarının devamı temennisinde bulundu.

Macron: "Yanbu'yu korumak için Suudi Arabistan'a asker ve savunma sistemleri göndereceğiz" Haber

Macron: "Yanbu'yu korumak için Suudi Arabistan'a asker ve savunma sistemleri göndereceğiz"

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Elysee Sarayı'ndan canlı yayınlanan özel röportajında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Avrupa'nın güvenliğine geniş yer ayıran Cumhurbaşkanı Macron, Orta Doğu'daki kriz, Fransa'da yükselen akaryakıt fiyatları, enerji arzı, kamu borcu, 2027 bütçesi ve ülkedeki siyasi durumu da değerlendirdi. "Rusya, Fransa'yı hedef alabilir" Macron, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) Rusya'nın insansız hava araçlarıyla Avrupa'ya ve özellikle Fransa'nın güneyine saldırabileceği yönünde Fransız istihbarat servislerini uyardığına ilişkin iddiaları reddetti. Ancak Avrupa'daki güvenlik ortamının giderek daha gergin hale geldiğini belirten Macron, "Son haftalarda Avrupa'nın birçok yerinde düşmanca eylemlerin arttığını görüyoruz" dedi. Almanya'nın Leipzig Havalimanı'nda Alman makamlarınca Rusya'nın sorumlu tutulduğu saldırı girişimine değinen Macron, Fransa'da bugüne kadar bu tür bir saldırının gerçekleşmediğini, ancak riskin bulunduğunu söyledi. Fransa'nın da benzer bir saldırıyla karşılaşıp karşılaşamayacağına ilişkin Macron, "Bunun Fransa'da gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığını soruyorsanız, cevabım evet" ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı, "Rusya, Avrupa'nın Ukrayna'nın stratejik derinliği olduğunu düşünüyor, çünkü Avrupalılar Ukraynalılara yardım ediyor" dedi. "Bu artık hibrit savaş değil, doğrudan savaş" Leipzig'deki saldırı girişiminin başarılı olması halinde saldırının can kayıplarına yol açabileceğini belirten Macron, "Bu artık hibrit savaş değil, doğrudan savaş. Bunlar insanları öldürebilecek düşmanca eylemler" ifadelerini kullandı. Rusya kaynaklı tehdidin yalnızca fiziki saldırılarla sınırlı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı, Fransa'nın yıllardır dezenformasyon ve siber saldırıların hedefi olduğunu söyledi. Macron, bu tür eylemlerin son dönemde yoğunlaştığını ifade etti. Fransa'nın muhtemel saldırılara karşı hazırlıklarını artırdığını belirten Macron, İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in bölge valilerini bir araya getirdiğini hatırlattı. Ülke genelindeki kritik altyapılar ile hassas noktaların korunmasına yönelik tedbirlerin güçlendirildiğini söyleyen Macron, özellikle insansız hava aracı ve siber saldırılara karşı hassas sivil altyapılar, askeri tesisler ve savunma sanayii noktaları için bölge bölge hazırlık yapıldığını belirtti. "Moskova'nın ölü ve yaralı olmak üzere toplam 1.2 milyon asker kaybı var" Rusya'nın Ukrayna'daki savaş için yeni bir seferberliğe hazırlanabileceğini de ifade eden Macron, Avrupa ve ABD istihbarat servisleri ile Ukrayna tarafından paylaşılan bilgiler doğrultusunda yaklaşık 300 bin kişilik yeni bir seferberliğin "inandırıcı bir senaryo" olduğunu söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı, Rusya'nın Şubat 2022'den bu yana ölü ve yaralı olmak üzere toplam 1.2 milyon asker kaybettiğini ileri sürerek Moskova'nın Donbass'ın tamamını ele geçirmek için daha fazla kaybı göze almaya hazır olduğunu savundu. Macron, mevcut ilerleme hızıyla Rus ordusunun Donbass'ın geri kalanını ele geçirmesinin yaklaşık 1.5 ila 2 yıl sürebileceği değerlendirmesinde bulundu. Rusya ve Ukrayna'ya önerilen çifte moratoryum Ukrayna'ya desteğin devam edeceğini belirten Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile ilave radar ve füze sağlanması konusunda anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Macron ayrıca Rusya ve Ukrayna'ya Ukrayna'nın Rus rafineri ve enerji tesislerine yönelik saldırılarını durdurması karşılığında Rusya'nın da Ukrayna'nın enerji sistemi ve sivil altyapısına yönelik saldırılarına son vermesini, ikinci aşamada ise Karadeniz'deki çatışmaların durdurularak tahıl sevkiyatının önünün açılmasını içeren "çifte moratoryum" önerdiklerini hatırlattı. Macron, öneriyi ABD Başkanı Donald Trump ve Zelenskiy ile görüştüğünü belirtti. "Kıtlığı önlemek için her şeyi yapıyoruz" Fransa'da akaryakıt fiyatlarındaki yükselişe değinen Macron, Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının piyasalar üzerinde etkisi bulunduğunu, ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin temel nedeninin Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz olduğunu söyledi. Ukrayna'nın Rus rafinerilerini hedef almasına ilişkin Macron, "Ukraynalılar bunu Rusya onların enerji kapasitesini yok ettiği için yapıyor. Kışı karanlıkta ve soğukta geçirdiler" dedi. Fransa'da dizel, doğal gaz veya kalorifer yakıtında arz sıkıntısı yaşanmaması için çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Macron, "Kıtlığı önlemek için her şeyi yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Macron, enerji arzının güvence altına alınması ve Hürmüz Boğazı'nın barışçıl şekilde yeniden açılması için diplomatik girişimlerin sürdüğünü söyledi. Fransa'nın enerji stoklarını yeniden oluşturduğunu belirten Macron, doğal gaz depolarının önümüzdeki haftalarda Avrupa hedefleri doğrultusunda yaklaşık yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşmasının beklendiğini ifade etti. "Kızıldeniz güzergahında Yanbu enerji tesisinin korunması için asker göndereceğiz" Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Yanbu enerji tesisinin korunması için askeri destek sağlayacaklarını açıkladı. Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan enerji ihracatına imkan sağlayan Yanbu'nun önemine dikkat çeken Macron, "Askeri imkanlar göndereceğiz. Askerler, radarlar ve savunma sistemleri göndereceğiz. Herhangi bir çatışmaya dahil olmak için değil, bu tesisi korumak için" şeklinde konuştu. "Trump söz konusu olduğunda hiçbir zaman garanti yok" Fransa'nın G7 dönem başkanlığını yürüttüğünü hatırlatan Macron, enerji fiyatlarındaki baskının azaltılması amacıyla gerekmesi halinde üye ülkelerin stratejik petrol rezervlerinin koordineli biçimde piyasaya sürülmesinin değerlendirilebileceğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan dizelinin ihracatını sınırlandırabileceğine ilişkin açıklamalarına da değinen Macron, böyle bir kararın dünya piyasalarındaki fiyatları daha da artıracağını savundu. Trump'tan bu konuda güvence alınıp alınmadığına ilişkin Macron, "Donald Trump söz konusu olduğunda hiçbir zaman garanti yok" ifadelerini kullandı. "Fiyatların kontrolden çıkmasına izin vermeyeceğiz" Akaryakıt fiyatlarının daha da yükselmesi halinde yeni önlemlerin gündeme gelebileceğini belirten Cumhurbaşkanı, önceliğin vergileri azaltmadan önce piyasa fiyatlarını düşürmek olduğunu söyledi. Macron, "Bizim çıkarımız vergileri düşürmeden önce fiyatları düşürmek. Aksi halde jeopolitiğin sonuçlarını Fransız vergi mükelleflerine ödetmiş oluruz" dedi. Litre başına 20 sentlik vergi indiriminin kamu maliyesine bir ayda yaklaşık 1 milyar Euro'ya mal olacağını belirten Macron, fiyatların yükselmeye devam etmesi halinde hiçbir seçeneğin tamamen dışlanmadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı, "Fransızları yalnız bırakmayacağız. Fiyatların kontrolden çıkmasına izin vermeyeceğiz" dedi. TotalEnergies'e de seslenen Macron, şirketin uluslararası enerji fiyatlarındaki yükselişten yararlanarak Fransız tüketiciler üzerinden aşırı kar elde etmemesi gerektiğini savundu. Cumhurbaşkanı, "Fransızsınız, vatansever olun" ifadelerini kullandı. Bütçe ve hayat pahalılığı Fransa'nın kamu borcundaki artışa ilişkin eleştirilere cevap veren Macron, Covid-19 salgını sırasında uygulanan geniş kapsamlı devlet desteklerini savundu. Cumhurbaşkanı, "Ne pahasına olursa olsun politikasından hiçbir şekilde pişman değilim" dedi. Son 10 yıldaki ek kamu harcamalarının yaklaşık 3'te 1'inin Fransızları krizlerden korumaya, 3'te 1'inin ülkeyi geleceğe hazırlamaya ayrıldığını belirten Macron, kalan bölümün ise sosyal modelde yeterince hızlı reform yapılamamasından kaynaklandığını söyledi. Özellikle emeklilik sistemi konusunda yeterince hızlı ilerlenemediğini kabul eden Fransa Cumhurbaşkanı, "Siyasi güçleri ikna etmeyi başaramadım. Sorumluluğumdan kaçmıyorum" ifadelerini kullandı. 2027 bütçesinin kamu maliyesinin kontrol altına alınması açısından gerekli olduğunu belirten Macron, devlet, yerel yönetimler, sosyal güvenlik sistemi, şirketler ve hane halklarının bütçe çabasına katkıda bulunması gerektiğini söyledi. Fransa'da hayat pahalılığı nedeniyle oluşan toplumsal öfkeye de değinen Cumhurbaşkanı, ekonomik şartlar ağırlaştığında insanların günlük yaşamlarının zorlaştığını ve öfkelenmelerinin doğal olduğunu söyledi. Ancak ülke çapında genel bir toplumsal hareketin uluslararası krizlerin sonuçlarını ortadan kaldırmayacağını savunan Macron, Fransızlara birlik çağrısında bulundu. Macron, "Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaşa ve Hürmüz'de yaşananlara karşı toplumsal hareket yapılamaz. Böyleyse ben de katılabilirim, çünkü ben de bu savaşlara karşıyım" dedi. Erken seçim yok Ulusal Meclis'in yeniden feshedilerek erken seçime gidilmesi ihtimaline ise kapıyı kapatan Macron, yeni bir seçimin mevcut savaş, satın alma gücü sorunları ve geçirilmesi gereken bütçeye siyasi istikrarsızlığı da ekleyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı, "Bunun ülke için iyi olacağını düşünmüyorum" dedi. 2027 cumhurbaşkanlığı seçiminde herhangi bir aday lehine tutum alıp almayacağı konusunda henüz karar vermediğini belirten Macron, "Jeopolitik, ekonomik, mali ve siyasi durumun gelişimine göre sorumluluk içinde yapmam gerekeni yapacağım" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Macron, mevcut önceliğinin görevini yerine getirmek olduğunu vurgulayarak, "Benim ilk görevim harekete geçmek. Bugün siyasi tartışmaya dahil olmak değil" dedi.

Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor Haber

Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor

Dijital suçlarla mücadelede yeni yapılanma Adalet Bakanı Akın Gürlek’in X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, siber alanda suçla mücadelenin daha hızlı, etkin ve koordineli hale getirilmesi amacıyla adliyelerde yeni büroların kurulacağı belirtildi. Çocukları ve gençleri suça, şiddete ve istismara yönlendiren; vatandaşların özel hayatını, kişilik haklarını, can ve mal güvenliğini hedef alan dijital içeriklere karşı adli kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi. Suç içerikleri yakından izlenecek Yeni yapılanmayla dijital mecralardaki suç içerikleri ve suça teşvik eden faaliyetlerin uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarınca yakından izleneceği bildiren Bakan Gürlek, bu kapsamda şüphelilerin tespiti, gerekli adli işlemlerin başlatılması ve hukuka aykırı içeriklere müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesinin amaçlandığını kaydetti. Dezenformasyonla mücadelede koordinasyon güçlendirilecek Gürlek, kamuoyunu kasıtlı şekilde yanıltan, toplum huzurunu ve kamu düzenini bozmaya yönelik suç niteliğindeki dezenformasyon faaliyetleriyle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğini ifade etti. Adalet Bakanlığının, çocukları koruyan, vatandaşların haklarını güvence altına alan, kamu düzenini ve hukukun üstünlüğünü dijital alanda da hâkim kılan adalet anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.

Bakan Göktaş: "Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz" Haber

Bakan Göktaş: "Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz"

Bakan Göktaş, Kastamonu’da düzenlenen "Şehit Ailelerimiz ve Gazilerimizle Birlik ve Vefa Buluşması" programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Göktaş, şehit aileleri ve gazilerin her daim başları üzerinde yeri olduğunu aktararak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, şehit yakınları ve gazilerle bir araya geleceklerini söyledi. Terörsüz Türkiye sürecinin geleceğe yönelik büyük bir adım olarak nitelendirdiklerini belirten Göktaş, Türkiye’nin en güçlü olduğu bir dönemde şartsız ve pazarlıksız bir şekilde bu süreci başlattığını sözlerine ekledi. "Birkaç puan oy alırım kaygısıyla şehit ailelerimizi ve gazilerimizi yaralayan bir kitle oldu" Terörsüz Türkiye süreci konusunda sosyal medyada fazlasıyla dezenformasyon olduğunu belirten Göktaş, "Maalesef ki sosyal medyada, birkaç puan oy alırım kaygısıyla şehit ailelerimizi ve gazilerimizi yaralayan bir kitle oldu. Hamdolsun bugün şehit ailelerimiz ve gazilerimiz bunların her birinin gerçek olmadığını anladı. Bizler ülkemizin etrafındaki ateş çemberini bertaraf etmek istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin güvenliği sadece ülke içerisinde değil, ülkenin hemen dışında da ibaret. Sınırımızda maalesef bir terör devleti empoze etmeye çalışanlar oldu. Cumhurbaşkanımız buna asla fırsat vermedi ve geldiğimiz süreçte çok şükür bugün oraları da bertaraf ettik. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen tüm dünya anladı ki burada güçlü bir Türkiye var. Tüm dünya anladı ki Türkiye’siz bu bölgede istikrar olmaz" açıklamasında bulundu. "Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz" Türkiye’nin her daim güçlü bir devlet olduğunu ve asla yıkılmayacağını dile getiren Bakan Göktaş, "Devletimizin en güçlü olduğu bir dönemde şartsız ve pazarlıksız bu süreci başlatmış olduk. Hamdolsun şehit ailelerimiz, gazilerimiz soruları olduğunda gelip bizi buldular, bunu sordular. Bizler de ilk ağızdan bu bilgileri verdik. Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Devletimiz güçlü. Devletimiz her daim emin adım atar, üç adım ötesini görür ve bunlara asla bir daha fırsat vermez. Şu anda İHA’larımızla, SİHA’larımızla savunma alanında yaptığımız bütün yatırımlarımız güçlü ve büyük Türkiye için" ifadelerini kullandı.

NATO Genel Sekreteri Rutte: "Rusya'nın eylemleri, zayıflığının işareti" Haber

NATO Genel Sekreteri Rutte: "Rusya'nın eylemleri, zayıflığının işareti"

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Almanya'nın Leipzig Havalimanına yönelik saldırı girişimi dahil olmak üzere Rusya'nın son dönemdeki eylemlerini hatırlatarak, "Rusya'nın eylemleri bir zayıflık işareti, Ukrayna'da istediğini elde edemediğinin göstergesi" dedi. NATO Genel Sekreteri Rutte, Almanya'nın başkenti Berlin'de Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen Büyükelçiler Konferansında Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile açıklamalarda bulundu. Genel Sekreter Rutte, Alman hükümetinin arkasında Rusya'nın olduğunu belirttiği Leipzig Havalimanına yönelik patlayıcı yüklü insansız hava araçlı (İHA) saldırı girişimini hatırlatarak, "NATO, Rusya'nın Leipzig'deki saldırısının ardından Almanya ile dayanışma içindedir. Almanya'nın kararlı ve dengeli yanıtını takdir ediyorum. Müttefikler birbiri ardına Almanya'ya destek verdi. NATO böyle çalışır. Hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için" ifadelerini kullandı. "Rusya NATO'yu bölmek istiyor" Genel Sekreter Rutte, Rusya'nın son dönemde Leipzig Havalimanında olduğu gibi artan eylemlerine dikkat çekerek, "Rusya bizi bölmek istiyor, ama biz birlik içinde hareket etmeye devam ediyoruz. Rusya Ukrayna'ya yardım etmemizi engellemek istiyor, ama biz Ukrayna için daha fazlasını yapacağız. NATO, tüm müttefiklerimizi her türlü tehdide karşı savunma yeteneğini güçlendirmeye devam edecektir. Rusya güçlü görünmeye çalışıyor ancak biz daha güçlüyüz" dedi. Rutte, "Rusya'nın eylemleri, bir zayıflık işareti ve Ukrayna'da istediğini elde edemediğinin göstergesidir. Buna karşılık Ukrayna her gün kararlılığını ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Rusya ve ortakları emperyalist güç emellerinin peşinde" Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da, "Kendimizi kandırmamalıyız. Rusya sadece doğu kanadında NATO'yu askeri olarak tehdit etmekle ve Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürmekle kalmıyor giderek daha fazla hibrit saldırı, siber saldırı, sabotaj, dezenformasyon ve kritik altyapıya yönelik saldırılar gerçekleştiriyor" dedi. Wadephul, "Leipzig Havalimanına yönelik Rus saldırı girişimi, Rusya'nın Avrupa ve NATO'ya karşı sürekli artan saldırganlık serisinin yalnızca son örneğidir. Rusya ve ortakları, çıkarlarımıza karşı ve kendi emperyalist büyük güç emellerinin peşinde, küresel çapta ağ kurarak hareket ediyorlar" ifadelerini kullandı. Wadephul, "Daha güçlü bir Avrupa, NATO'yu da daha güçlü kılar. Sonuçta mesele güvenilir caydırıcılıktır" şeklinde konuştu.

İletişim Başkanı Duran: "2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir" Haber

İletişim Başkanı Duran: "2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir"

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirildiğini açıkladı. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen kapsamlı dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası koordinasyon çalışmaları, ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içerisinde ve kesintisiz şekilde devam etmektedir. Türkiye, terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve dijital mecralar üzerinden yürütülen psikolojik harekât girişimlerine karşı mücadelesini, devletimizin bütün imkân ve kabiliyetlerini seferber ederek kararlılıkla sürdürmektedir. Bu kapsamda son iki ayda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda; Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının ortak çalışmaları neticesinde, başta FETÖ iltisaklı olmak üzere millî güvenliğimizi ve toplumsal birliğimizi hedef alan terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır" ifadelerini kullandı. Duran, "Gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleriyle; provokasyon üreten, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu hedef alan, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekat faaliyetleri yürüttüğü belirlenen bin 335 sosyal medya hesabı hakkında da başta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımız olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş ve söz konusu hesaplara erişim engeli kararları uygulanmıştır. Bu süreçte toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir. Yapılan çalışmalar bir gerçeği açık biçimde ortaya koymaktadır; terör örgütleri artık yalnızca sahada değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik bir şekilde faaliyet yürütmektedir. Sosyal medya ve dijital mecralar; propaganda, manipülasyon, algı operasyonları ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, millî birliğimizi ve kamu düzenini hedef alan bir araç olarak kullanılmaktadır" dedi. Dezenformasyona müsaade edilmeyeceğini vurgulayan Duran, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda aynı kararlılıkla sürdürmektedir. Devletimiz açısından dijital güvenlik, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekat amacıyla kullanmalarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi anlık ve çok boyutlu şekilde takip etmeyi; milli güvenliğimizi, toplumsal huzurumuzu ve birlik beraberliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızı dezenformasyonun oluşturduğu bilgi kirliliğinden korumak, doğru ve güvenilir bilgiyle buluşturmak ve dijital mecraların terör örgütleri tarafından bir propaganda alanına dönüştürülmesine engel olmak konusunda mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dijital alan sahipsiz değildir. Türkiye, millî güvenliğini hedef alan hiçbir dijital operasyona izin vermeyecektir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.