Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Devlet Bahçeli

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Devlet Bahçeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Bahçeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP lideri Bahçeli'den 'askeri hastane' çağrısı! "Yeniden açılmalıdır" Haber

MHP lideri Bahçeli'den 'askeri hastane' çağrısı! "Yeniden açılmalıdır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında Orta Doğu'dan NATO Zirvesi'ne kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi. Bahçeli, askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini belirterek bunun "milli beka meselesi" olduğunu söyledi. Bahçeli'nin açıklamalarından satır başlıkları: "Askeri hastanelerin tekrardan açılması hayati değerdedir" "Askeri hastaneler yeniden açılmalıdır. Vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması milli beka meselesidir." Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir" dedi. Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. ABD ile İran arasındaki müzakere görüşmeleri hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Hürmüz’de güvenli geçiş ve sahada ateşin susturulması arayışları daha önce de belirttiğimiz üzere dikkatle takip ettiğimiz gelişmelerdir. Ancak Siyonist vahşetin mutabakatı tanımayan bombaları sahada hunharca konuşmaya devam etmiştir. Söz başka, eylem başka olmaya devam ettikçe masada verilen taahhütlerin hükmünden bahsetmek nasıl mümkün olacaktır? Gözü dönmüş bu ihtiras ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Ateşkes kelamı daha havada asılıyken, bu korsan yapı, arkadan hançer saplama maharetini göstererek yeni saldırıların hain planlarını kurgulamaktadır. Netanyahu ve tetikçi avanesi, kurulan müzakere zeminine dahi fütursuzca diş göstermekte; barışı amaçlayan ve önceliklendiren mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır. Mızrak artık çuvala sığmamaktadır: Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist bir sömürge düzeneğidir" diye konuştu. "Kara Kuvvetlerimiz milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır" Konuşmasının devamında Türk Kara Kuvvetleri’nin 2235’inci kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, "Türk Kara Kuvvetlerimiz, Türkistan bozkırlarında doğan cihan hakimiyeti ülkümüzü, Anadolu’da vatanlaştığı ve üç kıtada şanla, şerefle ve zaferle nam saldığı milli hafızamızdır. Türk Kara Kuvvetlerimiz; medeniyet iddiasının nice coğrafyada henüz bir iz, bir işaret, bir esame olarak dahi belirmediği devirlerde, düzenli ordunun tesisini, emir-komuta silsilesinin kudretini ve askeri teşkilatlanma kabiliyetini dünya milletleriyle tanıştıran kutlu ve köklü bir mirastır. Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türk milletine mahşere dek açan iradenin, Sakarya’da milletin kötü kaderini yenen dirayetin, bugün ise terörle mücadelede sınırlarımızın ötesine taşan milli beka düsturunun vücut bulmuş halidir. Kara Kuvvetlerimiz, toprağı yalnızca bir coğrafya parçası değil; şehidin emaneti, devletin haysiyeti, milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır. Türk ordusunun karadaki kudretinin özünde; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanarak Mehmetçiğimize emanet edilen çelikten bir silsile vardır" dedi. "Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür" Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi’ne ilişkin Bahçeli, "Türkiye, NATO haritasında ittifakın Güney Doğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraçtır. Kore’den Afganistan’a, Kosova’dan Libya’ya, Bosna-Hersek’ten Irak’a kadar Türk askeri, müttefiklik hukukunun gereğini yıllardır sahada göstermiştir. Kore dağlarında destan yazan Mehmetçik, NATO üyeliğimiz henüz resmiyet kazanmadan çok önce, Türk’ün dostluğunu, sadakatini ve sarsılmaz, bükülmez bileğini kanıyla, canıyla tüm dünyaya ilan etmiştir. Dondurucu soğuğun, amansız yokluğun ve cehennemî ateş çemberlerinin içinde tek bir adım bile geri atmayan o çelikten irade, müttefikliğin lafla değil, ancak kahramanlıkla mühürleneceğini tarihin hafızasına kazımıştır. Soğuk Savaş’ın o kasvetli ve tehdit dolu yıllarında da Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür. Kuzeyden esen Sovyet yayılmacılığına karşı, Boğazlarımıza hâkim olan milli egemenliğimiz, ittifakın başlıca can simidi olmuştur. Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır. Bu sebeple Ankara’da yapılacak ve ev sahibi olduğumuz NATO Zirvesi bakımından Türkiye; ittifakın geçmişini, bugününü ve muhtemel yarınını muazzam bir senteze ulaştıracak, ittifakın yarınlarının yeniden biçimlendirilmesinde başat rol üstlenecektir" ifadelerini kullandı. "Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir" NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Bahçeli, "Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Cephede kazanılan her şanlı zafer, ancak cephe gerisinde kurulan, köklü ve askeri tıbbın tüm imkân ve ilmiyle donatılmış bir akılla nihayete erecektir. Bu sebeple, askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir. Çünkü askeri tıp; askeri iklimin görev koşullarını, operasyon psikolojisini, askeri disiplin düzenini ve sevk zincirini içinde barındıran apayrı ve özel bir alandır. Terörle amansız mücadelede, sınır ötesi şanlı operasyonlarda ve deniz aşırı mukaddes görevlerde Mehmetçiğimizin yanında; askerimizi evladı bilen, kardeşi sayan, onun değil yaralanmasına, saçına rüzgâr değmesine dahi yüreği razı olmayan, vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması millî beka meselesidir. Mayın ve patlama yaralanmalarında, yanık ve ağır travma vakalarında, uzuv kayıplarında uzmanlaşmış, bir askeri hekim ordusu zarurettir. Mukaddes GATA geleneği; cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin, Mehmetçiğe adanmış fedakâr hekimlik ruhunun ve harp şartlarında çelikleşmiş sağlık aklının ta kendisidir. Sivil sağlık sistemlerinin ve hastanelerin, savaş cerrahisinin ve cephe gerisi lojistiğinin, ordumuzun bu kendine has ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılaması mümkün değildir. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması; Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi tekraren ifade ediyorum: milli beka meselesidir" dedi.

Bahçeli’den G7, Avrupa Parlamentosu raporu ve yeni kalkınma vizyonu mesajı Haber

Bahçeli’den G7, Avrupa Parlamentosu raporu ve yeni kalkınma vizyonu mesajı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada dış politikadan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine, Kıbrıs ve Mavi Vatan politikalarından ekonomik kalkınma hedeflerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi’ndeki gelişmelere değinerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın “patron benim” sözünü küresel güç dengelerinin göstergesi olarak değerlendirdi. Avrupa’nın uzun süredir dile getirdiği “stratejik özerklik” hedefinin güvenlik alanında karşılık bulamadığını savunan Bahçeli, “Kendi güvenlik açıklarını kapatmakta zorlananların Türkiye’ye ders vermeye hakkı yoktur” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE KENDİ İRADESİYLE YOLUNA DEVAM EDECEK” Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporuna ilişkin eleştirilerde bulunan Bahçeli, Türkiye’nin egemenlik alanları, yargısı, Kıbrıs politikası ve Mavi Vatan yaklaşımına yönelik değerlendirmelerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Türkiye’nin NATO içindeki konumu, savunma sanayisindeki gelişimi, enerji yollarındaki rolü ve bölgesel etkisine dikkat çeken Bahçeli, “Türkiye kendi yolunda, kendi aklıyla ve kendi iradesiyle yürümeye devam edecektir” dedi. Kıbrıs meselesine de değinen Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, Kıbrıs Türklerinin haklarının korunmasının milli bir mesele olduğunu ifade etti. MAVİ VATAN VURGUSU Bahçeli, Doğu Akdeniz ve deniz yetki alanları konusunda Türkiye’nin hak ve çıkarlarını korumaya devam edeceğini söyledi. Mavi Vatan politikasının Türkiye’nin denizlerdeki haklarını ifade ettiğini belirten Bahçeli, “Türkiye kendi denizlerinde seyirci değildir” mesajını verdi. ABD-İran ilişkileri ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Bahçeli, bölgedeki diplomatik girişimlerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek, sahadaki uygulamaların belirleyici olacağını kaydetti. Konuşmasının önemli bölümünü MHP’nin hazırladığı “İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi”ne ayıran Bahçeli, belgenin Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedeflerine yönelik bir yol haritası olduğunu söyledi. 55 araştırmacı, akademisyen ve bürokratın katkılarıyla hazırlanan, 8 bölümden oluşan çalışmanın Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceğine ilişkin öneriler içerdiğini belirten Bahçeli, kalkınma anlayışının istikrar, ahlak ve refah üzerine üç temel unsur üzerine kurulduğunu ifade etti. Bahçeli, istikrarın devlet yönetimindeki kararlılık, ahlakın ekonomik faaliyetlerde güven ve adalet, refahın ise toplumun tamamına yayılan kalkınma anlamına geldiğini dile getirdi. “HEDEFİMİZ GÜÇLÜ VE MÜREFFEH TÜRKİYE” MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye’nin milli imkan ve kabiliyetlerini kullanarak kalkınma hedeflerine ulaşacağını belirterek, “Lider ülke ve süper güç Türkiye” hedefinin altını çizdi. Bahçeli, konuşmasının sonunda Türkiye’nin güvenlik, ekonomi ve dış politika alanlarında kendi iradesiyle hareket edeceğini vurgulayarak, partisinin hazırladığı kalkınma vizyonunun Türkiye’nin geleceğine yönelik stratejik bir çalışma olduğunu söyledi.

Bahçeli'den Rahmi Koç soruşturmasına tepki! Haber

Bahçeli'den Rahmi Koç soruşturmasına tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iş insanı Rahmi Koç hakkında başlattığı resen soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. MHP'nin resmi sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, Koç Topluluğu'nun 100 yıldır Türkiye'nin kalkınmasına ve istihdamına önemli katkılar sunduğu vurgulandı. Bahçeli, Koç Topluluğu'nun 100. kuruluş yıl dönümünü kutladığı bir dönemde, İzmir'deki bir hastane açılışında Rahmi Koç'un samimi sohbet ortamında yaptığı bir latife nedeniyle soruşturma açılmasının yanlış olduğunu belirtti. Bahçeli, "95 yıllık ömründe aldığı aile terbiyesi ve duruşuyla ülkesine hizmet etmeyi amaçlayan değerli bir iş insanının kabul edilemez ifadelerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan Rahmi Koç da yaptığı açıklamada, sözlerinin herhangi bir kimliği hedef alma amacı taşımadığını belirterek, "Sözlerim nedeniyle içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim" dedi. Hatırlanacağı gibi, Adalet Bakanı Akın Gürlek ise daha önce yaptığı açıklamada, kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşları hedef aldığı değerlendirilen ifadeler nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığını duyurmuş, kadınların onurunu zedeleyen ve ayrımcı nitelik taşıyan söylemlerin kabul edilemeyeceğini vurgulamıştı.

Özel ve Kılıçdaroğlu görüşmesinin detayı... Haber

Özel ve Kılıçdaroğlu görüşmesinin detayı...

Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’nın Çankaya ilçesindeki ofisinden konutuna geri geldi. Kılıçdaroğlu, herhangi bir açıklama yapmadan evine geçti. Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez ise gündeme dair açıklamalarda bulundu. Sönmez, Musavat Dervişoğlu ile Özgür Özel’in görüşme esnasında ‘Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk ziyaretlerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yapacağı yönünde’ yöneltilen sorunun, yaşanan iletişim kaynaklı bir yanlış anlaşılmadan doğmuş olabileceğini ifade etti. "Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir parti lideriyle görüşme programı veya talep söz konusu değildir" Sönmez, Genel Başkan Basın Danışmanı olduğunu vurgulayarak, "Parti sözcüsü görevim yok. Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu anda herhangi bir parti lideriyle veyahut da bir siyasetçiyle görüşme programı, böyle bir takvimi, böyle bir girişimi veya karşı taraftan gelmiş böyle bir talep söz konusu değildir. Kemal Kılıçdaroğlu kimlerle görüşüyor? Partinin milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, parti meclisi üyeleriyle, il, ilçe başkanlarıyla ve partinin üyeleriyle görüşüyor. Kılıçdaroğlu’nun ne Sayın Cumhurbaşkanı’yla ne Sayın Devlet Bahçeli’yle programlanmış bir görüşmesi, görüşme trafiği, böyle bir şey söz konusu değildir. Bunu bir kez daha belirtmekte fayda var" şeklinde konuştu. "Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Özel’e iletti" Gün içerisinde karşılıklı aramalar olduğunu ama iki tarafın da o esnada müsait olmadığı için görüşme sağlayamadığını belirten Sönmez, "Az önce bu görüşme gerçekleşti. Kemal Kılıçdaroğlu son aradığında Özgür Özel’e ulaşamamıştı. Özgür Özel geri dönüş yaptı, Kemal Kılıçdaroğlu’yla bir görüşme gerçekleşti. Görüşmede de Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Özel’e iletti. Özel, kendi taleplerinin de bu yönde olduğunu ve bundan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Bu konuyu kendi arkadaşlarıyla değerlendireceğine ve sonra Kılıçdaroğlu’na bir dönüş yapacağını ifade etti. Herhalde bu değerlendirmede çok gecikmeden, belki bir parti meclisi, bir MYK toplantısı bilmiyoruz tabii ki. Özel’in arkadaşlarıyla bunu değerlendirdikten sonra Kılıçdaroğlu’na bir dönüş yapacağını ifade etti. Görüşmenin içeriği budur" ifadelerini kullandı. Sönmez, yüz yüze görüşülme konusunda bir konuşma geçmediğini belirtti. Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun ses tellerindeki rahatsızlığa değinen Sönmez, Kılıçdaroğlu’nun yarın uygun olduğu takdirde programın paylaşılacağını dile getirdi. "Özgür Özel tabii ki kendi programını devam ettiriyordur" Siyasi partilerle bayramlaşmaya dair bir kararın olmadığını belirten Sönmez, "Özgür Özel tabii ki kendi programını devam ettiriyordur ama Sayın Kılıçdaroğlu’yla bugünkü görüşmeden sonra yarınki görüşme tekrar değerlendirme ve istişare yapılıp dönüldükten sonra bunları konuşmak daha doğru olur" diye konuştu.

MHP Lideri Bahçeli: "Yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir" Haber

MHP Lideri Bahçeli: "Yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özel bir televizyon kanalına açıklamalarda bulundu. MHP Lideri Bahçeli açıklamasında, "21 Mayıs 2026, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK'ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir" ifadelerine kullandı. "Kararın en önemli sonucu CHP'de yönetim yetkisi konusunda ciddi belirsizlik yaratmasıdır" Mutlak butlan kararının en önemli sonucunun CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi belirsizlik oluşturması olduğunu söyleyen Bahçeli, "Kararın en önemli sonucu, CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır. Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel'in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir" diye konuştu. "Yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir" MHP Grup Toplantısında söylediği sözleri hatırlatan Bahçeli, şunları kaydetti: "5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantımız sonrasında CHP'nin mutlak butlan davası hakkında görüşümüz gazeteciler tarafından sorulduğunda kendilerine ‘CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz.' demiştim. Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır. Bilindiği gibi 5 Kasım 2024 CHP büyük kurultayında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özer Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özel'den yana olduğu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özel CHP genel başkanı seçilmiştir. Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş ve söz konusu büyük kongre iddia olunan usulsüzlüklerin subut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme kararıyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir." "CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır" Karara direnmek yerine CHP kurumsal kimliğinin korunmasının esas alınması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile, CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesi ile hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemeli, o halde bırakılmamalıdır" dedi. "CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir" CHP'de ortak aklın egemen hale gelmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: "Bu çerçevede CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP'nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir. Türk siyasetinde kurumsallaşma toplumsal istikrarın, siyasi uzlaşmanın ve milli dayanışmanın en önemli parçasıdır. Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktır. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkansız yaralar açabilecektir. Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmalar Türk siyasi hafızasında saklıdır. Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP'nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır." "Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır" CHP'nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacağını söyleyen Bahçeli, "Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Sayın Özgür Özel'in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkan çerçevesinde gerekli fedakarlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalı ki, CHP'nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır CHP'ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir. Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP'nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır" sözlerini söyledi.

Büyükataman'dan Dervişoğlu'na cevap "Kendini nimetten sayan bir kibir" Haber

Büyükataman'dan Dervişoğlu'na cevap "Kendini nimetten sayan bir kibir"

Büyükataman yaptığı açıklamada; İP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün TBMM kürsüsünde kendini nimetten sayan bir kibir ile çırpındıkça batmıştır. Haddini ve geçmişini unutan İP’in emanetçisinin partimizi ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan ifadeleri hamasetten, kelime oyunu ve çarpıtmadan öteye gidememiştir. Çok bağırdığında haklı olacağını sanan bu şahsın bağırışları uçurumdan yuvarlandığının göstergesi olmuştur. İP’in son tüketim tarihi geçmiş, söylemleri bayatlamış ve aziz milletimizde karşılığı kalmamıştır. Terörsüz Türkiye hedefinin ilk gününden itibaren elde edilen kazanımlar açıkça ortadadır. Terörsüz Türkiye sürecinde bir pazarlık yapılmadığı; milli ve manevi hassasiyetlerden taviz verilmediği açıkça ortadadır. Türkiye’nin düşmanları istedikleri kadar çırpınsınlar, Terörsüz Türkiye’den dönüş olmayacaktır. Terörsüz Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin emperyalizme ve onun aparatı olan terör şebekelerine karşı Türk’ün iradesini çelikleştiren bir hedeftir. Yüzyılın en stratejik hamlesini hamasetle, iftirayla karalamaya çalışan Dervişoğlu ve partisini perde arkasından yöneten zihniyet kaybetmeye mahkûmdur. 2019 ve 2023 seçimlerinde HDP ile ittifak kuran İP’in bugün Terörsüz Türkiye hedefine iftiralarla saldırması düpedüz ikiyüzlülüktür. Siyasi menfaatleri söz konusu olduğunda herkesle ortaklık yapanların, terör belasını bitirmek için mücadele eden Liderimiz Devlet Bahçeli’ye edepsizce saldırması samimiyetsizliğin daniskasıdır. Dervişoğlu öncelikle terörün bitecek olmasından niçin bu kadar rahatsız olduğunu açıklamak zorundadır. Terörü bitirecek olan Terörsüz Türkiye hedefine, hangi terör baronlarının nam ve hesabına karşı çıktığı milletimizce merak konusudur. Dervişoğlu’nu kürsüde kendi söylediği yalanlara inanarak yaşadığı sinir krizlerine, hadsizliklerine mecbur bırakan nedir? Terörsüz Türkiye milli bir stratejidir ve mutlaka başarıya ulaşacaktır.

Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur Haber

Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politika vizyonu, bölgesel gelişmeler ve güvenlik stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen güçlü bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, ülkenin dış politikasını üretim, diplomasi, savunma sanayi, enerji ve toplumsal dayanışma üzerine inşa ettiğini söyledi. Türkiye’nin barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgide olduğunu belirten Devlet Bahçeli, buna rağmen ülkenin hak ve çıkarlarını ihlal edecek girişimlere karşı da kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı. "Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız" diyen Bahçeli, "Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz" dedi. Dış politikada diplomasi ve arabuluculuğun önemine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, bunun pasiflik anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin masaya kendi aklıyla oturduğunu ve milli çıkarlarını esas aldığını ifade etti. Bahçeli, barışın sadece iyi niyetle değil güçlü devlet kapasitesiyle sağlanabileceğini söyleyerek “Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularına da değinen Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel haklarını ihlal edecek girişimlere kayıtsız kalmayacağını belirtti. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin istikrarı zedelediğini söyledi. Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemine vurgu yapan Bahçeli, KKTC’nin varlık hakkının korunacağını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaktan geri durmayacağını ifade etti. Konuşmasında iç güvenlik konularına da değinen MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devletin kalkınma ve güvenlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Bu hedefin pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin bu sürecin arkasında kararlılıkla duracağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliğe ihtiyaç duyduğunu da belirterek, terörün tamamen tasfiye edilmesinin kalkınma önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldıracağını ifade etti.

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.