Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Devlet Bahçeli

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Devlet Bahçeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Bahçeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz"

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına başlamadan önce İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye katılımına değinen Çelik, "Bundan sonrasında inşallah İzmir’imiz çok daha güçlü hizmetlerle, merkezi hükümetle yerel yönetim arasındaki koordinasyonun tam olarak sağlandığı bir çerçeve içerisinde geleceğe güzellikle, iyi hizmetlerle bakacak" dedi. Çelik, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle TBMM Başkanvekilliği görevini bırakan Bekir Bozdağ’ın daha sağlıklı bir şekilde partiye ve ülkeye hizmet edeceğine inandıklarını söyledi. "Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor" MYK gündeminin en önemli maddelerinden birinin ’Terörsüz Türkiye’ süreci olduğunu dile getiren Çelik, "Partimizde kurduğumuz mekanizma en güçlü şekilde çalışmaya devam ediyor. Süreçle ilgili kurulan kurul ve komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor. İşin Suriye ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler var. Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor. Örgütün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılarının faaliyetlerine son vermesi ve örgüt mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmaları, çerçeve yasanın uygulanmasının gerek şartıdır" diye konuştu. "YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak" Suriye’de SDG’nin kendisini feshetmesinin ardından ortaya çıkan tablonun Terörsüz Türkiye sürecinin kazanımlarından biri olduğunu söyleyen Çelik, "Şu anda ikinci kazanım olarak Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin 11 Eylül’de yaptığı açıklamadır. YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak. Böylece Sincar Dağı, Irak devletinin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye sürecinin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır. Bu gerçekleştikten sonra 60 günlük bir süre içerisinde Başika-Zilkan kampının kademeli olarak ülkemiz tarafından Irak güçlerine devredilmesi de öngörülmektedir" ifadelerini kullandı. "Vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar" Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkan fon soruşturmasına ilişkin gerekli çalışmaların yapıldığını dile getiren Çelik, "Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu bütün bu çalışmaları yürütürken, aynı zamanda da bu fon vurguncularının mağdur ettiği vatandaşlarımızın haklarının korunması için de bir eylem planı ortaya çıkarıyor. Bu vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Burada kim tamahkarlık yapmış, kim gerçekten bir haksızlığa uğramış konusunda devletin elindeki bilgi ve belgeler tüm bunları açığa çıkarabilecek kapasiteye sahiptir. Bu çıktığı zaman tüm kurumların bütünsel bir şekilde yaptığı bu çalışma çerçevesinde kısa sürede bu süreçler tamamlanacaktır. Bunun bir daha tekrar etmemesi için nasıl bir yasal düzenleme gerekiyorsa onun da Meclis’e gönderilmesi için gereken adımlar atılacaktır. Hiçbir şekilde karanlık nokta kalmayacaktır. Bütün bu tablo en net bir şekilde ortaya çıkacaktır" açıklamasında bulundu. Türk ekonomisini hedef alan birtakım söylemlerin olduğuna da dikkati çeken Çelik, "Bunlara da geçit vermeden, siyaset ve devlet adabı içerisinde herkesin gözü önünde bu meselelerin aydınlatılması, suçluların cezalandırılması ve haksızlığa uğrayanların haklarının korunması konusunda en kararlı bir şekilde yürüteceğiz" dedi. "İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" İsrail’in saldırgan tutumunun Suriye’ye istikrarsızlaştırıcı eylemler olarak geri döndüğünü vurgulayan Parti Sözcüsü Çelik, "Bu süreçleri yakından takip ediyoruz. Terörsüz bölge bağlamında SDG’nin kendisini feshetmesinden sonra tek Suriye devleti, tek egemenlik, tek ülke ve tek ordu çerçevesinde Suriye’nin geleceğe daha güçlü bir şekilde bakabilmesi hepimizin çok önemsediği bir durum. Suriye’de bütün yönetim mekanizmalarının kapsayıcı hükümet modelleri çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini sürekli olarak ifade ediyoruz. İsrail kaynaklı sorunlar işin temelini oluşturuyor. 1974 Kuneytra Kuvvetleri Ayrıştırılması Anlaşması’nı ihlal eden bir adım daha attılar. Dolayısıyla İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. İslamabad Mutabakatı’nın gerekliliklerinin yerine gelmemesinden dolayı ABD ve İran arasındaki çatışmaların yeniden yükselmesinin yeni bir tehlike oluşturduğunu vurgulayan Çelik, "Bununla bağlantılı olarak Yemen’de ortaya çıkan ve Babülmendep’i tehdit eden bütün bu tablo hepimize bir kere daha etrafımızdaki bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’nin istikrarının korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermiştir" diye konuştu. Gazze’de devam eden soykırımı ve İsrail’in eylemlerini takip etmeye devam ettiklerini söyleyen Çelik, "Bugün 7 Ekim bağlamında tek taraflı Hamas’ı suçlayan, İsrail’in katliamlarını görmezden gelen bir propaganda makinesi çalıştırılmaya devam ediyor" dedi. TBMM’nin yeni yasama yılına ilişkin de konuşan Çelik, "Önümüzdeki dönemde yapacağımız reformlar var. Cumhur İttifakı olarak bunları olgunlaştıracağız. Bunları olgunlaştırdıktan sonra siyasetimizin bir unsuru haline getireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüzdeki 10 ayın iyi bir şekilde değerlendirilmesi için talimatlar verdiler. Bu talimatlar çerçevesinde MYK’mızdaki her bir arkadaşımız üzerine düşen vazifeyi yapacak" şeklinde konuştu. Yapay zekanın kontrolden çıktığıyla ilgili tehlikelerin de dünya gündeminde yer aldığına dikkati çeken Çelik, yapay zekayı bizzat üreten firma sahiplerinin insanlığın ahlaki ve moral değerleri de dahil olmak üzere birçok konuda tehlike ile karşı karşıya olduklarını ifade ettiğine değinerek, "TEKNOFEST artık bundan sonra çok daha önemli. En son Şanlıurfa’da gerçekleşen TEKNOFEST’e vatandaşların gösterdiği ilgi, dünyanın önümüze getirdiği meydan okumalar karşısında Türkiye’nin Kızılelma bakımından bir özgüven devrimini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor" dedi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazeteci tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’ye gerçekleştireceği ziyarete ilişkin takvimin netleşip netleşmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Cumhurbaşkanımızın Suriye’ye gitme arzusu var. Bu Suriye ile birlikte koordine edilecek bir konu, bunun üzerine çalışılıyor. Tarih henüz kesinleşmedi" cevabını verdi. "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı hayata geçmesi için yapılan çalışmanın birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak" Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin soruya ise Çelik, şu cevabı verdi: "Anlaşmanın hayata geçmesi için tabii ki Meclis’e gelecektir. Bu çalışmada olgunlaştığı için birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak. Olağan süreçler işliyor ve bu işlerken sanki yanlış şeyler yapılıyormuş ya da gözden kaçırılıyormuş gibi muhalefet tarafından bir kampanya başlatılıyor. Önce bir irade beyanı koyulur ki bu irade Cumhurbaşkanımız tarafından koyuldu. Sonra bu mekanizmalar çalışılır ki Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımız muhatapları ile bir araya geldiler. Sonuçta Meclis’e göndereceğiniz bir çerçevesi olacak. Bu çerçevede Dışişleri Bakanlığı’nın iç süreçleri açısından tamamlandı. Yüce Meclis’in takdiriyle süreç neticelenmiş olur. Hukuki zemin Meclis’teki sürecin tamamlanmasıyla beraber tam olarak gerçekleşmiş olacak. O bakımdan da başka ülkelerin katılımına tabii ki açık. Bu tip güvenlik anlaşmaları, ittifaklar; kendi ilkeleri çerçevesinde diğer devletlerle de görüşerek zaman içerisinde olgunlaşır." "Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday gösterilmesine ilişkin açıklamalarının MYK’da değerlendirilip değerlendirilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Bahçeli’ye bu güçlü cümleleri için şükranlarımızı sunuyoruz. Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. MYK’da bunu daha önce görüştük. Cumhurbaşkanımız kendi şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bu konular herhangi bir şekilde bir resmi gündem maddesi olarak yer almıyor. Bu konuda bir hassasiyet var. MYK ve MKYK üyeleri olarak bu konuyu biz dile getirdik. Arkadaşlarımız da bunu onayladılar" ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında bir görüşmenin beklenip beklenilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Belli bir periyotla görüşüyorlar. Bu her ikisinin takviminin uygunluğuna göre planlanıyor. Bu yarın da olabilir, 5 gün sonra da olabilir" diye konuştu. "Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin" YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in fon soruşturması kapsamında açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Bu tip krizler dünyanın başka yerlerinde de gündeme gelmiş, siyasi tarihte var. Kimisi bunu 5 yılda temizlemiş, kimisi 9 yılda temizlemiş. Biz bunu bütün boyutlarıyla ortaya çıkarma konusunda son derece kararlıyız. Spekülasyonla hareket etmiyoruz. Biz gerçekten bilgi, belge ile hareket ediyoruz. Dün bu kişi çıkıyor, sayın Cumhurbaşkanımıza ‘bu işin başında sen varsın’ diye haddi aşan açıklamalar yapıyor. Bu meselenin açığa çıkmasının ve bu meselenin temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Ne hadle ve ne hakla Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanıyor? Her zaman yaptığı gibi Cumhurbaşkanımızın aile bireylerini işin içine karıştırmaya çalışıyor. Bu işler defalarca ellerinde patladı, yine devam ediyorlar. Bütün işlemler açık, herkes görüyor. Bu işler siyasi yan kesicilikle ele alınacak işler değil. Bir şey iddia ediyor, sonra birbiriyle alakası olmayan durumları birbirine bağlamaya çalışıyorlar. Bu işin de onların belediyelerindeki dolandırıcılıkların ve vurgunların temizlenmesi mücadelesini de biz veriyoruz. Cumhurbaşkanımızı hedef aldığı sözler, kendi partisini vurgunculara kaptırmış birisinin siyasi saçmalıklarından öteye gitmiyor. Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin. Adalet Bakanımız ve Adalet Bakanlığı, anayasanın ve yasaların çizdiği usuller çerçevesinde çalışmalarını yürütüyor. İddiaya bakıyor, devlet birimlerinden gelen suç unsurlarını inceliyor. Ne zaman bunların bir yolsuzluğu patlasa sürekli olarak Adalet Bakanımızı ve Bakanlığımızı hedef alıyorlar. Bunlar için makbul adalet bakanı ve bakanlık, anayasayı, kanunları bunlara uygulamayacak. Bunlarla ilgili hiçbir soruşturma yapmayacak. Bunlar kendini devletin ayrıcalıklı sahipleri zannettikleri zamanlardaki rollerini sürdürecekler. Sürekli olarak geçmişte AK Parti yargı kolları diyordu, bu kişi kendisini sahte Adalet Bakanı zannediyor. Burada net bir durum var. Anayasa ve yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde bütün bu soruşturmalar yürütülüyor ve açık bir şekilde de paylaşılıyor. Ne hakla Adalet Bakanını ve Bakanlığı hedef alıyorsun. Yargı size uygulanmasın mı? Kendinizi hala devletin sahibi mi görüyorsunuz? Maliye Bakanımızı hedef alıyorlar. Bakanlık ilk andan itibaren bu konun bütün boyutlarıyla ortaya çıkması için üzerine düşeni yerine getirmiş. Bugün de bir yandan piyasaların etkilenmemesi için tedbir alıyorlar, bir yandan sıkıntıların temizlenmesi için gayret ediyorlar. Bir yandan vurguncuların ortaya çıkması için uğraşıyorlar. Partimizde de siyasi sorumluluk gereği atılacak adımlar atılıyor. Biz burada ilkelerimizi net bir şekilde söylüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Maliye Bakanımıza ve parti yetkililerimize bunu söyleyen kişi kim? Bunun ismini internete yazın, karşısına da Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yazın, bakın kendi belediye başkanı kendisi hakkında ne iddialarda bulunmuş? Bu ismin karşısına yine artı koyun, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek yazın ve bakın nelerden bahsetmiş. Bunlara bir kere cevap verememiş. Bu kişiler rakamlardan bahsetmiş, hangi duvarın üzerine hangi para kulesinin inşa edildiğinden bahsetmiş. Dolayısıyla kendi partisi tarafından suçlanan kişi iddiayı kendi atıyor, sonra hüküm inşa ediyor, bu hükmün üzerine de siyasi tasarrufa gitmeye başlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Çelik, şöyle devam etti: "Her şey ortada. Kaç bin kişi var, kimin hesabı var, hesapları incelesinler, meşru bir şekilde işlem yapanla vurgunculuk yapanın ne olduğu görülür. Ondan sonra da bunun üzerine istedikleri kadar konuşsunlar. Ellerinde varsa bir belge hemen bunu yargıya intikal ettirsinler. Adli başvurularda gereği yapılmazsa ondan sonra da konuşsunlar. Bunlar siyasi spekülasyon konusu değil. Burada net bir ilke konulması lazım, biz bu ilkeyi koyduk. Herhangi birimizin arkadaşı, akrabası, sevdiği, tanıdığı, mesai arkadaşı olsun veya olmasın bu kişilerin siyasi linç kampanyalarıyla mahkum edilmesine müsaade etmeyiz. Bu kişilerin hakkında bir iddia varsa bu iddiaların siyasi himaye ile örtbas edilmesine de müsaade etmeyiz. Burada mevzu şudur; gerçek bilgiye dayanacak. Biz siyasi linç kampanyalarının neticesi olarak insanların hedef gösterilmesine, sosyal medya mahkemelerinde mahkum ettirilmesine de müsaade etmeyiz herhangi bir şekilde birilerinin siyasi himaye yoluyla birileri hakkındaki iddia ve incelemeler örtbas ediliyorsa ona da müsaade etmeyiz." "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Fon soruşturması kapsamında bütün hususların üzerine gidildiğini belirten Çelik, "Bundan hiçbir çekincemiz yok, ne varsa açığa çıksın. Biz kamera bantlama partisi değiliz. Bizim siyasi meşrebimizde kamera bantlama yok. Biz her şeyin şeffaf yürütülmesinden yanayız. Kendileri otursunlar, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘Bunlar gitti, arındık’ cümlesi üzerinde tefekkürde bulunsunlar. Siyasetin seviyesini ne olursa olsun korumamız lazım. Bu kürsüden öyle şeyle söyleriz ki günlerce manşet oluruz ama siyasete yazık olur. Bu kendisi, yüksek makamlardaki arkadaşlarımıza, bakanlarımıza lakap takmayı çok seviyor. Biz bunların hiçbirini dile getirmeyiz. Meclis kulisinde kendi arkadaşlarının kendilerine taktıkları lakaplarla uğraşsınlar. Siyaseti, siyasi zeka ve siyasi argümanla yaparsın" diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: "Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alan birlik ve bütünlüğümüzdür" Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: "Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alan birlik ve bütünlüğümüzdür"

Erzurum’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, "Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alan birlik ve bütünlüğümüzdür. 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kardeşliğidir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın katılımıyla " Sivil Toplum Kuruluşları ve Kanaat Önderleri Toplantısı" düzenlendi. Program, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile AK Parti Erzurum milletvekilleri Abdürrahim Fırat, Mehmet Emin Öz ve Selami Altınok’un açılış konuşmalarıyla başladı. "Terörsüz Türkiye olarak nitelediğimiz çalışmayı sürdürüyoruz" Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alanın birlik ve bütünlük olduğunu ifade eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, "86 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kardeşliğidir. İşte bunu sağlamak için ’Terörsüz Türkiye’, ’terörsüz bölge’ ismi verdiğimiz bir faaliyeti yürütüyoruz Cumhur İttifakı olarak. Ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin de özellikle Sayın Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’nin çok güçlü desteğiyle bu alanda epey zamandır bir hamle içindeyiz. Her şeyi ayrıntısına varıncaya kadar hesap ederek bu vatan için kan dökmüş, şehit olmuş, gazi olmuş insanımızı incitmeden, üzmeden. Çünkü şehitler hepimizindir, gaziler hepimizin gazileri. Ama bu böyle sonsuz git devam mı etsin? Oldu-bittilerin her zaman olması mümkün gözüken bir Orta Doğu coğrafyasında bu silahlı unsurların kullanıma elverişli bir aparat, bir enstrüman olarak varlıklarını sürdürmesine asla müsaade edemezsiniz. Bunu bitirmeliydik ve bunu bitirmek üzere ’Terörsüz Türkiye’ olarak nitelediğimiz çalışmayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.

MHP Bursa’da bayrağı Mehmet Emin Özcanbaz devralıyor Haber

MHP Bursa’da bayrağı Mehmet Emin Özcanbaz devralıyor

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Teşkilatı, yeni il başkanını belirlemek üzere kongreye gidiyor. Mevcut İl Başkanı Muhammet Tekin’in yeniden aday olmayacağı kongrede, Mehmet Emin Özcanbaz’ın tek aday olarak yarışması bekleniyor. MHP Bursa İl Kongresi, 12 Eylül cumartesi günü saat 14.00’te Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kongre öncesinde MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin ile il başkan adayı Mehmet Emin Özcanbaz, Ankara’da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP Genel Sekreteri, Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ile bir araya geldi. Görüşmede Bursa’daki il kongresi sürecinin değerlendirildiği öğrenilirken, İl Başkanı Muhammet Tekin’in Bahçeli ve Büyükataman’ı kongreye davet ettiği belirtildi. Kongre sürecinde teşkilatın birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceği mesajını veren Tekin’in, MHP Bursa teşkilatının bundan sonraki süreçte de aynı ruh ve inançla çalışmalarını sürdüreceğini ifade ettiği öğrenildi. Tekin, cumartesi günü gerçekleştirilecek kongreye tüm Bursalıları davet ederken, teşkilat çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Özcanbaz tek aday olacak Mevcut İl Başkanı Muhammet Tekin’in yeniden aday olmayacağı öğrenilirken, Mehmet Emin Özcanbaz’ın MHP Bursa İl Başkanlığı için tek aday olarak kongreye katılması bekleniyor. Tek adaylı gerçekleşmesi beklenen kongrenin ardından Özcanbaz’ın, MHP Bursa İl Başkanlığı görevini Muhammet Tekin’den devralması bekleniyor. Teşkilat içerisinde farklı kademelerde görev alan Mehmet Emin Özcanbaz; daha önce Gemlik Ülkü Ocakları Başkanlığı ve MHP Gemlik İlçe Başkanlığı görevlerini yürüttü. Özcanbaz, son olarak MHP Bursa İl Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Öte yandan, kongrenin ardından da iki ismin teşkilat içerisindeki birlikteliğini ve çalışmalarını sürdüreceği değerlendiriliyor.

Bakan Yusuf Tekin: "Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkılmasını arzu ediyoruz" Haber

Bakan Yusuf Tekin: "Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkılmasını arzu ediyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiği Giresun’da "Terörsüz Türkiye" sürecine sahip çıkılması mesajı verdi. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Giresun’da gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yusuf Tekin, bu yılki ana gündemlerinin "Terörsüz Türkiye" süreci olduğunu belirterek, sürecin Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye’nin önündeki önemli problemlerden birinin çözümü anlamına geldiğini ifade eden Tekin, "Bu problemin çözülmesi durumunda bu sorun için aktarılan ekonomik kaynaklar daha rasyonel bir şekilde kullanılacak. Ülkenin tamamında milli birlik ve beraberliğin tesis edilmesi sonrasında sosyal refah, insan hakları ve demokrasi açısından bambaşka bir Türkiye ile karşı karşıya olacağız" dedi. Bakan Tekin, AK Parti iktidarları döneminde demokratikleşme ve temel hak ve özgürlükler konusunda önemli adımlar atıldığını savunarak, geçmiş dönemlerde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Türkiye’nin geçmişte faili meçhuller, gözaltında kayıplar, işkence iddiaları, köy boşaltmaları ve temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Tekin, AK Parti’nin iktidara gelmesinin ardından bu alanlarda önemli değişiklikler gerçekleştirildiğini ifade etti. Tekin, "2001 yılında Cumhurbaşkanımız ‘Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek yola çıktı. 2002’den itibaren demokratikleşme ve insan haklarıyla ilgili önemli adımlar attık" diye konuştu. "Kürtçe konusunda önemli değişiklikler yapıldı" Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde farklı kimlik ve kültürlere ilişkin önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Bakan Tekin, Kürtçe yayın, eğitim ve kültürel faaliyetler konusunda geçmişe kıyasla önemli değişiklikler gerçekleştirildiğini söyledi. Tekin, "Kürtçe insanların şarkı söyleyemediği bir Türkiye’den, devlet televizyonlarında Kürtçe kanalın olduğu, insanların kendilerini Kürtçe ifade edebildiği, okullarda Kürtçe seçmeli derslerin verildiği, Kürtçe özel kursların açılabildiği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kürtçe eserler yayımlayabildiği bir Türkiye’ye geldik" ifadelerini kullandı. "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir uzlaşı oluştu" "Terörsüz Türkiye" sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini dile getiren Tekin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşan siyasi uzlaşıya dikkat çekti. Tekin, "Geçtiğimiz yıl Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin gerçekten devrim niteliğindeki cesur açıklamasıyla beraber süreç bambaşka bir boyuta erişti. Geçtiğimiz ay Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaklaşık üçte ikinin üzerinde bir çoğunlukla Türkiye’nin artık bu sorunu, kendi birikimine ve medeniyet birikimine yakışmayan bu problemin çözümü için büyük bir uzlaşıyla önemli bir yasal düzenleme hayata geçirildi" dedi. "Herkesin sürece sahip çıkmasını arzu ediyoruz" Sürecin bundan sonraki aşamasında toplumun farklı kesimlerinin sürece sahip çıkmasının önemli olduğunu vurgulayan Tekin, mülki idare amirleri, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, siyasetçiler ve milletvekillerine çağrıda bulundu. Tekin, "Sürecin bu noktasından itibaren mülki idare amirlerinin, yerel yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin, kanaat önderlerinin, siyasetçilerin, milletvekillerinin herkesin artık teyakkuz halinde gelinen bu noktaya, bu sürece sahip çıkmasını arzu ederiz" diye konuşt Okullarda "milli birlik ve kardeşlik" etkinlikleri yapılacak Milli Eğitim Bakanlığı olarak "Terörsüz Türkiye" sürecine eğitim alanında destek vereceklerini açıklayan Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasında Türkiye genelindeki okullarda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler düzenleneceğini söyledi. Tekin, "2026-2027 eğitim öğretim yılı başlarken, milli mücadeleyi yürütürken nasıl hiçbir ayrım gözetmeden herkes elinde avucunda ne varsa bu mücadeleye destek olduysa, biz de yeniden aynı milli mücadele ruhuyla bu toplumsal sorunu çözecek, milli birliği ve kardeşliği yeniden egemen kılacak biçimde eğitim öğretimin başladığı ilk hafta tüm Türkiye genelindeki okullarımızda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler ve farkındalık çalışmaları yapılmasını öğretmenlerimizden rica ettik" dedi. Bakan Tekin, etkinliklerin amacının öğrencilere milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları konusunda farkındalık kazandırmak olduğunu belirterek, velilerden de çocuklarına destek olmalarını istedi. Tekin, konuşmasının sonunda Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programının düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Genel Merkezi, Teşkilat Başkanlığı, Giresun İl Başkanlığı, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Bakan Tekin: "Bu sorunu çözecek bir iradeyi bir daha göremeyebiliriz" Haber

Bakan Tekin: "Bu sorunu çözecek bir iradeyi bir daha göremeyebiliriz"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Batman’da "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu süreç bir kez daha sabote edilirse, sorunun çözümü konusunda artık çok karamsar olurum. Bir daha bu sorunu çözecek bir irade göremeyebiliriz" dedi. Batman programı kapsamında AK Parti Merkez İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Bakan Tekin, burada partililerle bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bakan Tekin, Batman ziyaretlerinin ana gündemlerinden birinin "Terörsüz Türkiye" süreci olduğunu belirtti. AK Parti hükümetlerinin 2002 yılından bu yana sorunun çözümü için adım adım çalıştığını ifade eden Tekin, "Bugün aslında Batman ziyaretimizin ana sebeplerinden birini oluşturan ’Terörsüz Türkiye’ sürecini konuşuyoruz. ’AK Parti 24 yıldır iktidarda, şimdi mi aklınıza geldi; yıllardır çözmediniz, şimdi mi akıllandınız’ diye sorabilirsiniz. Ben bugün burada aslında bunu anlatmak için bulunuyorum. 2002’den beri adım adım, ilmek ilmek bu sorunu çözmek için çaba sarf ettik. 2009’dan itibaren attığımız adımlar birilerini rahatsız etti. Eleştirilere rağmen AK Parti, ’Çözüm Süreci’ dediğimiz süreci başlattı" diye konuştu. "Bu sürece hep beraber sahip çıkalım" Sürecin art niyetli kişiler tarafından sabote edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bakan Tekin, şöyle devam etti: "Şu anda geldiğimiz nokta; bu rantiyeciler, art niyetli kişiler ve millî birliğimizi, beraberliğimizi, bütünlüğümüzü sağlamamızdan rahatsız olanlar tarafından bir kez daha sabote edilirse, bu sorunun çözümü konusunda artık çok karamsar olurum. Bir daha bu sorunu çözecek bir irade göremeyebiliriz. O yüzden sizlerden bir istirhamda bulunmak istiyorum. İçinizde, etrafınızda, yakınınızda ve yörenizde atılan her adıma dikkat edin. Dinlediğiniz her haberi dikkatle dinleyin. Sosyal medyada gördüğünüz her şeyi dikkatle analiz edin. Lütfen kimsenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının kardeşliğine ve kardeşlik hukukuna engel olmasına müsaade etmeyin." "Ortaya konulan iradenin arkasında dimdik duralım" "Gelin, hep beraber bu sürece sahip çıkalım" diyen Bakan Tekin, "Devlet Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve bu sürece destek veren bütün siyasetçilerin ortaya koyduğu iradenin arkasında sımsıkı, dimdik duralım. Allah’ın izniyle bu sorunu ilelebet çözelim" ifadelerini kullandı. Coğrafyanın yüzyıllar boyunca farklı milletlere ev sahipliği yaptığını dile getiren Bakan Tekin, "Üzerinde yaşadığımız coğrafya bu konuda çok geniş bir tecrübeye sahip. Bu coğrafyada binlerce yıl, yetmiş iki buçuk millet bir arada kardeşçe yaşadı. 19. yüzyılın başından itibaren birileri bu kardeşlik hukukunun içerisine fitne tohumları soktu. Gelin, o fitne tohumlarını hep beraber ayıklayalım. Müslümana ve kardeşlik hukukuna yakışır bir biçimde bu sürece sahip çıkalım" dedi.

Bahçeli’den 30 Ağustos mesajı: Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir Haber

Bahçeli’den 30 Ağustos mesajı: Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, paylaşımında 30 Ağustos 1922’nin, iki asrı aşan geri çekiliş döneminin tersine çevrildiği gün olduğunu ifade ederek, Türk milletinin Karlofça’dan Balkan Harpleri’ne, Mondros’tan Sevr’e uzanan ağır kayıplar ve işgaller karşısında topyekûn bir direniş sergilediğini vurguladı. “İSTİKLAL HARBİ TOPYEKÛN BİR MİLLİ SEFERBERLİKTİ” Bahçeli, İstiklal Harbi’nin genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla topyekûn ayağa kalkan milli seferberlik ruhuyla şekillendiğini belirtti. Samsun, Havza, Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara hattında gelişen milli mücadelenin devlet iradesine dönüştüğünü kaydetti. İnönü, Kütahya-Eskişehir ve Sakarya mücadelelerine de değinen Bahçeli, Sakarya’da Türk ordusunun büyük bir direniş ortaya koyduğunu ve düşmanın ilerleyişinin kırıldığını ifade etti. “NİHAİ ZAFER DUMLUPINAR’DA KAZANILDI” Bahçeli, 26 Ağustos sabahı başlayan Büyük Taarruz’un ardından 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da nihai hesaplaşmanın yaşandığını belirterek, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki Türk ordusunun emperyalist hesapları boşa çıkardığını söyledi. Zaferin ardından ordunun durmadığını belirten Bahçeli, 9 Eylül’de İzmir’e girilmesiyle işgalcilerin denize döküldüğünü ifade etti. Mesajının sonunda Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Harbi’ne omuz veren silah arkadaşlarını, şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir sefere çıkıldığında atın kuyruğunun bağlandığını, bunun da ne olursa olsun geri dönülmeyeceği anlamına geldiğini söyleyerek, "İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" dedi. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kutlamaları için helikopterle Malazgirt’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli ve bakanlar, alanı dolduran binlerce vatandaş tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat; Kabine toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde 3’üncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Malazgirt Zaferimizin 955’inci yıl dönümü mübarek olsun. Malazgirt’te hem dehasının hem de vilayinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran, buradaki dünyaya çok güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gelecekteki zaferlerimizin istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum" dedi. "Devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimi ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlatılan Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu vesileyle milli mücadelede bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim: Sevgili gençler, Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz. Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz, ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz." "Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenab-ı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu halde galip gelirsek ne ala! Aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin. İstemeyenler geri dönsün.’ Sözlerini bitirince ‘ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, gazanferler yanında düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Kardeşlerim, Sultan Alparslan muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını milletimize açmadı; Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih ile İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti ile üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana ile Yunus Emre ile Hacı Bektaşi Veli ile İdris-i Bitlisi ile gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlar’a, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten ata yurdumuza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya, işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor; ‘Bağlantı atının kuyruğunu yaptı bir topuz, ölümü ölüme doladı Alparslan. Sürdük atlarımızı üstüne, 300 bin atıldık sağı solu, damar damar yarıldı gökyüzü, Allah’ından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu. Her gören taş kesildi ulu görkemimizden. Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu.’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun." "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur" "Medeniyet coğrafyamızın tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir" diyen Erdoğan, "Bu gerçeklerden biri de şudur: Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek, başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını unutmayın! Böyle yazdık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefririkaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık. Şurayı özellikle vurgulamak istiyorum, biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam 1000 yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz de birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız. Bakın sevgili kardeşlerim, millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılını inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız, ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık eylesin diyorum. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü bir kez daha mübarek olsun diyorum. Anadolu’yu bizlere vatan eyleyen şehit ve gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlerimize tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik ediyorum. Programı teşrif eden siz kardeşlerime, tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından İstanbul’a gitmek üzere Muş’tan ayrıldı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Anadolu’yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum. Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 26 Ağustos 1071 tarihinde kazanılan Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Malazgirt Zaferi’nin tarihin seyrini yeniden biçimlendiren ve coğrafyaların istikametine yön veren kutlu bir kader anı olduğunu belirten Bahçeli, Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşünün birçok zafer ve fetihle şekillendiğini ifade etti. Malazgirt’e giden yolun bir günde açılmadığını kaydeden Bahçeli, 1040 Dandanakan Zaferi, Çağrı Bey’in Anadolu’ya yönelik keşif seferleri, 1048 Pasinler Zaferi, Tuğrul Bey dönemi ve Sultan Alparslan’ın 1064 yılında Ani’yi fethetmesiyle Anadolu’daki Türk hakimiyetinin adım adım güçlendiğini belirtti. Afşin Bey ve diğer Türk kumandanlarının Anadolu içlerine düzenlediği akınlarla Bizans’ın doğu’daki hakimiyetinin kırıldığını ifade eden Bahçeli, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan’ın ordusunun başında Malazgirt Ovası’na çıktığını aktardı. Sultan Alparslan’ın savaşa çıkarken beyaz şehadet elbisesini kuşandığını belirten Bahçeli, "Malazgirt’e kefeniyle çıkan Sultan Alparslan’ın önünde zafer, gönlünde uğruna can verilecek Türk milletinin cihanşümul devlet ülküsü ve aklında Tammetül Kübra’ya dek Türk milletine yurt olacak Anadolu vardır. Hakanının ölümü göze aldığı yerde neferin tereddüdüne, korkunun saflara sirayetine, inkâr edenlerin ise iman dolu yüreklerin önüne geçmesine imkân yoktur. Malazgirt Ovası’nda Turan taktiğiyle çemberi daraltan Türk süvarisi, Sultan Alparslan’ın mahir sevk ve idaresi altında Roma’nın doğudaki mirasını taşıyan Bizans’ı güneşle beraber batıya sürmüş; Malazgirt ufkunda haçın gölgesi sönerken hilalin hükmü Anadolu semalarında yükselmiştir" açıklamasında bulundu. Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’da Türk varlığının kökleştiğine dikkat çekerek, "Zaferin ardından Anadolu’ya yayılan Türkmen varlığı, kurulan beylikler, yürütülen iskan ve imar hamleleri bu coğrafyada kök salmış; Selçuklu’dan Söğüt’e, Edirne’den İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya uzanan Anadolu’daki Türk varlığını ebedi kılan bu kesintisiz tarih hattında değişen tek şey başkentler olmuş; Türk milletinin Anadolu’ya sahip olma, devletini yaşatma ve kendi mukadderatına hükmetme iradesi değişmemiştir. Horasan’dan kopup Pasinler’de kuvvet bulan, Malazgirt’te büyük bir zaferle Anadolu’nun bağrına yürüyen Türk iradesinin hükmü silinmeyecek; bu toprakların üzerinde yükselen ezan, dalgalanan ay yıldızlı al bayrak ve yaşayan Türk devleti, o kutlu günün çağlar ötesindeki şahidi olmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirterek, "Sultan Alparslan’ı, onunla aynı safta şehadeti göze alan aziz neferlerini; Anadolu’yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, imarla mamur eden, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum. Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bahtımızdır. Türk milletinin bahtı daima açık olsun" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti

Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etkinliklere katılmak üzere Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, program çerçevesinde ilçede bulunan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahlat ilçesindeki programı devam ediyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Bakanlar kurulu ve beraberindeki kalabalık heyetle birlikte Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli mesajlar verirken, Ahlat ve Malazgirt’in Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesindeki tarihî önemine dikkat çekti. Millet Bahçesi’ndeki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı ziyaret etti. Dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olarak bilinen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan mezarlıkta Erdoğan, Selçuklu döneminden kalan mezar taşlarını inceledi. Erdoğan, burada Anadolu’yu yurt yapan şehit ve gaziler ile ecdat için dua etti. Selçuklu mezar taşlarının Türk-İslam medeniyetinin tarihî ve kültürel mirasını yansıttığına dikkat çeken Erdoğan, geçmişte olduğu gibi bugün de ecdat mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Erdoğan, mezarlık ziyaretinin ardından ise MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ilçedeki köşkünde ziyaret ederek, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti. "Kabine Ahlat’ta toplanacak" İlçedeki programları devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla bugün üçüncü kez Ahlat’ta toplanacak. Toplantının saat 16.00’da Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Toplantının ana gündem başlıkları arasında "Terörsüz Türkiye" sürecindeki gelişmeler, bölgesel güvenlik ve iç cepheyi güçlendirmeye yönelik çalışmaların bulunması bekleniyor. Günün programı kapsamında saat 19.00-21.00 arasında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarının katılımıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde akşam yemeği düzenlenecek. Geceyi ilçede geçirecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birinci gün Ahlat programı, Kabine Toplantısı ve akşam yemeği ile tamamlanacak. Erdoğan yarın sabah ise Malazgirt’e geçecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.