Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Devlet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Devlet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Haber

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) tarafından Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesine kazandırılan 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır" dedi. 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, hastanenin tanıtım videosunun izlenmesiyle devam etti. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk bir konuşma yaparak emeği geçenlere teşekkür etti. "Hastane bölgenin sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirecek" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yaptığı konuşmada, "Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'yi her alanda daha güçlü, daha müreffeh, daha rekabetçi bir ülke haline getirmek için durmaksızın çalıştık. Temeli sağlam ve istikrarlı politikalarla tahkim edilmiş asra bedel kazanımları 23 yıla sığdırdık. Geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten, ihraç eden, yerli ve milli bir savunma sanayi ekosistemi kurduk. Dünyada henüz sadece birkaç ülkenin sahip olabildiği ileri teknoloji geliştirme ve üretme altyapısına hamdolsun sahibiz. Allah'ın izniyle hiç kimsenin Türk milletinin kılına dahi zarar vermeyi aklının ucundan geçiremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine adım adım ilerliyoruz. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla Türkiye'yi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştiren, destekleyebilen, üretebilen bir ülke konumuna ulaştırdık. Milletimizin 60 yıllık hayalini elektrikli ve akıllı otomobilimiz TOGG ile gerçeğe dönüştürdük. Ulaştırmada pek çok ülkenin erişemediği güçlü ve yaygın bir altyapı ağına bugün sahibiz. Milletimizle kurduğumuz gönül köprüleri gibi kıtaları da aynı anlayışla birbirine bağladık. Dış ticaretimizin taşıyıcı gücü limanları, şehirlerimizi dünyaya bağlayan dev havaalanlarını Türk milletinin hizmetine sunduk. Çevre ve şehircilikte sosyal devlet anlayışıyla muazzam bir inşa hamlesi gerçekleştirdik. Enerjide Karadeniz'de doğalgaz, Gabar'da petrol keşifleri yaptık. Bugün ileri teknolojiye sahip modern arama ve keşif filomuzla petrol ve doğalgazda sınır ötesi ortaklıkları derinleştiren bir noktaya geldik. Sağlıkta vatandaşlarımızı kaliteli erişilebilir bir sağlık hizmetine eriştirdik. Hatırlayalım. 23 yıl önce hastane kapılarında uzayan kuyrukların, ilaç almak için saatlerce bekleyen vatandaşlarımızın, ödeme yapamadığı için rehin kalan hastaların konuşulduğu bir Türkiye vardı. Vatandaşlarımızın sosyal güvenlik kurumlarına göre ayrı hastanelere gitmek zorunda kaldığı, istediği hastaneden ve hekimden hizmet alamadığı günleri hep birlikte hatırlıyoruz. Ambulansa erişimin dahi ciddi bir problem olduğu, sağlık hizmetinin vatandaşlarımız için çoğu zaman uzun ve meşakkatli bir sürece dönüştüğü günlerden bugünlere geldik. Hamdolsun bugün şehir hastaneleriyle, modern devlet hastaneleriyle, güçlü sağlık altyapısıyla, ileri teknolojiye sahip tanı ve tedavi imkânlarıyla milletimize çok daha yüksek standartlarda hizmet sunan bir devlet kapasitemiz var. Elbette büyük dönüşümün en önemli dayanaklarından biri sağlık alanında geliştirdiğimiz güçlü üretim ve teknoloji altyapısı oldu" şeklinde konuştu. "14 günde seri üretime geçildi" Pandemi döneminin sağlıkta yapılan yatırımlarla güçlü bir şekilde atlatıldığına dikkat çeken Kacır, "Bir tek pandemi, sağlıkta attığımız bu adımların ne kadar isabetli ve stratejik olduğunu bütün açıklığıyla gösterdi. Bu dönemde Türkiye, sahip olduğu sağlık altyapısı ve üretim kabiliyetiyle krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif ayrıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu süreçte sağlık sistemimizin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapımızı ve Ar-Ge ekosistemimizi seferber ettik. Tüm dünya çaresizce yoğun bakım solunum cihazı ararken bizler Baykar, Arçelik ve ASELSAN'ın destek çalışmalarıyla Biosis isimli bir teknoloji geliştirme şirketimizin ortaya koyduğu yerli solunum cihazını sadece 14 günde seri üretime geçirdik. Pandemi süreci sağlıkta yerli ve milli çözümler üretebilen bir ekosistem inşasının önemini bir kez daha hatırlattı. Biliyoruz ki stratejik bir sektör olarak gördüğümüz sağlık endüstrilerinde atacağımız milli teknoloji anlayışı adımları çok daha büyük başarılara erişmemizin anahtarı olacak. Bu anlayışla son bir yılda sağlık endüstrisinde 102 yatırıma teşvik belgesi düzenledik. 64 milyar lira yatırımı harekete geçirdik" dedi. "Hastane, Tekirdağ’daki güzel örneklerden biri" ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Tekirdağ’daki önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Kacır, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Kapaklı Devlet Hastanesi bu anlayışımızın Tekirdağ'daki güzel örneklerinden biri oldu. Yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda 115 yatak kapasitesiyle hizmet verecek hastane, tedavi üniteleriyle inşallah vatandaşlarımıza nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Kapaklı ve çevresinde sağlık hizmetlerine erişimi daha da güçlendirecek" dedi. Hastanenin kamu kurumları ile ÇOSB’nin paydaşlığıyla hayata geçirildiğini belirten Kacır, yatırımın sanayicilerin bulundukları şehrin sosyal altyapısına katkı sunmasının önemli bir örneği olduğunu söyledi. Kacır, "Bölgemizin ihtiyaçlarından hareketle kamu kurumlarımız, özellikle Sağlık Bakanlığımız ve Organize Sanayi Bölgemizin paydaşlığıyla hayata geçirilen bu yatırım, üreten sanayimizin aynı zamanda bulunduğu şehrin sosyal altyapısına değer kattığının güzel bir örneği" ifadelerini kullandı. ÇOSB’nin hastanenin hayata geçirilmesinde üstlendiği sorumluluğa da dikkat çeken Kacır, "Çerkezköy Organize Sanayi Bölgemizin bu eserin hayata geçmesinde üstlendiği sorumluluğu, sanayicimizin şehrine ve çalışanına sahip çıkma anlayışının bir tezahürü olarak görüyoruz" diye konuştu. "OSB sayısını 4’ten 14’e çıkardık" Tekirdağ’ın sanayi altyapısında son 23 yılda OSB sayısının 4’ten 14’e yükseltildiğini belirten Kacır, "OSB'lerin büyüklüğünü 1.600 hektardan 5.600 hektara çıkardık. OSB'lerimizde 135 bin ilave istihdam oluşturduk. KOSGEB eliyle Tekirdağ'da KOBİ'lerimize 2 milyar 900 milyon lira destek sağladık" dedi. Tekirdağ’da yatırım teşvikleriyle büyük miktarda yatırım ve istihdamın önünün açıldığını belirten Kacır, "Yatırım teşviklerimizle Tekirdağ'da gerçekleşecek 720 milyar liralık yatırımın ve 112 bin istihdamın önünü açtık" diye konuştu. Yeni teşvik sistemi kapsamında Tekirdağ’daki yatırımlara sağlanan destekleri anlatan Kacır, "Yeni teşvik sistemimizde Tekirdağ'da OSB'lerimizde hayata geçen yatırımlarda istihdam edilen çalışanların SGK işveren paylarının yarısını iki yıl bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde hayata geçen yatırımlara güçlü bir finansman desteği sağlıyoruz" dedi. Yatırımlarda kullanılan krediler için finansman desteğinin 30 milyon liraya yükseltildiğini belirten Kacır, yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti sağlandığını ifade etti. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında desteklenen yatırımlara da değinen Kacır, programın ilk çağrısında 27 milyar liralık 6 yatırım projesinin desteklendiğini söyledi. Kacır, "Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nın ilk çağrısında akıllı küçük ev aletleri üretimi, tıbbi araç imalatı gibi alanlar için 27 milyar liralık 6 yatırım projesini destekledik" dedi. Tekirdağ’da program kapsamında yeni başvurular alındığını da belirten Kacır, "Bu yılın Ocak ayında destek başlıklarını güncellediğimiz Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Tekirdağ'da motorlu taşıt aksam ve parça üretimi, savunma ve silah havacılık sanayilerine yönelik yapısal parça üretimi, makine ve aksamları üretimiyle tıbbi cihaz üretimine dönük hayata geçecek 6 milyar lira yatırım tutarına sahip 22 proje başvurusu aldık" ifadelerini kullandı. Kacır, program kapsamında desteklenen projelerin her birine 300 milyon liraya kadar finansal katkı ve yatırımın yüzde 50’si kadar belge desteği sunulacağını kaydetti. "Tekirdağ’ı üretim ve inovasyonda örnek konuma taşımak istiyoruz" Tekirdağ’ın yüksek potansiyeline dikkat çeken Kacır, kenti üretim, inovasyon ve yerel kalkınmada örnek bir konuma taşımayı hedeflediklerini söyledi. Tekirdağ’ın sanayi, teknoloji ve ihracat alanındaki güçlü konumunu daha da ileri taşımaya devam edeceklerini ifade eden Kacır, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımların da sürdürüleceğini belirterek, "Tekirdağ'ın sanayi, teknoloji ve ihracatta sahip olduğu güçlü konumu daha da ileri taşırken vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımları da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. "Mutluluk sağlıkla olur" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu yaptığı konuşmada, "İnsanlar mutluluk kaynağının en önemli parametresinin sağlık olduğunu söylüyor. Türkiye'nin yaptığı araştırmalarda insanlar mutluluklarını sağlığa bağlıyor. Yani sağlık yoksa mutlu olamıyor insan. Bazen fakir olursunuz, mutlu olursunuz. Bazen mutsuz olursunuz. Bazen zengin olursunuz. Mutlu olabilirsiniz veya mutsuz olabilirsiniz. Ama sağlığınız yoksa her halükârda mutsuzsunuz. Onun için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sağlıkta büyük yatırımlar yaparak 25 senede dünyaya örnek olacak bir sağlık hizmeti sunmaya başladık. Bugün Türkiye'de 271 bin hasta yatağı var. Ve bu 271 bin hasta yatağının her biri tek kişi, çift kişilik 184 bin yatakla insanımıza hizmet yapıyoruz. Ve her gün bir buçuk milyonluk bir sağlık ordusuyla, her gün üç milyon kez insanlarımıza sağlık hizmeti için dokunuyoruz. Baktığınız zaman dünyanın örnek alacağı şehir hastaneleriyle, koruyucu ekipleriyle, başlama programlarıyla ve en önemlisi de buradaki gibi, Tekirdağ'daki gibi, çalışan, üreten insanların emeğiyle sağlık teknolojisinin üretimini ve hizmetini onlara sunuyoruz. Çalışkan, üreten çift Tekirdağ'a da çok teşekkür ediyoruz. Bugün sabah ilaç fabrikalarımızı, firmalarımızı, üreten sağlığın bu yerde ziyaret ettim. Gerçekten gurur duyuyorum. Cumhurbaşkanımızın iki sene evvel geliştiren ve üreten sağlık modelini artık Türkiye'nin vizyonunu ortaya koyan bu model gerçekleştirdiğini gururla gördüm. Ben bu konuda sadece hizmet odaklı değil, artık üreten ve kendisinin bağımsız sağlık teknolojisine sahip olduğu bir ülkeyi hayal etmekten değil, ifade etmekten gurur duyuyorum. Çünkü ilk defa bugün yeni teknolojik dediğimiz biyolojik tedavileri tamamen hücreden ilaca kadar üretebilen, insan gücüyle altyapısı olan bir sağlık teknolojimiz var. Bunu daha da geliştireceğiz. Bunu geliştirmek için her şeyimizi yapacağız. Çünkü biz bir araya geldiğimiz zaman Covid'de de gördük, depremde de gördük. Her şeyin üstesinden gelebilecek, her sorunu çözebilecek bir milletiz. Onun için biz üreteceğiz, çalışacağız, birlikte olacağız, sarılacağız ve bu ülkeyi nasıl sağlık hizmetinde dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi yaptıysak, sağlık teknolojisinde de üretiminde aynı şekilde yapacağız" diye konuştu. "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Sağlığın Türkiye’de lokomotif bir sektör olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bugün Sağlık Bakanlığı olarak gerçekten Sanayi Bakanlığımıza, Ticaret Bakanlığımıza ve bütün ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Çünkü bu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir ekip çalışmasıdır. Bir birlikteliğin sonucudur. Nasıl hastaneyi organize sanayi bölgesinin yönetimi ile beraber yaptıysak, bu gelişimleri de başarıyla hep birlikte yapıyoruz. Bizler geleceğe bakıyoruz, ileriye bakıyoruz. Bizler kavganın, çatışmanın değil, üretimin, birlikteliğin ve gördüğünüz gibi eserlerin hizmetini sunuyoruz. Ve bu hizmeti sunarken de biliyoruz ki her bir vatandaşımız en iyi sağlık hizmetine, en iyi teknolojiyle, en iyi cihazıyla, en iyi hekimlikle, sağlık çalışanlığıyla ulaşıyor. Ve sağlık Türkiye'de artık lokomotif bir sektör. Bunu da hep beraber yapacağız. Dile kolay geliyor ama 27 tane şehir hastanesiyle, 39 bin hasta yatağıyla dünyanın en iyi sağlık hizmetine giriyoruz. Bugün 11 tane şehir hastanemizin inşaatını bitirme aşamasındayız. Samsun Şehir Hastanesi'yle hasta almaya başladık. Ordu Şehir Hastanesi'ni taşıdık, ilk hastalarımızı birkaç hafta içine alacağız. Kasım ayı itibarıyla Trabzon Şehir Hastanemizde de hasta hizmetlerine başlayacağız. Ocak 2027 itibarıyla Sakarya Şehir Hastanemizde hasta kabulüne başlayacağız. Ekim 2026 tarihinden itibaren de Şanlıurfa Şehir Hastanemizi hizmete sunacağız. Bugün baktığınız zaman Rize, Diyarbakır, Mardin Şehir Hastanelerimizde artık 2027'den itibaren insanlarımız hizmet almaya başlayacak. Çok net söylüyorum arkadaşlar. Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum" ifadelerine yer verdi. "Sağlıklı bir toplum olmak zorundayız" "Biz aynı zamanda sağlıklı bir toplum olmak zorundayız. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyorken aynı zamanda bu toplumun da sağlıklı olmasını sağlamak isteriz" diyen Memişoğlu, vatandaşlara da uyarılarda bulundu. Memişoğlu, "Bizim ismimiz hastalık bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı. Onun için koruyucu sağlık dediğimiz, hastalanmadan insanların bedenini koruyacağı bir alışkanlığa ve çabaya hepimizin ihtiyacı var. Çünkü toplumda önemli sorunlar; kilo, hareketsizlik ve maalesef kötü alışkanlıklar. Onun için sizlerden, vatandaşlarımızdan sağlıklı olmak için de bizden hizmet talep etmenizi, aynı zamanda beklentinizi artırmanızı istiyoruz. Sağlık ve hayat merkezleriyle, aile sağlığı merkezleriyle sizlerin emrindeyiz. Kilo vermek isteyen, sigarayı bırakmak isteyen herkes bize gelsin, onlarla beraber bu kötü alışkanlıktan uzaklaşın. Bunu sadece kamu hizmetiyle yapmaktan değil söz edeyim. Aynı zamanda birkaç hafta önce çıkarttığımız esenlik mevzuatıyla da yapacağız. Yani özel sektör aracılığıyla da yapacağız. Esenlik dediğimiz, esasında tedavi ve hastalık dönemi hariç insanların sağlıklı kalmak, sağlıklı yaşamak için sağlık hizmetinin sunulmasıdır. Yani bir hekimin öncülüğü de bugün hastane ve hastalık şartlarında değil; otelde, tatil beldelerinde veya insanların herhangi bir yerde sağlıklı insanların hizmet alacağı alanları tanımlıyor. Yani siz kilo vermek istiyorsanız ille hastaneye gitmek durumunda değilsiniz zaten. Siz hareketli yaşam istiyorsanız ille hastaneye ve tedavi hizmeti sunacak alanlara gitmek durumunda değilsiniz. Onun için hem özel sektöre hem de insanlarımıza şunu söylüyoruz: Lütfen esenlik merkezlerine de gidin. Çünkü orada psikiyatrisinden diyetisyenine kadar her türlü sağlıklı kalmak için sizlere hizmet verilecektir. Ama hastalandığınız zaman da işte Tekirdağ'daki şehir hastanesi gibi, bugün Ergene'deki hastaneyi de birkaç hafta içinde teslim alıp insanlarımızın hizmetine sunacağımız gibi, Tekirdağ'ın eski hastanesinin olduğu yere 100 yataklı bir devlet hastanesi yapacağımız gibi, aynı zamanda Çorlu'da 250 yataklı ek bina yapacağımız gibi bu hastaneyi de hizmete açıyoruz. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Çanakkale Gazisinin diploması Bakan Memişoğlu’na takdim edildi Açılış programının ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, Çanakkale gazisi ve tabip Kafaoğlu Mehmet Kazım Efendi’ye ait 1915 tarihli İstanbul Darülfünun Tıp Fakültesi diploması takdim edildi. İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Lütfi Çağatay Onar tarafından yapılan takdim öncesinde diplomanın hikâyesi hakkında bilgi verildi. Hediye takdiminin ardından hastane açıldı ve bakan ve beraberindekiler hastaneyi ziyaret etti.

Adalet Bakanı Gürlek: "Devletimizin imkanları, kurumlarımızın tecrübesi ve hukukun kudreti her türlü suç yapılanmasından üstündür" Haber

Adalet Bakanı Gürlek: "Devletimizin imkanları, kurumlarımızın tecrübesi ve hukukun kudreti her türlü suç yapılanmasından üstündür"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Suç örgütlerinin büyüklüğü, uluslararası bağlantıları, finansal gücü veya kullandıkları teknolojinin karmaşıklığı bizi yolumuzdan çeviremez. Devletimizin imkanları, kurumlarımızın tecrübesi ve hukukun kudreti her türlü suç yapılanmasından üstündür" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Esenyurt'a geldi. Bakanları ilçede İstanbul Valisi Davut Gül, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ile Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy karşıladı. Gürlek ve beraberindeki heyet ilk olarak, Esenyurt Kaymakamlığı'nı ziyaret etti. Gürlek ardından, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde incelemelerde bulunurken, Recep Tayyip Erdoğan Parkı'nı da ziyaret etti. Program kapsamında Gürlek, Esenyurt'ta yapımı devam eden adalet sarayında yürütülen çalışmalarla ilgili incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı. "Devlet tepenize binecek ve gereği neyse yapacak" Yapımı devam eden adalet sarayındaki incelemelerinin ardından Bakan Gürlek, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Konuşmasında sokak çeteleri ile mücadele, ‘Terörsüz Türkiye' ve ‘uyuşturucu' gibi konulara değinen Bakan Gürlek, "Esenyurt, hızla gelişimini sürdürürken, beraberinde asayiş olaylarıyla bölgede sık sık gündeme gelen bir ilçemizdir. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak, bu güzide ilçemizin huzur ve güvenliğini korumak, vatandaşlarımızın hak ve hukuklarını güvence altında tutmak, bizim temel görevimizdir. Esenyurt'ta, suçu merkezi hale getirmek isteyen tüm illegal yapılar ve bunların İstanbul odağı olan tüm konularını toparlamak konusunda kararlılığımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Uyuşturucu, bahis, kumar ve sokak çetelerinin torbacısından, baronuna, tetikçisinden, azmettiricisine, bireysel ve organize sanal kumar yapılanmalarının faaliyetlerine kadar herkes şunu bilsin ki, peşindeyiz. Yaptığınız yanınıza kar kalmayacak. Türk milleti adına hukuk çerçevesi içerisinde mutlaka hesabını soracağız. Asla meydanı boş sanmayın. Devlet buradadır ve vatandaşının yanındadır. Adalet, vatandaşımızın sokağında, kendisini güvende hissetmesi, gencimizi zehir tacirinden koruması, alın terinin yasa dışı bahis ve dolandırıcılık şebekelerine teslim edilmemesi, suçtan elde edilen kazancın meşru ekonomiye sızmasının önlenmesidir. Sokak çetelerinin, kirli zihinleriyle akli melekeleri gasbedilmiş çocuklarımızı ve gençlerimizi, vatandaşımızın helal ticaretine karşı haraç ve tehdit unsuru olarak kullanmalarının önüne geçmeye devam edeceğiz. Kendisini devletin gücünün üzerinde gören, toplumun huzurunu, vatandaşın can ve mal güvenliğini tehdit altına almak isteyenler şunu iyi bilsin, devlet tepenize binecek ve gereği neyse yapacak" dedi. "Bizim mücadele anlayışımız günübirlik bir anlayış değildir" Bakan Gürlek, "Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı olarak, 24 Nisan 2026 tarihinde Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığını kurduk. Böylece uzmanlaşmayı, veri analizini ve başsavcılıklar arasındaki koordinasyonu kalıcı bir kurumsal yapıya kavuşturduk. 22 Haziran 2026 tarihinde ise 'Organize Suç Örgütleri ile Mücadele' konulu genelgemizi yayımladık. Genelgeyle; soruşturmaların bütüncül biçimde yürütülmesi, suç gelirlerinin izlenmesi, malvarlığı tedbirlerinin etkin şekilde uygulanması ve iller arası eş güdüm konusunda ortak bir çalışma çerçevesi oluşturduk. Bizim mücadele anlayışımız günübirlik bir anlayış değildir. Bu anlayış; dosyayı açmakla yetinmeyen, delili takip eden, paranın izini süren, firariyi yurt dışında da arayan ve suç ekonomisini sürdürülemez hale getirmeyi hedefleyen kararlı bir mücadele anlayışıdır" şeklinde konuştu. "Suç ve suç örgütleriyle daha hızlı ve daha etkin mücadele edilmesini sağlayacak altyapıyı hızla hayata geçiriyoruz" Suç örgütleri ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değinen Bakan Gürlek, "Uyuşturucu, sokak çeteleri ve sanal kumar suçlarıyla mücadelede, suç zincirinin bütün halkalarının sorumluluğunu ortaya çıkaran organize bir mücadele yöntemini esas alıyoruz. Bu doğrultuda, başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere ilgili kurumlarımızla entegre biçimde, sahadaki pratik çalışma metotlarını geliştiriyoruz. Suç ve suç örgütleriyle daha hızlı ve daha etkin mücadele edilmesini sağlayacak altyapıyı hızla hayata geçiriyoruz. Buradan devlet ve millet düşmanlarına bir kez daha sesleniyorum, adaletin tecellisi artık daha hızlı ve daha kararlı olacaktır. Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığımızın çalışmaları ile 81 il Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonu kapsamında, 2026 yılının Şubat-Temmuz döneminde uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç yapılanmalarına yönelik binlerce operasyon gerçekleştirildi. On binlerce şüpheli hakkında işlem yapıldı, çok sayıda şüpheli tutuklandı, çok sayıda şüpheli hakkında da adli kontrol tedbirleri uygulandı" diye konuştu. "Milletimizin başına bela olan her suç yapısının üzerine, şekli bireysel de olsa kurumsal da olsa, sonuna kadar gitmeye kararlıyız" Bakan Gürlek, "22 Haziran tarihli genelgemiz doğrultusunda organize suç örgütlerine yönelik mücadelemiz daha da güçlendirilirken, suçtan elde edilen yüz milyonlarca lira ile yüksek miktarda döviz, milyarlarca lira değerindeki uyuşturucu madde ve üretim girdileri, binlerce taşınmaz, araç, banka hesabı, şirket ve finansal işletme soruşturma ve tedbir süreçlerine dahil edildi. Yasa dışı bahis siteleri ve kripto varlık hesapları hakkında gerekli işlemler yapılırken, tespit edilen toplam işlem hacmi bir trilyon Türk lirasını aşmıştır. Operasyonların ayrıntıları ve güncel veriler, Adalet Bakanlığımızın resmî yayın organları aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Bu rakamların her biri; kapsamlı soruşturmaları, titiz delil toplama süreçlerini, Cumhuriyet savcılarımızın ve kolluk birimlerimizin yoğun emeğini ifade etmektedir. Bu tablo bize şunu söylüyor: Örgütlü suç, yalnızca bir asayiş meselesi değildir; aynı zamanda devasa bir kayıt dışı ekonomi ve kara para meselesidir. Bu nedenle, bundan sonra da suçun görünen yüzüne değil, onu besleyen finansal damarlara yöneleceğiz. Suç gelirini koruyamayan, parasını sisteme sokamayan, taşınmazını ve şirketini kullanamayan örgüt ayakta kalamaz. Milletimizin başına bela olan her suç yapısının üzerine, şekli bireysel de olsa kurumsal da olsa, sonuna kadar gitmeye kararlıyız. Ellerindeki tüm paravan yapıları yok etmeye hazırız" dedi. "Devletimizin imkanları, kurumlarımızın tecrübesi ve hukukun kudreti her türlü suç yapılanmasından üstündür" Bakan Gürlek, sanal bahisle mücadeleye de vurgu yaparak, "Gençlerimizi, çocuklarımızı, ailelerimizi ve toplumun her kesiminden vatandaşlarımızı tehdit eden, ülkemizin gelecek nesillerini zehirleyen, ekonomik anlamda çekirdek ailelerimizi çökerten, ticaretimizi ve ekonomimizi sekteye uğratan uyuşturucu belası, sanal bahis ve kumar ile sokak çeteleriyle mücadelede artık yeni bir boyuta geçeceğiz. Hukuk sistemimizdeki eksiklikleri giderecek, vatandaşlarımıza devlet ciddiyetiyle can ve mal güvenliği teminatını en güçlü şekilde ortaya koyacağız. Önümüzdeki dönemde beş alana özellikle yoğunlaşacağız. Suç gelirlerinin takibi ve geri alınmasında ihtisaslaşmayı artıracağız. Kripto varlıklar, elektronik para kuruluşları ve dijital ödeme sistemleri üzerinden yürütülen aklama yöntemlerine karşı teknik kapasitemizi güçlendireceğiz. Uluslararası adli yardımlaşma, iade ve ortak soruşturma süreçlerini hızlandıracağız. Savcılarımızın örgütlü suç, narkotik ve mali analiz alanındaki uzmanlığını sürekli eğitimlerle destekleyeceğiz. İllerimizin saha tecrübesini ortak veri ve analiz altyapısıyla buluşturacağız. Bu sebeple; uyuşturucu şebekeleri, sanal bahis ve kumar yapıları, sokak çeteleri dahil tüm illegal yapılanmaların kılcal damarlarına kadar inerek hesap soracak ve yasaların bize verdiği tüm yetkileri kullanarak üzerlerine gideceğiz. Milletimiz müsterih olsun. Suç örgütlerinin büyüklüğü, uluslararası bağlantıları, finansal gücü veya kullandıkları teknolojinin karmaşıklığı bizi yolumuzdan çeviremez. Devletimizin imkanları, kurumlarımızın tecrübesi ve hukukun kudreti her türlü suç yapılanmasından üstündür. Bu mücadelede fedakarca görev yapan Cumhuriyet savcılarımıza, hakimlerimize, emniyet ve jandarma teşkilatımıza, Sahil Güvenlik ve gümrük birimlerimize, MASAK ve Adli Tıp Kurumu uzmanlarımıza, bakanlığımızın bütün çalışanlarına teşekkür ediyorum. Uluslararası iş birliği süreçlerine katkı sunan muhatap kurumlara da şükranlarımı ifade ediyorum. Hedefimiz nettir, Suçun kazanç kapısı olmadığı, gençlerimizin zehirden korunduğu, vatandaşımızın emeğinin güvence altında bulunduğu ve herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir Türkiye. Bu hedef doğrultusunda azimle, sabırla ve hukuktan ayrılmadan çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Muhittin Böcek "Vefasız menfaatçileri unutmayacağız" Haber

Muhittin Böcek "Vefasız menfaatçileri unutmayacağız"

Tutukluluğunun birinci yılı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımlayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yaşam öyküsünden belediyecilik kariyerine, tutukluluk sürecinden adalet beklentisine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Mesajında Antalya'nın Uncalı Mahallesi'nde Yörük ve çiftçi bir ailenin çocuğu olarak büyüdüğünü anlatan Böcek, devlet okullarında eğitim gördüğünü, siyasi hayatına ANAP'ta başladığını ve 20 yıl Konyaaltı Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini hatırlattı. Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecinde sel, yangın, deprem ve pandemi gibi zorlu dönemlerde görev yaptığını belirten Böcek, kamu yararını önceleyen projeleri hayata geçirdiklerini ifade etti. "VEFASIZ MENFAATÇİLERİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ" Tutuklanmasının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Böcek, süreçte yaşadıklarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "5 Temmuz'da tutuklandım, bugün de 5 Temmuz. 365 gün... Dost sandıklarımı, vefasız menfaatçileri, can dostlarımı bugünleri asla unutmayacağız. İhanetin bahanesi olmaz, bedeli olur." Görev yaptığı altı dönem boyunca hiçbir ayrım yapmadığını belirten Böcek, "Oy verenin de vermeyenin de 'Herkesin Başkanı' oldum" ifadelerini kullandı. Mesajının sonunda yargı sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, devlete ve adalete olan güvenini koruduğunu belirterek, "Ben her zamanki gibi devlete, adalete olan inancımla ve bağlılığımla, üslubum, nezaketim ve duruşumla adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Sevgi ve hasretle..." ifadelerine yer verdi.

Erdoğan: Bağımlılığın Türkiye’ye yıllık maliyeti 78 milyar dolar Haber

Erdoğan: Bağımlılığın Türkiye’ye yıllık maliyeti 78 milyar dolar

“Fikir Maratonu Programı” kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bağımlılıkla mücadelenin önemine dikkat çekti. “Bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen programa 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti. Yeşilay tarafından hazırlanan bir rapora değinen Erdoğan, sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına zarar veriyor hem de ekonomimiz için büyüyen bir kara deliğe dönüşüyor” dedi. Devletin bağımlılıkla mücadelede tüm kurumlarıyla sahada olduğunu belirten Erdoğan, Aile Bakanlığı, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Yeşilay’ın bu alandaki çalışmalarını “seferberlik ruhu” olarak nitelendirdi. Kadın kollarının yürüttüğü eğitim faaliyetlerine de değinen Erdoğan, 81 ilde 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşıldığını, bu çalışmaların ardından sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 arttığını kaydetti. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca devlet eliyle başarıya ulaşamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kamuoyu desteği ne kadar güçlü olursa başarı oranımız da o kadar artacaktır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.