Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Deprem

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakan Çiftçi: "Toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz" Haber

İçişleri Bakan Çiftçi: "Toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Hedefimiz; afetten sonra güçlü biçimde müdahale eden devlet kapasitesini, afetten önce riski gören ve tedbir alan devlet anlayışıyla tamamlamaktır. Riskleri azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın şehirlerini de bu anlayışla inşa ediyoruz" dedi. İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu Avrupa Sismoloji Kongresi’ne Bakan Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra 60’ı aşkın ülkeden 750’nin üzerinde uzman ve araştırmacı katıldı. Konuşmasında 6 Şubat 2023’te yaşanan depremden söz eden Bakan Çiftçi, "Yaşadığımız büyük depremlerde 11 ilimiz ve yaklaşık 14 milyon insanımız doğrudan etkilendi; 53 binden fazla insanımızı kaybettik. Kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. 6 Şubat bize bir kez daha gösterdi ki depremi engelleyemeyiz; ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapabileceğimiz çok şey vardır. Tam da bu noktada devletin sorumluluğu ile bilimin sorumluluğu kesişmektedir. Güvenli bir şehir inşa etmek; mühendislik meselesi olmanın ötesinde aynı zamanda bir kamu ahlâkı meselesidir. Bir binanın sağlamlığı, o binada yaşayacak insanlara karşı sorumluluğumuzun; bir okulun güvenliği, gelecek nesillerimize karşı vazifemizin ifadesidir" dedi. "AFAD’ın çevremizdeki 24 ülkenin depremlerini çözümlemesi, 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkeziyle veri paylaşması da bilimin sınırları aşan karakterini ortaya koymaktadır" Bakan Çiftçi, AFAD teşkilatının bin 200’ün üzerinde deprem gözlem istasyonuyla Avrupa’nın en geniş deprem gözlem ağını işlettiğini belirtirken, AFAD’ın Türkiye’nin çevresinde bulunan 24 ülkenin depremlerini çözümlemesi, 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkeziyle veri paylaştığını ifade etti. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Bu sebeple afetlere hazırlığı, nesiller boyu karşılığı olan bir medeniyet yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz; afetten sonra güçlü biçimde müdahale eden devlet kapasitesini, afetten önce riski gören ve tedbir alan devlet anlayışıyla tamamlamaktır. Türkiye, AFAD’ın kurulmasıyla afet yönetiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdi. Risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirmeyi birbirini tamamlayan tek bir sistem olarak ele alıyoruz. Bilimi de karar alma mekanizmamızın asli unsuru olarak görüyoruz. Bugün AFAD teşkilatımızın bin 200’ün üzerindeki deprem gözlem istasyonuyla Avrupa’nın en geniş deprem gözlem ağını işletmesi, Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin kamu güvenliğine dönüşmesinin somut bir göstergesidir. AFAD’ın çevremizdeki 24 ülkenin depremlerini çözümlemesi, 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkeziyle veri paylaşması da bilimin sınırları aşan karakterini ortaya koymaktadır. Çünkü fay hatları pasaport taşımaz; sismik dalgalar sınır kapılarında durmaz" şeklinde konuştu. "Şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz" Bakan Çiftçi, program kapsamında edinilecek bilgi ve birikimin daha dirençli şehirler oluşmasına katkı sağlayacağını söylerken, toplumu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalıştıklarını ifade etti. Bakan Çiftçi, konuşmasının devamında, "Temennimiz; burada sunulan her bildirinin yeni bir araştırmaya, her araştırmanın yeni bir teknolojiye, her teknolojinin daha yüksek bir standarda, bütün bu birikimin de daha dirençli şehirlere dönüşmesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; risklerini azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın şehirlerini de bu anlayışla inşa ediyoruz. Çünkü bir şehrin gerçek direnci, binalarının sağlamlığının yanında; hayatın bütün unsurlarıyla devam edebilme kabiliyetiyle ölçülür. Sözlerimin sonunda özellikle ifade etmek isterim: Deprem bize insanlığın ortak kırılganlığını, bilim ise bu kırılganlık karşısında ortak bir akıl kurabileceğimizi gösteriyor. Deprem sınır tanımıyorsa, bilim de sınır tanımamalıdır. Risk ortaksa, bilgi ortaklaşmalıdır. Tehdit küreselse, dayanışmamız da küresel olmalıdır" diye konuştu. "İstanbul’umuzda eğitim tesislerimizin tamamı İstanbul’un en güçlü, en sağlam binaları" Vali Davut Gül ise konuşmasında, "Dirençli şehirler, güvenli şehirler inşa etmeyle ilgili bir süreç başladı. İstanbul’umuzda da Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde, 2006’da sadece İstanbul’a özgü İstanbul Proje ve Koordinasyon Birimi oluşturuldu. Şimdiye kadar İstanbul Proje ve Koordinasyon Birimi 2000 yılından önce yapılan bütün kamu yatırımlarına deprem dayanıklılık testi yaptı. Neden 2000 yılını baz alıyoruz. Biraz önce AFAD Başkanımız söyledi. O bir anlamda Türkiye için, İstanbul’umuz için bir milat oldu. Ve bin 700 civarındaki kamu binasının bin 535 tanesi depreme dayanıksız olduğu tespit edildi. Bu bin 535 binanın güçlendirilebilecekleri güçlendirildi, güçlendirilemeyecekler de yıkılıp tekrardan yapıldı. Bunların içerisinde bin 430 tanesi eğitim tesisi. Ve şu an İstanbul’umuzda eğitim tesislerimizin tamamı İstanbul’un en güçlü, en sağlam binaları. Ve bir anlamda da olası bir deprem anında mahalle ölçeğinde lojistik merkezi olarak kullanabileceğimiz alanlar olarak ortaya çıktı. Bu kamu binalarıyla ilgili çalışma. Aynı çalışma eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik Bakanlığımız tarafından yapıldı. Ve şu an itibarıyla İstanbul’umuzda 1 milyon 350 bin bağımsız birim elden geçti ve bunlar yıkılıp tekrardan yapıldı, yapım süreci devam ediyor. Bunların 385 bini "Yarısı Sizden Yarısı Bizden" kampanyasıyla yapıldı. Bunun neticesiyle İstanbul’umuz bu hızla devam ettiğinde yaklaşık 5-6 yıl içerisinde belki depremin olmasını engelleyemeyiz ama depremin risklerini azaltan, ortadan kaldıran bir duruma gelmiş olacağız" ifadelerine yer verdi.

Marmara'da peş peşe depremler: "Öncü deprem demek bugün mümkün değil" Haber

Marmara'da peş peşe depremler: "Öncü deprem demek bugün mümkün değil"

Marmara Denizi'nde özellikle Adalar ve Çınarcık açıklarında son günlerde peş peşe meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremler dikkat çekerken TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir'den sismik hareketliliğe ilişkin açıklama geldi. Cangir, art arda meydana gelen depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Marmara Denizi'nde 18 Ağustos'tan itibaren özellikle İstanbul'un Adalar ilçesi açıklarında hareketlilik yaşanırken, 20 Ağustos'ta da bölgede çok sayıda küçük sarsıntı kaydedildi. Adalar açıklarında meydana gelen depremler arasında 3,2 büyüklüğündeki sarsıntı da yer aldı. Çınarcık açıklarında da farklı büyüklüklerde depremler meydana geldi. 24 saatte 32 sarsıntı Marmara Denizi açıklarında 20 Ağustos'ta 24 saat içerisinde büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen toplam 32 sarsıntı kaydedildi. Çınarcık açıklarında da gün boyunca farklı büyüklüklerde çok sayıda sarsıntı kaydedildi. AFAD verilerine göre 19 Ağustos saat 17.20'de Çınarcık'ta 1,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Marmara'daki hareketlilik 22 Ağustos'ta da devam etti. AFAD kayıtlarına göre 22 Ağustos saat 01.26'da Marmara Denizi'nde, Çınarcık'a yaklaşık 12 kilometre mesafede 1,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. "Deprem fırtınası" olarak ifade ediliyor Marmara Bölgesi'nin başta Kuzey Anadolu Fay Zonu olmak üzere çok sayıda aktif ve ikincil fayın bulunduğu hareketli bir tektonik sistem olduğuna dikkat çeken TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir, son dönemde meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremlerin ana fay zonunun çevresindeki ikincil fay parçalarında oluşan gerilim değişimleri ve kırılmalarla ilişkili olabileceğini belirtti. Cangir, kısa süre içerisinde çok sayıda küçük depremin meydana gelmesinin kamuoyunda "deprem fırtınası" olarak adlandırıldığını ancak bunun tek başına büyük bir depremin başladığı veya yaklaştığı anlamına gelmediğini ifade etti. "Öncü deprem demek bugün mümkün değil" Bir depremin öncü olup olmadığının ancak kendisinden sonra daha büyük bir deprem meydana gelmesi halinde geriye dönük olarak anlaşılabileceğini belirten Cangir, "Bu depremler büyük depremin öncüsüdür" demenin de "kesinlikle büyük bir depremle ilişkili değildir" demenin de bugün için bilimsel açıdan doğru olmadığını söyledi. Cangir, günümüz bilimsel imkanlarıyla bir depremin gününün, saatinin ve büyüklüğünün önceden kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, sosyal medyada yer alan "büyük deprem geliyor", "fay harekete geçti" ve "bunlar kesin öncü" şeklindeki açıklamalara karşı vatandaşları uyardı. "Yalova'nın deprem tehlikesi ortadan kalkmış değil" Marmara'daki küçük depremlerin Yalova'nın deprem tehlikesini ortadan kaldırmadığını belirten Cangir, kentin 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde ağır sonuçlar yaşadığını hatırlattı. Yalova'nın aktif faylara yakınlığına, özellikle kıyı kesimlerindeki kalın alüvyal zeminlere, bazı bölgelerdeki heyelan ve zemin problemlerine dikkat çeken Cangir, yapı güvenliği kadar zemin şartlarının doğru belirlenmesinin de hayati önem taşıdığını söyledi. Cangir, "Bu nedenle asıl tartışmamız gereken konu, her küçük deprem sonrasında 'Büyük deprem geliyor mu?' sorusuna cevap aramak değil; 'Büyük deprem meydana geldiğinde biz ne kadar hazırız?' sorusu olmalıdır" dedi.

Deprem konutlarıyla yeni bir şehir inşa edildi Haber

Deprem konutlarıyla yeni bir şehir inşa edildi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman’da başlatılan konut seferberliği kapsamında İndere bölgesinde yapılan evlerle yeni bir şehir oluşturuldu. Adıyaman’ın İndere Bölgesinde deprem sonrası 16 bin 467 konut ve 355 iş yeri inşa edildi. Kamu kurumlarına ait binalar ve sosyal donatı alanlarının da tamamlanmasıyla bölgede adeta yeni bir şehir kuruldu. Depremzedeler, kısa sürede tamamlanarak teslim edilen konutlarda yaklaşık 1 yıldır yaşamlarını sürdürüyor. Yeni evlerine yerleşen vatandaşlar, konutların sağlamlığından ve yaşam alanlarından duydukları memnuniyeti dile getiriyor. Evlerinden memnun olduklarını dile getiren Erdal Özkaynar, "6 Şubat depremlerinden sonra devletimiz sağ olsun, hızla bir çalışmaya girişti ve bu gördüğünüz konutları meydana getirdi. Devletimize gerçekten teşekkür ediyoruz. Güzel konutlar inşa ettiler. Yaşadığımız yüzyılın felaketinden sonra bu kadar kısa sürede ikametlerimizi, konutlarımızı yapıp teslim etmesi halk olarak bizleri gerçekten gururlandırdı ve sevindirdi. Şu an yaklaşık bir yıla yakındır oturuyoruz ve çok memnunuz" dedi. Ayten Özkaynar ise "Depremde yakınlarımızı kaybettik. Üzücü bir olaydı. Ondan sonra evlerimize yerleştik, memnunuz. Ben çok seviyorum, çok beğeniyorum. Çok sağlam, kendimizi güvende hissediyoruz burada. Devletimizden Allah razı olsun, Allah zeval vermesin" diye konuştu. Depremin yaralarının sarılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında İndere’de yalnızca konutlar değil, sosyal donatı alanları ve kamu hizmet binaları da vatandaşların kullanımına sunuldu. Bölge, yeni yerleşim alanlarıyla Adıyaman’ın yeniden imarında önemli merkezlerden biri haline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.