Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Depolama

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Marmarabirlik’te 2026/2027 sezonu rekolte süreci başladı Haber

Marmarabirlik’te 2026/2027 sezonu rekolte süreci başladı

21 Eylül’de başlayan rekolte beyanlarının 23 Ekim 2026 tarihinde sona ereceğini belirten Yıldız, üreticilerin gerçek üretim miktarını esas alan beyanda bulunmasının, yeni sezon alım ve kapasite planlamasının sağlıklı yapılabilmesi açısından önem taşıdığını söyledi. 2026 yılı zeytin rekoltesinin belirlenmesine yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonundaki saha çalışmaları 28 Temmuz 2026 tarihinde başlatıldı. Türkiye genelinde zeytin üretimi yapılan 41 ilde, 370 teknik personel ve yöneticinin katılımıyla yürütülen çalışmalar devam ederken, Marmarabirlik de faaliyet bölgesindeki ortaklarından rekolte beyanlarını almaya başladı. Rekolte beyanları 23 Ekim’de sona erecek Üreticilerin bağlı bulundukları kooperatiflere rekolte beyannamelerini 23 Ekim 2026 Cuma günü mesai saati sonuna kadar vermeleri gerektiğini hatırlatan Yıldız, beyanların Marmarabirlik’in sezon planlamasında temel verilerden biri olduğunu ifade ederek, "Rekolte beyanları, Marmarabirlik’in yalnızca ürün alım miktarının değil, sezon boyunca ihtiyaç duyacağı depolama, işleme, lojistik ve finansman kapasitesinin de önceden planlanmasına imkan sağlıyor. Bu nedenle ortaklarımızdan beklentimiz, arazilerindeki gerçek üretim miktarını dikkate alarak doğru ve gerçekçi beyanda bulunmalarıdır" diye konuştu. Yıldız, rekolte beyannamesi vermeyen ortaklardan ürün alımına ilişkin uygulamanın da üreticiler tarafından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Alım planı birden fazla verinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturulacak Marmarabirlik’in sezon planlamasında yalnızca ortaklardan gelen rekolte beyanlarının değil, bölgesel ve ülke genelindeki rekolte, ürünün kalite ve dane yapısı, iç ve dış piyasa şartları ile Birliğin kapasitesinin birlikte değerlendirileceğini belirten Yıldız, kesinleşmemiş rakamlar üzerinden değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını söyledi. Yıldız sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Şu anda hem Bakanlığımızın saha çalışmalarını hem de ortaklarımızdan gelen rekolte beyanlarını takip ediyoruz. Süreç tamamlandığında daha net bir tablo ortaya çıkacak. Alım planımızı tek bir veriye bakarak değil, bütün göstergeleri birlikte değerlendirerek oluşturacağız." "Ekonomik şartları da dikkate alacağız" Yeni sezonla ilgili kararların yalnızca rekolte miktarı üzerinden alınmayacağını ifade eden Yıldız, üretim maliyetleri, iç ve dış piyasa şartları, tüketim, ihracat imkanları ve Marmarabirlik’in mali yapısının birlikte değerlendirileceğini söyledi. Yıldız, "İçinde bulunduğumuz ekonomik konjonktürde bütün göstergeleri birlikte değerlendirmek gerekiyor. Üreticimizin emeğini korurken Marmarabirlik’in mali yapısını ve gelecek yıllardaki hareket kabiliyetini de güvence altında tutacak bir planlama yapacağız" dedi. Marmarabirlik’in 2025 yılında yaklaşık 6,8 milyar TL net ciro ve 35 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini hatırlatan Yıldız, Birliğin yeni sezona yönelik hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti. "Üreticimiz resmi açıklamaları takip etsin" Sezon öncesinde farklı rakam ve yorumların gündeme gelebildiğine dikkat çeken Ali Yıldız, üreticilerin rekolte ve ürün alım sürecine ilişkin bilgileri Marmarabirlik ve bağlı kooperatiflerin resmi açıklamalarından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade etti. Yıldız sözlerini şöyle tamamladı: "Üreticimizin kafasında soru işareti kalmasını istemiyoruz. Rekolte beyan sürecinin tarihleri belli, saha çalışmaları devam ediyor. Veriler tamamlandığında ortaya çıkan tabloyu bütün yönleriyle değerlendireceğiz ve üreticimizi ilgilendiren konularda gerekli açıklamaları zamanında yapacağız. Marmarabirlik olarak doğru veriye dayalı, üreticimizin emeğini ve Birliğimizin sürdürülebilirliğini gözeten bir anlayışla hareket edeceğiz."

MATLI’DAN BURSA İÇİN TİCARET, LOJİSTİK VE ÜYEYE DESTEK MESAJI Haber

MATLI’DAN BURSA İÇİN TİCARET, LOJİSTİK VE ÜYEYE DESTEK MESAJI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO’nun 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan çalışma ekipleri ve sektör temsilcileriyle düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı ile Bursa Fan Club Derneği’nin 715. Olağan Toplantısı’nda konuştu. Sanayi bölgelerinden çarşılara uzanan ziyaretlerini sürdüren Matlı, Bursa’nın üretim gücünü üyeler için daha fazla işe ve kazanca dönüştürme hedeflerini paylaştı. Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez çalışması Matlı, Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük bir alanda lojistik merkez yatırımı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Ege’den çıkan ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği bir model anlattı. Lojistik altyapının sanayi yatırımlarıyla birlikte planlanması gerektiğini belirten Matlı, hedefin üreticinin taşıma ve depolama giderlerini azaltmak olduğunu söyledi. Bursa’daki işletmeler birbirine iş verecek Bursalı firmaların birbirinin ürününü ve ihtiyacını tanıyacağı bir ticaret ağı kurulacağını belirten Matlı, üyelerin Bursa içinden yeni müşteriler bulabileceğini vurguladı. BTSO’nun işletmeleri bir araya getirmenin yanı sıra teknoloji ve otomasyonla maliyetlerini düşürmelerine de yardımcı olacağını ifade etti. Özer Matlı, Bursa’nın güçlü üretim birikimini markalaşma, pazarlama ve dış ticaretle daha büyük değere dönüştürmek istediğini söyledi. Bursa’nın ürettiğini dünyaya daha iyi anlatması; sanayisinin yanında kültürünü, gastronomisini ve turizm imkânlarını da tanıtması gerektiğini belirtti. Küçük işletmeye ve KOBİ’ye daha fazla nefes Yeni dönemde küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana erişimini öncelikli meselelerden biri olarak gösteren Matlı, Nefes Kredisi gibi doğrudan işletmelere ulaşan desteklerin hayata geçeceğini belirtti. Oda kaynaklarının üyenin üretimini sürdürmesine, maliyetini düşürmesine ve satışını büyütmesine katkı sağlayacağını söyledi. Bursa Fan Club buluşmasında ise Bursaspor’un şehrin ortak değeri olduğunu vurguladı. Gençlerin Bursa’da kalması için iş imkânlarının yanı sıra güçlü bir sosyal yaşam gerektiğini belirten Matlı, çocukların geleceğini bu şehirde kurabileceği bir Bursa hedeflediklerini anlattı. “60 bin üyenin odası mı, dar bir çevrenin yönettiği yapı mı?” Konuşmalarının sonunda BTSO’nun mevcut yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerini dile getiren Matlı, 60 bin üyeli bir odanın üyelerinden kopuk olamayacağını söyledi. Bursa’daki firmaların birbirinden yeterince haberdar olmamasını “BTSO ortada yok. Bursa kendi içindeki ticaretten kopmuş” sözleriyle değerlendirdi. Matlı, oda yatırımlarının gerekçelerinin, iştiraklerin mali sonuçlarının ve TEKNOSAB’daki tahsislerin üyelere açıkça anlatılmasını istedi. Otel yatırımlarına ilişkin “Otel bizim işimiz değil” diyerek BTSO kaynaklarının kullanımında üyelerin ihtiyaçlarına öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Matlı, sorusunu şöyle ortaya koydu: “Bu oda yaklaşık 60 bin üyenin odası mı, yoksa dar bir çevrenin yönettiği bir yapı mı?”

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında ortaya koyacağı enerji politikaları, elektrikleşme hedefleri, yenilenebilir enerji yatırımları, nükleer enerji çalışmaları, Karadeniz’deki petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile enerji arz güvenliğine yönelik projeler hakkında açıklamalarda bulundu. "COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını ve Türkiye açısından önemli olacağını düşünüyorum" Türkiye’nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların içeriğine değinen Bayraktar, "Türkiye’nin COP31’de dünyaya vermek istediği mesaj; ‘Artık taahhütten aksiyona geçelim’ olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ‘Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim’ metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerine yer verdi. "2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz COP31 öncesinde Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz" Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonunda elektrikleşmeyi merkeze aldıklarını belirterek, "COP31’de dünyaya vereceğimiz en önemli mesajlardan bir tanesi elektrikleşme. Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde, yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var. 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040’ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye’nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030’a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye’nin Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, elektrikleşmede ulaştırma sektörünün önemli bir dönüşüm alanı olduğunu belirterek, 2035’te Türkiye yollarında 7-10 milyon elektrikli araç bulunmasını hedeflediklerini söyledi. Belediyelerin otobüslerinin ve bireysel araçların önemli bölümünün elektrikliye dönüşmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu dönüşümün petrol talebini ve emisyonları azaltarak dışa bağımlılığı düşüreceğini, bunun için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini kaydetti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyeline dikkat çekerek, "Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70’lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgâra ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız" şeklinde konuştu. "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller" Hidroelektrik santrallerde depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de ifade eden Bayraktar, "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller. Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var" diye konuştu. "Akkuyu’da hedefimiz bu yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak" Akkuyu Nükleer Santrallerine ilişkin de konuşan Bayraktar, birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaşıldığını söyleyerek, "Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak" dedi. "Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakereler sürüyor" Bayraktar, Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü hatırlatarak, "Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin’le görüşmelerimiz var, Rusya’nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore’yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" dedi. "Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor" Derin deniz sondaj gemi sayısını 6’ya çıkardıkları kaydeden Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali’de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz’de Batı Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de ve Doğu Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız" bilgisini paylaştı. Katar gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını öngören proje için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, projenin hayata geçirilmesi için öncelikle Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği arasında siyasi irade oluşması gerektiğini söyledi. Bayraktar, mevcut krizi yeni enerji projeleri için fırsata dönüştürmek istediklerini kaydetti. Bayraktar, Ceyhan’ın önemli bir petrol merkezine dönüşebilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgedeki petrol kaynaklarının depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla birleştirilmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya günlük 2,5 milyon varile kadar petrol taşınabileceğini ifade etti.

Gıda İhtisas OSB Bursa’da şekilleniyor Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’da şekilleniyor

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.