Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dengeli Beslenme

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dengeli Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dengeli Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hareketsiz yaşam omurga sağlığını tehdit ediyor Haber

Hareketsiz yaşam omurga sağlığını tehdit ediyor

Uzun süre masa başında ve hareketsiz şekilde çalışmak, günümüzde birçok ofis çalışanının karşı karşıya kaldığı ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre bu durum yalnızca duruş bozukluklarına değil, kalp hastalıklarından diyabete, kronik ağrılardan metabolik yavaşlamaya kadar pek çok sağlık problemine zemin hazırlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, özellikle bel, boyun ve sırt ağrılarının ofis çalışanlarında en sık görülen şikayetler arasında yer aldığını belirterek, bu ağrıların aslında vücudun “hareket et” mesajı olduğunu söyledi. Çalışma ortamının ergonomik düzenlenmesinin omurga sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Göçmen, masa ve sandalyenin doğru şekilde ayarlanması gerektiğini ifade etti. Sandalyenin bel desteğine sahip olması ve yüksekliğinin ayarlanabilir olmasının önemli olduğunu belirten Göçmen, dirseklerin masaya paralel şekilde yaklaşık 90 derece açıyla durması ve monitörün göz hizasında, 50-70 santimetre mesafede konumlandırılması gerektiğini kaydetti. Görme bozuklukları ve yetersiz aydınlatmanın da boyun sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Göçmen, ekrandaki yazıları net görebilmek için farkında olmadan boynun öne doğru eğilmesinin “kaplumbağa duruşu” olarak adlandırıldığını ve bunun boyun omurlarına binen yükü artırdığını söyledi. Telefonun boyun ile omuz arasına sıkıştırılarak kullanılmasının da ciddi sinir hasarlarına yol açabileceğini belirten Göçmen, telefon görüşmelerinde kulaklık kullanılmasını önerdi. Ayrıca klimanın doğrudan vücuda temas etmesinin kas spazmlarını ve fıtık ağrılarını tetikleyebileceğini ifade etti. Uzun süre hareketsiz kalmanın omurlar arasındaki disklerin sıvı dolaşımını olumsuz etkilediğini belirten Göçmen, gün içinde hareket etmenin önemine dikkat çekti. Yarım saatte bir kısa yürüyüşler yapılmasını ve iki saatte bir germe egzersizleri uygulanmasını tavsiye eden Göçmen, merdiven kullanmak veya kısa mesafelerde yürümek gibi küçük alışkanlıkların da büyük fayda sağlayabileceğini söyledi. Stresin de kas gerginliğini artırarak omurga sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Göçmen, düzenli nefes egzersizleri, meditasyon ve yoga gibi aktivitelerin kas gerginliğini azaltabileceğini ifade etti. Omurga sağlığını korumak için ideal kilonun korunması ve sigaradan uzak durulmasının da önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, dengeli beslenme ve doktor kontrolünde alınacak vitamin desteklerinin kemik sağlığını güçlendirebileceğini sözlerine ekledi.

Gebelik döneminde oruç tutanlara tavsiyeler! Haber

Gebelik döneminde oruç tutanlara tavsiyeler!

Gebelik ve emzirme döneminde dini açıdan kolaylık sağlandığını hatırlatan Op. Dr. Sonay Öztaş, "Normal şartlarda sağlıklı bir yetişkin uzun süreli açlığa dayanabilir. Ancak gebelikte metabolizma hızlanır, enerji ihtiyacı artar ve kan şekeri daha hızlı düşer. Biz hekimler gebelerimize az ve sık beslenmelerini öneriyoruz" dedi. "Uzun süreli açlık risk oluşturabilir" Uzun süreli açlığın gebelikte bazı riskler oluşturabileceğini belirten Dr. Öztaş, kan şekerinin düşmesine bağlı olarak yağ dokusunun parçalandığını ve kanda keton adı verilen maddelerin arttığını ifade etti. Bu maddelerin bebeğe uzun vadeli etkileri konusunda kesin veriler bulunmasa da risk ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. "Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Gebelikte artan kan hacmi ve bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısı nedeniyle su ihtiyacının da arttığını dile getiren Op. Dr. Öztaş, "Uzun süre susuz kalmak tansiyon düşüklüğüne, böbrek fonksiyonlarında etkilenmeye ve ciddi halsizliğe yol açabilir" uyarısında bulundu. "Her gebe için aynı cevap verilemez" "Gebe oruç tutamaz mı?" sorusuna net bir "evet" ya da "hayır" yanıtı verilemeyeceğini belirten Dr. Öztaş, değerlendirmelerin kişiye özel yapılması gerektiğini söyledi. Eğer gebelik sağlıklı ilerliyorsa, anne adayında diyabet, hipertansiyon, kalp ya da böbrek hastalığı gibi ek bir rahatsızlık yoksa ve gebelik düşük riskli gruptaysa; doktor kontrolünde bireysel değerlendirme yapılabileceğini belirten Öztaş, riskli gebeliklerde, gebelik şekeri olanlarda, tansiyon problemi yaşayanlarda veya bebekte gelişme geriliği bulunan durumlarda ise oruç tutmanın önerilmediğini ifade etti. "Sahur şart, dengeli beslenme şart" Oruç tutmaya karar veren gebelerin mutlaka sahur yapması gerektiğini belirten Op. Dr. Sonay Öztaş, günlük alınması gereken sıvı miktarının iftar ile sahur arasında tamamlanmasının önemine dikkat çekti. Sahur ve iftarda aşırı yemek tüketiminin hazımsızlık ve gereksiz kilo artışına yol açabileceğini hatırlatan Öztaş, dengeli ve kontrollü beslenmenin önemini vurguladı. Son olarak anne adaylarına çağrıda bulunan Öztaş, gebelik döneminde oruç tutmak isteyenlerin mutlaka takiplerini yapan hekim ve sağlık personeline danışmaları, mümkünse diyet desteği alarak süreci planlamaları gerektiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.