Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Demokrasi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş konuştu Haber

Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş konuştu

İstinaf 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada her iki kurultay hakkında ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organları görevlerine iade kararı verildi. Konuyla ilgili dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, kayınvalidesinin cenaze törenine geldiği Eskişehir’de durumu değerlendirdi. "Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı" Konuyla ilgili konuşan Lütfü Savaş, "Öncelikle bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun. Bu karar şöyle başladı: Kurultay sonrası birçok konuşma oldu, birçok kurultay delegesi konuyla ilgili spekülatif konuşmalar yaptı. Sonra Bursa’da kurultayla alakalı bir dava açıldı. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız dört veya beş defa Sayın Genel Başkanımız hakkında şaibeli kurultayın genel başkanı diye hitap etti. Ondan sonra önceki dönem genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bir özel televizyonda bu konuyu dile getirdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Genel Başkanımızla ilgili şaibeli kurultayda seçilen genel başkan diye hitap ettiğini belirtti. Tabii ki bu parti tarihin bize emanet ettiği bir parti. Bu parti Türkiye’de hangi siyasi görüşe, hangi dünya görüşüne sahip olursanız olun bu ülkenin vatandaşlarının yüzde 85’inin sevgisini kazanmış bir ulu çınarın kurmuş olduğu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında Türkiye’nin siyasi mektebi olacak diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim. Varsa bir şaibe, şaibeyle ilgili insanların ayıklanması, yoksa da partimizi hiç kimsenin kirletmemesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle bu davayı açtım. Bugün bu dava sonuçlandı. Gerçekten de belki de Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı. Bu davadan sonra bence Türkiye’de siyasi anlamda, siyasi arınma anlamında birçok ilki yaşayacağız diye düşünüyorum. Ama özellikle Cumhuriyet Halk Partisi ailesi için gerek mevcut şu anki yönetimin yanında olan arkadaşlar, gerek geçmişte Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey’in yanında olan insanlar olarak hiçbirimizin sevinmemesi, sevinç çığlıkları atmaması gerekir. Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi’ni tabana nasıl indiririz, geleceğe nasıl hazırlarız, Türkiye’nin sorunlarının üstesinden gelecek bir kadroyla nasıl dizayn ederiz ve umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını tekrardan nasıl yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman" dedi. "Türk siyasetine hayırlı olsun" Konuşmasının devamında ise Lütfü Savaş, şu ifadelere yer verdi: "Bu davayı açarken ben en çok Cumhuriyet Halk Partisinin tarihi misyonunu, hukuk anlayışını, demokrasi geleneğini, şeffaflık anlayışını düşündüm ve umut verebilir bir parti haline gelmesi için bu davanın çok önemli olduğunu düşünerek bu davayı açtım. Türk demokrasisine, Türk siyasi tarihine hayırlı olsun ama bugün Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bundan sonra siyasi partimiz içerisinde hizmet edecek, önemli kadrolarında bulunacak insanlarımızın gerçekten de sevineceği değil düşüneceği ve sorumluluk alacağı bir gün diyorum, tekrardan hepimize hayırlı olsun diyorum. Peki yarın itibarıyla parti içinde nasıl bir rol izlenecek? Ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye biri değilim. Biliyorsunuz ben bir tweetimden dolayı bu yönetim beni parti dışına itmişti. Geçmişte alınan bütün kararlar iptal edildiği için tabii ki gururla ben şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkması gerekenlerden bir tanesiyim. Ama buradaki esas sorumluluk taşıyan kişi Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. O nasıl bir planlama ve program yapacaksa tabii ki biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız. Tabii slogan şu olmalı: Eski iyileri yeni iyilere taşımak, Türkiye’nin bütününü kucaklayacak bir politika oluşturmak lazım. Onun için de zemini iyi hazırlamak ve iyi bir organizasyonla tekrardan Türkiye’ye umut taşımak, umut aşılamak lazım. Teşekkür ederiz. Ben teşekkür ediyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi

Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor Haber

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor

Adapazarı Serdivan Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "AK Parti Sakarya İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi" programında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, tekrar böyle acı yaşanmamasını temenni etti. Yayman, AK Parti olarak cumhuriyetin çeyrek asrına damga vuran hareket olduklarını belirterek, "Büyük eserleri büyük liderler yapar. İşte Türkiye Cumhuriyetinde yapılmaz denilen işleri yapan büyük lider Recep Tayyip Erdoğan'dır." dedi. AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinden bu yana ulaşımdan eğitime yapılan çalışmalar ve ekonomik alandaki gelişmelerden bahseden Yayman, "Bu büyük eserleri yapan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti bu sene 25'inci yılını kutlayacak. 25 yıl büyük bir rekordur.” dedi. Yayman, Sakarya'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında olduğunu dile getirerek, teşkilattaki birlik ve beraberliğin devam ettiği müddetçe nice 25 yıllara hep beraber yürüyeceklerini kaydetti. Yayman, Türkiye'nin hayal dahi edilemeyen işleri başardığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, Orta Doğu'da istikrarsızlık hüküm sürerken, katil İsrail İran'a saldırmışken bugün Cumhurbaşkanımız, Türkiye'yi güvenli liman ve huzur adası olarak tutmaya devam ediyor. Bunu sağlayan Cumhurbaşkanımızdır, 81 vilayetimizdeki 86 milyon vatandaşımızın duası ve desteğidir. Türkiye her zaman güven ve istikrar adası olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi inşallah 21'inci asrı Türkiye'nin ve Türklerin asrı yapmak için gece gündüz yorulmadan, usanmadan, vazgeçmeden çalışacağız." "TÜRKİYE, ERDOĞAN LİDERLİĞİNDE GÜVENLİ LİMAN OLMAYI SÜRDÜRÜYOR" Yayman, AK Parti'nin yaşadığı zorluklara ve 2016'daki 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatlarımız, hain planları, kumpasları bozdu ve Cumhurbaşkanımıza, demokrasiye, milletimize, Türkiye'ye sahip çıktı. Şimdi yeni dönem, ikinci 25 yılın hikayesi başlıyor. Nasıl ki geçen 25 yılda AK Parti büyük başarı hikayesi yazdıysa şimdi ikinci değişim ve reform döneminde, ikinci 25 yıllık dönemde, AK Partimiz büyük hedeflere doğru ilerlemeye devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı'nın liderliğinde Sayın Devlet Bahçeli ile Türkiye küresel güç haline gelecek ve Türkiye Yüzyılı şaha kalkacaktır." dedi. Özel'in ara seçim isteğini de eleştiren Yayman, "Seçimin tarihi bellidir. Ara seçim asla yoktur. Ara seçim Cumhurbaşkanımızın dediği gibi defterimizde yazmaz. Allah nasip ederse seçimler vakti geldiğinde yapılacaktır. Biz o seçimlerde bir kez daha Cumhurbaşkanımızı başkan yapacağız ve Türkiye'yi istikrar adası, güvenli liman olmaya devam ettireceğiz." dedi. CHP'nin zaman zaman koalisyon ortağı olduğunu fakat milletin CHP'yi tek başına iktidara getirmediğini anlatan Yayman, "Bu Cumhuriyet Halk Partisi, tarihle, dinle, milletle, Türkiye'yle kavgalı, yetmedi kendisiyle de kavgalı. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının ergen tavrıyla söylediği sözleri asla kabul etmiyoruz. Herkes söylediği söze dikkat etmeli. İkide bir Cumhurbaşkanımıza hakaretamiz dille konuşmasını kınıyoruz. Bunu demokrasi terbiyesinden yoksunluk olarak görüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Cumhurbaşkanımızın yanındayız, yanında durmaya devam edeceğiz ve 2053 hedefimize doğru, Türkiye Yüzyılını inşa etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz." diye konuştu. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan da suça sürüklenen çocuklarla ilgili araştırma komisyonunun kurulduğunu anımsatarak, "Özellikle o komisyonun çıktısıyla çok önemli kanun hazırlanıyor, şiddete bulaşmış çocuklarla alakalı. Hem çocuklar hem aileleriyle alakalı çok önemli cezai yaptırımlar geliyor. Devamlı sahada olduğumuz için nasıl katkı sağlarız diye gerçekten Mecliste de çok büyük performans ortaya koymaya çalışıyoruz." diye konuştu Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise partililerle çıktıkları yolda emin adımlarla yürümeye devam ettiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "Türkiye Yüzyılına" yakışır belediyecilik ortaya koymak için uyum içerisinde çalışmalarına devam ettiklerini dile getirdi. Göreve geldiklerinden bu yana 2 yılı dolu dolu geçirdiklerini belirten Alemdar, vizyoner projeler ortaya koymaya devam edeceklerini ifade etti. Programda, AK Parti Sakarya milletvekilleri Ali İnci ve Ertuğrul Kocacık, İl Başkanı Yunus Tever, İl Kadın Kolları Başkanı Duygu Çetin ve İl Gençli Kolları Başkanı Hüseyin Serdar Akgün de birer konuşma yaptı. AK Parti MKYK üyeleri Hilmi Türkmen , İsmail Kaya, Fatima Yurduseven, Serpil Yılmaz ve Abdurrahman Akyüz, ilçe belediye başkanları ve partililerin katıldığı toplantı, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Kasapoğlu: "Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır" Haber

Kasapoğlu: "Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır"

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şehit Ömer Halisdemir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi koordinasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen Meclis Simülasyonu programı kapsamında İzmir’de gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu, ’Halisdemir’ ismi ile ’Meclis’i bir arada düşündüğünde bir başka mana gördüğünü, değerli şehidimizin meydan okuduğu hain darbe girişiminin millete, devlete ve meclise karşı olduğunu, bu yüzden bu simülasyonun milli iradenin tecelligâhı meclisimizle bağdaştırılmasının özel bir anlam taşıdığını belirtti. Dr. Kasapoğlu konuşmasının devamında, "Bu yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünü idrak ettik. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, demokrasimizi bu günlere getiren tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Bizim binlerce yıllık devlet geleneğimizin, medeniyet kodlarımızın tam merkezinde her zaman ’istişare’ kültürü vardır. Bizler, ’danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış’ diyen köklü bir kültürü barındırıyoruz. Farklı fikirlerin bir araya gelmesinden doğan o muazzam güce, ortak aklın ışığına inanan bir milletiz. Faklı fikirlerden asla korkmayın. Unutmayın istişare bizi güçlendirir. Sizler burada 106 yıllık o büyük meclis geleneğinin sadece birer simülasyonunu yapmıyorsunuz. Sizler aslında bu milletin istişare kültürünü, o köklü demokrasi geleneğini yarına taşıyacağınızın, onu çok daha ileri noktalara götüreceğinizin provasını yapıyorsunuz. Peki, nedir demokrasi? Sadece sandığa gidip oy kullanmak ve o oyların sayıldığı bir matematik hesabı mıdır? Demokrasi her şeyden önce bir tahammül sanatıdır. Farklılığa, karşı görüşe tahammüldür. Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır. Sizinle taban tabana zıt düşen, sizin doğrularınızı temelden sarsan bir fikri duyduğunuzda dahi, o fikrin dile getirilme hakkını sonuna kadar savunabilme erdemidir. İfade etmesine duyulan saygıdır. Bugün burada birazdan kendi komisyonlarınıza dağılacaksınız. Konuşacağınız konular bugün dünyada koskoca parlamentoların, uluslararası mahkemelerin, akademisyenlerin tartıştığı konulardır" dedi. Kasapoğlu konuşmasının son bölümünde, "Vakti iyi değerlendiren bireyler olarak zamanımızı çalmak isteyen pek çok tehdit var. En başta internet ve sanal alem. Onlara meydan okuyarak kitapla, ilimle, irfanla, sporla sanatla, kültürle kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bugün buradayız, yarın daha güçlü olmamız için vaktimizi bu unsurlarla değerlendirmeliyiz. Zamanımızı bir sanatçı ruhuyla düzenleyip, sanatla, kültürle, sporla, kitap, dostluklar ve arkadaşlıklarla yoğurmamız gerekiyor. Şehit Ömer Halisdemir’in adını taşıyan bu güzel okulda, o kahramanın vatanı için gözünü kırpmadan ortaya koyduğu iradenin gölgesinde birazdan ben de o meclis koridorlarına, komisyon odalarınıza geleceğim. Hepinize verimli, bol tartışmalı, ufku açık bir meclis simülasyonu diliyor; sizleri sevgiyle, saygıyla ve en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. Yolunuz, bahtınız, zihniniz açık olsun" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yarınları Bursa Nilüfer’de demokrasi provasında Haber

Türkiye’nin yarınları Bursa Nilüfer’de demokrasi provasında

Nilüfer Belediyesi, Öğrenci ve Çocuk Hakları Derneği ile çocukların ve gençlerin demokratik haklarını deneyimlediği bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Barış Meclisi’nde farklı okullardan gelen öğrenciler, ‘Meclis Simülasyonu’ ile yönetim mekanizmalarını tecrübe etti. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu etkinliğin bir oyun değil, demokratik katılımın gerçek bir provası olduğunu vurguladı. Gençlerin iki gün boyunca tartışıp uzlaşı arayacaklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Burada gerçek bir meclisin işleyişini birebir deneyimleyeceksiniz. Bu deneyim, hayatınız boyunca yanınızda kalacak. Çünkü demokrasi, sadece oy vermekten ibaret değil. Demokrasi; dinlemek, anlamak, ikna etmek ve bazen de farklı düşüncelere saygı duymak demek. Sizler bugün bunun pratiğini yapacaksınız” diye konuştu. NİLÜFER’DE GENÇLERİN SÖZÜ KAĞIT ÜZERİNDE KALMIYOR Nilüfer’de gençlerin sesine her zaman değer verdiklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Biz, bu kenti, o kentin asıl sahibi olan çocuklarla ve gençlerle yönetmek gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden yıllardır Nilüfer Kent Konseyimiz çatısı altında Çocuk ve Gençlik Meclislerimizle omuz omuza çalışıyoruz. Biz Nilüfer’de projeleri sizin için değil, sizinle birlikte yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl 44 kurumdan 300 katılımcıyla Çocuk Hakları Çalıştayı düzenledik. Bu çalıştayın sonuçları yine çocukların görüşleri alınarak rapor haline getirildi. Çocuk Meclisi üyelerimiz bu raporu bizzat bana teslim etti. Çünkü Nilüfer’de çocukların ve gençlerin sözü kağıt üzerinde kalmaz, hayata geçer. İşte bu yüzden sizin önerilerinize, eleştirilerinize, hayallerinize ihtiyacımız var” dedi. Öğrenci ve Çocuk Hakları Derneği Başkanı Janberk Turgut ise son dönemde okullarda yaşanan üzücü olaylara değinerek, eğitim ortamlarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gençlerin toplumsal konulara gösterdiği duyarlılığın önemine değinen Turgut, “Bugün burada dile getirilecek her düşünce, yapılacak her tartışma daha bilinçli, daha duyarlı ve daha güçlü bir toplumun inşasına katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

Gençlerin kürsüsünde 'demokrasi ve milli birlik' Bursa'da konuşulacak Haber

Gençlerin kürsüsünde 'demokrasi ve milli birlik' Bursa'da konuşulacak

MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü himayesinde, Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve 15 Temmuz Derneği iş birliğiyle Türkiye genelindeki lise öğrencilerine yönelik "15 Temmuz Demokrasi, Millî İrade ve Temel İnsan Hakları" temalı liseler arası öğrenci paneli düzenlenecek. Bursa'nın Osmangazi ilçesinde bulunan BTSO Ali Osman Sönmez Sosyal Bilimler Lisesi koordinatörlüğünde gerçekleştirilecek panelle öğrencilerin demokratik bilinç, millî iradeye bağlılık ve temel insan haklarına duyarlılık konularında farkındalık kazanmaları, araştırma yapma, eleştirel düşünme ve ifade becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Panel kapsamında öğrenciler, Türkiye'nin demokratik gelişim süreci, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün anlam ve önemi, demokrasi kültürü, insan hakları ve özgürlükler gibi başlıklar çerçevesinde akademik bildiriler hazırlayarak sürece katılım sağlayacak. EN BAŞARILI 30 BİLDİRİ SEÇİLECEK "Başvuru süreci, ön değerlendirme, sunum ve sonuçların yayımlanması" aşamalarından oluşan panelde, yapılan değerlendirmeler sonucunda en başarılı 30 bildiri seçilecek; dereceye giren öğrenciler Bursa'da gerçekleştirilecek panel programına davet edilecek. Panel sonunda, seçilen bildirilerin kitaplaştırılarak yayımlanması planlanıyor. PANEL, 28 NİSAN'DA BURSA'DA DÜZENLENECEK Panel başvuruları 13 Nisan 2026 tarihine kadar alınacak, panel programı 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Süreç sonunda katılımcı öğrencilerin yer alacağı Demokrasi ve Özgürlükler Adası gezisi düzenlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.