Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Delil Karartma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Delil Karartma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Delil Karartma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor Haber

Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor

"3 askeri jet helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti" Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada ailenin avukatı Kemal Yavuz, soruşturmanın en önemli bölümünü hava hareketlerine ilişkin teknik verilerin oluşturduğunu söyledi. Yavuz, olay günü bölgede bulunan 3 askeri jetin, helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu bu iddiaları doğrulayabilecek radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin ise imha edildiğine ilişkin tutanaklara ulaştıklarını belirtti. Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmeye devam ediyor. Yazıcıoğlu davasına ilişkin ailenin avukatı Kemal Yavuz, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. Dosyanın yıllar içerisinde önemli ölçüde genişlediğini belirten Av. Yavuz, "Dosyada daha önce 179 klasör vardı. Bugün geldiğimiz noktada bu sayı 190’ın üzerine çıktı. Dosyanın içerisinde bizim açımızdan en önemli iki konu hava hareketleri ve karbonmonoksit meselesidir. Karbonmonoksitin nasıl oluştuğu ve bunun helikopterin düşmesine ya da düşürülmesine etkisinin ne olduğuna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ancak şu anda bizim en fazla üzerinde durduğumuz konu hava hareketleridir. Baştan beri en önemli delil olarak bunu gördük" dedi. "Veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor" Hava hareketlerine ilişkin yıllardır çalışma yürüttüklerini ifade eden Yavuz, Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı’nda yapılan keşifte ulaşılan verilerin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Yavuz, "Bölgede 3 askeri jetin olduğu, bunlardan 2’sinin Çukurca tarafından birleşerek kol uçuşuyla olay mahalline geldiği, yaklaşık 24 bin fitten alçaldıkları, bunlardan birinin daha da aşağı kayarak helikopterin üzerinden yaklaşık 560 knot hızla geçtiği, ardından yeniden yükselerek yaklaşık 590 knot gibi çok yüksek bir hızla helikopter enkazının bulunduğu bölgenin üzerinden geçtiği anlaşılıyor. Bu verileri 14 Mart 2014 tarihinde Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı’nda yaptığımız keşifte elde ettik. Elde ettiğimiz teknik veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu keşiflerin yargı açısından tartışmasız delile dönüşebilmesi için askeri radar kayıtları ile savaş uçaklarının kendi radar ve görüntü kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Bunun netleşebilmesi radar kayıtlarıyla mümkündür. Hem kara radarları hem de askeri jetlerin kendi radar ve görüntü kayıtları incelendiğinde etki mesafesine girilip girilmediği kesin olarak ortaya çıkacaktır" diye konuştu. "Radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin imha edildiğine ilişkin tutanak gördük" Soruşturma kapsamında 2025 yılında Diyarbakır’daki bir ana jet üssünde yapılan keşifte dikkat çekici bir kanıtlara ulaştıklarını ifade eden Yavuz, "Önce radar kayıtlarıyla ilgili farklı açıklamalar yapıldı. Daha sonra 2025 yılında Diyarbakır’da yaptığımız keşifte, olay saatlerine isabet eden radar kayıtlarının bulunduğu hard diskin imha edildiğine ilişkin tutanakları gördük. Bu kayıtların gerçekten imha edilip edilmediğini bilemeyiz ancak elimizde imha tutanağı var. Bu nedenle bu delillerin bizden gizlendiğini, dosyaya gönderilmek istenmediğini açıkça gördük. Burada delil karartma şüphesi bulunduğunu düşünüyoruz" dedi. "Pilotların kimlikleri belli ama ifadeleri alınmadı" Yavuz, "Dosyada uçakların kimlikleri de pilotları da belli. Ancak bugüne kadar yalnızca 2 pilotun ifadesi alındı. Diğer pilotların ifadeleri dahi alınmadı. Oysa bu kişilerin olayın aydınlatılması bakımından dinlenmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı. Av. Yavuz, dosyada bütün bu verilerin önemli ölçüde oluşmuş olduğunu belirterek, "Örneğin Ali Armağan, biz başından beri söyledik, bu şahıs Sivas’tan gelirken de takip etmiş. Bu şahıs FETÖ’nün içerisinde etkin biri. Özellikle Adil Öksüz’le doğrudan 152 kez telefon teması var. ‘Bu şahıs bu operasyonu yönlendirmiş, yönetmiştir’ diye başından beri iddiamız vardı. Ve bu şahsın gözaltına alınmış olması, şu an tutuklanmış olması. Bu şahsın verdiği ifadelerin mahiyetinin dosyada gizlilik olduğu için bilmemekle birlikte şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, her ne kadar bunlar olayları inkarı seçmişler ise de şu an olayların daha netleştiği veriler itibariyle bunların askeri jetlerin oluşturdukları türbülansta helikopteri kasten, bile isteye düşürdükleri net olarak bize göre anlaşılmış durumda" dedi. "16 yıldır aynı şeyi söylüyoruz" Yavuz, yıllardır dile getirdikleri iddiaların bugün elde edilen yeni verilerle desteklendiğini savunarak, "16 yıldır biz bunu söylüyoruz. Bu da bugün daha da netleşmiş oldu. Bu bizim açımızdan sevindirici bir haber. ‘Bu dosyada deliller varken bu hususlar neden gelişmiyor’ diyecek olursanız, evet etkin bir irade gerekiyordu. Bu etkin iradeyi Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyayı Ankara’ya aldırmak suretiyle böyle bir irade bildirdi. Ve biz şundan memnunuz ki bu dosyaya bir devlet denetleme kurumu samimiyetle bakmıştı, suikast olabilir şüphesiyle bakmıştı. Bir de şimdi dosyayı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki yetkili savcı arkadaşların bakış açılarının bu yönde olduğunu sevinerek müşahede ediyoruz. Ama burada üzerinde durulması gereken şey sonrasında bir örgütlü yapı var. Bu örgütlü yapının talebiyle, programıyla bunların gerçekleştirdikleri, olayın öncesi hazırlıklar, olay yaşanması, olaydan sonra gerçekleştirdikleri eylemlerle biz bu yapının nedenli olay üzerinde hakimiyet kurduğunu çok net olarak görüyoruz. Çünkü İsmail konuşmaya başladıktan sonra bunlar delil karartma, delilleri yok etmek, canlı kimseye ulaşılmasını önlemek için arama kurtarmaya dönüştürdüler" diye konuştu. "Bu eylemi FETÖ’nün gerçekleştirdiğini düşünüyoruz" Ortaya çıkan isimler ve delillerin belirli bir yapılanmaya işaret ettiğini savunan Yavuz, "Bu yapı içerisinde ortaya çıkan kişilere baktığımızda bunların FETÖ bağlantılı isimler olduğu görülüyor. O dönem Hava Kuvvetleri içerisinde en etkin yapılanmanın FETÖ olduğu dikkate alındığında bu eylemin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında örgüt mensubu olmayan bazı kişilerin de bu olayda kullanıldığını değerlendiriyoruz. FETÖ’nün çalışma sistemi bunu mümkün kılan bir yapıydı. Bu yapının içerisinde aktif olarak yer almayan kişilerin de bu olayda kullandığını net olarak kullanıldığını biliyoruz. Şuanda üzerinde operasyon yapılan 29 kişi bunlardan tutuklanan 19 kişi var. Bunlarla sınırlı değil bu iş başka unsurlar da var ve daha etkin faillerde var. Bu faillerin üzerine gidilmesi gerekiyor. Biz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda gördüğümüz irade bunların tamamını gerçekleştirecek iradedir" şeklinde konuştu.

Osmangazi Meclisi'nde Tanju Özcan gerginliği! Haber

Osmangazi Meclisi'nde Tanju Özcan gerginliği!

Osmangazi Belediye Meclisi Mart ayı olağant toplantısını gerçekleştirdi. İlçeye ilişkin kararların ele alındığı toplantıda, gündem maddeleri öncesinde parti grup sözcülerinin açıklamaları toplantıya damga vurdu. AK Parti 28 Şubat vurgusu yaparken, CHP İsrail’in İran’a saldırısını kınadı ve tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. MHP ise Tanju Özcan dosyası ve belediye şirketleri üzerinden eleştiriler yöneltti. AK PARTİ’DEN “28 ŞUBAT” MESAJI AK Parti Grup Sözcüsü konuşmasında 28 Şubat sürecine atıfta bulunarak, “28 Şubat, milletin iradesine silah doğrultan kirli bir zihniyetin adıdır” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde vesayet odaklarına karşı mücadele verildiğini belirten sözcü, “Artık bu topraklarda cuntaya yer yoktur. Milletin iradesinin üstünde başka bir güç yoktur” dedi. CHP’DEN İRAN AÇIKLAMASI VE “HUKUK” VURGUSU CHP Grup Sözcüsü ise konuşmasında İsrail’in İran’a yönelik saldırısını kınadıklarını belirterek, “İran’ın kaderini İran halkı belirler. Dışarıdan müdahalelerle demokrasi gelmez” dedi. Savaşın büyük yıkım anlamına geldiğini ifade eden sözcü, barış ve istikrar çağrısı yaptı. Konuşmasında tutuklu belediye başkanlarına da değinen CHP’li sözcü, son olarak Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında verilen tutuklama kararının yalnızca ilgili kişiyle sınırlı olmadığını savundu. “Masumiyet karinesi evrensel hukukun temel ilkesidir. Tutuklama istisnai bir tedbir olmalıdır” diyen sözcü, seçilmiş kişilere yönelik uygulamaların millet iradesi açısından tartışma yarattığını ifade etti. MHP’DEN REFÜJ VE OKİ ELEŞTİRİSİ MHP Grup Sözcüsü, Davutlar Caddesi’nde T2 tramvay çalışmaları sırasında yapılan orta refüjün trafik akışını olumsuz etkilediğini belirterek, refüjün kaldırılması çağrısını yineledi. Konunun muhatabı olan Büyükşehir Belediyesi’nden henüz bir adım atılmadığını söyledi. Ayrıca belediye şirketi OKİ Kültür ve Sosyal Hizmetler üzerinden yapılan doğrudan temin alımlarına dikkat çeken MHP’li sözcü, prodüksiyon hizmetlerinden organizasyonlara kadar farklı kalemlerde ihale yapılmadan alım gerçekleştirildiğini savundu ve belediye şirketlerinin meclis komisyonu tarafından denetlenmesini önerdi. Tanju Özcan’ın “irtikap” suçlamasıyla tutuklandığını anımsatan MHP’li sözcü, tutuklamanın hukuki bir tedbir olduğunu belirterek, “Seçilmiş olmak suç işleme özgürlüğü vermez” dedi. CHP VE MHP ARASINDA “TUTUKLAMA” POLEMİĞİ MHP’li sözcünün Tanju Özcan’a ilişkin sözlerine CHP Grup Sözcüsü yanıt verdi. “Bahsettiğiniz hukuk bir gün size de lazım olacaktır” diyen CHP’li sözcü, seçilmiş kişiler hakkında hüküm verilmemesi gerektiğini savundu. Seçilmiş insanlara bu kadar eziyet edilmemesi gerektiğini ifade eden CHP sözcüsü, "Gün gelir, size de başkalarına da aynı şeyler yapılabilir. O zaman da yine biz mücadele edeceğiz, yine biz hukuku savunacağız. Çünkü hukuk herkese lazımdır. Hukukun ve adaletin olmadığı hiçbir yerde toplum huzurlu olamaz. Bunu da böyle biliniz.” dedi. Bunun üzerine MHP Grup Sözcüsü, tutuklamanın bir tedbir kararı olduğunu, seçilmiş kişiler için ayrı bir uygulama söz konusu olamayacağını ifade etti. MHP sözcüsü, söz konusu eleştiriye istinaden, "Ancak seçilmiş olmak, bir insana suç işleme özgürlüğü vermez. Anayasa ve kanunun ilgili maddelerine göre suç, yalnızca iddianamede yer alanlarla sınırlı değildir; katalog suçlar da bu kapsamda değerlendirilir. Tutuklama ise bir tedbir kararı olarak uygulanır. Bu nedenle tutuklama, seçilmiş kişiler için kesinlikle farklı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir durum değildir" diye konuştu. BAŞKAN ERKAN AYDIN’DAN YANIT Tartışmaların ardından söz alan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Davutlar Caddesi’ndeki trafik sorununun farkında olduklarını ve konuyla ilgili yazışmaların yapıldığını söyledi. Refüj ve parklanmanın bölge trafiğini olumsuz etkilediğini belirten Aydın, sürecin Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanında olduğunu kaydetti. Belediye şirketi üzerinden yapılan doğrudan temin iddialarına da yanıt veren Başkan Aydın, işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, açık ihale yöntemini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Ortalama 6 firmanın katıldığı ihalelerde yaklaşık yüzde 20 oranında indirim sağlandığını belirten Aydın, bunun 2025 yılı için 100 milyon liranın üzerinde avantaj oluşturduğunu söyledi. Tanju Özcan’ın tutuklanmasına ilişkin değerlendirmesinde ise Başkan Aydın, delil karartma veya kaçma şüphesi bulunmayan durumlarda tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğini düşündüklerini belirtti. "Şu anki Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı dönemindeki davalarda ne gözaltı ne de tutukluluk tedbirinin uygulanmadığı, yargılamaların tutuksuz yapılabildiği gerçeği ortadadır" diyen Başkan Aydın, "Burada ise ilk tedbirin tutuklama olması konusunu grup sözcümüz de dile getirdi. Biz bunun doğru bir işlem olmadığını düşünüyoruz. Elbette yanlış işler varsa herkes yargılanır ve yargı sonucunda cezasını çeker. Bu konuda herkes aynı noktada. İster AK Partili, ister MHP’li, ister CHP’li belediyeler olsun; tüm siyasetçiler ve 86 milyon vatandaş için adalet, demokrasi, hukuk sistemi, tarafsız yargı ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri geçerlidir. Olaylara bu açıdan bakmazsak herkes zarar görür. Günün sonunda gemi su almaya başladığında, yukarıdakiler “Biz batmayız” diye düşünebilir ama aslında herkes etkilenir. Bazıları daha erken, bazıları biraz daha geç. Ben meseleye bu açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.