Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Darbe Girişimi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Darbe Girişimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Darbe Girişimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazze, 15 Temmuz'u unutmadı Haber

Gazze, 15 Temmuz'u unutmadı

Filistinli sanatçılar, Gazze Şeridi’nde bir enkazın duvarına, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit ettiği Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in resmini çizdi. Filistinliler, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10’uncu yıl dönümünde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit ettiği Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'i unutmadı. Filistinli sanatçılar, Gazze Şeridi’ndeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda bulunan bir enkazın duvarına Halisdemir'in resmini çizdi. "Bu çalışma, Gazze'deki Filistin halkı ile kardeş Türk halkı arasındaki güçlü bağları yansıtıyor" İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen kamp sakini Ali Al-Adaw, bir grup Filistinli sanatçının şehit kahraman Ömer Halisdemir'i anmak amacıyla söz konusu duvar resmini yaptığını söyledi. Al-Adaw, "Şu anda Nusayrat'ın kuzeyindeyiz. Burada, Türkiye'deki başarısız askeri darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla şehit Türk kahramanı Ömer Halisdemir anısına bir duvar resmi yapıldı. Bu çalışma, Gazze'deki Filistin halkı ile kardeş Türk halkı arasındaki güçlü bağları yansıtıyor" dedi. "Gazze'deki şehitlerimizi unutmadığımız gibi Türkiye'deki şehitlerimizi de asla unutmayacağımızı göstermek istedik" Filistinli sanatçı Abdel Muti Ashour ise, bir grup Filistinli sanatçının Gazze'de savaşta yıkılan evlerin enkazı arasında bu çalışmayı birlikte hazırladığını belirtti. Ashour, "Sanatçı arkadaşlarım birlikte, Türkiye'deki darbe girişimine canı pahasına karşı koyan şehit Ömer Halisdemir için bu duvar resmini Gazze'nin yıkılmış evlerinin enkazı üzerine yaptık. Bu eserle dünyaya, Gazze'deki şehitlerimizi unutmadığımız gibi Türkiye'deki şehitlerimizi de asla unutmayacağımızı göstermek istedik" ifadelerini kullandı. Duvar resmi, Filistin ve Türk halkları arasındaki insani ve tarihi bağların ne kadar güçlü olduğunu gösterirken, Gazze Şeridi'nde yaşanan tüm zorluklara rağmen Filistinli sanatçıların sanatı bir anma ve dayanışma mesajı olarak kullanmaya devam ediyor.

'Milletin Zaferi" kitabı yayınlandı Haber

'Milletin Zaferi" kitabı yayınlandı

15 Temmuz hain darbe girişiminin tarihi seyrini, uluslararası kamuoyundaki yankılarını, siyasi arenadaki ortak duruşu ve o gecenin kahramanlarını bir araya getiren kapsamlı çalışma geleceğe tarihi bir not düşüyor. Türkçe ve İngilizce dillerinde yayımlanan eser, darbe gecesinin ilk anlarından itibaren yaşananları kronolojik olarak sunarken, milletin direnişini ve uluslararası arenadaki yansımalarını belgesel niteliğinde arşivliyor. Kitap, “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Milletin Zaferi”, “Dünyadan Tepkiler”, “Muhalefet Partilerinin Darbe Girişimine Karşı Duruşu”, “Darbe Girişimi Ardından Çarpıcı Kareler” ve “15 Temmuz Şehitleri” bölümlerinden oluşuyor. Eserin ilk bölümünde, hain darbe girişiminin kronolojik akışı saat saat işlenerek milletin meydanlara inip kazandığı tarihi zaferin detayları sunuluyor. Kitabın ikinci bölümünde, darbe girişimi karşısında devlet liderlerinin, uluslararası toplumun, uluslararası kuruluşların ve küresel basının takındığı tavır yer alırken, üçüncü bölümde ise muhalefet partilerinin darbe girişimine karşı net ve kararlı duruşu ele alınıyor. Çalışmanın dördüncü bölümünde darbe girişiminin hemen ardından çekilen, direnişi ve yaşanan yıkımı gözler önüne seren en çarpıcı fotoğraf kareleri okuyucuya aktarılırken, son bölümde ise canları pahasına vatanı ve demokrasiyi savunan 15 Temmuz şehitlerinin portreleri ve görselleri yer alıyor.

"Meclis’e giden ilk 6-7 milletvekilinden biriyim" Haber

"Meclis’e giden ilk 6-7 milletvekilinden biriyim"

AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, 15 Temmuz 2016 FETÖ Darbe Girişimi’nde TBMM’de yaşananlara ilişkin, "Kurtuluş Savaşı’nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı" dedi. FETÖ’nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz 2016 gecesi Meclise ilk gelen milletvekillerinden olan ve Genel Kurul salonundan televizyonlara bağlanarak ilk canlı yayını yapan AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, o gece yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Darbe girişimini öğrendikleri an Meclis’e gitme kararı aldıklarını söyleyen Keşir, "15 Temmuz gecesi saat 22.00-22.30 gibi aslında işin farklı bir şey olduğunu anlamaya başlamıştık. Ondan öncesi zaten köprünün kapandığını öğrendiğimiz andan itibaren ne olduğunu anlamaya çalıştık. Arkadaşlarımızla telefonlaştık, mesajlaştık. Herkes elinde bilgi varsa paylaştık. Bir gün önce Meclis kapandığı için ertesi gün şehrime gitmeyi planlamıştım. O gün Ankara’daydım. Hatta bazı arkadaşlarımız şehirlerinde 15 Temmuz gecesini geçirdi. Biz bir grup arkadaş Ankara’daydık. Daha sonra 22.30-23.00’e doğru anlaşılınca aracımı çağırdım. Evde bir küçük kızım vardı. Ablası dışarıdaydı bir etkinlik için. Onu eve çağırdım. Küçük kızım ‘Gitmesen olmaz mı’ dedi. Haklı olarak çocuk korktu. 12 yaşında o zaman. Kızıma, ‘Ben 17 yaşından beri sokaktayım. Bu gece gitmezsem senin annen olmam’ dediğimi hatırlıyorum. Tam giyindim, çıkıyorum. Çıkarken, darbe bildirisi televizyonda yayınladı. Artık darbenin kesinleştiği anlaşıldı" diye konuştu. "Meclis’e giden ilk 6-7 milletvekilinden biriyim" O gece Meclis’e ilk gelenlerin kadın milletvekilleri olduğunu belirten Keşir, "Meclise giden ilk 6-7 milletvekilinden biriyim. İdare amirimiz Ahmet Gündoğdu’nun odasında toplandık. O arada Meclis Başkanımızla irtibat kurdu. O da Meclisteymiş. Genel Kurul’un açılması gerektiği konuşuldu. Ama Genel Kurul kapıları kilitli. Oraları bilenler bilir. Çok büyük, devasa, ağır kapılar. Anahtarını bulmazsanız açabileceğiniz kapılar değil.O biraz zaman aldı. Derken saat 01.00-01.30 gibi Genel Kurul açıldı. Genel Kurul açıldığında Meclis Başkanımız, duygumuzu ve irademizi vatandaşa anlatmak istedi. Bir arkadaşımı aradım bir televizyon kanalına bağlanmak için. Rejiye telefonumu hemen verin dedim. Telefonum verildi. Rejiden bağlandım ve geri arandım" dedi. "Atılan bombayı hissettiğimiz an da hiçbir milletvekilinde siper alma ve saklanma refleksi olmadı" İlk telefon bağlantısının 10-12 dakika sürdüğünü ifade eden Keşir, "Meclis Başkanımızın, Meclis’i ilk açtığı andaki konuşmayı benim telefonum üzerinden bağlandığımız ulusal kanalla kamuoyuna paylaşmış olduk. Buradaki amacımız; Cumhurbaşkanımız milleti sokağa çağırırken, milletin emanetçisi, milletin vekillerinin emanete sahip çıktığını aslında kamuoyuna göstermekti. Canlı yayına bağlanmak gazetecilikten gelen iletişimci bir milletvekili olarak milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getiriyor olmanın refleksiydi. Daha sonra yayını kapattık. Meclis Bahçe’ye ilk bomba atıldı. Akabinde şu an bulunduğumuz yerde ve arkamızda görülen noktaya ikinci bomba atıldı. Burası Genel Kurul’a yaklaşık 15 metrelik bir mesafe. Çok şiddetli hissettik. O gün orada bulunan tüm vekil arkadaşlarımın hukukunu korumak adına söylüyorum; buraya atılan bombayı hissettiğimiz anda hiçbir milletvekilinde siper alma ve saklanma refleksi olmadı. Aksine daha gür sesle sloganlar atıldı, bir direnişi ifade etmeye çalıştık orada. Tekrar ilgili kanal aradı. Ve biz tekrar 8-10 dakika o ortamı kamuoyuna aktarma fırsatımız oldu" ifadelerini kullandı. "Kurtuluş Savaşı’nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı" O gece, Meclis’te farklı siyasi partilerden milletvekilleri ile eski milletvekillerinin olduğunun altını çizen Keşir, "Yaklaşık 2000 yıldır bu coğrafyadayız. Kurtuluş Savaşı’nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı. Ben o geceden sonra ‘Z kuşağı, ah bu gençler’ falan demiyorum Çünkü çok genç şehitlerimiz var, lise öğrencisi şehitlerimiz var. Onların hikayelerini dinlediğimizde bu gençliğe ne diyebiliriz? O gece aslında benim kişisel anlamda da hayatı sorguladığım, hayata karşı duruşumu değiştiren bir gece oldu. Bu millet farklı düşünebilir. Hatta o gece farklı sosyal ekonomik yapıda olan, farklı sosyal hayatı olan insanların Kızılay Meydanı’nda yan yana mücadele ettiğini gördük. Biz, bize düşen o geceki misyonu yerine getirmeye çalıştık. Millet farklı düşünebilir, farklı siyasi görüşte olabilir, farklı sosyal hayatı olabilir, hayat tarzı bambaşka olabilir. Ama milletin bekası ve kendi iradesi söz konusu olduğunda o içindeki kan hafızası canlanıyor" dedi.

Kafasına kurşun isabet gazi, o geceyi anlattı Haber

Kafasına kurşun isabet gazi, o geceyi anlattı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında Boğaziçi Köprüsü'nde çıkan çatışmada gazi olan ve Eskişehir'de yaşayan Nusret Bayar, "Saat 03.00 gibi kafamdan mermi yedim. Üzerimdeki atletimi çıkardım, kafamı sardım, kardeşimle birlikte sonra hastaneye gittik. Vatandaşlar olarak biz orada savunma yaptık" dedi. 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa dökülen halk, tankların ve silahların önüne geçerek girişimi engellerken, o gece yaşananlar hala unutulmadı. Boğaziçi Köprüsü, şu anki adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde gazi olan 47 yaşındaki Nusret Bayar, halkın darbe girişimini engellemeye çalıştığı esnada neler yaşandığını anlattı. O gece saat 03.00 gibi kafasına mermi isabet ettiğini belirten Bayar, üzerindeki atleti çıkarıp kafasına sardığını ve yaralanmasına rağmen hemen hastaneye gidemediğini dile getirdi. "Askerlik yaptığım için tankın E-5'te olmayacağını çok iyi biliyorum" Akşam işinden çıkıp eve giderken durumu fark ettiğinden bahseden Nusret Bayar, "Akşam saat 21.00 gibi iş yerimden çıktım. Evime giderken aracımla E-5 üzerinde, daha doğrusu D-100 kara kara yolunda tankların geçtiğini gördüm. Ona istinaden bu konuyu takip ettim. Tankların E-5'te olması zaten beni çok şaşırtmıştı. Kendim 18 ay askerlik yaptığım için tankın E-5'te olmayacağını çok iyi biliyorum. O süreçte sosyal medyaya baktım, köprüde askerlerin bulunduğunu, bir terör eylemi olduğunu gördüm. Kardeşimi arayıp onunla birlikte köprüye ulaşmak için Kısıklı üzerinden Burhaniye'ye uğradık. Burhaniye'den de köprüye, şu anki adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne geçtik. Orada askerlerin yolu kapattığını gördük. Biz de polislerin olduğu bölgeye geçtik, olayı sorduk, o zaman bir darbe kalkışması olduğunu öğrendik" ifadelerini kullandı. "Vatandaşlar olarak biz orada savunma yaptık" İlerleyen süreçlerde köprüye gelen İstanbul Valisi ve İstanbul İl Emniyet Müdürü'ne müdahale edildiğini anlatan Bayar, "Vali ve İl Emniyet Müdürümüze, 'Bu bir darbedir, teslim olun' denildi. Onlar da karşılık verince orada bir çatışma çıktı. Vatandaşlar olarak biz orada savunma yaptık, Vali ve İl Emniyet Müdürü'nün oradan çıkmasını kalabalık bir şekilde sağladık. İlerleyen süreçlerde çevrede vatandaş sayısı çoğalmaya başladı. Kardeşimle birlikte biz oraya ilk gidenlerdendik. Saat 00.00'dan sonra vatandaşların üzerine yoğun ateş açılmaya başlandı. O sürece kadar tek tek ateş ediliyordu ama 00.00'dan sonraki çatışmalarda yanımızda çok vurulan oldu. Bizim de yanımızdan çok kurşunlar geçmeye başladı. Saat 03.00 gibi ben yaralandım, kafamdan mermi yedim. Üzerimdeki atletimi çıkardım, kafamı sardım, kardeşimle birlikte sonra hastaneye gittik. Ben, TOMA araçlarının olduğu bölgedeydim. Onlara ateş edilmesin diye mecburen kardeşlerimizin yanında durduk, ayrılmadık. Sonuç bu şekilde oldu, gazilik sürecim bu şekilde başladı" diye konuştu. Şu anda Eskişehir'de memurluk yaparak geçimini sağlayan Nusret Bayar, kafasına kurşun isabet etmesine rağmen sağlıklı bir şekilde yaşamına devam ediyor.

Kestel'de 15 Temmuz ruhu yaşatılacak Haber

Kestel'de 15 Temmuz ruhu yaşatılacak

Kestel Belediyesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında milli iradenin zaferini ve demokrasi mücadelesini yaşatmak amacıyla anlamlı bir programa imza atacak. 15 Temmuz hain darbe girişiminin millet iradesiyle bertaraf edilişinin yıl dönümünde Kestel Belediyesi, milli birlik ve beraberlik ruhunu yaşatacak anlamlı bir programa imza atıyor. Gün boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle, Türk milletinin yazdığı destansı direniş gelecek nesillere aktarılırken, şehitlerin emaneti ve gazilerin fedakârlığı da dualarla ve etkinliklerle yâd edilecek. Kestel Belediyesi’ne hazırlanan program kapsamında saat 17.00’de açılacak 15 Temmuz Resim Sergisi ile öğrencilerin milli mücadele ruhunu yansıtan eserleri vatandaşlarla buluşacak. Ayrıca akşam programı ise saat 21.15’te Kurra Hafız Yahya Çelik’in gerçekleştireceği Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayacak. Ardından 21.20’de Kum Sanatı Gösterisi, 21.40’ta "15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü" konulu panel gerçekleşecek. Program, ilahi ve ezgileriyle gönüllere hitap eden Sedat Uçan ile Mevlithan’ın konseriyle sona erecek. Başkan Erol’dan 15 Temmuz’a anlamlı davet Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, tüm vatandaşları programa davet ederek şu ifadeleri kullandı: "15 Temmuz, milletimizin imanıyla, cesaretiyle ve sarsılmaz iradesiyle yazdığı unutulmaz bir kahramanlık destanıdır. O gece yalnızca bir darbe girişimi bertaraf edilmedi, aynı zamanda milletimizin bağımsızlığına, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkma kararlılığı tüm dünyaya gösterildi. Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anmak; birlik ve beraberlik ruhumuzu hep birlikte yaşamak için tüm hemşehrilerimizi Meydan Kestel’de düzenleyeceğimiz programa davet ediyorum."

İkiz şehitlerin babası: "Allah bizi vatansız, yurtsuz bırakmasın" Haber

İkiz şehitlerin babası: "Allah bizi vatansız, yurtsuz bırakmasın"

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığı’na F-16’larla düzenlenen saldırıda şehit olan polis memuru ikiz kardeşler Ahmet ve Mehmet Oruç’un babası Hacı Ali Oruç (61), hain saldırının 10. yıl dönümü yaklaşırken yaşananları dün gibi hatırlıyor. Evlatlarının mezarı başında hasret giderdi Baba Oruç, evlatlarının merkez Yüreğir ilçesi Ali Hocalı Mahallesi’ndeki kabrini ziyaret edip dua etti. Mezar başında ağlayan baba Oruç, daha sonra gazetecilere konuştu. Her hafta kabir ziyaretine geldiğini belirten baba Oruç, evlatlarına duyduğu özlemin ilk günkü gibi sürdüğünü söyleyerek, "Gerçekten acı büyüktür ama Allah’tan gelen başımızın üstünde yeri vardır. Ben her hafta, özellikle cuma günleri evlatlarımın yanına geliyorum. Kendileriyle konuşuyor, hasret gideriyorum. Yollara baka baka artık gözlerimiz yolda kaldı. O hain FETÖ’cüler beni iki evladımdan kopardı. Rabbim onlara mahşerde de yer vermesin" diye konuştu. "İki kardeş birlikte doğdu, birlikte şehit oldu" Evlatlarının şehitlik mertebesine ulaştığı için gurur duyduğunu ifade eden Hacı Ali Oruç, ikiz kardeşlerin hayatlarının her anında birlikte olduklarını belirterek, bu birlikteliğin şehadetle de devam ettiğini anlattı. Evlatlarının cuma günü dünyaya geldiğini ve yine bir cuma günü şehit olduklarını anlatan baba Oruç, "Şehitlik güzel bir makam, herkese nasip olmaz. İki kardeş beraber dünyaya geldiler, beraber göreve başladılar ve beraber de Allah’ın huzuruna gittiler. Evlatlarım cuma günü doğdu, cuma günü de şehit oldu. Bu yüzden onlarla gurur duyuyorum. Elbette özlüyoruz. Buraya geldiğimiz zaman onlarla konuşuyor, hasret gideriyoruz" ifadelerini kullandı. "Oğlumun emanetlerine son nefesime kadar sahip çıkacağım" Şehit polis memuru Ahmet Oruç’un geride bıraktığı 10 yaşındaki kızına sahip çıktığını belirten baba Ali Oruç, "Ahmet’imin kızı 10 yaşına girdi. Buraya geldiğimde oğluma sesleniyorum; ’Hem kızın hem de hanımın için hiç gözün arkada kalmasın. İki cihan bir olsa da gözüm onların üzerinde.’ Onlar benim canım ciğerim, Ahmet’imin emanetleri. Son nefesime kadar yanlarında olacağım. Her zaman destekçileri olacağım. Allah onları başımızdan eksik etmesin" dedi. "Hakkımı helal etmiyorum" FETÖ’cülere hakkını hiçbir zaman helal etmeyeceğini vurgulayan Hacı Ali Oruç, şehit ailelerinin yaşadığı acının tarif edilemez olduğunu belirterek, vatan söz konusu olduğunda kendisinin ve hayatta olan oğlunun da canını vermeye hazır olduğunu ifade etti. Oruç, "Ben evladımı vatan için verdim. Vatanım olmazsa yaşayamam ama evlatsız yaşamaya razıyım. Allah bizi vatansız, yurtsuz bırakmasın. Ben hakkımı helal etmiyorum. Şehit ailelerinin tamamı da aynı düşüncededir. Ahirette onlardan hesap soracağız. Anne-babanın evlatsız, eşin kocasız, çocukların babasız kalması kolay değil. Bize çok büyük acılar çektirdiler. O hainler cehennem ateşinde cayır cayır yansın. Hakkımızı asla helal etmiyoruz. Gerekirse ben de hayatta olan oğlum da bu vatan için canımızı seve seve vermeye hazırız. Allah bizi vatansız, yurtsuz bırakmasın" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.