Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Damızlık Hayvan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Damızlık Hayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Damızlık Hayvan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nden çiftçiye büyük destek Haber

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nden çiftçiye büyük destek

Tarım ve hayvancılığın öncü kentlerinden olan Balıkesir'de üretim potansiyelini artırmak, toprağın bereketine bereket katmak için çalışmalarını sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan vatandaşların yem maliyetlerini azaltmak için yüzde 50 hibeli süt otu (ryegrass) tohumu desteği sağladı. Balıkesir'in 20 ilçesindeki yetiştiricilere yönelik Kuvayı Milliye Meydanı'nda Süt Otu (Ryegrass) Tohumu Dağıtım Töreni'nde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, üreticilere verdikleri desteklerle tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine katkı sunulduğunu dile getirdi. Akın: "Bu desteklerimizle maliyetleri hafifletiyoruz" Çiftçinin daha fazla üretmesi ve yetiştiricinin emeğinin karşılığını alabilmesi için çalıştıklarını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Bizler memleketimizde üretene hep destek olmak için bir çaba içerisindeyiz. Bu destekleri de yaparken ziraat odalarımızla birlikte hareket ediyoruz. Nedeni de şu; çünkü bu işin içinde olanlar nasıl yapıldığını biliyor. En doğruyu onlar içinde yaşadıkları için daha hızlı hareket edebiliyorlar, daha fazla verim alınabiliyor. Onun için her şey için özellikle ziraat odalarımıza teşekkür ediyorum. Tabii memleketimiz çok zengin bir coğrafya. Aynı zamanda çiftçimiz için de ekilebilir toprakların en yoğun olduğu yerlerden de bir tanesi. Şöyle baktığınız zaman bu büyük arazilerde, büyük alanlarda, girdi maliyetlerinin artık yukarıda olduğu bir noktada çiftçiler ekse, üretse para kazanamıyor. Çocukları bu işi yapmak için devam edemiyor. Biz de dedik ki bunun için hep birlikte hareket edelim diye ilk günden beri bu şekilde çalışıyoruz. Elimizden gelen desteği ardımıza koymuyoruz. Yeter ki bu memleketteki çiftçiler toprağa küsmesin, üretmeye devam etsin, kazancı bereketi de bol olsun diye. Bizim de gördüğümüz, tespit ettiğimiz, aldığımız hem akademisyenlerden hem odalarımızdan aldığımız bilgilere göre süt otu yani ryegrass tohumunun da ne kadar önemli olduğunun da farkındayız. Bugün dağıtımını gerçekleştirdiğimiz süt otu yani ryegrass tohumu desteğimizin amacı da şu; üreticimiz kendi kaba yemini yetiştirdikçe dışarıdan yem alma ihtiyacı azalacak. Biz de bu destekle maliyetlerini hafifletmesine katkı sağlayacağız. Onun için bununla ilgili de desteklerimizi arttırarak devam ettiriyoruz" dedi. 20 ilçedeki üreticilere 54 ton 525 kilogram süt otu tohumu desteği Üreticiler, akademisyenler, odalar ve tüm sektör paydaşlarıyla iş birliği halinde bir yol haritası çizdiklerini söyleyen Akın, bu kapsamda çiftçilere sağlanacak desteklerin planlı, programlı ve verimli bir şekilde hayata geçirildiğini dile getirdi. Akın, "Bu kapsamda Balıkesir'imizin 20 ilçesindeki yetiştiricilerimize 54 ton 525 kilogram süt otu tohumu desteği sağlıyoruz. Bunun 37 ton 525 kilogramı ithal, 17 tonu ise yerli süt otu tohumundan oluşuyor. Bu desteğimizle yetiştiricilerimizin yem ihtiyacının büyük bir bölümünü kendi imkânlarıyla karşılayabileceğini düşünüyoruz ki girdi maliyetlerinde bir nebze azalma olabilsin. Bu ekonomik zorlu şartlarda bir nebze desteğimiz dokunsun. Biz Tarımda Balıkesir Modeli çalışmamıza başlarken Balıkesir'in tüm ekilebilir, biçilebilir arazilerini ve yine hayvancılıkla ilgili ne kadar süt ve süt hayvancılığıyla ilgili ne kadar potansiyelimiz varsa hepsini çalıştık. Baktığınız zaman tarımda Balıkesir modelinin amacı şu: Çiftçi üretsin, üretilmeyen bir alan kalmasın" sözleriyle çiftçinin motivasyonunu artıracak desteklerin devam ettiğini dile getirdi. "Zengin toprakların fakir çiftçisi olmayacak" Gömeç'te üretilen bamyanın katma değerini artırıp Amerika'ya 40 doların üzerinde sattıklarını, bunun da bölge çiftçisine umut olduğunu söyleyen Akın, "Bakın dedim bugün bu bamya satılamıyor ama bununla birlikte ileride sizler, biz gelmeden üretici yani daha doğrusu tüccar gelecek, sizden maliyetinin üstünde kazançlı fiyatla alacak' dedik. Geldiğimiz nokta şu anda tam da bu. Yine alacağız biz bamya, yine devam ediyoruz. Biz üreticilerimizin hizmetkârıyız. Zengin toprakları olan Balıkesir'imizin fakir çiftçileri olmasına izin vermeyeceğiz. Tarım Hayvancılık Fuarımız ile yeni bir çığır açtık. Üçüncüsünü hayata geçirdiğimiz fuarda her sene artarak devam ediyor. Bu fuar Türkiye'de en önemli fuarlardan biri noktasına geldi" dedi. Başkan Akın, özelikle çocukların küçük yaşlardan itibaren üretilen her gıdanın tarladan sofraya gelene kadar olan yolculuğunu bilmesinin önemine değindi. "Siz üretin gerisini biz hallederiz" "Siz üretin, gerisini biz hallederiz" diyen Akın, "Susam, bamya, aronya, ada çayı, biberiye, ekinezya, tıbbi nane, cennet hurması, kuru fasulye, Badalan fasulyesi, ryegrass, karabuğday, siyez buğdayı, vetiver fidesi, lavanta fidesi, bilya keklik, sebze fidesi, badem fidanı ve incir fidanı gibi desteklerimizi çiftçilerimizle buluşturuyoruz. Ayrıca bu ürünlere tam 50 bin kilogramın üzerinde alım desteği verdik. Toplam 279 bin kilogram tohum ve 435 bin fide-fidan desteği verdik. Bunun yanında zeytin toplama kasası ve örtüsü, sera naylonu, mantar kompost ve sıvı gübre desteklerimizle de çiftçimizin emrindeyiz. Tarımsal sulama desteğimizle çiftçimizin üretim yükünü azaltmak için 27 bin 900 çiftçimize 196 milyon liralık sulama desteği verdik. Çiftçimizin yüzünü güldürmek için ki özellikle bu sene bununla ilgili de yeni makinelerimize satın aldık, çiftçimizin en büyük ihtiyaçları bana göre tarla yolları tesviyesi. Çünkü tarlaya ulaşması lazım. Toprak analizi, taş toplama, ana arı dağıtımı, ana arı yüksüğü dağıtımı, fondan kek dağıtımı, salça makinesi, selektör makinesi, süt soğutma tankı, soğuk hava deposu, sulama deposu ve taşıt kantarı gibi desteklerimizle Cenab-ı Allah şahittir, 'Biz buradayız' dedik. Coğrafi işaretli kuzusuyla ünlenen Balıkesir'imizin hayvancılıktaki kalitesini daha da yukarılara çıkarmak için üreticilerimize toplam damızlık hayvan desteği verdik. 'Doğadan Sofraya Balı-Kesir' ve Londra ile Paris Uluslararası Bal Ödüllerinde altın madalya ödülünü aldık. Bu altın madalya aldığımız bu ballarımızın da değerini arttırarak satacağız. Bu bölgede üreten her şey, üretilen her şeyin bir farkı olduğunu milletimizin bilmesi lazım. Ve bunun arasındaki katma değerin de çiftçimizin cebine girmesi lazım. Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, zeytin yetiştiriciliği, bitki doku kültürü, agroekolojik tarım, bahçıvanlık ve arıcılık gibi pek çok alanda düzenlediğimiz kurslarda binin üzerinde kursiyer yetiştirdik ve yetiştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Gönülde millet, gönülden hizmet işte budur" Desteklerin tüm üreticilere hayırlı olmasını dileyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Ama gönülde millet, gönülden hizmet budur işte. Benim tek hesabım Balıkesir'dir. Başka bir derdim yok. Aklımda da fikrimde de memleketime, milletime hizmet var. Balıkesir Türkiye'nin en güzel yeridir. Balıkesir'in üzerinden Balıkesir'i büyütmek üzerine çalışmalar yapalım. Birlik olalım, beraber olalım, Balıkesir'imizi hep birlikte kaldıralım, kazanan memleketimiz olsun diyorum" şeklinde konuştu. Uzuner: "Verimli ve bereketli bir üretim sezonu diliyorum" Tarımsal üretimin geliştirilmesi için çiftçi desteklerinin sürdürüldüğünü belirten Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Gülnaz Çelikyurt Uzuner ise, "Süt otu, iklim şartlarına uyum sağlayabilen, verimli ve kaliteli kaba yem üretiminin önemli bir yem bitkisidir. Bu destekle ilimizde yem bitkileri ekimi alanlarının yaygınlaştırılması ve hayvancılık işletmelerimizin üretim kapasitesinin geliştirmesini katkı sağlamayı hedefliyoruz. Dağıttığımız tohumlarımızın üreticilerimize hayırlı olmasını, verimli ve bereketli bir üretim sezonunun geçirilmesini diliyorum" diye konuştu.

Yerli sığır hem et üretecek hem ormanları koruyacak Haber

Yerli sığır hem et üretecek hem ormanları koruyacak

Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, Anadolu'nun önemli yerli gen kaynaklarından biri olan boz ırk sığırlarının binlerce yıllık geçmişe sahip olduğunu belirtti. Zorlu çevre şartlarına dayanıklılıklarıyla öne çıkan hayvanların korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığının da üreticilere destek verdiğini ifade eden Ak, üniversitede ise öncelikli amaçlarının ticari üretim değil, öğrencilerin uygulamalı eğitim alması ve bilimsel araştırmalar olduğunu kaydetti. Üniversitedeki boz ırk sığırlarının daha önce Eski Karacabey'de yürütülen bir proje kapsamında getirildiğini ve 4-5 yıldır burada yetiştirildiğini belirten Prof. Dr. Ak, hayvanların dayanıklılığına dikkat çekti. Ak, "Bugüne kadar şöyle söyleyeyim, 40'ın üzerinde buzağı aldık. Bunlardan şu ana kadar hiçbir kaybımız olmadı. Yani Türkiye'de buzağı ölümlerinin ne kadar yüksek olduğunu düşünürseniz bu anlamda dayanıklı diyor. Bunun dışında doğal aşım yöntemi, içerilerinde biraz sonra damızlık hayvanları da bir ziyaret edeceğiz. Biz herhangi bir tohumlama falan yapmıyoruz. İçerisinde boğasıyla doğal aşım yöntemiyle bunlar tohumlanıyor. Anne kendisi doğum yapıyor. Bugüne kadar hiçbir doğuma müdahale etme ihtiyacımız olmadı" dedi. Boz ırk sığırlarının ağırlıklı olarak mera ve kaba yemle beslendiğini belirten Ak, fabrika yemine ihtiyaç duymadan yetiştirilebilmelerinin önemli bir avantaj olduğunu ifade etti. Geçmişte kültür ırkları yaygınlaşmadan önce bölgenin et ve süt ihtiyacının karşılanmasında bu hayvanlardan yararlanıldığını anlatan Ak, günümüzde ise daha çok et üretimi amacıyla değerlendirilebileceklerini söyledi. Ak, "Bunun dışında gücünden de yararlanıldı. Yani kağnı çekmeye, işte onun dışında çift sürmeye bu kastedilen öküzlerden yararlandı ama günümüzdeki katkısı daha çok et üretimi amacıyla olabilir. Çünkü süt verimi yüksek değil, kaliteli süt üretiyorlar ama süt verimi yüksek olmadığı ve bakım ve idaresi de bu kültür ırklarına göre biraz daha zor olduğu için o nedenle daha çok etinden yararlanılabilir" diye konuştu. "Her yıl bir buzağı demek Türkiye kırmızı et üretimine yerli bir katkı" Boz Irk sığırlarının uygun meralık, ormanlık ve makilik alanlarda yetiştirilebileceğini dile getiren Ak, hayvanların düzenli olarak yavru verdiğini belirtti. Ak, "Yılda bir tane düzenli buzağı alıyoruz. Bugüne kadar boş hayvanımız olmadı. Her yıl bir buzağı demek Türkiye kırmızı et üretimine aslında yerli bir katkı demektir. Hayvanların uygun alanlarda yetiştirilmesiyle yem maliyetleri de azaltılacaktır. Meralık, ormanlık, makilik alanlar bunlar için uygun. Yani yem masrafınız olmadan belki bir çoban ve çit masrafıyla rahatlıkla üretimde kullanabileceğimiz bir kaynak. Bizim biliyorsunuz hayvancılıktaki en büyük problemimiz et üretimi yetersiz olduğu için her yıl yurt dışından maalesef 500 bin civarında canlı hayvan ya da et ithal etmek zorunda kalıyoruz. Bu baskıyı belki azaltmaya katkısı olabilir" dedi. Boz Irk sığırları orman yangınlarına karşı da kullanılabilecek Boz Irk sığırlarının ormanlık alanlarda yetiştirilmesine yönelik yeni bir çalışma başlatılması planlanıyor. Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman Fakültesiyle bu konuda bir toplantı yapılacağını belirten Ak, hayvanların orman altındaki otları tüketerek kuru ot birikimini azaltabileceğini ve böylece yangın riskinin düşürülmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ak, "Ormandaki ağaç altında büyüyen otları, kuruyan otları, yeşilken bu hayvanlar tarafından yenmesiyle orman yangınlarını önlemede katkıda bulunuyor. Ki geçtiğimiz yıl Bursa başta olmak üzere Türkiye'nin birçok bölgesinde ciddi orman yangınları yaşadık. Bu anlamda katkısı olacak. Hayvanları bedavaya beslemiş olacağız. Bir taraftan da ormanları bu risk altında biraz korumuş olacağız. Bu yönde de bir katkısı var. Bunu iki yönlü araştıracağız. Hem hayvancılık açısından biz bakacağız mera ve hayvancılık açısından. Ormanda ormana artıları eksileri varsa bunları değerlendirmiş olacaklar" diye konuştu. Üniversitede şu anda 30'un üzerinde boz ırk sığırı bulunduğunu belirten Ak, İzmit Marmara Boz Irk Çifliğine gönderildi. Ak, yetiştiricilik yapan ve Bakanlık tarafından desteklenen bir üreticiye damızlık hayvan gönderilmek üzere yüklendiğini söyledi. Ak, "Buraya bir erkek, üç dişi geldi. Bugüne kadar dediğim gibi 40 buzağı aldık. Şu an 30'un üzerinde hayvanımız var. Bunlardan şu an 4 tane diye geldi. Ama üretici 8'ini de istediler. Hayvanlarımızı beğendiler. Damızlık hayvanların da akrabalığın artmasının ilerleyen süreçte kusurlu doğumlara yol açabileceğini belirterek kan tazelemenin gerekliliğini vurguladı. Yerli besi sığırı geliştirilmesi hedefleniyor Üniversitenin özel sektörle yürüttüğü başka bir proje kapsamında boz ırkın ıslah çalışmalarında da kullanılacağını belirten Ak, bu çalışma için 50-60 dişi damızlık hayvanın alındığını ifade etti. Ak, "Bu arada bizim sahada yürüyen projemiz de var. Aynı çiftten biz 50-60 tane de dişi damızlık aldık özel sektörle yürüttüğümüz bir başka çalışma devam ediyor. Orada da boğayı koruyacağız ama ıslahatta da kullanacağız, sadece korumayız, yararlanacağız. İşte o projede de şu an bazı et ırkları ile melezleyerek amacımız Güney Marmara Bölgesi için yurt dışından ithal bağımlılığımızı ya da ihtiyacımızı azaltacak bir yerli besi sığırı geliştirmek. Yerli ırkın dayanıklılığını almak ama kültür ırklarında et verim ve kalitesini alarak Marmara Bölgesi, Güney Marmara Bölgesi başta olmak üzere Türkiye için bir et ırkının geliştirilmesi hedeflerimiz arasında. Boz ırkın korunmasının yalnızca hayvancılık açısından değil, Anadolu'nun biyolojik çeşitliliğinin devamlılığı bakımından da önemlidir. Yerli gen kaynakları yaşatılarak korunması gerekiyor. Yarın kaybolduğunda bir daha geri gelmeyecek gen kaynakları. Bitkide de hayvancılıkta da söylüyorum. Anadolu coğrafyası bu anlamda çok önemli. O nedenle bitkidir, hayvandır bu yerli gen kaynaklarımızı yaşatarak korumamız gerekiyor" dedi. "Yerli boz ırk, organik et üretiminin yıldızı olabilir" Ak, "Organik işletmelerde bu yerliliklere daha fazla destek verilmelidir. Çünkü bunlarda herhangi bir antibiyotik falan kullanma ihtiyacımız yok. 4-5 yıldır biz hiç tedavi, hiç tedavi uygulamadık. Hiçbir masrafımız yok yani tedavi giderimiz yok, tohumlama giderimiz yok. Dolayısıyla ette antibiyotik kalıntısı ya da bir başka kalıntı riski yok. Organik üretimde biliyorsunuz kalıntı içermeyen ürünler. İşte organik hayvancılıkta bunlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapılır, destek verilirse üretici memnun olduğunda bunları hem üretir hem korumuş olur diyorum. Bir taraftan da ıslah çalışmasını yürüteceğiz" ifadelerini kullandı.

"Kırsalda Bereket" projesinde 18 bin 393 gebe düve, 9 bin 800 küçükbaş dağıtıldı Haber

"Kırsalda Bereket" projesinde 18 bin 393 gebe düve, 9 bin 800 küçükbaş dağıtıldı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), "Kırsalda Bereket" projesi kapsamında yerli ve kaliteli ırk damızlık hayvanları üreticilerle buluşturmaya devam ediyor. Proje bünyesinde bugüne kadar 18 bin 393 gebe düve ile 9 bin 800 küçükbaş damızlık hayvan çiftçilere teslim edildi. Dışarıdan ithal edilmeden tamamen TİGEM’in kendi işletmelerinde yetiştirilen özel ve verimli ırkların dağıtımıyla, hayvancılıkta yerli ıslahın güçlendirilmesi hedefleniyor. İlk yılda tamamlandı Hayvancılıkta sürdürülebilir üretimi teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen projede, 3 yıllık olarak planlanan büyükbaş dağıtım hedeflerinde ilk yıl geride kalırken asil liste tamamen tamamlandı. Küçükbaş hayvan dağıtım süreçleri ise kesintisiz şekilde devam ediyor. Projenin detaylarına ve ulaşılan rakamlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, yürütülen çalışmanın aynı zamanda yerli üretimi güçlendiren bir ıslah projesi niteliği taşıdığını vurguladı. "İthal değil, kendi yetiştirdiğimiz özel ırkları dağıtıyoruz" Gezginç, uygulanan destek modeli ve ulaşılan güncel veriler hakkında şunları söyledi: "Değerli katılımcılar, Sayın Bakan’ımızla birlikte 2024-2028 yol haritasının açıklandığı gün TİGEM toplantı salonundaydık ve iki temel vizyon ortaya koyduk. Çiftçilerimize katkı sunacak sürdürülebilir bir destek mekanizması oluşturmak istedik. Geçmiş tecrübelerimiz gösterdi ki doğrudan yetiştiriciye ulaşmayan hibeler uzun vadeli fayda sağlamıyor, hayvanlar bir süre sonra elden çıkarılıyordu. Biz de bunun önüne geçmek amacıyla 2 yıl ödemesiz, 5 yıl vadeli Ziraat Bankası kredisi desteğiyle yeni bir finansman kurguladık." Gezginç, söz konusu hayvanların tamamen TİGEM’in kendi yetiştirmesi olan özel ırklar olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Dışarıdan toplanarak veya ithal edilerek dağıtılan hayvanlar değildir. Kaliteli ve verimli ırkları çiftçimizle buluşturarak bir nevi ıslah projesi yürütüyoruz. Proje kapsamında çiftçilerimize büyükbaşta 15, ziraat, veteriner ve gıda mühendisi gibi sektörle iç içe olan meslektaşlarımıza 30’ar adet; küçükbaşta ise 95’i dişi, 5’i erkek olmak üzere 100’er adet damızlık teslim ediyoruz. Üç yıllık bir planlama olarak başlattığımız Kırsalda Bereket Büyükbaş projesinde, ilk yılımızda asil listeyi gururla tamamladık. Şu an itibarıyla büyükbaşta 18 bin 393 gebe düveyi, küçükbaşta ise 9 bin 800 damızlık hayvanımızı üreticilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.