Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Dağder

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Dağder haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dağder haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DAĞDER’den İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye anlamlı hediye Haber

DAĞDER’den İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye anlamlı hediye

DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, Bursa’nın temsili Keles Bebeği’ni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye takdim etti. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Muş’ta gerçekleştirilen programlara DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak ve DAĞDER Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye Bursa’nın Keles ilçesinin geleneksel kültürünü ve yöresel yaşamını yansıtan Keles Bebeği’ni takdim etti. Keles Bebeği’nin takdimi, Bursa’nın yerel değerlerinin ulusal ölçekte tanıtılması, Dağ Yöresi’nin kültürel mirasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından anlamlı bir buluşma oldu. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, Dağ Yöresi’nin kültürel mirasını Türkiye’nin farklı noktalarında tanıtmayı ve gelecek nesillere aktarmayı önemsediklerini belirterek, "Dağ Yöremizin her bir değeri, geçmişten geleceğe taşıdığımız çok kıymetli bir kültürel mirastır. Keles Bebeğimiz de bu mirasın en güzel sembollerinden biridir. Malazgirt Zaferi gibi tarihimiz açısından büyük anlam taşıyan bir programda yöremizin kültürel değerini İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye takdim etmekten büyük mutluluk ve gurur duyduk. DAĞDER olarak kültürümüzü yaşatmaya, tanıtmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz" dedi. DAĞDER köklerinden aldığı güçle geleceğe yürüyor DAĞDER, Dağ Yöresi’nin kültürel değerlerini korumanın yanında eğitim, gençlik, kadın, sosyal dayanışma ve uluslararası çalışmalarla yöre insanının geleceğine katkı sunmayı temel vizyon olarak benimsiyor. Geleneksel kültürün yaşatılmasına yönelik çalışmaların yanı sıra üniversiteli gençlerin dayanışmasını güçlendiren faaliyetler, kadınların sosyal ve toplumsal hayatta güçlendirilmesine yönelik projeler, eğitim çalışmaları ve Erasmus+ kapsamında yürütülen uluslararası gençlik projeleriyle yerelden evrensele uzanan bir anlayışla çalışmalarını sürdürüyor. DAĞDER, bir taraftan geçmişten gelen kültürel mirası korurken diğer taraftan gençlerin, kadınların ve çocukların geleceğine dokunan projeler üretmeyi, Bursa Dağ Yöresi’nin birlik ve beraberliğini güçlendirmeyi ve yöre kültürünü ulusal ve uluslararası platformlarda daha görünür hale getirmeyi hedefliyor. Gerçekleştirilen Keles Bebeği takdiminin de DAĞDER’in "kültürümüzü yaşatmak, değerlerimizi tanıtmak ve geleceğe taşımak" anlayışının anlamlı bir yansıması olduğu belirtildi. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye nazik kabulleri ve Dağ Yöresi kültürüne gösterdiği ilgi dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Program süresince gösterilen yakın ilgi ve misafirperverlik nedeniyle Muş Eğitim ve Hizmet Vakfı ile Vakıf Başkanı Ahmet Akın’a da teşekkür edildi.

Prof. Dr. Celil Bozkurt: "Dağ yöresi açık hava müzesi gibi" Haber

Prof. Dr. Celil Bozkurt: "Dağ yöresi açık hava müzesi gibi"

Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celil Bozkurt, bölgenin yüzlerce tümülüs, antik yerleşim ve tarihî kalıntıyla büyük bir kültür hazinesine sahip olduğunu söyledi. Bozkurt, "Bizim tarih uydurmamıza gerek yok. Yalnızca var olan değerleri ayağa kaldırsak Dağ yöresinin geleceği değişir" dedi. DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından düzenlenen "Dağ Yöresi Tarih Kültürü ve Tarih Bilinci" etkinliğinde Dağ yöresinin tarihi ve kültürel zenginlikleri ele alındı. Yıllardır Harmancık başta olmak üzere Keles, Orhaneli ve Büyükorhan çevresinde araştırmalar yaptığını belirten panelist Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celil Bozkurt, bölgenin sanılandan çok daha köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı. "Dağ yöresi adeta bir açık hava müzesi" Dağ yöresinde Bithynia’dan Bizans dönemine kadar uzanan geniş bir tarihi miras bulunduğunu dile getiren Bozkurt, çok sayıda tarihî alanın henüz yeterince bilinmediğini ve tescil edilmediğini söyledi. Özellikle Keles ile Harmancık arasındaki havzada bulunan taş dolgulu tümülüslere dikkat çeken Bozkurt, bir köyde 100’ü aşkın, başka bir ormanlık alanda ise 300’den fazla mezar yapısı tespit ettiklerini ifade etti. Bozkurt, "Dağ yöresi adeta bir açık hava müzesi. Bu alanların içerisinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girebilecek nitelikte yerler bulunduğuna inanıyorum. Ancak ne yazık ki genelinden kimsenin haberi yok" diye konuştu. "Danimarka 35 tümülüsle UNESCO’ya girdi" Dünyadaki benzer alanları da araştırdığını anlatan Bozkurt, Danimarka’da 35 tümülüsün bulunduğu bir bölgenin 1995 yılında UNESCO listesine alındığını hatırlattı. Harmancık’ta yalnızca bir bölgede 100’ü aşkın tümülüs bulunduğunu belirten Bozkurt, "Danimarka 35 tümülüsle bu değeri dünyaya tanıtmış. Bizim yöremizde ise yüzlercesi var ancak bilen yok. Bu durum insanı gerçekten üzüyor" ifadelerini kullandı. Bazı tarihî alanlar için hazırladıkları dosyaları Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını kaydeden Bozkurt, tescil çalışmalarının tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Yerel yönetimlere ve sivil topluma çağrı Tarihî mirasın korunması ve turizme kazandırılması için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Bozkurt; yerel yönetimleri, kaymakamlıkları, üniversiteleri ve sivil toplum kuruluşlarını göreve davet etti. Bozkurt, "Bir bilim insanı olarak bizim görevimiz bu alanları tespit etmek, incelemek ve dosyalarını hazırlamaktır. Ancak bundan sonraki süreç kişisel mücadeleyle yürütülemez. Yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve DAĞDER gibi yöre kuruluşlarının bu çalışmalara sahip çıkması gerekiyor" dedi. Tescil edilen alanların gelecekte Dağ yöresi turizminin gelişmesine büyük katkı sağlayabileceğini ifade eden Bozkurt, bugün atılacak adımların sonuçlarının belki 10 veya 20 yıl sonra alınacağını belirtti. "Frig tarihine ilişkin bilgiler değişebilir" Bölgedeki tümülüslerin çevresinde halk arasında "çoban koltuğu" olarak bilinen, kayalara oyulmuş altarların bulunduğunu aktaran Bozkurt, bu yapıların Frig kültürüyle ilişkili olabileceğini söyledi. Frigya denildiğinde genellikle Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar ve Ankara’nın akla geldiğini belirten Bozkurt, Keles ve Harmancık çevresindeki Friglerin tarihi yayılımına ilişkin mevcut bilgileri değiştirebilecek önemde olduğunu savundu. Hadrianoi ve Daznak Tepe’ye dikkat çekti Orhaneli’de bulunduğu belirtilen Hadrianoi Antik Kenti’nin araştırılması için yaklaşık 10 yıldır çağrıda bulunduğunu ifade eden Bozkurt, uzun süren girişimlerin ardından bölgede kazı çalışmalarının başlamasının umut verici olduğunu söyledi. Keles’teki Daznak Tepe ve Belenören çevresinde de ciddi antik kalıntılar bulunduğunu belirten Bozkurt, bölgede büyük bir tapınak alanının izlerinin görüldüğünü ve bilimsel kazı yapılması gerektiğini kaydetti. "Bizim tarih uydurmamıza gerek yok" Dağ yöresinin her ilçesinin, hatta her köyünün ayrı bir tarihi değere sahip olduğuna dikkat çeken Bozkurt, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle tamamladı: "Bazıları kendilerine tarih oluşturabilmek için hikâyeler uyduruyor. Bizim ise tarih uydurmamıza gerek yok. Her mahallemizin, her köyümüzün ve her ilçemizin ayrı bir tarihi var. Yalnızca elimizdeki gerçek değerleri araştırıp koruma altına alsak, Dağ Yöresi kültür ve turizm alanında büyük bir çıkış yakalayacaktır."

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek Haber

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek

DAĞDER tarafından Elegans Düğün Salonları Altın Salon’da düzenlenen “Eğitime Destek Kadın Gecesi”, yoğun katılım ve coşkulu atmosferiyle gerçekleştirildi. Kadınlara özel olarak düzenlenen gecede, dağ yöresinin kültürel zenginliği sahneye taşınırken, eğitime destek ve toplumsal dayanışma mesajları ön plana çıktı. Kuruluşunun 40. yılını kutlayan DAĞDER, bu özel gecede yalnızca bir sosyal etkinliğe değil; çocukların, gençlerin, kadınların, eğitimin ve kültürün aynı çatı altında buluştuğu anlamlı bir dayanışma programına ev sahipliği yaptı. Program, DAĞDER’in 40 yıllık birikimini, köklerine bağlılığını ve geleceğe dönük sosyal sorumluluk anlayışını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Gecede DAĞDER’in çocuklara yönelik önemli çalışmalarından biri olan “Tohumdan Filize Çocuk Meclisi” de kamuoyuyla paylaşıldı. DAĞDER bünyesinde oluşturulan çocuk meclisiyle çocukların sosyal hayata aktif katılımının artırılması, özgüvenlerinin geliştirilmesi, temsil bilinci kazanmaları ve geleceğin bilinçli bireyleri olarak yetişmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise DAĞDER tarihinde ilk kez kurulan halk oyunları ekibinin sahne alması oldu. Genç ve minik ekiplerin yöresel kıyafetleriyle sergiledikleri halk oyunları gösterileri, salondaki katılımcılar tarafından büyük beğeniyle izlendi. Miniklerin ve gençlerin sahne performansı, DAĞDER’in kültürel mirası yeni nesillere aktarma konusundaki kararlılığının en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Gecede ayrıca Güneybudaklar, Bıyıklıalan, Karaardıç, Avdan, Başak, Delice ve Çamoğlu köylerinden kadınlar ile Yörük Anası Ayşe ve Ekibi yöresel kıyafetleriyle sahne alarak yöresel oyunlar sergiledi. Dağ yöresinin geleneksel kültürünü, renklerini ve birlik ruhunu sahneye taşıyan kadınlar, geceye ayrı bir coşku kattı. Programda kadınların kültürel mirasın yaşatılmasındaki öncü rolü bir kez daha güçlü biçimde ortaya çıktı. Mahalli ses ve bakır sanatçısı Mehtap Takmaklı’nın sahne aldığı gecenin sunumunu Zeynep Akın gerçekleştirdi. Müzik, yöresel oyunlar, halk kültürü ve dayanışma ruhunun bir araya geldiği programda Dj Halime de katılımcılar unutulmaz bir gece yaşadı. Programın fotoğraf video çekimlerini ise Dağmedya olarak bilinen Ramazan Bayram yaptı. DAĞDER Başkanı Derya Başak, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “DAĞDER olarak 40 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız güçle, kültürümüzü yaşatmaya, kadınlarımızın sosyal hayattaki varlığını güçlendirmeye, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine katkı sunmaya devam ediyoruz. Eğitime Destek Kadın Gecemiz yalnızca bir eğlence programı değil; eğitime, kültüre, dayanışmaya ve geleceğe sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesidir. Tohumdan Filize Çocuk Meclisimizle çocuklarımızın sesi olmayı, halk oyunları ekiplerimizle kültürümüzü yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Bu anlamlı geceye emek veren, katılan ve destek olan tüm kadınlarımıza, köylerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyorum.” Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen program, DAĞDER’in 40. yılında dağ yöresinin değerlerini yaşatma, eğitime destek olma, kadınların toplumsal dayanışmadaki gücünü görünür kılma ve çocukları geleceğe hazırlama misyonunu bir kez daha ortaya koydu. Gecenin sonunda katılımcılar, birlik ve beraberlik içinde DAĞDER çatısı altında buluşmanın mutluluğunu yaşarken, program coşkulu görüntülerle sona erdi.

DAĞDER’de 40. yıla yakışan vefa gecesi Haber

DAĞDER’de 40. yıla yakışan vefa gecesi

DAĞDER Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program, hem geçmişe duyulan vefanın hem de kurumsal birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir göstergesi oldu. Geceye, önceki dönem DAĞDER başkanlarından Tarık Yılmaz, Ali Şahin, Bilgin Seymen, Yüksel Acar, Mustafa Kahraman, Erkan Aydın, Yüksel Yaşar, Yaşar Türk ve İsmail Aydoğdu katıldı. Kurulduğu günden bu yana dağ yöresi insanının sesi olan, birlik ve dayanışmanın simgesi hâline gelen DAĞDER, 40 yıllık geçmişini bu anlamlı organizasyonla taçlandırdı. Programda, derneğin bugünlere gelmesinde emeği bulunan isimlere teşekkür edilirken, geçmiş dönemlerde ortaya konulan hizmet ve katkılar da saygıyla yad edildi. Gece kapsamında, DAĞDER’in hafızasında müstesna bir yere sahip olan kurucu Başkan merhum Sait Acar, merhum başkan Cemil Ünsal, merhum başkan Ali Kaya da rahmet ve minnetle anıldı. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, gecenin yalnızca bir yıl dönümü programı olmadığını; aynı zamanda emek, fedakârlık, aidiyet ve vefa duygusunun en güzel şekilde ifade edildiği özel bir buluşma ve kültüre ait anıların canlandığı nostaljik bir gece olduğunu vurguladı. Başak, DAĞDER’in köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüdüğünü belirtti. Samimi ve duygu yüklü anların yaşandığı “40. Yıl Vefa ve Onur Gecesi”, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarken, DAĞDER camiasının ortak hafızasını ve birlik ruhunu bir kez daha pekiştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.