Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Cumhuriyet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ADD Bursa Şubesi'nden Anıtkabir’e ziyaret Haber

ADD Bursa Şubesi'nden Anıtkabir’e ziyaret

16. Olağan Genel Kurulu sonrası Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan ve yeni yönetimi, Anıtkabir’i ziyaret etti. Ziyarette ADD Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Anıtkabir Şeref Defteri’ne duygularını anlatan yazı paylaştı. Başkan Akdoğan, Anıtkabir Şeref Defteri yazısında, “Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi 16. Olağan Genel Kurulumuz sonrasında göreve gelen Bursa Şube Başkanı, Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları üyeleri, Üst Kurul delegeleri ve Gençlik kollarımızla manevi huzurunuzdayız. Türk ulusunun kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu, devrimlerimizin önderi Büyük Atatürk, Adınızı taşımaktan onur duyduğumuz Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Bursa temsilcileri olarak; Cumhuriyeti ve devrimlerini emanet ettiğiniz gençler adına huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz. Ülkemiz, Anadolu yollarına çıktığınız günlerde olduğu gibi bugün de önemli bir dönemeçtedir. Cumhuriyetimiz içeriden ve dışarıdan yönelen baskılar, Cumhuriyet değerlerini aşındırmaya çalışan anlayışlar ve ulusal birliğimizi hedef alan girişimlerle karşı karşıyadır. Açtığınız yoldan ayrılan dâhilî bedhahların varlığı nedeniyle uyarılarınızın ne denli haklı olduğu bir kez daha görülmektedir. Cumhuriyetimizin temel kazanımlarının zayıflatıldığı, parlamenter demokratik düzenin değiştirildiği, aydınlanma devrimlerinin aşındırılmak istendiği, laiklik ilkesinin dahi tartışmaya açıldığı bir dönem yaşanmaktadır. Geçmişte Cumhuriyet’e başkaldırmış kimi isimleri meşrulaştırmaya, ayrılıkçı ve gerici kalkışmaları tarihî gerçeklerden koparılarak yüceltmeye yönelik çabalar; millî birlik duygumuzu zedelemeyi amaçlayan tehlikeli girişimlerdir. Diğer yandan, ülkemizin iç işlerine müdahale niteliği taşıyan değerlendirmelerle ulus devlet yapılarının tehdit olarak gösterilmesi, Türkiye’ye yeniden Osmanlı millet sistemi benzeri modeller önerilmesi ve Lozan Antlaşması’nın hedef alınması, egemenliğimize yönelmiş hadsiz yaklaşımlardır. Bizler, hangi kaynaktan gelirse gelsin bağımsızlığımıza gölge düşüren hiçbir telkine boyun eğmeyeceğiz. Cumhuriyetimize, sizin ilke ve devrimlerinize karşı odaklara meşruiyet kazandırma gayretlerine asla göz yummayacağız. “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” sözünüzle ortaya koyduğunuz kapsayıcı ulus anlayışı; ortak kaderimizin, ortak geleceğimizin ve sarsılmaz birliğimizin temelidir. Türkiye Cumhuriyeti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bu temel ilkelerin tartışılmasına ve zayıflatılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Laiklik; yalnızca devlet düzeninin değil, aklın özgürleşmesinin, vicdan hürriyetinin, kadın-erkek eşitliğinin ve çağdaş yaşamın güvencesidir. Cumhuriyetimizin kilit taşı olan laiklik ilkesine her şart altında sahip çıkacağız. Büyük Atatürk, Devrimcilik ilkenizin ışığında; bilimi rehber alan, hukuk devletine dayanan, emeği ve üretimi önceleyen bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz. Emperyalizme, kapitalizme, sömürüye, mezhepçiliğe, etnik ayrıştırmalara ve milletimizi bölmeye yönelik her türlü girişime karşı durmak bizim için tarihî bir görevdir. 06 Şubat 1933 tarihli Bursa Nutku’nda ortaya koyduğunuz Cumhuriyet’i koruma iradesinin bugün de yolumuzu aydınlattığı bilinciyle Cumhuriyet’e ve devrimlerine sahip çıkacağız. 20 Ekim 1927’de Gençliğe Hitabe ile verdiğiniz büyük görev doğrultusunda; Türk istiklalini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etme azim ve kararlılığımız tamdır. Tam bağımsız, laik, demokratik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet yaşatma sözümüzü manevi huzurunuzda bir kez daha yineliyoruz. Büyük Türk milletinin sarsılmaz iradesi ve Kuvayı Milliye inancıyla huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Uludağ Düşünce Buluşmaları "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" ile başladı Haber

Uludağ Düşünce Buluşmaları "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" ile başladı

Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesi’ndeki ilk program, Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Çolak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Çolak, "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" adlı kitabı çerçevesinde Türkiye’nin modernleşme dinamiklerini değerlendirdi. Programın açılışında söz alan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin sadece teknik ve mesleki bilginin üretildiği bir kimlikle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda derinlikli düşünce kulvarlarının özgürce tartışıldığı entelektüel mecralar olması gerektiğini vurguladı. Bu amaçla başlatılan "Uludağ Düşünce Buluşmaları" serisinin ilk konuğu olarak Prof. Dr. Yılmaz Çolak’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Rektör Yılmaz, akademik faaliyetlerin katı disipliner sınırların dışına çıkarak farklı alanları birbirine bağlayan bir zeminde yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Sosyal bilimler alanındaki bu tür nitelikli buluşmaların, hem akademisyenler hem de öğrenciler için ufuk açıcı bir düşünce platformu sunacağını ifade eden Yılmaz, üniversitenin toplumsal hafızayı diri tutan ve bugünü anlamlandırmaya yardımcı olan her türlü entelektüel üretimin merkezi olmaya devam edeceğinin altını çizdi. Kitabın yazılış serüveni ve temel tezi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yılmaz Çolak, çalışmasının temel amacının Türkiye’deki kültürel iktidarın oluşum sürecini tarihsel bir süreklilik içerisinde okumak olduğunu belirtti. Modernleşmenin sadece belli bir döneme hapsedilemeyecek kadar köklü bir geçmişi olduğunu ifade eden Çolak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devrolan idari ve sosyal mirasın, yeni kurulan sistemin kültürel kodlarını nasıl şekillendirdiğini analiz ettiğini aktardı. Kitabın, Türkiye’nin kendi özgün şartları içerisinde geliştirdiği modernleşme tecrübesini, ideolojik tartışmaların ötesinde akademik bir perspektifle anlamlandırmayı hedeflediğinin altını çizdi. Konuşmasının devamında Türkiye’de kültürel iktidarın oluşumuna etki eden faktörlere değinen Prof. Dr. Yılmaz Çolak, bu sürecin bir sonuç değil, sürekli kendini yenileyen bir akış olduğunu vurguladı. Eğitim politikalarından dil ve kültür alanındaki dönüşümlere kadar pek çok unsurun bu iktidar yapısının inşasında rol oynadığını belirten Çolak, devlet ve toplum arasındaki etkileşimin bu yapıyı nasıl dengelediğini anlattı. 1930’lu yıllardan itibaren hayata geçirilen projelerin toplumsal yapıdaki yansımalarını sosyolojik bir bakış açısıyla ele alan Çolak, geçmişteki tecrübelerin günümüz Türkiye’sinin kültürel ve siyasi atmosferini anlamak için anahtar bir rol oynadığını ifade etti. Program, katılımcılardan gelen soruların yanıtlaması ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Özel: Sandık için sonuna kadar mücade edeceğiz Haber

Özel: Sandık için sonuna kadar mücade edeceğiz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta katıldığı programları, gerçekleştirdiği ziyaretleri anımsatarak, yoğun bir çalışma haftasını geride bıraktıklarını söyledi. CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdikleri Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantılarında gelecek süreci değerlendirdiklerini anlatan Özel, "Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, bir adım geriye atmadan, mücadeleden asla ve asla taviz vermeden, haklılık zeminini koruyarak, milletin elimize verdiği bayrağı tüm saldırılara rağmen bırakmadan, sendeleyip düşsek bile birbirimize tutunup ayağa kalkarak, birbirimize omuz vererek, Türkiye'nin en köklü ve en güçlü ailesi CHP ailesinin tüm fertlerinin birbirine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti Cumhuriyet'e sıkı sıkı sarıldıkları bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik." diye konuştu. "14 YILDIR TAKSİM’DEN KORKANLARA İNAT, 1 MAYIS BAYRAM GİBİ BAYRAM OLACAK VE TAKSİM SERBEST OLACAK” Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasını anımsatan Özel, facianın üzerinden 12 yıl geçtiğini ancak madencilerin çilesinin bitmediğini dile getirdi. Özel, Doruk Madencilik işçilerinin 9 gündür haklarını aramak için Ankara'da eylem yaptığını, kendisinin de onları ziyaret ettiğini belirterek, "Bu madencinin Soma'da olduğu gibi ölüsünün değeri var da dirisinin neden değeri yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün." ifadelerini kullandı. "İktidarın her 100 işçiden 91'ini grev yapma ve sendikalı olma hakkından uzak tuttuğunu" ileri süren Özel, "Size söz veriyoruz, Türkiye işçi sınıfının önünde ant içiyoruz ki CHP gelecek, tüm işçiler sendikal haklarına kavuşacak." sözlerini sarf etti. AK Parti iktidarlarında her iki işçiden birinin asgari ücretli olduğunu söyleyen Özel, bu tutarın, ilk yıl alınması gereken ücret olması ve çalışanın sonraki yıllarda bu ücretten hızla uzaklaşması gerektiğini belirtti. Enflasyon artışıyla çalışanların aylık ve maaşlarının alım gücünde gerileme yaşandığını ifade eden Özel, "Artık ara zam bir zorunluluk haline gelmiştir. Bütçe imkanları vatandaş için zorlanmalı ve mutlaka bu 3 aydaki enflasyonun yarattığı tahribatı giderecek, hem asgari ücret açısından hem de en düşük emekli maaşı ve diğer emekli maaşları açısından mutlaka zam planlanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. "CHP KİRALIK SOSYAL KONUT FİKRİNİ TÜRKİYE'YE GETİREN PARTİDİR" CHP Genel Başkanı Özel, kiralık sosyal konut fikrini Türkiye'de ilk kez dile getiren, tartışan ve parti programına yazan siyasi parti olduklarını söyledi. "Ev Sahibi Türkiye Projesi" kapsamında gerçekleştirilen ilk kura çekim törenine değinen Özel, İzmir'in Çeşme ve Menemen ilçelerinde CHP'li belediyelerce yürütülen sosyal konut projeleri hakkında bilgi verdi. Özel, "Buradan Türkiye'de barınma sorunu çeken herkese söylüyoruz: CHP, kiralık sosyal konut fikrinin geliştiği, sol, sosyal demokrat, sosyalist partilerin tartıştığı ve hayata geçirdiği o fikrin sahibidir. O fikri Türkiye'ye getiren, savunan, planlayan, iktidarında da her 4 sosyal konuttan birini kiralık ve gelire göre kira ödenecek sosyal konut haline getirecek olan partidir. CHP'nin hem sosyal belediyecilikte hem sosyal politikalarda hem de sosyal konut alanında kötü taklitlerinden sakınınız." dedi. “SANDIK İÇİN SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ” “Yaşadığımız her sorunun hiç şüphesiz tek kaynağı, AK Parti’nin kara düzenidir" diyen Özel, "Bu düzeni değiştirmek için, millete bir sandık lazımdır. Bu sandık için sonuna kadar mücadele edeceğiz. O sandıklara milletle birlikte yorulmadan koşacağız. Oy oy, zarf zarf, sandık sandık kazanacağız. Köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir kazanacağız. İnsan insan, umut umut, mücadele mücadele kazanacağız. Doğudan batıya, kuzeyden güneye tutmadık el, gitmedik köy, varmadık hiçbir yer bırakmadan tüm gönüllere gireceğiz, tüm kulaklara konuşacağız, tüm gözlere bakacağız. Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler. Biz bu ülkenin makus kaderini değiştireceğiz. Bir kez daha. Yürüyeceğiz; dört mevsim yedi bölgeye, yürüyeceğiz günden geceye. Biz Türkiye ittifakıyla, Türkiye’nin bütün demokratlarıyla birlikte kazanacağız" diye konuştu.

Basın mirasının ilk adımları BUÜ’de sergileniyor Haber

Basın mirasının ilk adımları BUÜ’de sergileniyor

Etkinliğin açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, üniversite personeli ve öğrenciler katılım sağladı. Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına düzenlenen sergi, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilanına kadar uzanan geniş bir yayın yelpazesini kapsıyor. Üniversitenin yaşayan hafızası BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Prof. Dr. Mustafa Kara’nın üniversitenin ve Bursa’nın kültürel kimliğinde çok kritik bir pay sahibi olduğunu belirtti. Mustafa Kara’nın akademik kimliğinin ötesinde, şehre ve ülkeye değer katan bir "abi" figürü olduğunu ifade eden Yılmaz, hocanın sadece eserleriyle değil, bizzat yaparak ve yaşayarak yol gösterdiğini vurguladı. Sergilenen materyallerin, üniversitenin kültürel hafızasını diri tuttuğunu söyleyen Rektör Yılmaz, Mustafa Kara’nın fotoğrafçılıktan koleksiyonerliğe kadar uzanan sanat ve kültür merakının tüm akademiye örnek teşkil ettiğini dile getirdi. Kurum adına teşekkürlerini sunan Yılmaz, bu değerli arşivin öğrencilerle buluşmasının tarih bilinci açısından büyük bir kazanç olduğunu kaydetti. "Kendi müzeniz için bugün besmeleyi çekin" Serginin küratörlüğünü de üstlenen Prof. Dr. Mustafa Kara ise açılışta yaptığı konuşmada özellikle 1886 ile 1928 yılları arasındaki döneme odaklandıklarını belirtti. Arşivindeki binlerce eser arasından seçtiği 40 adet "birinci sayı" dergiyi öğrencilerle buluşturan Kara, bu seçkinin deryada bir katre olduğunu ifade etti. 1908 sonrası yaşanan yayın furyasının kültürel zenginliğini vurgulayan Kara, gençlere koleksiyonculuk ruhunu aşılamayı hedeflediğini dile getirdi. "30 yıl sonra açacağınız müzeniz için bugün besmeleyi çekin" diyen usta hoca, biriktirmenin bir "aşk" işi olduğunu ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemini anlattı. Ayrıca, koleksiyonculuğa adım atmak isteyen gençlere kendi kütüphanesinden onar adet dergi hediye etme sözü vererek onlara somut bir destek sundu. Prof. Dr. Mustafa Kara’nın sergisi 13 Nisan akşamına kadar ziyaretçilere açık olacak.

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor Haber

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor

Konuya ilişkin Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Mimar Sinan’ı vefatının 438. yılında saygıyla andıklarını belirterek, Sinan’ın eşsiz yapıtlarıyla dünya mimarlığına esin kaynağı olduğunu vurguladı. Sinan’ın görkemli yapılarının dönemin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını oluşturduğunu ifade eden Şimşek, “Mimar Sinan’ın görkemli anıt yapıları, başta İstanbul ve Edirne olmak üzere her bir kentin siluetini güçlendiren imgeleriyle döneminin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını ortaya koymaktadır. Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’dan yakın doğu coğrafyasına ulaşan farklı bölgelerinden getirilen yapı malzemeleri ile ayağa kaldırılan bu yapıtlar, aynı zamanda döneminin ekonomik ve yönetsel gücünü de ifade etmektedir” şeklinde konuştu. Yüksek sanatın şaheserleri “Koca Sinan’ın her bir mimarlık ürünü ayrı ayrı gezildiğinde, incelendiğinde bütün bu görkemin ve yüksek sanatın yanında hiç şaşmaz bir insan ölçeği de kendini duyumsatır” diyen Şimşek, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Bir büyük kubbenin yarım kubbe ve küçük kubbelerle zemine akışı, revak dizilerinin avlu ve yapı arasında açıktan kapalıya mekân geçişkenliğini sağlaması yalnızca görsel bir etki oluşturmaz, çok zengin bir mekân deneyimini de kullanıcısına sunar. Sinan mimarlığının belki de en önemli özelliği, her bir yapısının ‘o’ yere özgü tasarlanmış olması ve ‘biriciklik’ değeri taşımasıdır. Hiçbir yapıtı bir diğerinin kopyası değildir ve bulunduğu mahalleye de kente de bir imge değeri oluşturur. Bu özgün mimarlık aynı zamanda döneminde yaşanabilir, kimlikli ve nitelikli mekânları tanımlamıştır” diye konuştu. Sinan’ın eserleri Dünya Mirası Listesi’nde Mimar Sinan’ın mimarlılığının çağdaş dünya tarafından da takdirle karşılandığına işaret eden Şimşek, “Koca Sinan’ın eserleri ‘üstün evrensel değeri’nin ortaya konularak UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne taşınmaktadır. Süleymaniye ve Selimiye külliyeri ‘insanın yaratıcı dehasının başyapıtları’ tanımlamasıyla bu listede yer almaktadır” dedi. Cumhuriyet devrimi ile kurulan genç Türkiye’nin kültür varlıklarının korunmasının da bir gereklilik olarak görüldüğünü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 1931’de Konya’dan yazdığı telgrafında eski eserlerin bir an önce onarımını istemesinin, bu yaklaşımı ortaya koyduğunu dile getiren Şimşek, Mimar Ali Saim Ülgen’in yine Gazi’nin isteği ile tüm Türkiye’deki Mimar Sinan’ın yapılarını belgelemesinin, genç Cumhuriyet’in kendi kültüründen yoğrulan çağdaşlaşma çabasını gösterdiğine işaret etti. Kente değer katan mimarlık Mimar Sinan’ın yapıtlarının öznesinin insan ve sanat olduğunu değinen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, “Koca Sinan bizlere; özgün kültür geliştiren, kente değer katan bir mimarlığı öğretmektedir. Cumhuriyet’in kurucu ideası, kültürün modernite ile buluştuğu, geçmişiyle barışık, bilimi esas alan, çağdaş ve özgür yaşamı göstermektedir. Türkiye’nin yapı taşlarını oluşturan bütün bu büyük birikime karşın on yıllardır bilimi yok sayan rant odaklı politikalar nedeniyle plansız programsız büyütülen kentlerimizde, bir aidiyet duygusu oluşturmayan kimliksiz yapılarla donatılmış geniş yerleşim alanlarında toplum, yerel kültüre yabancılaşmış tek düze bir yaşam pratiğine zorlanmaktadır. Çok acı bir biçimde yaşadığımız 6 Şubat Kahramanmaraş ve 20 Şubat Hatay-Samandağ depremleri güneydoğu coğrafyamızı yerle bir ederken, ülkenin farklı yerlerinde yaşanan büyük yangınlar, seller, maden kazaları gibi her türlü doğal ya da insan kaynaklı afetler, yapılı ve doğal çevreyi yok etmekte, büyük can kayıplarına neden olmaktadır” dedi. “İmar politikalarında ‘mimarlık’ yok sayılıyor” Afetler sonrası plansız programsız yükselen yeni yapılaşmaların rantla sarmalanmış plansızlık zihniyetinin devam ettiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Şimşek, afetlerin bahane edilerek çıkartılan yeni yasal düzenlemelerde, mimarlık hizmetlerinin tanımlanmasında ‘mimar’ın ve ‘mimarlık’ın yok sayıldığı imar politikalarından şikayetçi oldu. Kentlerin insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirten Şimşek, “Mimarın ve mimarlığın yaratıcı süreç ve uygulama sırasında karşılaştığı yıpratıcı ve dönüştürücü ortamda; tüm zorlu koşullara karşın Mimar Sinan’ın mimarlığının öncüllerinden ardıllarına her bir kültür varlığımızın anlamının, değerinin bilincinde olarak; tarihi yerleşimlerimizden çağdaş yaşam alanlarımıza tüm Türkiye’de kentlerimizin özgün kimliğini sürdüren, sağlıklı ve güvenli yapılı çevrelere dönüşmesi; insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Mimar Sinan’ı kültürümüze ve uygarlık tarihine yapmış olduğu katkıları nedeniyle saygıyla anarken, O’nun insanı önceleyen mimarlığının izinde olarak, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi bilimi önceleyen, kamu yararını gözeten insan odaklı tutumunu kararlılıkla sürdürecektir” ifadelerinde bulundu. Mimar Sinan’ı anma etkinlikleri Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, Mimar Sinan’ı anmak ve onun mimarlık anlayışını farklı yönleriyle ele almak amacıyla ‘Mimar Sinan Haftası’ kapsamında bir dizi etkinlik planladıklarını vurgulayan Şimşek, bu kapsamda; küratörlüğünü Prof. Dr. Aygül Ağır’ın yaptığı ve Doç Dr. Nicola Parisi’nin tablo ve çizimlerinden oluşan “Sinan - Osmanlı Kubbeli Mekânında Tasarım ve Yapım” başlıklı sergi açılışı ve kokteyli, BBB Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç tarafından gerçekleştirilecek “Bursa’nın Kültürel Mirası” ile Prof. Dr. Oğuz Ceylan tarafından gerçekleştirilecek “Tarihi Çevrede Yapılaşma Olanakları” konulu söyleşiler ile BUÜ ve İTÜ mimarlık bölümleri iş birliğinde düzenlenen ve yürütücülüğü Dr. Saliha Tupal Yeke tarafından gerçekleştirilecek olan “Doç. Dr. Aras Neftçi ile İstanbul’ da Mimar Sinan’ ı Keşfediyoruz” teknik gezisi planlandıklarını, etkinliklere tüm meslektaşlarını ile ilgilileri davet ettiklerini de sözlerine ekledi. Mimar Sinan’ın Bursa’da eseri yok Mimar Sinan’ın eserleriyle dünya mimarlığına ilham kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Aytül Küçüközdemir Aydın ise Osmanlı’nın kuruluş dönemi eserlerinin bulunduğu Bursa’da Sinan’ın herhangi bir eserinin bulunduğuna yönelik bir bulguya ulaşılamadığını vurguladı. Ortadoğu Üniversitesi’nden (ODTÜ) bir heyetin yakın geçmişte bulundukları incelemeler neticesinde Bursa’daki Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bilgilerin bulunduğuyla ilgili açıklamaların tarihi gerçekliklerle bağdaşmadığına işaret eden Aydın, konuya ilişkin kendilerinin de araştırmalarda bulunduklarını ancak bugüne değin Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bir belgeye ulaşamadıklarını da sözlerine ekledi.

Dervişoğlu: Türkiye tarafsızlığını korumalı Haber

Dervişoğlu: Türkiye tarafsızlığını korumalı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bugün TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, iktidarın ekonomik krize yaklaşımını eleştirerek, Türkiye'nin geleceği için bir dizi önemli mesaj verdi. Dervişoğlu, iktidarın sürekli hata üstüne hata yaptığını ve milletin derdine çözüm bulamadığını belirtti. Ekonomik krizle ilgili olarak, iktidarın bu krize garip bir şekilde yaklaştığını ifade etti. “ÇELİK KUBBE CUMHURİYETİMİZDİR” Cumhuriyet’in Türk milletinin en büyük güvencesi olduğunu belirten Dervişoğlu, "Bizim çelik kubbemiz öncelikle Cumhuriyetimizdir. Cumhuriyet'i sahipsiz kılmak kimseye bir şey getirmez. Türk milleti yalnız değildir. Biz varız" dedi. Dervişoğlu, İYİ Parti olarak Cumhuriyet’in ve milletin savunulmasında kararlı olduklarını vurguladı. Grup toplantısında geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamayı anımsatan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İran’daki gelişmelere dikkat çekti. İran’ın iç savaşa sürüklendiğini ve bölgedeki PKK’lıların silahlanmaya başladığını söyleyen Dervişoğlu, “İran savaşında bir dönüm noktasına geldik. Trump yeni yönetim ile anlaşabileceğini söylüyor. Olmazsa İran'ın enerji altyapısını vurmakla tehdit ediyor” diyerek bölgedeki bu gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği için de büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi. İran’daki gerginliklerin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin tarafsızlığını koruması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, "Yaşanan krizin dünya ekonomisine yükü her geçen gün artıyor. Taraflar geri adım atmazsa İran rejiminin ayakta kalmak için her adımı atacağı bir döneme giriyoruz. Türkiye tarafsızlığını korumak zorundadır" dedi. Dervişoğlu, Türkiye'nin dış politikasındaki bu hassasiyeti koruması gerektiğini kaydetti. İMRALI SÜRECİ VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Son dönemde gündemde olan İmralı süreci ve anayasal değişikliklerle ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, "İmralı süreci derhal sona erdirilmelidir. Bu yolda şuursuzca önerilen anayasal değişiklikler rafa kaldırılmalıdır. Zaman şımarıkça hareket etme zamanı değil" diyerek, Türkiye’nin bu dönemde dikkatli adımlar atması gerektiğini ifade etti. CHP’NİN "ARA SEÇİM" ÇAĞRISINA YANIT Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "ara seçim" çağrısına da yanıt veren İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, "Anayasal bir tanımlama aslında. Sadece belediye başkanlıkları değil, boşalan milletvekillikleri de var. ‘Bunu yüzde 15’e tamamlayalım’ falan... Bir beklenti olabilir ama doğruluğu tartışma konusudur" dedi. Türkiye'nin seçim atmosferine ihtiyacı olduğunu belirten Dervişoğlu, "Türkiye'nin bir seçime ihtiyacı var. Bu seçim ortamının ortak bir akılla inşa edilmesi lazım" diye konuştu. Dervişoğlu, Türkiye'nin gerginlikten ve kutuplaşmadan kurtulması gerektiğini savunarak, ekonomik gidişata da dikkati çekerek, mutfaktan örnekler verdi. Hanelerdeki mutfak yangının aslında bir geçim krizi olduğunu söyleyen Dervişoğlu,"Türkiye artık bu hükümeti ve bu hükümetin dayattığı sistemi kaldıracak durumda değildir. Türkiye’nin, ortak bir akılla oluşturulmuş bir seçim ortamına ve güçlü bir liderliğe ihtiyacı var" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.