Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Cumhurbaşkanı Erdoğan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Cumhurbaşkanı Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren aktör olduğunu göstermiştir" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren aktör olduğunu göstermiştir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin tamamlanmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra ettiğimiz Zirve’ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100’e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir. Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir. Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde 2 bin 500 basın mensubunun çalıştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; bin 800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur. Zirve’yi rekor bir katılımla 2 bin 500’ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Ankara’mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve’nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakârca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum. NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte’ye hassaten teşekkür ediyorum." "Bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur" NATO 3.0 vizyonundan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel güvenlik mimarisinin büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, bölgesel krizler ve yeni teknolojilerle yeniden şekillendiği bir dönemde icra edilen bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur. NATO 3.0 vizyonu, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve İttifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan Zirve’de ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arası iş birliği imkânları ele alınmıştır" ifadelerini kullandı. Zirve marjında gerçekleştirdiği ikili görüşmelere ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Bu temaslarda ikili ilişkiler, AB ile münasebetler, savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Balkan Barış Platformu, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar başlıkları başta olmak üzere birçok kritik konu ele alınmıştır. Zirve marjında ayrıca Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalanmış, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri de başlatılmıştır" dedi. "Trump ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum" ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle Zirve vesilesiyle ülkemize resmi ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, milli muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum. Zirve’de aldığımız kararlarla NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirme, transatlantik bağı tahkim etme ve İttifakın geleceğini daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO anlayışı temelinde inşa etme irademizi bir kez daha ortaya koyduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir" Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığının teyit edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zeka, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve’nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askeri kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir. Savunma harcamalarımızı 2030’dan önce yüzde 3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk" dedi. "Müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" Türkiye’nin zirve kapsamında NATO’nun güvenlik gündemine yön verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise hâlihazırda yüzde 1,5’lik bütçe payına ulaşmış durumdayız. Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik. Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir. İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir. Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Savunma hedeflerine 5 yıl erken ulaşacağız'' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Savunma hedeflerine 5 yıl erken ulaşacağız''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki zirve öncesinde NATO'nun gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO 3.0'ın hayata geçirilebilmesi için Avrupa Birliği'nde uygulanan bazı kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyledi. 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3.5'e yükseltmek için tedbir aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında ise şimdiden yüzde 1.5 oranına ulaştıklarını açıkladı. "Yüzde 5 hedefine Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz" Savunma harcamalarına ilişkin Erdoğan, "Lahey Zirvesi'nde aldığımız kararlar temelinde Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumdayız. Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1.5 bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki hamlededir. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihin öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine ‘Çelik Kubbe' projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova'da, Karadeniz'de, Baltıklar ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA'ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi NATO'ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır" NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşılması için iki hususa özellikle dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birincisi, savunma sanayii başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma sanayi formunda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken, ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO'yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği transatlantik savunma sanayii altyapısına hizmet etmediği de açıktır" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız" Ukrayna savaşında ABD Başkanı Trump'ın barış vizyonunu paylaştığını ve Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesileyle Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için Amerika ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Konuşmamızı artırmamızın şart olduğuna inandığım İstanbul İşbirliği Girişimi mensubu ortaklarımızın bugün bizlerle olmalarını önemsiyorum. Orta Doğu'da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum. Özellikle Gazze ve Lübnan'da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum" dedi.

AK Parti’ye üç belediye başkanı daha katıldı Haber

AK Parti’ye üç belediye başkanı daha katıldı

Toplantıda partililere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye yönelik ilginin her geçen gün arttığını belirterek, “Eser, hizmet ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Parti’mize yönelik teveccüh her seviyede katlanarak artıyor” dedi. Huzur, kardeşlik ve dayanışma anlayışıyla hizmet etmek isteyenlerin AK Parti çatısı altında siyaset yapmayı tercih ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde partiye yeni katılımların sürdüğünü vurguladı. “Pazartesi günü bir ilçe belediye başkanımızı, dün ise bir milletvekilimizi daha saflarımıza dâhil ettik. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza bastık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesine katılan isimlere “hoş geldiniz” mesajı verdi. Yeni katılımların millete ve memlekete hizmet yolunda önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirten Erdoğan, “Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda AK Parti’nin kapılarının ülkesine ve milletine hizmet etmek isteyen herkese açık olduğunu belirterek, ilkelerini benimseyen ve yapıcı bir siyaset anlayışıyla hareket eden isimleri bünyelerine katmaya devam edeceklerini söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Edirne Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan'a rozetleri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert sözler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert sözler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium’da gerçekleştirilen AK Parti Ankara Teşkilat Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, bu sene AK Parti’nin 25’inci yılını idrak ettiklerini ve ağustos ayında 25’inci yılı büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını belirterek, "Ankara; bu partinin milletin gönlüne düşmesinden iktidara gelişine kadar her aşamasına bizzat şahitlik etmiştir. AK Parti’yi biz Ankara’da kurduk, Ankaralı kardeşlerimizin hayır dualarıyla büyüttük. Partimizi kurarken hemen hiç kimse ülkemizin bu kadar kısa sürede büyük mesafeler alacağını düşünmüyordu. Türkiye’nin eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda bu kadar kısa sürede büyük hamleler yapabileceğine ihtimal vermiyordu. Ankara’nın lokomotifliğini üstlendiği savunma sanayiinde ülkemizin başarı hikâyesi yazabileceğine çok az kimse inanıyordu. İhracatımızı 36 milyar dolardan 275 milyar dolar seviyesine, turizm gelirimizi 12,4 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine, savunma ihracatımızı 248 milyon dolardan 11 milyar dolar seviyesine, milli gelirimizi 236 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara çıkaracağız desek hayal tacirliği yapmakla itham edilirdik. ‘Türkiye’yi önce bölgesel bir güç, sonra da küresel siyasetin oyun kurucusu yapacağız’ söylesek hayalperest olmakla suçlanırdık" dedi. "Cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı tarihe şanla, şerefle nakşettirdik" Başkan Erdoğan, 25 sene önce tahayyül dahi edilemeyen büyük bir kalkınma hamlesine imza attıklarını dile getirerek, hayalleri hedeflere, hedefleri de tek tek gerçeklere dönüştüklerinin altını çizdi. Bir yandan Türkiye’deki hizmet standartlarını yükseltirken diğer yandan vatandaşların beklentilerini de çok daha ileri seviyelere taşıdıklarını vurgulayan Erdoğan, "Böylece 103 yıllık cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı hem milletimizin kalbine hem de tarihe şanla, şerefle nakşettirdik" dedi. "Çağrımız üzerine meydanlara koşup çıplak elleriyle darbeyi engelleyen kardeşlerimizin destanını unutmadık" "Ankara, bizim bu kutlu mücadelemize her zaman güçlü şekilde omuz veren şehirlerimizden biri olmuştur" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Ankara’nın yoldaşlığını çok ama çok önemsiyoruz. Ankara’nın muhabbetine, vefasına, bize mücadele arkadaşlığı yapmasına çok büyük önem veriyoruz. Çünkü Ankara sıradan bir başkent değildir; şahsiyet sahibi bir şehirdir. Ankara, İstiklal Harbi’ni yürüten, milli direnişi zafere erdiren bir şehirdir. Ankara; sınırları Türkistan’dan Avrupa’nın içlerine uzanan muazzam bir coğrafyanın manevi başkentlerinden biridir. Ankara, bu topraklar üzerinde hesabı olanların planlarını, tuzaklarını, oyunlarını boşa çıkaran büyük bir milletin gözbebeğidir. Dedeleri Feth-i Mübin’e koşan, İstiklal Harbi’nde vatanını savunan Ankaralılar, 15 Temmuz gecesi de milletimizin istikbaline sahip çıkmıştır. Kızılay’da, Külliye’de, Meclis’te, İl Emniyet Müdürlüğü’nde, Gölbaşı’nda, Kahramankazan’da ve daha nice yerde o gece yaşananları unutmadık. Göğsünü kurşunlara siper eden Ankaralı yiğitlerin direnişini unutmadık. Bir yıllık hasadını ülkesi için bir gecede ateşe veren Ankaralı çiftçilerimizin fedakârlığını unutmadık. Çağrımız üzerine meydanlara koşup çıplak elleriyle darbeyi engelleyen kardeşlerimizin destanını unutmadık. Ankara’nın bu yönü değişmez; Ankaralıların bu cesareti, bu dirayeti, bu kahramanlığı milletimizin hafızasından asla silinmez ve silinmeyecektir." "Siyasi rakiplerimiz koltuk kavgası verirken biz Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz" Ankara’ya hizmet etmeyi, bu şehri eser ve hizmet siyasetiyle nakış nakış dokumayı şeref saydıklarını bildiren Erdoğan, "Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken, biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz. Biliyorsunuz Ankara’mız bu sene önemli zirvelere ev sahipliği yapacak. 7-8 Temmuz’da NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı’nı Ankara’da düzenleyeceğiz. Aralarında Amerikan Başkanı Sayın Trump’ın da olduğu çok sayıda lideri başkentimizde zirve vesilesiyle misafir edeceğiz. Sonbaharda aile meclisimiz olan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi yine Ankara’da gerçekleşecek. Türk dünyasının kalbi inşallah Ankara’da atacak. İnşallah bu sene Ankara’nın uluslararası görünürlüğü hiç olmadığı kadar artacak, başkentimiz küresel diplomasinin merkezi olarak adından söz ettirecek. Bununla ilgili hazırlıklarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu. "Ankara’ya yeni eserler kazandırmaya devam edeceğiz" Ankara Havalimanı’nın açılmasıyla Ankara’ya bir eser daha kazandırmanın gururunu yaşadıklarını hatırlatan Erdoğan, "1933 yılında Gazi Mustafa Kemal’in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askeri havacılığın üssü olan Ankara Havalimanı’nı tekrar ihya ettik. İlk etapta NATO zirvesi için kullanacağımız, ardından tüm resmi heyet ziyaretlerinde devletimize hizmet edecek havalimanımız; Esenboğa’nın hem hava yolu hem de kara yolu trafiğini rahatlatacak. Ankara Havalimanı; genişletilmiş pisti, yeni apronları ve modernize edilmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara resmi uçuşlarda kolaylık sağlayacak. Bir kez daha şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Ankara’ya yeni eserler kazandırmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu. "Siyaseti vizyonla ve projeyle yapamayanlar, bahane üretmede sergiledikleri mahareti sorunlara çözüm üretmekte gösteremediler" AK Parti olarak siyaset anlayışlarının eser ve hizmet üzerine bina edildiğini söyleyen Erdoğan, "Bu anlayışla Ankara’ya toplam 4 trilyon 280 milyar liralık yatırım yaptık. Detaylandırırsak; adalette 14 milyar lira, inşası devam edenlerle birlikte 36 milyar lira, eğitimde 236 milyar lira, gençlik ve sporda 51 milyar lira, sosyal yardımlarda 245 milyar lira, sağlıkta; yapılan, ihale ve proje aşamasında olanlar dahil 228 milyar lira, çevre ve şehircilikte 904 milyar lira değerinde eser kazandırdık. Ulaştırmada 1 trilyon lira, tarım ve ormanda 291 milyar lira, sanayi ve teknolojide; yatırım ve destekler olmak üzere toplam 217 milyar lira, enerjide 613 milyar lira, kültür ve turizmde 30 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle birlikte 130 milyar lirayı bulan hizmet ve projelerle Ankara’nın yanında olduk. Bahane aramadık, mazeretlere sığınmadık, saçma sapan argümanlar bulmaya çalışmadık. Özellikle bizden hizmet bekleyen, bizden trafik çilesine çözüm bulmamızı bekleyen insanlarımızın karşısına ‘ne kadar fazla yol yaparsak trafik o kadar çok sıkışır’ gibi absürt tezlerle çıkmadık. Fakat siyaseti vizyonla ve projeyle yapamayanlar, bahane üretmede sergiledikleri mahareti sorunlara çözüm üretmekte gösteremediler. Biliyorsunuz, elinde çekiç olan her şeyi çivi olarak görürmüş. Bunların da mazeretten, hamasetten başka cümleleri yok. Çünkü millete sunabilecekleri bir planları, projeleri yok. İşte nelerle uğraştıklarını hepimiz takip ediyoruz; kavgasız, gürültüsüz günleri geçmiyor. Sadece kendilerine değil, siyaset kurumuna da zarar veriyorlar" ifadelerine yer verdi. "Muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik" İktidarları döneminde ülkenin pek çok sorununu çözdüklerini lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemediklerini belirten Erdoğan, "Rahata alışmış muhalefet aktörlerine çalışmayı, proje geliştirmeyi, hizmet etmeyi maalesef öğretemedik. Dış politika gibi, savunma gibi, vesayete ve teröre karşı mücadele gibi konularda yerli ve milli duruş sergilemeyi öğretemedik" dedi. "Siyaset kurumunun, koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hali gördükçe ülkemiz adına üzülüyoruz" Türkiye’nin muhalefet açığının kapanmak yerine giderek daha fazla büyüdüğünü kaydeden Erdoğan, "Siyaset kurumunun, koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hâli gördükçe inanın ülkemiz adına biz üzülüyoruz. Rakibimiz de olsa, muhalefet de olsa Türkiye’nin ikinci büyük partisinin kavgayla, gerilimle anılmasını biz doğru bulmuyoruz. Biz karşımızda iç karışıklıkla malul bir muhalefet değil; hizmette, vizyonda, eserde, fikirde yarışacağımız bir muhalefet görmek istiyoruz. Kalitemize ve kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "Mücadelemiz kartopu misali günden günde büyüyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir ayrım yapmadan 86 milyonun tamamı için çalıştıklarını, emeklerinin karşılığını gördükçe mücadeleye daha bir şevkle sarıldıklarını aktararak, sözlerine şöyle devam etti: "Görüyoruz ki bu mücadelemiz kartopu misali günden güne büyümekte, yeni üyelerimizin heyecanıyla güç kazanmaktadır. Ankara il teşkilatımız, 1 milyon 53 bine ulaşan üye sayısıyla üye kayıt ve teşkilatlanma çalışmalarında örnek bir başarı ortaya koymaktadır. Geçen sene yaptığı 162 bin yeni üye kaydıyla Ankara, üst üste 6 kez Türkiye birincisi olmuştur. Teşkilat mensuplarımızın partimizin faaliyetlerine katılımını teşvik eden ‘AK Elçiler Projesi’nden çeşitli sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok çalışmayı başarıyla yürüten Ankara İl Teşkilatımızı canı gönülden tebrik ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden ve AK Parti’ye katılan Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’a rozetini taktı.

Başkent NATO Zirvesi'ne hazırlanıyor Haber

Başkent NATO Zirvesi'ne hazırlanıyor

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO’ya üye ülkelerin meclis başkanları ve delegasyonları İstanbul’da bir araya gelecek. İstanbul’daki Zirve’ye 32 müttefik ülkenin meclis başkanları ve delegasyon başkanlarının yanı sıra NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Başkanı Marcos Perestrello, NATO PA Başkanlık Divanı üyeleri ve diğer üst düzey temsilcilerin katılması bekleniyor. NATO PA tarafından 2024'ten itibaren ev sahibi ülkelerle iş birliği içinde düzenlenmeye başlanan Zirve, NATO Liderler Zirvesi öncesinde parlamenter düzeyde istişare ve görüş alışverişine imkan sağlayan önemli bir platform niteliği taşıyor. Toplantının, müttefik ülkeler arasında parlamenter eşgüdüm ve diyaloğun güçlendirilmesine katkı sunması amaçlanıyor. İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi, ABD ve Belçika’da düzenlenen zirvelerin ardından üçüncü olma özelliği taşıyor. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre NATO Meclis Başkanları Zirvesi Toplantısı 29 Haziran Pazartesi günü Dolmabahçe Sarayı’nda yapılacak. Toplantıda, meclis başkanları ve delegasyon başkanları konuşma yapacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Zirve kapsamında verilen resmi öğle yemeğinde katılımcılarla bir araya gelmesi ve hitapta bulunması beklenirken, program kapsamında aynı gün öğleden sonra katılımcılar için Baykar Milli Teknoloji Merkezi’ne saha ziyareti gerçekleştirilecek. Ziyarette ayrıca şirketin faaliyetleri, savunma teknolojileri alanındaki çalışmaları ve yenilikçi projeleri hakkında bilgi verilmesi planlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın 164’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay’ın 164’üncü seneyi devriyesinin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. "Sayıştay, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir" Sayıştay’ın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han’ın iradesiyle ve Divan-ı Muhasebat adıyla kurulmuş olursa olsun köklerinin çok daha eskilere dayandığını dile getiren Erdoğan, "Divan-ı Muhasebat’ın temelleri Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere, geçmişte kurduğumuz devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İşraf kurumuna dayanıyor. Neredeyse bin 200 yıllık köklü bir birikimden, hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ediyoruz. Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştay’ımızı tebrik ediyor mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum" dedi. "Kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devletin sebebi vücudu, yani varlık gayesi evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri, insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. "15 Temmuz darbe girişiminin faturası 350 milyar dolardan fazla, gezi olaylarının maliyeti 1,5 milyar dolardır" Türkiye’nin geçmişte, savrukluk, özensizlik ve popülizm sıkıntısını çok çeken bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66’ncı yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm anti-demokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye’yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ’nün elebaşılığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖvari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun; milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır" açıklamasında bulundu. "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli iradenin savunulmasını namus borcu olarak gördükleri gibi kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine ve ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummadıklarının altını çizerek, "Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın, hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı hepimiz sorumluyuz" dedi. "Sayıştayımızın veriye dayalı bir yaklaşımla nice yıllar hizmet sunacağına inanıyorum" Sayıştay’dan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkmak ve rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmak olduğunu belirten Erdoğan, "Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayımızın, idarenin takdirini de gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkanına sahip Sayıştayımızın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum" diye konuştu. "Ekonominin büyümesi kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir" Modern kamu yönetiminin vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu, şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetleri de o kadar verimli olur. Ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesi, kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir. Sayıştay burada da kritik rol oynamaktadır. Son 23 yılda attığımız adımlarla Sayıştay’ın kapsam alanını daha da genişlettik. Özellikle 2010’da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık. Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu" ifadelerine yer verdi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Sayıştay; dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul’da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği’nden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin, Türk dünyasıyla ilişkilerimize farklı bir boyut kazandıracağına inanıyorum. İnşallah sonbaharda ülkemizin ev sahipliğinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.