Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Cop31

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Cop31 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cop31 haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ’de iklim değişikliği gündemi ele alındı Haber

BTÜ’de iklim değişikliği gündemi ele alındı

BTÜ Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Üçlü COP Yılı Çerçevesinde İklim, Rio Sinerjisi ve Çölleşmeyle Mücadele Faaliyetleri" başlıklı konuşmasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel MüdürüProf. Dr. Kasım Yenigün, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin ve toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesinin önemini vurguladı. İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yenigün; orman yangınları, kuraklık, toz taşınımı, sel ve heyelan gibi afetlerin giderek daha fazla gündeme geldiğine dikkat çekti. İklim değişikliğinin tarımsal üretimden su kaynaklarına, enerji üretiminden ulaşıma ve insan sağlığına kadar pek çok alanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Yenigün, değişen şartlara uyum sağlamak ve riskleri azaltmak için bütüncül politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Üretim ve tüketim süreçleri birlikte ele alınmalı Karbon salımının azaltılmasının yanı sıra ormanların, tarım alanlarının ve meraların korunmasının da iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yenigün, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının ve karbon yutak alanlarının artırılmasının önemine işaret etti. Bireysel tüketim alışkanlıklarının da doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabildiğini belirten Yenigün, sürdürülebilir bir gelecek için üretim ve tüketim süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi. COP31, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki rolünü güçlendirecek Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi ve küresel iklim politikalarına katkı sunulması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yenigün, toplantının yalnızca ülkeler arasında kararların alındığı bir platform olmadığını; kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çözümler geliştirmesi için de önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. COP31’de önemli temalar Prof. Dr. Yenigün, COP31 kapsamında öne çıkan sıfır atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim gibi tematik alanlara dikkat çekti. İklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel bilgi, teknolojik yenilik ve uygulamaya dönük projelerin önemini vurgulayan Yenigün, üniversitelerin bu süreçte aktif rol üstlenebileceğini belirtti. Üniversite-kamu iş birliğine vurgu Üniversitelerin araştırma ve geliştirme kapasitesinin sahadaki çevre sorunlarının çözümüne katkı sunabileceğini ifade eden Prof. Dr. Yenigün, akademisyenleri ve öğrencileri iklim değişikliği, sürdürülebilir arazi yönetimi, afet risklerinin azaltılması ve doğal kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarda yer almaya davet etti. Prof. Dr. Kasım Yenigün, kamu kurumları ile üniversiteler arasında geliştirilecek ortak projelerin, bilimsel bilginin uygulamaya aktarılmasını ve iklim değişikliğiyle mücadelede somut sonuçlar elde edilmesini destekleyeceğini kaydetti.

BUÜ’de COP31 zirvesi öncesi, iklim ve gençlik paneli düzenlendi Haber

BUÜ’de COP31 zirvesi öncesi, iklim ve gençlik paneli düzenlendi

Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliğe; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz,Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bursa İl Müdürü Hayrettin Eldemir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, BUÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Doç. Dr. Yasemin Kaya’nın yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. "İklim krizi tüm disiplinleri kesen ortak bir sorundur" Programın açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin sürdürülebilirlik vizyonuna ve küresel iklim sıralamalarındaki yerine dikkat çekti. Uluslararası GreenMetric sıralamasındaki yükselişin akademiden toplumsal katkıya uzanan geniş bir yelpazedeki emeğin sonucu olduğunu belirten Yılmaz, iklim krizinin yalnızca fen ve çevre bilimlerini değil, sosyal bilimlerden tıp ve mühendisliğe kadar tüm disiplinleri ilgilendiren ortak bir mesele olduğunu vurguladı. Türkiye'nin COP31 sürecine üniversite olarak hazırladıkları projeler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü bünyesindeki akademik çalışmalarla tam destek verdiklerini ifade eden Yılmaz, yeni eğitim-öğretim döneminin ilk gününde böylesine anlamlı bir seferberliğe ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını dile getirdi. Uzmanlardan kampüs, kent ve eğitim odaklı sunumlar Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen panel oturumunda üç uzman isim sunumlarını katılımcılarla paylaştı. UKX Kurumsal İletişim ve Marka Direktörü Ece Demirkol "COP31 Gönüllülük Programı: Kampüsten İklim Eylemine" başlıklı sunumunda gençlerin küresel iklim hareketindeki rolüne ve gönüllülük fırsatlarına değinirken, BUÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Doç. Dr. Yasemin Kaya "Eğitim ve Gençlik Katılımı" başlıklı sunumunda yeşil dönüşümün iş gücü piyasalarına etkisini, geleceğin yeşil becerilerini ve akademideki kariyer fırsatlarını değerlendirdi. İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Sıddık Cindoruk ise "İklim Değişikliği Karşısında Dirençli Kentler" konusunu ele alarak kentsel riskler, altyapı çözümleri ve sünger kent uygulamalarını aktardı. Program, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bakan Bayraktar: "Türkiye ile Almanya arasındaki ikili ticaret hacmi 50 milyar doları aştı" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye ile Almanya arasındaki ikili ticaret hacmi 50 milyar doları aştı"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye-Kuzey Ren Vestfalya İş Forumu’na katıldı. Bakan Bayraktar, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkiler, küresel enerji krizleri ve iki ülkenin enerji alanındaki stratejik iş birliği imkanlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Almanya’nın Avrupa’daki başlıca ticaret ortağı olmaya devam ettiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin bu ilişkilerin merkezinde yer aldığını ifade etti. "Kuzey Ren-Vestfalya ile ticaret hacmimiz 11 milyar euronun üzerine çıktı" Almanya ile yürütülen ticari ilişkilere değinen Bakan Bayraktar, "Sadece Kuzey Ren-Vestfalya ile olan ikili ticaret hacmimiz 11 milyar euronun üzerine çıktı. Bugün bin 300’den fazla Türk şirketi Kuzey Ren-Vestfalya’da faaliyet göstermekte ve ticaret, yatırım ile istihdama önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler büyümeye devam ediyor" dedi. "Enerji krizleri, kaynak çeşitliliğinin önemini ortaya koydu" Küresel konjonktürün getirdiği zorluklara dikkat çeken Bayraktar, "Son dönemdeki jeopolitik krizler, piyasalardaki süregelen dalgalanmalar ve geleneksel ticaret yolları boyunca artan kırılganlıklar temel bir gerçeği ortaya koymuştur: Enerji güvenliği ve kaynak çeşitliliği, endüstriyel rekabet gücü için vazgeçilmezdir. Bunu son dönemde Avrupa’da yaşanan enerji krizi sırasında açıkça gördük. Enerji maliyetlerindeki ani artış, keskin enflasyonist baskılara yol açtı ve enerji yoğun imalat sektörünü zor durumda bıraktı" şeklinde konuştu. "Nihai vizyonumuz tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir Türkiye" Enerjinin güvenli, sürdürülebilir ve uygun maliyetlerle sunulmasının tüm hükümetler için en kritik öncelik haline geldiğini kaydeden Bayraktar, Türkiye'nin ulusal enerji politikasının üç temel direk üzerine inşa edildiğini belirtti: "Birincisi enerji arzının güvence altına alınması, ikincisi enerji ithalatına bağımlılığın ortadan kaldırılması ve üçüncüsü ise 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlemeye devam etmek. Nihai vizyonumuz basit ama güçlüdür: Tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir Türkiye" ifadelerini kullandı. "Yenilenebilir enerji kurulu gücümüz yüzde 63’ü aştı" Türkiye'nin elektrik tüketiminde Avrupa'da Almanya ve Fransa'nın ardından üçüncü sırada yer aldığını belirten Bakan Bayraktar, "Bu muazzam ve artan talebe rağmen, yenilenebilir enerji şu anda 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yüzde 63’ünden fazlasını oluşturmaktadır. Daha net bir tablo sunmak gerekirse, yalnızca 2025 yılında, rüzgar ve güneş enerjisinden üretilen elektrik, tüm endüstriyel tüketimimizin yaklaşık yüzde 75’ini karşılamaya yetmiştir" şeklinde konuştu. "Yeni nesil ortak projeleri hayata geçirebiliriz" Türkiye'nin TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hatları gibi projelerle enerji arzını güvence altına alma konusunda kanıtlanmış bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Bu stratejik enerji koridorları sadece iç talebimizi karşılamakla kalmıyor; yeni güzergahlar ve kaynaklar açarak Avrupa’nın arz güvenliğini de aktif olarak güçlendiriyor. Bu derin deneyime dayanarak ve Alman ortaklarımızla birlikte; doğal gaz ve yeşil hidrojenden modern elektrik şebekelerine ve kritik malzemelere kadar uzanan yeni nesil ortak projeleri hayata geçirebiliriz" dedi. "Almanya’nın finansal gücü belirleyici rol oynayabilir" Temiz enerji geçişinde küresel düzeyde devasa bir finansman açığı olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, uluslararası kurumların ve yatırımcıların cesur adımlar atması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "İşte bu noktada Almanya’nın finansal gücü, sermaye desteği ve ortak girişimlerde risk paylaşımı belirleyici bir rol oynayabilir. Türkiye’nin proje yürütme kapasitesini Almanya’nın finansal imkanlarıyla birleştirerek, iddialı geçiş hedeflerini finansman sağlanabilir, somut varlıklara dönüştürebiliriz." "COP31’de uzun vadeli iddialı hedeflerimizi açıklayacağız" Türkiye'nin iklim ve enerji vizyonuna da değinen Bayraktar, "Geleceğe bakarken hedeflerimizi daha da yükseltiyoruz. Türkiye’nin bu yılın ilerleyen aylarında Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapmasıyla birlikte, küresel topluma yenilenebilir enerji, şebeke yatırımı ve iklim konusunda daha da iddialı uzun vadeli hedeflerimizi açıklayacağız. Bugün enerji, lojistik ve inovasyon alanlarında imzalanan ticari anlaşmalar, sahada yatırım ve işbirliği yapma isteğinin şimdiden güçlü olduğunu göstermektedir" diye konuştu.

Bursa’da enerji verimliliği ve sıfır atık masaya yatırıldı Haber

Bursa’da enerji verimliliği ve sıfır atık masaya yatırıldı

Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği (TRKTYD), Bursa’da “Binalarda Enerji Verimliliği ve Sıfır Atık Forumu” düzenledi. “Temiz Çevre, Temiz Toplum” mottosuyla gerçekleştirilen organizasyonda, binalarda enerji tasarrufundan atıkların doğru ayrıştırılmasına, yenilenebilir enerji sistemlerinden sürdürülebilir tesis yönetimine kadar birçok konu ele alındı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen foruma; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Bakır, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, TRKTYD Genel Başkanı Suat Sandalcı, TRKTYD Genel Başkan Vekili ve Kadın Kolları Başkanı Mine Akaltun’un yanı sıra sektör temsilcileri, akademisyenler, iş insanları ve uzmanlar katıldı. Forumda özellikle toplu yaşam alanlarında enerji tüketiminin azaltılması, sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve tesis yönetimlerinin sürdürülebilirlik sürecindeki rolü üzerinde duruldu. “ARTIK BİNLERCE HANENİN BULUNDUĞU YAŞAM ALANLARINI YÖNETİYORUZ” Programın açılışında konuşan TRKTYD Genel Başkan Vekili ve Kadın Kolları Başkanı Mine Akaltun, tesis yönetimi sektörünün geldiği noktaya dikkat çekti. Sektörün artık yalnızca apartmanların yönetiminden ibaret olmadığını vurgulayan Akaltun, binlerce hanenin bulunduğu büyük yaşam alanlarının yönetildiğini belirterek, bu alanlarda atık kontrolü ve enerji verimliliği konusunda toplumun da bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Akaltun, forum kapsamında sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzmanların deneyimlerini paylaşacağını belirterek, binalarda enerji kullanımından atıkların ayrıştırılmasına ve geri dönüşüme kadar pek çok konuda katılımcılara bilgi verileceğini söyledi. ENERJİ TASARRUFUNUN EKONOMİK BOYUTUNA DİKKAT ÇEKTİ Binalardaki enerji tüketiminin önemli boyutlara ulaştığını dile getiren Akaltun; hidrofor, jeneratör, asansör ve ortak kullanım alanlarındaki sistemlerde yapılacak iyileştirmelerin ciddi tasarruf sağlayabileceğine işaret etti. Güneş enerjisi sistemleri ve LED aydınlatmalar başta olmak üzere enerji verimliliğini artıracak uygulamaların yaygınlaştırılmasının hem vatandaşların bütçesine hem de ülke ekonomisine katkı sunacağını kaydeden Akaltun, geri dönüşüm konusunda da atıkların doğru şekilde ayrıştırılmasının önemini vurguladı. BAKIR: “COP31 SÜRECİ BİZİ HAZIRLIKLI HALE GETİRİYOR” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Bakır ise forumda ele alınan konuların COP31 hazırlıkları açısından da önem taşıdığını söyledi. Bakanlığın COP31 sürecindeki çalışmalarına değinen Bakır, enerji verimliliği ve çevre odaklı bu tür organizasyonların hazırlık sürecine katkı sağladığını belirterek, forumdan elde edilen bilgi ve deneyimlerin yürütülen çalışmalara da yansıtıldığını ifade etti. SANDALCI: “TESİS YÖNETİM SEKTÖRÜNE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR” TRKTYD Genel Başkanı Suat Sandalcı da konuşmasında COP31 gündemine dikkat çekti. Antalya’da gerçekleştirilecek konferansta binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili yapılar, karbon salımının azaltılması ve sıfır atık uygulamalarının önemli başlıklar arasında bulunacağını belirten Sandalcı, tesis yönetimi sektörünün bu süreçte önemli bir sorumluluk üstleneceğini söyledi. Tesis yönetiminin yalnızca mevcut bina ve toplu yaşam alanlarının işletilmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Sandalcı, geleceğin yaşam alanlarının oluşturulmasında da sektörün önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Sandalcı, “Temiz Çevre, Temiz Toplum” anlayışıyla düzenledikleri forumda ortaya çıkan görüşlerin önemine işaret ederek, COP31 kapsamında alınacak kararların sahada uygulanması noktasında site, bina ve tesis yöneticilerinin aktif rol üstlenmesini beklediklerini kaydetti. UZMAN İSİMLER DÖRT PANELDE BULUŞTU Açılış konuşmalarının ardından forum, farklı başlıklarda düzenlenen panellerle devam etti. TRKTYD Başkan Vekili Doğukan Keskin’in moderatörlüğündeki ilk bölümde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Bakır ile Uludağ Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Eğitmeni Muzaffer Ulaşdı görüşlerini paylaştı. TRKTYD Genel Başkan Vekili Mine Akaltun’un moderatörlüğündeki bölümde ise Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Simav Meslek Yüksekokulu’ndan Dr. Öğr. Üyesi Kudret Armağan katılımcılara bilgi verdi. Doğukan Keskin’in moderatörlüğünü üstlendiği ikinci panelde TRKTYD Genel Başkanı Suat Sandalcı, Genel Başkan Vekili Hayati Ceyhun Yıldızdoğan ile Genel Başkan Yardımcıları Volkan Yeşilyurt, Abdullah Özar ve Kadir Tutun; enerji verimliliği ve sıfır atık uygulamalarını tesis yönetimi perspektifinden değerlendirdi. TRKTYD Genel Sekreteri Kübra Ulaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen üçüncü panelde Tesis Yöneticileri ve Tedarikçileri Federasyonu Başkanı Süleyman Görenekli, TRKTYD Genel Başkan Vekili Meryem Er ile yönetim kurulu üyeleri Ogan Tozkaldıran, Ali Fuat Sabancı ve Murat Azman yer aldı. Forumun son panelinin moderatörlüğünü ise Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ziya Söğüt yaptı. Makine Yüksek Mühendisi Sefa Orakçı, Emre Özmen, Oğuz Toraman ve Hamit Mutlu; enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve sıfır atık konusunda değerlendirmelerde bulundu. Program, panellerin tamamlanmasının ardından katılımcılara plaket takdim edilmesiyle sona erdi.

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında ortaya koyacağı enerji politikaları, elektrikleşme hedefleri, yenilenebilir enerji yatırımları, nükleer enerji çalışmaları, Karadeniz’deki petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile enerji arz güvenliğine yönelik projeler hakkında açıklamalarda bulundu. "COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını ve Türkiye açısından önemli olacağını düşünüyorum" Türkiye’nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların içeriğine değinen Bayraktar, "Türkiye’nin COP31’de dünyaya vermek istediği mesaj; ‘Artık taahhütten aksiyona geçelim’ olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ‘Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim’ metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerine yer verdi. "2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz COP31 öncesinde Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz" Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonunda elektrikleşmeyi merkeze aldıklarını belirterek, "COP31’de dünyaya vereceğimiz en önemli mesajlardan bir tanesi elektrikleşme. Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde, yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var. 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040’ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye’nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030’a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye’nin Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, elektrikleşmede ulaştırma sektörünün önemli bir dönüşüm alanı olduğunu belirterek, 2035’te Türkiye yollarında 7-10 milyon elektrikli araç bulunmasını hedeflediklerini söyledi. Belediyelerin otobüslerinin ve bireysel araçların önemli bölümünün elektrikliye dönüşmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu dönüşümün petrol talebini ve emisyonları azaltarak dışa bağımlılığı düşüreceğini, bunun için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini kaydetti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyeline dikkat çekerek, "Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70’lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgâra ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız" şeklinde konuştu. "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller" Hidroelektrik santrallerde depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de ifade eden Bayraktar, "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller. Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var" diye konuştu. "Akkuyu’da hedefimiz bu yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak" Akkuyu Nükleer Santrallerine ilişkin de konuşan Bayraktar, birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaşıldığını söyleyerek, "Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak" dedi. "Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakereler sürüyor" Bayraktar, Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü hatırlatarak, "Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin’le görüşmelerimiz var, Rusya’nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore’yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" dedi. "Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor" Derin deniz sondaj gemi sayısını 6’ya çıkardıkları kaydeden Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali’de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz’de Batı Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de ve Doğu Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız" bilgisini paylaştı. Katar gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını öngören proje için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, projenin hayata geçirilmesi için öncelikle Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği arasında siyasi irade oluşması gerektiğini söyledi. Bayraktar, mevcut krizi yeni enerji projeleri için fırsata dönüştürmek istediklerini kaydetti. Bayraktar, Ceyhan’ın önemli bir petrol merkezine dönüşebilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgedeki petrol kaynaklarının depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla birleştirilmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya günlük 2,5 milyon varile kadar petrol taşınabileceğini ifade etti.

Türkiye’den AB fonları ve iklim diplomasisinde 4 kritik hamle Haber

Türkiye’den AB fonları ve iklim diplomasisinde 4 kritik hamle

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü IPA II sürecine ilişkin iki finansman düzenlemesi ile BM iklim rejimine yönelik iki önemli anlaşma, Cumhurbaşkanı kararlarıyla onaylandı. Resmî Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan dört ayrı Cumhurbaşkanı kararı, Türkiye’nin AB katılım öncesi mali yardım mekanizması ve uluslararası iklim politikalarındaki iş birliğine ilişkin yeni adımları ortaya koydu. Söz konusu kararlar ile 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programı kapsamında imzalanan Finansman Anlaşması’nda değişiklik yapılmasına ilişkin Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasındaki ek protokol onaylanırken, 2016 Yılı Türkiye Yıllık Eylem Programı Finansman Anlaşması’na ilişkin 4 No’lu Zeyilname, ekli notalarla birlikte onaylandı. Hatırlanacağı gibi bu zeyilname 15 Mayıs 2026’da Ankara’da imzalanmıştı. İklim alanında ise iki ayrı düzenleme öne çıktı. 11779 sayılı Karar ile Türkiye ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası arasında, COP31 ve ilgili iklim toplantılarının Türkiye’de gerçekleştirilmesine ilişkin anlaşma onaylandı. Ayrıca aynı taraflar arasında imzalanan Verilere İlişkin Mutabakat Zaptı da bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak onaylandı. Böylelikle Türkiye, bir yandan AB kaynaklarının kullanımına ilişkin finansman mekanizmalarında yeni düzenlemeler yaparken, diğer yandan küresel iklim diplomasisi kapsamında BM sistemiyle iş birliğini güçlendiren iki önemli metni yürürlüğe alma yönünde adım atmış oldu. İşte bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Milletlerarası Andlaşmaların ayrıntılarına ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz: –– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Komisyonu Arasında 23/6/2026 ve 24/7/2026 Tarihli Mektupların Teatisi Yoluyla İmzalanan Ekli Değişiklik Protokolünün Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11777) –– Türkiye Cumhuriyeti Adına 15 Mayıs 2026 Tarihinde Ankara’da İmzalanan Ekli 2016 Yılı İçin Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Altında Türkiye’ye Yönelik Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasına 4 No’lu Zeyilnamenin İlişik Notalarla Birlikte Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11778) –– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekreteryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11779) –– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Verilere İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11780)

Bakan Kurum Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda konuştu: "Sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz" Haber

Bakan Kurum Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda konuştu: "Sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz"

Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen "NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı" ile dünyanın farklı ülkelerinden genç delege, iklim diplomasisi alanında müzakere deneyimi kazanmak üzere bir araya geldi. Cemre Vakfı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığın0da, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğiyle hayata geçirilen altı günlük uluslararası programın açılışı İstanbul Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirildi. Geleceğin iklim diplomasisine katkı sunmayı hedefleyen zirvede, genç delegeler 6 gün boyunca küresel iklim politikaları, uluslararası ilişkiler ve uzlaşı yönetimi konularında tecrübe kazanacak. Müzakerelerde azaltım, iklim finansmanı ve uyum olmak üzere üç ana konu başlığının ele alınacağı program kapsamında; tanışma ve oryantasyonun ardından açılış ile müzakereler, "Azaltım ve İklim Finansmanı Çalıştayı", "Uyum ve Kriz Yönetimi Çalıştayı" gerçekleştirilecek, son gün ise "Antalya Anlaşması" imzalanarak kamuoyuna açıklanacak. "Sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz" Zirvenin açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kamu kurumlarını, akademiyi, uzmanları ve gençleri aynı hedef etrafında buluşturmanın güçlü bir irade gerektirdiğini belirterek, "Bir fikri projeye dönüştürmek önemlidir; kamu kurumlarını, akademiyi, uzmanları, girişimcileri ve gençleri aynı hedef etrafında buluşturmak ise güçlü bir irade ister. Bu nedenle programda emeği geçen Cemre Vakfımıza, kurumlarımıza, gençlerimize ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Bugün Demokrasi ve Özgürlükler Adası adını taşıyan, bir zamanlar demokrasimizin ağır sınav verdiği bu mekanda gençlerimizin diyaloğu, uzlaşıyı ve ortak çözüm üretmeyi öğreniyor olması son derece anlamlıdır. Demokrasi de diplomasi de her şeyden önce konuşabilmek ve ortak geleceği birlikte kurabilmektir. Burada 200 genç delege, 6 farklı müzakere bloğunda iklim diplomasisini yaşayarak ortak metin üzerinde uzlaşı sağlayacaklar. Anlamamız gereken ilk şey, ülkelerin şartlarının aynı olmadığıdır. Kalkınma düzeyleri, iklim riskleri, finansman ve teknolojiye erişim imkanları farklıdır. Bugün Filistin'de öncelik bir bardak su, Afrika'da ise bir parça ekmektir. Bu nedenle 'Adil İklim Diplomasi', farklı imkanlara sahip ülkelerin kendi şsrtları içerisinde ilerlemelerini sağlamaktır" dedi. "Diyalog, uzlaşı, eylem" Başkanlığın yaklaşımını üç temel ilke üzerine oluşturduklarını belirten Kurum, "Diyalog, uzlaşı, eylem. Artık sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz. Bu gidişata 'dur' diyecek son nesil sizlersiniz. Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılında temel sınavımızın uygulama olduğuna inanıyoruz. COP31'de Türkiye başkanlığı ve eylem gündemini yürütecek arkadaşlarımız ile Avustralya ve Pasifik ülkeleriyle özgün bir iş birliği modelini ortaya koyuyoruz. Gençleri sadece sonuçlarla karşılaşacak bir kesim değil, bugünün çözüm ortakları olarak görüyoruz. COP31'de gençlerin katılımını en önemli önceliklerden biri yaptık. 2030'a kadar iklim değişikliğinin eğitim müfredatına entegre edilmesini, 2035'e kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalık oluşturulmasını hedefliyoruz. Sizler COP31'in misafiri değil, öznesisiniz. COP31'e kendi ev ödevini yapan bir Türkiye olarak hazırlanıyoruz. Elektrifikasyondan sıfır atığa, müfredatın güncellenmesine kadar 10 başlık altında eylem gündemimizi ortaya koyduk" şeklinde konuştu. "Antalya'dan dünyaya yeni bir iklim diplomasisi nesli çıkacak" Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Türkiye'nin iklim hedefleri doğrultusunda gençlerin üstlendiği role dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma vizyonu ülkemize güçlü bir istikamet çizdi. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğündeki Sıfır Atık Hareketi dünyaya yayıldı ve bugün Türkiye COP31 ev sahipliğine hazırlanıyor. Sayın Bakanımız Murat Kurum'un COP31 için ortaya koyduğu diyalog, uzlaşı ve eylem yaklaşımını çok kıymetli bulıyoruz. COP30.5 ile 200 genç olarak sorumluluk üstleniyoruz. 6 müzakere bloğuna ayrılarak enerji dönüşümünü, iklim finansmanını, uyum ve dirençliliği tartışacağız. Bilgi, sabır, temsil kabiliyeti ve ülkemizin çıkarını bilmeyi gerektiren bu süreçte 6 günün sonunda Antalya Antlaşması metni ortaya çıkacak. Gençlere güvenen bir Türkiye'nin büyük bir gücü olduğuna inanıyoruz. Gençlere alanlar açmalıyız; bu masalar bizim için çok kıymetli. Antalya'dan dünyaya güçlü kararlar ve yeni bir iklim diplomasisi nesli çıkacak. Cumhurbaşkanımızın 'Bir Cemre de sen ol' çağrısının karşılığını bugün sorumluluk alan gençlerle görüyoruz" dedi. "Sözden eyleme, sonuca ve etkiye doğru gidiyoruz" Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise, organizasyonun bir umut çekirdeği oluşturacağını vurgulayarak, "Gençlerimizin heyecanı sorumlulukla buluşturma noktasındaki çalışmalarına bizzat şahit oldum. COP 30 ile 31'in tam arasındayız; yani COP 30.5'tayız. Bakanlığımızın belirttiği gibi artık sözden eyleme, sonuca ve etkiye doğru gidiyoruz. Cemre, Cumhurbaşkanımızın himayeleriyle gerçekleşen ve hedef kitlesinde gençlerimiz olan bir çevre hareketi. Bu etkinliğin sadece farkındalık için değil; sonuç, etki ve COP31 için bir umut çekirdeği oluşturacağını düşünüyorum. Dünyanın her yerinden gelen öğrencilerimize 5 gün boyunca yürütecekleri çalışmalar için teşekkür ediyorum. Pazartesi günü Antalya için hedef çıktıyı oluşturacaklar" ifadelerini kullandı. "İklim meselesi bir temsil ve adalet meselesidir" Cemre Vakfı Onursal Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan adada gerçekleşen buluşmanın sembolik anlamına değinerek şunları söyledi: "İklim meselesi bir temsil ve adalet meselesidir. Bunu Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda ele almamızın özel bir anlamı var; geçmişin hafızasında geleceği konuşuyoruz. Artık 'İklim değişiyor mu?' yerine 'Biz değişebilecek miyiz?' sorusuna vereceğimiz cevap önemli. Cumhurbaşkanımızın iklim başlığını kalkınma vizyonunun merkezine taşıması ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin Sıfır Atık hareketini küresel bir markaya dönüştürmesi bu iradenin göstergesidir. Cemre, tabiatı uyandıran ilk kıvılcımdır; biz de onu değişimi başlatan gençlerin hareketi olarak görüyoruz. Görevimiz gençlerin fikri ile karar masaları arasındaki mesafeyi kısaltmaktır. Buradan çıkacak çözümler COP31'e, Avustralya'ya ve dünyaya taşınsın. Bu buluşmadaki destek ve vizyoner yaklaşımı için Sayın Bakanımız Murat Kurum'a özel olarak teşekkür ediyorum." Dünyanın farklı ülkelerinden gelen üniversite öğrencilerini Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (COP) esaslı bir simülasyonda buluşturan programa; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, AK Parti Samsun Milletvekili ve Cemre Vakfı Onursal Başkanı Çiğdem Karaaslan, İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan, BM Temsilcisi Tom Delrue, Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Gülnar Ayata ve çok sayıda davetli katıldı. Program hediye takdimi ve hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.