Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Cinsiyet Eşitliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Cinsiyet Eşitliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsiyet Eşitliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

’9. Gücümüz Eşitliğimiz’ zirvesi Bursa’da gerçekleştirildi Haber

’9. Gücümüz Eşitliğimiz’ zirvesi Bursa’da gerçekleştirildi

2016 yılında UN Global Compact Türkiye’ye bağlı olarak BUİKAD, BUSİAD ve Yeşim Grup koordinatörlüğünde, KalDer’in desteğiyle kurulan Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu’nun 9. Gücümüz Eşitliğimiz Zirvesi, bu yıl "DENGE: Dünün Deneyimi, Yarının Vizyonu" başlığı ile Villa Verde ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kadınların iş dünyasındaki temsiliyetini güçlendirmeyi amaçlayan ve bu yıl geçmiş deneyimlerden geleceğin vizyonunu oluşturmaya odaklanan 9. Gücümüz Eşitliğimiz Zirvesi’nin açılışı; Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı ZuhalAslı Saka, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Özgür Tokgöz Altun’un hoş geldiniz konuşmalarıyla yapıldı. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Özgür Tokgöz Altun, şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliğini giderek daha fazla önceliklendirmesine rağmen kadınların üst düzey karar alma mekanizmalarındaki temsilinin hâlâ istenen seviyede olmadığına dikkat çekti. Teknolojik dönüşümün iş gücü piyasasındaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmak yerine derinleştirmemesi için şirketlerin bilinçli adımlar atması gerektiğini vurgulayan Altun, şunları söyledi: "Bu yıl yayımladığımız UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’ne göre Türkiye’deki şirketlerin yüzde 89’u cinsiyet eşitliği ve kadın haklarını önceliklendiriyor. Ancak kadınların temsili sürdürülebilirlikten sorumlu üst düzey yönetici rollerinde yüzde 37’ye ulaşırken, CEO rollerinde yüzde 14 seviyesinde kalıyor. Kadınların iş hayatına katılması yeterli değil; kariyer yolculuklarının her aşamasında eşit fırsatlara sahip olabilmeleri gerekiyor. Bu ihtiyaç, yapay zekânın iş dünyasını hızla dönüştürdüğü bir dönemde daha da önem kazanıyor. Bugün kadınlar yapay zekâ şirketlerinde C-seviyesi yöneticilerinin yalnızca yüzde 13’ünü oluştururken, üretken yapay zekâdan en fazla etkilenmesi beklenen mesleklerde çalışanların yüzde 57’sini oluşturuyor. Yapay zekâ dönüşümünü aynı zamanda bir yönetişim meselesi olarak ele almalıyız." Zirvenin açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, "Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye 145 ülke arasında 126. sırada yer alırken, mevcut ilerleme hızı korunursa küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanması yaklaşık 120 yıl sürecek. Bugünün eşitsizliklerini yarının dünyasına taşıyamayız, taşımamalıyız" dedi. İnci şunları dile getirdi: "Yeni teknolojiler, yeni işler ve yeni çalışma biçimleri ortaya çıkarken, kadınların elde ettiği kazanımları da korumalıyız. Aynı zamanda dönüşümün getirdiği yeni fırsatlardan kadınların eşit biçimde yararlanabileceği bir gelecek oluşturmalıyız. Kadınlar geleceğe uyum sağlarken, geleceği şekillendirenler arasında eşit biçimde yer almalıdır." TÜSİAD olarak bakım eşitliğini, istihdam ve sürdürülebilir kalkınma gündeminin önemli bir parçası olarak ele aldıklarını ifade eden İnci, "Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nı hayata geçirdik. Şirketleri de buraya katılmaya davet ediyoruz" dedi. İnci şöyle devam etti: "Dört temel alanda eş zamanlı ilerlememiz gerekiyor. Eğitimde, istihdamda ve beceri gelişiminde fırsat eşitliğinin güçlenmesi. Bakım ekonomisi kapsamında kurumsal mekanizmaların yaygınlaşması. Karar alma mekanizmalarında ve üst yönetimde eşit temsil. Güvenlik ve yaşam hakkının korunarak şiddetin her türüne karşı sıfır tolerans anlayışının benimsenmesi." Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen "DENGE: Dünün Deneyimi, Yarının Vizyonu" başlıklı oturumda, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu’nun moderatörlüğünde; FİBA Holding Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Özmen, Enerjisa Enerji İletişim Direktörü Göktürk Demirel, Oyak Renault Tedarik Zinciri Direktörü Sibel Bayat ve Mapsis Metal Kurucusu Filiz Akkaş Demir konuşmacı olarak yer aldılar. Kadının güçlenmesi Bursa platformu hakkında UN Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesi ile ilgili yapılan çalışmaları Bursa’ya taşımak ve iş dünyasında Bursa’yı bu konuda örnek il olarak konumlandırmak üzere 2016 yılında BUİKAD, BUSİAD ve Yeşim koordinatörlüğünde, KalDer’in desteğiyle kuruldu. Farklı sektörlerden 42 WEPs (Kadının Güçlenmesi Prensipleri) imzacısı firmanın yer aldığı Platform toplumsal cinsiyet eşitliği konusuyla ilgili paydaşları bir araya getirerek firmalar arası öğrenme süreçlerini desteklemek, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin ülke çapında yayılımını sağlamak, iş dünyası olarak aile içi şiddete karşı ortak bir politika geliştirmek ve böylelikle de etkiyi arttırmak üzere çalışmalar yürütüyor.

Kadın istihdamında yapay zekâ uyarısı: Riskler ve fırsatlar bir arada Haber

Kadın istihdamında yapay zekâ uyarısı: Riskler ve fırsatlar bir arada

Yapay zekânın iş gücü piyasasında oluşturduğu dönüşüm, kadın istihdamı açısından yeni riskleri ve fırsatları da beraberinde getiriyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Selda Tunç Subaşı, yapay zekânın mevcut eşitsizlikleri derinleştirme potansiyeline dikkat çekerken, doğru eğitim ve istihdam politikalarıyla kadınlar için yeni kariyer alanlarının da önünün açılabileceğini belirtti. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Selda Tunç, kadınların sekreterlik, büro hizmetleri, insan kaynakları, muhasebe ve çağrı merkezi gibi rutinleştirilebilir ve otomasyona daha açık işlerde yoğunlaşmasının uzun yıllardır devam eden cinsiyete dayalı mesleki ayrışmanın bir sonucu olduğunu belirtti. Yapay zekânın kadın istihdamını erkeklere kıyasla daha fazla etkileme ihtimalinin de bu yapı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Tunç Subaşı, "Yapay zekânın kadın istihdamını erkeklere kıyasla daha fazla etkileme ihtimalini, yalnızca teknolojik gelişmenin doğal bir sonucu olarak değerlendirmenin yanlış olacağı kanaatindeyim. Burada asıl mesele, mevcut iş gücü piyasasının zaten cinsiyet eşitsizliğine dayalı bir biçimde örgütlenmiş olmasıdır. Dolayısıyla yapay zekâ aslında sıfırdan yeni bir eşitsizlik oluşturmuyor, fakat cinsiyet eşitsizliklerini derinleştirme potansiyeli taşıyor" ifadelerini kullandı. Yapay zekâ iş kaybının yanı sıra güvencesiz çalışma riskini de beraberinde getirebilir Yapay zekânın kadın çalışanlar açısından oluşturabileceği risklerin yalnızca bazı işlerin tamamen ortadan kalkması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tunç Subaşı, mesleklerdeki bazı görevlerin yapay zekâya devredilmesinin çalışma şartlarını da değiştirebileceğini söyledi. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Selda Tunç Subaşı, "Bana göre daha da önemlisi, bu mesleklerdeki görevlerin parçalanması, bazı işlevlerin yapay zekâya devredilmesi ve bunun sonucunda kadınların daha güvencesiz, daha düşük ücretli ya da daha sınırlı kariyer imkânı sunan pozisyonlara itilme ihtimalidir. Bu ihtimal, kadınların var olan istihdam oranlarını daha da aşağıya çekebilir ve kadın emeğini görünmez hale getirebilir" ifadelerini kullandı. Teknolojik dönüşümün yalnızca tehditler üzerinden okunmasının da eksik olacağına dikkat çeken Tunç Subaşı, yapay zekânın rutin ve tekrar eden görevleri üstlenmesinin çalışanların analiz, iletişim, problem çözme ve karar verme gerektiren alanlara yönelmesini sağlayabileceğini belirtti. "Yapay zekâ yeni çalışma alanlarına geçiş için fırsat oluşturabilir" Kadınların dijital becerilere, yapay zekâ okuryazarlığına ve yeniden yetkinlik kazandırma programlarına erişiminin güçlendirilmesinin yeni meslek ve kariyer alanlarının önünü açabileceğini ifade eden Tunç Subaşı, fırsatların kendiliğinden ve eşit biçimde paylaşılacağı varsayımının ise doğru olmayacağını vurguladı. Tunç Subaşı, "Kadınların yalnızca yapay zekâyı kullanan çalışanlar olarak değil, bu teknolojilerin geliştirilmesi, tasarlanması ve yönetilmesi süreçlerinde de yer almaları gerekiyor. Aksi halde mevcut cinsiyet eşitsizliklerinin dijital dünyada yeniden üretilmesi söz konusu olabilir" diyerek, "Eğitim, yeniden beceri kazandırma ve istihdam politikaları cinsiyet eşitliği temelinde oluşturulursa eğer, yapay zekâ kadınlar açısından yalnızca bir iş kaybı riski değil, daha nitelikli ve yeni çalışma alanlarına geçiş için önemli fırsatlar oluşturabilir" ifadelerini kullandı. "Kadınlara yalnızca ‘yeni beceriler öğrenmeleri gerektiğini’ söylemek yeterli değil" Özellikle hizmet, ofis ve idari işlerde çalışan kadınların yapay zekâ dönüşümüne hazırlanmasının bireysel bir uyum meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Tunç Subaşı, kadınların otomasyona açık işlerde yoğunlaşmasının bireysel tercihlerden çok iş gücü piyasasındaki cinsiyete dayalı mesleki ayrışmayla ilişkili olduğunu söyledi. Bu nedenle çözümün yalnızca çalışanlara yeni beceriler kazandırılmasıyla sınırlandırılamayacağını vurgulayan Tunç Subaşı, "Elbette yapay zekâ okuryazarlığının geliştirilmesi, dijital becerilerin artırılması ve yeniden yetkinlik kazandırma programlarının yaygınlaştırılması son derece önemlidir. Ancak bu eğitimlerin kadınlar açısından gerçekten erişilebilir olması gerekiyor. Bakım sorumlulukları, zaman yoksulluğu ya da ekonomik şartlar nedeniyle kadınların bu dönüşüm programlarına erişimde yeniden dezavantajlı hale gelmemesi için kurumların ve kamunun destekleyici mekanizmalar oluşturması oldukça önemlidir" dedi. Kadınların mevcut deneyim ve becerilerinin yapay zekâ dönüşümüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Tunç Subaşı, "Yapılması gereken, bu birikimi yapay zekâ araçlarıyla desteklemek ve çalışanları tamamen ikame etmek yerine onların daha nitelikli rollere geçişini sağlayacak modeller geliştirmek olmalıdır. Bu nedenle kadınları yapay zekâya karşı edilgen bir konuma yerleştirmekten çok, onları bu dönüşümün aktif özneleri haline getirmek temel hedef olmalıdır" ifadelerini kullandı. Üniversitelerde yapay zekâ eğitimi teknik becerilerle sınırlı kalmamalı Yapay zekâ dönüşümünün yükseköğretimde de kapsamlı bir değişimi gerekli kıldığını ifade eden Tunç Subaşı, üniversitelerin yalnızca müfredatlarına birkaç yapay zekâ dersi eklemesinin yeterli olmayacağını belirtti. Mesleklerin yapısının, iş yapma biçimlerinin ve çalışanlardan beklenen yetkinliklerin değiştiğine dikkat çeken Tunç Subaşı, yapay zekâ okuryazarlığının bütün disiplinlere yayılması gerektiğini vurguladı. Tunç Subaşı, "Öğrencilerin yalnızca yapay zekâ araçlarını kullanmayı öğrenmesinden söz etmiyorum. Bu teknolojilerin nasıl çalıştığını, hangi sınırlılıklara sahip olduğunu, ürettiği bilginin nasıl sorgulanacağını ve etik, toplumsal ve ekonomik sonuçlarının nasıl değerlendirileceğini de öğrenmeleri gerekiyor. Başka bir ifadeyle, teknik kullanım becerisi ile eleştirel düşünme birlikte geliştirilmelidir" dedi. "Cinsiyet eşitliği ilkesi müfredatın bir parçası haline gelmeli" Yapay zekânın kadın istihdamı açısından oluşturabileceği risklerin önüne geçilmesinde üniversitelerin de önemli bir role sahip olduğunu belirten Tunç Subaşı, teknolojik dönüşümün mevcut eşitsizlikleri nasıl etkileyebileceğinin eğitim sürecinde tartışılması gerektiğini belirterek, "Yapay zekânın kadınların istihdamına yönelik riskleri önündeki engelleri bertaraf etmek için cinsiyet eşitliği ilkesi müfredatın bir parçası haline gelmelidir. Üniversiteler öğrencileri yalnızca teknolojik dönüşüme hazırlamakla kalmamalı, bu dönüşümün mevcut eşitsizlikleri nasıl yeniden üretebileceğini de tartışmaya açmalıdır" diye konuştu. Yapay zekânın geleceğinin yalnızca teknoloji uzmanları tarafından belirlenmeyeceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Selda Tunç Subaşı, teknolojinin toplumsal etkilerinin farklı disiplinlerin ortak meselesi olduğunu vurguladı. Üniversitelerde gerçekleştirilecek müfredat dönüşümünün teknik becerilerin ötesine geçmesi gerektiğini belirten Tunç Subaşı, yapay zekâ çağında kadınların değişen iş gücü piyasasına daha güçlü katılımının sağlanabilmesi için eğitimden istihdama uzanan sürecin eşitlikçi ve kapsayıcı bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Bakan Göktaş BM'de konuştu Haber

Bakan Göktaş BM'de konuştu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ABD’nin New York kentindeki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen Kadının Statüsü Komisyonu’nun (KSK) 70’inci oturumu kapsamında temaslarda bulundu. Açılış oturumuna katılan Bakan Göktaş, genel tartışmalar bölümünde yaptığı konuşmada Türkiye’nin kadın politikalarına ilişkin Ulusal Beyanı’nı açıkladı. Kadınlar ve kız çocuklarının adalete erişiminin insan onurunun teminatı ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Göktaş, artan çatışmaların eşitsizlikleri derinleştirdiğini söyledi. Bölgede ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilime de değinen Göktaş, “Artan askeri gerilimin kadınların ve çocukların güvenliğini tehdit etmesinden derin endişe duyuyoruz. Sükunetin yeniden tesis edilmesi ve müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik çabaları desteklemeye hazırız. Tüm tarafları uluslararası hukuka saygı göstermeye ve diplomasiye dönmeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Adalet tüm insanlığın ortak değeridir” sözünü hatırlatan Bakan Göktaş, Türkiye’nin iç ve dış politikada adalet merkezli bir yaklaşım benimsediğini belirtti. Göktaş ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdirleriyle ilan edilen “2025 Aile Yılı” vizyonunun kadın ve aile politikalarını güçlendirmeyi hedeflediğini vurgulayarak, “Kadınların güçlenmesi aynı zamanda toplumun ve ailenin güçlenmesidir.” dedi. BM Cinsiyet Eşitliği Dostlar Grubu Bakanlar Düzeyinde Yıllık Toplantısı’na da katılan Göktaş, karar alma mekanizmalarında kadınların eşit temsilinin daha kapsayıcı ve dengeli politikaların geliştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Program kapsamında ABD’deki Türk kadın girişimcilerle de bir araya gelen Göktaş, ayrıca Moğolistan Aile, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanı Telukhan Aubakır ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede sosyal hizmetler, sosyal yardım ve aile politikaları ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.