Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Cinayet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın milli antrenör eski çalışanı tarafından öldürüldü: 1’i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi Haber

Kadın milli antrenör eski çalışanı tarafından öldürüldü: 1’i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

Sancaktepe’de sahibi olduğu spor salonunda çıkan bir tartışmada eski kadın çalışanı tarafından bıçaklanarak öldürülen Milli antrenör Funda Bakış cinayetiyle ilgili 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan 1’i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Olay, 30 Ağustos günü akşam saatlerinde Sancaktepe Abdurrahmangazi Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kadın milli antrenör Funda Bakış’ın (39) sahibi olduğu spor salonunda alacak-verecek meselesi nedeniyle tartışma çıktı. İddiaya göre Bakış’ın eski çalışanı olduğu öğrenilen 21 yaşındaki Zehra G., birlikte çalıştıkları dönemde kredi çektiği ve çektiği parayı Bakış’a verdiği öğrenildi. İkili arasında alacak-verecek meselesi nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek arbedeye dönüştü. ‘Milli antrenörü göğsünden bıçakladı’ Çıkan arbedede Zehra G., Milli Antrenör Funda Bakış’ı göğsünden bıçakladığı öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan Bakış’a ilk müdahaleyi olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptı. Hastaneye kaldırılan Bakış, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. ‘Haklarında farklı suçlardan kayıtlarının bulunduğu öğrenilen 3 şüpheli yakalandı’ Olayın ardından İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmada, 21 yaşındaki şüpheli Zehra G. ve olaya karıştığı belirlenen A.H.U. (21) ve E.Ş.’nin (21) yerleri tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen operasyonda Zehra G., A.H.U. ve E.Ş. yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan Zehra G.’nin ‘hakaret’, A.H.U.’nun ise ‘kasten yaralamadan’ haklarında daha önceden suç kayıtlarının bulunduğu öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi. Kavga anları cep telefonu kamerasında Milli milli antrenörün hayatını kaybetmesine neden olan olayın anları bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kayıt altına alındı. görüntülerde arbede ve kavga anları yer alıyor.

Çifte cinayet 7 yıl sonra çözüldü: Oğulları devlete teşekkür etti Haber

Çifte cinayet 7 yıl sonra çözüldü: Oğulları devlete teşekkür etti

Osmaniye’de 7 yıl önce cinayete kurban giden Hüsne (67) ve Mulla Ala (69) çiftinin olayında şüpheli Y.K., tutuklanarak cezaevine gönderilirken çiftin oğulları Mesut Ala, "Hep dua ettik, inşallah bizimki de bir gün bu şekilde çözülür mü?, bir itiraf, bir delil çıkar mı? diye. Kısmet bugüne oldu ve çok şükür yüreğimize bir nebze su serpildi. Tutuklanan kişi de yakın köylüden, babamın ticaret yapmış olduğu kişi. İnşallah devamı gelir, soruşturma genişler, iyice olay aydınlığa kavuşur" dedi. 13 Şubat 2019 tarihinde Osmaniye’nin Düziçi ilçesine bağlı Karagedik Mahallesi’nde meydana gelen olayda, iddiaya göre Karagedik köyünde yaşayan Mulla (69) ve Hüsne Ala (67) çiftinden aynı mahallede yaşayan kızı Selver Ala haber alamayınca eve gitti. Kapıyı çalmasına ve telefonla aramasına rağmen kimse kapıyı ve telefonu açmadı. Genç kadın, telefon sesinin evden geldiğini duyunca evin altındaki ahıra girerek kontrol etti ancak ne annesine ne babasına bir türlü ulaşamadı. Bunun üzerine Selver Ala akrabalarına haber verdi. Kapı da kilitli olduğu için Ala içeri giremedi. Eve gelen erkek akrabaları dut ağacından tırmanıp evin açık olan balkon kapısından içeri girdiklerinde çifti yatak odasında öldürülmüş halde buldu. Kadında 8, kocasında 11 bıçak darbesi Olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri çağrıldı. Sağlık ekipleri cesetleri kontrol ettiğinde kadında 8 bıçak, erkekte ise 11 bıçak darbesi olduğunu, olayın bir gün önce akşam saat 22.00 sıralarında yaşandığını ve karı kocanın bıçaklama sonucu kan kaybından öldüğünü tespit etti. Bunun üzerine jandarma ekipleri, evde parmak izi ve DNA örnekleri aldı. Evin giriş kapısının arkadan sürgü ile kilitli olduğu, bir tek balkon kapısının açık olduğu, evden de hiçbir şeyin çalınmadığı, sadece hayvan alım satımı yapan Mulla Ala’nın yaptığı senetlerin karıştırıldığı görüldü. Bir gün sonra karı-koca toprağa verildi. Jandarma ise olayı çözmek için çalışma başlatmış ancak yapılan çalışmalara rağmen karı kocanın katilleri bir türlü bulunamamıştı. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyaları açtı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘Faili meçhul hiçbir dosya kalmayacak’ açıklaması üzerine harekete geçen Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Osmaniye’deki cinayet dosyasını yeniden ele aldı. Ekipler, olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri ile şüpheli Y.K.’yı 21 Ağustos’ta gözaltına aldı. Şüpheli, çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin dosyasının yeniden ele alındığını bildirerek, "Olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri yeniden değerlendirildi. Şüpheli Y.K'nin maktulle irtibatı, olay bölgesindeki baz kayıtları ve aracına ait giriş-çıkış kayıtları tespit edildi. 21 Ağustos'ta gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Aradan kaç yıl geçerse geçsin suçun ve suçlunun peşini bırakmayacağız. Kamu vicdanında açık kalan hiçbir dosya sahipsiz kalmayacak, faili meçhul olayları birer birer aydınlatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Oğullarından buruk sevinç Çiftin Adana’da yaşayan oğulları Mesut Ala, 7 yıl sonra gelen haberle buruk bir mutluluk yaşadıklarını anlatarak, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü ve Cinayet Büro ekiplerine teşekkür etti. Ala, olayın 7 yıl sonra aydınlatılmasının kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, "Bizim olayımız 7 yıl sonra çok şükür nihayet aydınlandı. O zamanlar jandarma bölgesi olduğu için jandarma baktı olaya, fakat herhangi bir netice alamadı. Sonra dosyamız emniyete geçti, ondan sonra yine herhangi bir şey olmadı. Hep aile üzerine oynandı, fakat biz bunun yanlış olduğunu hep dile getirdik. Bu cinayeti yapan kişi ya da kişilerin babamın ticaret yapmış olduğu kişiler tarafından olduğunu ısrarla söylememize rağmen hiçbir gelişme olmamıştı" dedi. "Sahtekarlar, dolandırıcılar peşimize düştü" 2022 yılında cinayetin aydınlatılması için 1 milyon lira ödül teklif ettiğini belirten Ala, "Onda da hedefimize ulaşamadık, hep sahtekarlar, dolandırıcılar peşimize düştü. Umudumuz orada belki bunlar kalabalık kişilerdir, birbirlerini satarlar diye düşündük ama o da olmadı. Günün sonunda biz o parayı da kesinlikle verecektik, bununla ilgili hiçbir sorumuz, sıkıntımız yoktu" ifadelerini kullandı. "Tutuklanan şahıs babamın ticaret yaptığı kişi" Bakan Gürlek’in göreve gelmesinin ardından özel ekip kurulduğunu ve faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını anlatan Ala, "Bakanımız Akın Gürlek geldi, özel ekip kurdu ve bu tür faili meçhul olayların üzerine gitti. Bugün itibarıyla bir kişi şu anda tutuklandı. O kişi de yakın köylüden, babamın ticaret yapmış olduğu kişi. İnşallah devamı gelir, soruşturma genişler, iyice olay aydınlığa kavuşur" dedi. "Kısmet bugüne oldu" Yıllarca dosyanın çözülemeyeceğine dair umutsuzluğa kapıldıklarını ancak benzer faili meçhul cinayetlerin yıllar sonra aydınlatıldığını gördüklerini belirten Mesut Ala, "İnsanlar umutsuzluğa kapıldı, artık bu saatten sonra çözülmez denildi ama biz haberlerde hep görüyorduk. Yıllarca, onlarca yıl geçmiş dosyalar çözülüyordu. Hep dua ettik, inşallah bizimki de bir gün bu şekilde çözülür mü, bir itiraf, bir delil çıkar mı diye. Kısmet bugüne oldu ve çok şükür yüreğimize bir nebze su serpildi" diye konuştu. "Kimse umutsuzluğa kapılmasın" Emniyet güçlerine güvenlerinin tam olduğunu vurgulayan Ala, faili meçhul dosyaları bulunan ailelere de çağrıda bulunarak, "Adalete ve emniyet güçlerine güvenimiz sonsuz. Bizim konumumuzda olan, faili meçhul dosyası bekleyen kişilerin hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamasını düşünüyorum. Emniyet güçlerine ellerinden geldiği kadar yardımcı olsunlar" ifadelerini kullandı.

Önce boğdu, sonra izledi Haber

Önce boğdu, sonra izledi

İzmir’in Karabağlar ilçesinde 27 yaşındaki gencin hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Gencin, kavga ettiği katil zanlısı tarafından dakikalarca boğulduğu ve olay yerinde fenalaşarak can verdiği anlar saniye saniye görüntülendi. Olay, 15 Ağustos akşamı Karabağlar ilçesi 5759 Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgeden gelen kavga ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, Yaşar Can Güler'i (27) başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralanmış halde yerde yatarken buldu. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Güler, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Talihsiz adam, burada doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olaya karıştığı ve 35 CZA 882 plakalı otomobille bölgeden uzaklaştığı belirlenen F.K. (26) ise polis tarafından Yeşillik Caddesi'nde yakalandı. Cinayet anı kamerada Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını mercek altına aldı. İncelenen kayıtlarda cinayetin kan donduran detayları ortaya çıktı. Görüntülerde, Yaşar Can Güler ile cinayet zanlısı F.K.'nin (26) aynı otomobille olay yerine geldikleri tespit edildi. Araçtan inen ikili arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek yumruklu kavgaya dönüştü. F.K.'nin daha sonra otomobilinden inerken alıp yere bıraktığı sopa gibi görünen bir cisimle Yaşar Can Güler'e vurduğu anlar görüldü. Daha sonra boğuşma sırasında yere düşen Güler'in boynuna sarılan F.K., talihsiz adamı dakikalarca boğdu. Güler'in nefessiz kalarak çırpındığı ve sonra hareketsiz kaldığı o anlarda, bir vatandaşın araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştığı kameralara yansıdı. Önce telefonla uğraştı, sonra olay yerinden kaçtı Vatandaşın araya girmesiyle Güler'i bırakan zanlı F.K.'nin, yerde cansız yatan Güler'in başında bir süre beklediği ve durumuna baktıktan sonra telefonla bir yerleri aradığı görüldü. Soğukkanlı tavırlarıyla dikkat çeken zanlı, daha sonra olay yerine geldikleri 35 CZA 882 plakalı otomobille bölgeden uzaklaştı. Tutuklandı Polis tarafından yakalanan ve gözaltına alınan cinayet zanlısı, emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şişli’de öldürülen Nilda Müge Şahin’in katil zanlısı adliyeye sevk edildi Haber

Şişli’de öldürülen Nilda Müge Şahin’in katil zanlısı adliyeye sevk edildi

İstanbul Şişli'de ilaç aldıktan sonra eczanenin önünde bekleyen Nilda Müge Şahin'i silahla vurarak öldüren katil zanlısı Nazir I. Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Nazir I.’nın ifadesinde ‘’Olay günü Müge'yi motosikletle takip ettim. İlk başta öldürmeyi düşünmedim. Alkollüydüm, arkasından ateş ettim. Sonra kendimi vurmayı planladım. Silah tutukluk yaptığı için ateş edemedim. Sonrasında cesaretimi topladım. Yakalanmasaydım kendimi öldürecektim" dediği öğrenildi. Öte yandan katil zanlısının genç kadının mezarına yakın alandaki orman içerisinde 1 hafta kaldığı öğrenildi. İstanbul Şişli’de kardeşine ilaç aldıktan sonra eczanenin önünde bekleyen Nilda Müge Şahin’i (25) silahla vurarak öldüren katil zanlısı Nazir I. (31) genç kadının toprağa verildiği mezarlığın yakınında yakalanmıştı. Şahin’in kız kardeşi ablasının mezarını ziyaretinde şüphelinin mezarlığa geldiğini düşünerek polisi aramıştı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışması sonucu katil zanlısı Şahin’in mezarı yakınında yakalandı. Katil zanlısı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. ‘’Cesaretimi toplamıştım, yakalanmasaydım kendimi öldürecektim’’ İşlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilen şüphelinin buradaki ifadesinin ardından cinayetin detayları da belli oldu. Nazir I.’nın olayın yaşandığı 5 Ağustos’tan sonraki 1 hafta içerisinde Nilda Müge Şahin’in mezarına yakın bir alanda bulunan orman içerisinde 1 hafta boyunca kaldığı öğrenildi. Şüphelinin ayrıca üzerinde bulunan bir miktar parayla yiyecek ve su alarak bu şekilde yaşamını sürdürdüğü öğrenildi. Şüphelinin, Nilda Müge Şahin’in mezarını öğrenmek için civarda bulunan Aşiyan ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na giderek iz sürdüğü de öğrenildi. Nazir I. polise verdiği ifadesinde ise ‘’Müge ile cezaevi izninde tanıştım. Bir süre sonra sevgili olduk. Beni aldattığını öğrendim. İlişkimiz bu yüzden bitti. Başka erkeklerle görüştüğünü gördüm. Konuşmak için evinin sokağına gittim.Hakkımda uzaklaştırma kararı alındı. Olay günü Müge'yi motosikletle takip ettim. İlk başta öldürmeyi düşünmedim. Alkollüydüm, arkasından ateş ettim. Sonra kendimi vurmayı planladım. Silah tutukluk yaptığı için ateş edemedim. Kaçarken silahı tamir etmeye çalıştım. Başaramayınca tabancayı denize attım. Mezarında intihar etmeyi düşündüm. Denedim ama yapamadım. Sonrasında cesaretimi topladım. Polis tarafından yakalandım. Yakalanmasaydım kendimi öldürecektim’’ dediği öğrenildi. Şüphelinin görüntüleri ortaya çıktı 25 yaşında silahla vurularak öldürülen Nilda Müge Şahin’in katil zanlısının Nazir I.’nın olay sonrası görüntüleri güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde, şüphelinin olay sonrası bir sokakta yürüdüğü, bir marketten gece saatlerinde alışveriş yaptığı ve ardından marketten çıkış yaptığı anlar yer aldı.

Nilda Müge Şahin'in katil zanlısı mezarlığın yakınında yakalandı Haber

Nilda Müge Şahin'in katil zanlısı mezarlığın yakınında yakalandı

İstanbul Şişli'de kardeşine ilaç aldıktan sonra eczanenin önünde bekleyen Nilda Müge Şahin'i silahla vurarak öldüren katil zanlısı, genç kadının toprağa verildiği mezarlığın yakınında yakalandı. Şahin'in kız kardeşinin ablasının mezarını ziyaretinde şüpheliyi görünce polisi aradığı öğrenildi. Şişli Gülbahar Mahallesi'nde 5 Ağustos günü saat 00.45 sıralarında meydana gelen olayda, Nilda Müge Şahin (25) nöbetçi eczaneden çıktıktan sonra eski erkek arkadaşı Nazir I. (35) tarafından silahla vurulmuş ve olay yerinde hayatını kaybetmişti. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kaçan şüpheli Nazir I.'nın yakalanması için çalışma başlatmıştı. Yapılan çalışmalar sonucunda katil zanlısı, bugün Sarıyer Ayazağa'daki ormanlık alanda ekipler tarafından yakalandı. Nazir I.'nın genç kadının toprağa verildiği mezarlığın yakınında yakalandığı öğrenildi. Şahin'in kız kardeşinin ablasının mezarını ziyaretinde şüpheliyi görünce polisi aradığı öğrenildi. 6 suç kaydı olduğu öğrenilen şüpheli, olayda kullandığı tabancayı hatırlamadığı bir noktada denize attığını iddia etti. Cinayet anı kamerada Öte yandan, cinayet anının güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde motosikletli saldırganın yol kenarında motosikletinin üzerinde bekleyen genç kadına ateş açarak kaçtığı görülüyor.

Kalaşnikoflarla kebapçıyı taradılar Haber

Kalaşnikoflarla kebapçıyı taradılar

Adana’da kalaşnikofla kebapçıya düzenlenen ve 1 kişinin öldüğü saldırıda cinayet dedektifleri emlakçı Baran Y.’nin, arsa satışı görüşmesi için buluştuğu Halil S.’nin konumunu husumetlilerine bildirdiği ve saldırının bunun üzerine gerçekleştiğini tespit etti. Tetikçiler dahil gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklandı. Olay, 30 Temmuz günü merkez Çukurova ilçesine bağlı Güzelyalı Mahallesi Adnan Kahveci Bulvarı’ndaki bir kebapçıda meydana geldi. İddiaya göre, yüzlerini kapüşonla gizleyen 2 şüpheli motosikletle kebapçının bulunduğu caddeye geldi. Şüphelilerden biri kalaşnikofla iş yerinde yemek yiyen husumetlilerine ateş açarken, diğeri de tabancayla peş peşe ateş etti. Saldırıda Şeyhmus Emre Ç. (23), Halil S. (30), Baran Y. (29) ve seken mermiyle Samet Aksoy (32) yaralandı. Motosikletle kaçan şüpheliler Muhammet Ç. (23) ile M.R. (17), Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Yunus Timleri tarafından kısa sürede yakalandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan saldırganları durdurmaya çalışırken vurulan Samet Aksoy, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yakalanan tetikçilerin sorgusunun ardından soruşturmayı genişletti. Yapılan çalışmada, saldırıda yaralanan emlakçı Baran Y.’nin, Halil S. ile arsa satışı hakkında görüşmek üzere kebapçıda buluştuğu belirlendi. SALDIRGANLARI DURDURMAK İSTERKEN VURULAN SAMET AKSOY, KALDIRILDIĞI HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ İddiaya göre ekipler, Baran Y., Halil S.’nin bulunduğu yeri, Halil S. ile alacak-verecek meselesi nedeniyle husumetli olan gruba bildirdiğini tespit etti. Tetikçilerle iletişime geçerek Halil S.’nin kebapçıda olduğunu haber veren Baran Y. de düzenlenen silahlı saldırıda yaralandı. Bu tespitler üzerine harekete geçen cinayet dedektifleri, Baran Y. ile birlikte saklanmasına yardım ettiği iddia edilen eşi Sezin Y. (44), annesi Songül Y. (50) ve Ali A.’yı (36) gözaltına aldı. Emniyetteki sorgusunda suçlamaları kabul etmediği öne sürülen Baran Y.’nin, "Olaylarla alakam yok. Ben yaralandım, mağdurum" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan tetikçiler Muhammet Ç., M.R. ile konumu attığı belirlenen Baran Y., eşi Sezin Y., annesi Songül Y. ve Ali A. adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Bana satır fotoğrafları gönderiyorlar" diyerek tehdit edildiğini söyledi: "Kardeşimi tandırda yaktılar, beni susturamayacaklar" Haber

"Bana satır fotoğrafları gönderiyorlar" diyerek tehdit edildiğini söyledi: "Kardeşimi tandırda yaktılar, beni susturamayacaklar"

Siirt'te boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü öne sürerek, ölüm tehditleri aldığını iddia etti. Pilgir, "Derin yüzülecek, dilin koparılacak" sözleriyle tehdit edildiğini ve kendisine satır fotoğrafı gönderdiğini söyledi. Dosyanın avukatı Gurbet Bilbay ise vahşetin en dikkat çekici yönünün tandır iddiası olduğunu belirterek, cesedin bulunamaması nedeniyle soruşturmanın kovuşturma aşamasına geçemediğini ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin görevlendirilmesini istedi. Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır kendisinden haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'e ilişkin soruşturma sürerken, ablası Halime Pilgir ile ailenin avukatı Gurbet Bilbay çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Kardeşimin en azından bir mezarı olsun" Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, "Kardeşimin cansız bedeninin bulunmaması benim canımı gerçekten çok sıkıyor, çok üzülüyorum. En kısa zamanda bulacaklarına inanıyorum. Devletime inanıyorum. Siirt Başsavcısı bana, olayın sonuna kadar gideceğinin sözünü verdi. Ben istiyorum ki en azından kardeşimin bir mezarı olsun. Çocuklara hesap veremiyorum, kendime hesap veremiyorum. İçimde bir suçluluk duygusu var. Bunu daha fazla yaşamak istemiyorum. Çok fazla tehdit alıyorum. Bu hafta iki ayrı tehdit aldım. Artık erkekler bıraktı, kadınlar üzerinden tehdit alıyorum. Sosyal medya üzerinden beni aradılar. Akrabaları ‘Neden bu olayı ortaya çıkarıyorsun? Kadınsın, yerinde oturacaksın' dediler. Sürekli bu ifadeleri kullanıyorlar. Ben kadınların hakkını aradığım için çok ağır tehditler alıyorum" dedi. Telefonla ya da mesajla yapılan tehditleri devlete bildirdiğim için üçüncü kişiler üzerinden tehditler aldığını belirten Pilgir, "Buna artık bir an önce dur denmesini istiyorum. Bir kadının bir şeyleri başarması için illa ölmesi mi gerekiyor? Eğer bugün beni korumuyorlarsa ve ben öldürülürsem, hiç kimsenin benim mezarıma gelmesini istemiyorum. İlk tehdit canlı yayında geldi. ‘Derin yüzülecek, dilin koparılacak' dediler. Kadın olduğum üzerinden çok ağır hakaretlerde bulundular. Sonra bu tehditler daha da ilerledi. İkinci tehdit de yine sosyal medyada bir canlı yayında geldi. Bana ve gazetecilere satır fotoğrafları gönderdiler. Ardından bana yönelik çok ağır küfür ve hakaretler yazdılar. Terbiyem müsaade etmediği için bunları söyleyemiyorum. Bunların hepsini savcılığa da, polise de verdim. Ama hala dışarıda geziyorlar ve başkaları üzerinden bana mesaj göndermeye devam ediyorlar. ‘Halime başaramadı, biz dışarıda geziyoruz' diye mesaj atıyorlar" diye konuştu. "Beni susturamayacaklar" Mekiye'nin büyük kızının 8 yaşındayken, öğretmenine, annesinin tandırda yakıldığını, kemiklerinin Tillo Deresi'ne atıldığını anlattığını söyleyen Pilgir, "Öğretmeni bize ulaştı ve bunları anlattı. Ben Siirt'e gidip kendisiyle de görüştüm. Bütün bilgileri ve mesajları savcımıza teslim ettik. Ben artık en kısa zamanda bunun çözülmesini istiyorum. Altı yedi aydır bunun için mücadele ediyorum. Elbette her şey bir anda olacak değil. Çünkü binlerce cinayet dosyası var. Ama birilerinin o çocukları kurtarması gerekiyor. Neden hâlâ oradalar, ben bunu da bilmiyorum. Beni tehdit etmeleri yetmiyormuş gibi susturamadılar. Şimdi de bana ulaşan o kadını susturmaya çalışıyorlar. Babaanne neden hala dışarıda? O babaannenin yanına çocukların bırakılmaması gerekiyor. O kadın Mekiye'nin cesedi parçalanırken oradaydı. O kadının yanına çocukları bırakmayın. Ben bunun peşini bırakmayacağım. Hem kendi hakkımı, hem kız kardeşimin hakkını, hem de imam nikâhlı eşinin hakkını savunacağım. Orada öldürülen, yakılan bütün kadınların hakkını alana kadar susmayacağım. Beni susturamayacaklar" ifadelerini kullandı. "Biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek, öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin" Avukat Gurbet Bilbay ise "Davamız şu an soruşturma aşamasında. Henüz kovuşturma aşamasına geçemedik. Bunun nedeni de cesedin hala bulunamamış olması. Bizim öncelikli amacımız cesedin bulunması. Bununla ilgili gereken çalışmaların yapılması için JAK ekibinin görevlendirilmesini de talep ettik. Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi JAK ekibinin görev almasını ve yer altı çalışmalarının yapılmasını istedik. Ancak bununla ilgili henüz bize bir dönüş yapılmadı. Şu an aile tedirgin. Savcımız da bize şunu söyledi; evet, şu an üç kişi tutuklandı ama bunun mahkumiyet için yeterli olmayabileceğini ifade etti. ‘Ceset varsa ceza var' deniliyor. Evet, Yargıtay kararlarında cesetsiz cinayet konusu da işleniyor. Ancak bunun için çok güçlü deliller gerekiyor. Bu dosyada şüphelilerin çelişkili ifadeleri var, tanık beyanlarımız var. Fakat bunlar tek başına yeterli görülmeyebilir. ‘Cesetsiz cinayet dosyalarında yalnızca soyut beyanlarla ceza verilmesinin önündeki en büyük engel, yarın öbür gün öldüğü düşünülen kişinin ortaya çıkabilme ihtimalidir.' Ancak biz biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek. Öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin. Hatta bize, ‘Ben onun öldürüldüğüne eminim. Şüphelinin eşi tarafından öldürüldüğüne de eminim. Ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle ceza verilmesi mümkün olmayabilir. ' Bu durum aileyi çok üzüyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.