Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Çınarcık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Çınarcık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çınarcık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak Haber

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 10 aylık soruşturma sürecinin ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gül Tut'un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği belirtildi. İlk duruşmayla birlikte mahkeme, iddianamede yer alan delilleri, tanık beyanlarını ve sanık savunmasını değerlendirecek. Duruşmada soruşturma aşamasında ifadeleri alınan bazı tanıkların da dinlenmesi bekleniyor. Duruşma 1 Ekim 2026 Perşembe günü Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter hakkında, 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Savcılık, olayın meydana geliş şekli, kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve diğer dijital delilleri birlikte değerlendirdi. Sanık Gülter ise suçlamayla ilgili yargılama sırasında savunmasını mahkemeye sunacak. Güllü'nün kanında 3,53 promil alkol tespit edildi İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildi. Tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiğini değerlendirdi. "Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı. Olay gecesinin ses kayıtları dosyada İddianamenin önemli bölümlerinden birini olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtları oluşturdu. Bilirkişi incelemesinde Gül Tut'un banyodan çıktıktan sonra odadaki kişilerle konuştuğu ve "Malkata" isimli Roman havasının çaldığı belirtildi. İddianamede, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Vallahi şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" şeklindeki sözlerine de yer verildi. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan Gül Tut'un sevdiği belirtilen "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi. İddianamede müziğin Gül Tut'un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği ve kamera kayıtlarında silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği belirtildi. Düşme öncesi üç darbe sesi Bilirkişi incelemesinde olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede, ilk sesin hafif, ikinci sesin sert zemine vurma, üçüncü sesin ise daha yumuşak bir zemine veya deriye yönelik darbe, vurma ya da sürtme sesi olabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter'in olay sırasında Gül Tut'a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğu yönündeki bilirkişi değerlendirmesine de iddianamede yer verdi. Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri dosyanın önemli başlıklarından Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri de iddianamede önemli yer tuttu. Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki aşamalarda ise farklı beyanda bulunduğu belirtildi. İddianamede Sultan Nur Ulu'nun daha sonraki anlatımında Tuğyan'ın Gül Tut'a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söylediği aktarıldı. Ulu hakkında ayrıca "yalan tanıklık" suçundan ayrı dava açıldı. "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" iddiası İddianamede yer alan tanık beyanları da yarın başlayacak yargılamanın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Tanık M.A., S.D. ve G.Y., olaydan yaklaşık üç ay önce Tuğyan Ülkem Gülter'in kendilerine annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek, "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanık R.G. ise Tuğyan'ın yıllar önce annesini öldüreceğine ilişkin sözler söylediğini, Gül Tut'un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. Tanık S.C. de Tuğyan'ın kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia etti. Bu beyanlar iddianamede tanık anlatımları olarak yer alırken, söz konusu iddiaların mahkeme tarafından yargılama sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor. WhatsApp mesajları da iddianamede İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı. Başka bir mesajında ise "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerini kullandığı belirtildi. İddianamede ayrıca Gül Tut'un ölümünden önce Tuğyan'ın bazı kişilere gönderdiği mesajlarda annesinden kurtulmak istediğini belirttiği ve annesinin ölmesini istediğine ilişkin ifadelerin bulunduğu kaydedildi. İnternet aramaları da dijital deliller arasında İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in dijital materyallerinin incelenmesi sırasında yaptığı bazı internet aramalarına da yer verildi. Buna göre Gülter'in "Saçta metamfetamin çıkar mı?", "Esrar saçtan kaç günde çıkıyor?", "Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?", "Esrar vücudunuzda ne kadar süre kalır?", "Esrar 2 ay içilmese çıkar mı testte?", "Kokain saçta ne zaman çıkar?" ve "Haloperidol" şeklinde aramalar yaptığı belirtildi. İddianamede ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde "Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma" isimli bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi. Mahkeme yarın tarafları dinleyecek Gül Tut'un ölümüne ilişkin soruşturma aşamasında toplanan çok sayıda delilin yer aldığı dosyada artık yargılama aşamasına geçildi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yarınki ilk duruşmasında tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in savunmasının alınması, tarafların dinlenmesi ve dosyada yer alan tanıkların beyanlarının değerlendirilmesi bekleniyor.

Güllü’nün ölümünde yeni görüntü Haber

Güllü’nün ölümünde yeni görüntü

"Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut’un geçen yıl Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturmada yeni bir görüntü ortaya çıktı. Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun, Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifade sırasında Gül Tut’un pencereden nasıl atıldığını hareketleriyle canlandırdığı görüntüler dava dosyasına girdi. Ulu’nun canlandırmada, Tuğyan Ülkem Gülter’in annesine arkadan nasıl yaklaştığını, kalça alt kısmından nasıl kavradığını ve pencereden aşağıya attığını öne sürdüğü hareketleri gösterdiği görüldü. 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki apartmanın 5. katındaki kapalı terasta Güllü, kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetti. "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut’un ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmıştı. Soruşturmayla ilgili yeni bir görüntü ortaya çıktı. Olay sırasında evde bulunan Nur Sultan Ulu, Güllü’nün nasıl atıldığını hareketleriyle gösterdi. İddianamede Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilerleyen aşamasında verdiği ifadeye geniş yer verildi. Ulu, olay sırasında Gül Tut’un pencerenin önünde yüzü dışarıya dönük şekilde bulunduğunu, Tuğyan Ülkem Gülter’in ise annesine yaklaştığını söyledi. Sultan Nur Ulu, Tuğyan’ın Gül Tut’un arkasına geçtiğini, "kalçasının altından bacaklarına doğru sarılarak hafif kendisine, hafif yukarıya doğru çektiğini" gördüğünü ve ardından Gül Tut’un pencereden aşağıya atıldığını öne sürdü. Ulu’nun savcılıkta verdiği ifade sırasında söz konusu hareketleri yeniden gösterdiği ve canlandırmanın kayıt altına alındığı belirtildi.

Güllü'nün öldüğü geceye ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı Haber

Güllü'nün öldüğü geceye ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Güllü'nün hayatını kaybettiği olayın ardından binanın güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, olaydan sonraki dakikalarda yaşanan paniği ortaya koydu. Görüntülerde, Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un düşme saati olarak belirlenen saat 01.26'dan yaklaşık 17 dakika sonra sanık Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun da bulunduğu binaya polis ekiplerinin geldiği görülürken, Tuğyan'ın panik halinde "Annem iyi değil mi?" ve "Neden öyle söylüyor?" şeklinde sözler söylediği, polislerin ise kendisini sakinleştirmeye çalıştığı anlar kameraya yansıdı. İddianamede Gül Tut'un düşme saatinin 01.26.32 olarak belirlendiği kaydedildi. Binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde ise saat 01.43'ü gösteriyor. Kamerada olay yerine gelen ekiplerin binaya giriş yaptığı görülüyor. Görüntülerdeki hareketlilik, Güllü'nün düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra gerçekleşiyor. Görüntülerde binanın girişinde polis ekipleri ile vatandaşların bir araya geldiği, bazı kişilerin panik halinde hareket ettiği görülüyor. Tuğyan Ülkem Gülter'in de olayın etkisiyle oldukça gergin ve panik halinde olduğu, çevresindeki polislerin kendisini sakinleştirmeye çalıştığı anlar güvenlik kamerasına yansıyor. Görüntülerde Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin durumuyla ilgili endişeli şekilde konuştuğu ve "Annem iyi değil mi?" şeklinde sözler söylediği duyuluyor. Gülter'in ardından "Neden öyle söylüyor?" şeklinde konuştuğu, yaşananların etkisiyle panik halinde olduğu görülüyor. Polis ekiplerinin ise Gülter'i sakinleştirmeye çalıştığı, çevresindeki kişilerin de yaşananlara müdahil olduğu görülüyor. İddianamede olayın ardından yaşananlar da yer aldı Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin yanı sıra olay sonrasındaki görüntüler, ses kayıtları ve diğer dijital deliller de değerlendirildi. İddianamede Güllü'nün düşme saatinin 01.26.32 olduğu, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun ise 01.26.37'de kapıya doğru koşmaya başladığı belirtildi. İddianamede ayrıca olay öncesinde üç ayrı çarpma sesi tespit edildiği, ilk sese "Ahh" sesinin eşlik ettiği ve Tuğyan ile Sultan'ın Güllü'ye yaklaşık 1 metre mesafede bulunduğu kaydedildi. Savcılık, kamera görüntüleri, ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve dijital delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Marmara'da peş peşe depremler: "Öncü deprem demek bugün mümkün değil" Haber

Marmara'da peş peşe depremler: "Öncü deprem demek bugün mümkün değil"

Marmara Denizi'nde özellikle Adalar ve Çınarcık açıklarında son günlerde peş peşe meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremler dikkat çekerken TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir'den sismik hareketliliğe ilişkin açıklama geldi. Cangir, art arda meydana gelen depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Marmara Denizi'nde 18 Ağustos'tan itibaren özellikle İstanbul'un Adalar ilçesi açıklarında hareketlilik yaşanırken, 20 Ağustos'ta da bölgede çok sayıda küçük sarsıntı kaydedildi. Adalar açıklarında meydana gelen depremler arasında 3,2 büyüklüğündeki sarsıntı da yer aldı. Çınarcık açıklarında da farklı büyüklüklerde depremler meydana geldi. 24 saatte 32 sarsıntı Marmara Denizi açıklarında 20 Ağustos'ta 24 saat içerisinde büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen toplam 32 sarsıntı kaydedildi. Çınarcık açıklarında da gün boyunca farklı büyüklüklerde çok sayıda sarsıntı kaydedildi. AFAD verilerine göre 19 Ağustos saat 17.20'de Çınarcık'ta 1,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Marmara'daki hareketlilik 22 Ağustos'ta da devam etti. AFAD kayıtlarına göre 22 Ağustos saat 01.26'da Marmara Denizi'nde, Çınarcık'a yaklaşık 12 kilometre mesafede 1,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. "Deprem fırtınası" olarak ifade ediliyor Marmara Bölgesi'nin başta Kuzey Anadolu Fay Zonu olmak üzere çok sayıda aktif ve ikincil fayın bulunduğu hareketli bir tektonik sistem olduğuna dikkat çeken TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir, son dönemde meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremlerin ana fay zonunun çevresindeki ikincil fay parçalarında oluşan gerilim değişimleri ve kırılmalarla ilişkili olabileceğini belirtti. Cangir, kısa süre içerisinde çok sayıda küçük depremin meydana gelmesinin kamuoyunda "deprem fırtınası" olarak adlandırıldığını ancak bunun tek başına büyük bir depremin başladığı veya yaklaştığı anlamına gelmediğini ifade etti. "Öncü deprem demek bugün mümkün değil" Bir depremin öncü olup olmadığının ancak kendisinden sonra daha büyük bir deprem meydana gelmesi halinde geriye dönük olarak anlaşılabileceğini belirten Cangir, "Bu depremler büyük depremin öncüsüdür" demenin de "kesinlikle büyük bir depremle ilişkili değildir" demenin de bugün için bilimsel açıdan doğru olmadığını söyledi. Cangir, günümüz bilimsel imkanlarıyla bir depremin gününün, saatinin ve büyüklüğünün önceden kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, sosyal medyada yer alan "büyük deprem geliyor", "fay harekete geçti" ve "bunlar kesin öncü" şeklindeki açıklamalara karşı vatandaşları uyardı. "Yalova'nın deprem tehlikesi ortadan kalkmış değil" Marmara'daki küçük depremlerin Yalova'nın deprem tehlikesini ortadan kaldırmadığını belirten Cangir, kentin 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde ağır sonuçlar yaşadığını hatırlattı. Yalova'nın aktif faylara yakınlığına, özellikle kıyı kesimlerindeki kalın alüvyal zeminlere, bazı bölgelerdeki heyelan ve zemin problemlerine dikkat çeken Cangir, yapı güvenliği kadar zemin şartlarının doğru belirlenmesinin de hayati önem taşıdığını söyledi. Cangir, "Bu nedenle asıl tartışmamız gereken konu, her küçük deprem sonrasında 'Büyük deprem geliyor mu?' sorusuna cevap aramak değil; 'Büyük deprem meydana geldiğinde biz ne kadar hazırız?' sorusu olmalıdır" dedi.

Çınarcık'ta denize girmek yasaklandı: Deniz kirlendi, ceza yağdı Haber

Çınarcık'ta denize girmek yasaklandı: Deniz kirlendi, ceza yağdı

Yalova'nın turizm merkezlerinden Çınarcık'ta deniz suyu analizlerinin ardından Kestanelik Aile Çay Bahçesi ile Karpuzdere mevkii arasındaki bölgede denize girmek yasaklandı. İlçede kanalizasyon ve atık su tartışmaları sürerken, Çınarcık Belediyesi ile Mavi Deniz Atıksu Arıtma Birliği'ne toplam 7 milyon 131 bin lira idari para cezası uygulandı. Vatandaşlar ise denizdeki kirlilik nedeniyle kötü koku ve hastalık şikayetlerinde bulundu. Çınarcık İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin denizden aldığı su numunelerinin analizlerinin ardından İlçe Hıfzıssıhha Kurulu tarafından karar alındı. 21 Ağustos 2026 tarihli ve 08 sayılı kurul kararı doğrultusunda Kestanelik Aile Çay Bahçesi ile Karpuzdere mevkii arasında denize girilmesi ikinci bir duyuruya kadar yasaklandı. Arıtılmamış atık suya 7 milyon 131 bin lira ceza Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin ilçede yaptığı denetimlerde arıtılmamış atık suyun denize ve dereye deşarj edildiği tespit edildi. Çınarcık Belediyesi'ne 5 milyon 34 bin lira, Mavi Deniz Atıksu Arıtma Birliği'ne ise 2 milyon 97 bin lira olmak üzere toplam 7 milyon 131 bin lira idari para cezası kesildi. "Çocuklarımız denize girdi, hep hastalandı" Çınarcık'ta yaşayan vatandaşlar, kanalizasyon hatlarında yaşanan sorunların denizi kirlettiğini belirterek tepki gösterdi. Nurettin Yüksel, "Kanal patladığı zaman denize veriyorlar. Her taraf koku içinde, pislik içinde. Millet denize giremiyor. Bayağı oluyor, bu ara hep patlıyor. Patlıyor, yapıyor, patlıyor, yapıyor" dedi. Yüksel ise İstanbul'dan gelen çocuklarının denize girdikten sonra hastalandığını ileri sürerek, "Çocuklarımız İstanbul'a geldi, denize girdi, hep hastalandı" ifadesini kullandı. Yusuf Gezgin ise atık suyun yaklaşık bir hafta boyunca aktığını belirterek, "Bir hafta mütemadiyen aktı ve denizi çok kirletti. İnsanlar denize giremedi. Şu anda da çok kirli. İnsanlar şaşırıyor yani. Hastalıklar artmış" diye konuştu. Gezgin, kirlilik nedeniyle balıkların dahi bölgeden uzaklaştığını savunarak, "Ben şahsen denize girmiyorum. Sadece dışarıdan balık yakalamaya gidiyorum ve pislikten kenara balık bile gelmiyor" dedi. Başkan Kurt: "Denize direkt verilme olayı yok" Çınarcık Belediye Başkanı Avni Kurt ise yaşanan tahliye işleminin zorunlu olduğunu savundu. Kurt, sistemde çalışma yapılabilmesi için biriken suyun bir bölümünün dereye bırakıldığını belirterek, "Mecburen bir kısmı terfi merkezinin içindeki bol sulandırılmış bir şekilde, direkt verilmedi. Sulu bir şekilde su ekstrası verilerek tamamen dereye bırakıldı" diye konuştu. Kurt, işlemin yaklaşık 5 dakika sürdüğünü belirterek, "Temizliği de yapıldı. Makine parkuru değişti, eksikler giderildi. Yoksa her taraftan fosseptik çıkacaktı. Ama denize direkt verilme olayı yok" ifadelerini kullandı. Çınarcık'ta denize girme yasağının ne zaman kaldırılacağına ilişkin ise henüz yeni bir tarih açıklanmadı.

Karadeniz ezgileri Çınarcık'ta yankılandı Haber

Karadeniz ezgileri Çınarcık'ta yankılandı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde bu yıl 6'ncısı düzenlenen Geleneksel Karadeniz Şenlikleri, horonlar, halk oyunları ve konserlerle renkli görüntülere sahne oldu. Karadeniz kültürünün tanıtılması, yaşatılması, birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi amacıyla Çınarcık Genç Karadenizliler Derneği tarafından organize edilen 6. Geleneksel Karadeniz Şenlikleri, Hasanbaba Mesire Alanı'nda başladı. İki gün sürecek etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Şenliğin açılışında Karadeniz yöresine özgü ezgiler eşliğinde horonlar oynanırken, halk oyunları gösterileri büyük beğeni topladı. Gemlik Belediyesi Bando Takımı da gerçekleştirdiği gösteriyle programa renk kattı. Etkinlik alanında kurulan stantlarda ise Karadeniz'e özgü yöresel el sanatları ile gıda ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Programın açılış konuşmasını yapan Çınarcık Genç Karadenizliler Derneği Başkanı Murat Bayraktar, şenliğin Karadeniz kültürünü gelecek nesillere aktarmak ve hemşehriler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla düzenlendiğini belirtti. Şenlik kapsamında yerel sanatçılar Faruk Aydın, Hami Bakan, Onur Bayraktar, Ümit Can Demir, Gökhan Aydın, Filiz Yıldırım, Taner Eyüpoğlu, Hızır Dinç, Kurtuluş Eyidil, Emirhan Usta, Murat Dede, Mert Çoban, Ömer Demirci ve Ogün Aydın iki gün boyunca sahne alarak katılımcılarla buluşacak. Programa Çınarcık Belediye Başkanı Avni Kurt, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kırıcı, AK Parti Çınarcık İlçe Başkanı Mehmet Öztop, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Turan Çam, mahalle muhtarları, dernek başkanları, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Güllü dosyasında iddianame tamamlandı Haber

Güllü dosyasında iddianame tamamlandı

Kamuoyunda "Güllü" ismiyle tanınan sanatçı Gül Tut'un geçen yıl Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi meydana gelen olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Dosyada yer alan değerlendirmelere göre Gül Tut, Çınarcık'taki evinin altıncı katındaki dairenin penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştü. Adli incelemelerde, sanatçının ağır kafa ve omurga travmaları ile iç organ yaralanmalarına bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Soruşturma dosyasında yer alan örneklere göre olay gecesi evde bulunan kişilerin, Gül Tut'un sevdiği "Malkata" isimli Roman havasını açtığı, müziği duyan sanatçının da kızının odasına geçtiği değerlendirildi. Savcılık, bu durumun olayın gerçekleşeceği ortama Gül Tut'u çekmek amacıyla planlandığı kanaatine yer verdi. İddianamede, olay anına ilişkin güvenlik kamerası ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporlarında düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşürüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu ifadenin şüpheliye ait olduğu ve hemen sonrasında Gül Tut'un fiziksel müdahaleyle pencereden aşağıya atıldığı yönünde değerlendirme yaptı. Dosyada bulunan tanık ifadeleri de iddianamenin önemli delilleri arasında gösterildi. Olay sırasında evde bulunan tanıklardan birinin, ilk ifadesinden farklı olarak daha sonra verdiği beyanda, Gül Tut'un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden aşağı ittiğini anlattığı belirtildi. Savcılık, tanığın daha sonra yaptığı açıklamaların telefon kayıtlarıyla da desteklendiğini kaydetti. İddianamede, şüphelinin olaydan önce annesine yönelik tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu iddialarına da yer verildi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter'in çeşitli zamanlarda annesini camdan atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istediğini ifade ettiği değerlendirilen çok sayıda mesajın tespit edildiği aktarıldı. Dosyada yer alan teknik incelemelerde, olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ilk sesin ardından yaklaşık yedi saniye boyunca odadaki kişilerden herhangi bir yardım çağrısı ya da panik tepkisi duyulmadığı ifade edildi. Savcılık, bu bulgunun olayın ani gelişen bir kaza ihtimaliyle uyuşmadığını değerlendirdi. Olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de soruşturma kapsamında araştırıldı. Evde yapılan kriminal incelemelerde zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir madde bulunmadığı, Gül Tut'un sağlık geçmişinde intihar eğilimine işaret eden bir veriye rastlanmadığı, çok sayıda tanığın ise sanatçının yükseklik korkusu bulunduğunu anlattığı belirtildi. Bilirkişiler de pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale ihtimalinin daha güçlü olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle ortaya konulabileceğini ifade etti. İddianamede, şüphelinin olay sonrasında dijital delilleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu da öne sürüldü. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer aldı. Ayrıca yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığına ilişkin tespitler de soruşturma evrakına girdi. Telefon incelemelerinde şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ile suç ve dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar bulunduğu kaydedildi. Buna karşılık yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi. Toplanan tanık anlatımları, dijital materyaller, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendiren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Dosya, yargılamanın yapılması için mahkemeye gönderilirken, sanığın hukuki durumuna ilişkin nihai kararı mahkeme verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.