Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Çin

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin Devlet Başkanı Xi ve ABD Başkanı Trump’tan tarihi zirve Haber

Çin Devlet Başkanı Xi ve ABD Başkanı Trump’tan tarihi zirve

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin başkenti Pekin’de bulunan Büyük Halk Salonu’nda ikili görüşmelere başladı. Xi, toplantının basına açık kısmında yaptığı konuşmada Trump’ı Pekin’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "9 yıl aradan sonra Çin'e tekrar hoş geldiniz. Bütün dünya görüşmemizi takip ediyor" dedi. Dünya’nın büyük bir dönüşüm yaşadığını ve uluslararası durumun değişken ve çalkantılı olduğunu kaydeden Xi, "Dünya yeni bir yol ayrımında" diye konuştu. Çin ve ABD ilişkilerinin küresel zorlukların aşılması ve Dünyanın daha fazla istikrara kavuşması açısından önem taşıdığına işaret eden Xi, "İki ülke halklarının refahı ve insanlığın geleceği adına, ikili ilişkilerimiz için birlikte daha parlak bir gelecek inşa edebilir miyiz?" diye sordu. "Farklılıklardan çok ortak çıkarlara sahibiz" ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü nedeniyle Trump’ı ve ABD halkını tebrik eden Xi, "Ülkelerimizin farklılıklardan çok ortak çıkarlara sahip olduğuna her zaman inanıyorum. Birimizin başarısı diğeri için bir fırsattır ve istikrarlı ikili ilişkiler dünya için iyidir. Çin ve ABD işbirliğinden kazançlı, çatışmadan ise zararlı çıkacaktır. Rakip değil, ortak olmalıyız. Yeni çağda, birbirimizin başarılı olmasına, birlikte gelişmesine yardımcı olmalı ve büyük ülkelerin birbirleriyle iyi geçinmesinin makul bir yolunu bulmalıyız" ifadelerini kullandı. Xi, "Sayın Başkan, ülkelerimiz ve dünya için önem taşıyan büyük meseleler üzerine yapacağımız görüşmeleri ve 2026'yı bir bir dönüm noktası yapmak üzere Çin-ABD ilişkilerinin rotasını belirlemek için sizinle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum" şeklinde konuştu. "Birlikte harika bir geleceğimiz olacak" ABD Başkanı Donald Trump ise, sözlerine Xi’ye teşekkür ederek başladı. Onuruna düzenlenen karşılama törenini katılan çocuklar başta olmak üzere çok etkileyici bulduğunu vurgulayan Trump, "Siz ve ben birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz. Aslına bakarsanız, iki ülkenin herhangi iki başkanı arasındaki en uzun süreli ilişkiye sahibiz ve bu benim için bir onur. Harika bir ilişkimiz oldu. Çok iyi anlaştık" dedi. Daha önce karşılaşılan zorlukları karşılıklı iletişim yoluyla çözdüklerini hatırlatan Trump, "Birlikte harika bir geleceğimiz olacak. Çin'e ve yaptığınız işlere büyük saygı duyuyorum. Harika bir lidersiniz" diye konuştu. Bazen insanların bunu dile getirmesinden hoşlanmadığını kaydeden Trump, "Ama ben yine de söylüyorum çünkü bu doğru. Ben sadece gerçeği söylerim" ifadelerini kullandı. "Bu büyük ve önemli bir görüşme" Çin ziyaretine ABD’li şirketlerin üst düzey yöneticilerini de getirdiğini hatırlatan Trump, "Bugün size ve Çin'e saygılarını sunmak için buradalar. Ticaret ve iş yapmayı sabırsızlıkla bekliyorlar ve bu bizim açımızdan tamamen karşılıklı olacak" dedi. Bu nedenle yapılacak görüşmeleri sabırsızlıkla beklediğini ifade eden Trump, "Bu büyük ve önemli bir görüşme. Bunun belki de gelmiş geçmiş en büyük zirve olduğunu söyleyenler var. Daha önce hiç böyle bir şeyi hatırlamadıklarını söylüyorlar. Şunu söyleyebilirim ki, ABD’de insanlar başka hiçbir şey konuşmuyor. Ancak sizinle burada olmak bir onur. Arkadaşınız olmak bir onur. Çin ile ABD arasındaki ilişki her zamankinden çok daha iyi olacak" diye konuştu. Xi, Trump’ı resmi törenle karşılamıştı 9 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret eden ilk ABD başkanı olan Donald Trump, dün gece ülkenin başkenti Pekin’e varmıştı. Trump, günün erken saatlerinde onuruna düzenlenen resmi törende Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından karşılanmıştı.

BTÜ’den Çin ile güçlü iş birliği adımı Haber

BTÜ’den Çin ile güçlü iş birliği adımı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda küresel akademik iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Çin’de bir dizi temasta bulundu. Rektör Çağlar, ziyaret programı kapsamında dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumları ile bir araya geldi. China University of Mining and Technology yönetimi ile gerçekleştirilen görüşmelerde; ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi, akademisyen ve öğrenci değişim programlarının artırılması, doktora tezlerinde eş danışmanlık imkânlarının oluşturulması ve araştırma altyapılarının karşılıklı kullanımı gibi başlıklar ele alındı. Ortak projeler, akademik hareketlilik Çin temasları kapsamında Shanghai Jiao Tong University Global College’i de ziyaret eden Rektör Çağlar, burada da uluslararası akademik iş birliklerini ileriye taşıyacak temaslarda bulundu. Görüşmelerde; ortak projeler geliştirilmesi, akademik hareketliliğin artırılması, doktora çalışmalarında eş danışmanlık modellerinin yaygınlaştırılması ve araştırma altyapılarının etkin paylaşımı gibi stratejik başlıklar masaya yatırıldı. Rektör Çağlar’a ziyaretlerde, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Hedef, dünyanın her yerinde bilinirlik Görüşmelerin verimli geçtiğini ifade eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak ‘dünyanın her yerinden görünen bir üniversite’ olma hedefiyle uluslararası iş birliklerimizi kararlılıkla güçlendiriyoruz. Mühendislik ve teknik bilimler alanındaki güçlü altyapılarımızı, dünya üniversiteleriyle bir araya getirerek hem ülkemize hem de küresel bilim dünyasına katkı sunacak somut adımlar atılması konusunda ortak bir vizyon ortaya koyduk. Gerçekleştirdiğimiz bu temasların kalıcı ve etkili projelere dönüşmesini temenni ediyoruz" dedi.

Efkan Ala Birlik Vakfı’nda gençlerle buluştu Haber

Efkan Ala Birlik Vakfı’nda gençlerle buluştu

Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin düzenlediği Cuma Meclisi toplantısının konuğu AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala oldu. Programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz, Emine Yavuz Gözgeç ve Ahmet Kılıç, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, Uludağ Üniversitesi Rektörü ve TRT Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Yılmaz, STK temsilcileri, bürokratlar ve üniversite öğrencileri katıldı. Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen Cuma Meclisi toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, gençlerin sorularını yanıtladı. Orta Doğu’daki ABD, İsrail ve İran Savaşı’na değinen Efkan Ala, “Amerika, Çin ile bir problem yaşıyor. Venezuela, dünyanın petrol üretim hacminin yüzde 20’sini üretiyor. Bu petrolü Çin’e satıyor. İran’da üretilen petrolün yüzde 90’ı Çin’e satılıyor. Çin’in büyümesini engellemek isteyen ABD, önce Venezuela’yı etkisiz hale getiriyor, ardından İran’a saldırıyor. Dünya petrollerinin yüzde 20’si de Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. ABD’nin asıl hedefi Çin. En büyük arzumuz 3. Dünya Savaşı çıkmamasıdır. Öyle bir sürecin yaşanacağını öngörmüyoruz.” dedi. Zekat ve sadaka müessesinin doğru okunmuş olması halinde büyük ekonomik buhranların ve çatışmaların yaşanmayacağına dikkat çeken AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “İslam dünyasının sarsılmayan bir dirilmeye ihtiyacı var. Gençler, entellektüel bir başkaldırıya ve dirilişe ihtiyaç var. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in çizgisinde güçlenmeliyiz. İslamiyet döneminde Roma ve Persler olarak iki süper güç vardı. Günümüzde süper güç olarak gelecekte Çin'in süper güç olma yolunda ilerlemesi çok dikkatli değerlendirilmelidir. Bugünlere gelen güçlü uygarlıkların mirasçısı olduğumuzu unutmadan çok çalışmamız gerekiyor. Lütfen çok fazla okuyunuz. Bana okuduklarım çok şey kattı. Kültürleri, uygarlıkları ve kitapları okuyunuz.” ifadelerini kullandı. Gençlerden gelen bir soruyu da yanıtlayan Efkan Ala, “Türkiye, siyasette makas değişimini AK Parti döneminde gerçekleştirdi. Şiddet ile başarı mümkün değildir. Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ı rahmet ile anıyorum. Milleti sokağa dökmek isteyenlere, kargaşa çıkarmak isteyenlere, Erbakan ve ekibi hassasiyetli bir duruş sergileyerek engel olmuştur. Şiddet bir çözüm yöntemi değildir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm engeller ortadan kaldırıldı.” diye konuştu. Toplantı sonunda Efkan Ala’ya çini hediye edildi.

Dış ticaret açığı yıllık yüzde 56 arttı! Haber

Dış ticaret açığı yıllık yüzde 56 arttı!

TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı mart ayında ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolara geriledi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 8,2 artışla 33 milyar 120 milyon dolara yükseldi. Mart ayında dış ticaret açığı yüzde 56 artarak 7 milyar 195 milyon dolardan 11 milyar 221 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 76,5’ten yüzde 66,1’e geriledi. Yılın ilk çeyreğinde de tablo değişmedi. Ocak-Mart döneminde ihracat yüzde 3,2 azalışla 63,2 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 4,7 artarak 91,9 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 27,5 artışla 28,7 milyar dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68,8’e düştü. Enerji ve altın hariç tutulduğunda da dış dengedeki bozulma dikkat çekti. Martta bu kalemler dışındaki ihracat yüzde 5,5 azalırken ithalat yüzde 11,2 arttı. Aynı kapsamda dış ticaret açığı 5,4 milyar dolar olarak hesaplandı. İhracatın sektörel dağılımında imalat sanayi yüzde 93,7 ile başı çekerken, tarımın payı yüzde 3,7, madenciliğin payı yüzde 1,9 oldu. İthalatta ise ara malları yüzde 70 ile en büyük kalemi oluşturdu. Ülke bazında bakıldığında, mart ayında en fazla ihracat yapılan ülke 1,82 milyar dolarla Almanya oldu. Bu ülkeyi Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Fransa izledi. İthalatta ise ilk sırayı 4,76 milyar dolarla Çin aldı. Rusya, Almanya, İsviçre ve ABD diğer önde gelen ülkeler oldu. Öte yandan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre martta ihracat aylık bazda yüzde 2 azalırken ithalat yüzde 2,3 arttı. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ihracatı içindeki payı ise yüzde 3,5 seviyesinde kaldı.

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı Haber

Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı

Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde yurt dışı iş programları büyük önem taşırken, BTSO da firmaların dış ticaret hacmini artırmak hedefiyle 2026 yılında farklı coğrafyalara yönelik iş programlarını sürdürüyor. BTSO öncülüğünde yürütülen 3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi kapsamında UR-GE üyeleri ilk yurt dışı programını sektörün en önemli organizasyonlarından ITES China Fuarı’na çıkarma yaparak gerçekleştirdi. 120 bine yakın kişi, bin 600’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarda, BTSO UR-GE projesi üyeleri son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, meclis ve komite üyeleri ve 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, fuarı detaylı bir şekilde incelerken farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. "Hedefimiz Türkiye ihracatına katkı koymak" BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Makine UR-GE’nin 81 sektör paydaşıyla birlikte ITES China Makine, Otomasyon, Ekipmanları ve Elektronik Fuarı’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu fuarın otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu söyleyen Şener, "Bizler de bu fuarda üretimlerimizin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitemizi geliştirmek için incelemelerde bulunuyoruz. Aktif olan 17 UR-GE’mizin önemli projelerinden biri makine UR-GE’miz. Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE’si olarak ilk kez Çin’e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de Türkiye ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Çin pazarına yönelik UR-GE programı kapsamında savunma ve enerji alanında sektöre ve firmalarına neler katabileceklerini araştırmak amacıyla fuara katıldıklarını söyleyen UR-GE Üyesi Faruk Önal, "BTSO’nun düzenlediği UR-GE programları firmalar için son derece önemli ve faydalı. Mümkün oldukça tüm UR-GE organizasyonlarına katılarak farklı iş yapma biçimlerini ve yenilikleri yerinde görüyoruz. Elde ettiğimiz bu kazanımları Bursa’da firmamızda uygulayarak kendimizi geliştirmeye ve ihracatımıza katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu projelerin hayata geçmesini sağlayan ve desteklerini esirgemeyen BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a da teşekkür ediyorum" diye konuştu. BTSO’nun makine UR-GE kümelenmesi sayesinde dünyanın birçok pazarına ulaşabildiklerini söyleyen UR-GE Üyesi Emre Bahtiyar, "Gerçekten güzel bir organizasyon, hepimiz için verimli oldu. Şehrimiz makine sektöründe iyi bir konumda olsa da Çin, maliyetler ve yenilikler açısından ciddi bir rakibimiz. Özellikle yapay zekânın makinelere entegrasyonu konusunda önemli adımlar attıklarını görüyoruz. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmek ve bu alanlarda neler yapabileceğimizi öngörmek adına buradayız" şeklinde konuştu. BTSO 9.Meslek Komitesi Başkanı Tülay Kurtul, BTSO makine UR-GE projesi kapsamında geniş bir heyetle Çin’de düzenlenen ITES Fuarı’na katıldıklarını söyledi. Fuarda sergilenen yeni teknolojileri yerinde inceleyerek Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik fırsatları değerlendirmek amacıyla bu organizasyonda yer aldıklarını söyleyen Kurtul, "Burada sektörümüz açısından neler yapabileceğimizi görmek ve gelişen teknolojileri yakından takip etmek için kapsamlı incelemelerde bulunuyoruz. Çin pazarına yönelik ilk kez gerçekleştirilen bu UR-GE programı, firmalarımız açısından önemli bir deneyim ve kazanım sağlıyor. Elde ettiğimiz bilgileri ve gözlemleri kendi üretim süreçlerimize yansıtarak daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu değerli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. UR-GE Üyesi Mehmet Parladı ise, "Sektörün yönünü ve yeni teknolojileri yerinde görmek bizim için çok değerli. UR-GE projeleri firmalarımıza büyük katkılar sağlıyor" dedi.

ABD Başkanı Trump: "Bir anlaşmamız olsun ya da olmasın İran’dan ayrılacağız" Haber

ABD Başkanı Trump: "Bir anlaşmamız olsun ya da olmasın İran’dan ayrılacağız"

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreninde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Beyaz Saray’a yaptırılan yeni balo salonunun inşaatının mahkeme kararıyla durdurulduğu hatırlatılan Trump, karara itiraz edeceklerini belirterek, "Karar, kongre onayına ihtiyacım olduğunu söylüyor. O kadar yanılıyor ki. Bu proje özel olarak finanse ediliyor. Şirketler ve çok zengin insanlar tarafından yapılan bir bağış bu. Öyle ki 150 yıldır bir balo salonu istiyorlardı. Dünyanın herhangi bir yerindeki en iyi balo salonuna sahip olacağız" dedi. Beyaz Saray’da daha önce de farklı inşaat projelerinin yürütüldüğünü söyleyen Trump, yeni balo salonunun başkan ve Beyaz Saray personelinin güvenliğini ilgilendirdiğini öne sürdü. Trump, yeni balo salonunda kullanılacak kurşun geçirmez camları buna örnek olarak gösterdi. "İran'dan yakında ayrılacağız" İran savaşı ve enerji fiyatlarındaki artışla ilgili bir soruya da yanıt veren Trump, savaşın yakında sona ereceğinin sinyalini vererek, "Buradan ayrılmamız lazım ve bunu yakında yapacağız. Fiyatlar hızla düşecek. Hisse senedi fiyatları bugün neredeyse rekor seviyede arttı" dedi. İran’a gerçekleştirilen saldırıların ABD’yi daha güvenli yaptığını kaydeden Trump, ülkenin dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine atıfta bulunarak, "Harekete geçmek zorunda kaldık, çünkü artık aramızda olmayan çılgın bir adam vardı. Ve halihazırda rejim değişikliği gerçekleşti. Bir rejimi devirdik ve ikinci rejimde artık çok daha farklı bir insan grubu var. Bunlar makul ve çok daha az radikalleşmiş durumdalar. Çok daha mantıklı insanlarla muhatap oluyoruz ve yaptığımız şey inanılmaz" değerlendirmesinde bulundu. "Hürmüz Boğazı'na ihtiyacı olan ülkeler kendi başının çaresine bakacak" İran’ın nükleer tesislerini hedef almamaları halinde Tahran yönetiminin nükleer silahlara sahip olacağı iddiasını yineleyen Trump, "Çok yakında oradan ayrılacağız ve eğer Fransa veya başka bir ülke petrol ve gaz almak isterse, Hürmüz Boğazı’ndan geçip kendi başlarının çaresine bakacak. Bence zaten çok güvenli olacak ama Hürmüz Boğazı’nda olan bitenle bizim hiçbir ilgimiz yok, hiçbir ilgimiz de olmayacak. Çünkü bu ülkeler, Çin, güzel gemilerini doldurup buradan ayrılacak ve kendi başlarının çaresine bakacaklar. Bunu bizim yapmamız için hiçbir neden yok" diye konuştu. "Saldırılar 2-3 hafta içinde sona erecek" İran’ı çok sert bir şekilde vurduklarının altını çizen Trump, "Birçok radikalleşmiş deliden kurtulduk. Onları sert bir şekilde vurmaya devam ediyoruz, dün gece muhtemelen gördüğünüz üzere füze üretim tesislerini yok ettik" ifadelerini kullandı. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının 2-3 hafta içinde sona ereceğini söyleyen Trump, "Ayrılacağız. Çünkü bunu sürdürmemiz için bir neden yok" dedi. "Hürmüz Boğazı’nın güvenliği bizim sorunumuz değil" İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın döşeyebileceğini ya da buradan geçen gemilere ateş açabileceğini vurgulayan Trump, "Ama bu bizim sorunumuz değil. Bu Fransa'nın sorunu olacak. Bu, Boğaz'ı kim kullanıyorsa onun sorunu olacak. Sanırım biz ayrıldığımızda her şey çözülmüş olacak. Bugün çok sayıda geminin oradan geçtiğini duydum" ifadelerini kullandı. İran ile müzakerelerin sürdüğünü yineleyen Trump,"Tekrar ediyorum, rejim değişikliği yaptık.Rejim değişikliği hedeflerimden biri değildi. Tek bir hedefim vardı, o da İran’ın nükleer silaha sahip olmaması. Ve bu hedefe ulaşıldı. Nükleer silahlara sahip olamayacaklar. Ancak işi bitiriyoruz. Sanırım 2 hafta içinde, ya da birkaç gün daha sürebilir, sahip oldukları her şeyi yok etmek istiyoruz" dedi. Trump İran’ı uyardı: "Masaya otururlarsa iyi olur" Buna rağmen İran ile bir anlaşmaya varmalarının mümkün olduğunu vurgulayan Trump, "Bazı köprüleri vuracağız, aklımızda birkaç güzel köprü var; ancak masaya otururlarsa bu iyi olur. Masaya gelseler de gelmeseler de fark etmez. Çünkü onları öyle bir gerilettik ki, yok ettiğimiz yetenekleri yeniden inşa etmeleri 15 veya 20 yıl sürecek. Donanmaları yok, orduları yok, hava kuvvetleri, telekomünikasyon altyapıları, uçaksavar sistemleri yok. Liderleri yok. Liderlerinin hepsi gitti. Yani, bu yüzden rejim değişikliği yaptık" şeklinde konuştu. "İran anlaşma yapmak zorunda değil" Trump, "İran bir anlaşma yapmak zorunda mı?" sorusu üzerine, "Hayır, anlaşma yapmak zorunda değiller. Birçok insanla konuştum, bu yeni bir rejim. Çok daha ulaşılabilir durumdalar" ifadelerini kullandı. İran’ın anlaşma yapmayı kendisinden daha çok istediğini öne süren Trump, "Artık nükleer silah üretemeyeceklerinden emin olduğumuzda, bir anlaşmamız olsun ya da olmasın oradan ayrılacağız. Bu önemsiz. Bir anlaşma yapmamız mümkün, çünkü onlar anlaşma yapmayı benim istediğimden daha çok istiyorlar" dedi. İran’ın savaşın ardından çok uzun bir süre boyunca nükleer silaha sahip olamayacağını vurgulayan Trump, "Yeniden nükleer silah yapmaya hazır olduklarında, benim gibi bir başkan oraya gidip onların tekrar canına okuyacak, çünkü nükleer silaha sahip olamazlar" yorumunu yaptı. Trump, İran’da yeni bir rejimin olduğu iddiasını yineleyerek "Bu yeni rejim öncekinden çok daha iyi" dedi. "Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" İran’a karşı yürütülen savaşı net bir şekilde kazandıklarını ifade eden Trump, "İran'da olanlara bir bakın; karşımızda hiçbir engel yok ve her yer bombalandı. Hava savunma sistemleri yok, hiçbir şeyleri yok. Ellerinde hiçbir şey kalmadı" dedi. Demokratların ve kendisine muhalif basın kuruluşlarını İran’ı olduğundan daha güçlü göstermekle suçlayan Trump, "Gökyüzüne hükmeden uçaklarımız var. Ancak üzerlerine ateş bile edilmiyor. Çünkü teçhizatları tamamen yok edildi. Ateş edecek hiçbir şeyleri yok. Kaybediyorlar. Kaybettiklerini kabul ediyorlar, anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" diye konuştu.

İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sırada Haber

İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sırada

TÜİK ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Şubat 2026 dış ticaret verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,5 artarak 21 milyar 49 milyon dolar oldu. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 5,5 artarak 30 milyar 80 milyon dolara yükseldi. Ocak-Şubat döneminde ihracat yüzde 1,3 azaldı, ithalat ise yüzde 2,8 arttı. Bu dönemde enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 4,4, ithalat ise yüzde 12,8 oranında artış gösterdi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Şubat ayında 2,99 milyar dolar olarak gerçekleşti. DIŞ TİCARET AÇIĞI ARTIŞ GÖSTERDİ Şubat ayında dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,9 artarak 7 milyar 796 milyon dolardan 9 milyar 31 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret açığı Ocak-Şubat döneminde ise yüzde 13,8 artarak 17 milyar 415 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı Şubat ayında yüzde 70,0, Ocak-Şubat döneminde ise yüzde 70,4 olarak belirlendi. İHRACAT VE İTHALATIN SEKTÖR BAZINDAKİ DAĞILIMI İhracatta en büyük pay, yüzde 93,8 ile imalat sanayi ürünlerinin oldu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün ihracattaki payı ise yüzde 4,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 olarak gerçekleşti. İthalatta, Şubat ayında en büyük payı yüzde 72,2 ile ara malları alırken, sermaye mallarının payı yüzde 13,4, tüketim mallarının payı ise yüzde 13,8 oldu. İHRACATTA İLK 5 ÜLKE Şubat ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 1 milyar 855 milyon dolar olurken, onu sırasıyla Birleşik Krallık (1 milyar 246 milyon dolar), ABD (1 milyar 238 milyon dolar), İtalya (1 milyar 112 milyon dolar) ve Fransa (928 milyon dolar) takip etti. Bu 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,3'ünü oluşturdu. İTHALATTA İLK 5 ÜLKE İthalatta ise Çin, Şubat ayında 4 milyar 125 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Çin’i, Rusya Federasyonu (2 milyar 497 milyon dolar), Almanya (2 milyar 211 milyon dolar), İsviçre (1 milyar 685 milyon dolar) ve ABD (1 milyar 352 milyon dolar) takip etti. Bu ilk 5 ülke, toplam ithalatın yüzde 39,5’ini oluşturdu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, Şubat ayında ihracat bir önceki aya göre yüzde 1,2 artarken, ithalat yüzde 1,1 arttı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payı yüzde 3,2, ithalatındaki payı ise yüzde 11,2 olarak açıklandı.

Rojin'in telefonu Çin'e gidiyor Haber

Rojin'in telefonu Çin'e gidiyor

Van’da kaybolduktan 19 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’e ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Daha önce inceleme için İspanya’ya gönderilen cep telefonuna tam erişim sağlanamadı. Ailenin verdiği bilgiye göre telefonun şimdi Çin’e gönderilmesi planlanıyor. Bayrama hüzünle giren baba Kabaiş, son gelişmeleri anlattı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2023’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu. Genç öğrencinin cansız bedeni, 15 Ekim’de Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulundu. Soruşturma dosyasına 10 Ekim’de giren Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi raporunda, Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtildi. Bunun üzerine, olay yerinden morga nakil sürecinde cenazeye temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilerle ilgili geniş kapsamlı DNA incelemesi başlatıldı. Rojin’in ailesinden yeni başvuru! İspanya kıramadı Çin yapabilecek mi? İlk aşamada 134 kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Daha sonra bu sayı 195’e yükseldi. Rojin Kabaiş’e ait cep telefonu ise teknik inceleme için yaklaşık 3 ay önce İspanya’ya gönderildi. Van Barosu, telefonla ilgili son duruma ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Rojin Kabaiş dosyasında, bugüne kadar açılamayan cep telefonunun içeriğinin tespiti, imajlarının alınması ve teknik incelemesinin yapılması amacıyla İspanya'ya gönderildiği bilinmektedir. Ancak gelen son raporda, cihaza tam erişim sağlanamadığı, yalnızca kısmi içerikli bir inceleme yapılabildiği belirtilmiştir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından dijital verilerin eksiksiz ve denetilebilir biçimde incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Sürecin şeffaf ve etkin bir biçimde yürütebilmesinin takipçisi olduğumuzu ve olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.” BABA KABAİŞ: ÇİN'E GÖNDERİLECEK Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş de dosyadaki son gelişmeleri anlattı. Kabaiş, İspanya’dan geri gelen telefonun şifresinin kırılması için bu kez Çin’e gönderileceğini söyledi. Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Adalet Bakanlığı üzerinden yürütülecek yazışmaların tamamlanmasını beklediklerini belirten Kabaiş, “Telefon şifresi kırılarak Türkiye'de de açılabileceği söylendi. Ancak veriler kaybolur diye bu risk alınmadı. Bu nedenle cep telefonu Çin'deki firmaya gönderilecek. Çin'de şifrenin kırılabileceği söylendi” dedi. Baba Kabaiş, kızının yurttan çıkarken son görüntülerinde elinde cep telefonu bulunduğunu hatırlatarak, “Cep telefonun açılması çok önemli olacaktır. Soruşturmanın seyrini değiştirebilir” ifadelerini kullandı. Acılı baba, bir bayrama daha kızından ayrı girmenin üzüntüsünü yaşadığını da söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.