Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Çin

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump, Çin'i suçladı Haber

Trump, Çin'i suçladı

ABD Başkanı Donald Trump, Çin'i ABD seçimlerine müdahale etmekle suçlayarak, "Belgeler, Çin'in 2020 seçim döneminden itibaren yıllar boyu seçim verilerine yönelik tarihin en büyük güvenlik ihlali olduğuna inanılan eylemi gerçekleştirdiğini gösteriyor" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ulusa sesleniş konuşması gerçekleştirdi. Yaklaşık 2 yılda sınır, güvenlik, ekonomi, sağlık ve diğer alanlardaki politikalarıyla ABD'yi çok iyi bir konuma taşıdıklarını belirten Trump, "Şu an bizimle milyonlarca varil petrol üretmek için çalışan Venezuela'da kazandık. Aynı şekilde İran'da da büyük başarılar elde ediyoruz ve bu çabanın meyvelerini çok yakında göreceksiniz. Amerika geri döndü ve gerçekten çok iyi gidiyor. Ancak acilen ele alınması gereken büyük bir sorunumuz var, çünkü adil ve dürüst seçimler olmadan hiçbir ülke büyük olamaz" ifadelerini kullandı. "Seçim güvenliği konusundaki gizli belgeleri yayınlıyoruz" Her ABD vatandaşının kullandığı oyun doğru ve güvenli bir şekilde sayıldığından emin olmayı hak ettiğini vurgulayan Trump, "Ne yazık ki bugün sahip olduğumuz sistem, bu standardın feci şekilde gerisinde kalıyor. Seçim altyapımızdaki şok edici güvenlik açıklarını ortaya çıkaran kritik istihbaratın üzerindeki gizliliğin derhal kaldırılacağını ve yayınlanacağını duyuruyorum. Bu kanıtlar, sahip olduğumuz seçim sisteminin bilgisayar korsanlığı istismarına ve dış müdahalelere karşı, daha önce hiç mümkün olduğu düşünülmeyen boyutlarda tehlikeli bir biçimde savunmasız olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu. Yayınlanan belgeleri inceleme çağrısı yaptı Seçim sistemindeki bu açığın şimdiye kadar ABD halkından gizlendiğini ifade eden Trump, "Ancak bu durum şu andan itibaren tamamen değişiyor. Bu geceden itibaren yayınlayacağımız belgeler, Beyaz Saray Hükümet Şeffaflığı Görev Gücü tarafından bir araya getirildi. Harika bir ekip. Başkanlık İstihbarat Danışma Kurulu'nun personeliyle birlikte çalıştılar. Bu akşam sunacağımız bulguların hepsini bizzat incelediler ve gerçek olduklarını tamamen teyit ettiler. Bu belgeleri Whitehouse.gov adresinde kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Gidin ve inceleyin" diye konuştu. Bu belgelerin kamuoyunun erişimine açılmasının amacını "güven kazanmak" olarak ifade eden Trump, söz konusu belgelerin endişe duyulan 5 temel alanı kapsadığını söyledi. Yaşanan veri kaybını "güvenlik kabusu" olarak nitelendirdi Çin'i ABD seçimlerine müdahalede bulunmakla suçlayan Trump, "İlk olarak bu belgeler, Çin Halk Cumhuriyeti'nin 2020 seçim döneminden itibaren yıllar boyu seçim verilerine yönelik tarihin en büyük güvenlik ihlali olduğuna inanılan eylemi gerçekleştirdiğini gösteriyor. Bu durum, Çin'in 220 milyon ABD seçmen verisini yasa dışı yollarla ele geçirmesiyle sonuçlandı. Bu bilgiler arasında isimler, adresler, siyasi parti tercihleri ve diğer hassas veriler bulunuyor" dedi. Yaşanan veri kaybını "güvenlik kabusu" olarak nitelendiren Trump, "Hatta elde edilen istihbarat, Çin'in bu yeni projeye özel olarak bir ‘veri istismar' birimi atadığını gösteriyor. Bu rezaleti daha da vahim hale getiren şey ise yayınladığımız belgelerin ikinci aşamasının, derin devlet üyelerinin ve istihbarat teşkilatımızın, Çin'in seçimlere müdahalesi hakkındaki bilgileri aktif olarak sümen altı etmek ve önemsizmiş gibi göstermek için çalışarak bunları başkandan ve Amerikan halkından kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bir şekilde gizlediğini ortaya koymasıdır" ifadelerini kullandı. "Bilgileri kasıtlı olarak gizlediler" ABD kurumlarının seçmen verilerinin Çin tarafından satın alındığını, çalındığını veya hacklendiğini 2020 yılında keşfettiğini aktaran Trump, "Alarm zillerini çalmakla sorumlu olanlar bunun yerine bilgileri gizlediler. Bu bilgiyi başkan olarak bana veya başka hiç kimseye açıklamadılar. Kongre'yi bilgilendirmediler. Hatta durmadan tek söyledikleri, bunun ülkemiz tarihindeki en güvenli seçim olduğuydu. Herkese dağıtılan standart replik buydu" suçlamasında bulundu. "Kazanmamam için canla başla savaştılar" Çin yönetiminin kendisinin göreve gelmesini istemediğini ve 2020 seçim kampanyasını baltaladığını savunan Trump, "Donald Trump'ın kazanmaması için canla başla savaştılar. Hem de haklı bir nedenden dolayı. Yayınladığımız belgelerde yer alan CIA raporunun açıkça belirttiği gibi aynen alıntılıyorum: ‘Çin Komünist Partisi, ‘2018'in ortalarında ABD başkanının oylarını azaltmak ve onu istifaya zorlamak veya yeniden seçilmesini engellemek amacıyla ABD başkanına muhalif olan tüm yerel ve yabancı unsurları kullanmayı planlıyordu' Ne kadar hoş değil mi?" diye konuştu. "Hakkımda olumsuz haber yapan gazetecilere para ödediler" Çin'in ayrıca 2018'in ortalarında ABD ara seçimlerinin ve daha sonra 2020 başkanlık seçimlerinin sonuçlarını etkilemek için çalıştığını öne süren Trump, "Bunun dışında 2019'da Çin hükümetinin ABD'ye yönelik stratejisi, ülke içinde ABD başkanına olan güveni zayıflatmaya odaklanmıştı. Sadece başkanın o kadar da iyi olmadığı izlenimini oluşturmak istediler. Oysa aslında başkanınız harika bir iş çıkarmıştı. Tam olarak bunu yapmak için mümkün olan her şeyi denediler. CIA'e ait bir belgeyle devam edecek olursak, strateji, ABD'li iş dünyası liderlerini ABD başkanına karşı kışkırtmak amacıyla büyük ABD şirketlerindeki Çin bağlantılarını kullanma çabalarını içeriyordu. ABD başkanı hakkında olumsuz haberler yapan gazetecileri tespit ettiler ve ellerinden geldiğince çok haber yazmaları için onlara yüklü miktarlarda para ödediler. ABD başkanının bir sonraki seçimi kaybetmesini istediler ve benim kaybetmemi istemelerinin nedeni, niyetlerinin tamamen farkında olduğumu bilmeleriydi. Onlara milyarlarca ve milyarlarca dolarlık gümrük vergisi uyguladım ve dünyanın herhangi bir yerindeki en güçlü orduyu kurdum. Dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz" şeklinde konuştu. Eski ABD Başkanı Obama'yı işaret etti Çin'in ABD seçimlerini etkileme çabalarına ilişkin belgelerin kasıtlı olarak başkanlık bilgilendirme toplantılarında gündeme getirilmediğini iddia eden Trump, "İstihbarat görevlileri arasındaki bir e-posta, ‘Seçimle ilgili Çin raporlarını gizlemek için günlük bilgilendirme toplantıları üzerinde kasıtlı olarak oynadıklarını' itiraf ediyordu. Bu tür çabalara tanık olan yetkililerin buradaki niyetin bariz bir şekilde siyasi olduğunu düşündüğünü vurgulayan Trump, "Yakın zamanda bir arada duran önemli sayıda imha torbası bulduk, bunlar bilgileri yok etmek için kullanılan torbalardı. Yakılması için eski ABD Başkanı Başkan Barack Obama tarafından verilmiş. Yakılması gerekiyormuş. Bu torbaların farklı kişiler tarafından farklı bir şekilde yakılarak imha edilmesi ve kontrol edilmesi gerekiyordu, ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Belki de şanslıydık. Bunun kasıtlı olarak yapılmadığına, aksine bunları yakması gereken kişilerin büyük beceriksizliği nedeniyle böyle kaldığına inanıyoruz. Ancak ortaya çıkan bulgular gerçekten şoke edici" değerlendirmesinde bulundu. "Sistemler savunmasız, güvenliği kolayca ihlal edilebilir durumda" İlgili hükümet birimlerine böylesine hayati bilgilerin nasıl ve neden gizlendiğini araştırma ve Çin'in seçimlere müdahale çabalarını gizleyen kişiler hakkında yasal işlem başlatma talimatı veren Trump, "Yayınladığımız üçüncü belge seti ise elektronik oylama makineleri ve oy sayım sistemleri de dahil olmak üzere seçim altyapımızın güvenliği konusunda yıllarca Amerikalılara açıkça yalan söylendiğini ortaya koyuyor. Sahtekarlar, neredeyse hepsi. Sistemler savunmasız, güvenliği kolayca ihlal edilebilir durumda ve hükümetimiz içindeki insanlar da bunu biliyordu. Bu gece, hükümetimizin bu makinelerin saldırılara karşı son derece güvensiz olduğunu bildiğini kanıtlayan, daha önce gizliliği kaldırılmamış bir dizi ABD istihbarat değerlendirmesini ve diğer raporları yayınlıyoruz. En azından Rusya, Çin, Kuzey Kore'nin de aralarında bulunduğu ABD düşmanları ve devlet dışı gruplar, Amerikan altyapısını ele geçirme kapasitesine sahip. Bu gerçekten inanılmaz bir tespit. Ülkemizin sözde harika vatanseverleri tarafından yapılmış" ifadelerini kullandı. "Demokrasimizin kalbini hedef alan bir siber tehdit" İstihbarat belgelerinin, merkezi seçim verisi havuzlarının istismara en açık noktalar olduğunu ve düşmanların bu sistemlere erişimi ABD seçimlerine müdahale için kullandığını ortaya koyduğunu söyleyen Trump, "Bu gece, tarihleri Ocak 2020'den Haziran 2026'ya uzanan tüm bu bilgileri yayınlıyoruz. Bu, demokrasimizin kalbini hedef alan bir siber tehdittir" dedi. Birçok kişinin seçimlere bu şekilde bir müdahalenin gerçekten mümkün olup olmadığını sorguladığını hatırlatan Trump, "CIA'in Venezuela'daki yozlaşmış Maduro rejimi lehine büyük bir iş çevirmek için kurulan özel bir komplo hakkında raporlar elde ettiğini gösteren belgeler yayınlıyoruz, ki yaşanan tam olarak buydu" ifadelerini kullandı. Trump, elde edilen bulguların seçim güvenliğini sağlama konusunda acilen harekete geçmeleri gerektiğini kanıtladığını vurguladı. Sorumluları yargı önüne çıkarma talimatı verdi Erişime açılan belgelerin dördüncü bölümünün söz konusu hilelerin tespit edildiği durumlarda dahi örtbas edildiğini kanıtladığını söyleyen Trump, "Bu gece yayınlanan belgeler arasında Michigan'daki büyük ölçekli bir seçmen kaydı operasyonuna ilişkin dolandırıcılık kanıtlarını detaylandıran FBI dosyaları da yer alıyor" dedi. Trump belgelerin, bazı saha görevlilerinin FBI ajanlarına, "başkalarının adına seçmen kayıt formlarını imzaladıklarını" ve "var olmayan kişiler için sahte kayıt başvurularında bulunduklarını" itiraf ettiklerini gösterdiğini ifade etti. Bu sahtekarlığa karışan kişilerin yaptıkları başvuru sayısına göre hediye kartları aldığını öne süren Trump, "Başka bir ifadeyle bu, ‘öde, oyna ve hile yap' yöntemiydi. Konu üzerinde çalışan FBI ajanları suç işlendiğine inanıyor ancak Joe Biden dönemindeki Adalet Bakanlığı'nın soruşturmayı ağırdan alarak rafa kaldırdığını düşünüyorlar. Bu gece FBI direktöründen konunun tam olarak araştırılmasını sağlamasını ve herhangi bir suçtan sorumlu olanları yargılamak için Adalet Bakanlığı ile birlikte çalışmasını talep ediyorum" diye konuştu. "Seçmen kayıtlarında 278 bin ABD vatandaşı olmayan kişi tespit edildi" ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan "çarpıcı" bir araştırmanın sonuçlarını da kamuoyu ile paylaşan Trump, "Eyalet seçmen kayıtları ve kamu kayıtlarında federal seçimlerde oy kullanmak için kayıtlı yaklaşık 278 bin ABD vatandaşı olmayan kişi tespit edildi. Demokrat eyaletler seçmen dosyalarını paylaşmayı reddettiği için gerçek sayı bundan çok daha yüksek olmalı. Yine de, bu sınırlı analiz bile çeyrek milyondan fazla yabancının oy kullanmak için kayıtlı olduğunu ortaya koydu; kimse bu seçmen sistemini savunamaz" dedi. "Çin ve diğer ülkeler seçimlerimize müdahale etmeye çalışıyor" Yüz milyonlarca ABD seçmen kaydının yabancı hükümetlerin elinde olduğunu ve oy sayım sisteminin manipülasyona açık durumda olduğunu yineleyen Trump, "Çin ve diğer ülkeler seçimlerimize müdahale etmeye çalışıyor, dolandırıcılık kanıtları ise gömülüyor. Yüz binlerce vatandaş olmayan kişi seçmen kütüklerinde kayıtlı ve aktif durumda, buna rağmen hala seçmen kimliği olmadan, vatandaşlık kanıtı olmadan ve on milyonlarca oy pusulasının posta yoluyla başıboş bir şekilde dolaştığı seçimler yapıyoruz" eleştirisinde bulundu. Bu duruma California eyaletindeki Los Angeles Belediye Başkanlığı ve Valilik seçimlerini örnek gösteren Trump, "Uzun zaman önce, 2 Haziran'da yapıldı, ancak sadece birkaç gün önce, 10 Temmuz'da tamamlanabildi. Bir aydan uzun bir süre. Oyları saymak 1 ay sürdü, ne yaptıklarını merak ediyorum. Bu, herhangi bir üçüncü dünya ülkesinden bile daha kötü. Bizim sahip olduğumuz gibi seçimler yapan başka bir üçüncü dünya ülkesi bile yok" şeklinde konuştu. ABD medyasını hedef aldı ABD basınını da eleştiren Trump, "Nadir rastlanan bir kararla, yalan haber kanalları NBC ve ABC, bu konuşmayı yayınlamayacaklarını açıkladılar. Konunun neyle ilgili olduğunu biliyorlardı. Konuyu sevmedikleri için değil, sistemimizin ne kadar yozlaşmış olduğunu bildiklerinden ve bunu ortaya çıkarmak istemediklerinden dolayı. Onlar ve medyadaki diğerleri bu dolandırıcılığı sürdürmek ve ne sebeple olursa olsun devam ettirmek istiyorlar. Radikal solu korumak istiyorlar. Ancak, özgür ve adil seçimler olmadan harika bir ülkeye sahip olamazsınız" ifadelerini kullandı. Bu tür seçim sahtekarlıklarına göz yuman medya kuruluşlarının yayın lisanslarının iptal edilmesi gerektiğini söyleyen Trump, "Hiçbir ücret ödemeden kamuya ait milyarlarca dolarlık yayın frekanslarını kullanıyorlar. Tek istediğimiz seçimlerimizde ve habercilikte dürüstlüktür" dedi. "Güvenli seçimler partiler üstü bir konu olmalı" Seçim sistemindeki güvenlik açıklarına daha fazla izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Trump, "Cumhuriyetçi, Demokrat, bağımsız veya başka bir görüşten olsun, her Amerikalı dünyanın en güvenli, dürüst ve adil seçim sistemini hak ettiğimiz konusunda hemfikir olmalıdır. Güvenli seçimler partiler üstü bir konu olmalı. Birlik olmalıyız. Demokratlar, Cumhuriyetçiler, bağımsızlar, herkes. Bu partizan bir mesele olmamalı, bizi bölmek yerine birleştirmeli. Bölünmeli değil, birleşmeliyiz" çağrısında bulundu. "Seçimlerin dürüst olmasını istiyoruz" Hükümetin, açıkladığı seçim hileleri konusunda ilgili eyaletleri bilgilendirme sürecinde olduğunu aktaran Trump, "Her türlü zararı hafifletmek için iş birliği içinde çalışacağız ve hassas seçmen verilerinin daha iyi korunmasını sağlamak için hızlı hareket ediyoruz. Böylece veriler asla satın alınamaz, asla hacklenemez ve bir daha asla çalınmış bir seçime tanık olmayız" dedi. Eyalet valileri, senatörler ve Kongre üyelerinin de eyaletlerindeki potansiyel sorunlar hakkında bilgilendirildiğini aktaran Trump, "Bugün oy kullanma sistemine bakarsanız birçok eyalette durumun çok kötü olduğunu görürsünüz. Biz bunu düzeltmeye kararlıyız. Ayrıca eyaletler ve yerel yönetimlerle birlikte çalışarak seçimlerden önce bilinen teknik açıkları gidermelerine yardımcı olacağımızın sözünü veriyoruz. Önümüzde çok önemli bir seçim var ve bu seçimlerin dürüst olmasını istiyoruz. Ayrıca İç Güvenlik Bakanlığı'na her eyaleti seçmen kütüklerindeki vatandaş olmayan kişiler hakkında bilgilendirmesini ve tüm uygun olmayan seçmenleri listelerden derhal çıkarmaları talimatını verdim" şeklinde konuştu. Seçim reformu çağrısı Kongre'ye Amerika'yı Kurtarma Yasası'nı (Save America Act) geçirme çağrısında bulunan Trump, Demokrat rakiplerine ise, "Bunu yapmak çok kolay. Tabii hile yapmak istemiyorsanız. Bunu yapmamanızın tek nedeni hile yapmak istemenizdir, çünkü politikalarınız çok kötü ve adaylarınız o kadar acınası durumda ki başka hiçbir şekilde seçilemezsiniz" sözleriyle seslendi. Tasarı halindeki söz konusu yasayı "dönüm noktası" olarak niteleyen Trump, "Bu, tüm seçmenlerin fotoğraflı seçmen kimliği göstermesini şart koşuyor. Vatandaşlık kanıtı sağlamalısınız. Ülkemizin vatandaşı mısınız? Umarım yozlaşmış posta yoluyla oy kullanma sistemi olmaz, eğer Californiya'yı izlediyseniz posta yoluyla oylamanın doğası gereği yozlaşmış olduğunu bilirsiniz. Bu yüzden hastalık, engellilik, askeri görev veya seyahat durumları dışında posta yoluyla oy kullanma olmayacak. Bu reformlar, bahsettiğim güvenlik açıklarını durdurmak için acilen gereklidir" değerlendirmesini yaptı. Tüm ABD halkına seslenen Trump, "Yarın telefonunuzu elinize alın, Temsilciler Meclisi ve Senato'daki temsilcilerinizi arayın ve ‘Amerika'yı Kurtarma Yasası'nı gecikmeden geçirmelerini talep edin. Birlikte ülkemize olan inancı ve güveni yeniden tesis edeceğiz ve her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü olacağız" dedi.

Türkiye’den otomotivde 41,5 milyar dolarlık ihracat rekoru Haber

Türkiye’den otomotivde 41,5 milyar dolarlık ihracat rekoru

Dünyada Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere rehberlik eden raporlarından bir yenisini daha Otomotiv Sektörü odağında hazırladı. Raporda yeni "Made in Europe" çerçevesinin hâlen birçok belirsizlik içerdiği, bu belirsizlikten Türkiye’nin de etkilenebileceği belirtiliyor. Küresel otomotiv sektöründe güç dengesinin ise Asya’ya kaydığı vurgulanıyor. Küresel otomotiv sektöründeki güç dengesinin hızla değiştiği belirtilen raporda, Çin’in tek başına artık dünya otomobil satışlarının yüzde 37’sini gerçekleştirdiği ve bu oranın, 2024 yılına göre 2 puan, 2019 yılına göre ise 8 puan artış anlamına geldiği belirtiliyor. Aynı dönemde Avrupa'nın küresel pazar payının yüzde 20'nin altına, Kuzey Amerika'nın payının ise yüzde 21'e gerileyerek her iki bölge için de yeni tarihi düşük seviyelere ulaştığı raporda vurgulanıyor. Öte yandan yine Allianz Trade’in raporuna göre; küresel otomotiv pazarı 2025 yılında üst üste üçüncü kez büyüme kaydetti. Pazarın yaklaşık yüzde 5 büyüyerek, 2024 yılındaki yüzde 3'lük büyümenin de üzerine çıktığı bilgisi verilen raporda bu büyümenin lokomotifinin artık belirgin şekilde Asya'ya kaydığı belirtiliyor. Dünyanın iki büyük olgun pazarı olan Avrupa ve ABD’nin sınırlı bir performans sergilediği, Avrupa pazarı yatay seyrederken, ABD’nin yalnızca yüzde 2 büyüyebildiği de verilen bilgiler arasında bulunuyor. Öte yandan Çin pazarının yüzde 9 büyüyerek dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunun altı çiziliyor.

Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

Her 5 yetişkinden 1'i tütün ürünü kullanmakta Haber

Her 5 yetişkinden 1'i tütün ürünü kullanmakta

Dünya Sağlık Örgütü'nün paylaştığı verilere göre, dünya genelinde 1,2 milyar kişi; vücuttaki hemen hemen tüm organlara hasar vererek kanser, kalp rahatsızlıkları, felç, akciğer hastalıkları, doğurganlık kaybı, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve erken ölümlere yol açan tütün ürünlerini kullanıyor. Tütün kullanımı; kalp ve damar hastalıkları, solunum yolları sorunları, 20'den fazla kanser türü ve yaşam kalitesini düşüren pek çok hastalık için kritik bir risk faktörü teşkil ediyor. Covid-19 pandemisinin en etkili olduğu yıllardaki küresel can kayıplarıyla benzer ölçekteki tütün kaynaklı ölümler her yıl düzenli şekilde devam etse de "tütün salgını", toplumlar tarafından Covid-19 düzeyinde bir tehdit olarak görülmüyor. Küresel çapta karşılaşılan en ciddi halk sağlığı krizlerinden biri olan "tütün salgını" sebebiyle, ölümlerin yanı sıra milyonlarca insanda sakatlıklar, yaşam standartlarında gerileme ve kronik sağlık problemleri gözlemleniyor. Dünya genelinde en yaygın tüketilen sigaranın yanı sıra nargile, puro, ısıtılmış tütün ürünleri, pipo ve dumansız tütün ürünleri de yaygın olarak kullanılıyor ancak bunların hiçbirinin güvenli bir kullanım yolu bulunmuyor. Her yıl 7 milyondan fazla kişi ölüyor Dünya Sağlık Örgütü'nün en güncel raporlarına göre, her sene 7 milyondan fazla insan, doğrudan tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitiriyor. Üzücü olan nokta, bu ölümlerin 1,3 milyondan fazlasının hiç sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalan kişiler olmasıdır. Dünyadaki 1,2 milyar tütün kullanıcısının yaklaşık yüzde 80'i, düşük ve orta gelirli ülkelerde ikamet ediyor. Tütüne bağlı hastalık ve ölüm oranları en ağır şekilde bu bölgelerde hissediliyor. Tütün bağımlılığı nedeniyle aile bütçelerinin gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlar yerine tütün ürünlerine ayrılması, yoksulluğu daha da derinleştiriyor. Sigara kullanımının küresel ekonomiye yıllık maliyetinin 1,4 trilyon Amerikan dolarını geçtiği öngörülüyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri, bu maliyetin sağlık giderleri, iş gücü kayıpları ve erken ölümlerden kaynaklanan üretkenlik düşüşlerini kapsadığını belirtiyor. Sigara tüketiminde liderlik Çin'de Tütünün en yaygın formu olan sigara tüketiminde ilk sıradaki yer Çin'in. Dünya genelinde yıllık yaklaşık 5 trilyon sigara tüketilirken, bu miktarın neredeyse yarısı sadece Çin'de içiliyor. Kişi başına düşen tüketim miktarında ise Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkeleri uzun süredir listenin üst sıralarında yer alıyor. Küresel sigara tüketiminin yaklaşık yarısının gerçekleştiği Çin'de her yıl 2,4 trilyon sigara satılıyor. Ülkede 300 milyondan fazla sigara kullanıcısı mevcut. New York Times'ın haberine göre, 2003 ile 2023 yılları arasında dünyanın geri kalanında sigara kullanımı yüzde 26 azalırken, aynı zaman diliminde Çin'de sigara tüketimi yüzde 39 oranında artış göstermiş durumda. Endonezya, ikinci sırada Tütün kullanımının bir salgın boyutuna ulaştığı Endonezya, listenin ikinci sırasında bulunuyor. Mevcut uluslararası raporlar, Endonezya'nın Çin'den sonra dünyanın en büyük ikinci sigara tüketicisi olduğunu ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Endonezya Sağlık Bakanlığı'nın 2024 tarihli verilerine göre, ülkede yetişkinlerin yüzde 34,5'i tütün kullanıyor. Bu rakam 70,2 milyon kişiye denk geliyor. Özellikle gençlerin tütün sektörünün hedefinde olduğu dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesinde, elektronik sigara kullanımının son 10 yılda 10 kat artması dikkat çekici bir veri olarak öne çıkıyor. Çeşitli raporlara göre listede Çin ve Endonezya'yı Hindistan, Rusya, ABD ve Japonya takip ediyor. Daha alt sıralarda yer alsa da Türkiye de dünyada en fazla sigara tüketilen ülkeler arasında bulunuyor. Türkiye'de 20 milyonun üzerinde sigara tüketicisi mevcut. Balkanlar'da yoğun sigara içenler için kullanılan "Türk gibi sigara içiyor" tabiri artık eskisi kadar yaygın olmasa da Türkiye, halen Avrupa'nın yüksek sigara kullanım oranına sahip ülkeleri arasında gösterilmeye devam ediyor. Sigara içme oranında Balkanlar öne çıkıyor Toplam sigara tüketiminde nüfusu kalabalık ülkeler ön planda olsa da nüfusa oranla sigara içme miktarında özellikle Balkan ülkeleri göze çarpıyor. Tütün kullanımı, sigara tüketimi ve ilgili verileri ülke bazlı sunan küresel platform Tobacco Atlas'a göre Sırbistan, yüzde 30,8 ile yetişkin sigara içme oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Sırbistan'ı yüzde 28,7 ile Endonezya ve yüzde 26,1 ile Bulgaristan izliyor. Tobacco Atlas'ın listesinde ayrıca Türkiye, Yunanistan ve Bosna Hersek de yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün değerlendirmelerine göre ise Bulgaristan, Kuzey Makedonya ve Sırbistan, tütün kullanımının Avrupa'da en yoğun olduğu ülkeler arasında bulunuyor. Dünyada tütün kullanımı azalıyor Öte yandan, bazı ülkelerdeki artış trendine rağmen dünya genelinde tütün kullanımı düşüş eğilimi sergiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 raporuna göre 2000 yılında 1,38 milyar olan kullanıcı sayısı, 2024 yılı itibarıyla 1,2 milyar seviyesine gerilemiş durumda. Bununla birlikte Dünya Sağlık Örgütü, elektronik sigara ve yeni nesil nikotin ürünlerinin gençler arasında yeni bağımlılık dalgaları yarattığı konusunda uyarılarda bulunuyor.

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum"

ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin dün İran'a gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin, "Bir saldırı gerçekleştirdik İran'daki çok tehlikeli kişilere. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de onları dün akşam çok sert vurduk. 20 kat sert vurduk. Yani ‘Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız' dedik. Kirli oynuyorlar ve onların yıllardır listesinde birinci sıradayım ve onlar gerçekten pislikler. Onları sevmiyorum ve onlar kötü insanlar. İran'ın nükleersizleştirilmesini istiyoruz ve nükleersizleştireceğiz. Nükleer silaha erişmelerine izin vermeyeceğiz. Binlerce askerimizi öldürdüler geçmişte ve yüzbinlerce masum insanı öldürdüler" ifadelerini kullandı. "İran'ın beceriksiz olduğunu düşünüyorum, becerikli olsalardı çoktan anlaşma yaparlardı" Trump, İran'ın geçmişte de binlerce insanı öldürdüğünü söyleyerek, "Onlarla çok vakit harcadık, boşa harcadık diye düşünüyorum ve yapacağımızı yapsak daha iyi olacak. Gemilere füzeler ateşliyorlar ve Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e ve birkaç başka noktaya. Ne yaptıklarını bildiklerini düşünmüyorum ama hem kötü insanlar hem de beceriksiz olduklarını düşünüyorum. Eğer becerikli olsalardı şimdiye kadar çoktan anlaşma yaparlardı. 47 yıldır sorun çıkarıyorlar" şeklinde konuştu. "NATO'dan memnun değilim" NATO Genel Sekreteri Rutte'ye teşekkürlerini ileten Trump, NATO'dan memnun olmadığını da dile getirdi. Trump, "Grönland konusunda yaptıklarından dolayı NATO'dan memnun değilim. Çünkü terörün bir numaralı devlet destekçisi konusunda bize destek olmak istemediler. Açık konuşmak gerekirse Mark ile de bu konuyu konuşmadım. Bana yardım etmek isteyeceğini düşünüyordum ama zaten onların yardımına ihtiyacımız yok" diye konuştu. "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz" Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Trump, İspanya ile görüşmek istemediğini ifade etti. Trump, "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz. İspanya, NATO'da berbat bir müttefik oldu. Hiçbir şeye katılım yapmıyorlar, üstlerine düşeni ödemiyorlar. Onlarla hiçbir şey istemiyorum. Onlarla bütün bağlantıları keselim, ziyaret bile etmeyelim, koşarak dönsünler. İspanya gerçekten hiçbir konuda iyi davranmıyor. Umutsuz vakalar bunlar. Herkes gidiyor üzerine düşeni ödüyor, çalışıyor ve İspanya, bunu hiç gizli de tutmuyorlar. Bu konuda açık konuşuyorlar ve düşmanca davranıyorlar. Sonrasında bakalım arayıp ‘Ne olur sizinle ticaret yapmak istiyoruz efendim' dediklerinde ne kadar düşmanca davranacaklarını göreceğiz. Bakalım çok daha az iş yapacaklar, onlarla ticaret falan istemiyorum" açıklamasında bulundu. "Grönland bizim için büyük bir sorun" Yapılacak toplantıda sorunları dile getireceğini belirten Trump, "Grönland bizim için büyük bir sorun ve diğer büyük sorun da biz onları istediğimizde çok istemiyorduk ama 'Bize katılır mısınız?' dediğimizde 'Hayır' dediler ve bizim yanımızda olmadılar. Ama biz hep onların yanında olduk. Trilyonlarca dolar harcadık bu ülkeleri Rusya'dan korumak için ve bizimle hiç ilgisi yoktu. Arada bir okyanus vardı ve uzun vadeli gerçekleşen bir olaydı. Bize iyi de davranmadılar ve Mark bunu çok iyi anlıyor. Bir şeyler bulacağız, şöyle ya da bu şekilde çözeceğiz. Bize adil davranılmadı" dedi. "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil" Grönland'ın kendileri için önemli olduğunu dile getiren Trump, "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil. Danimarka, Naziler tarafından bir günde ele geçirildiğinde, ki Hitler onları bir günde oradan sürmüştü. Sonrasında bizden Grönland'ın icabına bakmamızı istemişlerdi. Biz burayı kurtardık ve sonrasında aptal gibi geri verdik. Bunu yapmamalıydık. Çünkü burası sadece Amerika Birleşik Devletleri'nin değil, tüm dünyanın savunması için önemli. Danimarka'ya bir faydası yok ama bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. Çin'in Panama Kanalı'nı almaya çalıştığını da ifade eden Trump, bunun gerçekleşmeyeceğini söyledi. "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Trump, ‘İran ile ateşkes bitti mi?' sorusu üzerine şunları söyledi: "İran ile ateşkes benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum. Pislik çünkü onlar. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar. Vahşi, şiddet dolu insanlar. Nükleer silahları olsaydı bunu kullanırlardı. Bana göre bence bitti. Müzakereciler iyi insanlar, müzakere etmek istiyorlar. Bence İran'la anlaşmaya çalışmak vakit kaybı. Yalancılar çünkü. Biz onunla bir anlaşma yaptıysak anlaşma yapmışızdır, herkes tamamdır. Nükleer silah yok dersiniz. Sonra dışarı çıkıyorlar, ‘Biz böyle bir şeyden bahsetmedik bile' diyorlar. Gerçekten hepsi çıldırmış." "Müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" Müzakerelerin devam edip etmeyeceği sorusu üzerine Trump, "Müzakere yapıyorlar. Konuşabilirler ama vakitlerini boşa harcıyorlar. Çünkü yalan söylüyorlar. Hayatım anlaşma yapmakla geçti benim. Başkan olmamı da böyle sağladım. Çok fazla para kazandım, çok fazla başarı sağladım. Muazzam başarılar kazandım. Bunlarla anlaşmaya çalışıyoruz ama bambaşka bir yerden geliyorlar. Bambaşka bir okuldan geliyorlar. Yalan söylüyorlar, hile yapıyorlar. Hasta insanlar, kendi halklarına zarar veriyorlar. 54 bin kişiyi öldürdüler şimdiye kadar. Açık konuşmak gerekirse vaktimi onlarla boşa harcamak istemiyorum. Tabii harika müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" dedi. "Erdoğan savaşa girebilirdi, benim için girmedi" Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sevgilerini ilettiğini belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seviyorum. Kırmızı halıyı serdi. Bibi'yi de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye'yle ilgili kötü şeyler söyledi. Ama Erdoğan'la konuştum. Düşünün, savaşın sonunda Erdoğan savaşa girebilirdi. İsrail'i çok sevmiyor biliyorsunuz, Bibi'yi de çok sevmiyor. Ama benim yüzümden, benim için savaşa girmedi. Ve biz askeri bir güçten bahsediyoruz. Milyonlarca askere sahip. Çok güçlü bir ordudan bahsediyoruz. Bizim silahlarımıza sahipler. F-35 almak istiyorlar. Ben olmasaydım o da girebilirdi ve diğer tarafta. Karşı tarafta olurdu" diye konuştu. "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız güçlü bir yanıttı" NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise, ABD'nin İran'ın nükleer kapasitesini azaltmış olmasının hem İsrail için hem bölge için çok önemli olduğunu belirterek, "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız hem bölge hem İsrail hem de dünya için önemli ve sonrasında bunu barışçıl bir şekilde çözmeye çalışmanız ve ticari gemilere saldırmalarının ardından yaptığınız gerçekten tamamıyla gerekliydi ve güçlü bir yanıttı. Bu konuda sizin yanınızdayım. NATO'ya geldiği zaman sizin başardıklarınız ve bu gerçekten çok büyük bir kazanım, çok büyük bir kazanç" şeklinde konuştu. "İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum" Son iki yıl içerisinde Kanada ve Avrupa ülkelerinin 250 milyar dolar daha fazla harcama yaptığını kaydeden Rutte, "2025 ve 2026'da, 2024'e göre gerçekten 250 milyar dolarlık ek harcama gerçekleştirdiler. Aynı şekilde ABD'de 200 bin istihdam, tüm bu yatırımlar tarafından desteklendi. Savunma endüstrisi ve savunma sanayiinde Amerikan şirketlerine yapılan yatırımlar vasıtasıyla ve siz bunların hepsinin yapılmasını sağladınız. İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum, bunları da konuştuk" ifadelerini kullandı. "Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım" 5 bin uçağın 'Destansı Öfke Operasyonu'na destek vermek için Avrupa'daki üslerden havalandığını hatırlatan Rutte, Avrupa'nın tamamının ABD'nin güç projeksiyonu yapması için devasa bir üs olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Almanya'daki, Fransa'daki üslerden ve diğerlerinden havalandılar. Bükreş havalimanı biliyorsunuz birkaç günlüğüne ticari uçuşlara kapatıldı. Çünkü İngiltere bize 2 hafta boyunca izin vermedi. Evet haklısınız İtalya üsler konusunda çok kötü davrandı ve diğerleri de aynı şekilde. Ama genel olarak düşünün 5 bin sortiden bahsediliyor. Çok büyük bir rakam. İspanya'yı da yüzde 2'ye ikna ettiniz ve geçen yıl büyük bir hamle yaptılar. Çözmemiz gereken sorunlar var ama onların yüzde 2'ye ulaşmış olması çok önemli. İngiltere ile çok güçlü bir ilişkiniz var, kralla ve şahsi olarak da Keir Starmer'le, şu anda görevden ayrılıyor. O da ekstradan 15 milyon poundluk bir taahhüt verdi. Ve siz bu sandalyede olmasaydınız bunlar olmayacaktı. Rusya'nın da rolü var ama bu sizin yaptığınızdı. Lahey'de yapıldı ve bunlar şimdi hayata geçiriliyor. Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım. Yani eğer siz oraya gidip konuşlanmak isterseniz bunu yapacaksanız. Sizin tarafınızdan Danimarka ile anayasal durumlarını değiştirirlerse her türlü aşamada."

Dış ticarette ihracat ve ithalat geriledi Haber

Dış ticarette ihracat ve ithalat geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı Mayıs ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistikleri açıklandı. Genel ticaret sistemine göre mayıs ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,5 azalarak 22 milyar 461 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,8 düşüşle 28 milyar 71 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 15,6 azalarak 5 milyar 610 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yıl mayıstaki yüzde 78,9 seviyesinden yüzde 80'e yükseldi. İLK 5 AYDA İHRACAT SINIRLI ARTTI Ocak-Mayıs döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,2 artışla 111 milyar 118 milyon dolara, ithalat ise yüzde 1,1 artışla 153 milyar 834 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 3,6 artarak 42 milyar 716 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 72,2 olarak gerçekleşti. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ AÇIK 525 MİLYON DOLAR Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda mayıs ayında ihracat 20 milyar 500 milyon dolar, ithalat ise 21 milyar 25 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı 525 milyon dolar olarak hesaplanırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,5 seviyesine ulaştı. İMALAT SANAYİ İHRACATTA AĞIRLIĞINI KORUDU Mayıs ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatın yüzde 94,5'ini imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,3, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 1,6 olarak kaydedildi. İthalatta ise ara malları yüzde 72,7 ile en büyük payı alırken, sermaye mallarının payı yüzde 13,4, tüketim mallarının payı ise yüzde 13,8 oldu. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA Mayıs ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat 1 milyar 714 milyon dolar olarak gerçekleşti. Almanya'yı ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve İspanya takip etti. İlk beş ülke toplam ihracatın yüzde 29,7'sini oluşturdu. İthalatta ise ilk sırada Rusya Federasyonu yer aldı. Rusya'dan yapılan ithalat 3 milyar 758 milyon dolar olurken, Çin, Almanya, ABD ve İtalya sıralamada Rusya'yı izledi. TÜİK verilerine göre mayıs ayında yüksek teknolojili ürünlerin, imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,1 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatındaki payı ise yüzde 11,8 oldu. Bu arada mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre mayıs ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 0,8, ithalat ise yüzde 1,9 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise geçen yılın aynı ayına kıyasla ihracat yüzde 4,8, ithalat yüzde 4,3 artış gösterdi.

Çin’den ithal edilen güneş paneli çerçevelerine anti-damping vergisi Haber

Çin’den ithal edilen güneş paneli çerçevelerine anti-damping vergisi

Ticaret Bakanlığı, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli fotovoltaik paneller için kullanılan alüminyum çerçevelerin ithalatına yönelik yürüttüğü damping soruşturmasını tamamladı. Resmî Gazete’de yayımlanan “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ” ile söz konusu ürünlerin ithalatında dampinge karşı kesin önlem uygulanması kararlaştırıldı. Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde, Çin’den ithal edilen ve 8541.90.00.00.11 GTİP numarası altında sınıflandırılan “fotovoltaik paneller için alüminyum çerçeveler” ürününün dampingli fiyatlarla Türkiye pazarına sunulduğu ve bunun yerli üretim dalında zarara yol açtığı tespit edildi. Soruşturma sonucunda, Çinli üretici Jiangyin Haihong New Energy Technology Co., Ltd için yüzde 38,26 oranında dampinge karşı kesin önlem uygulanmasına karar verildi. Jiangsu Yuejia Metallic Technology Co., Ltd, Anhui Krant Aluminum Products Co., Ltd, Jiangyin Yuanshuo Metal Technology Co., Ltd, Yangzhou Yu Xin Metal Products Co., Ltd ve Zhejiang Twinsel Electronic Technology Co., Ltd firmalarını kapsayan diğer üreticiler ile listede yer almayan tüm şirketler için ise yüzde 45,99 oranında anti-damping vergisi uygulanacak. Daha önce geçici önlem kapsamında teminat şeklinde alınan uygulamalar da kesin önleme dönüştürüldü. Kesinleşen önlemler kapsamında tahsilatlar ilgili mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirilecek. Geçici önlem tutarının kesin önlemden yüksek olması durumunda fark iade edilirken, daha düşük olması halinde ek tahsilat yapılmayacak. Yeni düzenleme ile yerli üreticilerin haksız rekabete karşı korunması ve güneş enerjisi sektöründe faaliyet gösteren üreticilerin rekabet koşullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Söz konusu tebliğle alınan anti-damping önlemlerinin aksi yönde bir karar alınmaması halinde 5 yıl süreyle uygulanacağı kaydedildi.

Ticaret'ten Çin menşeli ürünlere soruşturma! Haber

Ticaret'ten Çin menşeli ürünlere soruşturma!

Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin haksız rekabet ve damping iddiaları üzerine iki önemli üründe soruşturma başlattı. Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğlere göre, solar cam ve etil asetat ithalatı mercek altına alındı. Bakanlık, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.'nin başvurusu ve sektörde faaliyet gösteren çeşitli firmaların desteğiyle, Çin, Malezya ve Vietnam menşeli solar cam ürünlerine yönelik damping soruşturması açılmasına karar verdi. Yapılan ön incelemelerde söz konusu ülkelerden gerçekleştirilen solar cam ithalatının son yıllarda önemli ölçüde arttığı, ithal ürünlerin yerli üreticilerin fiyatlarını baskıladığı ve yerli üretim dalının üretim, satış, kapasite kullanım oranı ve pazar payı gibi temel göstergelerinde bozulmalara yol açtığı tespit edildi. Bakanlık ayrıca Adokim Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin başvurusu üzerine Çin menşeli etil asetat ithalatına ilişkin de damping soruşturması başlattı. İncelemelerde Çin'den yapılan etil asetat ithalatının son iki yılda hem miktar hem de pazar payı bakımından arttığı, ithal ürün fiyatlarının yerli üreticilerin satış fiyatlarını kırdığı ve sektörün üretim, kârlılık, istihdam, stok ve kapasite kullanım oranı gibi göstergelerinde olumsuz etkiler yarattığı değerlendirildi. Tebliğlerde, soruşturmalar sırasında gerekli görülmesi halinde geçici önlem uygulanabileceği ve nihai karar sonucunda alınacak önlemlerin geriye dönük olarak da yürürlüğe konulabileceği belirtildi. Soruşturmalar kapsamında ihracatçılar, üreticiler, ithalatçılar ve ilgili taraflar görüş ve savunmalarını Ticaret Bakanlığı'na iletebilecek. Taraflara, soruşturma açılış bildiriminden itibaren 37 gün süre tanınacak. YERLİ ÜRETİCİLER KORUNACAK Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülecek soruşturmalar sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve yerli üretime verdiği zararın kesinleşmesi halinde ilgili ürünlere yönelik anti-damping vergileri veya diğer ticaret politikası önlemlerinin uygulanması gündeme gelebilecek. Solar cam, yenilenebilir enerji sektöründe kullanılan güneş panellerinin temel bileşenlerinden biri olarak öne çıkarken, etil asetat ise boya, vernik, mürekkep, yapıştırıcı ve kimya sanayisinde yaygın olarak kullanılan önemli bir kimyasal hammadde niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.