Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Çin

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 10 sanık hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talebi Haber

36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 10 sanık hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talebi

Çin'e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen dolandırıcılık şebekesi yöneticisi ve üyesi 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Çağrı K. ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Bietsan Bakır Pirinç Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketinin Çin'e yapmış olduğu 8 ayrı sevkiyatta toplam 326 konteynerle alıcı firma Mercuria'ya külçe bakır yerine kaldırım taşı gönderdiği aktarıldı. Mütalaada sanıkların 36 milyon dolar değerindeki bakır külçelerin gönderilmesine ilişkin sözleşme kapsamında konteynerlerdeki bakırların kaldırım taşlarıyla değiştirilmesi ve ihracat bedelinin yüzde 90'ına karşılık gelen 32 milyon 400 bin doların tahsil edilmesiyle haksız menfaat sağladıklarının dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu belirtildi. Savcılık, eylemlerin örgüt faaliyeti kapsamında emir-komuta zinciri ve süreklilik unsurlarını taşımadığı değerlendirmesinde bulunarak, sanıkların ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma', ‘örgüte üye olma ve örgüte yardım etme' suçlarından ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesini talep etti. Mütalaada, sahte olduğu iddia edilen belgelerin asıllarının ele geçirilememesi nedeniyle sanıkların ‘özel belgede sahtecilik' suçundan da beraatları talep edildi. Sanıklar hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi Esasa ilişkin mütalaada, tutuksuz sanıklar Hasan K, Sinan Ç., Başak Y., Bora İ., Çağrı K, Muammer K, Orhan M, Ramazan Ö, Tayfun G. ile Vedat U'nun fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, şirket ve kooperatif yöneticilerini dolandırdıklarının sabit olduğu vurgulandı. Savcılık, 10 sanığın ‘nitelikli dolandırıcılık' suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti. Mütalaada tutuksuz sanıklar Başak Y, Bora İ, Çağrı KDursun Ç, Ferhat U, Kartal S. başta olmak üzere 16 sanığın ‘özel belgede sahtecilik' suçundan söz konusu belgelerin asıllarının ele geçirilememiş olması nedeniyle ayrı ayrı beraatları talep edildi. Savcılık, sanıklar Kartal S, Dursun Ç, Soner Ç, Saime Ç, Ferhat U, Sedat U, Ufuk Ç'nin ‘nitelikli dolandırıcılık' suçundan suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Savunma yapan tutuksuz sanık Çağrı K, "Ben, bütün mahkemelere geldim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık avukatları ise, davada dinlenmeyen tanıkların bulunduğunu belirterek, bu kişilerin dinlenilmesini talep ettiler. Avukatlar ayrıca, malzemelerin denizdeki görevliler ya da müştekiler tarafından değiştirilmiş olabileceğini öne sürdüler. Beyanda bulunan müşteki avukatları, konuya ilişkin Çin'de bir soruşturma yürütülmediğini, sadece bakır yerine kaldırım taşı gönderildiğine dair noter raporu bulunduğunu belirterek, dinlenmeyen tanıklar yönünden zorla getirme kararı çıkarılmasını talep ettiler. Taraflara süre verildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmeleri için süre verilmesine ve eksik hususların giderilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki avukatı Müşerref Gözde Z, "Duruşma 18 Aralık'a bırakıldı. Çin adli makamlarından bir istinabe yazısının sonucunu bekliyordu mahkeme, buna istinaden biz birtakım taleplerde bulunduk. Mahkeme, Çin makamından adli istinabe sonucunun beklenmesine karar verdi. Şu an halen sanıkların dinlenmesi aşamasındayız. Dava 2021 yılında başladı ancak kapsamlı bir dosya yürütüldüğü için ve çok fazla tanık dinlendiği için yargılama ve kovuşturma aşaması biraz uzun sürdü ve halen devam ediyor. Tanıkların dinleniyor olma süreci devam etmesine rağmen iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Bizim için biraz sürpriz oldu. Bir kısım sanıkların ‘dolandırıcılık' suçundan, şikayet etmiş olduğumuz şirketin yetkilisi başta olmak üzere mahkumiyetine, bir kısım sanıkların ise ‘dolandırıcılık' suçundan beraatına ilişkin bir mütalaa oldu. ‘Evrakta sahtecilik' ve ‘örgüt' suçları bakımından beraat talep etti iddia makamı. Şu an dava henüz kovuşturma aşamasının sonunda değil, karar aşamasında değil. Mahkeme, yazılacak olan yazıların cevabını bekleyecek. Tanıkların dinlenmesi tamamlanacak. Devam edeceğiz davamızı takip etmeye" şeklinde konuştu. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre'de bulunan şirketle Tekirdağ'da bulunan şirket arasında saf bakır alımına dair yapılan sözleşmeye yer verilmişti. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ'dan Çin'in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatılmıştı. İddianamede firmaya sevkiyatın ulaştığı esnada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşı gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı. Savcılık, örgüt yöneticisi sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit'in 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etmişti. Diğer sanıklar Saime Ç, Dursun Ç, Muammer K, Orhan M, Ferhat U, Başak Y, Sinan Ç, Ufuk Ç, Tayfun G, Ramazan Ö ve Vedat U'nun 'örgüte üye olma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapsi talep edilmişti. Sanıklar Sedat U, Çağrı K ve Bora İ. hakkında ise 'örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçundan aynı oranda hapis cezası talep edilmişti.

Ramazan Yılmaz, UCI Pis Bisikleti dayanıklılık dünya sıralamasında zirvede Haber

Ramazan Yılmaz, UCI Pis Bisikleti dayanıklılık dünya sıralamasında zirvede

Milli bisikletçi Ramazan Yılmaz, 1 Eylül 2026 tarihinde açıklanan UCI Pist Bisikleti dayanıklılık dünya sıralamasında 3.976 puanla ikinci sırada yer almıştı. 14-18 Ekim 2026 tarihlerinde Çin’in Şanghay kentinde düzenlenen UCI Pist Bisikleti Dünya Şampiyonası’nda 24 sporcunun mücadele ettiği eleme yarışını 10. sırada tamamlayan Yılmaz, şampiyonanın ardından kazandığı 778 puanla toplam puanını 4.754'e yükselterek 20 Ekim 2026'da açıklanan güncel listede bir basamak daha tırmandı ve dünya sıralamasının zirvesine yerleşti. Güncel sıralamada Ramazan Yılmaz’ı 4.475 puanla Yeni Zelandalı Tom Sexton ve 4.191 puanla Alman sporcu Moritz Augenstein takip ediyor. 1 Eylül’de açıklanan listede 5.171 puanla zirvede bulunan Augenstein, iki basamak gerileyerek üçüncü sıraya indi. Yılmaz, en yakın rakibinin 279 puan önünde lider konumda bulunuyor. Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları’na puan veren ilk organizasyon olan dünya şampiyonasında Türkiye’yi temsil eden Ramazan Yılmaz, henüz 21 yaşında dünya zirvesine yükselerek olimpiyat hedefine uzanan yolda Türk bisikleti adına güçlü bir pozisyon yakaladı. Dünya sıralamasının zirvesine yerleşen milli sporcu, duygularını, "2026, benim ve Türk bisikleti için ‘ilk’lerin yılı olmaya devam ediyor. Avrupa kürsüsüyle başlayan yolculuğumuz dünya ikinciliğiyle sürdü; şimdi ise Men Elite Endurance dünya sıralamasında en üst basamaktayız. Ay-yıldızlı bayrağımızı zirvede görmek bizim için tarif edilemez bir gurur" sözleriyle ifade etti.

Yeni Beyaz Saray Sözcüsü Zacharia'nın görevine 5 gün sonra son verildi Haber

Yeni Beyaz Saray Sözcüsü Zacharia'nın görevine 5 gün sonra son verildi

ABD Başkanı Donald Trump'ın 9 Ekim'de Beyaz Saray Sözcüsü görevine atadığı Katie Zacharia'nın görevine 5 gün sonra son verildi. Amerikan basınında yer alan ve bir Beyaz Saray yetkilisine dayandırılan haberlere göre, 12 Ekim'de göreve başlayan Zacharia'nın bugün görevden alındığı bildirildi. Ayrılığın resmi gerekçesine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Bazı haberlerde Zacharia'nın görevden alındığı, bazılarında ise görevinden ayrılma sürecine girdiği belirtildi. Beyaz Saray'daki ilk günlerinden itibaren mesleki geçmişi ve basın karşısındaki performansı nedeniyle eleştirilen Zacharia'nın görevden ayrılması, Trump yönetiminin iletişim kadrosunda yaşanan sorunları yeniden gündeme taşıdı. Eski Beyaz Saray Sözcüsü Caroline Leavitt'in yerine getirilen Zacharia'nın görevden alınmasına ilişkin haberler, Trump'ın kendisine görevini yeniden düşünmesini tavsiye ettiği açıklamasının ardından geldi. Trump: "Ben onun yerinde olsam yeniden düşünürdüm" Zacharia'nın görevden ayrılmasından kısa süre önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, yeni basın sözcüsünün medya tarafından haksız şekilde eleştirildiğini savundu. Zacharia'nın basın tarafından çok sert muameleye maruz bırakıldığını belirten Trump, kendisine bu görevi sürdürmek zorunda olmadığını söylediğini aktardı. Trump, "Katie'ye bence kendisine çok haksız davranıldığını söyledim. Basın ona çok sert davrandı. Ona bütün bunları yaşamak zorunda olmadığını söyledim. Ben onun yerinde olsam bu görevi yeniden düşünürdüm" ifadelerini kullandı. Trump'ın açıklaması, Zacharia'nın görevden ayrılacağına ilişkin ilk güçlü işaret olarak değerlendirildi. Kısa süre sonra Amerikan basınında Zacharia'nın görevden alındığı yönünde haberler yayınlandı. İlk basın toplantısı 15 dakikadan kısa sürdü Zacharia'nın görevine ilişkin ilk büyük tartışma, 13 Ekim Salı günü Beyaz Saray'da düzenlediği ilk basın toplantısında yaşandı. Beyaz Saray'ın basın toplantısı salonunda gazetecilerin karşısına çıkan Zacharia, 15 dakikadan kısa süren toplantıda yalnızca üç gazetecinin sorusunu cevapladı. Toplantının büyük bölümünde hazırlanan açıklamaları okuyan Zacharia'nın sorular karşısındaki performansı ve toplantıyı kısa sürede sonlandırması eleştirilere neden oldu. Zacharia, daha sonra yaptığı açıklamada ilk toplantısına hazırlanmak için yeterli zaman bulamadığını belirterek, brifing belgelerinin kendisine çok geç ulaştırıldığını savundu. Zacharia, toplantıyı kısa tutmasının planlı olduğunu, Trump'ın da aynı gün gazetecilerin sorularını cevaplayacağını söyledi. Avukatlık sınavını geçemediği ortaya çıktı Zacharia hakkındaki en ciddi tartışma ise mesleki geçmişinin incelenmesiyle başladı. Trump, Zacharia'nın atamasını duyururken kendisini avukat olarak tanıttı. Zacharia da daha önceki televizyon programlarında ve kamuoyuna açık açıklamalarında avukatlık yaptığını ifade etti. Ancak yapılan incelemelerde Zacharia'nın ABD'nin herhangi bir eyaletinde avukatlık ruhsatına sahip olduğunu gösteren bir kayda ulaşılamadı. California eyaletindeki Pepperdine Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2011 yılında mezun olan Zacharia'nın burada aynı yıl girdiği avukatlık sınavını geçemediği ortaya çıktı. Zacharia, dün verdiği röportajda sınavı geçemediğini doğrularken, daha sonra sınava yeniden girmediğini de kabul etti. Çin'e taşınma hazırlığı yaptığı dönemde sınav sonucunun kendisi için önem taşımadığını savunan Zacharia, hukuk diplomasına sahip olduğunu ve uluslararası ticari işlemler alanında çalıştığını belirtti. Çin'de avukatlık yaptığı iddiası tartışmalara neden oldu Zacharia'nın Çin'deki mesleki geçmişine ilişkin açıklamaları da dikkat çekti. Zacharia, 2011-2013 yılları arasında Pekin'deki "Zhong Lun" hukuk firmasında çalıştığını ve uluslararası ticari işlemler alanında faaliyet yürüttüğünü söyledi ancak Çin'de avukatlık yapabilmek için de mesleki yeterlilik şartları bulunuyor. Zacharia'nın Çin'de çalışması doğrulanabilir bir mesleki geçmiş oluştururken, bu durumun kendisine Çin hukukuna göre avukatlık yetkisi verdiğini gösteren bir kayıt ortaya konulamadı. Zacharia ise kendisini avukat olarak tanıtmasının yanlış olmadığını savunarak, hukuk diploması ve uluslararası hukuk alanındaki deneyiminin bu tanımı kullanmak için yeterli olduğunu ileri sürdü. Zacharia hakkında California Eyalet Barosu'na şikayette bulunuldu Mesleki yeterliliğine ilişkin tartışmaların büyümesi üzerine Zacharia hakkında California Eyalet Barosu'na şikayette bulunuldu. Şikayette, avukatlık ruhsatına sahip olmadığı halde kendisini avukat olarak tanıtmasının ve daha önce üstlendiği hukukla bağlantılı görevlerin eyalet yasalarına aykırılık oluşturup oluşturmadığının araştırılması istendi. Zacharia'nın daha önce Trump'ın Özel Temsilcisi Richard Grenell'in kurduğu "Fix California" (California'yı İyileştir) adlı kuruluşta hukuk müşaviri unvanıyla görev yapması da inceleme taleplerinde gündeme getirildi. Zacharia ise avukatlık ruhsatına sahip olduğunu iddia etmediğini, hukuk eğitimi nedeniyle hukuki değerlendirmeler yapabildiğini savundu. "Çin nasıl bir sonraki büyük güç olabilir, daha düzgün tuvaletleri bile yok" Zacharia'nın görevden ayrılmasından önce Çin hakkında yaptığı açıklamalar da dikkat çekti. Dün verdiği röportajda daha önce Çin'de yaşadığı döneme değinen Zacharia, ülkenin ABD'nin yerini alabilecek küresel bir güç olarak gösterilmesini küçümseyen ifadeler kullandı. 2016 yılında Çin'den döndüğünde ABD'nin küresel liderliğinin sona erdiği ve Çin'in yükselen süper güç olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldığını anlatan Zacharia, "Çin nasıl dünyanın bir sonraki büyük gücü olabilir? Daha doğru düzgün tuvaletleri bile yok" dedi. Çin'in altyapısını hedef alan bu sözler, Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin hassas olduğu bir dönemde uluslararası gündeme taşındı. Zacharia'nın daha önce Çin'de yaşamış ve ülkedeki büyük hukuk firmalarından birinde çalışmış olması da açıklamalarının neden olduğu tartışmaları büyüttü. Trump'ın avukatlık gerçeğini sonradan öğrendiği iddia edildi Zacharia'nın görevden ayrılmasının perde arkasına ilişkin haberlerde, Trump'ın yeni sözcüsünün avukatlık geçmişi hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığı öne sürüldü. Trump'ın Zacharia'yı göreve atarken avukat olarak tanıttığı, ancak daha sonra avukatlık sınavını geçemediğini öğrenmesinin Beyaz Saray'da rahatsızlığa neden olduğu iddia edildi. Zacharia'nın ilk basın toplantısındaki performansının da Trump'ın beklentilerini karşılamadığı ileri sürüldü. Öte yandan Zacharia'nın kısa görev süresinde Beyaz Saray'ın mevcut iletişim kadrosuyla çalışma biçimi konusunda anlaşmazlıklar yaşadığı, bazı çalışanların yeni sözcünün kendi ekibini oluşturmak istediği düşüncesiyle rahatsızlık duyduğu öne sürüldü. Zacharia ise kendisine yöneltilen bu iddiaları reddetti. Çin'deki mevcut düzenlemeler kapsamında yabancı ülke vatandaşları, Çin'in ulusal hukuk mesleği yeterlilik sınavına giremiyor.

Çin’de 18 yaşından küçük kızla otel odasında yakalanmıştı Haber

Çin’de 18 yaşından küçük kızla otel odasında yakalanmıştı

Fethiye Belediyesi heyetiyle yaptığı Çin gezisinde, otel odasında yanında 18 yaşından küçük bir kız çocuğu bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına alınan CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ruhtan Başkaya’nın sosyal medyada en son 10 Temmuz tarihinde yöresel kıyafetli Çinli genç kızlarla çekildiği fotoğrafların da bulunduğu paylaşımlar yaptığı ortaya çıktı. CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ruhtan Başkaya, Fethiye Belediyesi heyetiyle birlikte Temmuz ayı içerisinde Çin’e gitti. Fethiye Belediyesi heyeti, Jinhua, Şanghay ve Huzhou kentlerinde çeşitli eğitim ve seminerlere katılıp inceleme gerçekleştirdi. Temasların ardından heyet yurda dönerken, heyette yer alan CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ruhtan Başkaya’nın Türkiye’ye dönemediği öğrenildi. Hakkında yürütülen adli süreç nedeniyle ülkede gözaltında bulunduğu ortaya çıkan Başkaya’nın eğlence mekanında tanıştığı Çinli bir genç kızla kaldığı otele girdikten bir süre sonra polis tarafından gözaltına alındığı öğrenilirken, kızın 18 yaşından küçük olduğu iddia edildi. CHP Muğla İl Başkanlığı, Çin Halk Cumhuriyeti’nde yürütülen adli soruşturma kapsamında 2 aydır gözaltında tutulan Fethiye Belediye Meclis Üyesi Ruhtan Başkaya’nın İl Disiplin Kurulu kararıyla partiden kesin olarak ihraç edildiğini açıkladı. "Çin gezisi fotoğrafları ortaya çıktı" CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ruhtan Başkaya’nın sosyal medyada en son 10 Temmuz tarihinde çeşitli video ve fotoğraflar paylaştığı ortaya çıktı. Başkaya’nın yöresel kıyafetli genç kızlarla çekildiği fotoğrafların da yer aldığı sosyal medya paylaşımlarının ardından, sayfasında başka hareketlerin yer almadığı görüldü. CHP’li Belediye Meclis Üyesi Başkaya’nın 2 ayı geçkin süredir gözaltında bulunduğu Çin’den ülkeye dönüş yapıp yapamayacağı vatandaşlar arasında konuşulmaya devam ediyor.

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık" Haber

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne'de katıldığı programda Türkiye'nin tarımsal üretimi, tarım diplomasisi ve sektöre yönelik yeni finansman imkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılada dünyada 7'nci sıraya yükseldiğini, 2026 yılı bitkisel üretim beklentisinin 140 milyon tonu aştığını ve Dünya Bankası ile imzalanan proje kapsamında 10 yıl boyunca 5,3 milyar dolarlık finansman sağlanacağını açıkladı. Türkiye'nin hedeflerini büyüttüğünü belirten Bakan Yumaklı, tarım diplomasisinin önemine dikkat çekerek Çin, Almanya ve Rusya ile temasların güçlendirildiğini söyledi. "Türkiye artık eski Türkiye değil" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel alanda artan ağırlığına ilişkin, "Türkiye artık eski Türkiye değil. Bugün vizyonunu ve hedeflerini büyütmüş, çıtayı çok daha yükseklere koymuş bir Türkiye'yi konuşuyoruz. Bunun en somut ifadelerinden birisi de Türkiye Yüzyılı hedefini önümüze koymuş olmamız. Bu bizim yeniden tarih yazan bir aktör olarak ortaya çıkma iddiamızdır. Bu konuda hem ülkemizin hem de milletimizin potansiyeline güveniyoruz, inanıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde ise inşallah çok önemli bir eşiği aşmak üzereyiz. Hepimiz bundan son derece eminiz ki bu süreç ülkemizi gerçek gücüne daha da yaklaştıracaktır. Bu süreç hem milli birliğimiz, kardeşliğimiz ve demokrasimiz adına büyük bir kazanım olacaktır hem de bu ülkenin kaynaklarını artık bu ülkenin eğitimine, sağlığına, tarımına, sanayisine aktarmak için de bizlere önemli fırsatlar verecektir. Türkiye'nin hem bölgemizde hem de küresel zeminde artan prestijini ve ağırlığını da kuvvetlendirecektir" dedi. "Mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur" Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasına da değinerek, "Cumhurbaşkanımızın vizyoner siyasetinin bölgemiz ve dünya üzerinde etkisini güçlü bir şekilde hissettirdiği bir dönemden geçiyoruz. Cumhurbaşkanımız Türkiye olarak güçten değil, haktan yana olduğumuzu bir kez daha en açık bir şekilde ifade etmiştir. Bunun en son örneği de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapmış olduğu konuşmadır. Katliamlara, haksızlığa, sömürüye karşı hukukun ve adaletin hakim olduğu bir dünya için, hakim olması gereken bir dünya için bütün vicdanlara Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden seslenmiştir. Ben bu ülkenin bir evladı olarak Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Biz haktan ve haklıdan yana olmayı milletimiz için, ülkemiz için bir onur meselesi olarak görüyoruz. Bunun AK Parti için önemi başından bu yana ifadesinde makes bulmuştur. O da güçlülerin değil, milletin davası olmuştur. Bu dava Edirne'den Gazze'ye kadar, Gazze'den Arakan'a kadar gönül köprüsü kuranların, dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun gözyaşını silme derdinde olanların davasıdır. Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünde seslendirdiği üzere Sezai Karakoç'un o muhteşem ifadeleriyle söylersek eğer: ‘Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Biz sussak tarih susmayacak, tarih dahi sussa hakikat susmayacak.' Nitekim dünya da sussa ta en başından bu yana mazlum ve mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur. Ben Cumhurbaşkanımızla beraber bütün AK Partili, bütün Cumhur İttifakı'na dahil olan partiler de dahil olmak üzere bu gür sedayı vermeye devam edeceğimizi buradan tekrar ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Tarım diplomasisini öne çıkarıyoruz" Tarım diplomasisinin önemine dikkat çeken Yumaklı, "Ülkemizin bölgesinde ve dünyada güçlenen bir diplomasi anlayışının en önemli unsurlarından birisi olarak da artık tarım diplomasisini öne çıkardığımızı söylemek istiyorum. Son 3 haftadır özellikle tarım diplomasisinde çok önemli adımlar attık. Bu süreçte Çin, Almanya ve Rusya ile temaslarımızı güçlendirdik. Bu görüşmeleri imzaladığımız anlaşmalarla, yapmış olduğumuz mutabakatlarla da ülkemiz lehine ve menfaatine sonuçlara dönüştürmüş olduk. Buraya dün gece geç saatlerde Rusya'dan geldik ve ayağımızın tozuyla da bugün Edirne'deyiz. Bütün bu çalışmalarımızda gıda arz güvenliğimizi küresel gelişmelere ve yeni şartlara daha dayanıklı hale getirmeye gayret ediyoruz. Bunu ifade etmek istiyorum. Tabii mevcut gündelik sorunları ya da güncel sorunları çözmeye devam ederken aynı zamanda üreticilerimizin ürünlerinin de bu pazarlarda yer alması için onların önünü açmak üzere çok yoğun bir çaba ve gayret içerisindeyiz. Türk tarımının dünyadaki mevcut gücünü daha ileriye taşımak üzere gayret ediyoruz" dedi. "2026 yılı tarımsal üretimde çok güzel bir yıl oldu" Türkiye'nin tarımsal hasılada ulaştığı seviyeye değinen Yumaklı, "Tabii bütün bunların da bir sonucu oluyor elbette. Bu ülkenin tecrübeli ve kadimden gelen bilgi ve deneyimiyle üreten üreticilerinin, çiftçilerinin oluşturmuş olduğu tarımsal hasıla 2025 yılı sonu itibarıyla 83.2 milyar dolara ulaşmış durumda. 24 yıl öncesini düşünürsek eğer Türkiye dünyada tarımsal hasılada 12. sıradaydı, şu anda 7. sırada. Bu başarıda emeği olan bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize, bütün sanayicilerimize, sektörün bütün paydaşlarına buradan canıgönülden teşekkür ediyorum. 2026 yılı ise tarımsal üretimde hamdolsun çok güzel bir yıl oldu. İklim şartları da bize yardımcı oldu hamdolsun ve sektörün de altyapısının güçlü olması ile birlikte bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır; bunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum. Tabii bugünlerde yeni üretim sezonu için çiftçilerimiz, üreticilerimiz hazırlıklarına da başladı bir yandan. İnşallah yeni dönemin de aynı 2026'da olduğu gibi bereketli bir yıl olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "5,3 milyar dolarlık finansman paketi" Dünya Bankası ile imzalanan finansman anlaşmasına ilişkin bilgi veren Yumaklı, "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde Cumhurbaşkanımızın duyurmuş olduğu bir gelişmenin bir adım daha öteye taşındığını buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Dünya Bankası tarafından sağlanacak bir kaynakla Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin bu yıl başlayacağını Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. Bu finansman paketi için dün itibarıyla Dünya Bankasıyla artık kesin bir netice olarak imzalar atılmış oldu. Bu projeyle gıda ve tarım sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Bu neden önemli? Evet, biz üretiyoruz ancak hep ifade ettiğimiz gibi eğer katma değerli bir ürüne dönüştürmezseniz aslında bir potansiyeli de heba etmiş olursunuz. Biz bu konuda özellikle üretim planlaması 2024 yılında yürürlüğe girdi, hayata geçti; şimdi bunun ikinci adımını, yani üretmiş olduğumuz ürünlerin üretiminin de katma değerli hale getirilmesinin de planlaması aşamasına geçmiş durumdayız. Bu finansman desteğinin tarım ve gıda alanında yapılacak tesis, inşaat ve makine-ekipman yatırımlarına verileceğini söylemek istiyorum. Ve tabii ki elbette bizim öngördüğümüz vizyon ve uygulanacak istikamet çerçevesinde. Tabii temel amacımız üreticilerimizin üretmiş olduğu ürünlerin pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemin hayata geçirilmesi buradaki temel amacımız. 10 yıl boyunca devam edecek bu proje ve 5.3 milyar dolarlık bir rakamı ihtiva ediyor. İnşallah Dünya Bankası tarafından onaylanan ilk 750 milyon doların çağrısını bu yıl bitmeden yapmak istiyoruz. Projenin başvuru şartlarını ve detaylarını TKDK kurumumuz yürütücü olarak devam edeceği için açıklayacak inşallah" diye konuştu.

Trump, Xi'yi hava üssünde kırmızı halıyla karşıladı Haber

Trump, Xi'yi hava üssünde kırmızı halıyla karşıladı

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, eşi Peng Liyuan ile birlikte 3 günlük ziyaret kapsamında ABD'ye geldi. Xi ve eşi, ABD Başkanı Donald Trump ve Melania Trump tarafından başkent Washington DC dışındaki Joint Base Andrews Havalimanında kırmızı halıyla karşılandı. Tören sırasında askeri bando iki ülkenin milli marşlarını çalarken, top atışı yapıldı. B-1 bombardıman uçağı gösteri uçuşuyla Trump ve Xi'yi selamladı. Liderler, karşılama töreninin ardından havalimanından ayrıldı. 11 yıl sonra ilk ABD başkanları ülkeyi ziyaret eden yabancı liderleri genellikle Beyaz Saray'da karşılıyor. Bu nedenle Trump'ın Xi'yi havalimanında karşılaması "diplomatik jest" olarak görülüyor. Bu, 2015'te ABD Başkanı Barack Obama'nın Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis'i karşılamasından bu yana bir ABD başkanının 11 yıl içinde ilk kez bir yabancı lideri Joint Base Andrews'te karşılaması oldu. "ABD ve Çin rakip değil, ortak olmalı" Çin Devlet Başkanı Xi Jinping karşılama töreninin ardından yazılı açıklama yaptı. Devlet Başkanı Xi, Çin ve ABD'nin rakip değil, ortak olması gerektiğini belirtti. Xi, "Çin ve ABD büyük ülkeler ve her iki halk da büyük halklardır" ifadelerini kullandı. İki halkın uzun süredir dostane ilişkiler sürdürdüğünü ve çıkarlarının derinden iç içe geçtiğini belirten Xi, "Çin ulusunun yeniden şahlanışı" ve "ABD'yi yeniden büyük yapma" hedefinin birbirini tamamlayabileceğini ve dünyaya fayda sağlayabileceğini vurguladı. Xi, iki büyük ülke olarak Çin ve ABD'nin yeni dönemde doğru bir şekilde geçinmenin yolunu bulabileceklerine olan güvenini dile getirdi. Bu yılın Çin ve ABD'nin karşılıklı gelişimi için çok önemli bir yıl olduğunu kaydeden Xi, mayıs ayında Trump'ın Çin ziyaretinde stratejik istikrara dayalı yapıcı bir Çin-ABD ilişkisi kurma konusunda anlaştıklarını ve bunun ikili ilişkilerin gelecekteki gelişimi için stratejik bir rehber sağladığını belirtti. Xi, Çin ve ABD'nin aynı yönde çalışması, iş birliğini temel alan, ılımlı rekabeti, yönetilebilir farklılıkları ve barış vaatlerini içeren istikrarlı bir ilişkiyi teşvik etmesi gerektiğini ifade etti. Ortak çabalarla ABD ziyaretinin verimli geçeceğinden emin olduğunu kaydeden Xi, ABD'de her kesimden insanla kapsamlı bir şekilde etkileşim kurmayı ve dostluğu derinleştirmeyi dört gözle beklediğini vurguladı. Xi, stratejik istikrar temelinde yapıcı Çin-ABD ilişkilerini zenginleştirmeyi sabırsızlıkla beklediğini belirtti. Beyaz Saray'da bir araya gelecekler Trump ve Xi, bugün Beyaz Saray'da görüşme gerçekleştirecek. Görüşmelerde bazı gümrük vergilerinin düşürülmesi, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve asker diyaloğun genişletilmesi konuları gündemde olacak. ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşı, yapay zeka ve Çin'in kendi topraklarının bir parçası olarak gördüğü özerk bölgesi Tayvan ile ABD'nin ilişkileri de ele alınacak. Trump'ın aurıca Çin'de tutuklu bulunan ABD'lilerin ve diğer bazı kişilerin serbest bırakılmasını talep etmesi de bekleniyor. Ticaret anlaşması uzatıldı ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Fox News'e verdiği röportajda, Xi'nin ziyareti öncesinde Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile görüştüğünü söyledi. Bessent, "Bugün, Busan Anlaşması olarak adlandırdığımız anlaşmayı uzatma konusunda mutabakata vardık" dedi. Böylece 10 Kasım'da sona ermesi beklenen ticaret anlaşması, 10 Ocak'a kadar uzatılmış oldu.

Ordu’ya Çinli gelin Haber

Ordu’ya Çinli gelin

Ordu’nun Ünye ilçesinde, İrlanda’da bilgisayar mühendisi olarak çalışan 30 yaşındaki Batuhan Çam ile Çinli 26 yaşındaki Yimin Sun, İrlanda’da başlayan birlikteliklerini Ünye’de düzenlenen düğünle taçlandırdı. Farklı kültürlerden gelen çiftin düğününde renkli görüntüler yaşandı. Batuhan Çam ile Yimin Sun, İrlanda’da ortak arkadaşları aracılığıyla tanıştı. Arkadaşlıklarını ilerleten çift, ailelerinin de desteğiyle evlenmeye karar verdi. "Farklı kültürlere rağmen birbirimize çok yakın hissettik" Eşiyle İrlanda’da bir restoranda tanıştıklarını belirten Batuhan Çam, farklı kültürlerden gelmelerine rağmen kısa sürede güçlü bir bağ kurduklarını söyledi. Ailesinin kendisine ve eşine büyük destek verdiğini belirten Çam, "İrlanda’da resmi nikâhla birlikteliğimizi sürdürüyorduk, şimdi de Ünye’de düğünümüzü yaptık" dedi. "Çok fazla kültür farkı olmadığını fark ettim" Yimin Sun ise Ünye’de gördüğü misafirperverlikten mutlu olduğunu belirterek, "İlk tanıştığımız anda aramızda çok fazla kültür farkı olmadığını fark ettim. Batuhan da Çin yemeklerini seviyor. Farklı ülkelerden gelmiş olmamız bize bambaşka bir tecrübe kazandırıyor. Ailem de bu durumu öğrendiğinde çok mutlu oldu" diye konuştu. "Yöresel yemekleri çok sevdiler" Baba İsa Çam, oğlunun mutluluğu için evliliğini desteklediğini belirterek, Çinli gelinin yöresel yemeklere ilgisinden memnun olduklarını söyledi. Çam, "En çok sulu yemeklerimizi beğendiler. Kaldirik turşusunu severek yediler. Eşim kara lahana yemeği yaptı, ikisi de ikişer tabak yedi. Biz de çok mutlu olduk" ifadelerini kullandı. "Artık bizim de bir kızımız oldu" Anne Emine Çam da gelininin aileye kısa sürede uyum sağladığını belirterek, "Gelinimizi ilk gördüğümüzde bizden biri olduğuna karar verdik. Artık bizim de bir kızımız oldu. Turşu kavurur, kuru fasulye ve menemen yapmaya çalışır. Çok hevesli. Yakında mısır ekmeği de yapacağını söyledi. İnşallah evlatlarımız bize İrlanda’dan bir de karma torun getirirler" şeklinde konuştu. Düğüne katılan davetliler, pastanın kesilmesi ve takı töreninin ardından Çin ve yöresel şarkılar eşliğinde doyasıya eğlendi. Davetliler, genç çifte mutluluk diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.