Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Çiftçi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sakarya Tarım Fuarı sektörü Hendek'te bir araya getirecek Haber

Sakarya Tarım Fuarı sektörü Hendek'te bir araya getirecek

Bu yıl sekizinci kez gerçekleştirilecek organizasyon; tarım makinelerinden hayvancılık ekipmanlarına, yem teknolojilerinden tohumculuğa kadar sektörün yeniliklerini üreticilerle buluşturacak. Sakarya'da düzenlenen koordinasyon toplantısında ziyaretçi organizasyonları, alan düzenlemeleri ve kurumların sağlayacağı destekler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Fuarı düzenleyen firmanın Genel Müdürü Gül Ceylan, yoğun bir katılım beklediklerini vurgulayarak şunları kaydetti: "Biz burada kendimizi evimizde hissediyoruz. Amacımız burada yeniden bir buluşma noktası oluşturmak, sektörümüzü bir araya getirmek ve yaptığımız işleri birbirimize anlatmak. Fuarımıza gelen çiftçilerimiz Hendek’i ve Sakarya’yı da gezsin istiyoruz. Buna özel önem veriyoruz. Geçtiğimiz yıllardaki gibi kalabalık katılımcı sayısıyla ve yoğun ziyaretçi organizasyonlarıyla fuarımızı gerçekleştireceğimize inanıyorum." "Çiftçimiz daha modern ekipmanları görme fırsatı buluyor" Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç ise organizasyonun şehir tanıtımına ve teknoloji transferine katkısına dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Üreticimiz, çiftçimiz burada daha modern, yeni ekipman ve aletleri görme fırsatı buluyor. Aynı zamanda fuara gelen, stant açan firmalar da kendilerini kıyaslıyor ve görüyor. Fuarda başlayan ikili görüşmeler ve ticari bağlantılar sonrasında da devam ediyor. Yıl içerisinde de alışveriş söz konusu oluyor." Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Ali Şener Bayraktar da organizasyonun ilk yılından bu yana içinde yer aldıklarını ve Sakarya'nın tanıtımına katkı sunan fuara desteklerinin süreceğini belirtti. Altyapı çalışmaları ve yer tahsisi gündemde Belediyelerin fuara yönelik hazırlıklarına değinen Sakarya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İlhan Yılmaz, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduklarını ifade ederek, yeni fuar alanı için yer tahsis çalışmalarının sürdüğünü ve gelecek yıl başlangıç yapmayı hedeflediklerini bildirdi. Hendek Belediye Başkan Yardımcısı Kamil Menteş ise alan çevresinde yürütülen düzenlemelere ilişkin şunları aktardı: "Fuar alanı çevresinde son üç aydır düzenleme çalışmaları yürütüyoruz. Yaya yollarında iyileştirmeler yaptık ve otopark kapasitesini artırdık. Büyükşehir Belediyesinin de asfalt çalışmalarına başladığı fuar alanındaki eksikliklerimizi tespit ettik. Organizasyonun başarılı geçmesi için desteğimizi sürdürüyoruz." Genç çiftçiler ve fındık üreticileri yarışacak Sektörel ürün ve teknoloji tanıtımlarının yanı sıra organizasyon kapsamında Genç Çiftçi Bilgi Yarışması ile Fındık Randıman Yarışması gerçekleştirilecek. Koordinasyon toplantısına Hendek Belediyesi, Sakarya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanlığı, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Sakarya Ticaret Borsası, Mısır Araştırma Enstitüsü ile Adapazarı, Hendek, Erenler, Söğütlü, Ferizli, Taraklı, Karasu, Geyve, Kocaali ve Karapürçek Ziraat Odalarının temsilcileri katıldı.

Sakarya'nın coğrafi tescilli Beyaz Elmas'ının tarladan sofraya yolculuğu Haber

Sakarya'nın coğrafi tescilli Beyaz Elmas'ının tarladan sofraya yolculuğu

Sakarya ovasının verimli topraklarında özenle seçilen çekirdeklerin toprakla buluşmasıyla başlayan üretim maratonu, yaklaşık 6 aylık titiz bir bakım ve büyüme evresinin ardından toplatılma aşamasına ulaşıyor. Tarlada olgunlaşan bal kabakları, işçiler tarafından tek tek kesilerek traktör römorklarına yükleniyor. Kesim işleminin ardından kabuk ve iç yapısının tam kıvamına gelmesi amacıyla bir süre tarlada güneş altında bekletilen ürünler, ardından özenle toplandıktan sonra muhafaza edileceği depolara sevk edilerek kategorilerine göre ayrılıyor. Halk arasında "beyaz elmas" olarak da nitelendirilen coğrafi işaretli Sakarya bal kabağı; ustaların dokunuşlarıyla tatlı, çorba, lokum, marmelat ve reçel gibi geniş bir ürün yelpazesine dönüştürülüyor. Sadece yurt içinde değil, uluslararası pazarlarda da talep gören bu tescilli lezzet, hem lezzeti ve aromasıyla kentin marka değerini yükseltiyor hem de bölge üreticisinin ekonomisine ciddi katkı sunuyor. "Türkiye'nin diğer illerinin yanı sıra diğer ülkelere de gönderim yapıyoruz" Kabak ekimi ve hasadından bahseden çiftçi İslam Aksoy, "Sakarya'nın daha çok Akyazı ve Erenler ilçesinde ekiliyor. Toprak ve hava şartlarından dolayı kabağa daha elverişli şekilde oluyor. Kabak, mart ayının son haftasında başlıyor ekilmeye nisan ayının sonlarına kadar sürüyor. Hasat ise eylülün sonundan ekim ayının sonuna kadar devam ediyor. Tarlada kabağın fiyatı 10 ile 15 lira arasında değişirken pazarda da perakende olarak 30 lira civarında satılıyor. Geçen seneye göre bu sene ekiliş daha fazla ve geçen sene kurak geçmişti. Bu sene rekolte olarak yüzde 40 etkiledi. Kabağı her sene düzenli eken ve bakanın yüzü güler. Coğrafi işaretli kabaktan daha çok tatlı yapılıyor ama çorbası ve değişik tatlıları yapılıyor. Türkiye'nin diğer illerinin yanı sıra diğer ülkelere de gönderim yapıyoruz" dedi. "2026 sezonunu açmış bulunmaktayız" Lezzeti damaklarda kalan kabak tatlısının sofraları süslediğini aktaran restoran işletmecisi Musa Kocaoğlu, "2026 yılının hasadını topladık ve işletmemize getirdik. Kabak tatlısı olarak biliniyor ama biz işletmemizde bu tatlıya elmas diyoruz. Sakarya'nın yöresel ve coğrafi işaretli lezzetlerinden bir tanesi ‘elmas' yani kabak tatlısıdır. Burada dilimleyip, bir gün dinlendirip tencereye bırakıyoruz. Şeker serpiştirip ilk suyunu saldıktan sonra suyu döküp kaynamaya bırakıyoruz. Biz birer saat aralıklarla 3 gün boyunca pişirip 4 gün boyunca dinlendiriyoruz ki tat kabağın içine iyice işlesin. Gelen misafirlerin midelerini yeni hasatla birlikte şenlendirdik ve 2026 sezonunu açmış bulunmaktayız" diye konuştu.

90 yaşındaki annenin evlat sevgisi acı biberi tatlı kıldı Haber

90 yaşındaki annenin evlat sevgisi acı biberi tatlı kıldı

Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Bakırköy Mahallesi’nde yaşayan 66 yaşındaki çiftçi Mehmet Ali İnan, sebze yetiştiriciliğinde yaşadığı zarar ve pazar kaybının ardından yöneldiği ata tohumu acı biber üretimiyle yeni bir gelir kapısı araladı. Ata tohumlarından yetiştirdiği yaklaşık 35 bin fideyi 5 dönümlük alana dikerek üretim yapan İnan, kendi hasat ettiği biberleri işleyerek pul bibere dönüşütürü satıyor. İnan, işçilik masraflarını karşılayamadığı için tüm süreci aile fertleriyle yürütüyor. En büyük destekçisi 90 yaşındaki annesi İlerleyen yaşına rağmen her gün saatlerce mesai yapan anne Şükriye İnan, oğlu Mehmet Ali İnan’ın ata tohumlarından yetiştirdiği acı biberlerin üretim sürecinde en büyük gücü oldu. Eşini kaybettikten sonra tek geçim kaynağı olarak pul biber üretimine yönelen oğlunun tarlada ve serada kuruttuğu tonlarca biberin saplarını ayıklayan fedakar anne, işçi tutamayan ailesinin bütçesini koruyor. Sabah saat 09.00’da başladığı ve akşam 20.00’ye kadar sürdürdüğü meşakkatti çalışmada, acı biber tozunun gözlerini ve genzini yakmasına aldırış etmeyen 90 yaşındaki anne, çuval çuval biberi elden geçirerek ürünün pazara hazırlanmasına katkı sağlıyor. "Gözlerimi ve ciğerimi yakıyor ama oğluma helal olsun" İlerleyen yaşına rağmen evlat sevgisiyle yürüttüğü zahmetli süreci anlatan 90 yaşındaki Şükriye İnan, şunları söyledi: "Oğluma ve torunlarıma yardım etmek için sabah saat 09.00’da oturuyorum, akşam 20.00’ye kadar biber ayıklıyorum. Beraber oturup beraber yiyip içiyoruz, birbirimizden başka kimsemiz yok. Şimdi çalışacağız kışın parasını yiyeceğiz, tek gelir kaynağımız pul biber. Son 4 yıldır biber hasat dönemi geldiğinde tek işim ve tek mesaim bu oluyor. Her gün çuval çuval acı biberi temizliyorum. Çalışırken beni en çok zorlayan şey biberin acısı oluyor; tozu bile gözlerimi, boğazımı ve ciğerlerimi yakıyor. Ama olsun, oğluma yardım ediyorum ya, bütün emeğim ona helal olsun." Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Bakırköy Mahallesi’nde yaşayan 66 yaşındaki çiftçi Mehmet Ali İnan, sebze yetiştiriciliğinde yaşadığı zarar ve pazar kaybının ardından yöneldiği ata tohumu acı biber üretimiyle yeni bir gelir kapısı araladı. Yüksek işçilik maliyetleriyle mücadele eden İnan’ın tarladaki en büyük destekçisi ise ilerleyen yaşına rağmen sabahın ilk ışıklarından akşama kadar acı biber sapı temizleyen 90 yaşındaki annesi Şükriye İnan oldu. Eşini kaybettikten sonra annesiyle birlikte yaşamını sürdüren Mehmet Ali İnan, mart ayında ata tohumlarından yetiştirdiği yaklaşık 35 bin fideyi 5 dönümlük alana dikerek üretim yolculuğuna başladı. Hasat döneminde kızaran biberleri köklerinden söküp tarlada ve serada kurumaya bırakan İnan, işçilik masraflarını karşılayamadığı için tüm süreci aile fertleriyle yürütüyor. Kuruyan acı biberlerin öğütülme öncesindeki zahmetli sap temizleme aşamasını ise 90 yaşındaki anne Şükriye İnan üstleniyor. Tozu dahi genzi ve gözleri yakan zorlu mesaiye rağmen her gün çuval çuval biberi elden geçiren fedakar anne, oğlunun ürettiği pul biberlerin Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmasına katkı sağlıyor. "Gözlerimi ve ciğerimi yakıyor ama oğluma helal olsun" İlerleyen yaşına rağmen her gün saatlerce acı biber temizleyerek oğlunun bütçesine destek olan 90 yaşındaki Şükriye İnan, evlat sevgisiyle yürüttüğü zahmetli süreci şu sözlerle anlattı: "Oğluma ve torunlarıma yardım etmek için sabah saat 09.00’da oturuyorum, akşam 20.00’ye kadar biber ayıklıyorum. Beraber oturup beraber yiyip içiyoruz, birbirimizden başka kimsemiz yok. Son 4 yıldır biber hasat dönemi geldiğinde tek işim ve tek mesaim bu oluyor. Her gün çuval çuval acı biberi temizliyorum. Çalışırken beni en çok zorlayan şey biberin acısı oluyor; tozu bile gözlerimi, boğazımı ve ciğerlerimi yakıyor. Ama olsun, oğluma yardım ediyorum ya, bütün emeğim ona helal olsun."

NİLKOOP’ta Resul Tarman güven tazeledi Haber

NİLKOOP’ta Resul Tarman güven tazeledi

S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, Çatalağıl Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve NİLKOOP üyeleri katıldı. Divan başkanlığını Okan Şahin’in, divan üyeliklerini ise Emre Karagöz, Salih Güleç ve Gülver Deniz’in üstlendiği genel kurulda gündem maddeleri görüşülerek oylandı. Tek listeyle gidilen seçimde mevcut başkan Resul Tarman, iki yıl süreyle yeniden başkanlığa seçildi. “ORTAK AKIL VE ŞEFFAFLIKLA ÇALIŞACAĞIZ” Genel kurulun açılışında konuşan NİLKOOP Başkanı Resul Tarman, kooperatifin geleceği açısından önemli bir buluşma gerçekleştirdiklerini ifade etti. Tarman, “Hep birlikte, ortak akılla ve dayanışma içinde kooperatifimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için çalışacağız. Temel amacımız, üreticimizin alın terinin karşılığını alması, kooperatifimizin büyümesi ve sahada çok daha etkin hale gelmesidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şeffaflık, dayanışma ve ortaklarımızın menfaatlerini ön planda tutacağız. Genel kurulumuzun kentimize ve üreticimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “ÇİFTÇİ PARA KAZANMAZSA BU TOPRAKLARI KORUYAMAYIZ” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, NİLKOOP’un işlevini ve sahadaki gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti. Tarımda kooperatifleşmenin hayati bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Şadi Özdemir, belediye bünyesinde kurdukları Kooperatif Destekleme Merkezi ile üreticiye kurumsal destek sağladıklarını hatırlattı. Gelecekte dünyanın ciddi bir gıda ve su kriziyle karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Biz kendi verimli topraklarımızın üretim dışı kalmasına izin veremeyiz. Tarım alanlarımızı ve köylerimizi koruyabilmemizin tek yolu var; çiftçimizin, köylümüzün bu topraklardan para kazanmasını sağlamak. Üretici para kazanmazsa bu toprakları koruma şansımız kalmaz. Gençlerimize bu topraklarda para kazanabileceklerini göstermek zorundayız. Bu nedenle belediye olarak tüm imkanlarımızla kooperatiflerimizin arkasındayız. Çiftçimize ziraat mühendisliği desteği veriyoruz, toprak analizlerini yapıyoruz. Üretimin her aşamasında yanlarındayız; yeter ki üretici örgütlü olsun.” YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ Tek liste ile gidilen seçimin ardından Resul Tarman başkanlığındaki yeni yönetim netleşti. NİLKOOP Yönetim Kurulu asil üyeliklerine Akın Uludağ, Mustafa Aslan, Demirhan Aslan, İrfan Özer, Ali Yavuz Kaya, Semiha Öztan, Erdal Karakaya, Ali Çekçek, Alper Akbulut ve Erol Bora seçildi. Yönetim kurulu yedek listesinde ise Ekrem Erk, Celaleddin Boran, Gökçe Güney, Recep Bayraktar, Salih Güleç, Hüseyin Otman, Ertan Ateş, İbrahim Olgun, İsmail Duman, Erol Aydın ve Kenan Erbaş yer aldı. Kooperatifin Denetim Kurulu asil üyeliklerine Mehtap Esen, Berna Hacer Bilici ve Ata Erk Şanlı getirilirken; Ali Sezgin, Gülver Deniz ve Tuğçe Savaş da denetim kurulu yedek üyeleri olarak belirlendi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa’da çiftçilerle bir araya geldi Haber

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa’da çiftçilerle bir araya geldi

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da çiftçiler tarafından traktör ve ürünleriyle karşıladı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da Kapalı Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki esnafı ziyaret edip vatandaşlarla sohbet etti. Fabrika işçileriyle bir araya gelen Özel’in son durağı ise çiftçiler oldu. Özel’i çiftçiler traktör ve ürettikleri ürünlerle karşıladı. Özel, "Size fiyat dayatıyorlar ya da size bazen kota dayatıyorlar. Fiyata bile bakmadan almayacaklarını söylüyorlar. İncir, şimdi İngiltere’de satılıyor. Hatta diyorlar ya ’Kraliçe yemiş, şimdi Prens Charles yiyormuş.’ Geçmişte bazı kooperatif tecrübeleri kötü sonuçlandı diye insanlar şimdi uzak duruyor. Ama kooperatif demek çiftçilerin, bir konuda birlikte çalışanların bir araya geldiği, işte bu incir üretimi ise incir üretim kooperatifi, üzümcülerin kooperatifi ki böyle bazı kooperatifler var ve iyi sonuçlar da veriyor. Bir araya gelip güçlerini birleştirmeleri, birbirleriyle dayanışma içine girerek kuralları başkasının koyduğu değil, üreticinin koyduğu bir sistem, bir düzen oluşturmaları gerekiyor. Hakkınız ne ise onu isteyeceksiniz. 130 lira, 120 liranın altında bu köyde size bu malı satan yoksa, ne yapacak Prens Charles incir yemeyecek mi? Elbette yiyecek ama aracı kazanmayacak, sen kazanacaksın. Çünkü bu ürünün İngiltere’deki fiyatı sizden 120 değil, 40 liraya alınca İngiltere’de üçte birine düşmüyor" dedi. Özel, "Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Şimdi gıda enflasyonunda ilk 5’in içinde. Bizden kötü ülkeler Arjantin, Venezuela, İran, Güney Sudan falan. Yani ya savaşta ya kıtlıkta ya iç savaş olan ülkeler. Avrupa’nın gıda enflasyonu yıllık yüzde 1.9, Türkiye’nin gıda enflasyonu yüzde 35. Türkiye’de ortalama çiftçi yaşı 57 olmuş. Gençler artık çalışmıyor, şehre asgari ücretli, güvencesiz bile olsa iş bulup şehre kaçmaya çalışıyor. Hani Türkiye’de her şeyden bir beka sorunu buluyorlar ya, esas beka sorunu budur. Eğer sen bu senelerde çiftçine gerekli desteklemeyi yapmazsan, onu yıldırırsan, onu perişan edersen, gelecek sene artık hem bu ürünü üretip satamazsın hem de çilek alacağın işte Yunanistan’dan almak durumunda kalırsın, İtalya’dan erik alırsın, şeftaliyi bir başka memleketten alırsın ve artık çok daha zor bir duruma gelebiliriz" dedi. Üretici kooperatifleri projesinin partilerinin ilk maddelerin başında geldiğini söyleyen Özel, çiftçinin kullandığı mazottan da vergi alınmaması gerektiğini söyledi. Özel, "Yeni Parti iktidar olduğunda, biraz önce dedi abi ’Karaoğlan’ın projeleriydi’ dedi, Bülent Ecevit’in. Hem köylerde kooperatifler, üretici kooperatiflerinin kurulması. Süt kooperatifi var, mesela İzmir’de süt kooperatifleri var, üyeleri para kazanıyor. Üyeleri hem çok ucuza ürününü satmak zorunda kalmıyor hem de kooperatifin karından yıl sonunda para alıyor, kar ediyor. Sizin önümüzdeki dönemde başta incir olmak üzere bu tip ürünlerde, stratejik ürünlerde kooperatifleşmeniz, birliklerin kurulması, birlikte pazarlık gücünü artırmanız, varsa soğuk hava depoları bunların sizin sahip olduğunuz kooperatifler tarafından yapılması, desteklenmesi bizler tarafından son derece önemli. Eğer bu zor zamanlarda bir destekleme yapılmazsa, seneye iyi bir zaman gelse de, yani ürün para etse de, asla ve asla çiftçinin yaşamadığı, yaşatılmadığı bir yerde bu ülkede kimse güvende olmaz, kimse geleceğini güvenle karşılayamaz. Buradan bu fiyat istikrarsızlıklarında özellikle akaryakıt fiyatlarının gıda fiyatlarında çok önemli olduğunu söyleyelim, bu birincisi. Yani buradan bütün Türkiye’ye Fadıllı köyünden şunu söyleyelim; mazotun geçen sene 1 kilo incirin 4 litre mazot aldığı yerde, şimdi 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsan, incir fiyatı mazotun karşısında 8 kez erimişse hiçbir şey olmaz. Bir kere çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak, ÖTV’siz, KDV’siz olacak ki en önemli girdi maliyeti düşecek" şeklinde konuştu. Kendisinin eczacı olarak kooperatif üyesi olduğunu belirten Özel, "Kooperatif dışında bir kutu aspirin satın almam, hastama vermem. Çünkü öbür türlü onlar şimdi para kazanırlar, kooperatif battı mı bana da para kazandırmazlar. Kooperatif bir arada durmaktır. Güçlü durmak, birbirinden güç birliği yapmaktır. Bunun için biz Yeni Parti iktidarında çok güzel kanunlar çıkaracağız, teşvikler çıkaracağız. Ama sizin de bu bilince kavuşup güç birliği yapmanız lazım. Bu ürünlerin Türkiye’de yetişebilmesini yerli olarak. Hani diyorlar ya çok ’yerli milli’, neredeyse şeftalimiz yerli milli olmaktan çıkacak korumazsak. Ülkesini seven, bu çiftçinin sesini duyursun, Türkiye’ye duyursun" dedi.

Tarlada 6 lira, makbuzda 28 lira: Fiyat oyununun belgesi savcılık soruşturmasında çıktı Haber

Tarlada 6 lira, makbuzda 28 lira: Fiyat oyununun belgesi savcılık soruşturmasında çıktı

Çiftçinin 6-8 liraya sattığını söylediği mandalina 28 liralık maliyetle kayda geçirilirken, bazı üreticilerin sattığından katbekat fazla ürün adına makbuz düzenlendiği, hiç ürün satmayan hatta hayatını kaybeden kişiler adına bile milyonlarca liralık belge oluşturulduğu tespit edildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 14 Temmuz ve 3 Eylül 2026 tarihli yaş sebze ve meyve sektörüne ilişkin raporları, Türkiye'nin en çok tartışılan meselelerinden biri olan "Ürün tarladan çıktıktan sonra neden bu kadar pahalanıyor?" sorusuna dikkat çekici yanıtlar verdi. İki raporda toplam 41 riskli mükellef ayrıntılı biçimde incelendi. Vergi müfettişleri çiftçi beyanlarını, müstahsil makbuzlarını, e-faturaları, Hal Kayıt Sistemi verilerini ve şirket kayıtlarını karşılaştırdı. Ortaya çıkan bulgulara göre bazı tedarikçilerde üreticinin gerçek satış bedeli ile belgelerde gösterilen alış maliyeti arasında ciddi farklar oluştu. Çiftçi 6-8 lira dedi, makbuz 28 lira yazdı Raporlardaki en çarpıcı örneklerden biri mandalinada ortaya çıktı. Bir üreticinin 6-8 TL/kg seviyesinden sattığını beyan ettiği mandalina, müstahsil makbuzunda 28 TL/kg maliyetle kayda geçirildi. Firmanın aynı dönemdeki ortalama satış fiyatı ise 31,82 TL/kg olarak belirlendi. Başka bir örnekte üretici mandalinayı 12 TL/kg fiyatla sattığını söyledi. Aynı ürün müstahsil makbuzunda 31,48 TL/kg olarak görünürken şirketin ortalama satış fiyatı 31,65 TL/kg oldu. Böylece üretici fiyatı ile şirketin satış fiyatı arasında yaklaşık 20 liralık fark bulunmasına rağmen, belge üzerinde şirket sanki kilogram başına yalnızca 17 kuruş kazanmış gibi bir tablo ortaya çıktı. 4 liralık elma 9,50 liralık "maliyet" oldu Benzer tablo başka ürünlerde de görüldü. VDK raporlarına göre; çiftçinin 4-5 liraya sattığını belirttiği sanayi tipi elma 9,50 TL alış maliyetiyle gösterildi, ortalama 9,74 TL'ye satıldı, 7-12 TL aralığında alındığı beyan edilen patates belgede 20 TL, satışta ortalama 21,91 TL olarak yer aldı, 28-29 TL seviyesinde satıldığı belirtilen çekirdeksiz üzümün müstahsil makbuzunda fiyatı 45 TL'ye çıktı; şirketin ortalama satış fiyatı ise 45,81 TL oldu, 16 TL'ye satıldığı belirtilen mandalina ise belgede 32 TL, satışta ortalama 35,19 TL olarak kayıtlara geçti. Limonda çiftçi konuştu: "35'e sattım, makbuzda 70" Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri limon üreticilerinin ifadeleri oldu. Bir üretici yaklaşık 50 ton limonu 45-50 TL/kg seviyesinden sattığını, kendi adına düzenlenen belgelerde fiyatın 64-72 TL arasında gösterildiğini söyledi. Başka bir çiftçi 25 ton limonu 35 TL/kg fiyatla sattığını, piyasadaki fiyatın yaklaşık 38 lira olduğunu anlatırken kendi adına düzenlenen makbuzlarda 70-78 TL/kg fiyat bulunduğunu ifade etti. 35 yıldır çiftçilik yaptığını belirten bir üretici ise ilk kesimde limonu 55 TL, ikinci kesimde 40 TL seviyesinden sattığını ancak belgelerde kilogram fiyatının 70 TL olarak göründüğünü söyledi. Bir başka çiftçi de ilk kesimde 100 ton limonu 35 TL, ikinci kesimde 100 tonu 40 TL seviyesinden sattığını; buna karşılık kendi adına düzenlenen belgelerde fiyatların 69-72 TL arasında olduğunu beyan etti. Sadece fiyat değil, tonaj da katlandı VDK'nın incelemesinde yalnızca kilogram fiyatlarının değil, satılan ürün miktarlarının da büyütüldüğüne ilişkin beyanlar yer aldı. Bir limon üreticisi 2025 yılında toplam 200 ton limon ürettiğini ve sattığını söylerken kendi adına 633 ton limon için müstahsil makbuzu düzenlendiğini anlattı. Başka bir üreticinin 126 tonluk limon satışı 328 ton olarak kayda geçti. Üretici gerçek ticaret hacminin yaklaşık 2,5-2,6 milyon TL olduğunu belirtirken, adına düzenlenen belgelerin toplamı yaklaşık 10 milyon TL'ye ulaştı. Bir muz üreticisi ise yaklaşık 100-140 ton ürün sattığını, buna karşılık adına 192 ton üzerinden makbuz oluşturulduğunu; yaklaşık 4,63 milyon TL olduğunu belirttiği gerçek ticaret tutarının belgelerde 8,49 milyon TL'ye yükseldiğini anlattı. 400 ton patates, kâğıt üzerinde 1,7 milyon kilo En dikkat çekici miktar farklarından biri patateste görüldü. Bir üretici yaklaşık 400-500 ton patatesi 7-12 TL/kg seviyesinden sattığını beyan etti. Ancak aynı üretici adına 1 milyon 741 bin 840 kilogram patatesin 20 TL/kg üzerinden alınmış gibi belgelendirildiği tespit edildi. Başka bir üretici de yaklaşık 700 ton soğan sattığını söylerken, adına düzenlenen makbuzlarda miktarın bin 855 tona çıktığını ifade etti. 60 ton sarımsak, makbuzda 800 ton Tümen Tarım'a ilişkin incelemede bir üretici yaklaşık 60 ton sarımsak ürettiğini ve ürününü kilogramı 50 liradan sattığını beyan etti. Ancak VDK raporunda aynı üreticinin adına düzenlenen müstahsil makbuzlarında 800 ton sarımsak bulunduğu kayda geçti. Bu örnek, raporlardaki miktar uyuşmazlıklarının ulaştığı boyutu ortaya koyan en çarpıcı tespitlerden biri oldu. "Ben o firmaya hiç mal satmadım" Müfettişlerin görüştüğü bazı kişilerin beyanları ise fiyat ve miktar farklılığının da ötesine geçti. Bazı kişiler, adlarına milyonlarca liralık müstahsil makbuzu düzenlenmesine rağmen ilgili firmaya hiçbir ürün satmadıklarını söyledi. Bazıları zirai faaliyetinin dahi bulunmadığını, bazıları şirket çalışanı olduğunu ancak çiftçi olmadığını anlattı. Bir üretici, yalnızca belirli ürünleri yetiştirdiğini ancak kendi adına hiç üretmediği ahududu, incir, böğürtlen, elma ve kayısı gibi ürünler için de belge düzenlendiğini söyledi. Acar Agro dosyasında bir üretici, şirketi tanımadığını ve hiçbir ürün teslim etmediğini belirterek kendi adına gösterilen satışların "hayalî" olduğunu beyan etti. Ölüler adına milyonluk makbuzlar kesildi Raporların en çarpıcı bulgularından biri ise hayatını kaybetmiş kişilerin adına düzenlenen belgeler oldu. Ahmet Demir'e ilişkin incelemede, daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği ve bu belgelerin toplam tutarının 2 milyon 524 bin 987 TL olduğu tespit edildi. Bigadiç Derin Tarım bakımından 6 ölü kişi adına 16 belge ve yaklaşık 5,88 milyon TL, Beta Tropikal bakımından ise 13 ölü kişi adına belge düzenlendiğine ilişkin tespitler raporlara girdi. VDK, ölüm tarihinden sonra düzenlenen bu belgeleri, maliyetlerin istenilen seviyede oluşturulmasına imkân sağlayabilecek belge düzeni bakımından önemli bir risk göstergesi olarak değerlendirdi. Gerçek maliyet kâğıt üzerinde şişirildi VDK raporlarının ortaya koyduğu modele göre sistemin ana mekanizması beş aşamada şekilleniyor: Çiftçi ürünü gerçek piyasa fiyatından satıyor. Üretici adına daha yüksek fiyat veya miktarla müstahsil makbuzu düzenleniyor. Böylece şirketin kayıtlı alış maliyeti yükseliyor. Şişirilmiş maliyet satış fiyatına yaklaştırılarak kâr marjı kâğıt üzerinde küçültülüyor. Vergi müfettişleri, bu yöntemin yüksek satış fiyatının görünürde makul gösterilmesine ve elde edilen ekonomik faydanın vergi dışı bırakılmasına imkân sağlayabileceği değerlendirmesinde bulundu. Cevabı tespit edilen soru: Çiftçiden çıkan fiyat nerede şişiyor? Raporların ortaya çıkardığı tablo, tartışmayı yalnızca "tüccar çiftçiden ucuza alıp pahalıya satıyor" noktasının ötesine taşıdı. VDK bulgularına göre bazı örneklerde 6-8 liraya alınan ürün 28 lira, 12 liraya alınan ürün 31,48 lira, 7-12 liraya alınan ürün 20 lira, 4-5 liraya alınan ürün ise 9,50 lira maliyetliymiş gibi kayda geçirildi.

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler Haber

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler

Vergi Denetim Kurulu raporlarında yer alan tespitlerde ise bazı firmaların gerçek dışı müstahsil makbuzları düzenlediği, bazı belgelerin hayatta olmayan kişiler adına hazırlandığı ve bazı kişilerin ise adlarına düzenlenen belgelerden haberdar olmadıklarını beyan ettikleri ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyvenin tarladan tüketiciye ulaşana kadar geçtiği süreç mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Yaklaşık 1250 çiftçinin beyanına başvurulan soruşturmada, tedarikçi konumundaki bazı firmaların çiftçilerden aldıkları ürünleri gerçek alış fiyatının üzerinde gösterecek şekilde müstahsil makbuzu düzenledikleri, ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri ve tedarik zincirini gereksiz şekilde uzatarak fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri yönünde tespitlere yer verildi. Bursa’dan 5 şüpheli 41 şüpheli yöneticinin bulunduğu soruşturma kapsamında Bursa’dan 5 şüpheli dosyada yer aldı. Bursa’daki şüphelilerin Yıldırım, Nilüfer, İznik ve Osmangazi ilçeleriyle bağlantılı olduğu belirlendi. Soruşturma listesinde Ahmet D., Sabri B., Casım A., Ayşenur A. ve İsmail S. isimleri yer aldı. Bursa bağlantılı firmalar arasında Ahmet D.’nin Yıldırım ilçesi Gökdere’deki firması, Sabri B. ve Casım A.’nın Nilüfer’deki faaliyetleri, bir gıda şirketinin İznik’teki adresi ile başka bir gıda şirketinin Osmangazi’deki adresi bulunuyor. Hayatta olmayan 49 kişi adına 2,5 milyon liralık makbuz Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici tespitlerden biri ise Ahmet D. hakkında hazırlanan bölümde yer aldı. Vergi Denetim Kurulu raporuna göre, Ahmet D. tarafından 01 Ocak 2025-31 Mart 2026 tarihleri arasında daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği tespit edildi. Söz konusu belgelerin toplam tutarının ise 2 milyon 524 bin 987 lira 35 kuruş olduğu belirlendi. Raporda, bazı kişilerin ölüm tarihlerinin belge düzenlenmesinden yıllar önce olduğu görülürken, bu kişilerin adına düzenlenen belgelerin gerçek bir ürün teslimine dayanıp dayanmadığının ayrıca araştırıldığı belirtildi. "Ürün satmadım, firmayı tanımıyorum" dediler Raporda yer alan ifadelerde bazı kişilerin, adlarına düzenlenen müstahsil makbuzlarından haberlerinin olmadığını söyledikleri görüldü. Örneğin Y. G. isimli kişinin adına düzenlenen toplam 1 milyon 59 bin 975 liralık müstahsil makbuzlarıyla ilgili olarak herhangi bir ürün satmadığını, zirai faaliyeti ve üretimi bulunmadığını ve Ahmet D.’yi tanımadığını beyan ettiği kaydedildi. Yusuf K. ise adına düzenlenen belgelerden haberdar olmadığını, ürün satmadığını ve Ahmet D.’nin çalışanı olduğunu ifade etti. Raporda bazı kişilerin ise Ahmet D.’nin yanında çalıştıkları ve köylülerden ürün topladıkları yönündeki ifadelerine yer verildi. Bir başka kişinin adına 7 milyon 932 bin 22 lira 25 kuruş tutarında müstahsil makbuzu düzenlendiği, bu kişinin ise kendisinin üretmediği bazı ürünlerin kendi adına belgelerde yer aldığını söylediği aktarıldı. Müstahsil makbuzları tek tek incelendi Vergi Denetim Kurulu, yalnızca müstahsil makbuzlarını değil, belgelerde yer alan ürünlerin gerçekten üretilip üretilmediğini de araştırdı. Raporda; üreticilerin beyanları, arazi büyüklükleri, üretim kapasiteleri, ürünlerin hasat dönemleri, kantar ve nakliye belgeleri, Hal Kayıt Sistemi bildirimleri ile banka ve ödeme hareketlerinin birlikte incelendiği belirtildi. İncelemelerde bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, bazı kişilerin çiftçilik yapmadığı, bazı kişilerin ilgili firmayı tanımadığını veya firmaya ürün teslim etmediğini beyan ettiği kaydedildi. Bazı belgelerdeki ürün miktarlarının üreticilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle de açıklanamadığı belirtildi. 22 ilde 109 adres için arama Soruşturma kapsamında Türkiye genelinde 41 büyük dağıtıcı firma ve 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin adreslerine yönelik operasyonun 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildirildi. Soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdüğü öğrenildi. Vergi Denetim Kurulu raporunda araştırmanın ilk aşamasında riskli olduğu değerlendirilen 207 firma arasından yüksek tutarlı müstahsil makbuzlarıyla öne çıkan 15 firmanın seçildiği, ikinci aşamada ise 26 firma hakkında tespitler yapıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü, delillerin toplanmasının ardından adli sürecin devam edeceği bildirildi.

Nilüfer’de incirin lezzeti ve emeği festivalde buluştu Haber

Nilüfer’de incirin lezzeti ve emeği festivalde buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin siyah inciri tanıtmak ve üreticileri desteklemek için düzenlediği 12. Akçalar-Fadıllı İncir Festivali, Akçalar Göl Kıyısı’nda gerçekleştirildi. İncir stantları ile yerel lezzetlerin sergilendiği ve yarışmaların düzenlendiği festival, Karaf grubunun konseri ile son buldu. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 12. Akçalar-Fadıllı İncir Festivali Akçalar Göl Kıyısı’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı festivale ilgi büyüktü. Yerel lezzetlerin ve incir stantlarının bulunduğu festivalin açılışında Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yaptığı konuşmada, siyah inciri tanıtmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Dünya incir üretiminin yaklaşık üçte birinin Türkiye’de yapıldığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Türkiye’de ise ilk sırada Bursa’mız geliyor. Burada da en çok üretimi Nilüfer yapıyor” dedi. Nilüfer’de 2 bin 300 dönüm arazide incir üretildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 30 ürün artışı görülüyor. 3 bin ton üzerinde ürün bekliyoruz” dedi. Nilüfer Belediyesi olarak NİLKOOP ile Fadıllı Mahallesi’nde 12 dönümlük alanda incir üretildiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 12 tona yakın ürün beklediklerini söyledi. “ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Bu yıl incir hasadının çiftçi için zor geçtiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Gübre, ilaç, işçilik ve üretim maliyetleri artıyor. İncir ise düşük fiyattan alıcı buluyor. Üreticimiz emeğinin karşılığını alamıyor” dedi. Siyah incirin tanıtımı için festivaller düzenlediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, şöyle konuştu: “Merkezi hükümetin tarıma tabii ki başta incir olmak üzere diğer meyvelerimize, sebzelerimize, ürünlerimize, tahılımıza, buğdayımıza gerekli destekleri vermesi lazım. Dünyanın her yerinde, gelişmiş tüm ülkelerde tarıma çok büyük destek veriyorlar. Bütçeden çok büyük paylar ayırıyorlar. Biz ne yazık ki burada aynı desteği veremiyoruz tarıma. Çünkü şunu biliyoruz ki fabrika yapacak, ev yapacak araziyi her yerde buluruz da bu siyah inciri üretebileceğimiz tarlaları, bahçeleri, bağları hiçbir yerde bulamayız. Buraların örgütlü bir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Çünkü örgütlenmezsek biz buradan para kazanma şansımız yok. O nedenle daha önce de önermiştim. Bölgede mutlaka kooperatifleşmeliyiz” DERECEYE GİRENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Festival yarışmalarla renklendi. Jürilerin değerlendirmeleri sonucu, ‘En İyi İncir Yetiştiricisi’ yarışmasında Berre Kargılı 1’inci, Gökhan Arıca 2’nci Gökhan Aktaş ise 3’üncü oldu. ‘İncirli Lezzetler Yemek Yarışması’nda ise birbirinden güzel lezzetler yarıştı. Fadile Yeprem ‘Bademli İncir Galette’ ile 1’inci, Nevin Pınar ‘Çıtır İncir Yatağında Mutancana” ile 2’nci, Sevgi Vatan ise ‘İncir Köşkü’ ile 3’üncü oldu. Kazananlara ödülleri verildi. Festival Karaf grubu konseri ile sona erdi.

İki dönüm fasulyenin arkasındaki güç: 74 yaşındaki çiftçi ve bir eşek Haber

İki dönüm fasulyenin arkasındaki güç: 74 yaşındaki çiftçi ve bir eşek

Konya’da yaşayan 74 yaşındaki çiftçi, kısıtlı imkanlara ve ilerleyen yaşına rağmen iki dönümlük arazisinde geleneksel yöntemlerle fasulye üreterek geçimini sağlıyor. Konya’nın Güneysınır ilçesinde, bölgeyi Toros Dağları’na bağlayan kara yolu güzergahındaki kırsal mahallede ikamet eden 74 yaşındaki çiftçi Murat Cebic, gelişen tarım teknolojilerine rağmen ziraat faaliyetlerini bilek gücü ve eşeğiyle sürdürüyor. Arazisini sürmekten ürün ve yem taşımaya kadar tüm işleri 5 yıl önce 800 liraya satın aldığı eşeğiyle yürüten yaşlı çiftçi, küçük ölçekli arazisinde üretime devam ediyor. Daha önce kullandığı iki yaşlı eşeği bedelsiz olarak devrettiğini belirten Cebic, günün sonunda tarladan topladığı otları eşeğine yükleyerek evinin yolunu tutuyor. "Tarlayı bununla sürer, yükü bununla taşırım" Sürdürdüğü üretim faaliyetleri ve karşılaştığı durumlar hakkında bilgi veren Murat Cebic, arazisinde motorlu araç kullanmadığını ifade etti. İki dönümlük alanda ekim yaptığını belirten Cebic, "Bizim dünyamız da burası işte. İki dönüm fasulyem var, onu ekiyorum, biçiyorum. Bu eşek benim elim, ayağım, her şeyim. Tarlayı bununla sürerim, yükü bununla taşırım. 5 yıl önce 800 liraya aldım bu genci. Eski eşeklerim yaşlanmıştı, onları durumları olsun diye bedava verdim başkalarına, bunu getirdim" dedi. Ürettiği fasulyeleri satarak rızkını kazandığını dile getiren Cebic, "Şimdi tarladan topladığım otu sırtına yükledim, eve gidince ona yedireceğim. Teknoloji, traktör bilmeyiz biz; kendi halimizde eker, satar, rızkımızı çıkarırız. Zor tabii ama üretmeden de duramayız" diye konuştu. Cebic, kısıtlı imkanlara rağmen sürdürdüğü tarımsal faaliyetle çevresindeki üreticilere örnek oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.