Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ceset

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ceset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ceset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atatürk Kent Ormanı'nda ceset bulundu Haber

Atatürk Kent Ormanı'nda ceset bulundu

Bursa’da Şubat ayından beri kayıp olarak aranan şahsın cansız bedeni, Atatürk Kent Ormanı’nda arama kurtarma ekipleri tarafından bulundu. Cesedin bazı uzuvlarının sokak hayvanları tarafından parçalanmış olabileceği değerlendirildi. Kayıp ihbarında bulunan 3 aile, DNA testi için çağrıldı. Olay, Atatürk Kent Ormanı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ihbar üzerine ormanlık alanda arama çalışması yapan AFAD, ANDA ve NAK ekipleri, ağaçlık alanda bir erkek şahsa ait cesetle karşılaştı. Ekiplerin durumu bildirmesi üzerine bölgeye polis ve Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Arama kurtarma ekipleri tarafından bulunan cesedin uzun süredir bölgede kaldığı değerlendirilirken, şahsın Şubat ayından bu yana kayıp olarak arandığı öğrenildi. Cesedin bazı bölümlerinin bulunmadığı, kayıp uzuvların ise olay yerindeki incelemeler doğrultusunda sokak hayvanları tarafından parçalanmış olabileceği değerlendirildi. Olayın ardından bölge güvenlik çemberine alınırken, Olay Yeri İnceleme ekipleri cesedin bulunduğu alanda uzun süre çalışma yaptı. Ekipler, olay yerindeki delilleri titizlikle inceleyerek cesedin kimliğinin belirlenmesine yönelik çalışma yürüttü. 3 aile DNA testi için çağrıldı Öte yandan bölgede bulunan cesedin kimliğinin kesin olarak belirlenmesi için Şubat ayından bu yana yakınları tarafından kayıp ihbarında bulunulan 3 aileye ulaşıldığı öğrenildi. Ailelerin DNA örneği vermek üzere çağrıldığı ve yapılacak incelemeler sonucunda cesedin kimliğinin kesinlik kazanmasının beklendiği bildirildi. Olay Yeri İnceleme ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasının ardından ceset ve olay yerinde tespit edilen uzuvların, kimlik ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırılacağı öğrenildi. Polis ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

"Bana satır fotoğrafları gönderiyorlar" diyerek tehdit edildiğini söyledi: "Kardeşimi tandırda yaktılar, beni susturamayacaklar" Haber

"Bana satır fotoğrafları gönderiyorlar" diyerek tehdit edildiğini söyledi: "Kardeşimi tandırda yaktılar, beni susturamayacaklar"

Siirt'te boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü öne sürerek, ölüm tehditleri aldığını iddia etti. Pilgir, "Derin yüzülecek, dilin koparılacak" sözleriyle tehdit edildiğini ve kendisine satır fotoğrafı gönderdiğini söyledi. Dosyanın avukatı Gurbet Bilbay ise vahşetin en dikkat çekici yönünün tandır iddiası olduğunu belirterek, cesedin bulunamaması nedeniyle soruşturmanın kovuşturma aşamasına geçemediğini ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin görevlendirilmesini istedi. Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır kendisinden haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'e ilişkin soruşturma sürerken, ablası Halime Pilgir ile ailenin avukatı Gurbet Bilbay çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Kardeşimin en azından bir mezarı olsun" Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, "Kardeşimin cansız bedeninin bulunmaması benim canımı gerçekten çok sıkıyor, çok üzülüyorum. En kısa zamanda bulacaklarına inanıyorum. Devletime inanıyorum. Siirt Başsavcısı bana, olayın sonuna kadar gideceğinin sözünü verdi. Ben istiyorum ki en azından kardeşimin bir mezarı olsun. Çocuklara hesap veremiyorum, kendime hesap veremiyorum. İçimde bir suçluluk duygusu var. Bunu daha fazla yaşamak istemiyorum. Çok fazla tehdit alıyorum. Bu hafta iki ayrı tehdit aldım. Artık erkekler bıraktı, kadınlar üzerinden tehdit alıyorum. Sosyal medya üzerinden beni aradılar. Akrabaları ‘Neden bu olayı ortaya çıkarıyorsun? Kadınsın, yerinde oturacaksın' dediler. Sürekli bu ifadeleri kullanıyorlar. Ben kadınların hakkını aradığım için çok ağır tehditler alıyorum" dedi. Telefonla ya da mesajla yapılan tehditleri devlete bildirdiğim için üçüncü kişiler üzerinden tehditler aldığını belirten Pilgir, "Buna artık bir an önce dur denmesini istiyorum. Bir kadının bir şeyleri başarması için illa ölmesi mi gerekiyor? Eğer bugün beni korumuyorlarsa ve ben öldürülürsem, hiç kimsenin benim mezarıma gelmesini istemiyorum. İlk tehdit canlı yayında geldi. ‘Derin yüzülecek, dilin koparılacak' dediler. Kadın olduğum üzerinden çok ağır hakaretlerde bulundular. Sonra bu tehditler daha da ilerledi. İkinci tehdit de yine sosyal medyada bir canlı yayında geldi. Bana ve gazetecilere satır fotoğrafları gönderdiler. Ardından bana yönelik çok ağır küfür ve hakaretler yazdılar. Terbiyem müsaade etmediği için bunları söyleyemiyorum. Bunların hepsini savcılığa da, polise de verdim. Ama hala dışarıda geziyorlar ve başkaları üzerinden bana mesaj göndermeye devam ediyorlar. ‘Halime başaramadı, biz dışarıda geziyoruz' diye mesaj atıyorlar" diye konuştu. "Beni susturamayacaklar" Mekiye'nin büyük kızının 8 yaşındayken, öğretmenine, annesinin tandırda yakıldığını, kemiklerinin Tillo Deresi'ne atıldığını anlattığını söyleyen Pilgir, "Öğretmeni bize ulaştı ve bunları anlattı. Ben Siirt'e gidip kendisiyle de görüştüm. Bütün bilgileri ve mesajları savcımıza teslim ettik. Ben artık en kısa zamanda bunun çözülmesini istiyorum. Altı yedi aydır bunun için mücadele ediyorum. Elbette her şey bir anda olacak değil. Çünkü binlerce cinayet dosyası var. Ama birilerinin o çocukları kurtarması gerekiyor. Neden hâlâ oradalar, ben bunu da bilmiyorum. Beni tehdit etmeleri yetmiyormuş gibi susturamadılar. Şimdi de bana ulaşan o kadını susturmaya çalışıyorlar. Babaanne neden hala dışarıda? O babaannenin yanına çocukların bırakılmaması gerekiyor. O kadın Mekiye'nin cesedi parçalanırken oradaydı. O kadının yanına çocukları bırakmayın. Ben bunun peşini bırakmayacağım. Hem kendi hakkımı, hem kız kardeşimin hakkını, hem de imam nikâhlı eşinin hakkını savunacağım. Orada öldürülen, yakılan bütün kadınların hakkını alana kadar susmayacağım. Beni susturamayacaklar" ifadelerini kullandı. "Biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek, öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin" Avukat Gurbet Bilbay ise "Davamız şu an soruşturma aşamasında. Henüz kovuşturma aşamasına geçemedik. Bunun nedeni de cesedin hala bulunamamış olması. Bizim öncelikli amacımız cesedin bulunması. Bununla ilgili gereken çalışmaların yapılması için JAK ekibinin görevlendirilmesini de talep ettik. Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi JAK ekibinin görev almasını ve yer altı çalışmalarının yapılmasını istedik. Ancak bununla ilgili henüz bize bir dönüş yapılmadı. Şu an aile tedirgin. Savcımız da bize şunu söyledi; evet, şu an üç kişi tutuklandı ama bunun mahkumiyet için yeterli olmayabileceğini ifade etti. ‘Ceset varsa ceza var' deniliyor. Evet, Yargıtay kararlarında cesetsiz cinayet konusu da işleniyor. Ancak bunun için çok güçlü deliller gerekiyor. Bu dosyada şüphelilerin çelişkili ifadeleri var, tanık beyanlarımız var. Fakat bunlar tek başına yeterli görülmeyebilir. ‘Cesetsiz cinayet dosyalarında yalnızca soyut beyanlarla ceza verilmesinin önündeki en büyük engel, yarın öbür gün öldüğü düşünülen kişinin ortaya çıkabilme ihtimalidir.' Ancak biz biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek. Öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin. Hatta bize, ‘Ben onun öldürüldüğüne eminim. Şüphelinin eşi tarafından öldürüldüğüne de eminim. Ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle ceza verilmesi mümkün olmayabilir. ' Bu durum aileyi çok üzüyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.