Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Cerrahi Müdahale

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Cerrahi Müdahale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cerrahi Müdahale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi’nden UİB Personeline Eğitim Haber

BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi’nden UİB Personeline Eğitim

Seminerde meme kanserinin dünya genelindeki durumunu aktaran Op. Dr. Doğan Fakıoğlu, hastalığın kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti. İstatistiksel verileri paylaşan Fakıoğlu, dünyada her yıl 2,3 milyon yeni vaka teşhisi konulduğunu ve 760 bin kadının hayatını kaybettiğini vurguladı. Her 8 kadından birinin bu riskle karşı karşıya olduğunu belirten Fakıoğlu; erken teşhis, farkındalık, belirtiler, risk faktörleri ve tanı yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmanın hastalığın tedavisi ve iyileşme şansı için kritik önem taşıdığını ifade etti. Yaş, Genetik ve Hormonal Risk Faktörlerine Dikkat! Meme kanseri risk faktörlerine değinen Op. Dr. Doğan Fakıoğlu, özellikle 50 yaş üstü kadınların daha yüksek risk altında olduklarını, genetik ve hormonal faktörlerin de risk oluşturabildiğini dile getirdi. Meme kanserinde tanı ve tedavi olanaklarına dair bilgi veren Op. Dr. Fakıoğlu, mamografi, ultrason, MRI gibi görüntüleme teknikleri ve biyopsi ile teşhis yapılabildiğini, buna göre cerrahi müdahale ve sistemik tedavilerden uygun olanının tercih edildiğini söyledi. Mamografi ve Kendi Kendine Muayene Op. Dr. Fakıoğlu, mamografi ile yapılan düzenli taramaların erken teşhisteki rolünü vurgulayarak, ayrıca her kadının aylık yapacağı kendi kendine muayene uygulamasının da erken tespitte yardımcı olduğunu ifade etti. Meme kanseri riskini azaltmada yaşam alışkanlıklarının önemine de değinen op. Dr. Fakıoğlu, meyve, sebze, tam tahıllı gıdalar ve yağsız proteinler içeren dengeli bir diyetin meme kanseri riskini azaltabileceğini, ayrıca düzenli fiziksel aktivitenin riski önemli ölçüde düşürebileceğini, ilaveten sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmanın, stres yönetiminin ve düzenli uykunun risk faktörlerini azaltmada etkili olduğunu söyledi. Açıklamasında erken teşhisin sağladığı avantajları sıralayan Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Doğan Fakıoğlu ; erken tanının tedavi şansını ve başarı oranını önemli ölçüde artırdığını, bu sayede daha az agresif ve daha etkili tedavi yöntemlerinin uygulanabildiğini, hastaların yaşam kalitesi ile sağkalım oranlarının yükseldiğini belirtti . Tıp dünyasındaki yenilikleri aktaran Op. Dr. Fakıoğlu; kanser hücrelerini spesifik olarak hedef alan yeni ilaçların yer aldığı hedefli tedaviler, hastanın genetik profili ve biyobelirteçleri kullanılarak geliştirilen kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları ile gelişmiş görüntüleme teknikleri sunan erken teşhis teknolojilerinin hastalar için umut kaynağı olduğunu ifade etti. Tedavi sürecinde ruh sağlığının korunmasının önemini vurgulayan Fakıoğlu, şunları söyledi : “Tedavi ve hastalık süreciyle başa çıkmak için psikolojik destek önemlidir. Sevdikleri tarafından gösterilen destek, hastaların iyileşme sürecine büyük katkı sağlar. Olumlu bakış açısı ve umut, hastaları güçlendirir. Psikolog, psikiyatrist veya sosyal hizmet uzmanından destek almak, hastalığın olumsuz etkilerini azaltır.” Toplumsal Farkındalık: Destek ve Sosyal Ağlar Farkındalığın artırılması için toplumsal düzeyde atılması gereken adımları belirten Op. Dr. Fakıoğlu; konferanslar, yürüyüşler ve kampanyalar gibi farkındalık etkinliklerinin önemini vurguladı, hastalar ve yakınları için kurulan destek grupları ile sosyal ağların, bilgi ve deneyim paylaşımını kolaylaştırarak büyük bir dayanışma sağladığını belirtti. Seminerin son bölümünde toplumsal iş birliğinin altını çizen Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Doğan Fakıoğlu, meme kanseri hakkında bilgi sahibi olmanın ve toplumsal farkındalığı artırmanın, düzenli taramalar yaptırmanın hayati olduğunu belirtti. Hasta, aileler, sağlık profesyonelleri ve toplumun el ele vererek mücadele etmesi durumunda, erken teşhis ve uygun tedavi sayesinde sağ kalım şansının ve iyileşme umudunun önemli ölçüde artacağını ifade etti.

Dijital çağ el ve bilek sağlığını tehdit ediyor Haber

Dijital çağ el ve bilek sağlığını tehdit ediyor

Akıllı telefonların ağırlaşması ve ekranların büyümesiyle birlikte gelişen tutuş alışkanlıkları, yeni nesil bir deformasyonu da beraberinde getirdi. Telefonu alttan serçe parmakla desteklemek, bu küçük parmağın eklemlerine aşırı yük binmesine ve el ayasından geçen sinirlerin sıkışmasına neden oluyor. Sadece tutuş değil, başparmakla yapılan sürekli kaydırma hareketinin de el bileğindeki karpal tünel bölgesinde enflamasyona yol açabildiğini hatırlatan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bu durum, geceleri artan uyuşukluk, el ayasında yanma ve ilerleyen dönemlerde nesneleri tutamama yani güç kaybı ile kendini gösteriyor” dedi. MOUSE DOĞRU KULLANILMIYOR Gençler ve oyunseverler arasında yaygınlaşan bir diğer sorunun ise hatalı mouse kullanımı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bileğin sürekli masa kenarına veya sert bir yüzeye baskı yapması sinir iletimini kesintiye uğratıyor. Bileğin masaya temas ettiği noktada oluşan sürekli basınç Karpal Tünel Sendromu"nun yanı sıra dirsek bölgesindeki sinirleri etkileyen "Kübital Tünel Sendromu"nu da tetikliyor” uyarısında bulundu. EV HANIMLARI VE GASTRONOMİ ÇALIŞANLARI DA RİSK ALTINDA Sinir sıkışmasının sadece teknolojiyle de sınırlı dolmadığını, mutfakta sürekli sebze doğramak, elde çamaşır sıkmak, bezle yer silmek veya saatlerce örgü örmek gibi tekrarlayan hareketlerin tendonların şişmesine neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bu şişlik, dar bir kanaldan geçen sinirleri baskılayarak şiddetli ağrılara yol açıyor. Özellikle ev hanımları ve gastronomi çalışanları bu sinsi tehlikenin odak noktasında yer alıyor” dedi. KARINCALANMA VE ELEKTRİK HİSSİ DİKKATE ALINMALI Özellikle elin ilk üç parmağı olan baş, işaret ve orta parmakta yoğunlaşan karıncalanma ve uyuşma hissi, sinirler üzerindeki baskının sinir sıkışmasının habercisi olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Buna ek olarak, sabahları uyandığınızda ellerde hissedilen sertlik ve parmakların tam kapatılamamasına neden olan yalancı şişlik hissi de dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor. Günlük rutin sırasında bardak veya kalem gibi hafif nesnelerin istemsizce elden düşürülmesi, sinir hasarının ince motor becerilerini etkilemeye başladığını gösterir. Bu tabloya zaman zaman bilekten başlayıp kola kadar yayılan ani elektrik çarpması hissi de eşlik edebilir. En karakteristik belirtilerden biri ise geceleri artan ağrılar nedeniyle uykudan uyanmak ve rahatlamak için elleri sallama ihtiyacı duyulmasıdır. Bu şikayetlerin süreklilik kazanması, el sağlığının korunması adına uzman bir görüşe başvurulması gerektiğini işaret eder” diye konuştu. Erken evrede bileği nötr pozisyonda tutan ateller kullanmanın sinir üzerindeki baskıyı azaltabildiğini söyleyen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “İlaç tedavisiyle geçmeyen durumlarda sinir çevresindeki ödemi dağıtacak fizik tedavi uygulamaları ve lokal enjeksiyonlar devreye girer. Eğer sinir hasarı ilerlemişse ve kas erimesi başlamışsa, yaklaşık 15-20 dakika süren lokal anestezi altındaki küçük bir cerrahi müdahale ile sıkışan kanal açılır” dedi. KALICI SİNİR HASARINI ÖNLEMENİN 3 YOLU 1. Tutuş alışkanlığınızı değiştirin: Telefonu serçe parmağınızla alttan desteklemek yerine, iki elinizle tutmaya veya bir telefon tutucu kullanmaya özen gösterin. 2. Ergonomik ekipman seçin: Mouse kullanırken bilek desteği olan pedler tercih edilmeli, bilek ile masa kenarı arasındaki temas kesilmeli. 3. "Dijital Mola" verin: Her 20 dakikada bir el ve bilek egzersizleri yapın. Parmakları geriye doğru esnetmek kan dolaşımını rahatlatır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.