Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Cemil Tugay

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Cemil Tugay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cemil Tugay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'dan 3 belediyeye 'Sağlıklı Kentler' ödülü Haber

Bursa'dan 3 belediyeye 'Sağlıklı Kentler' ödülü

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın başkanlığını yaptığı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'ne üye belediyelerin yaşam kalitesini artıran, toplumsal eşitliği güçlendiren ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunan projeleri, 7 farklı kategoride, belediye ölçekleri dikkate alınarak jüri değerlendirmesine sunuldu. Yarışma, yerel yönetimlerin kent sağlığını geliştirmeye yönelik çalışmalarını görünür kılmayı ve başarılı uygulamaların belediyeler arasında paylaşılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor. Değerlendirmelerde, “Herkes İçin Sağlık” ve “Tek Sağlık” ilkeleri doğrultusunda kentlerin ihtiyaçlarına yanıt veren uygulamalar öne çıktı. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan; farklı paydaşların katılımıyla geliştirilen, yenilikçi çözümler sunan ve iklim değişikliğinin etkilerini dikkate alan projeler bu yaklaşımın yerel düzeydeki örneklerini oluşturdu. Yarışmaya sunulan projeler, belediyelerin sağlığı yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı görmeyen; yaşam çevresini, sosyal koşulları ve ekolojik dengeyi de kapsayan çalışmalarını ortaya koydu. Bu uygulamalar, kentlerin ortak sorunlarına çözüm üretirken diğer yerel yönetimler için de deneyim paylaşımı ve iş birliği olanakları sundu. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak ödül kazananlar arasında; Bursa Büyükşehir Belediyesi "Bursa İtfaiyesi: Modern Altyapı ve Dijital Güvenlik Dönüşümü Projesi" ile dirençli/dayanıklı toplum kategorisinde; Mudanya Belediyesi "Geçmişten geleceğe ekosistemi: Cumhuriyet Galerisi, Taş Mektep, Mudanya Gençlik ve Spor Merkezi" ile kültür, sanat ve spor aktivitelerinde; Nilüfer Belediyesi ise, "Şifalı bitkilerden katma değere: Nilüfer Tıbbi ve Aromatik Bitki İşleme Tesisi" projesi ile yüksek yaşam kalitesi kategorisinde ödüle layık görüldü. Daha sağlıklı kentler hedefiyle yarışmaya katılan tüm üye belediyelere ve değerlendirme sürecine bilgi ve deneyimleriyle katkı sunan jüri üyelerine teşekkür eden Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, belediyelerin ödüllerini, 17 Ekim’de Gaziantep’te gerçekleştirilecek 46. Olağan Meclis Toplantımızın ardından düzenlenecek törenle takdim edileceğini duyurdu.

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz"

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına başlamadan önce İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye katılımına değinen Çelik, "Bundan sonrasında inşallah İzmir’imiz çok daha güçlü hizmetlerle, merkezi hükümetle yerel yönetim arasındaki koordinasyonun tam olarak sağlandığı bir çerçeve içerisinde geleceğe güzellikle, iyi hizmetlerle bakacak" dedi. Çelik, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle TBMM Başkanvekilliği görevini bırakan Bekir Bozdağ’ın daha sağlıklı bir şekilde partiye ve ülkeye hizmet edeceğine inandıklarını söyledi. "Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor" MYK gündeminin en önemli maddelerinden birinin ’Terörsüz Türkiye’ süreci olduğunu dile getiren Çelik, "Partimizde kurduğumuz mekanizma en güçlü şekilde çalışmaya devam ediyor. Süreçle ilgili kurulan kurul ve komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor. İşin Suriye ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler var. Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor. Örgütün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılarının faaliyetlerine son vermesi ve örgüt mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmaları, çerçeve yasanın uygulanmasının gerek şartıdır" diye konuştu. "YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak" Suriye’de SDG’nin kendisini feshetmesinin ardından ortaya çıkan tablonun Terörsüz Türkiye sürecinin kazanımlarından biri olduğunu söyleyen Çelik, "Şu anda ikinci kazanım olarak Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin 11 Eylül’de yaptığı açıklamadır. YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak. Böylece Sincar Dağı, Irak devletinin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye sürecinin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır. Bu gerçekleştikten sonra 60 günlük bir süre içerisinde Başika-Zilkan kampının kademeli olarak ülkemiz tarafından Irak güçlerine devredilmesi de öngörülmektedir" ifadelerini kullandı. "Vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar" Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkan fon soruşturmasına ilişkin gerekli çalışmaların yapıldığını dile getiren Çelik, "Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu bütün bu çalışmaları yürütürken, aynı zamanda da bu fon vurguncularının mağdur ettiği vatandaşlarımızın haklarının korunması için de bir eylem planı ortaya çıkarıyor. Bu vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Burada kim tamahkarlık yapmış, kim gerçekten bir haksızlığa uğramış konusunda devletin elindeki bilgi ve belgeler tüm bunları açığa çıkarabilecek kapasiteye sahiptir. Bu çıktığı zaman tüm kurumların bütünsel bir şekilde yaptığı bu çalışma çerçevesinde kısa sürede bu süreçler tamamlanacaktır. Bunun bir daha tekrar etmemesi için nasıl bir yasal düzenleme gerekiyorsa onun da Meclis’e gönderilmesi için gereken adımlar atılacaktır. Hiçbir şekilde karanlık nokta kalmayacaktır. Bütün bu tablo en net bir şekilde ortaya çıkacaktır" açıklamasında bulundu. Türk ekonomisini hedef alan birtakım söylemlerin olduğuna da dikkati çeken Çelik, "Bunlara da geçit vermeden, siyaset ve devlet adabı içerisinde herkesin gözü önünde bu meselelerin aydınlatılması, suçluların cezalandırılması ve haksızlığa uğrayanların haklarının korunması konusunda en kararlı bir şekilde yürüteceğiz" dedi. "İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" İsrail’in saldırgan tutumunun Suriye’ye istikrarsızlaştırıcı eylemler olarak geri döndüğünü vurgulayan Parti Sözcüsü Çelik, "Bu süreçleri yakından takip ediyoruz. Terörsüz bölge bağlamında SDG’nin kendisini feshetmesinden sonra tek Suriye devleti, tek egemenlik, tek ülke ve tek ordu çerçevesinde Suriye’nin geleceğe daha güçlü bir şekilde bakabilmesi hepimizin çok önemsediği bir durum. Suriye’de bütün yönetim mekanizmalarının kapsayıcı hükümet modelleri çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini sürekli olarak ifade ediyoruz. İsrail kaynaklı sorunlar işin temelini oluşturuyor. 1974 Kuneytra Kuvvetleri Ayrıştırılması Anlaşması’nı ihlal eden bir adım daha attılar. Dolayısıyla İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. İslamabad Mutabakatı’nın gerekliliklerinin yerine gelmemesinden dolayı ABD ve İran arasındaki çatışmaların yeniden yükselmesinin yeni bir tehlike oluşturduğunu vurgulayan Çelik, "Bununla bağlantılı olarak Yemen’de ortaya çıkan ve Babülmendep’i tehdit eden bütün bu tablo hepimize bir kere daha etrafımızdaki bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’nin istikrarının korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermiştir" diye konuştu. Gazze’de devam eden soykırımı ve İsrail’in eylemlerini takip etmeye devam ettiklerini söyleyen Çelik, "Bugün 7 Ekim bağlamında tek taraflı Hamas’ı suçlayan, İsrail’in katliamlarını görmezden gelen bir propaganda makinesi çalıştırılmaya devam ediyor" dedi. TBMM’nin yeni yasama yılına ilişkin de konuşan Çelik, "Önümüzdeki dönemde yapacağımız reformlar var. Cumhur İttifakı olarak bunları olgunlaştıracağız. Bunları olgunlaştırdıktan sonra siyasetimizin bir unsuru haline getireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüzdeki 10 ayın iyi bir şekilde değerlendirilmesi için talimatlar verdiler. Bu talimatlar çerçevesinde MYK’mızdaki her bir arkadaşımız üzerine düşen vazifeyi yapacak" şeklinde konuştu. Yapay zekanın kontrolden çıktığıyla ilgili tehlikelerin de dünya gündeminde yer aldığına dikkati çeken Çelik, yapay zekayı bizzat üreten firma sahiplerinin insanlığın ahlaki ve moral değerleri de dahil olmak üzere birçok konuda tehlike ile karşı karşıya olduklarını ifade ettiğine değinerek, "TEKNOFEST artık bundan sonra çok daha önemli. En son Şanlıurfa’da gerçekleşen TEKNOFEST’e vatandaşların gösterdiği ilgi, dünyanın önümüze getirdiği meydan okumalar karşısında Türkiye’nin Kızılelma bakımından bir özgüven devrimini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor" dedi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazeteci tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’ye gerçekleştireceği ziyarete ilişkin takvimin netleşip netleşmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Cumhurbaşkanımızın Suriye’ye gitme arzusu var. Bu Suriye ile birlikte koordine edilecek bir konu, bunun üzerine çalışılıyor. Tarih henüz kesinleşmedi" cevabını verdi. "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı hayata geçmesi için yapılan çalışmanın birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak" Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin soruya ise Çelik, şu cevabı verdi: "Anlaşmanın hayata geçmesi için tabii ki Meclis’e gelecektir. Bu çalışmada olgunlaştığı için birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak. Olağan süreçler işliyor ve bu işlerken sanki yanlış şeyler yapılıyormuş ya da gözden kaçırılıyormuş gibi muhalefet tarafından bir kampanya başlatılıyor. Önce bir irade beyanı koyulur ki bu irade Cumhurbaşkanımız tarafından koyuldu. Sonra bu mekanizmalar çalışılır ki Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımız muhatapları ile bir araya geldiler. Sonuçta Meclis’e göndereceğiniz bir çerçevesi olacak. Bu çerçevede Dışişleri Bakanlığı’nın iç süreçleri açısından tamamlandı. Yüce Meclis’in takdiriyle süreç neticelenmiş olur. Hukuki zemin Meclis’teki sürecin tamamlanmasıyla beraber tam olarak gerçekleşmiş olacak. O bakımdan da başka ülkelerin katılımına tabii ki açık. Bu tip güvenlik anlaşmaları, ittifaklar; kendi ilkeleri çerçevesinde diğer devletlerle de görüşerek zaman içerisinde olgunlaşır." "Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday gösterilmesine ilişkin açıklamalarının MYK’da değerlendirilip değerlendirilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Bahçeli’ye bu güçlü cümleleri için şükranlarımızı sunuyoruz. Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. MYK’da bunu daha önce görüştük. Cumhurbaşkanımız kendi şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bu konular herhangi bir şekilde bir resmi gündem maddesi olarak yer almıyor. Bu konuda bir hassasiyet var. MYK ve MKYK üyeleri olarak bu konuyu biz dile getirdik. Arkadaşlarımız da bunu onayladılar" ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında bir görüşmenin beklenip beklenilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Belli bir periyotla görüşüyorlar. Bu her ikisinin takviminin uygunluğuna göre planlanıyor. Bu yarın da olabilir, 5 gün sonra da olabilir" diye konuştu. "Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin" YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in fon soruşturması kapsamında açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Bu tip krizler dünyanın başka yerlerinde de gündeme gelmiş, siyasi tarihte var. Kimisi bunu 5 yılda temizlemiş, kimisi 9 yılda temizlemiş. Biz bunu bütün boyutlarıyla ortaya çıkarma konusunda son derece kararlıyız. Spekülasyonla hareket etmiyoruz. Biz gerçekten bilgi, belge ile hareket ediyoruz. Dün bu kişi çıkıyor, sayın Cumhurbaşkanımıza ‘bu işin başında sen varsın’ diye haddi aşan açıklamalar yapıyor. Bu meselenin açığa çıkmasının ve bu meselenin temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Ne hadle ve ne hakla Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanıyor? Her zaman yaptığı gibi Cumhurbaşkanımızın aile bireylerini işin içine karıştırmaya çalışıyor. Bu işler defalarca ellerinde patladı, yine devam ediyorlar. Bütün işlemler açık, herkes görüyor. Bu işler siyasi yan kesicilikle ele alınacak işler değil. Bir şey iddia ediyor, sonra birbiriyle alakası olmayan durumları birbirine bağlamaya çalışıyorlar. Bu işin de onların belediyelerindeki dolandırıcılıkların ve vurgunların temizlenmesi mücadelesini de biz veriyoruz. Cumhurbaşkanımızı hedef aldığı sözler, kendi partisini vurgunculara kaptırmış birisinin siyasi saçmalıklarından öteye gitmiyor. Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin. Adalet Bakanımız ve Adalet Bakanlığı, anayasanın ve yasaların çizdiği usuller çerçevesinde çalışmalarını yürütüyor. İddiaya bakıyor, devlet birimlerinden gelen suç unsurlarını inceliyor. Ne zaman bunların bir yolsuzluğu patlasa sürekli olarak Adalet Bakanımızı ve Bakanlığımızı hedef alıyorlar. Bunlar için makbul adalet bakanı ve bakanlık, anayasayı, kanunları bunlara uygulamayacak. Bunlarla ilgili hiçbir soruşturma yapmayacak. Bunlar kendini devletin ayrıcalıklı sahipleri zannettikleri zamanlardaki rollerini sürdürecekler. Sürekli olarak geçmişte AK Parti yargı kolları diyordu, bu kişi kendisini sahte Adalet Bakanı zannediyor. Burada net bir durum var. Anayasa ve yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde bütün bu soruşturmalar yürütülüyor ve açık bir şekilde de paylaşılıyor. Ne hakla Adalet Bakanını ve Bakanlığı hedef alıyorsun. Yargı size uygulanmasın mı? Kendinizi hala devletin sahibi mi görüyorsunuz? Maliye Bakanımızı hedef alıyorlar. Bakanlık ilk andan itibaren bu konun bütün boyutlarıyla ortaya çıkması için üzerine düşeni yerine getirmiş. Bugün de bir yandan piyasaların etkilenmemesi için tedbir alıyorlar, bir yandan sıkıntıların temizlenmesi için gayret ediyorlar. Bir yandan vurguncuların ortaya çıkması için uğraşıyorlar. Partimizde de siyasi sorumluluk gereği atılacak adımlar atılıyor. Biz burada ilkelerimizi net bir şekilde söylüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Maliye Bakanımıza ve parti yetkililerimize bunu söyleyen kişi kim? Bunun ismini internete yazın, karşısına da Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yazın, bakın kendi belediye başkanı kendisi hakkında ne iddialarda bulunmuş? Bu ismin karşısına yine artı koyun, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek yazın ve bakın nelerden bahsetmiş. Bunlara bir kere cevap verememiş. Bu kişiler rakamlardan bahsetmiş, hangi duvarın üzerine hangi para kulesinin inşa edildiğinden bahsetmiş. Dolayısıyla kendi partisi tarafından suçlanan kişi iddiayı kendi atıyor, sonra hüküm inşa ediyor, bu hükmün üzerine de siyasi tasarrufa gitmeye başlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Çelik, şöyle devam etti: "Her şey ortada. Kaç bin kişi var, kimin hesabı var, hesapları incelesinler, meşru bir şekilde işlem yapanla vurgunculuk yapanın ne olduğu görülür. Ondan sonra da bunun üzerine istedikleri kadar konuşsunlar. Ellerinde varsa bir belge hemen bunu yargıya intikal ettirsinler. Adli başvurularda gereği yapılmazsa ondan sonra da konuşsunlar. Bunlar siyasi spekülasyon konusu değil. Burada net bir ilke konulması lazım, biz bu ilkeyi koyduk. Herhangi birimizin arkadaşı, akrabası, sevdiği, tanıdığı, mesai arkadaşı olsun veya olmasın bu kişilerin siyasi linç kampanyalarıyla mahkum edilmesine müsaade etmeyiz. Bu kişilerin hakkında bir iddia varsa bu iddiaların siyasi himaye ile örtbas edilmesine de müsaade etmeyiz. Burada mevzu şudur; gerçek bilgiye dayanacak. Biz siyasi linç kampanyalarının neticesi olarak insanların hedef gösterilmesine, sosyal medya mahkemelerinde mahkum ettirilmesine de müsaade etmeyiz herhangi bir şekilde birilerinin siyasi himaye yoluyla birileri hakkındaki iddia ve incelemeler örtbas ediliyorsa ona da müsaade etmeyiz." "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Fon soruşturması kapsamında bütün hususların üzerine gidildiğini belirten Çelik, "Bundan hiçbir çekincemiz yok, ne varsa açığa çıksın. Biz kamera bantlama partisi değiliz. Bizim siyasi meşrebimizde kamera bantlama yok. Biz her şeyin şeffaf yürütülmesinden yanayız. Kendileri otursunlar, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘Bunlar gitti, arındık’ cümlesi üzerinde tefekkürde bulunsunlar. Siyasetin seviyesini ne olursa olsun korumamız lazım. Bu kürsüden öyle şeyle söyleriz ki günlerce manşet oluruz ama siyasete yazık olur. Bu kendisi, yüksek makamlardaki arkadaşlarımıza, bakanlarımıza lakap takmayı çok seviyor. Biz bunların hiçbirini dile getirmeyiz. Meclis kulisinde kendi arkadaşlarının kendilerine taktıkları lakaplarla uğraşsınlar. Siyaseti, siyasi zeka ve siyasi argümanla yaparsın" diye konuştu.

Bursa İnegöl'den iklim krizi çağrısı Haber

Bursa İnegöl'den iklim krizi çağrısı

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı, Bursa'nın İnegöl ilçesinde gerçekleştirildi. Programa Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Mariam A. Khan, belediye başkanları, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar katıldı. Konferansta, iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin üstleneceği rol ele alındı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'de hayata geçirilen çalışmalardan örnekler paylaşarak, başta sanayi ve tarım olmak üzere tüm sektörlerde iklim kriziyle mücadele konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini vurguladı. “İŞİN CİDDİYETİ SONRADAN ANLAŞILDI” İklim krizinin uzun yıllardır gündemde olduğuna dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kamu kurumları ve ilgili tüm paydaşların ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti. Dünyanın 1970'li yıllardan itibaren iklim değişikliğinin etkilerini hissetmeye başladığını ifade eden Başkan Tugay, “Kuraklık, orman yangınları, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar iklim krizinin sonuçlarıdır. Dünya başlangıçta bu tehdidin büyüklüğünü yeterince kavrayamadı, ancak zamanla işin ciddiyeti anlaşıldı” dedi. İklim krizinin temel nedeninin Sanayi Devrimi'yle birlikte artan fosil yakıt kullanımı olduğunu vurgulayan Tugay, sanayileşmenin yaşam standartlarını yükseltirken aynı zamanda karbon emisyonlarını artırdığını belirterek, bu gerçeğin çok geç fark edildiğini söyledi. “Dünya bir bütün, sonuçları herkesi etkiler” İklim krizine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak yerel COP toplantılarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Her kentin kendine özgü sorunları ve ihtiyaçları bulunduğunu belirten Tugay, bu nedenle yerel eylem planlarının hazırlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. İklim krizine karşı toplumsal bilincin artırılması gerektiğini dile getiren Tugay, “Dünya bir bütün. Sadece Avrupa'nın önlem alması yeterli değil. İklim kriziyle tüm dünyanın etkin mücadele etmesi gerekiyor. En fazla karbon salımına neden olan ülkeler daha büyük sorumluluk taşıyor. Türkiye'nin payı daha düşük olsa da bu mücadelede herkesin üzerine düşeni yapması şart. Yeterli önlem alınmazsa iklim krizinin sonuçları tüm dünyayı etkileyecek” diye konuştu. İZMİR'DEKİ İKİNCİ EL PAZARLARI ÖRNEĞİ İklim krizinin çözümünde bireysel sorumluluğun önemine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, “Hiç kimsenin; ‘ben sorumlu değilim’, ‘bana ne’ deme lüksü olmamalı. Herkesin günlük yaşamında yapacağı küçük değişiklikler büyük fark yaratır” dedi. Enerji verimliliğinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğunu belirten Tugay, elektrik tüketiminin basit önlemlerle önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. Doğanın, bitkilerin ve tüm canlıların sağlığının insan yaşamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Tugay, bu bilincin toplumun tamamına anlatılması gerektiğini kaydetti. İzmir'de düzenlenen ikinci el pazarlarını örnek gösteren Tugay, kullanılmayan eşyaların yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem israfı önlediğini hem de sürdürülebilir tüketime katkı sağladığını belirterek, “Evlerde kullanılmayan eşyaları ihtiyaç sahipleriyle buluşturuyoruz. Böylece hem ekonomik bir döngü oluşuyor hem de gereksiz tüketimin önüne geçiliyor” dedi. SANAYİDE ENERJİ, TARIMDA SU VE ULAŞIMDA DÜŞÜK KARBON VURGUSU Sanayi, tarım ve ulaşımda sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, akıllı sayaçlar, modern sulama teknikleri, daha az su tüketen bitki türlerinin tercih edilmesi ve bilinçli hayvancılık uygulamaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Sanayide enerji tüketiminin, tarımda su kullanımının azaltılmasının ve şehirlerde düşük karbon salımlı araçlarla toplu taşımanın yaygınlaştırılmasının iklim kriziyle mücadelede önemli adımlar olduğunu vurguladı. “HİÇBİR KURUMUN TEK SORUMLULUĞU DEĞİLDİR” İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise, güçlü iş birliklerine duyulan ihtiyaca vurgu yaptığı konuşmasında, “Şehirlerimizin iklim yolculuğuna birlikte yön vermek ve yerel yönetimlerin bu süreçteki sorumluluğunu konuşmak üzere buluştuk. İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil ekonomik, sosyal ve kalkınma meselesidir. Hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir” ifadelerini kullandı. ORTAK AKIL VURGUSU İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay da, “Şehirlerin geleceği ancak ortak akılla şekillenir. Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirlerin inşasının temel şartıdır. İnanıyorum ki bugünkü oturumlarda ortaya konacak fikirler ve yapılacak değerlendirmeler ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

Cemevi için kritik görüşme Haber

Cemevi için kritik görüşme

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın Uzundere Cemevi'nin yeniden yapımına ilişkin açıklamalarının ardından önemli bir görüşme gerçekleştirildi. Uzun yıllardır yeniden yapılması beklenen Uzundere Cemevi için süreç yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Cemevi yönetimi ve bölge meclis üyeleri, projenin bir an önce hayata geçirilmesi için beklenti ve ihtiyaçları Başkan Tugay'a aktardı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın, Uzundere Cemevi'nin yeniden yapımına yönelik açıklamalarının ardından Cemevi Yönetim Kurulu ile bölge meclis üyeleri Selami İyiler, Ceren Leyla Gür Önalan ve Osman Sarı, Başkan Tugay ile bir araya geldi. Gerçekleşen görüşmede, Uzundere Cemevi'nin yeniden inşa süreci tüm yönleriyle değerlendirildi. Cemevinin bölge halkı açısından taşıdığı toplumsal ve inançsal önem vurgulanırken, projenin daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesine yönelik beklentiler dile getirildi. Görüşmede ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karabağlar Belediyesi'nin koordineli bir çalışma yürütmesinin önemine dikkat çekildi. Yapım sürecinde ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar, izlenecek yol haritası ve projenin hızlandırılmasına yönelik karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Uzundere Cemevi yönetimi, yıllardır özlemle beklenen projenin artık somut adımlarla ilerlemesini beklediklerini ifade ederek, gerçekleştirilen görüşmenin yeniden yapım sürecine önemli katkı sunması temennisinde bulundu. Uzundere'de yıllardır beklenen Cemevi projesi için gözler şimdi atılacak somut adımlara ve belediyeler arasında yürütülecek koordinasyon sürecine çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.