Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Buü

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Buü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUÜ’de yeni akreditasyon başarısı Haber

BUÜ’de yeni akreditasyon başarısı

Üniversitenin kalite odaklı eğitim vizyonunun bir parçası olarak düzenlenen törende, başarı gösteren 4 yeni bölüme belgeleri takdim edildi. "Akreditasyon, sürdürülebilir başarının kritik göstergesidir" Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ’nün "Araştırma Üniversitesi" ligindeki güçlü konumunu korumak için akreditasyon süreçlerinin temel gösterge olduğunu vurguladı. Akademik başarının yalnızca yayın sayılarından ibaret olmadığını belirten Rektör Yılmaz, kalitenin tescillenmesinin sürdürülebilir başarı için kritik önem taşıdığını ifade etti. Akreditasyon belgelerinin Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) ve Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (AYÇ) etiketlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Yılmaz, göreve geldiklerinde 20’li rakamlarda olan akredite program sayısını kısa sürede 40’ın üzerine çıkardıklarını açıkladı. Yıl sonu hedeflerinin bu sayıyı 50’ye ulaştırmak olduğunu kaydeden Rektör Yılmaz, kontenjan politikaları nedeniyle önümüzdeki yıllarda üniversiteler arası rekabetin çok daha sertleşeceğini belirtti. Akreditasyonun,nitelikli öğrenci tercihlerinde belirleyici bir kalite etiketine dönüştüğünü dile getiren Yılmaz; sürece büyük emek veren fakülte yönetimi ile tüm öğretim üyelerine teşekkür etti. "Hedefimiz, akredite program sayımızı 10’a çıkarmak" Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman ise üniversitenin bilimsel donanıma sahip bireyler yetiştirme ve özgün bilgi üreterek toplumsal gelişime katkı sağlama misyonunun altını çizdi. Fakülte bünyesinde son iki yılda akreditasyon süreçlerinde önemli bir ivme yakaladıklarını belirten Dekan Osman; Arkeoloji ve Biyoloji bölümlerinin ardından Psikoloji, Matematik, Türk Dili ve Edebiyatı ile Fizik bölümlerinin de bu süreci tamamlayarak akredite program sayısını 6’ya çıkardığını ifade etti. Bu başarının tüm akademik ve idari personelin ortak çalışmasının bir ürünü olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bilgen Osman, önümüzdeki süreçte Kimya, Tarih, Felsefe ve Coğrafya bölümlerinin de başvurularını tamamladığını ve hedeflerinin toplam akredite program sayısını 10’a ulaştırarak eğitim kalitesini sürekli yukarı taşımak olduğunu sözlerine ekledi. Tören, akreditasyon almaya hak kazanan bölümlere belgelerinin takdim edilmesi ve anı fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

BUÜ’de görme engelli öğrencilerin hayatını kolaylaştıracak anlamlı iş birliği Haber

BUÜ’de görme engelli öğrencilerin hayatını kolaylaştıracak anlamlı iş birliği

Uludağ İçecek’in sponsorluk desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, belirlenen 10 ileri düzey görme engelli öğrenciye akıllı baston teknolojisi ve profesyonel asistanlık hizmeti sağlanması kararlaştırıldı. "Eğitimde engelleri birlikte aşıyoruz" Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, eğitimin herkes için temel bir hak olduğunu belirterek, bu hakkın önündeki engelleri kaldırmanın ve eğitim süreçlerini kolaylaştırmanın yönetimlerin asli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğünün kurulduğu günden bu yana kampüs genelinde çok kıymetli faaliyetler yürüttüğünü ifade eden Prof. Dr. Kırıştıoğlu, üniversite bünyesinde görme engelli öğrencilere yönelik kütüphane ve bilgisayar altyapısı gibi somut imkanlar sağladıklarını hatırlattı. İmzalanan protokolle hayata geçirilen elektronik akıllı baston projesinin öğrencilerin günlük yaşam pratiklerine fevkalade güçlü bir katkı sunacağına dikkat çekerek, projenin akıllı bir yazılım desteğiyle taçlandırılmasının sürece büyük bir derinlik kattığını belirtti. İlk etapta 1 yıl süreyle uygulanacak bu sistemin ardından öğrencilerden gelecek geri bildirimleri titizlikle takip edeceklerini dile getiren Prof. Dr. Kırıştıoğlu, elde edilecek somut sonuçlar ışığında iş birliğini uzun vadeli adımlarla sürdürmek niyetinde olduklarını kaydetti. Rektör Yardımcısı Kırıştıoğlu, projeye katkı sunan WeWALK firması ile destekleyici kuruluş Uludağ İçecek’e üniversite adına gönülden teşekkür etti. Yerli teknolojinin dünya çapındaki başarısı kampüse taşınıyor WeWALK Proje ve İş Birlikleri Yöneticisi Efe Ahmet Saka ise şirketin temel misyonunun görme engellilerin sosyal hayata aktif, tam ve eşit katılımını sağlamak olduğunu dile getirdi. Patenti kendilerine ait olan yerli ve milli akıllı baston teknolojisinin bugün 65 ülkede aktif olarak kullanıldığını belirten Efe Ahmet Saka, bu teknolojinin İngiltere Kraliyet Ödülü’ne layık görülerek Kral Charles’tan ödül aldığını, ilk versiyonunun ise Time dergisi tarafından "Yılın İcadı" seçildiğini hatırlattı. Türkiye’ye ilk kez Edison Ödülü’nü getiren kurum olmanın gururunu yaşadıklarını ve bu ödülü Cumhurbaşkanlığına da takdim ettiklerini ifade eden Efe Ahmet Saka, akıllı bastonun görme engellilerin A noktasından B noktasına güvenle ulaşmasını sağladığını açıkladı. Sistemin parçası olan "Danış" uygulamasına da değinen Efe Ahmet Saka, arkasında 7/24 hizmet veren canlı ve profesyonel bir çağrı merkezi barındıran bu asistanlık servisi sayesinde, görme engelli bireylerin kapalı alanlarda oda kapısı bulma ya da kayıp eşyaları tespit etme gibi anlık ihtiyaçlarına anında çözüm sunabildiklerini aktardı. Efe Ahmet Saka, Bursa’daki bu anlamlı projeye kapılarını açan BUÜ yönetimine ve desteklerini esirgemeyen Uludağ İçecek’e şükranlarını sundu. "Öğrencilerimizin bağımsız hareket etmelerini hedefliyoruz" BUÜ Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, oluşturulan protokolün temellerinin tamamen görme engelli bireylerin sosyal yaşama dahil edilmesi amacıyla yerli imkanlarla giyilebilir teknoloji çözümleri üreten WeWALK firmasının girişimleriyle atıldığını belirtti. Bu teknolojik çözümleri daha önce yakından incelediklerini ve çok başarılı bulduklarını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, görme yetersizliği olan bireylerin günlük ve eğitim hayatlarında en çok zorlandıkları anlık yönlendirme, çevrim içi rehberlik ve engelleri fark etme gibi sorunların bu sistemle aşılacağını vurguladı. Kampüste bağımsız hareket kabiliyetini artıracak akıllı bastonların ve entegre dijital asistanlık desteğinin öğrencilere tamamen ücretsiz ulaştırılmasında Uludağ İçecek’in üstlendiği sponsorluk rolünün toplumsal dayanışma açısından örnek teşkil ettiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, birim olarak yürüttükleri titiz çalışmalarla ileri düzey görme yetersizliği bulunan ve baston kullanımına ihtiyaç duyan 10 öğrenciyi belirlediklerini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, teslim aşamasından sonra da öğrencilerin teknolojiye adaptasyon süreçlerini ve cihazların saha performanslarını yakından takip edeceklerini sözlerine ekledi. Tören, imzalanan protokolün ardından projeden faydalanacak olan görme engelli öğrencilerin heyecan ve beklentilerini içeren görüşlerinin alınması ve günün anısına çektirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

BUÜ ve JLU’nün düzenlediği 7. Akademik Günler tamamlandı Haber

BUÜ ve JLU’nün düzenlediği 7. Akademik Günler tamamlandı

BUÜ Yönetimi, Giessen Justus Liebig Üniversitesi’nden gelen veteriner, tıp, iktisat ve hukuk alanlarındaki akademisyenler ile Hessen eyalet yetkililerini ağırladı. Çok sayıda akademik ve idari yetkilinin bulunduğu heyet, BUÜ akademisyen ve yöneticileri ile 2 gün boyunca farklı konularda görüş alışverişinde bulundu. Alanında uzman çok sayıda akademisyenin yaptığı sunumları içeren programda Almanya’dan gelen Prof. Dr. Martin Schneider tarafından genel cerrahi anabilim dalında 3 günlük uygulamalı eğitim ve seminerler verildi. Açılış töreninde konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 1998 yılından bu yana sürdürülen ortaklığın akademik dayanışmanın güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Günümüzde üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma yapan kurumlar olmadığını belirten Yılmaz, küresel sorunların çözümünde bilimsel iş birliklerinin ve uluslararası diyaloğun büyük önem taşıdığını ifade etti. BUÜ-JLU Ortaklık ve Alman Üniversiteleri Akademik İşbirliği Koordinatörü Doç. Dr. E. Sinem Özdemir Salcı ise iki üniversite arasındaki iş birliğinin tarihi sürecine değinerek, kendisinin de yirmi yıl önce Giessen’e giden bir değişim öğrencisi olduğunu aktardı. Kurulan köklü dostluk ve akademik güven ilişkisine vurgu yapan Doç. Dr. Salcı; projenin sürdürülmesinde katkı sağlayan tüm herkese teşekkür etti. Justus Liebig Üniversitesi Giessen ve Türk Üniversiteleri Koordinatörü Prof. Dr. Dr. Martin Kramer de otuz yılı aşkın bir süredir BUÜ ile yakın temas halinde olduğunu belirterek akademik bilgi birikimi ve ortak çalışma iradesiyle küresel sorunlara doğru çözümler üretilebileceğini, tüm paydaşların "Tek Sağlık ve Tek Dünya" ideali doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı. Türk-Alman Sağlık Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bilgin, 7. Akademik Günler etkinliklerinin her iki üniversite arasındaki iş birliğine yeni bir soluk, dinamizm ve güçlü fikirler kazandırmasını temenni ettiğini ifade etti. Başkanlığını yürüttüğü vakfın, iki köklü eğitim kurumu arasında tıp başta olmak üzere eğitim, kültür ve araştırma alanında atılacak adımlara destek vermeye devam edeceğini belirten Prof. Dr. Bilgin, ev sahipliği ve bilimsel ortaklığa olan sadakatleri için tüm katılımcılara teşekkürlerini sundu. Lucas Schmitz, akademik günlere katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Bursa’da yürütülen iş birliğinin dünyaya örnek olabilecek nitelikte olduğunu söyledi. Bursa ile Hessen arasındaki kardeş şehir ilişkilerinin geliştirilmesi için destek vermeye devam edeceğini belirten Schmitz, emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti. Programın bilimsel oturumlarında üniversiteler arası ortak AB projeleri ve küresel fon mekanizmaları üzerine kapsamlı sunumlar yapıldı. Tıp ve veteriner hekimlikteki son klinik gelişmelerin yanı sıra, bu yıl ilk kez programa dahil edilen iktisat ve hukuk fakülteleri arasında da fakülteler arası ortak çalışma alanları ve kıyaslamalı akademik faaliyetler değerlendirildi.

BUÜ’lü akademisyenlerin Avrupa Birliği proje başarısı Haber

BUÜ’lü akademisyenlerin Avrupa Birliği proje başarısı

BUÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Ahmet Emir Dirik, Doç. Dr. Murtaza Cicioğlu ve Öğr. Gör. Koray Aki ile Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özge Boşnak, yer aldıkları uluslararası Erasmus+ KA220-ADU projesi kapsamında, otizm spektrum bozukluğu olan yetişkinlerin günlük yaşamlarında karşılaştıkları sosyal durumlara hazırlanabilmeleri için yapay zeka destekli bir sanal asistan sistemi geliştirilecek. "ASSIST-AI - Designing and Developing Artificial Intelligence Supported Virtual Assistant for Autistic Adults to Acquire and Develop Social Skills and Inclusion in Society" başlıklı projenin başlangıç toplantısı Almanya’nın Frankfurt kentinde gerçekleştirildi. Çalışmaya dair bilgi paylaşımında bulunan Öğr. Gör. Koray Aki, uluslararası proje kapsamında yapay zeka destekli bir sanal asistan sistemi geliştirmeyi hedeflediklerini aktardı. Sistemin kullanıcıların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri sosyal durumları düşük stresli, erişilebilir ve kişiselleştirilebilir bir dijital ortamda deneyimleme imkanı sağlayacağını vurgulayan Öğr. Gör. Koray Aki; "Almanya, Fransa, İspanya, Türkiye, Belçika ve Portekiz’den 6 farklı kurumun yer aldığı proje; yapay zeka, özel eğitim, yetişkin eğitimi, erişilebilirlik ve sosyal kapsayıcılık alanlarını bir araya getirmektedir. ASSIST-AI, özellikle otizm spektrumundaki yetişkinlerin sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim, duygu düzenleme, problem çözme, karar verme ve günlük yaşam becerileri gibi alanlarda desteklenmesine odaklanıyor. Bu kapsamda hazırlanacak senaryolar, yapay zeka destekli sanal asistan sistemine entegre edilerek kullanıcıların bu becerileri güvenli bir dijital ortamda tekrar tekrar pratik edebilmesine imkan tanıyacak" dedi. Öğr. Gör. Koray Aki; geliştirilecek sanal asistan sisteminin, otizm spektrumundaki yetişkinlerin sosyal becerilerini desteklemesinin yanında, özel eğitim uzmanları, yetişkin eğitimi profesyonelleri, aileler ve bakım verenler için de uygulanabilir eğitim içerikleri ve rehber materyaller sunmasını planladıklarını vurgulayarak, proje çıktılarının hem bireysel öğrenme süreçlerine hem de profesyonel destek uygulamalarına katkı sağlamasını hedeflediklerini sözlerine ekledi. Aki, proje sonunda geliştirilecek yapay zeka destekli sanal asistan sisteminin, otizm spektrum bozukluğu olan yetişkinlerin sosyal yaşama katılımını destekleyen bir dijital model sunacağını aktardı.

Hemşirelik haftası BUÜ’de kutlandı Haber

Hemşirelik haftası BUÜ’de kutlandı

BUÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı binasında gerçekleştirilen programa Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neriman Akansel, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, akademik ve idari personel ile çok sayıda hemşirelik bölümü öğrencisi katıldı. "Sağlık ordumuzun en ön safındalar" Programda konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, hemşirelerin sağlık ordusunun en ön safında yer aldığını belirterek, bu mesleğin fedakârlık ve şefkatin sembolü olduğunu ifade etti. Üniversite yönetimi olarak temel vizyonlarının sağlık birimlerinin niteliğini artırmak olduğunu dile getiren Rektör Yılmaz, bilgiyle donatılmış ve insanı merkeze alan bir hemşirelik anlayışının toplum sağlığı için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak tüm hemşirelerin haftasını kutladı. Fakülte ve hastane iş birliği en büyük güç Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neriman Akansel, eğitim ile uygulama arasındaki köprünün önemine değindi. Fakülte ve hastane arasındaki güçlü iş birliğinin öğrencilerin çok daha donanımlı yetişmesine imkan sağladığını ifade eden Akansel, geleceğin profesyonelleri olan öğrencilerin ve tüm meslektaşlarının bu anlamlı gününü kutlayarak başarı dileklerinde bulundu. Hemşirelik gönül işi Hastanelerin sadece teknik birimlerden ibaret olmadığını hatırlatan BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, hemşirelerin sağlık ekibinin en dinamik ve en çok yük çeken parçası olduğunu söyledi. Hemşirelik hizmetlerinin kalitesini artırmanın öncelikleri arasında yer aldığını belirten Sağlam, bu mesleğin sadece görev tanımlarıyla sınırlanamayacağını, şefkat ve sabırla icra edilen gerçek bir gönül işi olduğunu ifade ederek çalışma arkadaşlarına teşekkürlerini sundu. Meslek, bilimsel bilgi ve etik değerler ışığında gelişiyor Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aysel Özdemir, hemşireliğin bilimsel bilgi ve etik değerler ışığında sürekli gelişen bir disiplin olduğunu ifade etti. Eğitim faaliyetlerinin sahaya yansımasının mesleki profesyonelliği artırdığını belirten Özdemir, bu tür etkinliklerin mesleki kültürü oluşturmak ve toplumsal farkındalığı artırmak adına bir başlangıç değil, var olan güçlü temellerin bir devamı olduğunu dile getirdi. "Güçlü sağlık sistemleri, güçlü hemşirelerle mümkün" Mesleki gelişimin önemine dikkat çeken BUÜ Hastanesi Başhemşiresi Uzman Hemşire Fatma Düzgün, Uluslararası Hemşireler Birliği’nin bu yılki temasının altını çizdi. Güçlü sağlık sistemlerinin ancak iyi eğitim almış ve liderlik rolü üstlenen yetkin hemşirelerle inşa edilebileceğini belirten Düzgün, hastane bünyesinde yürütülen akademik çalışmalar ve lisansüstü eğitimlerle mesleğin akademik gücünü her geçen gün daha da ileriye taşıdıklarını kaydetti. Vefa ve bilimle taçlanan kapanış Açılış konuşmalarının ardından program, mesleğe yıllarını vermiş ve emekliye ayrılmış hemşirelere sunulan plaket töreniyle devam etti. Duygusal anların yaşandığı vefa töreninin ardından, Prof. Dr. Aysel Özdemir’in "Eğitimin Hemşireliğin Güçlenmesine Yansımaları" başlıklı konferansı gerçekleştirildi. Kutlama programı, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

"Marmara Kariyer Fuarı 2026" BUÜ’de başladı Haber

"Marmara Kariyer Fuarı 2026" BUÜ’de başladı

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Oğuzhan Yıldırım, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, çok sayıda kurum ve kuruluş temsilci katıldı. Programın paydaşlığını üstlenen 22 üniversitenin rektörleri, rektör yardımcıları ve temsilcilerinin de katıldığı törende BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri tarafından sunulan konser davetlilerden büyük beğeni topladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa’nın üretim kapasitesi ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğundaki öncü rolüne dikkat çekti. Genç istihdamını milli bir mesele olarak gördüklerini ifade eden Aydın, temel odak noktalarının genç işsizlik oranını çok daha aşağılara çekmek olduğunu vurguladı. Bakanlık olarak son 24 yılda İŞKUR aracılığıyla milyonlarca kişinin istihdamına katkı sağladıklarını belirten Aydın, hedeflerinin gençleri sadece bir işe yerleştirmek değil, onları dijital dönüşüme uyumlu, katma değer üreten ve kalıcı kariyer imkanlarıyla buluşturmak olduğunu dile getirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gençlerin geleceği için devasa bir kaynağı seferber ettiklerini kaydeden Bakan Yardımcısı, savunma sanayisinden teknolojiye kadar her alanda dünya ile rekabet eden bir gençlik için yatırımların süreceğini belirtti. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla düzenlenen fuarın, Türkiye’nin geleceğine dair stratejik bir vizyonu yansıttığını ifade etti. Günümüz dünyasında kalkınmanın en temel unsurunun nitelikli insan kaynağı olduğunun altını çizen Ayyıldız, bilgi üreten ve sorumluluk üstlenen gençlerin güçlü Türkiye’nin en büyük güvencesi olduğunu söyledi. Kamu kurumlarını, akademik dünyayı ve iş dünyasını aynı platformda buluşturan bu tür organizasyonların kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Vali Ayyıldız, fuar sayesinde öğrencilerin sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak kariyer hedeflerini çok daha bilinçli ve sağlam temeller üzerine inşa etme fırsatı yakalayacaklarını vurguladı. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da dijital teknolojilerin tüm meslek gruplarını yatay bir düzlemde etkileyerek köklü bir dönüşüm başlattığını; bu yeni dönemin büyük fırsatlarla birlikte çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini ifade etti. Geçmişin konvansiyonel kariyer basamaklarının aksine, günümüzde mesleki süreçlerin teknolojinin hızıyla çok daha dinamik bir hal aldığına dikkat çeken Rektör Yılmaz, bu sürece gerek iş dünyasının gerekse üniversitelerin çevik bir şekilde adapte olmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin üniversiteleşme hamlesinin ve araştırma üniversitelerinin küresel sıralamalardaki yükselişinin stratejik bir başarı olduğunu belirten Yılmaz; BUÜ olarak öğrencilerini milli değerlerle donatmanın yanı sıra onları küresel rekabette fark oluşturacak teknik yetkinliğe ulaştırmak için yoğun bir gayret içerisinde olduklarını kaydetti. Konuşmasının sonunda gençlerin bu teknolojik dönüşüme öncülük edecek büyük bir potansiyele sahip olduklarını dile getiren Yılmaz, tüm paydaşlara teşekkür ederek fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış töreninde konuşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyasının temsilcileri olarak böylesine kapsamlı bir organizasyonun paydaşı olmaktan büyük bir onur duyduklarını kaydetti. Sanayi ve üretimin başkenti Bursa’da, üniversite ve sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirten Burkay, gençlerin iş gücüne katılımını destekleyen her türlü projede yer almaya devam edeceklerini vurguladı. Spor Bilimleri Fakültesi, merkezi derslik binası ve Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi fuaye alanı olmak üzere 3 ana konumda gerçekleştirilen fuar, yarın sona erecek.

BUÜ’de 3. Askeri Tarih Çalıştayı tamamlandı Haber

BUÜ’de 3. Askeri Tarih Çalıştayı tamamlandı

BUÜ Tarihçiler Derneği Bursa Yıldırım Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen 3. Askeri Tarih Çalıştayı, Osmanlı Devleti’nin en köklü ve tartışmalı kurumlarından biri olan Yeniçeri Ocağını tüm yönleriyle ele almak amacıyla gerçekleştirildi. "Askeri tarih, modernleşme serüvenimizin başladığı tarihtir" BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite olarak böylesine güçlü bir sosyal bilim geleneğine ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. İktisat felsefesi ve düşünce tarihi alanındaki birikimine dayanarak askeri tarihin sadece akademik bir çalışma alanı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme serüveninin başlangıç noktasını teşkil ettiğini vurguladı. Batı’daki Sanayi Devrimi sonrası yaşanan küresel dönüşümlerle Osmanlı’nın ilk olarak askeri sahada ve cephede karşılaştığını belirten Yılmaz, Yeniçeri Ocağının bu süreçte toplumsal dönüşüm sancılarının en yoğun hissedildiği kurumsal yapı haline geldiğini ifade etti. Konuşmasını, etkinliğe katkı sunan tüm akademisyenlere teşekkür ederek ve çalıştayın hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ederek noktaladı. "Yeniçeri ocağını okumak, bir devletin hikâyesini okumaktır" Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, konuşmasında Halil İnalcık’ın Osmanlı’yı anlamak için kurumlarını anlamak gerektiği yönündeki sözüne atıfta bulunarak, Yeniçeri Ocağını okumanın aslında devletin yükseliş ve son bulma hikâyesini okumak olduğunu dile getirdi. Askeri yapıların kendi görev alanlarına odaklanmalarının başarıyı, siyasi alanlara müdahil olmalarının ise olumsuz sonuçları beraberinde getirdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştayın günümüze de ışık tutacak önemli sonuçlar barındırdığına dikkat çekti. "Osmanlı askeri bürokrasisi, fütuhat ve ihtiyaçlarla şekillenmiştir" İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı askeri teşkilatlanmasının beylikten devlete geçiş sürecindeki tarihi gelişimini ve bu süreçteki terminolojik karmaşaları mercek altına aldı. Kuruluş devrine ait çağdaş kaynakların eksikliği nedeniyle Yeniçeri Ocağının kökenlerine dair tartışmaların sürdüğünü belirten Emecen, askeri yapının başlangıçta ganimet odaklı ve geçici bölükler şeklinde teşekkül ettiğini, ancak zamanla bir devlet bürokrasisine dönüştüğünü ifade etti. Özellikle Bafeus ve Pelekanon gibi erken dönem savaşlarındaki askeri düzen üzerinden piyade birliklerinin evrimini analiz ederek, düzenli bir maaşlı ordu sistemine geçişin ancak devletin mali gücünün artmasıyla ve 1. Murat dönemindeki geniş çaplı fütuhatla mümkün olabildiğini vurguladı. Kroniklerdeki bilgilerin sonraki dönemlerin bakış açısıyla yazılmış olabileceği konusunda akademik bir uyarıda bulunan Emecen, Yeniçeriliğin standart bir müessese haline gelişini merkezi hazineyle bağdaştırarak konuşmasını tamamladı. "Bursa’da bu konuyu ele almak, tarihi hafızamızın gereğidir" Çalıştay Organizasyon Komitesi adına konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın Osmanlı’nın devletleşme yolculuğundaki kritik önemine değinerek, çalıştayın bu kadim şehirde düzenlenmesinin bir tesadüf olmadığını vurguladı. Yeniçerilik kurumuna dair bilimsel sorumluluk ve tarihi hafıza gereği çok yönlü bir perspektif sunmayı hedeflediklerini belirten Abacı, iki gün süren oturumların bu alandaki yeni çalışmalara ve genç araştırmacılara ilham vermesini temenni ettiğini ifade etti. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümü, Yeniçeri Ocağının ilgasının 200. yılı gibi anlamlı bir tarihi kesişmede düzenlenen ve 2 gün süren etkinlikte, akademisyenler ocağın kuruluşundan kaldırılışına kadar olan süreci derinlemesine inceledi.

Geleceğin tarım stratejileri BUÜ’de konuşuldu Haber

Geleceğin tarım stratejileri BUÜ’de konuşuldu

BUÜ AR-GE Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin dokuzuncusu, Ziraat Fakültesi Dekanlık binasında ‘Akıllı Tarım, Güvenli Gıda ve Sürdürülebilir Gelecek’ temasıyla gerçekleşti. "İklim değişikliğine dirençli üretim yapmak zorundayız" Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut yaptığı açılış konuşmasında, gıda arzı ve güvenliğinin küresel ölçekte en stratejik önceliklerden biri haline geldiğine dikkat çekerek fakültenin bu alandaki uluslararası başarısına değindi. BUÜ’nün dünya üniversite sıralamalarında tarım alanında elde ettiği saygın konumun önemini hatırlatan Turgut, özellikle iklim değişikliğine karşı dirençli üretim sistemlerinin geliştirilmesinin artık bir zorunluluk olduğunu belirtti. Kısıtlı doğal kaynaklarla yüksek verim alabilmek için yapay zeka, büyük veri ve uzaktan algılama gibi akıllı tarım teknolojilerinin kullanılmasının şart olduğunu vurgulayan Dekan Turgut, fakülte bünyesinde dikey tarım ve topraksız tarım gibi yenilikçi alanlarda yürütülen nitelikli projelerin geleceğin tarım vizyonuna ışık tuttuğunu sözlerine ekledi. "Akademik bilgiyi işbirliği ve projeye dönüştürüyoruz" Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise geçen yılın başından bu yana düzenli olarak sürdürdükleri bu buluşmaların artık Bursa genelinde ilgiyle takip edilen bir marka haline geldiğini belirtti. Üniversite içindeki farklı uzmanlık alanlarını ortak temalar etrafında toplayarak proje ve akademik çıktıları artırmayı hedeflediklerini dile getiren Karaca, bu işbirliği ağını sadece akademisyenlerle sınırlı tutmayıp sanayi ve kamu temsilcilerini de sürece dahil ettiklerini vurguladı. Beşer dakikalık kısa sunumların ardından gerçekleştirilen uzun kahve molalarının, teorik bilginin pratik iş birliklerine dönüşmesi için bir zemin hazırladığını ifade eden Karaca, etkinliğin temel felsefesinin seminer disiplininden ziyade samimi bir fikir alışverişi ortamı oluşturmak olduğunun altını çizdi. Akademiden sektöre uzanan geniş katılım Akademisyen ve sektör temsilcilerinin takip ettiği programda; EMKO Elektronik Eğitim Sorumlusu Dinçer Yılmaz, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Taşkın, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, ALR Tarım Firma Sahibi Ali Rıza Alan, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Şahan, BUÜ Hukuk Fakültesi Arş. Gör. Dr. Merve İnan Orman, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Akbudak, SS İnovasyon Firma Sahibi Nilgün Seçilmiş, BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden Muhammed Çetin ve BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş tarafından sunumlar yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.