Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Bursa Uludağ Üniversitesi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Bursa Uludağ Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Uludağ Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı Haber

Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” başlıklı konferansa katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Büyükşehir Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri, Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Mustafa Varank, Refik Özen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurtulmuş konuşmasında, mevcut dünya sisteminin adalet üretmediğini belirterek, “Dünya nüfusunun sadece %1’i küresel servetin yarısına sahip. Bu tablo sürdürülemez. İnsanlığın yeni, adil bir küresel mimariye ihtiyacı var” dedi. Küresel adaletsizliğin ekonomik boyutuna dikkat çeken Kurtulmuş, savaşların bazı çevreler için kazanç kapısı haline geldiğini ifade etti. Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler ( BM) gibi küresel kuruluşların kuruluş amaçlarından saptığını belirterek eleştirilerde bulundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş amaçlarından saptığını söyleyen Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında BM’nin yetersiz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin küresel adalet arayışında güçlü bir ses olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bir slogan değil, tüm insanlığı esas alan bir düzen teklifi olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları toplantısı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin Filistin ve Gazze konusundaki dik duruşunun birçok ülke tarafından takdirle izlendiğini de sözlerine ekledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ)’nün 60 bini aşkın öğrencisi ve 15 fakültesiyle Türkiye’nin öncü eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş konuşmasını, “sonuç olarak, dünyanın yeni bir ekonomik, siyasal ve ahlaki mimariye ihtiyacı vardır. Bu mimari; yalnızca güçlüleri değil, tüm insanlığı esas alan daha adil bir düzeni hedeflemelidir”, sözleriyle tamamladı. Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye’nin tarihi boyunca mazlumun yanında duran, adaleti önceleyen güçlü bir medeniyetin temsilcisi olduğunu ifade etti. Ayyıldız, Türkiye’nin, dünyada barışın, hakkaniyetin ve insani değerlerin güçlenmesi adına önemli bir tarihi sorumluluk üstlendiğini belirtti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise Bursa Uludağ Üniversitesinin başarısına dikkat çekerek, Türkiye’de 23 tane araştırma üniversitesi arasında yer aldıklarını ifade etti. Yılmaz, “YÖK’ün 2017 civarında başlattığı bu sınıflandırma ilk etapta yaklaşık 15 üniversiteyle oluşturulmuştu. Şu anda ise 23 üniversiteden oluşan, üçü vakıf, geri kalanı devlet olmak üzere ve ayrıca 10 aday üniversitenin yer aldığı bir araştırma üniversiteleri kategorizasyonu bulunuyor. Biz de bu 23 üniversite arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü, tecrübeli bir şehrin üniversitesi olarak bu ligde yer almakla kalmıyor, üst sıraları da zorluyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin patent raporuna Bursa Uludağ Üniversitesi imzası Haber

Türkiye'nin patent raporuna Bursa Uludağ Üniversitesi imzası

Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve ticarileştirme yetkinliklerini daha bütüncül bir perspektifle ortaya koymak ve patent ekosistemimizin gelişimini çok boyutlu olarak görünür kılmak amacıyla, Patent Effect firması tarafından 21 Nisan 2026 tarihinde “Türkiye’nin Patent Raporu 2025 Analizi” yayınlandı. Çeşitli kategorilerin yer aldığı raporda BUÜ’nün verileri de değerlendirildi. YÜKSEK BEDELLİ PATENT TİCARİLEŞTİRME ŞAMPİYONU BUÜ Açıklanan raporda bu yıl ilk defa Üniversitelerin yüksek bedelli (100.000 TL+) patent ticarileştirme performansları incelendi. Üniversitelerin değer odaklı ticarileştirme kapasitesini daha net ortaya koyan bu segmentte Bursa Uludağ Üniversitesi, yüksek bedelli ticarileşen patent sayısına göre yapılan genel sıralamada; ticarileşen 10 patenti ile diğer yükseköğretim kurumlarını geride bırakarak en iyi Üniversite olma başarısına ulaştı ve 1.lik koltuğuna oturdu. BUÜ, 2025 Yılı Yüksek Bedelli Patent Ticarileştirme kategorisinde ise en iyi 4 üniversiteden biri olarak gösterildi. Ayrıca bir diğer kategoride, 2025 yılı sonu itibarıyla üniversitelerin patent ticarileştirme performansları hem sözleşme sayısı hem de lisanslanan veya devir edilen patent sayısı (kümülatif) açısından birlikte değerlendirildiğinde; BUÜ 18 ticarileştirme ile 8. sırada yer almayı başardı. TEKSTİL TEKNOLOJİLERİNDE YİNE 1 NUMARA Tekstil Teknolojileri kategorisindeki istatistikler kısmında ise en fazla patente sahip üniversiteler arasında Türkiye’nin en iyisi bir kez daha BUÜ oldu. Tekstil Teknolojileri kategorisindeki bu başarısını uzun süredir elinde tutan BUÜ; ilk defa Otonom Teknolojileri kategorisinde de en iyi 4 üniversite arasında gösterildi. Kuruluşunun 51. Yılını kutlayan BUÜ, Batarya Teknolojileri Kategorisinde, bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, ilk 5 arasında; Gıda ve İçecek Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 6 üniversite arasında; Robotik Teknolojiler Kategorisinde bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, en iyi 7 üniversite arasında; Otomotiv Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 8 üniversite arasında yer aldı. Havacılık ve Savunma Teknolojileri ile Üretim ve Yapı İşleri Teknolojileri Kategorisinde ise 9. sırada bulunan BUÜ, Eklemeli İmalat Teknolojileri Kategorisinde ve İleri Malzeme Teknolojileri Kategorisinde de 10. sıraya yerleşti. ULUSLARARASI PATENT BAŞVURULARINDA TÜRKİYE 2.Sİ Raporda ilk olarak üniversitelerin uluslararası patent başvurularına yer verildi. Bu alanda yaklaşık 10 yıldır en iyiler arasında yer alan BUÜ, 2025 yılında yayınlanan Uluslararası Patent Başvuruları (PCT) sıralamasında, bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkarak, sıralamada 2. olarak yer aldı. Üniversitelerin portföylerinde bulunan toplam patent başvurularının sıralandığı listede ise yine bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkan BUÜ, 10. oldu. Tamamen 2025 yılı verilerinin tamamının esas alındığı Türkiye’nin Patent Raporu’nda ULUTEK Teknopark da her zamanki gibi en iyiler arasında yer aldı. Raporda, Türkiye’de teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yaptıkları patent/faydalı model başvuruları analiz edildi. Alınan sonuçları değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "Araştırma Üniversitesi" kimliğini gururla taçlandıran bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür etti. Başarının sadece bir istatistik değil; laboratuvarlarımızda üretilen bilginin, sanayiye ve toplumsal faydaya dönüşen katma değerli bir güce evrildiğinin en somut göstergesi olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Yılamz, "Özellikle otomotiv, gıda, tekstil ve sağlık gibi lokomotif sektörlerdeki patent üstünlüğümüz, Bursa’nın üretim gücüyle akademik birikimimizi ne denli güçlü birleştirdiğimizi ortaya koymaktadır. Üniversitemiz; patent tescilleri, ticarileşme faaliyetleri ve üniversite-sanayi iş birliği modelleriyle Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine öncülük etmeye devam edecektir. Bu gurur tablosunda emeği geçen, gece gündüz demeden çalışan tüm akademisyenlerimizi, araştırmacılarımızı ve Teknoloji Transfer Ofisimizin çalışanlarını yürekten kutluyorum. Geleceği birlikte tasarlamaya ve "Bilimin Rehberliğinde, Başarıya Doğru" yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Eğitimin geleceği Bursa’da şekilleniyor Haber

Eğitimin geleceği Bursa’da şekilleniyor

Eğitimde niteliği artırmak, ortak bir akıl oluşturmak ve yeni müfredatın sunduğu vizyonu sahadaki uygulamalarla buluşturmak amacıyla düzenlenen Bursa Eğitim Kongresi başladı. Merinos AKKM Osmangazi Salonu’nda gerçekleştirilen açılış programına; Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otçu, Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, akademisyenler, eğitim yöneticileri ve çok sayıda öğretmen katıldı. İki gün boyunca sürecek olan kongrede; beceri temelli eğitimden dijital dönüşüme, yapay zekâ uygulamalarından kültürel aktarım süreçlerine kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 4 ayrı salonda toplam 185 bildirinin sunulacağı etkinlikte, ayrıca poster sunumları ve panellerle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sunduğu öğrenme ekosistemleri derinlemesine ele alınacak. Buluşmada söz alan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite olarak bu anlamlı çalışmanın paydaşı olmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, teknolojinin eğitimdeki dönüştürücü gücü üzerinde durarak, “Maarif modelimizle bu memleketin bağrından çıkacak adalet teklifinin dünyaya sunulacağı mecra eğitim kurumlarımızdır. Biz bu kurumların potansiyeline ve gücüne inanıyoruz.” diye konuştu. Topluluğa seslenen Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otçu, değişen dünya koşullarına uyum sağlamanın hayati önem taşıdığını dile getirdi. Otçu, millî ve manevi değerlerin koruyucu rolünü vurgulayarak, “Millet olarak ayakta kalmamız, değişen koşullara en hızlı şekilde uyum sağlamamıza bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin amacı da bu değişen dünyaya köklerimizden kopmadan eklemlenmektir.” ifadelerini kullandı. Kürsüye çıkan Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, modelin sadece bir müfredat değişikliği değil, bir medeniyet tasavvuru olduğunu belirtti. Çokgezer, yerli ve millî değerlerin önemine dikkat çekerek, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; kendi değer kodlarımızdan beslenen, insanı merkeze alan ve bütüncül gelişimi esas kabul eden bir anlayışı temsil etmektedir. Güçlü bir gelecek, ancak güçlü bir karakterle inşa edilebilir. Bu kongre, sahadan gelen tecrübelerin akademik birikimle buluştuğu dinamik bir öğrenme ekosistemidir.” dedi. Maarif Orkestrası ve Halk Dansları Topluluğu’nun sergilediği performansın ardından protokol üyeleri ve katılımcılar günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Eğitimde niteliği artırmayı ve "Erdem-Değer-Eylem" çerçevesinde yeni nesiller inşa etmeyi hedefleyen kongre, 29 Nisan tarihine kadar bilimsel oturumlar ve panellerle devam edecek.

BUÜ’de Türkçenin geleceği konuşuldu Haber

BUÜ’de Türkçenin geleceği konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER) ile Eğitim Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "11. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi", Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde 24-26 Nisan tarihlerinde gerçekleşti. Programın açılış bölümünde; ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alparslan Okur ile ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel konuşma yaptı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Türkçenin uluslararası standartlarda ölçülmesini sağlayacak olan Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDTS) üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Dilin gücünün akademik nitelikle ölçüldüğünü belirten Ersoy, e-YDTS’nin Türkçenin prestijini artıracak somut bir adım olduğunu ifade etti. Bu sınavın sadece teknik bir süreçten ibaret olmadığını, Türkçe öğretimine gönül veren akademisyenlerin bilgi birikimi ve emeğiyle şekillenmiş milli bir değer olduğunu vurgulayan Ersoy, sertifikaların uluslararası tanınırlığı için üniversite yönetimlerinin desteğinin kritik önem taşıdığını hatırlattı. Kurum olarak her türlü teknik desteği sunmaya hazır olduklarını dile getiren Ersoy, Türk diline hizmet etmekten duyduğu gururu paylaşarak sözlerini tamamladı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, bir araştırma üniversitesi olarak böylesine önemli bir bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Günümüzde yapay zekânın tüm alanlarda olduğu gibi dil öğretiminde de merkezi bir rol oynamaya başladığını belirten Kırıştıoğlu, eğitim süreçlerinde bu teknolojilerden maksimum düzeyde yararlanılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin uluslararası öğrenci hedefleri doğrultusunda Türkçenin stratejik önemine değinen Kırıştıoğlu, özellikle "gönül coğrafyası"ndaki gençlerin kendi ülkelerinde Türkçe öğrenmelerinin bu süreci kolaylaştıracağını vurguladı. Kongrenin akademik çıktılarının tam metin olarak basılacak olmasının bilim dünyası için ayrı bir kazanç olduğunu hatırlatan Kırıştıoğlu, tüm katılımcıların verimli bir süreç geçirmesini diledi. Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alparslan Okur ise Türkçenin dünya genelindeki yaygınlığına dikkat çekti. 11 yıl önce başlatılan bu bilimsel yolculuğun Türkçeyi bir dünya dili yapma ülküsüyle sürdüğünü belirtti. Günümüzde sadece dijital bir nesille değil, her adımı yapay zekâya sorgulatan "dijital ötesi" bir kuşakla karşı karşıya olunduğunu ifade eden Okur, bu yeni nesle yönelik dil eğitiminde teknolojinin hızına ayak uydurmanın akademik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Herhangi bir ticari kaygı gütmeden, tamamen Türkçeye hizmet etme gayesiyle hareket ettiklerini dile getiren Okur, kongrenin ev sahibi BUÜ’ye ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkürlerini sundu. ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel, Türkçenin Orhun Kitabeleri’nden günümüze kadar devam eden gelişim sürecini merkeze aldığı konuşmasında, ülkemizin uluslararası arenadaki gücünün dilimize olan talebi artırdığını vurguladı. Dil öğretiminde teknolojinin önemli bir rolü olduğunu ifade eden Demirel, kongre odağını yapay zekâ ve ölçme-değerlendirme konularına çevirdiklerini belirtti. Dijitalleşen dünyada yeni uygulama örneklerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Demirel; organizasyonun mutfağında büyük emek veren Kongre Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Erdem Hamaratlı başta olmak üzere, BUÜ Rektörlüğüne, destek veren kurumlara ve bilimsel katkı sağlayan tüm paydaşlara şükranlarını sundu. Toplamda 123 bildirinin kabul edildiği, yurt içinden ve yurt dışından 200’ün üzerinde akademisyen ile uzmanın katılım sağladığı kongre, yapılan sunumların ardından sona erdi. Türkçenin öğretimine dair yenilikçi yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı etkinlik, akademik bildirilerin tamamlanmasıyla noktalandı.

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu Haber

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Osman’ın yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan konuşmacı olarak katıldılar. STOACILAR NE DİYOR? İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoa felsefesinin doğaya dönük, bilgiye dönük ve ahlaka dönük bir tavır içerdiğini söyledi. Logos kavramının aklı ifade eden bir kavram olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoacıların bunu tercih etmesinin üç katmana da etki etmesinden kaynaklandığını kaydetti. Doç. Dr. Çoraklı, stoacıların yumurta metaforunu kullandığını da belirterek, “Yumurtanın kabuğu, beyazı ve sarısı var. Kabuk mantığı, beyaz doğayı, sarı ise ahlakı ya da etikosu ifade ediyor. Nasıl yaşamalıyız sorusuyla ilgileniyorlar. Bu da bizi mutluluk sorusuna götürüyor. Mutlu olmak istiyoruz. Sokrates’te gördüğümüz en temel yaklaşım insanın içine önem vermesinden kaynaklanıyor. Biz dış dünyanın iyilikleriyle iç dünyamızı besleyemeyiz. Sokrates, iç dünyamızı bilgi ile yapacağımızı ifade ediyor. İyi insan da bilge dediğimiz ve bu dünyada bulma ihtimalimizin az olduğu bir duruma işaret ediyor. Bu bir ideal. Herhangi bir duyguya kapılmamak var. Doğanın temel işleyişini bilmek var. İçimize dönmek var” diye konuştu. GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan ise stoa felsefesinin Roma’ya etkisini aktardı. Dr. Özkan, stoa felsefesinin ne yaşadığın değil onlara nasıl baktığın önemli olduğunu ifade etti. Dr. Özkan, “Bugün insanların siyasi olaylardan ve hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak için Hint felsefelerine ve psikoterapik yöntemlere yönelmesi gibi” dedi. Roma’nın stoa felsefesinden bu anlamda faydalandığını kaydeden Dr. Özkan, “Yaşadığın şey ne olursa olsun senin içinde bir dünya var ve senin iç huzurun her şeyden önemli ve o harici olaylar senin iç dünyan birbirinden farklı. Stoa felsefesi dengeye önem verir. Aşırı mutluluk bile stoa felsefesi için yanlış” diye konuştu. “Stoa felsefesinin dağlara çekilerek huzurlu kalmasını değil toplumun içinde huzuru bulmasını önemser. Kişi tek başına, ya da hiçbir şeye ilgi duymadan da mutlu olabilir ama yaşamın içinde mutluluğu savunuyorlar” ifadesini kullanan Dr. Özkan, “Bugün stoa felsefesi bilişsel davranışçı terapinin temellerini oluşturur. Kişinin söz ve eylemlerine bağlıdır ve hayatta ona göre yönlendirilir. Doğru bilgi ve doğru düşünce doğruya dönüşür” diye tamamladı sözlerini. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk ise stoa felsefesinin politik yaklaşımına değindi. Prof. Dr. Armağan Öztürk, stoacıların politik yaklaşımında üç aksın öne çıktığını kaydederek bunları, “Evrensel kardeşlik fikirleri, dünya vatandaşlığı ve doğa kavramının kullanma biçimleri” olarak sıraladı. Kölelerin de imparatorların da stoacı olabildiklerini de ifade eden prof. Dr. Öztürk, “Birinci sıraya aklı koyuyorlar. Geriye kalanlar her şey. İç özgürlük ve dış özgürlük ayrımı önemsiyorlar. Bir köle bile özgür olabilir, özgür bir insan bile köle olabilir. Eşitsizlikle mücadeleyi önemsizleştiriyorlar. Ancak politik yolla tam bir özgürlüklere kavuşulamayacağını da göstermesi açısından önemli. Ayrıca stoacıların evrensel düşünme biçimini de önemsiyorum.” dedi. Konuşmacılar soruları da yanıtlarken, etkinliğin sonunda konuşmacılara Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından verildi.

Nilüfer’den kansere farkındalık çağrısı Haber

Nilüfer’den kansere farkındalık çağrısı

Nilüfer Belediyesi, Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) iş birliğinde 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında "Bedenin Sana Fısıldar Onu Duy" başlıklı bir etkinlik gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Bukle Erman ve Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir katılarak destek verirken, vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Moderatörlüğünü Güzin Abraş’ın yaptığı söyleşide konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, kanserin kalp hastalıklarından sonra en sık görülen ikinci ölüm nedeni olduğunu hatırlattı. Kanserin yüzde 80 oranında çevresel faktörlere bağlı ve önlenebilir olduğunu belirten Evrensel, özellikle meme, rahim ağzı ve kolon kanserinde tarama testlerinin hayat kurtardığını ifade etti. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Kazım Şenol, toplumdaki yanlış inanışların tedaviyi aksattığını belirterek, "Kansere bıçak değmez" algısının yanlışlığına dikkat çekti. Şenol, Türkiye’de tarama testlerine katılımın hala yüzde 30 seviyelerinde kalmasından üzüntü duyduklarını söyledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen ise akciğer kanserinde sigaranın etkisinin yüksek olduğuna değinerek, mücadelede psikolojik desteğin önemine dikkat çekti. Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) Başkanı Füsun Önen’in "Önce ben" demenin önemini aktardığı programda, kanseri yenen isimler de konuştu. Seher Özgen, Zühal Okan, Seher Çarkın Elmalı ve Fatma Asan; hem erken teşhisin önemini, hem de bilim dışı yöntemlerden uzak durulması gerektiğini kendi hikayeleriyle anlattılar. Yüzüncüyıl Mahallesi Ritim Grubu ve Halk Oyunları ekibinin gösterileriyle renklenen etkinliğin sonunda emeği geçenlere teşekkür edildi.

Bursa'da özel gereksinimli bireylere istihdamda yeni köprü Haber

Bursa'da özel gereksinimli bireylere istihdamda yeni köprü

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Dr. Öğr. Üyesi Özge Boşnak ile hayata geçirdikleri girişimin çıkış noktasını anlatan BUÜ Özel Eğitim Bölüm Başkanı Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Turhan, ULUTEK Teknopark’ın sunduğu girişimcilik ve ekosistem desteğinin bu yapı içi önemli bir rol oynadığını vurguladı. Dr. Turhan, 2025 yılında bir fabrikada yürüttükleri uygulamanın bu kararı netleştirdiğini belirterek, “Dört otizmli genç istihdam edildi. İşe alım süreçlerini fabrikanın insan kaynakları departmanı yürüttü ancak personelin ve iş koçlarının eğitim süreçlerini biz üstlendik. Beyaz yakalı ve mavi yakalı personele teorik eğitimler verdik, sahada karşılaşabilecekleri durumları değerlendirdik ve soruları yanıtladık. Daha sonra üretim alanına geçerek otizmli gençler ve iş koçlarıyla birlikte iş başı eğitimleri sunduk. Birkaç ay sonra fabrikayı yeniden ziyaret ettiğimizde her şeyin yolunda gittiğini görmek bizi çok mutlu etti.” dedi. Bu sürecin ardından fabrikanın yeni talepleri olduğunu ancak mevcut görevlerinden kaynaklanan prosedürlerin önlerine çıktığını ifade eden Dr. Turhan, “Destekli istihdamın ülkemizde daha yaygın hale gelmesi gerektiğini düşünüyorduk. O noktada bu yapıyı ULUTEK bünyesinde kurmamız gerektiğinden emin olduk.” diye konuştu. “TEKNOPARK BÜNYESİNDE ŞİRKET KURABİLMEK, AKADEMİK GİRİŞİMCİLİĞE ÖNEMLİ BİR ALAN AÇIYOR” Türkiye’de akademik girişimciliğin son yıllarda daha görünür hale geldiğini belirten Dr. Turhan, akademisyenlerin ürettikleri bilginin toplumda yaygınlaşmasını artık daha fazla önemsediklerini ifade ederek, “Üniversitelerin desteğiyle teknopark bünyesinde şirket kurabilmek, akademik girişimciliğe önemli bir alan açıyor.” dedi. Able Up çatısı altında yürüttükleri ‘Dijital Yetenek Eşleştirme’ projesiyle ilgili de bilgi veren Dr. Turhan, projeyle özel gereksinimli bireylerin becerileri ile işverenlerin ihtiyaçlarını veri temelli bir sistem üzerinden eşleştiren yenilikçi bir platform geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, bu sayede istihdam süreçlerini daha erişilebilir, sistematik ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.