Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Btü

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Btü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Btü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ’nün konuğu Lauren Booth: Kimlik bu dünyadaki en değerli varlığınızdır Haber

BTÜ’nün konuğu Lauren Booth: Kimlik bu dünyadaki en değerli varlığınızdır

BTÜ Mimar Sinan Yerleşkesi B Blok Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, rektör yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ile öğrenciler katıldı. Kimliğin bireyin kendisini nasıl tanımladığını, yaşam tercihlerini ve geleceğe yönelik kararlarını nasıl şekillendirdiğini anlatan Lauren Booth, modern dünyada kimlik arayışının giderek karmaşıklaştığına dikkat çekti. Booth, kimliğin yalnızca kişinin kendisini başkalarına nasıl tanıttığıyla sınırlı olmadığını belirterek, "Bugün sizin kimliğiniz konusunda nerede olduğumuzu keşfetmekle ilgileniyoruz. Kimliğimiz bizi nasıl etkiler, kendimizi nasıl tasvir ederiz ve kimlik kavramı bizi şimdi ve gelecekte nereye götürecek?" ifadelerini kullandı. "Yanlış bir kimliği sürdürmek, her gün yalan bir hayat yaşamak gibidir" Bireyin kendisini tanıması ve olduğu kişiyle dışarıya yansıttığı kimlik arasında tutarlılık kurmasının önemini vurgulayan Booth, toplumsal beklentilere uyum sağlamak amacıyla farklı biri gibi davranmanın kişiyi zamanla yıpratabileceğini söyledi. İnsanların kendilerini tanıtırken samimi olmak yerine etkileyici görünmeye çalışabildiğini belirten Booth, "Herkes gibi olmaya çalışmak, uyum sağlamak Bunun bir sorunu var. İnsanlar kendilerini yanlış tanıttıklarında, kimliklerinin dışında bir görüntü sergilediklerinde bu çok yorucu olur. Yanlış bir kimliği sürdürmek, her gün yalan bir hayat yaşamak gibidir" dedi. "Sahte kimlikler mutsuzluğa yol açar" Sosyal medyanın bu durumun görünür hâle geldiği alanlardan biri olduğunu dile getiren Booth, dijital mecralarda sergilenen kusursuz yaşamların gerçeği her zaman yansıtmadığına dikkat çekti. Mükemmel evlilikler ve çocuklar üzerinden oluşturulan ideal yaşam görüntülerinin zaman zaman gerçeği gizleyebildiğini ifade eden Booth, bireyin kendisini başkalarının beklentilerine göre tanımlamasının mutsuzluğa ve özgüven kaybına yol açabileceğini belirtti. "Uyum sağlamak için 13 yıl boyunca sahte bir kimlikle yaşadım" Kendi yaşam deneyimlerinden örnekler paylaşan Booth, kimlik arayışının kişisel bir yolculuk olduğunu vurguladı. Ailesinin dini inançlardan uzak bir yaşam sürdüğünü ve kendisinin de bu ortamda yetiştiğini anlatan Booth, zaman içinde kendi kimliğini sorgulamaya başladığını ifade etti. Kimliğin bireyin doğduğu çevre, kültür, deneyimler ve seçimlerle şekillendiğini belirten Booth, insanın kendisini tanıması için hayatına yön veren değerler üzerine düşünmesi gerektiğini söyledi. Kimliğin yalnızca toplumsal aidiyetlerle açıklanamayacağını belirten Booth, bireyin yaşamını anlamlandıran temel değerlerin bu süreçte belirleyici olduğunu dile getirdi. "Kimlik, bu dünyadaki en değerli varlığınızdır" Manevi kimlik ve inanç konularına değinen Booth, insanın yaşam amacını sorgulamasının kendisini tanıma sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Modern dünyada bireyin kimliğini yalnızca harici başarılar ve toplumsal kabuller üzerinden tanımlamasının yetersiz kalabileceğini belirten Booth, "Bu dünyada hiçbir şey tesadüfi değildir. Sizin yolculuğunuz kimliktir. Hayatınızın bu döneminde manevi kimliğinizi inşa etmek için yol alıyorsunuz" dedi. "Hayattaki amacınızı bilmelisiniz" İnsanın nereden geldiğini, neden yaşadığını ve yaşamının amacını sorgulamasının önemine işaret eden Booth, "Neden doğduğumuzu anlamazsak, nereden geldiğimizi ve bir sonraki durağımızın ne olduğunu bilmiyorsak bu oldukça korkutucu. Burada olmanın nedenini bulmalısınız. Neden hayattayım ve amacım ne, bunu derinden hissetmelisiniz" ifadelerini kullandı. "Maneviyattan güç alın" İslamiyetin insanın doğuşu ve yaşam amacı konusundaki yaklaşımını da değerlendiren Booth, bireyin kendisini olduğu gibi kabul etmesinin, temel değerleriyle bağ kurmasının ve inancına uygun yaşamasının önemini vurguladı. Ailenin ve toplumsal çevrenin insanın kimlik oluşumunda etkili olduğunu ancak bireyin kendisini başkalarıyla kıyaslamak zorunda olmadığını belirten Booth, insanın yaşamını anlamlandırırken manevi değerlerden güç alabileceğini dile getirdi. Gazze deneyimi İslamiyet yolculuğunda dönüm noktası oldu İslamiyetle tanışma sürecini de anlatan Lauren Booth, Gazze ziyaretinin dünya görüşünde önemli bir değişime yol açtığını belirtti. 2008 yılında Gazze’yi tanımaya başladığını ve Özgür Gazze Hareketi’ne katıldığını anlatan Booth, Ramazan ayında Gazze’de bulunduğu dönemin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Gazze’de karşılaştığı insanların yaşadıkları ağır şartlara rağmen inançlarını ve umutlarını korumalarından etkilendiğini belirten Booth, insanların yaşadıklarını yalnızca acı ve kayıp üzerinden değerlendirmediğini, Allah’a duydukları güveni de dile getirdiklerini söyledi. Booth, bu deneyimin kendisini İslam’a yönelttiğini de vurguladı. Gazze’de tanıştığı bir kadından örnek veren Booth, dışarıdan bakıldığında sahip olduğu maddi imkânlar sınırlı olsa da kadının mutluluğunun ve hayata yaklaşımının kendisini etkilediğini anlattı. Bu deneyimin, mutluluğun yalnızca maddi şartlarda ölçülemeyeceğini gösterdiğini belirten Booth, insanın yaşamını hangi değerler üzerine kurduğunun önemine dikkat çekti. "Şükretmek ve dürüstlük en önemli şeylerden" Şükretme, dürüstlük ve manevi değerlere bağlılık konularına da yer veren Booth, bireyin sahip olduklarının farkına varmasının ve yaşamındaki anlamı keşfetmesinin önemini vurguladı. Katılımcılara kendi kimlikleri üzerine düşünme çağrısında bulunan Booth, kimliğin yalnızca kişinin kendisini nasıl tanıttığıyla değil, hangi değerleri benimsediği ve hayatını hangi amaç doğrultusunda sürdürdüğüyle de şekillendiğini ifade etti. Soru- cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın İngiliz gazeteci ve aktivist Lauren Booth’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

BTÜ’de iklim değişikliği gündemi ele alındı Haber

BTÜ’de iklim değişikliği gündemi ele alındı

BTÜ Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Üçlü COP Yılı Çerçevesinde İklim, Rio Sinerjisi ve Çölleşmeyle Mücadele Faaliyetleri" başlıklı konuşmasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel MüdürüProf. Dr. Kasım Yenigün, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin ve toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesinin önemini vurguladı. İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yenigün; orman yangınları, kuraklık, toz taşınımı, sel ve heyelan gibi afetlerin giderek daha fazla gündeme geldiğine dikkat çekti. İklim değişikliğinin tarımsal üretimden su kaynaklarına, enerji üretiminden ulaşıma ve insan sağlığına kadar pek çok alanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Yenigün, değişen şartlara uyum sağlamak ve riskleri azaltmak için bütüncül politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Üretim ve tüketim süreçleri birlikte ele alınmalı Karbon salımının azaltılmasının yanı sıra ormanların, tarım alanlarının ve meraların korunmasının da iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yenigün, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının ve karbon yutak alanlarının artırılmasının önemine işaret etti. Bireysel tüketim alışkanlıklarının da doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabildiğini belirten Yenigün, sürdürülebilir bir gelecek için üretim ve tüketim süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi. COP31, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki rolünü güçlendirecek Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi ve küresel iklim politikalarına katkı sunulması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yenigün, toplantının yalnızca ülkeler arasında kararların alındığı bir platform olmadığını; kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çözümler geliştirmesi için de önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. COP31’de önemli temalar Prof. Dr. Yenigün, COP31 kapsamında öne çıkan sıfır atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim gibi tematik alanlara dikkat çekti. İklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel bilgi, teknolojik yenilik ve uygulamaya dönük projelerin önemini vurgulayan Yenigün, üniversitelerin bu süreçte aktif rol üstlenebileceğini belirtti. Üniversite-kamu iş birliğine vurgu Üniversitelerin araştırma ve geliştirme kapasitesinin sahadaki çevre sorunlarının çözümüne katkı sunabileceğini ifade eden Prof. Dr. Yenigün, akademisyenleri ve öğrencileri iklim değişikliği, sürdürülebilir arazi yönetimi, afet risklerinin azaltılması ve doğal kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarda yer almaya davet etti. Prof. Dr. Kasım Yenigün, kamu kurumları ile üniversiteler arasında geliştirilecek ortak projelerin, bilimsel bilginin uygulamaya aktarılmasını ve iklim değişikliğiyle mücadelede somut sonuçlar elde edilmesini destekleyeceğini kaydetti.

BTÜ’nün 9 akademisyeni dünya biliminde zirvede Haber

BTÜ’nün 9 akademisyeni dünya biliminde zirvede

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Stanford Üniversitesi ve Elsevier Yayınevi tarafından hazırlanan ‘World Top %2 Scientists List 2025’ (Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi) açıklandı. 2025 yılındaki verilerin dikkate alındığı 2026 yılı listesi; atıf sayısı, h-indeksi ve hm-indeksi gibi ölçütler dikkate alınarak oluşturudu. Bu doğrultuda listede, bilim dünyasında önemli etki oluşturan araştırmacılar yer aldı. Bir yıllık bilimsel üretkenlik ve etki üzerinden yapılan değerlendirmede, yalnızca dünyadaki bilim insanlarının en seçkin yüzde 2’lik dilimi listeye dâhil edildi. Daha önce 2022 listesinde 6, 2023 listesinde 7, 2024 listesinde 8 akademisyeniyle yer alan Bursa Teknik Üniversitesi, bu yıl ise 9 akademisyeniyle listede yer alma başarısı gösterdi. En etkili akademisyen sayısı 7 Liste kapsamında 2025 yılı içerisindeki bilimsel çalışmaların etkisi dikkate alınarak oluşturulan yüzde 2’lik"Yıllık Etki" kategorisinde BTÜ’den 7 akademisyen başarı gösterdi. Prof. Dr. Ender Gökhan Gece, Prof. Dr. Levent Bilgili, Prof. Dr. Şeref Doğuşcan Akbaş, Prof. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu, Prof. Dr. Mehmet Ferdi Fellah, Prof. Dr. Gökay Bayrak ve Doç. Dr. Davut Ertekin, dünyanın en etkili bilim insanları arasında yer aldı. Kariyer boyu başarıda 4 akademisyen Bilim insanlarının tüm akademik kariyerleri boyunca ürettikleri çalışmaların değerlendirildiği "Kariyer Boyu Etki" kategorisinde BTÜ’den Prof. Dr. Ender Gökhan Gece, Prof. Dr. Şeref Doğuşcan Akbaş, Prof. Dr. Abdullah Emin Akay (merhum) ve Prof. Dr. Temel Sarıyıldız yer alma başarısı gösterdi. Rektör Çağlar: "Gurur duyuyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, listede yer alan akademisyen sayısının her yıl artış göstermesinin üniversitenin bilimsel gelişiminin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, "2022 yılında 6 olan akademisyen sayımızın bu yıl 9’a yükselmesi, araştırma gücümüzün her geçen yıl daha da arttığını gösteriyor. Bu başarıdan büyük gurur duyuyoruz. Tüm akademisyenlerimizi tebrik ediyorum. Ayrıca 2026 yılı başında vefat ederek aramızdan ayrılan Prof. Dr. Abdullah Emin Akay’ın bilimsel etkisinin devam etmesi, kıymetli akademik mirasının en güzel göstergelerinden biri. Bu vesileyle değerli hocamıza bir kez daha yüce Allah’tan rahmet diliyorum" dedi.

"Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinde dördüncü dönem başladı Haber

"Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinde dördüncü dönem başladı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen ve isim tescili alınan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi, dördüncü kez lise öğrencileriyle buluştu. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında devlet liselerinde öğrenim gören 12’nci sınıf öğrencilerine yönelik oryantasyon programı düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen oryantasyon programında öğrenciler, bir ay boyunca üniversite yaşamını deneyimleyecekleri program öncesinde BTÜ ve proje hakkında bilgilendirildi. "Doğru tercihi yaşayarak öğreneceksiniz" Oryantasyon programında konuşan Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Ali Turan, öğrencilerin üniversite tercihi konusunda yalnızca tavsiyelerle yönlendirilmesinin yeterli olmadığını belirterek, üniversiteyi deneyimleyerek tanımanın önemine dikkat çekti. Turan, "Öğrencilerimize doğru tercih yapmaları gerektiğini söylüyoruz ancak doğru tercihin nasıl yapılacağını ve üniversite hayatının nasıl olduğunu bir türlü yaşayarak öğretmedik. Bu proje, bu açıdan çok kıymetli. Sizler burada bir ay boyunca doğru tercihi öncesinde yaşayarak öğreneceksiniz" dedi. "Amacımız öğrencilerin zaman kaybetmeden doğru tercih yapmalarını sağlamak" BTÜ Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Mehmet Zahid Ecevit ise üniversite tercihinin öğrencilerin gelecekleri açısından önemli bir karar olduğunu belirterek, "Gençlerimiz üniversite sınavına bir kez giriyor. Yanlış bir tercih yaptıklarında ise bu durum zaman kaybına neden olabiliyor. Biz, öğrencilerimizin zaman kaybetmeden doğru tercih yapmalarını önemsiyoruz. Rektörümüz Prof. Dr. Naci Çağlar da bu konuyu öncelikli bir mesele olarak ele aldı ve Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünün değerli katkılarıyla bu projeyi hayata geçirdi" diye konuştu. Ecevit, projenin amacı, işleyişi ve üniversitede geçirecekleri süreci anlatırken, öğrencilere BTÜ hakkında da bilgi verdi. Öğrenciler üniversite hayatını deneyimleyecek Oryantasyon programına katılan öğrenciler ise projede yer aldıkları için kendilerini şanslı hissettiklerini belirterek, üniversite ve bölümleri tercih etmeden önce gerçek bir kampüs deneyimi yaşayacak olmanın kendileri için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Öğrenciler, bir ay sürecek program için heyecanlı olduklarını ve projenin üniversite tercihleri konusunda kendilerine yol göstereceğini söyledi. "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi kapsamında öğrenciler, 5-30 Ekim tarihleri arasında BTÜ’de üniversite öğrencileri gibi kampüs yaşamına katılacak. Öğrenciler ilgi duydukları akademik programların derslerine girerek bölümleri yakından tanıma, akademisyenlerle iletişim kurma, kütüphane ve yemekhane gibi üniversite imkanlarından yararlanma fırsatı bulacak. Öğrencilerin merak ettikleri soruların yanıtlandığı program, Kahoot yarışması ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

BTÜ öğrenci topluluklarından yeni döneme “merhaba” Haber

BTÜ öğrenci topluluklarından yeni döneme “merhaba”

Bursa Teknik Üniversitesinde yeni akademik ilk gününde öğrenci toplulukları da çalışmalarına başladı. Her iki yerleşkede kurulan stantlarda topluluk üyeleri, üniversiteye yeni başlayan öğrencilere faaliyet alanları, etkinlikleri ve yıl boyunca gerçekleştirmeyi planladıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Öğrencilerin, ilgi alanlarına uygun toplulukları yakından tanıma fırsatı bulduğu stantlarda, üniversite yaşamına katılım ve topluluk faaliyetleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar da öğrenci topluluğu stantlarını tek tek ziyaret etti. Topluluk üyeleriyle bir araya gelen Rektör Çağlar, yürütülen çalışmalar ve yeni döneme ilişkin planlar hakkında bilgi aldı. “93 ÖĞRENCİ TOPLULUĞUMUZLA SOSYAL KASLARI GÜÇLÜ ÜNİVERSİTEYİZ” BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrenci topluluklarının üniversite yaşamına katkısına dikkat çekerek, BTÜ’nün sosyal kaslarının da güçlü olduğu vurgusunu yaptı. Rektör Çağlar “Öğrenci topluluklarımız, gençlerimizin ilgi alanlarını geliştirmeleri, yeni beceriler kazanmaları ve birlikte üretme kültürünü deneyimlemeleri açısından önemli fırsatlar sunuyor. 93 öğrenci topluluğumuzla öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve kültürel yönden de kendilerini geliştirmelerini destekliyoruz. Yeni akademik yılın tüm öğrencilerimiz için başarılı ve verimli geçmesini diliyorum” dedi. BTÜ bünyesindeki 93 öğrenci topluluğu, yeni akademik dönemde de öğrencilerin sosyal, kültürel, bilimsel ve sportif faaliyetlere katılımına yönelik çalışmalarını sürdürecek.

Ortaokul ve lise öğrencileri BTÜ’de robotlarla tanıştı Haber

Ortaokul ve lise öğrencileri BTÜ’de robotlarla tanıştı

Ortaokul ve lise öğrencileri, Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) robot köpeklerden insansı robotlara kadar farklı teknolojileri yakından tanıma ve deneyimleme fırsatı buldu. "Robot Köpeklerle Geleceğe Adım: Yürüyen Teknolojiler" projesi kapsamında toplam 80 öğrenci dört farklı grup halinde BTÜ’de robotik teknolojilerle buluştu. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Mekatronik Mühendisliği Bölümü iş birliğinde hazırlanan "Robot Köpeklerle Geleceğe Adım: Yürüyen Teknolojiler" projesinin ilk etkinlik dönemi gerçekleştirildi. BTÜ Mimar Sinan Yerleşkesi robotik laboratuvarlarında düzenlenen programda, Bursa’da öğrenim gören ortaokul 7 ve 8. sınıf ile lise 9 ve 10. sınıf öğrencileri, geleceğin teknolojilerini üniversite ortamında deneyimledi. Proje kapsamında öğrenciler; otonom teknolojiler, yapay zekâ, robotik sistemler ve bacaklı robot teknolojileri hakkında hem teorik hem de uygulamalı eğitim aldı. Öğrencileri, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar da ziyaret ederek kendilerine başarılar diledi. Robot Köpekleri Kodlayarak Görevleri Tamamladılar Etkinlikler kapsamında öğrencilere robotik teknolojilerin temel çalışma prensipleri, sensör sistemleri ve bacaklı robotların programlanmasına ilişkin eğitimler verildi. Öğrenciler, geliştirdikleri algoritmaları öncelikle simülasyon ortamında test etti. Ardından BTÜ bünyesinde bulunan "Unitree Go2 Pro-EDU model bacaklı robot" üzerinde hazırladıkları kodları gerçek zamanlı olarak uygulama fırsatı yakaladı. Öğrenciler, dört kişilik takımlar halinde oluşturulan gruplarda kendilerine verilen görev ve senaryolar için çözümler geliştirdi. Kodlama çalışmaları sonucunda hazırlanan algoritmalar, gerçek ortamda oluşturulan pist üzerinde robot köpekler aracılığıyla test edildi. Böylece öğrenciler, teorik bilgilerini doğrudan uygulamaya dönüştürme deneyimi yaşadı. Farklı robotları öğrendiler Program kapsamında bacaklı robotların yanı sıra öğrenciler, BTÜ’nün robotik altyapısında bulunan farklı teknolojileri de yakından inceleme fırsatı buldu. NAO insansı robot, mobil robotlar ve endüstriyel robot kollarının çalışma prensipleri öğrencilere uygulamalı olarak tanıtıldı. Ayrıca TEKNOFEST takımlarının yürüttüğü çalışmalar ve geliştirdikleri teknolojiler hakkında da bilgi verildi. Üniversite laboratuvarlarında gerçekleştirilen etkinliklerle öğrenciler, robotik teknolojilerin yalnızca teorik yönünü değil, gerçek yaşamda kullanılan uygulamalarını da deneyimledi. Geleceğin mesleklerine erken adım Proje ile öğrencilerin henüz meslek seçimlerini yapmadan önce yapay zekâ, otonom sistemler ve robotik teknolojilerle tanışmaları hedefleniyor. Arama-kurtarma, güvenlik ve tehlikeli alanların tespiti gibi kritik görevlerde kullanılan bacaklı robotları yakından deneyimleyen öğrenciler, geleceğin teknolojilerine ilişkin farkındalık kazandı. Etkinlik süresince öğrencilerin algoritma geliştirme, kodlama ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesinin yanı sıra takım çalışması ve yenilikçi düşünme yetkinliklerinin artırılması amaçlandı. "Robot Köpeklerle Geleceğe Adım: Yürüyen Teknolojiler" projesi kapsamında toplam 80 öğrenci dört farklı grup halinde BTÜ’de robotik teknolojilerle buluştu. "Robot Köpeklerle Geleceğe Adım: Yürüyen Teknolojiler" başlıklı projenin yürütücülüğünü Dr. Öğretim Üyesi Ekrem Düven üstlenirken, Prof. Dr. Gökhan Gelen, Doç. Dr. Murat Peker, Dr. Öğretim Üyesi Selma Yılmazyıldız Kayaarma ve Araştırma Görevlisi Dursun Alp Kızılöz eğitici kadroda yer alıyor.

BTÜ hidrojen sistemlerinin ömrünü uzatacak yeni teknoloji geliştiriyor Haber

BTÜ hidrojen sistemlerinin ömrünü uzatacak yeni teknoloji geliştiriyor

BTÜ’de yürütülen projeyle, hidrojen üretiminde ve yakıt pillerinde kullanılan membranların daha dayanıklı hale getirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek yeni teknoloji sayesinde sistemlerin kullanım ömrünün uzatılması, enerji kayıplarının azaltılması ve güvenliğin artırılması amaçlanıyor. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), temiz enerji teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekliyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve Electrochemical Materials and Conversion (EMC-Lab) araştırma grubu lideri Enes Muhammet Can’ın yürütücülüğünü yaptığı "Polimer Elektrolit Yakıt Pilleri ve Polimer Elektrolit Su Elektrolizörleri İçin Atomik İncelikte h-BN Katman ile Yeni Nesil Yüksek Gaz Bariyerli Dayanıklı Polimer Elektrolit Membran Mimarilerinin Geliştirilmesi" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Projede, hidrojen üretiminde kullanılan su elektrolizörleri ile yakıt pillerinin daha uzun süre ve güvenli şekilde çalışmasını sağlayacak yeni bir membran teknolojisi geliştirilecek. Araştırmada BTÜ Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Yasin Altın da araştırmacı olarak görev alıyor. Hidrojenli sistemlerde membranlar çok önemli Hidrojen teknolojilerinde kullanılan membranların sistem içerisinde gazların birbirine karışmasını önleyen ve gerekli iyonların geçişini sağlayan önemli bir görev üstlendiğini dile getiren Proje Yürütcüsü Enes Muhammet Can, "Ancak zamanla membranlarda meydana gelen yıpranma, sistemlerin performansının düşmesine ve kullanım ömrünün kısalmasına neden olabiliyor. Özellikle hidrojen üretiminde kullanılan sistemlerde gazların istenmeyen şekilde birbirine geçmesi, hem enerji kaybına hem de güvenlik sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle membranların hem gaz geçişini sınırlandırması hem de sistemin verimli çalışmasına izin vermesi büyük önem taşıyor" dedi. Daha ince ama daha güçlü membran hedefleniyor Yürütecekleri projede, bu soruna çözüm olarak "hekzagonal bor nitrür (h-BN)" adı verilen özel bir malzeme kullanacaklarını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Can, "Atomik ölçekte çok ince olan bu malzemenin, membranın gaz geçişini azaltan bir bariyer görevi görmesini hedefliyoruz. Günümüzde güvenliği artırmak amacıyla daha kalın membranların kullanılması, sistemde iyonların hareketini zorlaştırarak verim kaybına neden olabiliyor. Biz burada membranı kalınlaştırmak yerine, çok ince bir h-BN tabakası kullanarak gazların geçişini azaltmayı amaçlıyoruz. Geliştireceğimiz yeni membran yapısının, sistemin veriminden mümkün olduğunca ödün vermeden gaz geçişini azaltması ve membranın daha yavaş yıpranmasını sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. Hidrojenin oksijen hattına karışması önlenecek Projenin önemli hedeflerinden birinin de su elektrolizörlerinde hidrojenin oksijen tarafına geçmesinden kaynaklanabilecek güvenlik risklerini azaltmak olduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Can, "Geliştirileceğimiz yeni teknolojiyle hidrojenin istenmeyen şekilde oksijen hattına sızmasının azaltılması ve böylece patlama riskinin düşürülmesini hedefliyoruz. Bunun yanında membranın kullanım ömrünün uzatılmasıyla sistemlerin daha uzun süre çalışması ve bakım ile yenileme maliyetlerinin azaltılmasını amaçlıyoruz" dedi. Yeşil hidrojen için yerli çözüm Projenin, Türkiye’nin temiz enerji alanındaki teknolojik altyapısına da katkı sağlaması beklediğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Enes Muhammet Can, "Geliştirileceğimiz membran teknolojisinin başarılı olması halinde, daha dayanıklı ve güvenli hidrojen sistemlerinin geliştirilmesinin önünün açılması hedefleniyor. Projemizin uygulanması ile daha uzun ömürlü membranlar sayesinde sistem maliyetlerinin azalmasını, operasyonel güvenliğin en üst düzeye çıkarılmasını ve ülkemizin temiz enerji altyapısının yerli imkânlarla güçlendirilmesini bekliyoruz" dedi. Rektör Çağlar: Yeşil dönüşüme katkı sağlayacak BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitenin sürdürülebilirlik ve yeşil enerji alanındaki araştırmalara önem verdiğini belirterek, "Akademisyenlerimiz tarafından geliştirilen bu proje, ileri malzeme teknolojilerinin mühendislik uygulamalarında kullanılmasına yönelik önemli bir çalışma niteliği taşıyor. Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı hedefleriyle de uyumlu olan ve daha dayanıklı hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak bu araştırmanın, hem ülkemizin enerji altyapısına hem de dışa bağımlılığın azaltılmasına değerli katkılar sunacağına inanıyorum. Projede görev alan akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum" diye konuştu.

BTÜ'den fındık posasını değere dönüştürecek TÜBİTAK projesi Haber

BTÜ'den fındık posasını değere dönüştürecek TÜBİTAK projesi

BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu'nun yürütücülüğünü üstlendiği “Ultrason Destekli Üç Fazlı Bölümleme (TPP) Yöntemiyle Fındık Küspesinden Protein, Yağ ve Polisakkaritlerin Eşzamanlı Ekstraksiyonu ve Geleneksel Yöntemle Karşılaştırılması” başlıklı proje, fındık posasının daha verimli değerlendirilmesini sağlayarak hem gıda sektörüne hem de sürdürülebilir üretime katkı sunmayı amaçlıyor. Türkiye, dünyanın en büyük fındık üreticilerinden biri. Ancak fındık yağı üretildikten sonra geriye kalan posa, çoğunlukla düşük değerli bir ürün olarak hayvan yemi şeklinde kullanılıyor. Oysa bu posa protein, sağlıklı yağlar ve lif benzeri polisakkaritler açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip. BTÜ'de yürütülecek projeyle, bu değerli bileşenlerin tek bir işlemle ayrıştırılması ve yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Araştırmada, ses dalgalarından yararlanan ultrason destekli özel bir yöntem kullanılacak. Bu yöntem sayesinde fındık posasının içindeki protein, yağ ve diğer faydalı bileşenlerin daha kısa sürede ve daha yüksek verimle elde edilmesi amaçlanıyor. Araştırmacılar ayrıca bu yeni yöntemin başarısını, bugün kullanılan geleneksel yöntemlerle karşılaştırarak hangi yöntemin daha verimli olduğunu bilimsel olarak ortaya koyacak. Projeden elde edilecek proteinin, yağ ve diğer doğal bileşenlerin bitki bazlı gıdalar, fonksiyonel gıdalar ve farklı biyoteknoloji uygulamalarında kullanılabileceği belirtien Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Sarıcaoğlu, “Araştırmanın, hem fındık sektöründe oluşan yan ürünlerin değerlendirilmesine hem de çevre dostu ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz. Ayrıca, düşük değerli bir atığın yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesiyle ülke ekonomisine de yeni fırsatlar sunmayı hedefliyoruz” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak bilimsel araştırmaları toplumun ve sanayinin ihtiyaçlarına çözüm üreten projelere dönüştürmeye önem verdiklerini belirterek, "Tarımsal üretim sırasında ortaya çıkan yan ürünlerin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi, hem sürdürülebilirlik hem de ülkemizin ekonomik kalkınması açısından büyük önem taşıyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen bu proje de fındık gibi ülkemiz için stratejik öneme sahip bir ürünün atık olarak görülen kısmını ekonomiye kazandırmayı hedefliyor. Üniversitemizin araştırma odaklı yaklaşımını yansıtan bu değerli çalışmayı yürüten akademisyenimizi ve ekibini tebrik ediyor, projenin bilim dünyasına ve ülkemize önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi.

Bursa Teknik'te sporun kazananları ödüllerine kavuştu Haber

Bursa Teknik'te sporun kazananları ödüllerine kavuştu

BTÜ’de, akademik ve mesleki gelişimi destekleyen eğitim faaliyetlerinin yanı sıra öğrenci ve personelin sosyal yaşamına katkı sunan etkinlikler de aralıksız sürüyor. Bu kapsamda geleneksel olarak düzenlenen “12. Rektörlük ve Gençlik Kupası Spor Turnuvaları”nda dereceye giren takım ve sporcular için ödül töreni gerçekleştirildi. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen törene; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, Genel Sekreter Selim Uzun, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, satranç ve bilek güreşi branşlarında 600’e yakın personel ve öğrencinin yarıştığını söyledi. Turnuvaya katılan ve ödül alan tüm takımları tebrik eden Rektör Çağlar, “Üniversiteler yalnızca akademik başarının değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve sportif gelişimin de merkezidir. Rektörlük ve Gençlik Kupası Spor Turnuvaları ile öğrencilerimiz ve personelimiz arasında birlik, beraberlik ve takım ruhunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz. BTÜ olarak öğrencilerimizin ve personelimizin her alanda gelişimini desteklemeye devam edeceğiz” dedi. 12. Rektörlük ve Gençlik Kupası Spor Turnuvaları, 2 Nisan 2026 – 8 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Karşılaşmalara, 6 branşta 600’e yakın öğrenci ve personel katıldı. Sporcular, futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, satranç ve bilek güreşi branşlarında kıyasa yarıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.