Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Btso

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Btso haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Btso haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’dan Viyana’ya; G20 zirvesi öncesi iş dünyası buluştu Haber

Bursa’dan Viyana’ya; G20 zirvesi öncesi iş dünyası buluştu

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD), 16-18 Eylül 2026 tarihlerinde Viyana’da gerçekleştirilecek G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvesi 2026 öncesinde BTSO ev sahipliğinde Bursa iş dünyasını "Bursa İş Dünyası Buluşması"nda bir araya getirdi. Program kapsamında; küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerin iş dünyasına etkileri, girişimcilik ekosisteminin geleceği, genç iş insanlarının uluslararası platformlardaki rolü ve yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. TÜGİAD’ın düzenlediği, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Bursa İş Dünyası Buluşması"nda küresel ekonomi, girişimciliğin geleceği ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı. TÜGİAD Bursa Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelde, TÜGİAD Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Kahveci açılış konuşmasını gerçekleştirirken, Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan moderatörlüğünde TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım ile BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay değerlendirmelerde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa Bursa iş dünyasının yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu başkanı ve temsilcisi, iş insanı, girişimci ve sektör temsilcisi katıldı. Başkan Burkay’dan yapay zeka, dijital dönüşüm vurgusu BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise küresel ekonomide yeni nesil teknolojilerin payının her geçen yıl hızla arttığına dikkat çekerek, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesinin köklü üretim kültüründen ve yıllardır sürdürülen sanayi dönüşümünden beslendiğini belirten Burkay, pandemi sonrasında özellikle küresel rekabetin yoğun olduğu sektörlerde önemli zorluklarla karşılaşıldığını ifade etti. Bu zorlukların aşılması ve şirketlerin üretim gücünün daha sürdürülebilir hale getirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Burkay, mevcut üretim kapasitesinin korunmasının yanı sıra yapay zekâ, dijital dönüşüm ve yeni nesil teknolojiler alanlarında güçlü bir dönüşüm gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Genç girişimcilerin küresel ekonomideki rolü güçleniyor TÜGİAD’ın G20 Genç Girişimciler İttifakı kapsamında Viyana’da gerçekleştireceği zirvenin de bu dönüşüm açısından son derece değerli olduğunu belirten Burkay, genç girişimcilerin küresel ekonomi içerisindeki rolünün giderek güçlendiğine dikkat çekti. Türkiye’nin genç girişimcilik potansiyelinin uluslararası platformlarda temsil edilmesinin yeni iş bağlantıları, yatırım fırsatları ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Burkay, TÜGİAD’ı bu önemli organizasyonu Bursa ve Türkiye’nin genç iş dünyasının gündemine taşıdığı için tebrik etti. Bursa’nın güçlü üretim altyapısı ile genç girişimcilerin yenilikçi bakış açısının bir araya gelmesinin Türkiye’nin küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını belirten Burkay, G20 Genç Girişimciler İttifakı gibi uluslararası platformlarda Türkiye’nin daha güçlü şekilde temsil edilmesi gerektiğini vurguladı. "Bursa’dan Viyana’ya güçlü bir vizyonla ilerliyoruz" Programın açılışında konuşan TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Kerem Kahveci, Viyana’da gerçekleştirilecek G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvesi’ne uzanan süreçte Bursa’nın üretim gücünü küresel fırsatlarla buluşturmayı, genç girişimcilerin önünü açmayı ve yeni iş birliklerinin temellerini atmayı hedeflediklerini söyledi. TÜGİAD’ın 40 yıllık birikimiyle genç iş insanlarının ulusal ve uluslararası platformlarda güçlü şekilde temsil edilmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Kahveci, "Bursa’dan Viyana’ya" ifadesinin yalnızca iki şehir arasındaki bir yolculuğu değil, Bursa’nın üretim gücünü, girişimcilik kültürünü, sanayi tecrübesini ve ihracat kabiliyetini küresel platformlara taşıyan bir vizyonu ifade ettiğini vurguladı. Dünyada yapay zekâ, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretteki değişimlerle birlikte iş yapma biçimlerinin hızla dönüştüğüne dikkat çeken Kahveci, genç girişimcilerin bu dönüşümün önemli aktörleri olduğunu ifade etti. Genç girişimcilerin finansmana, bilgiye, teknolojiye ve uluslararası pazarlara erişebileceği güçlü bir ekosistem oluşturulması gerektiğini belirten Kahveci, kamu kurumları, odalar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. "Bursa’nın üretim gücünü dünyaya taşıyacağız" Panelde konuşan TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kültürü ve girişimcilik kapasitesiyle Türkiye’nin dünyaya açılan önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. TÜGİAD’ın Bursa Şubesi ile kurduğu güçlü iş birliğinin, kentin üretim kapasitesinin ulusal ve uluslararası ağlarla buluşturulması açısından büyük önem taşıdığını belirten Yıldırım, Bursa’yı TÜGİAD’ın önemli yapı taşlarından biri olarak gördüklerini ifade etti. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, yapay zekâ ve teknolojik dönüşümün üretim modellerini değiştirdiği, yeşil dönüşüm ve jeopolitik gelişmelerin rekabet şartlarını yeniden belirlediği bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Yıldırım, Türkiye’nin yalnızca daha fazla üretmeye değil; daha yüksek katma değer üretmeye, teknoloji geliştirmeye, markalaşmaya ve küresel karar mekanizmalarında daha güçlü yer almaya odaklanması gerektiğini vurguladı. TÜGİAD’ın 40 yılı aşkın birikimiyle genç iş insanlarının ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesi için çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Yıldırım, 16-18 Eylül tarihlerinde Viyana’da gerçekleştirilecek G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvesi’nin Türk girişimciliğinin küresel ölçekte tanıtılması ve yeni uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Zirvenin dünyanın farklı ülkelerinden girişimcileri, iş dünyası liderlerini ve uluslararası kuruluşları bir araya getireceğini ifade eden Yıldırım, organizasyonu yalnızca bir zirve olarak değil, Türkiye’nin girişimcilik gücünü dünyaya taşıyacak önemli bir platform olarak değerlendirdiklerini söyledi. Bursa’nın üretim gücü ile genç girişimcilerin yenilikçi bakış açısının birleşmesinin Türkiye’nin küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını belirten Yıldırım, Bursa’dan Türkiye’ye, Türkiye’den Avrupa’ya ve Avrupa’dan dünyaya uzanan daha güçlü bir girişimcilik hikâyesinin birlikte yazılabileceğini vurguladı.

Matlı: “Öncelikle Bursa’daki üyelerimizden alımı destekleyeceğiz. Oda olarak üyemize rakip olmayacağız.” Haber

Matlı: “Öncelikle Bursa’daki üyelerimizden alımı destekleyeceğiz. Oda olarak üyemize rakip olmayacağız.”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Vişne Caddesi’ndeki dükkanları ziyaret ederek oda üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle birebir görüştü. Bursa’daki üreticiler arasında daha güçlü bir ticaret ağı kurulması gerektiğini belirten Matlı, fuar katılımlarının bağlantıya, siparişe ve kalıcı ticarete dönüşmesinin önemine dikkat çekti. Bölgedeki üreticilerle yenen öğle yemeğine Bursaspor Başkanı Enes Çelik de katıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Yıldırım’daki Vişne Ticaret Bölgesi’ni ziyaret etti. Cadde üzerindeki dükkanları tek tek gezen Matlı, BTSO üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde işletmelerin yaşadığı sorunlar, bölgenin ihtiyaçları ve ticaretin geliştirilmesine yönelik beklentiler ele alındı “Oda üyelerimiz yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmayacak” Bursa’nın üretim gücünün yalnızca organize sanayi bölgeleri ve büyük fabrikalar üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Matlı, kentin farklı bölgelerindeki atölyelerin, mağazaların ve küçük işletmelerin de üretim ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Matlı, şunları kaydetti: “Bursa’nın gerçek üretim gücünü görmek istiyorsak sahaya çıkmak, dükkanın kapısından içeri girmek ve üyemizi kendi işinin başında dinlemek zorundayız. Vişne Caddesi, üretimle ticaretin iç içe geçtiği önemli merkezlerimizden biri. Buradaki işletmelerimizin sorunlarını çözmeden ve potansiyelini harekete geçirmeden Bursa’nın bütüncül kalkınmasından söz edemeyiz.” BTSO’nun üyeye uzaktan bakan değil, doğrudan sahada hizmet veren bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayan Matlı, oda üyelerinin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmaması gerektiğini ifade etti. “Fuara katılmak yetmez, ticaret üreteceğiz” Bursa iş dünyasının bakanlıkların sunduğu proje, destek ve iş birliği olanaklarından daha etkin yararlanacağını belirten Matlı, fuar katılımlarında sonucun esas alınması gerektiğini söyledi. Fuarda yalnızca stant açmanın veya ziyaret gerçekleştirmenin yeterli olmadığını dile getiren Matlı, bu faaliyetlerin yeni bağlantılara, siparişlere ve sürdürülebilir ticari ilişkilere dönüşmesi için çalışacaklarını ve bu konuda çözümler geliştirdiklerini belirtti. Bursa’daki üreticilerin birbirlerinin ürünlerinden, kapasitelerinden ve ihtiyaçlarından yeterince haberdar olmadığını belirten Matlı, kent içinde daha güçlü bir üretici ve tedarik ağı olan Bursa İş Ağı kurulacağını söyledi. Evlerinde üretim yaparak ekonomiye katkı sağlayan kadınların da bu sistemin dışında bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. “Önce Bursa’daki kendi üreticimizi destekleyeceğiz” Bursa’nın ticari gücünü büyütmenin yolunun, kent içinde üretilen ürünlerin daha görünür ve ulaşılabilir hâle gelmesinden geçtiğini belirten Matlı, Bursa’ya gelen ziyaretçilere de kentin üretim çeşitliliğinin doğru biçimde gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kentteki kurumların ve işletmelerin satın alma tercihlerinde Bursa’da üretilen ürünlere öncelik vermesinin önemine dikkat çeken Matlı, şöyle konuştu: “Öncelikle kendi evimizdeki siparişleri tamamlamamız, kendi üreticimizi desteklememiz gerekiyor. Bursa nasıl gelinin geldiği, misafirin ağırlandığı bir şehir ise Bursa’da üretenleri de Bursa’daki üretici ekosisteminin içerisine dahil etmemiz lazım. Ayrıca, BTSO’nun kendi üyesine rakip olmaması lazım.” Matlı, Bursa’daki küçük üreticiden sanayiciye, kadın girişimciden esnafa kadar bütün kesimlerin birbirleriyle ticaret yapabileceği daha güçlü bir ekonomik ekosistem kurulması gerektiğini söyledi. “BTSO’nun imkânları üyeye sonuç olarak dönecek” BTSO’nun iş dünyasının kullanımına sunabileceği önemli kaynaklara ve imkânlara sahip olduğunu belirten Matlı, bu kaynakların üyeler için daha erişilebilir ve sonuç odaklı kullanılması gerektiğini kaydetti. Özellikle fuarlara katılan işletmelerin organizasyon öncesinde hazırlanması, doğru alıcılarla buluşturulması ve fuar sonrasında ticari sonuçlarının takip edilmesi gerektiğini ifade eden Matlı, “Gördüğümüz eksiklikleri gidererek, şehrin sahip olduğu potansiyelin boşa gitmesine izin vermeyeceğiz” dedi. “Bursa’nın başarısının arkasında üreten insanlar var” Bursa’nın bugünkü ekonomik gücünün, kentte yaşayan ve yıllardır emek veren insanların eseri olduğunu belirten Matlı, bir Bursa evladı olarak şehrin elde ettiği başarılardan gurur duyduğunu söyledi. Bursa’da üretim yapan firmaların, emek veren insanların ve büyük çabalarla oluşturulan markaların daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Matlı, Bursa markalarının yalnızca kent içinde değil, Türkiye’nin bütün bölgelerinde ve dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşınacağını belirtti. Dükkan ziyaretlerinin ardından Özer Matlı, bölgede düzenlenen öğle yemeğinde oda üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle aynı sofraya oturdu. Buluşmaya Bursaspor Başkanı Enes Çelik de katıldı. Enes Çelik: “Özer Matlı, en yakın destekçilerimizden biri oldu” Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kulübün 3. Lig’den başlayan yeniden ayağa kalkma sürecinde Özer Matlı’nın en yakın destekçilerinden biri olduğunu söyledi. Bursaspor’un büyük bir belirsizlik içerisinde zorlu bir yolculuğa çıktığını belirten Çelik “Bu kolay bir şey değil. Sonunu görmediğimiz bir yola çıktık. Allah’a şükürler olsun, artık Bursaspor’un yeşilini yeniden görebiliyoruz” dedi. Takımın sezona iyi başladığını ifade eden Çelik, Bursaspor’un sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacağına inandığını dile getirdi. “Bursaspor’a sahip çıkmak Bursa’ya sahip çıkmaktır” Özer Matlı ise Bursaspor’un yalnızca bir spor kulübü değil, Bursa’nın ortak hafızası, heyecanı ve dünyaya açılan en güçlü yüzlerinden biri olduğunu belirtti. Matlı, “Bir değere sahip çıkmak, yalnızca başarı günlerinde yanında durmak değildir. Asıl sorumluluk zor zamanda ortaya çıkar. Biz Bursaspor’un yeniden ayağa kalkma mücadelesinde üzerimize düşeni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bursaspor’a sahip çıkmak, Bursa’ya sahip çıkmaktır” diye konuştu. Vişne Caddesi’ndeki ziyaretin ve öğle yemeğinde kurulan sofranın Bursa’ya ilişkin yönetim anlayışlarını yansıttığını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün dükkanında üreten üyemizle de Bursa’nın ortak değeri Bursaspor için sorumluluk alanlarla da aynı sofradayız. Bursa’nın üretimini, ticaretini ve kent aidiyetini aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. Üreteniyle, esnafıyla, iş insanıyla ve Bursaspor’uyla Bursa birlikte güçlenecek, birlikte ileri gidecek.”

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, "Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz" dedi. "Teknoloji değişiyorsa beceriler de değişecek" İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, "Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. "GUHEM lisemizi 15 Eylül'de açıyoruz" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, "Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz" dedi. Yeni uygulamanın "uzatılmış staj" olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. "Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz." diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, "Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak" sözleriyle açıkladı. Özvar, "Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum" dedi. Vali Ayyıldız: "Gençler geleceğe daha donanımlı hazırlanacak" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, "Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz." dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Eğitim programları sektörle birlikte oluşturulacak Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu Haber

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu

Bursa ekonomisine 2040 perspektifi: 6 dönüşüm ekseni, 28 büyük hamle, 46 somut çözüm Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa basınının yoğun katılım gösterdiği NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040”ı kamuoyuna açıkladı. Matlı, Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü teknolojiye, markaya, yeni pazarlara ve kalıcı refaha taşıyacak bütüncül bir yönetim sistemi ortaya koydu. 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmelerin, 300 saati aşan toplantıların ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla hazırlanan plan; 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözümden oluşuyor. Matlı, 2040’ın Bursa’nın uzun vadeli ekonomik yönünü, 2026-2030 döneminin ise ilk uygulama, sonuç alma ve hesap verme programını ifade ettiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in küresel kent dönüşümlerinde tercih ettiği süre olan 15 yıllık bir dönemi temel aldıklarını beyan eden Matlı, basın toplantısına Kapalıçarşı’da başlayan yolculuklarını sanayinin kalbinde sürdürdüklerini belirterek başladı. Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. “Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki farktır. İsraf doğru kaynağı, yanlış önceliğe bağlamaktır. ” Konuşmasında mevcut BTSO yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini söyledi. TEKNOSAB’ın doluluk oranının on yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını, yeni genişleme alanı diye duyurulan yerlerin, görselde olduğunu varlığında o alana tüm söylenenlerin sığmayacağını ancak hızlıca yapılan şeylerin üyenin ihtiyaçlarını çözmediğini belirten Matlı, fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını ifade etti. Matlı, şöyle konuştu: “Bu bir kişisel polemik değildir. Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki açık farktır. Mevcut anlayış proje sayısını, bina büyüklüğünü ve faaliyetleri anlatıyor. Biz, üyemizin kazandığı zamanı, azalan maliyetini, ulaştığı finansmanı, yeni müşterisini ve cirosunu anlatacağız. İsraf yalnızca fazla para harcamak değildir. Doğru kaynağı yanlış önceliğe bağlamak da israftır. Eski vaatleri yeniden açıklamak ise Bursa’nın zamanını ve güvenini israf etmektir.” Göreve geldiklerinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve her yatırımın ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını belirten Matlı, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini ve BTSO kaynaklarının 60 bin üyenin rekabet gücüne yönlendirileceğini vurguladı. Birinci eksen: Üyenin önündeki engeller kaldırılacak, cebi rahatlatılacak İlk eksen dönüşümün önündeki engelleri kaldır. Bu kapsamda, BTSO artık üyeyi binasına çağıran değil, ilçeye, çarşıya ve sanayi sitesine giderek hizmet veren bir kurum olacak. Mevcuttaki mobil uygulama geliştirilerek BTSO ONE üzerinden üye, başvurusunu tek yerden yapacak ve sonucunu telefonundan izleyecek. Faaliyet belgesi ve yılda beş temel belge ücretsiz verilecek, aidatlar düşürülecek. Nefes Kredileri yeniden başlayacak, Finansmana Erişim Merkezi kredi ve teşvik başvurularını üye adına takip edecek. Birlikte Alım modeliyle enerji, lojistik ve ortak girdilerde 60 bin üyenin satın alma gücü birleştirilerek maliyetler düşürülecek. Ankara Masası ise üyelerin başkentteki ofisi olacak. İkinci eksen: Geleceği planlayan bir anlayış İkinci eksen ise dönüşümü planla. Bu eksenin ve dönüşümün merkezinde bulunan Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, kentin firmalarını, ürünlerini, üretim gücünü ve yatırım ihtiyaçlarını canlı bir envanterde toplayacak. İşletmeler Check Up 360° ile hangi alanda geri kaldığını görecek; Bursa Dönüşüm Pusulası ile hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacağını bilecek. Sektör Gelecek Laboratuvarları ve Gelecek İşleri Gözlemevi, önümüzdeki 10 yılın teknolojilerini, pazarlarını ve mesleklerini belirleyecek. Böylece hem firmalar yanlış yatırımdan korunacak hem de Bursa’nın eğitim, üretim ve yatırım kararları gerçek ihtiyaca göre alınacak. Üçüncü eksen: Üyenin parasını, ona kazanca dönüştürecek bir yapıya yön ver. Üçüncü eksen ise dönüşüme yön ver, üyenin ticaretini bilgiyle ilişkiyle ve teknoloji ile geliştir. Dönüşüme yön ver: Üyenin ticaretini bilgi, ilişki ve teknolojiyle geliştir. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçları Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi ve KOBİ’lerle buluşturulacak; Bursa’da oluşan talebin daha büyük bölümü Bursa’da ciroya dönüşecek. BursaLink 365, Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri kuruluşlarını ve uluslararası oda bağlantılarını üyeler için çalışan ticaret koridorlarına çevirecek. Bursa Trade Cloud firmaların ürünlerini yılın 365 günü alıcıların karşısına çıkarırken, BAK! Bursa Alışveriş Kartı şehrin harcamasını Bursa işletmelerine yönlendirecek. Bursa Global ise firmayı alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden finansmana ve güvenli tahsilata kadar destekleyecek. Bursa Yaşam Ekonomisi ile çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörleri de bu ticaret sisteminin güçlü bir parçası olacak. Dijital Çarşı 4.0, esnafın ürünlerini katalogdan ödemeye ve teslimata kadar çalışan bir dijital satış sistemine taşıyacak. Bursa Gastronomi Ağı; yerel üreticileri, tedarikçileri, restoranları ve otelleri buluşturarak Bursa’nın lezzetini yeni müşteriye ve gelire dönüştürecek. Bursa Deneyim Rotası; tarih, termal, sağlık, Uludağ, doğa, spor, zanaat, ipek, alışveriş ve gastronomiyi konaklamalı paketlerde birleştirerek ziyaretçinin şehirde daha uzun kalmasını ve daha fazla Bursa işletmesinden alışveriş yapmasını sağlayacak. Kongre, fuar ve festivaller konaklama, ulaşım, gastronomi ve çarşıyla birlikte planlanacak; Hizmet İhracatı Hattı ise sağlık, eğitim, lojistik, yazılım ve danışmanlık firmalarını yeni pazarlara taşıyacak. Böylece başarı, yapılan toplantı ve ziyaretlerle değil; üyeye kazandırılan müşteri, geceleme, sipariş, ihracat ve ciroyla ölçülecek. Dördüncü eksen: Kente entegre üretim ekosistemi, eğitim yapıları ve vizyon projeler Dördüncü eksen, Bursa için doğru bir üretim ekosistemi kurarak dönüşümün altyapısını yapmak üzerine kurulu. Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri kurulacak. Bu alanların yanında 50 ila 100 hektarlık ticaret bölgeleri, ortak showroomlar, ofisler, depolar ve lojistik merkezleri yer alacak. Yeni küçük sanayi siteleri üretim ekosistemine bağlı biçimde planlanırken mevcut siteler Sanayi Siteleri 4.0 ile deprem, yangın, enerji, internet, atık ve lojistik bakımından yenilenecek. Beşevler’de kurulacak UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ise gençleri doğrudan sanayinin içinde ustalarla, modern atölyelerle ve istihdam imkânlarıyla buluşturacak. Vizyoner bir proje: Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi, Gemlik, Mudanya- Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını tek turizm ve ticaret rotasında birleştirecek. Marina yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olmayacak; otellerden restoranlara, çarşılardan ulaşıma ve deniz sporlarına kadar yeni bir kıyı ekonomisi oluşturacak. Proje, üyeye rakip olmayacak; mevcut esnafın ve işletmelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini büyütecek. Beşinci eksen: Teknoloji fabrikada çalışacak, ürüne ve gelire dönüşecek Beşinci eksen ise dönüşümü kalıcı kılmak için üretilecek gelişmeler olacak. BUTEKOM X ile Bursa’nın test ve laboratuvar gücü tekstilden mobiliteye, medikalden robotiğe ve yeşil teknolojilere açılacak. Bursa Dönüşüm Kampüsü firmalara ortak Ar-Ge, pilot üretim ve dijital ikiz imkânı sunacak. Factory AI Bursa ile yapay zekâ seminerlerde anlatılmak yerine kalite kontrol, bakım, üretim planlama ve enerji yönetiminde fabrika hattında çalışacak. TechBridge Europe Avrupa’dan şirket alımı ile dünyadaki teknolojiyi Bursa’ya taşırken BUTGEM Next geleceğin becerilerine sahip çalışanlar yetiştirecek. Bursa IP, TalentCloud ve Venture Studios ile fikirler patente, yetenek işe, sektör sorunları ise satılabilir ürünlere ve yeni şirketlere dönüşecek. Altıncı Eksen: Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040, açıklanıp rafa kaldırılan sabit bir proje listesi olmayacak. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdam düzenli olarak ölçülecek. Sonuç veren projeler büyütülecek, vermeyenler yeniden tasarlanacak veya durdurulacak. Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, gıda, sağlık ve turizm gücü; yeni nesil mobilite, ileri malzeme, medikal teknoloji, robotik, biyoekonomi, yeşil teknoloji, endüstriyel yazılım ve deneyim ekonomisine taşınacak. Bursa Lojistik Akıl Ağı üretimi limandan son kilometreye hızlandırırken, Yaşanabilir Bursa Ekonomi Standardı büyümenin suya, havaya, ulaşıma ve yaşam kalitesine zarar vermemesini güvence altına alacak. “Vizyon 2040 Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Özer Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir tarafta 13 yılın sonunda ertelenen, yeniden açıklanan ve birbirinden kopuk projeler var. Diğer tarafta geçmişte üretilen değerleri koruyup yükselten, yenisini doğru ihtiyaca göre ekleyen ve bütün kaynakları 60 bin üye için çalıştıran bütüncül bir sistem var. Bursa yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretecek; teknoloji, tasarım, marka, yazılım ve fikrî mülkiyet satacak. KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.” “Benim yanımda KOBİ’ler ve en önemlisi korkmayan gençler var” BTSO seçimleri sürecinde, seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını, kaybedecekleri şeyi çok olanların, karşılarına kimse aday çıkmasın diye ellerinden geleni yapmaya çalıştığını anlatan Özer Matlı “Biz bu yola Bursa sevgisi için çıktık. 60 Bin üyenin parasını savunmak, onların gelişimini ve kalkınmasını sağlamak için çıktık. Benim yanımda 60 Bin üye var. Benim yanımda korkmayan gençler var. Korkuları, baskı yapmalarına yol açıyor. Sormak lazım bu kadar korktukları ne? Perşembe gününe seçim koyduracak kadar, katılım az olsun diye uğraşacak kadar korktukları şey ne? Bizim önerimiz iyi ki oldu da seçim Fuar Alanı’nda yapılacak. Yoksa yine üyemizim demokratik hakkını elinden almak için zorlaştıracaklardı.” dedi. Proje detaylarına ve videolarına: https://ozermatli.com.tr/donusum-plani adresinden ulaşılabilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’da talebin 5 kat arttığını söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinin itici gücü olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bursa, Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, toplantıda küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve meclis üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile Bakanlık bürokratları da katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, "Burada, bu tarihi ve köklü kurumun çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bursa’nın bu üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki yeri, inşallah bundan sonra oynayacağı rol, ülkemizin daha büyük ve daha güçlü, daha müreffeh bir ülke olma noktasında en önemli kaynaklardan bir tanesi." dedi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, Bursa’nın enerji talebindeki yükselişin Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, "Türkiye’nin enerji talebi son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’nın talebi 5 kat arttı. Bursa, Türkiye’nin büyümesinin itici gücü. İşte size bir rakam. Dolayısıyla Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. Artan enerji talebiyle birlikte enerji arz güvenliğinin de kritik bir konu haline geldiğini vurgulayan Bayraktar, tüm ülkelerin enerjiyi ucuz ve kesintisiz şekilde karşılamak için büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin önemli açmazlarından birinin enerjide dışa bağımlılık olduğunu ifade eden Bayraktar, bunun cari açık üzerinde de önemli bir etkisi bulunduğunu söyledi. "Türkiye’yi mutlak surette enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım. Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir." diyen Bayraktar, enerjinin olmadığı bir ortamda sanayinin çarklarının ve ekonominin duracağını belirtti. Türkiye’nin bugün kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini kaydeden Bayraktar, "Bunu azaltacağız ve inşallah Türkiye’yi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı bir ülke, teknolojide ve kaynakta bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Bizim Kızılelma’mız bu" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 70 yıllık nükleer enerji hayalinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile gerçeğe dönüştüğünü belirten Bayraktar, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Akkuyu’da Bursa sanayisinin de önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Bayraktar, Bursalı sanayicilerin ürettiği ekipmanların santralde kullanıldığını ifade etti. Santralde inşaatla birlikte yerlilik oranının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünün yalnızca enerji kaynağının yerlileştirilmesiyle sınırlı olmadığını, enerji ekipmanlarının da Türkiye’de üretilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendiren, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını azami ölçüde kullanan, enerjisini verimli değerlendiren, petrol ve doğal gazını yurt içinde ve yurt dışında arayan, madenlerini ise katma değerli ürünlere dönüştüren güçlü bir ekonomi hedeflediğini belirten Bayraktar, bu hedefin Bursa sanayisiyle birlikte gerçekleştirileceğine inandığını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisinin teknoloji, dijitalleşme ve yeni üretim modelleriyle köklü bir dönüşümden geçtiğini belirterek, bu dönüşümün ortak paydasında enerjinin bulunduğunu söyledi. Teknolojiden sanayiye, ulaşımdan lojistiğe kadar ekonominin tüm çarklarının güçlü ve kesintisiz bir enerji altyapısıyla döndüğünü ifade eden Burkay, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerde de enerjide ortaya çıkabilecek bir darboğazın üretimden ticarete kadar bütün dengeleri nasıl etkileyebileceğine bir kez daha tanık olduk. Bu nedenle enerjiyi konuşurken aslında üretim gücümüzü, ekonomik bağımsızlığımızı ve ülkemizin geleceğini konuşuyoruz" dedi. Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Burkay, coğrafyadaki savaşlara ve küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin enerjiyi üreten, depolayan, yöneten ve uluslararası projelerde söz sahibi olan stratejik bir merkeze dönüştüğünü söyledi. Burkay, "Türkiye, bu gerçekliği en doğru şekilde okuyan ve geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasındadır. Bu noktada Türkiye Petrollerimizin geçen ay Kerkük’teki üretim faaliyetlerine ortak olmasını da enerji politikalarında ulaştığımız yeni seviyenin en somut örneklerinden biri olarak görüyorum. Bu tarihi anlaşmanın ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Elde ettiğimiz kazanımlar için de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Bakanımıza iş dünyamız adına şükranlarımızı sunuyorum" diye konuştu. Sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli, sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetlerle enerjiye ulaşmak olduğunu ifade eden Burkay, firmaların kendi enerjisini üretmesini kolaylaştıran, yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik eden ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına cevap veren çalışmaların büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle üretim merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılayacak iletim altyapısının güçlendirilmesinin rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını belirten Burkay, lisanssız elektrik üretiminde uygulanan saatlik mahsuplaşma sisteminin sanayi tesislerinin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınmasını istedi. OSB sınırları dışındaki öz tüketim yatırımlarına yönelik mevzuat esnekliklerinin sağlanmasının da iş dünyasının kritik beklentileri arasında bulunduğunu kaydeden Burkay, akaryakıt sektöründeki bayi kâr marjlarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da sektör temsilcilerinin öncelikli taleplerinden biri olduğunu dile getirdi. İstişare ve ortak aklın BTSO’nun yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Burkay, dört yıldır sürdürülen Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında hayata geçirilen BTSO KOBİ Diyalog uygulamasının 60 bin üyenin tamamını kapsayacağını söyledi. Meclis ve Komite Bilgi Sistemi’nin bu yeni uygulamayla tüm üyelere açılacağını belirten Burkay, "Üyelerimiz komitelerimizin karar alma süreçlerine dijital ortamda doğrudan katkı sunabilecek. Sahadan gelen görüş, ihtiyaç ve önerileri daha düzenli takip ederek ortak aklı daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Üyemizin sesini, komitelerimizin gücüne dönüştürüyoruz." dedi. BTSO Diyalog’un ilerleyen aşamalarında ortak satın alma, kapasite paylaşımı, firmalar arası ticaret ve iş birliği fırsatlarının da üyelerin kullanımına sunulacağını ifade eden Burkay, uygulamanın BTSO’nun 60 bin üyesiyle yılın 365 günü iletişim halinde olan daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını kaydetti. Sanayinin geleceğini uzun vadeli bir vizyonla planladıklarını belirten Başkan Burkay, bu vizyonun en önemli eserinin TEKNOSAB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın yüksek teknolojili üretim kimliği, lojistik imkanları, otoyol, demiryolu ve liman bağlantıları, yenilenebilir enerji altyapısı ve fiber optik donanımlarıyla Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, bölgede hayata geçirilen Batı Transformatör Merkezi gibi stratejik yatırımların da kesintisiz enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunduğunu kaydetti. TEKNOSAB merkezli dönüşümün yeni halkasının KOBİ OSB olduğunu belirten Burkay, "Bursa iş dünyası olarak toplamda 36 milyar dolarlık dış ticaret gücüne sahipsek, otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve gıdaya kadar her alanda dünyayla yarışabiliyorsak, bu başarının omurgasında KOBİ’lerimizin olduğunu da çok iyi biliyoruz." dedi. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış, lojistik imkanları yetersiz alanlarda üretim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Burkay, KOBİ OSB projesine gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Burkay, "Daha projenin duyurulmasının üzerinden iki hafta bile geçmeden 2 bin 500’ün üzerinde başvuru aldık. Bu ilgi, Bursa’daki KOBİ’lerimizin modern üretim alanlarına duyduğu ihtiyacı ve projemizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimsenin enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba ettirmeyeceğiz" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Oda organ seçimlerinin 1 Ekim 2026’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Seçimlerin, üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı, ortak aklın tazelendiği ve Bursa iş dünyasının geleceğine yön veren en önemli demokratik süreçlerden biri olduğunu belirten Burkay, "Bu nedenle 1 Ekim’i bir ayrışma günü olarak değil Bursa iş dünyasının ortak geleceğine hep birlikte sahip çıktığı bir demokrasi günü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki 1 Ekim’den çıkacak en büyük güç de yine birliğimiz, beraberliğimiz, istişare kültürümüz ve ortak aklımız olacaktır" diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kapasitesi ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirterek, "Geniş üretim yapımız, güçlü sanayi altyapımız ve sahip olduğumuz potansiyel Bursa’yı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda daha güçlü yarınlara taşıyacak önemli bir imkandır. Bursa’nın üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak her türlü çalışmayı kıymetli buluyor, destekliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından iş dünyası temsilcileri Bakan Bayraktar’a sektörel talep ve önerilerini iletti. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Burkay “Bursa’nın Geleceğini Güçlü İş Modelleriyle Kuruyoruz” Haber

Burkay “Bursa’nın Geleceğini Güçlü İş Modelleriyle Kuruyoruz”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Bursa Şubesi tarafından düzenlenen “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. BTSO’nun Bursa iş dünyasına kazandırdığı projeler ile 2030 vizyonu kapsamında şehrin üretim ve ticaret hayatına yön verecek yeni nesil projeleri anlatan Başkan Burkay, “Ortak akıl ve güçlü iş birlikleriyle Bursa ve Türkiye için değer üretmeye devam edeceğiz.” dedi. ASKON Bursa Şubesi tarafından gerçekleştirilen ve 500’ü aşkın iş dünyası temsilcisinin katıldığı “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programında, Bursa ekonomisinin gelecek vizyonu ve yeni nesil kalkınma modelleri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın güçlü sivil toplum yapısı ve ortak hareket kültürünün şehrin en önemli kazanımlarından biri olduğunu söyledi. Toplumu dönüştürme gücüne sahip kurumların hayata geçirdiği projelerin kentlere vizyon kattığını belirten Başkan Burkay, “Bursa’da kendimizi bu anlamda şanslı görüyoruz. Şehrimizde sivil toplum kuruluşlarımız aynı vizyon ve anlayışla Bursa’nın geleceği için çalışıyor. Bursa için kıymetli olan her çalışma Türkiye için de değer taşıyor. BTSO’da 137 yıl önce Osman Fevzi Efendi’nin ortaya koyduğu hayal, bugün çok güçlü bir ekonomik güce dönüştü. Bursa, her dönemde ülkemizin üretim ve kalkınma merkezlerinden biri oldu. Bugün de kurumlarımızı ve iş yapma modellerimizi çağın şartlarına göre dönüştürmek zorundayız. BTSO’da göreve geldiğimizde ortaya koyduğumuz 16 makro projeyi 60’ı aşkın projeye taşıdık. Bizim için esas olan bu vizyonu somut projelerle hayata geçirmektir.” diye konuştu. “Her Şey Bir Hayalle Başlıyor” BTSO’nun vizyon projelerinden GUHEM ve Bursa Business School’un kurumların toplumsal dönüşümde üstlenebileceği role ilişkin önemli örnekler sunduğunu belirten Başkan Burkay, “GUHEM bugün dünyada kendi alanındaki sayılı merkezlerden biri ve benzersiz bir yapıya sahip. Milli Eğitim Bakanlığı’mızla gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle gençlerimize burada yeni eğitim imkânları sunuyoruz. Her yıl yaklaşık 1 milyon gencimizin ziyaret ettiği GUHEM, çocuklarımızı ve gençlerimizi uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Uludağ’da hayata geçirdiğimiz Bursa Business School da benzer şekilde geleceğin eğitim modellerine cevap veren bir merkez olarak yükseliyor. Yapay zekâdan dijital dönüşüme, liderlikten yaşam boyu öğrenmeye uzanan güçlü bir akademik yapı oluşturuyoruz. Hedefimiz Bursa Business School’u önümüzdeki 10 yıl içerisinde kendi alanında dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline getirmek. Her şey bir hayalle başlıyor; doğru iş modeliyle desteklenen hayaller şehirler ve ülkeler için çok büyük bir değere dönüşüyor.” ifadelerini kullandı. “TEKNOSAB’ın Başarısının Temelinde İş Modeli Var” Başkan İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın başarısında doğru iş modelinin belirleyici olduğunu vurguladı. BTSO’nun yeni dönem projelerinde de sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim modellerini esas aldığını belirten Burkay, yatırımcıların sürecin doğrudan parçası olduğu modeller geliştirdiklerini söyledi. İbrahim Burkay, “TEKNOSAB’ı ilk anlattığımız dönemlerde bunun bir hayal olduğunu söyleyenler oldu. Oysa mesele bir işi yapıp yapamayacağınızdan çok, nasıl yapacağınızla ilgilidir. Biz her projemizde en güçlü kasımızın doğru iş modeli olduğunu ifade ettik. Doğru iş modelini kurduğunuzda ve buna inanan güçlü bir topluluğunuz olduğunda başarının önü açılıyor. 2024 yılında Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden birini Bursa’ya kazandırmak için girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdik. Bugün çok güçlü bir ortaklık yapısına ulaştık. Fonumuz ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandı. Şimdi aynı anlayışla TEKNOSAB’da teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Bunların tamamı Bursa’nın dış ticaretine, üretim gücüne ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlayacak.” dedi. “TEKNOSAB KOBİ OSB Yeni Bir Ekosistem Olacak” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’da şehir içinde sıkışan işletmelerin planlı, modern ve rekabetçi üretim alanlarına taşınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Projenin üretim, ticaret, teknoloji ve sektörel kümelenmeyi aynı ekosistem içerisinde buluşturacağını belirten Burkay, Bursa’nın tarihsel ticaret kültürünün çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir modelle yeniden yorumlandığını kaydetti. İbrahim Burkay, “Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firmamız var. KOBİ OSB modelimizle firmalarımıza planlı üretim alanları sunarken, sektörel kümelenmeler sayesinde firmalarımıza birlikte üretme ve rekabet etme kabiliyeti de kazandıracağız. TEKNOSAB KOBİ ekosistemi içerisinde yaklaşık 7 bin firmamızı bu bölgeyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece şehir içinde sıkışmış üretim ve ticaret alanlarının dönüşümüne de önemli katkı sağlayacağız. Kamulaştırma süreci Valiliğimizin koordinasyonunda yürütülürken, modelimizi firmalarımızdan gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Osmanlı döneminde Emir Han, Fidan Han ve Koza Han ile ortaya konulan sektörel birliktelik ve kümelenme anlayışını bugün çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden yorumluyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB, teknolojiden Ar-Ge’ye, ticaretten lojistiğe kadar geleceğin ihtiyaç duyduğu bütün unsurların bir arada bulunduğu güçlü bir ekosistem olacak. Projenin önemli bir bölümünü dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerimizin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. Emre Yıldız: “Kurumların Değeri Ürettikleri Fayda İle Ölçülür” ASKON Bursa Şubesi Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Emre Yıldız da ASKON’un üretim, birliktelik ve toplumsal faydayı merkeze alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Kurumların ortaya koyduğu projeleri değerlendirirken görünen sonuçların yanı sıra bu çalışmaların arkasındaki emeğin ve vizyonun da dikkate alınması gerektiğini belirten Yıldız, “İş dünyasında lafa değil işe ve ortaya konulan faydaya bakıyoruz. İnsanların ve kurumların değeri ürettikleri faydayla ölçülür. Bizim derdimiz makam ve mevki değil, ülkemize ve şehrimize kalıcı değer kazandırmaktır. Yıkmak kolay, yapmak zordur; bir projenin sonucuna bakarken arkasındaki emeği, hazırlığı ve mutfağı da doğru görmek gerekir. Başkanımız İbrahim Burkay’ın öncülüğünde Bursa’ya kazandırılan projelerin taşıdığı vizyonu önemsiyoruz ve bu çalışmalara destek vermeyi sürdüreceğiz.” dedi. ASKON’un Türkiye’yi kendi sınırlarından ibaret görmeden, daha geniş bir perspektifle hareket eden bir yaklaşıma sahip olduğunu belirten Yıldız, “Ülkemizin hedefleri doğrultusunda daha güçlü olmak için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle buluşmaya devam ediyor Haber

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle buluşmaya devam ediyor

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından akademisyenlerin bilimsel başarılarını teşvik etmek ve araştırma üniversitesi vizyonunu güçlendirmek amacıyla düzenlenen "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğinin 18'incisi gerçekleştirildi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) destekleriyle kahvaltılı olarak düzenlenen programda akademik performans, üniversite kriterleri ve geleceğe yönelik hedefler ele alındı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversiteler arasındaki rekabete değinerek BUÜ’nün kararlı adımlarla hak ettiği yere doğru ilerlediğini vurguladı. Akademik verilerdeki istikrarlı gidişatın son derece sevindirici olduğunu belirten Rektör Yılmaz, özverili çalışmalarından dolayı tüm akademisyenlere teşekkür etti. Üniversite bünyesinde akademik atama ve yükseltme kriterlerine yönelik yürütülen yeni taslak çalışmasının son aşamaya geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz; akademisyenlerin hiçbir emeğinin israf edilmemesi ilkesiyle hareket ettiklerini, 30 temel parametreyi esas alan yeni yapıyla teşvik ve puanlama mekanizmasını daha da güçlendireceklerini dile getirdi. Yakında faaliyete geçecek olan Büyük Veri Ofisi aracılığıyla tüm bölüm ve fakültelerin kendi performanslarını ulusal ölçekte mukayese edebileceğini belirten Yılmaz, şeffaf ve gerçek veriler ışığında üniversitenin başarı çıtasını çok daha yukarılara taşıyacaklarını aktardı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise üniversitenin araştırma performansındaki artış eğilimine dikkat çekerek, bu tür buluşmaların akademik motivasyona doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Q1 nitelikli yayınların yanı sıra özellikle yüzde 1 ve yüzde 10’luk dilimdeki yayın görünürlüğünün artmasının üniversitenin bilimsel kalitesinin üst seviyelere çıktığının açık bir göstergesi olduğunu belirten Prof. Dr. Kırıştıoğlu, yakalanan bu ivmenin önümüzdeki süreçte de devam etmesini temenni etti. Akademik kadronun Araştırma Üniversitesi vizyonuna sunduğu katkıların önemine değinen Kırıştıoğlu, destek programı için 7 Eylül son başvuru tarihini hatırlatarak kalan kısıtlı sürede gösterilecek gayretle kabul edilen proje sayılarını daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca da 2025 yılının başından itibaren aralıksız sürdürülen etkinliklerin 18'incisinde akademisyenlerle bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin temel amacının üniversitedeki iş birliklerini geliştirmek, akademisyenler arası tanışıklığı artırmak ve ortaya konulan emekleri görünür kılmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karaca, bu ayki buluşmada 68 adet Q1 yayının yer aldığını aktardı. Yayınların dilimsel dağılımı ve yıl genelindeki performans hakkında sayısal veriler paylaşan Karaca; 68 yayının 33’ünün yüzde 15’lik, 13’ünün yüzde 10’luk ve 3’ünün ise yüzde 1’lik en üst dilimde yer aldığını belirtti. Yıl genelinde Scopus verilerine göre Q1 yayın sayısının 517’ye ulaştığını ve henüz yılın tamamlanmasına süre olmasına rağmen 2025 yılının toplam rakamının (463) üzerine çıkıldığını vurgulayan Karaca, üniversitedeki araştırma kültürünün her geçen gün güçlendiğini dile getirdi. Etkinlik, başarılı akademisyenlere tebrik belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Başkan Burkay: "Bursa’nın geleceğini güçlü iş modelleriyle kuruyoruz" Haber

Başkan Burkay: "Bursa’nın geleceğini güçlü iş modelleriyle kuruyoruz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Ortak akıl ve güçlü iş birlikleriyle Bursa ve Türkiye için değer üretmeye devam edeceğiz" dedi. 'Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları' programında, Bursa ekonomisinin gelecek vizyonu ve yeni nesil kalkınma modelleri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın güçlü sivil toplum yapısı ve ortak hareket kültürünün şehrin en önemli kazanımlarından biri olduğunu söyledi. Toplumu dönüştürme gücüne sahip kurumların hayata geçirdiği projelerin kentlere vizyon kattığını belirten Başkan Burkay, "Bursa’da kendimizi bu anlamda şanslı görüyoruz. Şehrimizde sivil toplum kuruluşlarımız aynı vizyon ve anlayışla Bursa’nın geleceği için çalışıyor. Bursa için kıymetli olan her çalışma Türkiye için de değer taşıyor. BTSO’da 137 yıl önce Osman Fevzi Efendi’nin ortaya koyduğu hayal, bugün çok güçlü bir ekonomik güce dönüştü. Bursa, her dönemde ülkemizin üretim ve kalkınma merkezlerinden biri oldu. Bugün de kurumlarımızı ve iş yapma modellerimizi çağın şartlarına göre dönüştürmek zorundayız. BTSO’da göreve geldiğimizde ortaya koyduğumuz 16 makro projeyi 60’ı aşkın projeye taşıdık. Bizim için esas olan bu vizyonu somut projelerle hayata geçirmektir" diye konuştu. BTSO’nun vizyon projelerinden GUHEM ve Bursa Business School’un kurumların toplumsal dönüşümde üstlenebileceği role ilişkin önemli örnekler sunduğunu belirten Başkan Burkay, "GUHEM bugün dünyada kendi alanındaki sayılı merkezlerden biri ve benzersiz bir yapıya sahip. Milli Eğitim Bakanlığı’mızla gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle gençlerimize burada yeni eğitim imkânları sunuyoruz. Her yıl yaklaşık 1 milyon gencimizin ziyaret ettiği GUHEM, çocuklarımızı ve gençlerimizi uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Uludağ’da hayata geçirdiğimiz Bursa Business School da benzer şekilde geleceğin eğitim modellerine cevap veren bir merkez olarak yükseliyor. Yapay zekâdan dijital dönüşüme, liderlikten yaşam boyu öğrenmeye uzanan güçlü bir akademik yapı oluşturuyoruz. Hedefimiz Bursa Business School’u önümüzdeki 10 yıl içerisinde kendi alanında dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline getirmek. Her şey bir hayalle başlıyor; doğru iş modeliyle desteklenen hayaller şehirler ve ülkeler için çok büyük bir değere dönüşüyor" ifadelerini kullandı. Başkan İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın başarısında doğru iş modelinin belirleyici olduğunu vurguladı. BTSO’nun yeni dönem projelerinde de sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim modellerini esas aldığını belirten Burkay, yatırımcıların sürecin doğrudan parçası olduğu modeller geliştirdiklerini söyledi. İbrahim Burkay, "TEKNOSAB’ı ilk anlattığımız dönemlerde bunun bir hayal olduğunu söyleyenler oldu. Oysa mesele bir işi yapıp yapamayacağınızdan çok, nasıl yapacağınızla ilgilidir. Biz her projemizde en güçlü kasımızın doğru iş modeli olduğunu ifade ettik. Doğru iş modelini kurduğunuzda ve buna inanan güçlü bir topluluğunuz olduğunda başarının önü açılıyor. 2024 yılında Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden birini Bursa’ya kazandırmak için girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdik. Bugün çok güçlü bir ortaklık yapısına ulaştık. Fonumuz ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandı. Şimdi aynı anlayışla TEKNOSAB’da teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Bunların tamamı Bursa’nın dış ticaretine, üretim gücüne ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlayacak" dedi. "TEKNOSAB KOBİ OSB Yeni Bir Ekosistem Olacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’da şehir içinde sıkışan işletmelerin planlı, modern ve rekabetçi üretim alanlarına taşınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Projenin üretim, ticaret, teknoloji ve sektörel kümelenmeyi aynı ekosistem içerisinde buluşturacağını belirten Burkay, Bursa’nın tarihi ticaret kültürünün çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir modelle yeniden yorumlandığını kaydetti. İbrahim Burkay, "Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firmamız var. KOBİ OSB modelimizle firmalarımıza planlı üretim alanları sunarken, sektörel kümelenmeler sayesinde firmalarımıza birlikte üretme ve rekabet etme kabiliyeti de kazandıracağız. TEKNOSAB KOBİ ekosistemi içerisinde yaklaşık 7 bin firmamızı bu bölgeyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece şehir içinde sıkışmış üretim ve ticaret alanlarının dönüşümüne de önemli katkı sağlayacağız. Kamulaştırma süreci Valiliğimizin koordinasyonunda yürütülürken, modelimizi firmalarımızdan gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Osmanlı döneminde Emir Han, Fidan Han ve Koza Han ile ortaya konulan sektörel birliktelik ve kümelenme anlayışını bugün çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden yorumluyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB, teknolojiden Ar-Ge’ye, ticaretten lojistiğe kadar geleceğin ihtiyaç duyduğu bütün unsurların bir arada bulunduğu güçlü bir ekosistem olacak. Projenin önemli bir bölümünü dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerimizin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

MATLI: “BTSO’DA İLK İŞİMİZ BAĞIMSIZ DENETİM OLACAK Haber

MATLI: “BTSO’DA İLK İŞİMİZ BAĞIMSIZ DENETİM OLACAK

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, saha çalışmaları kapsamında Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi. İlk olarak NİLTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Matlı, ardından bölgedeki firmaları ziyaret etti. Programın devamında Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası (YMM) Başkanı İhsan Akar ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMM) Başkanı Hüseyin Halil ile oda yönetimleri ve meslek mensuplarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. “Üyemizi yalnızca aidat ödeyen biri olarak görmeyeceğiz. Aidatları düşüreceğiz.” NİLTİMDER ziyaretinde işletmelerin erişim ve yeni müşterilere ulaşma konusunda yaşadığı sorunları dinleyen Matlı, BTSO’nun üyeye doğrudan ekonomik değer üretmesi gerektiğini söyledi. Üyeye Değer Paketi kapsamında faaliyet belgesinin ücretsiz olacağını, aidatını ödemiş üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alacağını ve aidatların düşürüleceğini belirten Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Üyemizin ödediği aidat üzerinden yapamazsın diyorlar. Üyemizin ödediği aidatları düşüreceğiz. Bunun karşılığı 5174 sayılı kanunda var. TOBB’un belirlediği bir taban ve tavan var. Bu baremler arasında yıllık aidatı belirlemek odaların yetkisinde. İsrafı keser, öncelikleri doğru belirlerseniz doğru şeyleri yapabilirsiniz. Üyemizi yalnızca aidat ödeyen ve belge alan biri olarak göremeyiz. BTSO’nun büyüklüğü, üyenin günlük işine maliyet avantajı, finansman, yeni müşteri ve daha hızlı hizmet olarak yansımalıdır. Üyemiz ödediğinin kxsarşılığını doğrudan kendi işletmesinde görecek.” Matlı, NİLTİMDER üyelerine bu hafta içinde basınla paylaşılacak olan Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı bünyesinde bulunan Nefes Kredileri başta olmak üzere etkisi doğrudan küçük işletmelere dokunacak ve rahatlatacak Finansmana Erişim Merkezi, BTSO Birlikte Alım, Bursa İş Ağı, Bursa Ticaret Kampüsleri, ve BTSO Her Yerde projeleri hakkında da bilgi verdi. Ayrıca, yeni alanların dışında mevcut ticaret ve sanayi sitelerinde “yerinde iyileştirme” kapsamında temel altyapı geliştirmeleri, kreş gibi temel donatılar konusunda da çözüm geliştirdiklerini aktardı. “Şeffaflık bir vaat değil, yönetim standardı olacak” YMM ve SMMM odaları ziyaretlerinin ana gündemini ise BTSO’da mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim oluşturdu. Göreve gelir gelmez BTSO’nun ve iştiraklerinin mevcut mali durumunun bağımsız denetime açılacağını açıklayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun kaynağı 60 bin üyemize aittir. Üye, kaynağının nereye harcandığını, iştiraklerin nasıl yönetildiğini ve yapılan yatırımların hangi sonucu ürettiğini bilmelidir. Göreve gelir gelmez BTSO bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini, mali yükümlülüklerini ve iştiraklerin performansını yetkili bir bağımsız denetime tabii tutacağız. Burada hem YMM hem de SMMM odaları ile işbirliği içinde olacağız. Bağımsız denetimin yalnızca göreve başlarken yapılacak tek seferlik bir çalışma olmayacağını vurgulayan Matlı, denetimlerin düzenli olarak tekrarlanacağını ve sonuçların üyelerle paylaşılacağını söyledi. Meslek odaları sürece doğrudan katılacak Bağımsız denetim sürecinin Bursa YMM ve SMMM odalarının katkısıyla yürütüleceğini belirten Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “BTSO’nun şu anda web sitesini açın, bakın. “Mali Politikamız” başlığı altında yönetim kurulunun istediği durumlarda bağımsız denetimi çalıştırabileceği yazıyor. Bugüne kadar yapılmadı. Ama biz göreve geldiğimizde yapacağız. Denetim, yetkili ve bağımsız bir yapı tarafından gerçekleştirecek. Bununla birlikte YMM ve SMMM odalarımızın hatta tercih edeceği meslek mensupları; denetimin kapsamının belirlenmesine, sürecin izlenmesine ve sonuçların değerlendirilmesine katkı verecek. Bağımsız denetim sonuçlarını düzenli olarak üyelerimizin bilgisine sunacağız.” Denetim sonuçlarının Şeffaflık Portalı üzerinden yayınlanacağını ifade eden Matlı, BTSO bütçesinin, büyük proje harcamalarının ve iştirak performanslarının anlaşılır ve karşılaştırılabilir biçimde üyelerin erişimine açılacağını kaydetti. “Hiçbir meslek grubuyla rekabet etmeyeceğiz” YMM ve SMMM’lerin işletmeler ile kamu arasındaki mali sistemin en önemli taşıyıcılarından olduğunu söyleyen Matlı, hizmeti üyelerinin ayaklarına götüreceklerini ve BTSO’nun hiçbir meslek grubunun sunduğu hizmetlerin eş değerini kendi bünyesinde üretmeyeceğini vurguladı. “Meslek mensuplarımız sürekli değişen mevzuatın, işletmelerin mali sorunlarının ve kamu ile mükellef arasındaki iş yükünün önemli bölümünü taşıyor. BTSO, meslek mensuplarıyla rekabet eden değil, onların uzmanlığından yararlanan bir kurum olacak. Ücretsiz ilk mali değerlendirme ve danışmanlık hizmetlerini odalarımızın katkısı ve tercih edecekleri üyelerle birlikte yürüteceğiz.” Matlı ayrıca Ankara Masası, Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, Check Up 360° ve Bursa Dönüşüm Pusulası projelerinde YMM ve SMMM’lerin bilgi ve saha deneyiminden yararlanılacağını ifade etti. Kararlar üyelerle birlikte alınacak BTSO’da büyük yatırımların, sektörel önceliklerin ve üyeleri doğrudan ilgilendiren kararların dar bir çevrede alınmayacağını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Şeffaflık yalnızca rakamları açıklamak, birlikte yönetim de yalnızca üyeyi dinlemek değildir. Üye kararın hazırlanmasına katılacak, bütçeyi ve uygulamayı izleyecek, ortaya çıkan sonucu görecek. Biz, 60 bin üyemizin söz sahibi olduğu, kaynağının hesabını verebilen ve gücünü doğrudan üyeye yansıtan bir BTSO için çalışıyoruz.” “KOBİ OSB, olmazsa olmaz ama şehrin farklı bölgelerinde olmalı” Matlı, Bursa SMMM Odası ziyaretinde KOBİ’lerin uygun üretim alanlarına erişiminin de öncelikli konulardan biri olduğunu belirterek, “KOBİ OSB Bursa için olmazsa olmaz. Ancak bu ihtiyacı tek bir bölgeye sıkıştıramayız. Bursa’nın batısında da doğusunda da KOBİ OSB olmalı.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.