Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Böbrek Yetmezliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Böbrek Yetmezliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Böbrek Yetmezliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eşinin böbreği ile hayata tutundu Haber

Eşinin böbreği ile hayata tutundu

Çanakkale’de böbrek yetmezliği yaşayan Yalçın Arslan (47), canlıdan canlıya eşi Seval Arslan’dan yapılan böbrek nakliyle sağlığına kavuştu. Seval ve Yalçın Arslan çifti Ayvacık ilçesi Küçükkuyu beldesinde yaşıyor. Çiftin, 18 yıllık evlilik hayatında 13 ve 10 yaşlarında 2 erkek evlatları oldu. Baba Yalçın Arslan yaklaşık 5 seneden beri yaşadığı şiddetli baş ağrıları nedeniyle düzenli olarak ağrı kesici kullanmaya başladı. Yaklaşık 4-5 ay önce şiddetli baş ağrısı ve mide bulantısıyla acil servise başvuran Yalçın Arslan yapılan tetkiklerin ardından böbrek yetmezliği tanısı aldı. Eşinin organ nakli sırası beklemesine veya diyalize mahkum olmasına göz yummayan eşi Seval Arslan donör oldu. Eşlerin donör için birbirleriyle uyumlu olmasıyla 10 gün önce böbrek nakli gerçekleştirildi. Konu hakkında açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, "Kontrolsüz ağrı kesici kullanımları böbreklere kan akışının azalmasına neden olarak böbrek hasarı yapmaktadır. Hele alt zemininde bir hipertansiyon ya da diyabet de varsa risk katlanarak artmaktadır, o yüzden uzun dönemde ve düzenli bir ağrı kesici kullanımı böbrekler için çok sakıncalıdır. Mutlaka doktor kontrolünde dönem dönem ağrı kesici ilaç kullanan hastalar özellikle böbrek fonksiyonları kontrol ettirmeleri gerekmektedir" dedi. Eşinin böbrek nakli ile sağlığına kavuşan Yalçın Arslan, "3-5 seneden beri şiddetli baş ağrısından dolayı ağrı kesici kullanıyordum. 4 ay önce hekime başvurduk. Burada organ böbrek yetmezliği tanısı konuldu. Türkiye genelinde kadavralardan alınan böbreğin çok uzun zamanda olduğu için biz canlıdan canlı yanak ile karar verdik eşimle beraber. Hocalarımıza başvurduk, tahlillerimiz oldu çok kısa bir süre içinde. 3 ay içinde değerlerimiz geldikten sonra, 10 gün içinde de böbrek nakli oldum. Çok sağlıklıyız, Allah’a çok şükür" dedi. Organ bağışının önemine dikkat çeken Seval Arslan, "Eşimin yaklaşık 4-5 ay önce böbrek yetmezliği olduğunu öğrendik. Diyalize girmesini kesinlikle istemedim. Tahlillerimiz kısa bir sürede yapıldı ve ameliyatımız yaklaşık 10-15 gün önce yapıldı. Yani hiç kimse korkmasın diyorum, bağış yapsınlar" diye konuştu. "Ağrı kesiciler böbrekleri iflas ettirebilir" Kontrolsüz ağrı kesici kullanımı sonucunda böbrek yetmezliği oluşabileceğine dikkat çeken ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, "Yalçın beye 10 gün önce böbrek nakli yaptık. Belki Türk toplumunda da yaygın olarak hepimizin yaptığı hatayı yapmakla böbrek yetmezliği gelişti. Uzun yıllara dayanan düzenli bir ağrı kesici kullanımı sonrası böbreklerde hasar meydana geldi. Bunu tabi ilk başta fark edemedi. Bundan 4-5 ay önce şiddetli baş ağrısı, mide bulantısıyla acil servise başvurdu. Orada yapılan tetkiklerde böbrek yetmezliği olduğu tespit edilince hızlı bir şekilde bize müracaat etti. Yakınları Türkiye’de organ bağışı yetersiz olduğu için kadavra listesine girmektense kendileri organlarını bağışlamayı kabul etti. Eşi verici olarak talepte bulundu. Yapılan testlerde herhangi bir sakınca olmayınca eşinden aldığımız sol böbreği Yalçın beye naklettik" ifadelerini kullandı. Kadavradan organ bağışında dünyanın gerisindeyiz Türkiye’de kadavradan canlıya böbrek naklinin çok az olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt, "Böbrek naklini temelde iki kaynaktan sağlayabiliyoruz. Birincisi canlı vericiden böbrek nakli. Canlı vericiden böbrek naklini alıcıyı detaylı incelemelerden sonra, kan ve doku uyumu olduktan sonra alıcının dördüncü dereceye kadar akrabalarından ve eşinden böbrek naklini gerçekleştirebiliyoruz. İkincisi ve aslında ülkemiz açısından arttırmamız gereken konu ise beyin ölümü gerçekleşmiş olan hastalardan yapılan böbrek nakli. Bu konuda canlı vericide dünyada çok güçlü ülkeyken kadavra bağışında yeterli oranda bir bağışa sahip değiliz. Ülkemiz olarak arttırmak istediğimiz beyin ölümü gerçekleşmiş hastalardan kadavra donör bağışı. O yüzden de farkındalığını arttıracak yayınlar ve çalışmalar yapıyoruz. Organ bağışı konusunda artık elektronik ortamda e-nabız ve e-devlet üzerinden kolaylıkla hastalar organ bağışında bulunabilirler. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişiden sonra bir can birçok kişiye yeniden yaşam şansı sunabilir" şeklinde konuştu.

Bursa Şehir Hastanesi’nde Damar Erişimi Polikliniği hizmete açıldı Haber

Bursa Şehir Hastanesi’nde Damar Erişimi Polikliniği hizmete açıldı

Bursa Şehir Hastanesi’nde, özellikle hemodiyaliz ve kemoterapi tedavisi gören hastaların ihtiyaç duyduğu damar erişim işlemlerinin daha hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla Damar Erişimi Polikliniği hizmete açıldı. 1 Eylül 2026 itibarıyla hasta kabulüne başlayan poliklinikte, damar erişim işlemlerinin etkin şekilde planlanması ve uygulanması hedefleniyor. Poliklinikte kalıcı ve geçici hemodiyaliz kateteri, subkutan port kateter uygulamaları, arteriyovenöz fistül operasyonları, komplike greftli arteriyovenöz fistül operasyonları ve çeşitli endovasküler tedaviler gerçekleştirilecek. Bursa Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Hastalarımızın tedavi süreçlerinde ihtiyaç duydukları işlemlere mümkün olan en kısa sürede ulaşabilmeleri bizim için önemli. Damar Erişimi Polikliniğimiz ile bu alandaki hizmet kapasitemizi güçlendirerek hastalarımızın tedavi süreçlerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Polikliniğin özellikle kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz tedavisi gören ve kanser tedavisi sürecinde damar erişimine ihtiyaç duyan hastalara önemli kolaylık sağlaması bekleniyor. Hastaların işlemlere daha hızlı ulaşabilmesi amacıyla randevusuz hasta kabulünün de yapıldığı Damar Erişimi Polikliniği, Bursa Şehir Hastanesi Zemin Kat A Blok A1 Poliklinik Alanı’nda hizmet veriyor.

Hantavirüs salgına dönüşür mü? Haber

Hantavirüs salgına dönüşür mü?

Kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle temas sonucu bulaşabilen hantavirüs, ağır vakalarda solunum yetmezliği, böbrek sorunları ve can kayıplarına yol açabiliyor. Uzmanlar özellikle uzun süre kapalı kalan alanların temizliği sırasında dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içinde kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını belirterek, “İnsandan insana bulaş yalnızca Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Avrupa ve Asya’daki türlerde böyle bir bulaş kanıtlanmamıştır” dedi. GRİP BELİRTİLERİYLE KARIŞABİLİYOR Depo, ahır, kiler, bağ evi ve uzun süre kullanılmayan yazlıklar riskli alanlar arasında yer alıyor. Bu alanlarda temizlik yapılırken virüs içeren partiküllerin havaya karışması enfeksiyon riskinin artırılabileceğine dikkati çeken Dr. Öğretim Üyesi Saliha Ayan, "Hantavirüs belirtileri çoğu zaman grip ile karıştırılabiliyor. Hastalığın ilk döneminde ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, bulantı ve kusma görülebiliyor. İlerleyen vakalarda ise nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü ve böbrek yetmezliği gibi ağır tablolar gelişebiliyor" dedi. Uzmanlar, özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerde açıklanamayan ateş ve nefes darlığı görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor. Hantavirüse karşı kesin etkili bir antiviral tedavi ya da yaygın kullanılan bir aşı bulunmuyor. Bu nedenle korunma yöntemleri büyük önem taşıyor. Uzmanlar, riskli alanların önce havalandırılması gerektiğini, kemirgen dışkısı bulunan bölgelerin süpürülmemesi ve nemlendirilerek temizlenmesi gerektiğini belirtiyor. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması, işlem sonrası ellerin mutlaka yıkanması öneriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.