Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Böbrek Hastalıkları

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Böbrek Hastalıkları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Böbrek Hastalıkları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zayıflama iğnesinde kritik uyarı Haber

Zayıflama iğnesinde kritik uyarı

Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, semaglutidin özellikle fazla kilolu veya obezitesi bulunan uygun hastalarda hekim değerlendirmesiyle kullanılabileceğini belirterek, ilacın beslenme ve egzersiz düzenlemelerinin yerine geçmediğini vurguladı. “Semaglutid, iştahı azaltarak kilo kaybını destekleyebiliyor. Ancak bu ilacı yalnızca hızlı kilo vermek amacıyla kullanılan basit bir enjeksiyon olarak değerlendirmek doğru değil. Tedavinin kişiye uygun olup olmadığı mutlaka doktor tarafından belirlenmeli ve kullanım süreci düzenli olarak takip edilmelidir” diyen Dr. Karaca, semaglutidin bazı hastalarda kilo kaybının korunmasına yardımcı olabildiğini, uygun hastalarda kalp-damar risklerinin azaltılması ve karaciğerde yağlanmaya bağlı bazı hastalıkların tedavisi kapsamında da kullanılabildiğini ifade etti. Kullanım öncesinde sağlık öyküsü mutlaka değerlendirilmeli Semaglutid tedavisine başlanmadan önce hastanın sağlık geçmişinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Karaca, özellikle diyabet ve diyabete bağlı göz hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, böbrek hastalıkları ve daha önce geçirilmiş pankreatit gibi durumların doktora bildirilmesinin önem taşıdığını söyledi. “Geçmişte pankreatit geçirmiş olmak, safra kesesi veya böbrek hastalığı bulunması, mide ve bağırsaklarla ilgili sorunların yaşanması ya da diyabet tedavisi görülmesi gibi durumlar doktorun kararını doğrudan etkileyebilir. Bunun yanında kişinin kendisinde veya ailesinde tiroit kanseri ya da MEN 2 öyküsü bulunup bulunmadığı da mutlaka sorgulanmalıdır” ifadelerini kullanan Dr. Karaca, gebelik, gebelik planı ve emzirme döneminde de ilacın kullanımının mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Semaglutidin kişide daha önce ciddi alerjik reaksiyon oluşturup oluşturmadığının da bilinmesi gerektiğini aktaran Dr. Karaca, kullanılan reçeteli veya reçetesiz tüm ilaçların, bitkisel ürünlerin ve besin takviyelerinin doktora bildirilmesi gerektiğini söyledi. İnsülin kullananlar daha dikkatli olmalı Semaglutidin özellikle diyabet tedavisinde kullanılan bazı ilaçlarla birlikte kullanıldığında kan şekerinin gereğinden fazla düşmesi riskinin artabileceğine dikkat çeken Dr. Karaca, insülin veya bazı kan şekeri düşürücü ilaçları kullanan hastaların bu durumu mutlaka doktorlarına bildirmesi gerektiğini söyledi. Semaglutidin mide-bağırsak sistemini etkileyebildiğini ve bulantı, ishal, kabızlık, karın rahatsızlığı ve iştah azalması gibi yan etkilerin görülebileceğini belirten Dr. Karaca, şiddetli veya uzun süren kusma ve ishalin ise vücutta ciddi sıvı kaybına yol açabileceği konusunda uyardı ve “Bu tedavide yeterli sıvı alınması önemlidir. Özellikle kusma, ishal, ateş veya aşırı terleme gibi sıvı kaybına neden olan durumlarda daha dikkatli olunmalıdır. Şiddetli sıvı kaybı böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir” diye konuştu. Şiddetli karın ağrısı varsa ihmal edilmemeli Semaglutid kullanımı sırasında bazı belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini vurgulayan Dr. Karaca, özellikle şiddetli ve sırta yayılan karın ağrısının pankreatit açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bunun yanında şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma ve ateş gibi belirtilerin safra kesesi sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çeken Dr. Karaca, idrar miktarında belirgin azalma, el ve ayaklarda şişlik, ciddi susuzluk veya sersemlik gibi belirtilerin de önemsenmesi gerektiğini ifade etti. Resmi ilaç bilgilerinde de semaglutid tedavisi sırasında pankreatit, safra kesesi hastalıkları, akut böbrek hasarı ve ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları konusunda uyarılar yer alıyor. Tiroit öyküsü bulunanlar özellikle dikkat etmeli Semaglutidin önemli uyarılarından birinin de tiroit C-hücre tümörleriyle ilgili olduğunu belirten Dr. Karaca, özellikle kişinin kendisinde veya ailesinde medüller tiroit kanseri öyküsü ya da MEN 2 bulunması halinde ilacın kullanılmaması gerektiğini söyledi. “Boyunda yeni ortaya çıkan bir kitle veya şişlik, geçmeyen ses kısıklığı, yutma güçlüğü ya da nefes almada zorlanma gibi belirtiler gelişirse mutlaka hekime başvurulmalıdır. Bu belirtiler her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez ancak semaglutid kullanan kişinin bunları ihmal etmemesi gerekir” ifadelerini kullanan Dr. Karaca, söz konusu riskin insanlarda kesin olarak gösterilmiş bir neden-sonuç ilişkisi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini, mevcut ilaç uyarılarının dikkate alınmasının önemli olduğunu belirtti. Gebelikte kilo verme amacıyla kullanılmamalı Gebelik söz konusu olduğunda semaglutid kullanımının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Karaca, gebelik sırasında kilo vermenin hedeflenmemesi gerektiğini söylerken de “Kilo verme amacıyla kullanılan ilaçların gebelik dönemindeki kullanımı konusunda mutlaka doktor görüşü alınmalıdır. Gebelik planlayan kişilerin de tedaviye başlamadan önce bunu hekimleriyle paylaşması gerekir” dedi. Emzirme döneminde ise semaglutid kullanımına ilişkin kararın yine doktor tarafından verilmesi gerektiğini belirten Dr. Karaca, hastaların kendi kararlarıyla ilacı başlatıp bırakmamaları gerektiğini vurguladı. Dr. Karaca, semaglutid kullanmayı düşünen kişilerin öncelikle bir hekim tarafından değerlendirilmesi, mevcut hastalıklarını ve kullandıkları tüm ilaçları hekimleriyle paylaşmaları ve tedavi sürecinde ortaya çıkan olağandışı belirtileri gecikmeden bildirmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Fazla tuz kullanımı böbreklere ve kalbe ciddi zarar veriyor Haber

Fazla tuz kullanımı böbreklere ve kalbe ciddi zarar veriyor

Prof. Dr. Murathan Uyar, yaşam için gerekli olan tuzun ihtiyaçtan fazla tüketilmesi halinde ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Tuzun yaklaşık yüzde 40 sodyum ve yüzde 60 klorürden oluştuğunu belirten Uyar, vücudun sinir sistemi, kasların çalışması, kalp ritmi ve sıvı dengesinin korunması için sodyuma ihtiyaç duyduğunu ancak bu ihtiyacın doğal besinlerden de karşılanabildiğini ifade etti. TÜRKİYE'DE TÜKETİM ÖNERİLEN SEVİYENİN ÇOK ÜZERİNDE Dünya Sağlık Örgütü'nün günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini tavsiye ettiğini hatırlatan Uyar, Türkiye'de yapılan araştırmalara göre ortalama günlük tuz tüketiminin bu miktarın yaklaşık üç katına ulaştığını söyledi. Hazır ve işlenmiş gıdaların yaygınlaşmasıyla birlikte farkında olmadan fazla tuz tüketildiğine dikkat çeken Uyar, ekmek, peynir, zeytin, turşu, sucuk, salam, hazır çorbalar, paketli atıştırmalıklar ve sosların günlük tuz alımının önemli bölümünü oluşturduğunu kaydetti. YÜKSEK TANSİYON VE BÖBREK HASTALIKLARI RİSKİNİ ARTIRIYOR Aşırı tuz tüketiminin kandaki sodyum miktarını artırarak vücudun daha fazla su tutmasına neden olduğunu belirten Uyar, bunun da tansiyonun yükselmesine yol açtığını ifade etti. Yüksek tansiyonun uzun yıllar belirti vermeden kalp, beyin, böbrek ve damar sistemine zarar verebildiğini söyleyen Uyar, fazla tuz tüketiminin ayrıca böbrek hastalıklarının ilerlemesini hızlandırabileceğini, böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabileceğini, kemiklerden kalsiyum kaybını artırabileceğini ve mide kanseri riskini yükseltebileceğini dile getirdi. "DOĞAL TUZ" ALGISINA DİKKAT Son yıllarda popüler hale gelen Himalaya tuzu, kaya tuzu ve deniz tuzu gibi ürünlerin sağlık açısından sanıldığı kadar farklı olmadığını belirten Uyar, bu tuzların da büyük oranda sodyum klorür içerdiğini ve eser miktardaki minerallerin fazla tüketimi haklı çıkaracak bir avantaj sağlamadığını söyledi. Prof. Dr. Murathan Uyar, günlük tuz tüketimini azaltmak için sofraya tuzluk koymamak, yemeğin tadına bakmadan tuz eklememek, işlenmiş gıdaları daha az tüketmek ve yemeklere lezzet vermek için limon, sarımsak ile baharatlardan yararlanmanın etkili yöntemler olduğunu belirtti. Uyar, "Tuz doğru miktarda tüketildiğinde yaşam için vazgeçilmezdir. Ancak fazlası yıllar içinde kalbi, damarları ve böbrekleri sessizce yorar. Sağlığımızı korumak bazen sofradaki tuzluğu bir adım uzağa koymak kadar basit bir alışkanlıkla başlayabilir." değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.