Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Bm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Bm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum daimi temsilcilere COP31'i anlatacak Haber

Bakan Kurum daimi temsilcilere COP31'i anlatacak

31. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Taraflar Konferansı Başkanı sıfatıyla New York’ta bir dizi görüşmeler yapacak olan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Başkanı olarak, bugüne kadar BM temsilcileri, önceki dönem COP başkanları, STK’lar, büyükelçiler, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile görüşmeler ve toplantılar gerçekleştiren Bakan Kurum, ABD’de de BM nezdinde ikili görüşmeler gerçekleştirip, tanıtım toplantılarına katılacak. TÜRKEVİ’NDE STK’LAR İLE TOPLANTI Bakan Kurum, New York programı kapsamında ilk olarak bugün BM Türkevi binasında STK’lar ile bir araya gelecek. Bakan Kurum, 140’a yakın ABD’li iş insanı ve STK temsilcisinin katılacağı bu toplantıda COP31 süreci ve Türkiye’nin Emine Erdoğan hanımefendi himayesinde başlattığı Sıfır Atık Projesi ile ilgili konuşma yapacak. Bakan Kurum daha sonra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Alexander de Croo ile ikili görüşme gerçekleştirecek. Bakan Kurum ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşecek. Bakan Kurum görüşme ve toplantılarda Türkiye’nin küresel çevre hareketi Sıfır Atık ve COP31 ev sahipliği sürecine ilişkin bilgiler verecek. Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele ve çevre politikalarına yönelik sunumlar yapacak. Bakan Kurum’un Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen ile de COP31 sürecine ilişkin ikili görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor. BAKAN KURUM, BM GENEL KURULU’NDA TÜRKİYE’NİN COP31 VİZYONUNU ANLATACAK Bakan Kurum, 27 Mart Cuma günü ise BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve başkanlık sürecine ilişkin daimi temsilcilere bilgilendirme yapacak. Küresel çevre hareketi Sıfır Atık’ın COP31 sürecinde de önemli bir başlık olacağını belirten Bakan Kurum, Türkiye’nin yine küresel bir sorumluluk anlayışıyla uluslararası sisteme güveni pekiştirmek için çaba sarf edeceğini anlatacak. Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan gündeme göre Bakan Kurum hitabında Türkiye’nin COP31 vizyonunu; ‘Uygulama’ COP'u olarak belirlediğine dikkat çekecek ve bu vizyonun süreçlerini de diyalog, uzlaşı ve aksiyon ekseninde sıralayacak. Türkiye’nin iklim iş birliği, temiz enerji ve yeşil dönüşüm konularında hedef odaklı bir COP31’in sürecini yürütmeyi hedeflediğini üye ülkelere anlatacak. BM’DE 30 MART ULUSLARARASI SIFIR ATIK GÜNÜ ETKİNLİKLERİ DÜZENLENECEK Öte yandan Bakan Kurum'un Genel Kurul hitabının ardından, “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” programlarına katılması bekleniyor. BM binasında gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi’nin video mesajı yayımlanacak. Bakan Kurum’un yanı sıra programda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 İklim Değişikliği Üst Düzey Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Anacláudia Rossbach birer konuşma yapacak.

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu Haber

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu

BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Yeşilçayır, barış kavramının tarihsel ve felsefi boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Yeşilçayır, “Barış insanlığın en eski arayışlarından biri. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle akamete uğramıştır. Tarihten ders çıkarmamız gerekiyor. Negatif barış, yalnızca savaşın olmadığı bir durumken, pozitif barış ise barışın hukuki ve kalıcı olarak teminat altına alındığı bir anlayışı ifade eder” dedi. Sunumunda özellikle Immanuel Kant’ın 1795’te kaleme aldığı Ebedi Barış eserine değinen Yeşilçayır, Kant’ın barışı evrensel, kalıcı ve hukuk temelli olarak inşa etme yaklaşımını vurguladı. Yeşilçayır, “Kant, barışı ahlaklı politikacılar, hukuk, cumhuriyet ve milletler birliği üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyler. Bu fikirler, 150 yıl sonra kurulan BM Antlaşması’nda da izlerini gösterir. Ancak günümüzde BM’nin özellikle 5 daimi üyesi bu ilkelere bağlı kalmıyor; pozitif barışın sağlanabilmesi eğitim, kültür ve bilinç ile mümkün” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Doç. Dr. Yeşilçayır, barış kültürünün eğitim yoluyla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, nefret söyleminin ve ötekileştirici tutumların ortadan kaldırılmasının önemine değindi. “Sadece eğitim kurumları değil, kitle iletişim araçları da bu süreçte kritik rol oynuyor” dedi. Söyleşi sonunda, Yeşilçayır ve Mehmet Arif Özer’e, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

İran: "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır" Haber

İran: "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD ve İsrail'in saldırısında zarar gören başkent Tahran'daki Şehid Mahallati Okulu'nda düzenlediği haftalık basın toplantısında konuştu. Bekayi, toplantının söz konusu okulda gerçekleştirilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu belirterek, "Bu okulu özellikle seçtik. Burası ilk günden itibaren hedef alındı. Bu mekan, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığının göstergesidir. Burada hayatını kaybeden çocukların anısına saygı duruşunda bulunuyoruz. Bu saldırılar İran halkını hedef almaktadır" dedi. "Kayıtsızlık, kayıtsız kalanları da ortak haline getirir" Bekayi, "Ülkemiz, en zalim kişilerin haksız saldırısına uğramıştır. Bugün yaşananlar hayır ile şer arasındaki açık bir mücadeledir. Son 2 yılda işlenen suçlara karşı sessiz kalınmasının sonucu bugün ortaya çıktı. Komşu ülkelere yönelik saldırılara tanık olundu, ancak harekete geçilmedi. Defalarca eğer adım atılmazsa bu saldırganlığın herkesi etkileyeceği konusunda uyarıda bulunduk. Bugün bölgemiz bu ateşin içindedir. Kayıtsızlık, zamanla kayıtsız kalanları da ortak haline getirir" ifadelerini kullandı. "Düşman hiçbir İranlıya merhamet etmiyor" ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un müzakere sürecine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Bekayi, "Müzakere sürecine ilişkin söylenen her şey yalandan ibaret. Yalanların tarihe gerçek gibi yazılmasına izin vermeyin. Sahte anlatıların yayılmasına karşı durmalıyız. İran'ın bir tehdit olduğunu söylüyorlar. İran gerçekten tehdit miydi? İran asker mi gönderdi? Beyaz Saray'a füze mi attı? Hangi savaşı biz başlattık? Bu çelişkileri görmek gerekir. İran her türlü saldırıya karşı duracaktır. Lütfen İran etrafında kenetlenin. İran'ın ayakta kalmasının sırrı birliktir. İran'ın düşmanları hiçbir İranlıya merhamet etmiyor. Ülke en hassas dönemlerinden birini yaşıyor" şeklinde konuştu. "Müzakereleri denedik, saldırıya uğradık" ABD ile yürütülen temaslara değinen Bekayi, "Niyetlerinin farkındaydık, ancak savaşı önleme ihtimali varsa bunu denemek ve İran'ın uzlaşmaz taraf olmadığını göstermek zorundaydık. Sürece iyi niyetle girdik. Cenevre'de iki tur müzakere yapıldı. Umman, önemli ilerleme sağlandığını açıkladı ve bu ABD'nin bilgisi dahilindeydi. Bir sonraki tur da karşı tarafın talebiyle planlandı. Ancak sonradan dile getirilen nükleer, füze ve diğer talepler müzakere masasında hiç gündeme gelmedi. Bu iddialar saldırıyı haklı göstermek için ortaya atılıyor" dedi. "Tüm dikkatimizi savunmaya vermiş durumdayız" Müzakerelerin yeniden başlama ihtimaline ilişkin de konuşan Bekayi, "Şu an tüm dikkatimizi savunmaya vermiş durumdayız. Müzakereyi denedik. Masadayken bile askeri yetkililere uyanık olmalarını söyledik. Kimse gafil değildi. Dini liderin (Ali Hamaney) şehadetinden saatler sonra güçlerimiz karşılık verdi. Diplomasi iddiasında bulunanlar askeri seçeneğe yöneldi. Müzakereler sürerken saldırıya uğradık, bu unutulmamalı" ifadelerini kullandı. "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek" Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bekayi, verilen taahhütlerin sözde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "Uluslararası toplum artık kendine gelmeli. Uluslararası hukuk ve insan hakları ayaklar altına alındı. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı fiilen yok sayıldı. İran'a saldırı, BM düzeninin sonu anlamına gelmektedir. Güç kullanma yasağı, yani BM'nin temel ilkesi çiğnendi. Üstelik bunu yapan taraf, BM Güvenlik Konseyi üyesi bir rejimdir. Gazetecilerin ve çocukların en büyük katili Siyonist rejimdir. Devlet televizyonumuz yalnızca haber yaptığı için hedef alınmıştır. Uluslararası toplum kör değil, ancak görmezden gelmeyi tercih ederse bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Başlatılan bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, ABD ve Siyonist rejimin yaktığı savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır" şeklinde konuştu. "Çevresel etkiler sınırları aşar" Natanz nükleer tesisine yönelik saldırıya ilişkin Bekayi, yer ve hedeflere dair ayrıntıların askeri mercilerden öğrenilmesi gerektiğini belirterek, "Ancak açık olan bir gerçek var ki karşı taraf hiçbir insani sınırı gözetmiyor. Tesislerimiz Haziran ayında da saldırıya uğramıştı. Şimdi gerçekleştirilen her saldırı yalnızca can kaybına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda ciddi çevresel sonuçlar doğurur ve bu etkiler İran sınırlarıyla sınırlı kalmaz. Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde, ABD güçlerinin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkabilecek çevresel sonuçlar konusunda uluslararası toplum devreye girmelidir. Biz de gerekli yazışmaları yapacağız. BM Güvenlik Konseyi korkunç bir durgunluk içinde. ABD halkı kendine sormalı, acaba hangi suçtan dolayı bu kadar masum insan, sadece işgalci bir rejim uğruna öldürülüyor?" dedi. "Savaşı durdurması gereken taraf onlar" Savaşın sona erdirilmesine ilişkin de konuşan Bekayi, "Bu savaşı biz başlatmadık. Savaşı durdurması gereken taraf onlar. Bizim tercihimiz diplomasiydi. Ülke içinde de geçmiş tecrübeler ortadayken 'neden müzakereye girildi' şeklinde eleştiriler vardı. Ancak yönetim diplomatik süreci destekledi ve biz de savaşa girmemek için çaba gösterdik. Buna rağmen karşı taraf savaşı seçti. Savaşın sona ermesinin yolu saldırganın durmasıdır. Uluslararası toplum daha fazla geç kalmadan görevini yerine getirmelidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.