Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Birleşmiş Milletler

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İşgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İşgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız"

Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardıklarını kaydeden Erdoğan, "Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde "MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu"na katıldı. Kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD; yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ediyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ediyor. Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. İki yılda bir düzenlenen bu fuarın her seferinde göğsümüzü kabarttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD Expo fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD Expo'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum" diye konuştu. "Yapay zekâ modelleri üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda şunu hepimiz çok net görüyoruz: Bazı kritik eşikler vardır ki bir defa aşıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Son yıllarda yapay zekâ başta olmak üzere teknolojide yaşadığımız devrim niteliğindeki dönüşüm bunlardan biridir. Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zekâ hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zekâ modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki reel sektör yapay zekânın imkânlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor. Burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur: Yapay zekâyı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, millî ve manevi hasletlerinizi korumazsanız; iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti, ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil tam aksine zarar getirir; Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez" ifadelerini kullandı. Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumunda olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "29. Uluslararası İş Forumu'nun 'Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü' başlığıyla tertiplenmiş olmasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara bir vesile tebriklerimi iletiyorum. Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. "Küresel sistemin çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Gücü gücü yetene düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır" diye konuştu. "Savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil" Birleşmiş Milletler 81. Genel Kuruluna hitabımda bu soruna özellikle dikkat çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek; dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir. Henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb yavrumuzun hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabı elbette adalete verilecektir. Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak" açıklamasında bulundu. "Son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız" Biz şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak. Hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananlar bunun mücadelesi içinde olacak. Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık İttifakı'nın temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi alakasız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye; vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum" dedi. "Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir yandan hem bölgemize hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken diğer yandan ülkemizi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık. Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz" diye konuştu. "16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada çok kısa bir şekilde bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük. Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6; ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 6'ncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz, yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu" ifadelerini kullandı. "İhracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi" İhracat tarafındaki başarılarımızı sizlerin de desteğiyle sürdürüyoruz diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 bin iken, 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu" dedi. "Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçinde bulunduğumuz zorlu dönemde firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank; kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı. Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler kat ettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yıl sonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık.20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" şeklinde konuştu.

Bakan Kacır: "Bugün bütün dünyada insansız hava aracı pazarının üçte ikisi Türkiye'nin elinde" Haber

Bakan Kacır: "Bugün bütün dünyada insansız hava aracı pazarının üçte ikisi Türkiye'nin elinde"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bütün dünyada insansız hava aracı pazarının üçte ikisi bugün Türkiye'nin elinde. Bayraktar'la, Akıncı'yla, Anka'yla, Aksungur'la Hürkuş'la, Hürjet'le, Atak'la, Gökbey'le, Kaan'la, Kızılelma'yla imzamızı gökyüzüne atıyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kırklareli’ne geldi. Hızır Bey Camii’nde cuma namazını kılan Bakan Kacır, Haşim Peksöz Caddesi’nde esnaf ziyaretinde bulundu. Cadde üzerindeki iş yerlerini ziyaret eden Bakan Kacır, esnafla sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra Ak Parti İl Başkanlığı’na ziyarette bulundu. Bakan Kacır, yaptığı açıklamada, "Biz bu hafta Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul toplantıları vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri'nde New York'ta Cumhurbaşkanımızın riyasetinde bir ziyaret gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız o Birleşmiş Milletler'in Genel Kurul Salonu'nda yine, yeniden adaletin, hakkaniyetin, merhametin sesini yükseltti ve bütün dünyaya tarihin en şerefli milleti olan Türk milletinin insanlık için, adalet için, merhamet için en güçlü şekilde çalışmaya devam edeceğini adeta haykırdı. Bizler de onun ailesi olarak onun yol ve dava arkadaşları olarak bu yolda Allah'ın izniyle milletimizle el ele verecek sırt sırta verecek ve Türkiye Yüzyılı hedeflerini hep birlikte gerçeğe dönüştüreceğiz. Biz bu ülkede büyük devrimlerin partisiyiz. Biz asırlık hizmetleri bu ülkeye kazandırmış AK Parti'yiz. Daha yapacak çok işimiz var. Yürüyecek çok yolumuz hayata geçirecek hayata geçirecek çok eserimiz çok projemiz var. Daha yeni başlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Bugün bütün dünyada insansız hava aracı pazarının üçte ikisi Türkiye'nin elinde" Bakan Kacır, tüm gözlerin Türkiye’nin savunma sanayiinde ki elde ettiği başarıda olduğunun altını çizerek, "Savunma sanayiinde elde ettiğimiz kazanımları bütün dünya dikkatle takip ediyor. Herkes şimdi Türkiye'nin başarılarını konuşuyor. Dostlarımız bizim başarılarımızla iftihar ediyor gurur duyuyor ve gelecek adına güven buluyorlar. Hasımlarımız başarılarımızı endişeyle izliyorlar. Bugün Türk milleti savunma sanayiindeki kritik ihtiyaçlarının neredeyse tamamını kendi imkanlarıyla kendi öz evlatlarının alın teriyle, akıl teriyle hayata geçirebilecek bir seviyeye geldi. Bugün kara araçlarında, deniz platformlarında fırkateynleriyle, sualtı araçlarıyla, hava araçlarıyla, uydularıyla siber güvenlik sistemleriyle savunma sanayinde %80'in üzerinde bir yerlilik oranına erişmiş bir ülkeyiz. Dünyanın en büyük insansız hava aracı üreticisiyiz. Bütün dünyada insansız hava aracı pazarının üçte ikisi bugün Türkiye'nin elinde. Bayraktar'la, Akıncı'yla, Anka'yla, Aksungur'la Hürkuş'la, Hürjet'le, Atak'la, Gökbey'le, Kaan'la, Kızılelma'yla imzamızı gökyüzüne atıyoruz. Şimdi semalarımızı koruyacak katmanlı hava savunma sistemi projesini, Çelik Kubbe'yi hayata geçiriyoruz. Şimdi roketlerimizin füze füzelerimizin menzillerini uzatıyor hızlarını yükseltiyoruz. Daha güçlü daha etkili balistik füzeler. Daha güçlü daha etkili seyir füzeleri geliştiriyoruz. Bütün bunları niçin yapıyoruz? Hiç kimse aklının ucundan dahi Türk milletine zarar vermeyi geçiremesin diye yapıyoruz" dedi. "Coğrafyamız maalesef adeta ateş çemberi" Bakan Kacır, "Coğrafyamız maalesef adeta ateş çemberi. Kuzeyimizde bir savaş var. 4,5 yıl oldu. Ne zaman biteceğine dair maalesef kimsenin bir öngörüsü yok. 1 milyondan fazla kişi Rusya-Ukrayna Savaşı'nda öldürüldü. Güneyimizde İsrail 3 yıldır bir soykırım gerçekleştiriyor ve bugünkü dünya sistemi maalesef bu soykırıma "dur" diyecek kapasitede değil. Doğumuzda İran Amerika'yla İsrail'le savaşıyor. Bu coğrafya maalesef adeta savaşlar coğrafyası haline geldi. Ama böyle bir coğrafyada Türkiye gücüyle, kuvvetiyle Türk milletinin birliği, dirliği, beraberliği sayesinde ve bugün dünyada en tecrübeli lidere sahip olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın riyasetinde yoluna güçlü şekilde bir istikrar adası olarak devam ediyor" şeklinde konuştu.

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık" Haber

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne'de katıldığı programda Türkiye'nin tarımsal üretimi, tarım diplomasisi ve sektöre yönelik yeni finansman imkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılada dünyada 7'nci sıraya yükseldiğini, 2026 yılı bitkisel üretim beklentisinin 140 milyon tonu aştığını ve Dünya Bankası ile imzalanan proje kapsamında 10 yıl boyunca 5,3 milyar dolarlık finansman sağlanacağını açıkladı. Türkiye'nin hedeflerini büyüttüğünü belirten Bakan Yumaklı, tarım diplomasisinin önemine dikkat çekerek Çin, Almanya ve Rusya ile temasların güçlendirildiğini söyledi. "Türkiye artık eski Türkiye değil" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel alanda artan ağırlığına ilişkin, "Türkiye artık eski Türkiye değil. Bugün vizyonunu ve hedeflerini büyütmüş, çıtayı çok daha yükseklere koymuş bir Türkiye'yi konuşuyoruz. Bunun en somut ifadelerinden birisi de Türkiye Yüzyılı hedefini önümüze koymuş olmamız. Bu bizim yeniden tarih yazan bir aktör olarak ortaya çıkma iddiamızdır. Bu konuda hem ülkemizin hem de milletimizin potansiyeline güveniyoruz, inanıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde ise inşallah çok önemli bir eşiği aşmak üzereyiz. Hepimiz bundan son derece eminiz ki bu süreç ülkemizi gerçek gücüne daha da yaklaştıracaktır. Bu süreç hem milli birliğimiz, kardeşliğimiz ve demokrasimiz adına büyük bir kazanım olacaktır hem de bu ülkenin kaynaklarını artık bu ülkenin eğitimine, sağlığına, tarımına, sanayisine aktarmak için de bizlere önemli fırsatlar verecektir. Türkiye'nin hem bölgemizde hem de küresel zeminde artan prestijini ve ağırlığını da kuvvetlendirecektir" dedi. "Mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur" Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasına da değinerek, "Cumhurbaşkanımızın vizyoner siyasetinin bölgemiz ve dünya üzerinde etkisini güçlü bir şekilde hissettirdiği bir dönemden geçiyoruz. Cumhurbaşkanımız Türkiye olarak güçten değil, haktan yana olduğumuzu bir kez daha en açık bir şekilde ifade etmiştir. Bunun en son örneği de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapmış olduğu konuşmadır. Katliamlara, haksızlığa, sömürüye karşı hukukun ve adaletin hakim olduğu bir dünya için, hakim olması gereken bir dünya için bütün vicdanlara Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden seslenmiştir. Ben bu ülkenin bir evladı olarak Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Biz haktan ve haklıdan yana olmayı milletimiz için, ülkemiz için bir onur meselesi olarak görüyoruz. Bunun AK Parti için önemi başından bu yana ifadesinde makes bulmuştur. O da güçlülerin değil, milletin davası olmuştur. Bu dava Edirne'den Gazze'ye kadar, Gazze'den Arakan'a kadar gönül köprüsü kuranların, dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun gözyaşını silme derdinde olanların davasıdır. Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünde seslendirdiği üzere Sezai Karakoç'un o muhteşem ifadeleriyle söylersek eğer: ‘Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Biz sussak tarih susmayacak, tarih dahi sussa hakikat susmayacak.' Nitekim dünya da sussa ta en başından bu yana mazlum ve mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur. Ben Cumhurbaşkanımızla beraber bütün AK Partili, bütün Cumhur İttifakı'na dahil olan partiler de dahil olmak üzere bu gür sedayı vermeye devam edeceğimizi buradan tekrar ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Tarım diplomasisini öne çıkarıyoruz" Tarım diplomasisinin önemine dikkat çeken Yumaklı, "Ülkemizin bölgesinde ve dünyada güçlenen bir diplomasi anlayışının en önemli unsurlarından birisi olarak da artık tarım diplomasisini öne çıkardığımızı söylemek istiyorum. Son 3 haftadır özellikle tarım diplomasisinde çok önemli adımlar attık. Bu süreçte Çin, Almanya ve Rusya ile temaslarımızı güçlendirdik. Bu görüşmeleri imzaladığımız anlaşmalarla, yapmış olduğumuz mutabakatlarla da ülkemiz lehine ve menfaatine sonuçlara dönüştürmüş olduk. Buraya dün gece geç saatlerde Rusya'dan geldik ve ayağımızın tozuyla da bugün Edirne'deyiz. Bütün bu çalışmalarımızda gıda arz güvenliğimizi küresel gelişmelere ve yeni şartlara daha dayanıklı hale getirmeye gayret ediyoruz. Bunu ifade etmek istiyorum. Tabii mevcut gündelik sorunları ya da güncel sorunları çözmeye devam ederken aynı zamanda üreticilerimizin ürünlerinin de bu pazarlarda yer alması için onların önünü açmak üzere çok yoğun bir çaba ve gayret içerisindeyiz. Türk tarımının dünyadaki mevcut gücünü daha ileriye taşımak üzere gayret ediyoruz" dedi. "2026 yılı tarımsal üretimde çok güzel bir yıl oldu" Türkiye'nin tarımsal hasılada ulaştığı seviyeye değinen Yumaklı, "Tabii bütün bunların da bir sonucu oluyor elbette. Bu ülkenin tecrübeli ve kadimden gelen bilgi ve deneyimiyle üreten üreticilerinin, çiftçilerinin oluşturmuş olduğu tarımsal hasıla 2025 yılı sonu itibarıyla 83.2 milyar dolara ulaşmış durumda. 24 yıl öncesini düşünürsek eğer Türkiye dünyada tarımsal hasılada 12. sıradaydı, şu anda 7. sırada. Bu başarıda emeği olan bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize, bütün sanayicilerimize, sektörün bütün paydaşlarına buradan canıgönülden teşekkür ediyorum. 2026 yılı ise tarımsal üretimde hamdolsun çok güzel bir yıl oldu. İklim şartları da bize yardımcı oldu hamdolsun ve sektörün de altyapısının güçlü olması ile birlikte bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır; bunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum. Tabii bugünlerde yeni üretim sezonu için çiftçilerimiz, üreticilerimiz hazırlıklarına da başladı bir yandan. İnşallah yeni dönemin de aynı 2026'da olduğu gibi bereketli bir yıl olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "5,3 milyar dolarlık finansman paketi" Dünya Bankası ile imzalanan finansman anlaşmasına ilişkin bilgi veren Yumaklı, "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde Cumhurbaşkanımızın duyurmuş olduğu bir gelişmenin bir adım daha öteye taşındığını buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Dünya Bankası tarafından sağlanacak bir kaynakla Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin bu yıl başlayacağını Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. Bu finansman paketi için dün itibarıyla Dünya Bankasıyla artık kesin bir netice olarak imzalar atılmış oldu. Bu projeyle gıda ve tarım sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Bu neden önemli? Evet, biz üretiyoruz ancak hep ifade ettiğimiz gibi eğer katma değerli bir ürüne dönüştürmezseniz aslında bir potansiyeli de heba etmiş olursunuz. Biz bu konuda özellikle üretim planlaması 2024 yılında yürürlüğe girdi, hayata geçti; şimdi bunun ikinci adımını, yani üretmiş olduğumuz ürünlerin üretiminin de katma değerli hale getirilmesinin de planlaması aşamasına geçmiş durumdayız. Bu finansman desteğinin tarım ve gıda alanında yapılacak tesis, inşaat ve makine-ekipman yatırımlarına verileceğini söylemek istiyorum. Ve tabii ki elbette bizim öngördüğümüz vizyon ve uygulanacak istikamet çerçevesinde. Tabii temel amacımız üreticilerimizin üretmiş olduğu ürünlerin pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemin hayata geçirilmesi buradaki temel amacımız. 10 yıl boyunca devam edecek bu proje ve 5.3 milyar dolarlık bir rakamı ihtiva ediyor. İnşallah Dünya Bankası tarafından onaylanan ilk 750 milyon doların çağrısını bu yıl bitmeden yapmak istiyoruz. Projenin başvuru şartlarını ve detaylarını TKDK kurumumuz yürütücü olarak devam edeceği için açıklayacak inşallah" diye konuştu.

Bakan Göktaş: "Ülkeler olarak adımlar atmamız lazım" Haber

Bakan Göktaş: "Ülkeler olarak adımlar atmamız lazım"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye olarak dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik pek çok adım attıklarını kaydederek, "Çocuklarımıza güvenli bir içerik sunmak açısından bizim de ülkeler olarak adımlar atmamız lazım. Ortak bir standart geliştirilmesi lazım. Belki Birleşmiş Milletler çatısı altında da bu öncülüğü yapmış olacağız. Biz bu alanda çalışmaya kararlıyız ve bu alanda da özellikle yürüttüğümüz tüm çalışmalarda diğer ülkelere de tecrübe aktaracağız" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu toplantıları için geldiği New York'ta temaslarını sürdürüyor. Temasları kapsamında BM'de düzenlenen "Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek-Uluslararası Standartların ve Ortak Sorumluluğun Geliştirilmesi" başlıklı etkinlikte konuşan Bakan Göktaş, etkinliğe ilişkin İhlas Haber Ajansı'na açıklama yaptı. Bakan Göktaş, Türkiye olarak dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik pek çok adım attıklarını kaydederek, "Özellikle sosyal medya düzenlemesini hayata geçiren ilk ülkelerden biriyiz. Önümüzdeki ayda yönetmeliğimiz çıkacak" dedi. Birleşmiş Milletler‘de Emine Erdoğan'ın himayelerinde Belçika Kraliçesi ve 15 lider eşinin de katıldığı uluslararası bir toplantı gerçekleştirdiklerin hatırlatan Bakan Göktaş, "Burada da yine aynı konu: Dijital dünyada çocukların korunması ve güçlendirilmesi, aynı zamanda ortak standartların oluşturulması. Zira pek çok ülke bugün 15 yaş altı, 16 yaş altı, 13 yaş altı sosyal medya düzenlemesini hayata geçiriyor. Yine üç gün önce Avrupa Birliği, ortak bir standart oluşturacağını ve önümüzdeki dönemde bütün Avrupa'da onun 13 yaş altı sosyal medya düzenlemesini hayata geçireceğini vurguladı. Yine İngiltere, Fransa ve Amerika'da büyük davalar açıldı çocuk korumaya yönelik. Özellikle sosyal medya platformlarına yönelik büyük davalar açıldı. Az önce bir lider eşi kendi ülkesinde bir çocuğun intiharından bahsetti" ifadelerini kullandı. Hukuki olarak yapılması gerekenler olduğunu kaydeden Bakan Göktaş, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:"Aynı zamanda bu platformların tasarım aşamasından itibaren çocukları korumaya yönelik tasarlanması gerektiği vurgulandı. Zira bağımlılık yapan unsurlarla daha sonra yeni eklemlerde bulundular. Mesela ilk aşamada bu sosyal medya platformlarının tasarımı bu şekilde değildi. Fakat bağımlılık oluşturan içeriklerle çocuklarımızı daha fazla ekranda tutma kabiliyetleri de var. Bununla beraber çocuklarımız çok fazla olumsuz içerikle de karşılaşabiliyor. Dolayısıyla burada bütün bu boyutları ele aldığımızda siber şiddet, çocukların psikolojik gelişimle etkilenmesi ve dikkat oranlarının son yıllarda oldukça azalması, konsantrasyon sürelerinin azalması, bununla beraber yapay zekanın bu kadar hızlı gelişmesi, teknolojinin bu kadar hızlı gelişmesi. Dijital eşitlikten bahsedebilir miyiz? Bunlar aslında günümüzün sorunları. Dolayısıyla bir yandan bunları ele aldık. Aynı zamanda ülke olarak yürütülmüş önemli çalışmalar var. Nisan ayında uluslararası bir toplantı gerçekleştirdik. Aynı zamanda NATO Zirvesi kapsamında Hanımefendi, 23 lider eşi ile aynı şekilde dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik bir toplantı gerçekleştirdi. Bugün yine aynı konuyu bu sefer Birleşmiş Milletler'e taşımış olduk. Burada da 15 lider eşi katıldı. Birleşmiş Milletler Çocuk Koruma Çocuk Birimi, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Çocukları Şiddetten Koruma Birimi ile ortak düzenledik yan etkinliğimizi. Amacımız bu alanda hem farkındalık oluşturmak hem de ortak bir standardın hayata geçirilmesini sağlamak. Bu hafta burada pek çok etkinlik ile çocukları bu alanlardan, dijital teknolojilerden daha güvenli bir dijital içerik sunmakla ilgili olacak. Başka ülkelerin de yani etkinliği olacak. Bu alanda biz ülke olarak öncülük etmekten oldukça mutluyuz. Ama yapacağımız çok iş var. Çünkü teknoloji çok hızla gelişiyor ve karşımızda aslında küresel teknoloji şirketleri var. Dolayısıyla onlarla hem çocuklarımıza daha güvenli bir içerik sunmak açısından çalışmamız gerekiyor. Ama aynı zamanda çocuklarımıza güvenli bir içerik sunmak açısından bizim de ülkeler olarak adımlar atmamız lazım. Ortak bir standart geliştirilmesi lazım. Belki Birleşmiş Milletler çatısı altında da bu öncülüğü yapmış olacağız. Biz bu alanda çalışmaya kararlıyız ve bu alanda da özellikle yürüttüğümüz tüm çalışmalarda diğer ülkelere de tecrübe aktaracağız."

Suriye Devlet Başkanı eş-Şara: "Golan Suriye toprağı olarak kalmaya devam edecek" Haber

Suriye Devlet Başkanı eş-Şara: "Golan Suriye toprağı olarak kalmaya devam edecek"

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Birleşmiş Milletler (BM) 81'nci Genel Kurulu'nda İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'ne değinerek, "Golan Suriye toprağı olarak kalmaya devam edecek" dedi. Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, BM 81'nci Genel Kurulu'nda konuştu. İkinci kez BM kürsüsüne çıkan eş-Şara, Suriye'deki son gelişmeler, ülkenin yeniden inşası ve bölgesel güvenlik konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. Eş-Şara, Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'nin kurumlarını ve güvenlik mimarisini hızla yeniden inşa ettiklerini belirterek, "Uluslararası uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yapan 90 şebekeyi çökerttik. Başkentimiz yaklaşık 60 diplomatik misyonun merkezi haline geldi" ifadelerini kullandı. Ülkedeki ekonomik iyileşmeye ve üretim hamlesine dikkat çeken eş-Şara, "Suriye'de üretim çarkı 3 binden fazla yeni üretim hattında yeniden dönmeye başladı. Tarımsal üretimde kendi kendine yeterliliğe ulaşma yolunda ilerliyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içinde yaklaşık 2 milyon konutluk gayrimenkul projelerini hayata geçirmeyi hedefliyoruz" dedi. "Kampsız Suriye" Mültecilerin dönüşü ve insani durumla ilgili olarak "Kampsız Suriye" girişimini başlattıklarını duyuran eş-Şara, "3,5 milyondan fazla sığınmacı ve yerinden edilmiş kişi onurlu ve gönüllü bir şekilde geri döndü. Geçiş döneminde adalet sürecini başlattık, yüzlerce okulu onardık ve üniversitelerin kapılarını yeniden açtık" dedi. "İsrail'in 500'e yakın hava ve topçu saldırısını kınıyoruz" İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerine de değinen eş-Şara, "Golan, Suriye toprağıdır ve tüm ilhak girişimleri BM Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararı uyarınca hükümsüzdür. İsrail'in 500'e yakın hava ve topçu saldırısı ile bin 200'den fazla karadan sızma girişimini kınıyoruz. 1974 Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması'na bağlılığımızı sürdürüyoruz" dedi. Eş-Şara, "Geçen yıl geri dönüşümüzü ilan etmek için buradaydık, bugün ise ilerleme ve kalkınma gerçeğini kanıtlamak için buradayız. Suriye; istikrara öncülük eden, refah üreten ve geleceğe kapılarını açan küresel bir aktördür" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "BMGK'da veto imtiyazı kaldırılmalı" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "BMGK'da veto imtiyazı kaldırılmalı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli haber ajansı Bloomberg News için kaleme aldığı makalede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığını belirterek, "Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli haber ajansı Bloomberg News için "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" başlıklı makale kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan makalede, son yıllarda dünyanın tanık olduğu salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalar gibi trajedilerin, dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını gösterdiğini belirtti. Küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığına işaret etti. Erdoğan, daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan makalede, "Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. ‘Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü Güvenlik Konseyi'ne ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır" ifadelerine yer verdi. "Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız" Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin de yeniden kurulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Genel Kurul'un yetkileri güçlendirilmeli, daimi üyeliklerin bulunmadığı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin seçimlerde üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazandığı bir yapıyla Güvenlik Konseyinin temsil kapasitesi ve Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliği artırılmalıdır. Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız. Dünya tarihi bakımından oldukça kısa sayılabilecek son çeyrek asırda yaşanan gelişmeler, hiçbir güç dengesinin ve hiçbir uluslararası nizamın baki olmadığını gösterdi. İnsanlığa barış, istikrar ve ortak refah vadeden sistem, yeni savaşları önlemekte, eşitsizlikleri azaltmakta ve değişen güç dengelerine cevap vermekte yetersiz kaldı" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomiden güvenliğe, teknolojiden diplomasiye kadar yeni güç merkezleri ortaya çıkarken, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığına işaret etti. "Gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişimi güvence altına alınmalı" Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların, devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine sahip olmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizen Recep Tayyip Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenlik ve sürdürülebilirliğinin daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Asya'nın ekonomik ağırlığı artarken, Afrika'nın da potansiyeliyle uyumlu daha güçlü bir temsil talep ettiğini, gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha yüksek sesle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, "Bazı bölgesel aktörlerin artan nüfuzu, kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getiriyor. Her bölgenin meselelerini dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözmek mümkün değildir. İlgili ülkelerin iradesini, yerel şartları ve müşterek menfaatleri esas alan yaklaşımların daha kalıcı ve istikrarlı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkânları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme kabiliyeti bulunan ülkelerin barışın ve istikrarın tesisinde daha etkin roller üstlenmesi, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentiler tam anlamıyla karşılanmadı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşirken teknoloji ve ekonomik bağımlılıklar yeni rekabet alanlarına dönüştü. Bu değişen şartlarda küresel adaletin temini için mesuliyetler hakkaniyetle paylaşılmalı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkı ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimi güvence altına alınmalıdır" ifadelerini kullandı. "Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi çabasını destekliyoruz" Böylesi bir değişimin geniş bir uluslararası iradenin ortaya konulmasını zaruri kıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güçlü küresel ilişkileri ve çok taraflı diplomasi tecrübesini bu reform arayışının hizmetinde kullanmaya devam edeceğini vurguladı. Veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanması ve Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi yönündeki çabayı desteklediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Farklı bölgelerden ülkelerin bu müşterek zeminde buluşması, uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil kabiliyetini güçlendirecektir. Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir" değerlendirmesini yaptı.

Valiliğin LGBT derneklerine ilişkin raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım Haber

Valiliğin LGBT derneklerine ilişkin raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında operasyon düzenlenen 6 LGBT derneğine ilişkin İstanbul Valiliği denetim raporları ortaya çıktı. Raporlarda, 2025 yılı hesaplarında 6 derneğe toplam 32 milyon 149 bin 513 TL tutarında yurt dışı yardım kaydı bulunduğu belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun soruşturması kapsamında incelemeye alınan Lambda İstanbul, SPoD, HEVİ, LİSTAG, Pozitif Yaşam ve Pozitif İz derneklerine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan denetim raporları ortaya çıktı. 6 dernekte 32,1 milyon TL yurt dışı yardım kaydı Denetim raporlarının 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemine ilişkin hesap özetlerinde yer alan "Yurt Dışından Alınan Yardım" kalemleri birlikte değerlendirildiğinde, 6 dernekte toplam 32 milyon 149 bin 513 TL tutarında yurt dışı yardım kaydı bulunduğu görüldü. 2025 yılı hesaplarında 11 milyon 199 bin 123 TL ile en yüksek yurt dışı yardım kaydı SPoD’a ait oldu. HEVİ’nin yurt dışı yardım kaydı 7 milyon 402 bin 346 TL, Pozitif Yaşam’ın 7 milyon 237 bin 601 TL, Pozitif İz’in 2 milyon 885 bin 811 TL, LİSTAG’ın 2 milyon 583 bin 195 TL, Lambda İstanbul’un ise 841 bin 434 TL olarak kayıtlara geçti. SPoD, HEVİ ve Pozitif Yaşam’a kaydedilen yurt dışı yardımların, 6 dernekteki toplam yardım kaydının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturduğu belirtildi. LİSTAG’a Avrupa ülkelerinden farklı tarihlerde ödemeler LİSTAG’a ilişkin raporda 2024-2026 yılları arasındaki yurt dışı yardım kayıtları da incelendi. Raporda yardımı yapan kuruluşlar, ülkeler, tarihler ve tutarlar tek tek sıralandı. Kayıtlara göre European Endowment for Democracy tarafından Belçika üzerinden 2025 ve 2026 yıllarında 5 bin, 8 bin ve 20 bin avro olmak üzere farklı tarihlerde ödemeler yapıldı. Hollanda Dışişleri Bakanlığı adına kayıtlara geçen transferler arasında 31 bin 83 avro, 17 bin 258 avro ve 7 bin 173 avroluk ödemeler bulunduğu belirtildi. Federal Almanya Başkonsolosluğu adına ise 2024 yılında 14 bin 843 avro, 7 bin 135,25 avro, 6 bin 20 avro, 5 bin 730,75 avro ve 3 bin 723 avroluk 5 ayrı yardım kaydı yer aldı. Raporda ayrıca İsveç İstanbul Başkonsolosluğundan 1 milyon 241 bin 820 TL yardım alındığı belirtildi. LİSTAG’ın üye kayıt defterini de inceleyen denetim komisyonu, üyeliğe giriş tarihi gibi yazılması zorunlu bazı bilgilerin defterde bulunmadığını tespit etti. Pozitif Yaşam’a BM, AB ve Gilead kaynaklı ödemeler Pozitif Yaşam Derneğine ilişkin raporda 2024-2026 dönemini kapsayan 26 ayrı yurt dışı yardım kaydı yer aldı. Yardım yapan kuruluşlar arasında Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Avrupa Komisyonu, Gilead Sciences ve İngiltere merkezli UK Online Giving Foundation’ın bulunduğu kaydedildi. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu adına kaydedilen ödemeler arasında 23 Şubat 2024’te 11 milyon 786 bin 253 TL, 28 Mart 2024’te 12 milyon 380 bin 298 TL, 4 Haziran 2024’te 9 milyon 153 bin 108 TL ve 8 Temmuz 2024’te 4 milyon 71 bin 919 TL tutarındaki ödemeler yer aldı. Raporda 2025 yılında da aynı kaynaktan çok sayıda ödeme bulunduğu belirtildi. Gilead Sciences tarafından 12 Şubat 2025 tarihinde 33 bin dolar ödeme yapıldığı, Avrupa Komisyonu tarafından ise farklı tarihlerde avro cinsinden ödemeler gerçekleştirildiği görüldü. UK Online Giving Foundation adına da çok sayıda ayrı transfer kaydının bulunduğu belirtildi. Pozitif İz’de mali defterler denetime sunulmadı Valilik raporlarında defter ve belgelerle ilgili kapsamlı tespitlerden biri Pozitif İz Derneğine ilişkin oldu. Denetim komisyonu, derneğin 2024, 2025 ve 2026 yıllarına ait mali defterleri ile aynı yıllara ait gider belgelerinin denetime sunulmadığını tutanak altına aldı. Raporda, söz konusu durumun Dernekler Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince mahkemeye bildirilmesi gerektiği belirtildi. Pozitif İz’e İsviçre’den dört ayrı 15 bin dolarlık ödeme Pozitif İz’in DERBİS kayıtlarını da inceleyen denetim komisyonu, International AIDS Society tarafından İsviçre’den 4 ayrı yardım gönderildiğini belirledi. Rapor tablosuna göre 18 Mart 2024, 20 Aralık 2024, 4 Mart 2025 ve 19 Aralık 2025 tarihlerinde 15’er bin dolar olmak üzere toplam 60 bin dolar yardım gönderildiği kaydedildi. Lambda İstanbul’da izinsiz lokal ve kültür merkezi tespiti Rapordaki tespitlerden biri ise dernek merkezinde izinsiz lokal/kültür merkezi faaliyeti yürütüldüğü yönünde oldu. Denetçiler, söz konusu faaliyet için yetkili makamlardan alınmış ruhsat, iktisadi işletme vergi levhası veya lokal izin belgesinin bulunmadığını kayda geçirdi. Bu nedenle dernek başkanı hakkında ayrıca 15 bin 29 TL idari para cezası uygulanması gerektiği değerlendirildi. İki ayrı başlık kapsamında öngörülen idari para cezalarının toplamının 27 bin 6 TL olduğu belirtildi. HEVİ’de 7,4 milyon TL yurt dışı yardım kaydı HEVİ’ye ilişkin raporun mali bilgiler bölümünde ise 2025 yılı için 7 milyon 402 bin 346 TL yurt dışı yardım kaydı bulunduğu belirtildi. Aynı dönemde 3 milyon 84 bin 61 TL bağış ve yardım kaydı bulunan derneğin mali tablosunun genel toplamının 10 milyon 886 bin 679 TL olduğu kaydedildi. Tespitler Başsavcılığa bildirildi Komisyonların özellikle aile ve çocukların korunmasına yönelik yaptıkları değerlendirmelerin ardından, tespit edilen hususların Türk Medeni Kanunu’nun 89. maddesi ve resen değerlendirilecek diğer konular kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi gerektiği kanaatine vardığı kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.