Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Birleşmiş Milletler

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldırım’da gıda israfına geçit yok Haber

Yıldırım’da gıda israfına geçit yok

‘Plastiksiz Yıldırım’ projesiyle ilçede plastik şişe kullanımını en aza indiren, Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile 4 yılda 15 bin ton atığı ekonomiye geri kazandıran Yıldırım Belediyesi, Mama Üretim Tesisi’yle de atık yemeklerin israf olmasının önüne geçiyor. Yıldırım Belediyesi tarafından 2023 yılında Bursa’ya kazandırılan Mama Üretim Tesisi ile kamu kurumları, yemekhaneler ve lokantalardan toplanan atık yemekler, işlenerek sokak hayvanları için mamaya dönüştürülüyor. Bu sayede hem gıda israfının önüne geçiliyor hem de sokak hayvanlarının beslenmesi sağlanıyor. 2023 yılından bu yana devam eden çalışmalar kapsamında 242 ton yemek atığı toplanırken, bu atıklardan 128 ton mama üretildi. Sürdürülebilir atık yönetimi Bu yıl ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün temasının gıda israfı olarak belirlendiğini hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Birleşmiş Milletler’in aldığı bu karar, bizim yıllardır yürüttüğümüz çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Biz Yıldırım Belediyesi olarak 2023 yılından bu yana gıda israfının önüne geçmek adına önemli çalışmalar yürütüyoruz. Gıda atıkları, doğru şekilde yönetilmediğinde ciddi çevre sorunları oluşturabiliyor. Biz bu atıkları dönüştürerek hem doğal kaynaklarımızı koruyoruz hem de sürdürülebilir bir atık yönetimi oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Çalışmalarımız sürecek Yemek atıklarının mamaya dönüştürülmesi ile çok yönlü bir kazanım zinciri kurulduğunu belirten Başkan Yılmaz; "Bu çalışma ile hem sokak hayvanlarının beslenme maliyetini düşürüyoruz hem gıda israfının önüne geçiyoruz hem de su, enerji kaynakları ve çevremizi koruyoruz" dedi. Dünyanın ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu da dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "BM raporlarına göre dünyada her yıl 8 milyon insan gıda krizinden ötürü hayatını kaybediyor. Bu farkındalıkla gıda israfının önüne geçmek, kaynaklarımızı en doğru şeklide kullanmak mecburiyetindeyiz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Hareketi’ de bu alanda bize ilham vermektedir. Sıfır atık, çevre duyarlılığı ve her türlü israfın önüne geçmek noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor" Haber

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, bölgesel gelişmeler, Türkiye'nin tutumu, ABD ile müzakere iddiaları ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran'daki altyapılara yönelik saldırılara tepki gösteren Bekayi, "Herkesin bağlı olduğu altyapılar hedef alınıyor. Dün gece bir elektrik trafo merkezine düzenlenen saldırı sonucu Tahran ve Kerec'in bazı bölgelerinde elektrik kesintisi yaşandı. Tüm bu olayları sürekli olarak belgeliyoruz. Gelecekte halkımızın, İran'a yardım edildiğine dair ortaya atılan iddiaların aslında bir aldatmacadan ibaret olduğunu bilmesi gerekiyor. Açıklamalarında da görüldüğü üzere İran'ın tarih ve kültürüyle uğraşıyorlar. Saldırıları meşrulaştırmak için geçmişe atıfta bulunarak hakaretlerde bulunuyorlar. Ancak İran, köklü ve dinamik bir medeniyet olarak düşmanlarıyla nasıl başa çıkacağını çok iyi bilmektedir" dedi. "Gazetecilere yönelik saldırılar savaş suçudur" İsmail Bekayi, İsrail'in gazetecilere yönelik saldırılarına da değinerek, "Dün El Arabiya kanalının ofisine yönelik saldırıya tanık olduk. Ondan bir gün önce Lübnan'da saldırı düzenlendi ve El Meyadin ile El Menar muhabirleri hayatını kaybetti. Son üç yılda hayatını kaybeden gazetecilerin uzun bir listesi bulunmaktadır. Görünüşe göre, siyonist rejim özellikle haber alanını kendisine düşman olarak görmektedir. Oysa uluslararası anlaşmalar gazetecilerin korunmasına ilişkin açık hükümler içermektedir. Gazetecilere yönelik her türlü saldırı savaş suçu sayılmaktadır. Buna rağmen rejim bu kuralları dikkate almamakta ve çok sayıda gazeteciyi hedef almaktadır" ifadelerini kullandı. "İran'ın tek yaptığı kendini savunmaktır" Bekayi, "Biz bölgedeki tüm ülkelerle komşuyuz ve komşu olmaya da devam edeceğiz. Bu yüzden sağduyu, gelip geçici olanlarla kalıcı olanları ayırt etmeyi gerektirir. Biz hiçbir zaman bölge ülkelerini düşman olarak görmedik. Defalarca İran'ın operasyonlarının doğrudan ABD üslerini hedef aldığını vurguladık. İran'ın tutumu meşru müdafaa hakkı ve ahlaki ilkeler çerçevesindedir. İran halkı saldırı altındayken silahlı kuvvetlerin sessiz kalması düşünülemez. Bu, Birleşmiş Milletler Şartı kapsamında tanınan doğal bir haktır. Savaşın tarafı olmadığını söylemek tek başına yeterli değildir. Her ülke, kendi topraklarının başka devletler tarafından kullanılmasına izin vermenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu bilir. Düşman, bölgedeki üsler üzerinden saldırılarını sürdürüyor. Komşu ülkelerin toprakları ise kimi zaman isteyerek, kimi zaman da farkında olmadan İran'a karşı kullanılıyor. İran'ın yaptığı tek şey kendini savunmaktır" dedi. "Komşu ülkelerden beklentimiz komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır" İran'ın komşu ülkelerden beklentilerini dile getiren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, "Beklentimiz, kardeşlik ve iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır. Bu savaş yalnızca İran'a karşı değil, ileride daha geniş çaplı istikrarsızlıklara da yol açabilecek bir süreçtir. İran'dan tek taraflı bir itidal beklenmesi gerçekçi değildir. İran, iki ayrı rejim tarafından hedef alınmış durumda ve bu güçler, bölgedeki bazı ülkelerin topraklarını kullanarak saldırılarını sürdürmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri'nde İranlıların bu ülkenin gelişiminde ne kadar etkili olduğunu gördük. Bu yüzden İran vatandaşlarına yönelik yaklaşımın, geleceği gözeten bir anlayışla belirlenmesi gerekir" şeklinde konuştu. "Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur" Türkiye'nin girişimlerine ilişkin konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur. Türkiye'nin saldırıyı kınaması ve hem üst düzeyde hem de halk nezdinde ortaya koyduğu dayanışma takdire şayandır. Bu tutum, Türkiye'nin iyi komşuluk anlayışını benimsediğini ve aynı zamanda bu savaşın nedenleri ile bölgeye muhtemel etkilerinin farkında olduğunu gösteriyor. Türk yetkililer de defalarca siyonist rejimin bölgesel güvenlik açısından en büyük tehdit olduğunu dile getirdi. Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerin girişimleri, bölgesel barış konusundaki kaygılarını ortaya koyuyor. Gerilimin daha fazla tırmanmaması için arabuluculuk yapmak isteyen tüm ülkelerin dengeli ve gerçekçi bir yaklaşım sergilemesini bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. "ABD ile doğrudan müzakere gerçekleştirmedik" Bekayi, arabuluculuk girişimleri ve diplomatik temas iddialarına ilişkin de konuşarak, "Şu ana kadar ABD ile hiçbir doğrudan müzakere gerçekleştirmedik. Gündeme gelen konular, ABD'nin müzakere talebine ilişkin olarak aracı ülkeler üzerinden bize iletilen mesajlardan ibaret. ABD tarafından diplomasi söylemi gündeme getirildiğinde herkesin dikkatli olması gerekir. Açıkçası, ABD'de kaç kişinin bu diplomasi iddialarını ciddiye aldığını bilmiyorum. Bizim tutumumuz ise en başından beri net. Karşı taraf sürekli pozisyon değiştirirken, biz hangi çerçevede hareket ettiğimizi biliyoruz. Ancak bize iletilen taleplerin önemli bir kısmı aşırı ve gerçeklikten uzak" dedi. "Yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değil" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bölge ülkelerinin savaşın sona ermesine yönelik çabalarına değinerek, "Pakistan'ın düzenlediği toplantılar, kendi oluşturduğu bir çerçeve olup bizim bu sürece herhangi bir katılımımız olmadı. Endişeler anlaşılabilir, ancak herkesin bu savaşın kim tarafından başlatıldığını unutmaması gerekir. Tek taraflı olarak yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değildir. Bu savaşı İran başlatmadı, İran saldırıya uğradı. İran, sorumlu bir aktör olarak diyalog sürecine dahil oldu ancak ABD her iki seferde de müzakere masasını ortadan kaldırdı. Biz ne istediğimizi ve hangi konuların bizim için kabul edilemez olduğunu çok iyi biliyoruz" diye konuştu. "Ajans ve Grossi'nin kayıtsızlığı üzüntü verici" Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile UAEA Başkanı Rafael Grossi'nin yaklaşımını eleştirerek, "ABD ve siyonist rejimin nükleer tesislere yönelik saldırıları açıkça suçtur. Ajansın kendi tüzüğüne göre de bu eylemler suç kapsamındadır. Ancak daha da üzücü olan, Ajans ile Grossi'nin bu konudaki sessizliğidir. Grossi bir kez daha son derece hatalı bir tutum sergilemiş, saldırganları kınamak yerine yaptığı açıklamalarla süreci daha da karmaşık hale getirmiştir. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) sorumlu bir makamın bu tür ihtimalleri dile getirmesi kabul edilemez. Ne yazık ki Grossi, son iki yılda savunulabilir bir performans ortaya koyamamıştır. Bu durum hem saldırıları kınamaması hem de tarafsızlığını koruyamamasıyla ilgilidir. Böyle bir tabloda Ajans'ın yapması gereken ilk şey saldırıları açıkça kınamaktır. Ancak bu yönde bir tutum görmedik. Biz kendi sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz, gerekli temasları yürüttük ancak taleplerimiz geçerliliğini korumaktadır" ifadelerini kullandı. "Buşehr Nükleer Enerji Santrali faaliyetini sürdürüyor" İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in hava saldırılarında üç kez hedef alınan Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Bildiğim kadarıyla santral faaliyetini sürdürüyor. Gerçekleştirilen saldırılar son derece tehlikeli ve ABD ile Siyonist rejimin saldırgan tutumda hiçbir sınır gözetmediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada Birleşmiş Milletler ile UAEA'nın sorumluluğu son derece açıktır" şeklinde konuştu. "Misket bombası iddiaları gündem saptırma çabasıdır" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran'ın misket bombası kullandığı yönündeki iddialara da sert tepki göstererek, "Bu son derece küstah bir iddiadır. Bir yandan insancıl hukukun tüm kurallarını ihlal ederken, diğer yandan mağduriyet algısı oluşturarak İran'ın bu kuralları ihlal ettiğini öne sürüyorlar. Bu iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. İran, işlev ve etki bakımından misket bombasından farklı olan çoklu savaş başlıklı füzeler kullanmaktadır. Bu tür iddialar, daha çok gündemi saptırma çabasıdır. Minab'daki okul saldırısı, Fars eyaletine bağlı Lamerd kentinde yeni tip füzelerle gerçekleştirilen saldırılar, elektrik altyapısı ve üniversitelerin hedef alınması, çevreyi tahrip eden silahların kullanılması ve Lübnan'da fosfor bombası kullanımı bu saldırılara örnek teşkil etmektedir. Savaşın kendisi zaten hukuka aykırı ve saldırgan bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca, savaş dışı şartlarda komutanlarımıza yönelik saldırılar da savaş suçu kapsamına girmektedir" dedi. "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) çekilmeye yönelik Meclis teklifine ilişkin de açıklamada bulunarak, "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor. Kamuoyunda da temel soru şu: Güçlü ülkelerin, anlaşmanın tanıdığı hakların kullanılmasına izin vermediği bir yapıya üye olmanın ne anlamı var? Eğer üyelik sadece kağıt üzerinde kalacak ve bu haklardan yararlanamayacaksak, bunun bize ne faydası olacak? Biz hala bu anlaşmanın tarafıyız ve taraf olduğumuz sürece yükümlülüklerimize bağlı kalıyoruz. Tutumumuz net. Her türlü kitle imha silahına karşıyız. Ancak UAEA'nın sorumsuz yaklaşımı ve ABD'nin yıkıcı tutumu, bu tartışmaların gündeme gelmesine neden oluyor" şeklinde konuştu.

TBMM gündeminde bu hafta neler görüşülecek? Haber

TBMM gündeminde bu hafta neler görüşülecek?

TBMM Genel Kurulu, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşecek, 3 uluslararası anlaşmayı ele alacak. Genel Kurul'da, Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Devleti Milli Birlik Hükümeti, Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti ve Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi arasında imzalanan anlaşmalar ele alınacak. Haftalık çalışmalarına 31 Mart Salı günü başlayacak Genel Kurul, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşecek. Kanun teklifiyle, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından inşa edilen konutlar ve iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin 31 Aralık 2026'ya kadar defaten ödenmesi halinde bu bedele, ilk konutlar için yüzde 74, ilk iş yerleri için yüzde 48 oranında indirim uygulanacak. Bedelli askerlik tutarı yüzde 25 oranında artırılması da gündemde olacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre kurum kazancının tespitinde her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri, gider olarak kabul edilmeyecek. Üniversiteler, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile sosyal güvenlik kurumları ve bağlı kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, ilgili idarelerin talebi halinde özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilebilecek. Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançları, gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilecek. Öte yandan Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek. Dışişleri Komisyonunda, 6 uluslararası anlaşma ele alınacak, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluğu Alt Komisyonu Başkanı Seda Gören, komisyonun faaliyetleri hakkında sunum yapacak ve komisyonda, "ABD-İsrail'in İran'a Saldırısıyla Başlayan Savaş ve Bölgesel Etkileri" konulu bilgilendirme sunumu gerçekleştirilecek. Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu ve Dilekçe Komisyonu Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu gündemlerindeki konuları görüşmek üzere toplanacak.

Osmangazi'de'su' zirvesi... Erdem Saker uyardı! Haber

Osmangazi'de'su' zirvesi... Erdem Saker uyardı!

Çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken Osmangazi Belediyesi, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen “Sular Şehri Bursa ve Su Politikaları” başlıklı söyleşide, geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker düşüncelerini paylaştı. Uzun yıllar Devlet Su İşleri’nde görev yapan ve belediye başkanlığı döneminde de su çalışmalarıyla saygı uyandıran Saker, suyun geçmişten günümüze Bursa için taşıdığı hayati önemi ele aldı. Bursa’nın tarih boyunca sular şehri kimliğiyle anıldığına işaret eden Saker, bu zenginliğin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini, deneyimleriyle birlikte katılımcılara aktardı. “SU KAYNAKLARININ KORUNMASI VE DOĞRU KULLANILMASI ÇOK ÖNEMLİ” Sürdürülebilir politikaların önemini vurgulayan geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, “Bugün dünyada bir yandan nüfus patlıyor, diğer yandan iklim değişikliği gibi doğal bir felaket ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla su kaynaklarının korunması ve doğru kullanılması çok önemli. Onun için bunu toplum olarak en bilinçli bir şekilde ele almalıyız. Hatta ilkokulda çocuklara aktararak, suyun tasarruflu kullanılmasını, kirletilmemesini ve bütün toplumun her kesiminde bu adımları atarak ilerlemek lazım. Eğer bu yerküre üzerinde yaşayacaksak, yaşam pınarımız olan suyu da çok iyi muhafaza etmemiz lazım. Suyu, dönüştürerek yeniden kullanmalıyız. Her santimetreküpünü çok dikkatli kullanmak zorundayız. Eğer bu konuda vurdumduymaz olursak tabiatıyla kriz yaratır ama toplumlar artık bunu gündeminde tutuyor. Mesela Birleşmiş Milletler dahi artık suyu bir gündem maddesi olarak önüne alıyor ve bütün ülkelere yayıyor.” diye konuştu. Söyleşide plansız tüketimin, su kaynakları üzerinde her geçen gün artırdığı baskıya da değinen Erdem Saker, konuşmasının ardından katılımcılardan gelen soruları da cevaplandırdı. Söyleşinin ardından Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar, geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker’e teşekkür plaketi takdim etti.

Bakan Kurum'dan BM temsilcileriyle ikili görüşme Haber

Bakan Kurum'dan BM temsilcileriyle ikili görüşme

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ etkinlikleri kapsamında gittiği ABD’de STK’lar ile toplantının ardından BM temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdi. İlk olarak Türkevi’nde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Alexander de Croo ile bir araya gelen Bakan Kurum görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından, “İklim risklerinin yönetimi, krizlerin çözümü ve sürdürülebilir kalkınma konularında doğal ortaklık sürdürdüğümüz UNDP’nin, Sıfır Atık’ın küresel bir harekete dönüşmesinde verdiği desteği her daim çok kıymetli buluyoruz. COP31 sürecinde de aynı desteği beklediğimiz UNDP’nin küresel koordinasyon kapasitesinin ve sahadaki güçlü varlığının, İklim Eylemi Uygulama Mekanizması’nın etkin şekilde uygulanması açısından belirleyici olacağına inanıyoruz” mesajını verdi. “COP31’İ EYLEMİN MERKEZİ OLARAK GÖRÜYORUZ” Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan habere göre Bakan Kurum, ikinci görüşmesini BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile gerçekleştirdi. BM binasındaki görüşmede COP31 sürecini ele aldıklarını belirten Bakan Kurum, “Görüşmemizde, küresel iklim krizi, enerji güvenliği ve savunmasız toplulukların korunması gibi kritik konuların yanı sıra Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımları, finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme konularına da değindik. Çok taraflılığı güçlendirmek ve iklim eyleminin uygulanmasını hızlandırmak için COP31’i güven ve diyalog, uzlaşma ve eylemin merkezi bir platformu olarak görüyoruz; Antalya’daki liderler zirvesi ile tüm dünyaya ortak sorumluluk mesajı göndermeye hazırlanıyoruz. Bu verimli toplantı ve değerli iş birliğimiz için Genel Sekreter’e teşekkür ediyorum” paylaşımını yaptı. Bakan Kurum, son olarak Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen ile görüştü. Sıfır Atık ve COP31 sürecinin yanı sıra biyolojik çeşitlilik ve kirlilikle mücadelede gibi başlıkları ele aldıklarını belirten Bakan Kurum, UNEP’in iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve kirlilikle mücadeledeki kritik rolü son derece kıymetli olduğunu söyledi.

TBMM gündeminde bu hafta neler görüşülecek? Haber

TBMM gündeminde bu hafta neler görüşülecek?

Haftalık çalışmalarına 24 Mart Salı günü başlayacak Genel Kurul, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşecek. Teklifle, kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yapılan veya aracılık edilen kripto varlık satış ve transfer işlemleri kripto varlık işlem vergisine tabi olacak. Kripto varlık işlem vergisi, kripto varlık satış tutarı veya kripto varlığın transfer edildiği andaki rayiç değeri üzerinden on binde 3 oranında uygulanacak. Vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşları kurumlar vergisi muafiyetinin kapsamı dışında tutulacak. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından inşa edilen konutlar ve iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin 31 Aralık 2026'ya kadar defaten ödenmesi halinde bu bedele, ilk konutlar için yüzde 74, ilk iş yerleri için yüzde 48 oranında indirim uygulanacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan gündeme göre bedelli askerlik tutarı yüzde 25 oranında artırılacak. Kurum kazancının tespitinde her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri, gider olarak kabul edilmeyecek. Üniversiteler, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile sosyal güvenlik kurumları ve bağlı kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, ilgili idarelerin talebi halinde özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilebilecek. Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilecek. Genel Kurul'da, Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Devleti Milli Birlik Hükümeti, Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti ve Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi arasında imzalanan anlaşmalar ele alınacak. Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Araştırma Komisyonu toplanarak gündemindeki konuları görüşecek.

Bakan Göktaş BM'de konuştu Haber

Bakan Göktaş BM'de konuştu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ABD’nin New York kentindeki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen Kadının Statüsü Komisyonu’nun (KSK) 70’inci oturumu kapsamında temaslarda bulundu. Açılış oturumuna katılan Bakan Göktaş, genel tartışmalar bölümünde yaptığı konuşmada Türkiye’nin kadın politikalarına ilişkin Ulusal Beyanı’nı açıkladı. Kadınlar ve kız çocuklarının adalete erişiminin insan onurunun teminatı ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Göktaş, artan çatışmaların eşitsizlikleri derinleştirdiğini söyledi. Bölgede ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilime de değinen Göktaş, “Artan askeri gerilimin kadınların ve çocukların güvenliğini tehdit etmesinden derin endişe duyuyoruz. Sükunetin yeniden tesis edilmesi ve müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik çabaları desteklemeye hazırız. Tüm tarafları uluslararası hukuka saygı göstermeye ve diplomasiye dönmeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Adalet tüm insanlığın ortak değeridir” sözünü hatırlatan Bakan Göktaş, Türkiye’nin iç ve dış politikada adalet merkezli bir yaklaşım benimsediğini belirtti. Göktaş ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdirleriyle ilan edilen “2025 Aile Yılı” vizyonunun kadın ve aile politikalarını güçlendirmeyi hedeflediğini vurgulayarak, “Kadınların güçlenmesi aynı zamanda toplumun ve ailenin güçlenmesidir.” dedi. BM Cinsiyet Eşitliği Dostlar Grubu Bakanlar Düzeyinde Yıllık Toplantısı’na da katılan Göktaş, karar alma mekanizmalarında kadınların eşit temsilinin daha kapsayıcı ve dengeli politikaların geliştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Program kapsamında ABD’deki Türk kadın girişimcilerle de bir araya gelen Göktaş, ayrıca Moğolistan Aile, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanı Telukhan Aubakır ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede sosyal hizmetler, sosyal yardım ve aile politikaları ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.