Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Bin

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Bin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da huzur uygulaması: 21 aranan şahıs yakalandı, 388 bin TL ceza kesildi Haber

Bursa'da huzur uygulaması: 21 aranan şahıs yakalandı, 388 bin TL ceza kesildi

Bursa'da polis ekiplerince gerçekleştirilen huzur uygulamasında 2 bin 468 şahsın UYAP sorgulaması yapılırken, çeşitli suçlardan aranan 21 kişi yakalandı. Denetimlerde 20 araca toplam 388 bin 803 TL cezai işlem uygulandı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde; Asayiş, TEM, KOM, Narkotik, Trafik Denetleme, Çevik Kuvvet ve kadro personelinin katılımıyla Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım ilçelerinde sabit ve hareketli yol uygulaması ile umuma açık işyerlerine yönelik denetimler gerçekleştirildi. Sabit ve hareketli yol uygulamalarında 2 bin 468 şahsın UYAP sorgulaması yapılırken, çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 21 şahıs yakalanarak ilgili birimlere teslim edildi. Ekipler tarafından 1123 araç kontrol edilirken, 20 araca toplam 388 bin 803 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca yasadışı yollarla ülkede kaldığı tespit edilen 1 yabancı uyruklu şahıs yakalanarak ilgili birime teslim edildi. Umuma açık işyerlerine yönelik denetimlerde ise 67 işyeri kontrol edildi, 1493 şahsın UYAP sorgulaması yapıldı. Denetimlerde 3 işyerinde mesul müdür bulundurulmadığı tespit edilerek idari işlem uygulandı. Ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirlenen 1 işyerinin faaliyeti sonlandırıldı. Bir işyerinde ise 4207 sayılı kanuna muhalefet edildiği tespit edilerek gerekli idari işlem yapıldı. Bursa Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin kent genelindeki huzur ve güvenliğin sağlanmasına yönelik denetimlerini sürdüreceği bildirildi.

Yükseköğretim Kanununda değişiklik Resmi Gazete’de Haber

Yükseköğretim Kanununda değişiklik Resmi Gazete’de

Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmi Gazete’de yayımlandı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kanunla getirilen geçici düzenlemeye göre, kendi isteğiyle ilişiğini kesenler dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle üniversitelerden ayrılan veya bir programa yerleşmesine rağmen kayıt yaptırmayan öğrenciler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine dönebilecek. Terör suçları, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi belirli suçlardan mahkûm olanlar ile sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler düzenlemenin dışında bırakıldı. Polis akademisi, jandarma ve sahil güvenlik akademisi ile Milli Savunma Üniversitesi’ne bağlı bazı eğitim kurumlarından ilişiği kesilenler de bu haktan yararlanamayacak. Başkası için tez yazana ceza Değişiklik ile birlikte kişisel emeği ve akademik birikimi dışında, başkasına kısmen veya tamamen yazdırdığı tez, makale, kitap veya proje üzerinden akademik derece ya da unvan elde edenlerin bu derece ve unvanları geri alınacak, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılabilecek. Bu çalışmaların başkaları adına hazırlanması veya buna aracılık edilmesi halinde 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. Fiilin meslek edinilerek işlenmesi halinde ceza 10 bin günden az, 20 bin günden fazla olamayacak. Mevzuata aykırı eğitim kurumu açanlara hapis cezası Değişiklikle beraber yurt dışındaki bir eğitim kurumu adına Türkiye’de mevzuata aykırı olarak eğitim kurumu açanlara ve işletenlere 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek. Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu’nun, ’Resmi belgede sahtecilik’ hükmüne göre cezalandırılacak.

14 yaşındaki Buğra limonata satarak asgari ücretin üç katı kazandı Haber

14 yaşındaki Buğra limonata satarak asgari ücretin üç katı kazandı

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde yaz tatilini çalışarak değerlendiren 14 yaşındaki Buğra Koç, sattığı limonatalarla günlük 3 bin lira olmak üzere ayda 90 bin lira kazandı. Kazancıyla asgari ücreti üçe katlayan lise öğrencisi, önce kendisine akıllı telefon aldı, ardından gelecek hayalleri için birikim yapmaya başladı. Serdivan'ın işlek caddelerinden birinde tezgah açan 14 yaşındaki Buğra Koç ve 13 yaşındaki arkadaşı Ali Kemal Temel, yaz tatilini evde geçirmek yerine ticarete atıldı. İki yıl önce yaz tatillerinde limonata satarak işe başlayan Buğra Koç günde 6 saatte 3 bin lira kazanırken, arkadaşından özenerek yanında soğuk su satmaya başlayan Ali Kemal Temel ise günlük bin lira kazanarak hedeflerine adım adım ilerliyor. "Bir haftalık masrafımı bir günde çıkarıyorum" Yaz tatilinde boş durmak yerine ticareti seçtiğini ve doğru kararı aldığını düşündüğünü belirten Buğra Koç, "İki sene önce yaz tatilinde boş durmak yerine limonata satayım dedim. Çokta iyi bir fikir oldu. İki senedir devam ediyorum. Orta boy bardaklarım 70, büyük boy bardaklarım 80 lira. Günlük kazancımda 3 bin lirayı geçiyor. Bu sene yaz tatilinde 33 gün limonata sattım. Bugün 33. günüm. 14'üncü günümde kendime akıllı telefon aldım. O günden sonra da para biriktirmeye başladım. Marketten veya pazardan haftalık olarak limon alıyoruz. Bardakları da alıyoruz. Haftalık limonlar 2 bin lira tutuyor. Bardaklarla beraber 3 bin liraya denk geliyor. Ben bu 3 bin lirayı bir günde çıkartıyorum. Burada tam 10 litre limonata var. Annem yedek limonatalar da yapıyor. Buradaki bittikçe dolduruyorum, yine de bitiyor. Toplam 6 saat çalışıyorum. Öğle saatlerinde 12.00 gibi açıyorum, akşam 18.00'de kapatıyorum. 3 bin lira günlük kazanıyorum. Ayda 90 bin lirayı buluyor. Kazancım asgari ücretin üç katı" dedi. "Gelecekte limonata kafesi açmak istiyorum" Ailesi, çevresi ve yoldan geçen vatandaşlardan büyük destek görmesinin yanı sıra, kendisi gibi gençlerin evde telefon ve tablet başında vakit geçirmek yerine dışarıya çıkıp bir işle meşgul olmasının daha faydalı olacağını ifade eden Koç, "Ben iki sene önce satmaya başladığımda ailem ve arkadaşlarım gurur duydular. Tanımadığım insanlar da destek oluyorlar. Gelen insanların çoğu sohbet ediyor. Arabayla yanaşanlar ya da parka gelenler, yürüyenler, motosikletli kuryeler, minibüsler gelip alıyorlar. Sohbet ediyorlar. Kendi küçüklüklerini hatırlıyorlar. ‘Biz hep ışıklarda su ve tatlı satardık, siz de çok güzel bir şey yapmışsınız, ticarete atılmışsınız helal olsun' diyorlar. Biz de mutlu oluyoruz bunları dediklerinde. Ben şimdi 9. sınıfa geçtim. İnşallah okulu bitirdikten sonra yine ticaretten devam etmek istiyorum. Okulu bitirdikten sonra limonata kafesi açma planım var. Tutarsa açarım. Akranlarım evde tablet ve telefon ile oynamayı bırakıp, sağda solda kötü örnek olacaklarına bizim gibi ticarete atılsınlar" diye konuştu. "Birbirimizden görerek yan yana satmaya başladık" Arkadaşından ilham alarak su satmaya başlayan 13 yaşındaki Ali Kemal Temel ise yardımlaşarak çalıştıklarını söyleyerek, "Arkadaşım da meraklıydı ticarete atılmaya, ben de öyleydim. O limonata satmaya başladı, ben de su satmaya başladım. Birbirimizden görerek yan yana satmaya başladık. Benim ailem hiçbir sıkıntı yapmıyor. Tam tersine yardım ediyorlar. O gittiği zaman ben onun tezgahına bakıyorum, ben gittiğimde o benim tezgahıma bakıyor. Aramızda yardımlaşıyoruz, hiçbir sorunumuz yok. Ne kadar su sattığıma göre değişiyor ama günlük bin lira alıyorum. Tanesini 10 liradan satıyorum. Bir hafta önce kendime yeni bir tablet aldım. Şimdi de daha fazla para biriktirerek yaz tatilinin sonuna doğru elektrikli bisiklet almak istiyorum" şeklinde konuştu.

Namaz kıldığı camide çantası çalındı Haber

Namaz kıldığı camide çantası çalındı

Kadıköy'de apartman görevlisi olarak çalışan İshak Yılmaz'ın, yaklaşık 10 yılda biriktirdiği 53 gram altın ile 70 bin lira nakit parasının bulunduğu çanta, namaz kılmak için girdiği camide çalındı. Hırsızlık anı güvenlik kamerasına yansırken, polis şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Olay, 6 Ağustos tarihinde Fatih'te bulunan Gazi Atik Ali Paşa Camii'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kadıköy'de ikamet eden ve apartman görevlisi olarak çalışan İshak Yılmaz, yaklaşık 10 yıldır biriktirdiği 53 gram altın ve 70 bin lira nakit parayı araba almak amacıyla peşinat olarak kullanmak üzere Kapalıçarşı'ya gitti. Altınlarını bozdurmadan önce öğle namazını kılmak isteyen Yılmaz, Gazi Atik Ali Paşa Camii'ne girerek cemaatle birlikte saf tuttu. Bu sırada içerisinde altın ve nakit paranın bulunduğu çantayı caminin bir köşesine bıraktı. Namazını kıldığı esnada kimliği belirsiz bir kişinin camiye girerek çantayı alıp uzaklaştı. Namazın ardından çantasının yerinde olmadığını fark eden Yılmaz, durumu polis ekiplerine bildirerek şikayetçi oldu. İhbar üzerine çalışma başlatan ekipler, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Öte yandan, hırsızlık anı caminin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, şüphelinin namaz kılındığı esnada camiye girerek çantayı alıp camiden uzaklaştığı görüldü. "Namaz bittikten sonra fark ettik" Olay anını anlatan İshak Yılmaz, "Bir miktar benim altınım vardı, biraz da nakit param vardı. Bunları bozdurup, bir araba almayı düşünüyordum, peşinat vermeyi düşünüyordum, sonra öğlen vakti girdi. Namazımı kılıp ondan sonra bu işlemleri yapmak istedim. Namaz kılarken de cemaatin arkasında saf tuttuk. Çantamı yan tarafa koydum. Namaz bittikten sonra kimliği belirsiz bir kişi tarafından çantamızın çalındığını fark ettik. Bu görüntülerle karakola ifade vermeye gittik. Bekliyoruz şimdilik" dedi. "Yaklaşık 10 senelik bir emeğim çalındı, başkalarının emeği çalınmasın" Net miktar 53 gram altın ve 70 bin lira da paranın çantanın içinde olduğunu söyleyen Yılmaz, "Çok uzun süredir, yaklaşık 10 senelik birikimimdi. Bekliyorum şu anda. Polislerden haber bekliyorum Benim yetkililerden tek isteğim; bu şahsın yakalanması ve başkalarının benim gibi mağdur olmamasını istemiyorum. Çünkü benim canım çok yandı. Benim yaklaşık 10 senelik bir emeğim çalındı. Başkalarının emeği çalınmasın. Bu tip insanların ceza almasını istiyorum. Mağdurum, mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Haber

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) tarafından Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesine kazandırılan 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır" dedi. 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, hastanenin tanıtım videosunun izlenmesiyle devam etti. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk bir konuşma yaparak emeği geçenlere teşekkür etti. "Hastane bölgenin sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirecek" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yaptığı konuşmada, "Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'yi her alanda daha güçlü, daha müreffeh, daha rekabetçi bir ülke haline getirmek için durmaksızın çalıştık. Temeli sağlam ve istikrarlı politikalarla tahkim edilmiş asra bedel kazanımları 23 yıla sığdırdık. Geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten, ihraç eden, yerli ve milli bir savunma sanayi ekosistemi kurduk. Dünyada henüz sadece birkaç ülkenin sahip olabildiği ileri teknoloji geliştirme ve üretme altyapısına hamdolsun sahibiz. Allah'ın izniyle hiç kimsenin Türk milletinin kılına dahi zarar vermeyi aklının ucundan geçiremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine adım adım ilerliyoruz. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla Türkiye'yi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştiren, destekleyebilen, üretebilen bir ülke konumuna ulaştırdık. Milletimizin 60 yıllık hayalini elektrikli ve akıllı otomobilimiz TOGG ile gerçeğe dönüştürdük. Ulaştırmada pek çok ülkenin erişemediği güçlü ve yaygın bir altyapı ağına bugün sahibiz. Milletimizle kurduğumuz gönül köprüleri gibi kıtaları da aynı anlayışla birbirine bağladık. Dış ticaretimizin taşıyıcı gücü limanları, şehirlerimizi dünyaya bağlayan dev havaalanlarını Türk milletinin hizmetine sunduk. Çevre ve şehircilikte sosyal devlet anlayışıyla muazzam bir inşa hamlesi gerçekleştirdik. Enerjide Karadeniz'de doğalgaz, Gabar'da petrol keşifleri yaptık. Bugün ileri teknolojiye sahip modern arama ve keşif filomuzla petrol ve doğalgazda sınır ötesi ortaklıkları derinleştiren bir noktaya geldik. Sağlıkta vatandaşlarımızı kaliteli erişilebilir bir sağlık hizmetine eriştirdik. Hatırlayalım. 23 yıl önce hastane kapılarında uzayan kuyrukların, ilaç almak için saatlerce bekleyen vatandaşlarımızın, ödeme yapamadığı için rehin kalan hastaların konuşulduğu bir Türkiye vardı. Vatandaşlarımızın sosyal güvenlik kurumlarına göre ayrı hastanelere gitmek zorunda kaldığı, istediği hastaneden ve hekimden hizmet alamadığı günleri hep birlikte hatırlıyoruz. Ambulansa erişimin dahi ciddi bir problem olduğu, sağlık hizmetinin vatandaşlarımız için çoğu zaman uzun ve meşakkatli bir sürece dönüştüğü günlerden bugünlere geldik. Hamdolsun bugün şehir hastaneleriyle, modern devlet hastaneleriyle, güçlü sağlık altyapısıyla, ileri teknolojiye sahip tanı ve tedavi imkânlarıyla milletimize çok daha yüksek standartlarda hizmet sunan bir devlet kapasitemiz var. Elbette büyük dönüşümün en önemli dayanaklarından biri sağlık alanında geliştirdiğimiz güçlü üretim ve teknoloji altyapısı oldu" şeklinde konuştu. "14 günde seri üretime geçildi" Pandemi döneminin sağlıkta yapılan yatırımlarla güçlü bir şekilde atlatıldığına dikkat çeken Kacır, "Bir tek pandemi, sağlıkta attığımız bu adımların ne kadar isabetli ve stratejik olduğunu bütün açıklığıyla gösterdi. Bu dönemde Türkiye, sahip olduğu sağlık altyapısı ve üretim kabiliyetiyle krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif ayrıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu süreçte sağlık sistemimizin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapımızı ve Ar-Ge ekosistemimizi seferber ettik. Tüm dünya çaresizce yoğun bakım solunum cihazı ararken bizler Baykar, Arçelik ve ASELSAN'ın destek çalışmalarıyla Biosis isimli bir teknoloji geliştirme şirketimizin ortaya koyduğu yerli solunum cihazını sadece 14 günde seri üretime geçirdik. Pandemi süreci sağlıkta yerli ve milli çözümler üretebilen bir ekosistem inşasının önemini bir kez daha hatırlattı. Biliyoruz ki stratejik bir sektör olarak gördüğümüz sağlık endüstrilerinde atacağımız milli teknoloji anlayışı adımları çok daha büyük başarılara erişmemizin anahtarı olacak. Bu anlayışla son bir yılda sağlık endüstrisinde 102 yatırıma teşvik belgesi düzenledik. 64 milyar lira yatırımı harekete geçirdik" dedi. "Hastane, Tekirdağ’daki güzel örneklerden biri" ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Tekirdağ’daki önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Kacır, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Kapaklı Devlet Hastanesi bu anlayışımızın Tekirdağ'daki güzel örneklerinden biri oldu. Yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda 115 yatak kapasitesiyle hizmet verecek hastane, tedavi üniteleriyle inşallah vatandaşlarımıza nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Kapaklı ve çevresinde sağlık hizmetlerine erişimi daha da güçlendirecek" dedi. Hastanenin kamu kurumları ile ÇOSB’nin paydaşlığıyla hayata geçirildiğini belirten Kacır, yatırımın sanayicilerin bulundukları şehrin sosyal altyapısına katkı sunmasının önemli bir örneği olduğunu söyledi. Kacır, "Bölgemizin ihtiyaçlarından hareketle kamu kurumlarımız, özellikle Sağlık Bakanlığımız ve Organize Sanayi Bölgemizin paydaşlığıyla hayata geçirilen bu yatırım, üreten sanayimizin aynı zamanda bulunduğu şehrin sosyal altyapısına değer kattığının güzel bir örneği" ifadelerini kullandı. ÇOSB’nin hastanenin hayata geçirilmesinde üstlendiği sorumluluğa da dikkat çeken Kacır, "Çerkezköy Organize Sanayi Bölgemizin bu eserin hayata geçmesinde üstlendiği sorumluluğu, sanayicimizin şehrine ve çalışanına sahip çıkma anlayışının bir tezahürü olarak görüyoruz" diye konuştu. "OSB sayısını 4’ten 14’e çıkardık" Tekirdağ’ın sanayi altyapısında son 23 yılda OSB sayısının 4’ten 14’e yükseltildiğini belirten Kacır, "OSB'lerin büyüklüğünü 1.600 hektardan 5.600 hektara çıkardık. OSB'lerimizde 135 bin ilave istihdam oluşturduk. KOSGEB eliyle Tekirdağ'da KOBİ'lerimize 2 milyar 900 milyon lira destek sağladık" dedi. Tekirdağ’da yatırım teşvikleriyle büyük miktarda yatırım ve istihdamın önünün açıldığını belirten Kacır, "Yatırım teşviklerimizle Tekirdağ'da gerçekleşecek 720 milyar liralık yatırımın ve 112 bin istihdamın önünü açtık" diye konuştu. Yeni teşvik sistemi kapsamında Tekirdağ’daki yatırımlara sağlanan destekleri anlatan Kacır, "Yeni teşvik sistemimizde Tekirdağ'da OSB'lerimizde hayata geçen yatırımlarda istihdam edilen çalışanların SGK işveren paylarının yarısını iki yıl bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde hayata geçen yatırımlara güçlü bir finansman desteği sağlıyoruz" dedi. Yatırımlarda kullanılan krediler için finansman desteğinin 30 milyon liraya yükseltildiğini belirten Kacır, yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti sağlandığını ifade etti. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında desteklenen yatırımlara da değinen Kacır, programın ilk çağrısında 27 milyar liralık 6 yatırım projesinin desteklendiğini söyledi. Kacır, "Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nın ilk çağrısında akıllı küçük ev aletleri üretimi, tıbbi araç imalatı gibi alanlar için 27 milyar liralık 6 yatırım projesini destekledik" dedi. Tekirdağ’da program kapsamında yeni başvurular alındığını da belirten Kacır, "Bu yılın Ocak ayında destek başlıklarını güncellediğimiz Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Tekirdağ'da motorlu taşıt aksam ve parça üretimi, savunma ve silah havacılık sanayilerine yönelik yapısal parça üretimi, makine ve aksamları üretimiyle tıbbi cihaz üretimine dönük hayata geçecek 6 milyar lira yatırım tutarına sahip 22 proje başvurusu aldık" ifadelerini kullandı. Kacır, program kapsamında desteklenen projelerin her birine 300 milyon liraya kadar finansal katkı ve yatırımın yüzde 50’si kadar belge desteği sunulacağını kaydetti. "Tekirdağ’ı üretim ve inovasyonda örnek konuma taşımak istiyoruz" Tekirdağ’ın yüksek potansiyeline dikkat çeken Kacır, kenti üretim, inovasyon ve yerel kalkınmada örnek bir konuma taşımayı hedeflediklerini söyledi. Tekirdağ’ın sanayi, teknoloji ve ihracat alanındaki güçlü konumunu daha da ileri taşımaya devam edeceklerini ifade eden Kacır, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımların da sürdürüleceğini belirterek, "Tekirdağ'ın sanayi, teknoloji ve ihracatta sahip olduğu güçlü konumu daha da ileri taşırken vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımları da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. "Mutluluk sağlıkla olur" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu yaptığı konuşmada, "İnsanlar mutluluk kaynağının en önemli parametresinin sağlık olduğunu söylüyor. Türkiye'nin yaptığı araştırmalarda insanlar mutluluklarını sağlığa bağlıyor. Yani sağlık yoksa mutlu olamıyor insan. Bazen fakir olursunuz, mutlu olursunuz. Bazen mutsuz olursunuz. Bazen zengin olursunuz. Mutlu olabilirsiniz veya mutsuz olabilirsiniz. Ama sağlığınız yoksa her halükârda mutsuzsunuz. Onun için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sağlıkta büyük yatırımlar yaparak 25 senede dünyaya örnek olacak bir sağlık hizmeti sunmaya başladık. Bugün Türkiye'de 271 bin hasta yatağı var. Ve bu 271 bin hasta yatağının her biri tek kişi, çift kişilik 184 bin yatakla insanımıza hizmet yapıyoruz. Ve her gün bir buçuk milyonluk bir sağlık ordusuyla, her gün üç milyon kez insanlarımıza sağlık hizmeti için dokunuyoruz. Baktığınız zaman dünyanın örnek alacağı şehir hastaneleriyle, koruyucu ekipleriyle, başlama programlarıyla ve en önemlisi de buradaki gibi, Tekirdağ'daki gibi, çalışan, üreten insanların emeğiyle sağlık teknolojisinin üretimini ve hizmetini onlara sunuyoruz. Çalışkan, üreten çift Tekirdağ'a da çok teşekkür ediyoruz. Bugün sabah ilaç fabrikalarımızı, firmalarımızı, üreten sağlığın bu yerde ziyaret ettim. Gerçekten gurur duyuyorum. Cumhurbaşkanımızın iki sene evvel geliştiren ve üreten sağlık modelini artık Türkiye'nin vizyonunu ortaya koyan bu model gerçekleştirdiğini gururla gördüm. Ben bu konuda sadece hizmet odaklı değil, artık üreten ve kendisinin bağımsız sağlık teknolojisine sahip olduğu bir ülkeyi hayal etmekten değil, ifade etmekten gurur duyuyorum. Çünkü ilk defa bugün yeni teknolojik dediğimiz biyolojik tedavileri tamamen hücreden ilaca kadar üretebilen, insan gücüyle altyapısı olan bir sağlık teknolojimiz var. Bunu daha da geliştireceğiz. Bunu geliştirmek için her şeyimizi yapacağız. Çünkü biz bir araya geldiğimiz zaman Covid'de de gördük, depremde de gördük. Her şeyin üstesinden gelebilecek, her sorunu çözebilecek bir milletiz. Onun için biz üreteceğiz, çalışacağız, birlikte olacağız, sarılacağız ve bu ülkeyi nasıl sağlık hizmetinde dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi yaptıysak, sağlık teknolojisinde de üretiminde aynı şekilde yapacağız" diye konuştu. "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Sağlığın Türkiye’de lokomotif bir sektör olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bugün Sağlık Bakanlığı olarak gerçekten Sanayi Bakanlığımıza, Ticaret Bakanlığımıza ve bütün ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Çünkü bu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir ekip çalışmasıdır. Bir birlikteliğin sonucudur. Nasıl hastaneyi organize sanayi bölgesinin yönetimi ile beraber yaptıysak, bu gelişimleri de başarıyla hep birlikte yapıyoruz. Bizler geleceğe bakıyoruz, ileriye bakıyoruz. Bizler kavganın, çatışmanın değil, üretimin, birlikteliğin ve gördüğünüz gibi eserlerin hizmetini sunuyoruz. Ve bu hizmeti sunarken de biliyoruz ki her bir vatandaşımız en iyi sağlık hizmetine, en iyi teknolojiyle, en iyi cihazıyla, en iyi hekimlikle, sağlık çalışanlığıyla ulaşıyor. Ve sağlık Türkiye'de artık lokomotif bir sektör. Bunu da hep beraber yapacağız. Dile kolay geliyor ama 27 tane şehir hastanesiyle, 39 bin hasta yatağıyla dünyanın en iyi sağlık hizmetine giriyoruz. Bugün 11 tane şehir hastanemizin inşaatını bitirme aşamasındayız. Samsun Şehir Hastanesi'yle hasta almaya başladık. Ordu Şehir Hastanesi'ni taşıdık, ilk hastalarımızı birkaç hafta içine alacağız. Kasım ayı itibarıyla Trabzon Şehir Hastanemizde de hasta hizmetlerine başlayacağız. Ocak 2027 itibarıyla Sakarya Şehir Hastanemizde hasta kabulüne başlayacağız. Ekim 2026 tarihinden itibaren de Şanlıurfa Şehir Hastanemizi hizmete sunacağız. Bugün baktığınız zaman Rize, Diyarbakır, Mardin Şehir Hastanelerimizde artık 2027'den itibaren insanlarımız hizmet almaya başlayacak. Çok net söylüyorum arkadaşlar. Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum" ifadelerine yer verdi. "Sağlıklı bir toplum olmak zorundayız" "Biz aynı zamanda sağlıklı bir toplum olmak zorundayız. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyorken aynı zamanda bu toplumun da sağlıklı olmasını sağlamak isteriz" diyen Memişoğlu, vatandaşlara da uyarılarda bulundu. Memişoğlu, "Bizim ismimiz hastalık bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı. Onun için koruyucu sağlık dediğimiz, hastalanmadan insanların bedenini koruyacağı bir alışkanlığa ve çabaya hepimizin ihtiyacı var. Çünkü toplumda önemli sorunlar; kilo, hareketsizlik ve maalesef kötü alışkanlıklar. Onun için sizlerden, vatandaşlarımızdan sağlıklı olmak için de bizden hizmet talep etmenizi, aynı zamanda beklentinizi artırmanızı istiyoruz. Sağlık ve hayat merkezleriyle, aile sağlığı merkezleriyle sizlerin emrindeyiz. Kilo vermek isteyen, sigarayı bırakmak isteyen herkes bize gelsin, onlarla beraber bu kötü alışkanlıktan uzaklaşın. Bunu sadece kamu hizmetiyle yapmaktan değil söz edeyim. Aynı zamanda birkaç hafta önce çıkarttığımız esenlik mevzuatıyla da yapacağız. Yani özel sektör aracılığıyla da yapacağız. Esenlik dediğimiz, esasında tedavi ve hastalık dönemi hariç insanların sağlıklı kalmak, sağlıklı yaşamak için sağlık hizmetinin sunulmasıdır. Yani bir hekimin öncülüğü de bugün hastane ve hastalık şartlarında değil; otelde, tatil beldelerinde veya insanların herhangi bir yerde sağlıklı insanların hizmet alacağı alanları tanımlıyor. Yani siz kilo vermek istiyorsanız ille hastaneye gitmek durumunda değilsiniz zaten. Siz hareketli yaşam istiyorsanız ille hastaneye ve tedavi hizmeti sunacak alanlara gitmek durumunda değilsiniz. Onun için hem özel sektöre hem de insanlarımıza şunu söylüyoruz: Lütfen esenlik merkezlerine de gidin. Çünkü orada psikiyatrisinden diyetisyenine kadar her türlü sağlıklı kalmak için sizlere hizmet verilecektir. Ama hastalandığınız zaman da işte Tekirdağ'daki şehir hastanesi gibi, bugün Ergene'deki hastaneyi de birkaç hafta içinde teslim alıp insanlarımızın hizmetine sunacağımız gibi, Tekirdağ'ın eski hastanesinin olduğu yere 100 yataklı bir devlet hastanesi yapacağımız gibi, aynı zamanda Çorlu'da 250 yataklı ek bina yapacağımız gibi bu hastaneyi de hizmete açıyoruz. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Çanakkale Gazisinin diploması Bakan Memişoğlu’na takdim edildi Açılış programının ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, Çanakkale gazisi ve tabip Kafaoğlu Mehmet Kazım Efendi’ye ait 1915 tarihli İstanbul Darülfünun Tıp Fakültesi diploması takdim edildi. İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Lütfi Çağatay Onar tarafından yapılan takdim öncesinde diplomanın hikâyesi hakkında bilgi verildi. Hediye takdiminin ardından hastane açıldı ve bakan ve beraberindekiler hastaneyi ziyaret etti.

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Yaklaşık 7 bin 500 aranan şahsı bu yılın ilk 7 yılında yakalamış durumdayız" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Yaklaşık 7 bin 500 aranan şahsı bu yılın ilk 7 yılında yakalamış durumdayız"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt’ta yapımı devam eden adalet sarayında incelemelerde bulundu. Bakan Çiftçi, "Personel sayımızı 2023 yılına göre yüzde 40 arttırmış durumdayız. Diğer ilçelerden daha fazla arttırdık personel sayımızı. Yaklaşık 7 bin 500 aranan şahsı bu yılın ilk 7 yılında yakalamış durumdayız. Bu somut olarak sahaya yansımış görünüyor. Bu sene içerisinde Esenyurt ilçemiz dahilinde 800 kilo uyuşturucuyu personelimizin gayretli çalışmaları neticesinde ele geçirmiş durumdayız" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Esenyurt’a geldi. Ziyaret sırasında, Bakan Çiftçi ve Gürlek’e, İstanbul Valisi Davut Gül, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez ile çok sayıda protokol eşlik etti. "İlimizin genel ihracatının yüzde 7’sini tek başına Esenyurt ilçemiz karşılıyor" Esenyurt’ta yapımı devam eden adalet sarayında inceleme çalışmalarının ardından açıklama yapan Bakan Çiftçi, Esenyurt’un kalabalık nüfusuna dikkat çekerek, "Esenyurt, 1 milyonu aşan nüfusu ile hem İstanbul, hem ülkemizin en büyük ilçelerinden birisi. Kamu yatırımları açısından da önemli ilçelerimizden birisi. Savunma sanayimizin önde gelen firmalarından Baykar, Mercedes Benz’in otobüs fabrikası ilçemizde bulunuyor. İlimizin genel ihracatının yüzde 7’sini tek başına Esenyurt ilçemiz karşılıyor. İlimizin emniyeti, asayişi, İçişleri Bakanlığı olarak, adalet bakanlığı olarak beraberce yürütmüş olduğumuz hizmetler, beraber gözden geçirmek ve koordinasyonu sağlamak, emniyet ve asayiş yönünden koordinasyonu daha da kuvvetlendirmektir" diye konuştu. "Her 100 bin vatandaşımıza bir polis merkezi planlıyoruz" Esenyurt’ta yapılacak kamu binalarına ilişkin Bakan Çiftçi, "Esenyurt ilçemizde hükümet konağımız yok. Kaymakamlığımız şu an ilçe belediyemize ait çok katlı bir binada hizmet veriyor. Dolayısıyla 2027 yılında ilçemize bir hükümet konağı kazandıracağız. 16 bin metrekarelik bir alan üzerinde. İlçemizin tamamen bir bütün içerisinde yer aldığı bir hizmet binası yapacağız. Ardından, ilçe emniyet müdürlüğü binamız da yok. Buna yönelik belediyemiz yer tahsisini yaptı, son aşamaya getirdi. Önümüzdeki günlerde Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü binamızı da ilçemize kazandırmış olacağız. Bununla ilgili ödeneğimiz şu anda hazır. Emniyet, asayişi kuvvetlendirmek, vatandaşların güvenliğini arttırmak için 6 tane polis merkezimiz var. Bunlara ilaveten 4 tane daha polis merkezi yapmış olacağız. Her 100 bin vatandaşımıza bir polis merkezi planlıyoruz. Özel Harekat Başkanlığımıza ait bir Özel Harekat Müdürlüğümüz ve Çevik Kuvvet için de Esenyurt içerisinde konuşlandırılacak. Bu da, ilçemizin emniyetine, asayişine olumlu manada katkıda bulunacak" dedi "Yaklaşık 7 bin 500 aranan şahsı bu yılın ilk yedi yılında yakalamış durumdayız" Bakan Çiftçi, "Bu sene Esenyurt ilçemizde, araç sayımızı 2023 yılına göre yüzde 96 arttırmış olduk. Bu sayı, sahadaki görünürlüğümüzü, hizmetlerimizi daha da etkili hale getirecek. Personel sayımızı 2023 yılına göre yüzde 40 arttırmış durumdayız. Diğer ilçelerden daha fazla arttırdık personel sayımızı. Yaklaşık 7 bin 500 aranan şahsı bu yılın ilk yedi yılında yakalamış durumdayız. Bu somut olarak sahaya yansımış görünüyor. Bu sene içerisinde Esenyurt ilçemiz dahilinde 800 kilo uyuşturucuyu personelimizin gayretli çalışmaları neticesinde ele geçirmiş durumdayız. İçişleri Bakanlığımızın 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe koyduğu NARVAS uygulamamız neticesinde bir veri analiz uygulamamız var narkotikle ilgili. Bize gelen ihbarların yüzde 23 oranında arttığını görüyoruz. Bu da vatandaşımızın bize vermiş olduğu desteğin somut göstergesi. Şu an itibariyle, tüm Türkiye’de, sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 96 buçuğunu toplamış bulunmaktayız. Esenyurt’ta, sahipsiz sokak hayvanları tamamen barınağa alınmış durumda. Sahipsiz sokak hayvanlarının, beslenmeleri, sahiplenmeler, kısırlaştırılmaları yerine getiriliyor" ifadelerini kullandı. "İçişleri Bakanlığı olarak, sürecin akamete uğramaması, provokasyona gelmemesi için dikkatli bir şekilde takip ediyoruz" ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine de değinen Bakan Çiftçi, "Çerçeve yasa, TBMM'ye sunuldu. Adalet Komisyonunda görüşüldü, Adalet Komisyonunda da geçti. Yarın bir gün inşallah Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden de görüşülecek ve bu konu kanun olarak meclisimizden de geçmiş olacak. Tabii bu sürecin bu güne gelmesinde en büyük pay, Sayın Cumhurbaşkanımıza ait. Baştan beri bir irade ortaya koydu, devlet politikası haline getirdi. Bunun neticesinde de süreç, sağlıklı bir şekilde bu günlere geldi. Milliyetçi Harekat Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Terörsüz Türkiye sürecinde, gövdesini taşın altına koydu ve çok güçlü bir destek verdi. 3’üncü bir teşekkürü de, Meclis Başkanımıza etmek istiyorum. O da, sürecin bu zamana kadar sağlıklı işleyebilmesi için çok yapıcı bir rol üstlendi. İçişleri Bakanlığı olarak, sürecin akamete uğramaması, provokasyona gelmemesi için dikkatli bir şekilde takip ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da sağlıklı bir şekilde sürecin ilerleyebilmesi noktasında" şeklinde konuştu.

Osmangazi’de geleceğin yüzücüleri sertifikalarını aldı Haber

Osmangazi’de geleceğin yüzücüleri sertifikalarını aldı

Osmangazi Belediyesi’nin yüzme branşında eğitim alan çocuklar, Demirtaş Yüzme Havuzu’nda düzenlenen törenle sertifikalarını alarak büyük bir mutluluk yaşadı. Osmangazi Belediyesi, çocukların küçük yaşlardan itibaren sporla tanışması, fiziksel gelişimlerini desteklemesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması amacıyla spor okullarındaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu doğrultuda yaz tatilini yüzme sporuyla tanışarak geçiren ve eğitimlerini başarıyla tamamlayan çocuklar için Demirtaş Yüzme Havuzu’nda sertifika töreni düzenlendi. Renkli görüntülere sahne olan törende çocuklara sertifikalarını, Osmangazi Belediyespor Kulübü Başkanı Fatih Karayılan ve Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Bakır Taşer takdim etti. Aileler de çocuklarının heyecanına ortak olurken, yüzme eğitiminin hem sportif, hem de zihinle alakalı gelişimlerine önemli katkılar sunduğu vurgulandı. "Yüzmede yaklaşık 10 bin çocuğumuza hizmet verdik" Törende konuşan Osmangazi Belediyespor Kulübü Başkanı Fatih Karayılan, Osmangazi Belediyesi’nin yılın 12 ayı boyunca spora yönelik spor okulları düzenlediğini belirterek, yaz döneminde yüzme branşına gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özellikle yüzme branşında bugüne kadar yaklaşık 10 bin çocuğa hizmet verildiğine işaret eden Başkan Fatih Karayılan, "En değerli varlığımız çocuklarımızın sağlıklı nesiller olarak yetişebilmesi için spor çok önemli. Siz değerli velilerimize bir tavsiyede bulunmak istiyorum; özellikle dijital bağımlılık çağımızın hastalığı. Çocukları spordan uzak tutmayın. Çocuklarımıza da söylüyorum; spor okulu bitti diye sizler de sporu bırakmayın. Bol bol kitap okuyup, spor yapın. Biz sizlere hizmet etmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Spor okulunda eğitim alan çocuklar da yüzme branşında geçirdikleri eğitim sürecinin kendileri için oldukça verimli geçtiğini ifade etti. Eğitmenlerinin kendileriyle yakından ilgilendiğini belirten çocuklar, aldıkları eğitim sayesinde yüzme becerilerini geliştirdiklerini ve spora olan ilgilerinin arttığını söyledi. Törenin ardından protokol üyeleri, çocuklara başarı dileğinde bulunarak tatlı ikram etti. İlçenin farklı noktalarında gerçekleştirilen eğitimlerle on binlerce çocuğa ulaşan Osmangazi Belediyesi, özellikle yaz döneminde çocukların tatil zamanlarını verimli ve eğlenceli şekilde değerlendirmelerine imkan sağlıyor.

Yabancılara konut satışı azaldı Haber

Yabancılara konut satışı azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin Konut ve İş Yeri Satış İstatistiklerini açıkladı. Buna göre, Şubat ayında Türkiye genelinde ilk el konut satışları 37 bin 785, ikinci el konut satışları 86 bin 764 olarak kaydedildi. Toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı yüzde 30,3, ikinci el satışların payı ise yüzde 69,7 oldu. İpotekli konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,3 artışla 25 bin 35, diğer konut satışları ise yüzde 0,5 azalışla 99 bin 514 olarak gerçekleşti. Toplam satışlar içinde ipotekli konutların payı yüzde 20,1 olarak belirlendi. Takvim etkilerinden arındırılmış serilere göre, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları yüzde 5,8, ikinci el konut satışları yüzde 5,9 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları yüzde 0,2 azalırken, ikinci el satışları yüzde 2,9 artış gösterdi. Yabancılara yapılan konut satışları Şubat ayında yüzde 2,9 azalarak bin 506 olarak gerçekleşti. En fazla konut satışının gerçekleştirildiği ülkeler sırasıyla Rusya Federasyonu (191), İran (131) ve Irak (106) oldu. Ocak-Şubat döneminde yabancılara yapılan satışlar ise yüzde 12,1 düşüşle 2 bin 812 olarak kaydedildi. İş yeri satışları da TÜİK verilerine göre açıklandı. Şubat ayında ilk el iş yeri satışları 3 bin 981, ikinci el iş yeri satışları 11 bin 88 oldu. İpotekli iş yeri satışları 692, diğer satışlar ise 14 bin 377 olarak gerçekleşti. Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları yüzde 0,4 azalırken, ikinci el iş yeri satışları yüzde 4,1 arttı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.