Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Beyaz Saray

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Beyaz Saray haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyaz Saray haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump: "Doha’daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak" Haber

Trump: "Doha’daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak"

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Araç tamir maliyetlerini düşürecek bir kararnameye attığı imzanın ardından petrol fiyatlarında gözlenen düşüşe dikkat çeken Trump, "Biliyorsunuz petrol fiyatları oldukça düştü. Bugün 69 doları gördük. İran’ın nükleer silahlardan arındırılması için yürüttüğümüz mücadeleden önce bunun üzerindeydi. Bu konuda çok iyi gidiyoruz" dedi. Trump, İran ile ABD arasında Katar’ın başkenti Doha’da yarın yapılacağını öne sürdüğü görüşme hakkında, "Doha’daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz. Katar’a gidiyorlar. Sanırım çoktan yola çıktılar ya da çıkmak üzereler. Bakalım nasıl geçecek" ifadelerini kullandı. İran tarafı, Doha’da ABD-İran arasında bir görüşme olmayacağını açıklamıştı. İran’a karşı askeri olarak savaşın kazanılmış olduğunu söyleyen Trump, "Aslında mesele çok basit. İran’ın nükleer silahlardan arındırılması. Onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz ve olmayacaklar. Bunu onlar da kabul etti" dedi. "Başka hiçbir ülke doğumla vatandaşlık uygulamıyor" ABD Yüksek Mahkemesi’nin doğumla vatandaşlık hakkı konusunda kendisinin aleyhinde karar alması durumunda bunu kabul edip etmeyeceğinin sorulması üzerine Trump, "Kabul etmek zorundayım diye düşünüyorum. Sonuçta Yüksek Mahkeme. Ancak bunun ülkemiz için çok kötü olduğunu düşünüyorum. Bunu yapan tek ülke biziz. Başka hiçbir ülke doğumla vatandaşlık uygulamıyor. Yanından bile geçmiyor. Bazıları uyguladı ama sonra kaldırdı. Son derece yıkıcı ve maliyetli bir uygulama. Karar onlara ait. Ülkenin yarısı açısından, bunu kabul etmemeleri harika olurdu" dedi. ABD Başkanı Trump, ikinci dönemi için göreve geldiği 20 Ocak 2025’te ABD topraklarında dünyaya gelen her bebeğe vatandaşlık hakkı verilmesi uygulamasının durdurulmasına yönelik bir başkanlık kararnamesi çıkarmıştı. ABD’de yasa dışı ya da geçici olarak bulunan ebeveynlerin çocuklarının Amerikan vatandaşı olamayacaklarını öngören kararnamenin yürütmesi, alt mahkeme tarafından anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle durdurulmuş ve konu Yüksek Mahkeme'ye taşınmıştı. ABD Başkanı Trump, ABD’de doğan herkesi Amerikan vatandaşı olarak tanımlayan Anayasa’nın 14. değişikliğinin yanlış yorumlandığını savunuyor. Trump, ilgili değişikliğin ABD’de özgürlüğe kavuşan kölelerin çocuklarının Amerikan vatandaşlığı edinmeleri amacını taşıdığını ve maddenin günümüzde düzensiz göçmenler ve çocuklarına Amerikan vatandaşlığı almak için ABD’de doğum yapan turistler tarafından istismar edildiğini ileri sürüyor.

ABD Başkanı Trump: "İran anlaşmaya uymazsa, yapmam gerekeni yaparım" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran anlaşmaya uymazsa, yapmam gerekeni yaparım"

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreni sırasında gündeme dair açıklamalarda bulundu. İran’la yürütülen müzakerelere değinen Trump, varılan anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı’nın açıldığını belirterek, "Boğaz tamamen açık durumda. Bunu biliyorsunuz. Ve müzakere halindeyiz. Sürecin nasıl gideceğini göreceğiz. Ancak iki önemli şey var: Boğaz açık, ve İran asla ve asla nükleer silaha sahip olamayacak" ifadelerini kullandı. İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılması ile ilgili bir soruya yanıt veren Trump, "Açıkçası son durumu öğrenmem gerekecek, ancak yaptırımlar kalkarsa, ülkemize para girecek. Çünkü elde edecekleri para ülkemizden gıda alımında kullanılacak. 91 milyon nüfusları var. Onları besleyemiyorlar. Yani, yaptırımları kaldırarak serbest bırakılacak bu para çiftçilerimize, büyük ölçüde bizim çiftçilerimize gidecek" şeklinde konuştu. "Ben bir sorun çözücüyüm" İran’ın anlaşmaya uymaması halinde askeri seçenekleri yeniden değerlendirme ihtimali sorulan Trump, "İran anlaşmaya uymazsa ya da uygun şekilde davranmazsa, yapmam gereken neyse onu yaparım" dedi. Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’ın güneyinden çekilmeyeceklerine dair açıklamasının hatırlatılması üzerine, "Buna bakacağız. Ben bir sorun çözücüyüm, sorunları hızla çözerim, Binyamin ile olanlar da dahil" değerlendirmesinde bulundu. Trump’tan NATO’ya sitem Trump, İran konusunda NATO’nun tutumuna ilişkin bir soruya da yanıt verdi. Yıllardır NATO’nun çok iyi bir üyesi olduklarını vurgulayan Trump, Avrupa ülkelerini korumak için trilyonlarca dolar harcama yaptıklarını hatırlattı. Buna rağmen İran konusunda NATO’dan destek görmediklerini ifade eden Trump, "Onların yardımına ihtiyacım dahi yoktu. Her şeyden önce sadece merak ediyordum. Bu yüzden Savunma Bakanım Pete Hegseth’e 'Bakalım gerçekten gelecekler mi?' dedim. Gelmelerini istedik ama bizim için orada değillerdi. Yanımızda olmamaları aptalcaydı" diye konuştu. NATO üyeleri İngiltere, İtalya ve Almanya’nın İran konusunda kötü bir sınav verdiğini ifade eden Trump, "Sanırım yılda 600 milyon dolar harcıyoruz. Bir düşünün. NATO için harcadığımız rakamlar o kadar çılgınca ki, onlar ise bizim için orada değillerdi" eleştirisinde bulundu. Bazı NATO üyelerinin İran konusunda "Hayır, yardım etmemeyi tercih ederiz" dediğini aktaran Trump, "Biz de istersek onlara bunu söyleyebiliriz ve muhtemelen söyleyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Nükleer silaha sahip olmalarına iki hafta kalmıştı" Trump, geçen yaz İran’ın nükleer tesislerine gerçekleştirilen saldırıların yıl dönümünün hatırlatılması üzerine, "Bu, nükleer potansiyellerini tamamen ortadan kaldıran, şimdiye kadar görülmüş en başarılı saldırıydı. Eğer bunu yapmasaydık, şu an İsrail diye bir ülke olmazdı. Orta Doğu'nun büyük bir kısmı var olmazdı. Nükleer bir silaha sahip olmalarına iki hafta kalmıştı" şeklinde konuştu.

İsviçre'deki ABD-İran görüşmesi iptal edildi Haber

İsviçre'deki ABD-İran görüşmesi iptal edildi

ABD-İran arasında bugün İsviçre'de yapılması beklenen görüşme iptal edildi. İsviçre Dışişleri Bakanlığı, Bürgenstock kasabasında ABD-İran arasında yapılması beklenen görüşmenin yapılmayacağını duyururken, görüşmenin neden iptal edildiğine dair ayrıntı paylaşmadı. Beyaz Saray tarafından gece saatlerinde yapılan açıklamada ise, İsviçre'deki görüşmede ABD heyetine başkanlık edecek olan ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in İsviçre seyahatinin iptal edildiği bildirilerek, “Başkan Yardımcısı’nın basın toplantısında da belirttiği gibi, yaklaşan teknik görüşmelere ilişkin planlar henüz kesinleşmedi ve ABD heyeti, ilk fırsatta yola çıkmaya hazır. Ancak bu müzakerelerin lojistik düzenlemeleri hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmamıştır. Şu an itibarıyla Başkan Yardımcısı bu gece yola çıkmayacak. Sonraki adımlarla ilgili somut bir gelişme olur olmaz sizleri bilgilendireceğiz. Teknik görüşmelerin bir an önce başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi. İran tarafından ise görüşmenin iptaline dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. İran basını, Beyaz Saray'ın açıklamasından önce İranlı müzakerecilerin öncelikle ABD'nin anlaşmayı uygulamaya koyduğuna dair işaretler görmek istediğini ve İran heyetinin İsviçre'ye gidip gitmeyeceğinin netleşmediğini aktarmıştı. İmza töreni iptal edilmişti İsviçre Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, İran ve ABD arasındaki mutabakat zaptının İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanarak yürürlüğe girmesinin ardından İsviçre'de yapılması beklenen imza töreninin iptal edildiğini açıklamıştı. Bakanlık, heyetlerin bugün ilk tur müzakereler için bir araya geleceği ifade etmiş, "Mevcut durum, ABD ve İran'ın arabulucu ülkeler Pakistan ve Katar ile sürece dahil diğer ülkelerle birlikte yarın Bürgenstock'ta anlaşmanın uygulanmasına ilişkin ilk müzakereleri gerçekleştirmek üzere bir araya gelmesidir" demişti.

Beyaz Saray’ın yapay zeka ambargosu endişeye yol açtı Haber

Beyaz Saray’ın yapay zeka ambargosu endişeye yol açtı

ABD hükümetinin 12 Haziran Cuma günü geç saatlerde ani bir kararla, yapay zeka şirketi Anthropic’in en gelişmiş iki yeni modelinin ABD vatandaşı olmayanlar için kullanımının askıya alınması talimatı vermesi, dünyanın birçok ülkesinde yankı uyandırdı. Anthropic tarafından Cuma günü yayınlanan sürpriz açıklamada, ABD hükümetinin şirketten "Claude Fable 5" ve "Claude Mythos 5" modellerine ülke dışından erişimin durdurulmasının istendiği ifade edildi. Ulusal güvenlik risklerini gerekçe gösteren talimatın, "ABD içinde veya dışında bulunan tüm yabancı ülke vatandaşlarını kapsadığı ve buna Anthropic’in yabancı uyruklu çalışanlarının da dahil olduğu" ifade edildi. Diğer yandan, şirket, kullanıcıların ABD vatandaşı olup olmadığını anlık ve kusursuz bir şekilde tespit etmenin mümkün olmaması nedeniyle, yasal risklerden kaçınmak adına modelleri tüm müşterileri için dünya genelinde devre dışı bırakmak zorunda kaldı. Anthropic, Beyaz Saray yetkilileriyle görüşüyor ABD’li yapay zeka devinin üst düzey teknik personeli, karar sonrasında Pazar gününden itibaren Beyaz Saray yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirmeye başladı. Anthropic tarafından yapılan açıklamada ABD hükümetinin Fable 5’in güvenlik önlemlerini aşmanın (jailbreak etmenin) bir yolu bulunduğuna inandığını ve bu şekilde modelin yapmaması gereken şeyleri yapmaya ikna edilebildiğinden endişe duyduğu ifade edildi. "Jailbreak" bir siber ağı korumak için tasarlanmış yazılım kısıtlamalarının aşılması olarak tanımlanıyor. Bu sayede bilgisayar korsanları, engellenmiş özellikleri kullanabiliyor veya hassas bilgilere erişebiliyor. Şirket açıklamasında, "Hükümetin talimatına temel oluşturduğunu düşündüğümüz raporu inceledik ve burada gösterilen yetenek seviyesinin diğer modellerde de yaygın olarak mevcut olduğunu doğruladık" denildi. Yaşanan durumun bir yanlış anlaşılma olduğunu savunan Anthropic, karara itiraz edildiğini ve erişimin tekrar sağlanması için yetkililerle görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Modelin "siber silah" olarak kullanılmasından endişe ediliyor Antrhopic’in yeni modelinin herhangi bir dış yardım almadan güvenlik açıklarını tespit edebilmesi, yapay zeka aracının "jailbreak" edilerek sınırlandırmaları kaldırılması halinde bunun kötü niyetli kişilerin elinde bir siber silaha dönüşmesinden endişe ediliyor. Bankacılık gibi kritik sektörlere siber saldırıları kolaylaştırması ve hızlandırmasından endişe edilen araç, "fazla güçlü" olması nedeniyle test sürecinde sadece sınırlı sayıda kuruluşun kullanımına açılmıştı. Claude Fable 5’in piyasaya sürülmesinden önce finans, teknoloji ve kamu sektöründeki liderler, modelin kendi sistemlerindeki açıkları test etmek amacıyla sınırlı erişime açılmasının ardından ürünün piyasaya sunulması konusunda endişelerini dile getirmişti. Anthropic de aracı sadece birkaç kuruluşun kullanımı için erken erişime açtığını çünkü modelin bilgisayar sistemlerini istismar etme veya hack’leme kapasitesi nedeniyle tehlikeli olabilecek kadar "zeki" olduğunu belirtmişti. Anthropic, Claude Fable 5’i piyasaya sürmeden önce modelin "yayınlanamayacak kadar güçlü" olduğunu da iddia etmiş fakat bu ifadeler, birçok çevre tarafından abartılı bir tanıtım ve pazarlama söylemi olarak nitelendirilmişti. Karar, Avrupa ve dünyada endişeye neden oldu Anthropic’in son modellerinin ani bir şekilde askıya alınmasından en çok etkilenen bölgelerin başında Avrupa geldi. Avrupa Birliği üyesi birçok ülke, Anthropic’in yeni ürünü Mythos’un kendi sistemlerinin güvenliğinde kullanılmasına yönelik muhtemel uygulamalar konusunda şirketle görüşmeler yürütüyordu. Avrupa Komisyonu, dün yayınlanan açıklamada ABD yönetiminin ihracat kontrol talimatının sonuçlarının değerlendirildiğini duyurdu. Komisyon sözcüsü, "Piyasaya son derece yetenekli yeni nesil yapay zeka modellerinin çıktığını görüyoruz. Bu modeller siber savunma dahil önemli faydalar sunuyor ancak beraberinde ciddi siber güvenlik endişelerini de getiriyor. Ancak bu çerçevede alınan tedbirlerin ortaklara karşı ayrımcı olmaması gerektiğine inanıyoruz" denildi. Açıklamada, "Bu gelişme, Avrupa’nın teknolojik egemenliğini neden geliştirmesi gerektiğinin göstergesidir" ifadelerine yer verildi. Kanada Başbakanı Mark Carney de benzer bir açıklama yaparak, yaşananların "az sayıda güçlü yapay zeka aracına aşırı bağımlılığın risklerini ortaya koyduğunu" söyledi. "Yapay zeka savaşı çoktan başladı" ABD’nin yapay zeka sektörü üzerindeki kontrolünün bir göstergesi olarak değerlendirilen karara tepki gösteren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Renaissance’ın cumhurbaşkanı adayı Gabriel Attal ise "Yapay zeka savaşı çoktan başladı" dedi. İran’ın küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı bir baskı aracı olarak kullanmasına gönderme yapan Attal, "Başkalarına güvenmek, bizi savunmasız hale getiriyor. ABD’nin kararı bunun delili. Anthropic, ABD’nin Hürmüz Boğazı’dır" dedi. Anthropic, ABD hükümeti ile daha önce de anlaşmazlık yaşamıştı Bu olay, ABD hükümeti ve Anthropic arasındaki ikinci büyük çaplı anlaşmazlık oldu. Şirket, bu yılın başında ABD hükümetinin kullanımına yönelik yapay zeka güvenlik önlemlerini değiştirmeyi reddetmiş ve bu adım şirketin Trump yönetimiyle karşı karşıya gelmesine neden olmuştu.

İran basını, ABD-İran anlaşmasının detaylarını yayınladı Haber

İran basını, ABD-İran anlaşmasının detaylarını yayınladı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamasında "İran ile olan savaşa ilişkin büyük bir uzlaşıya vardık. Bunun da önümüzdeki birkaç gün içinde bitmesi gerekiyor. Muhtemelen Avrupa’da bir imza törenimiz olacak. Bu harika bir şey" ifadelerini kullanmıştı. Trump’ın aksine İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise, İran'ın ABD ile olası bir anlaşma konusunda henüz nihai kararını vermediğini ve müzakerelerde "kırmızı çizgilerinden" taviz vermeyeceklerini söylemişti. İran basını ise, imzalanması beklenen anlaşmaya dair detayları yayınladı. İran’ın yarı resmi haber ajansı Mehr’de yer alan haberde, ABD ile varılan anlaşmanın Washington’un İran çevresinde askeri güçlerini çekmesi, limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, İran’ın nükleer programına yönelik müzakerelerin ilerleyen tarihlere erteleneceği ve balistik füze programının göz ardı edileceğine yönelik taahhütleri içerdiği kaydedildi. İran ise anlaşmaya göre, Hürmüz Boğazı’nı 30 gün içinde açacak, ABD'nin ise aynı süre içinde deniz ablukasını kaldırmasının bekleniyor. Öte yandan, ABD’nin dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakacağı kaydedilen haberde, İran’a yönelik petrol yaptırımlarını da kaldıracağı ve "İran'ın iç işlerine karışmama" taahhüdünde bulunacağı kaydedildi. Haberde, nükleer ve ekonomik konulara ilişkin ek müzakerelerin ilerleyen tarihlerde yapılacağı ancak İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin gündemde olmayacağı belirtiliyor.

ABD basınından, Trump’ın İran’a yönelik "nihai karar" toplantısında sonuca ulaşılamadığı iddiası Haber

ABD basınından, Trump’ın İran’a yönelik "nihai karar" toplantısında sonuca ulaşılamadığı iddiası

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin nihai kararı değerlendirmek üzere Beyaz Saray’da danışmanlarıyla bir araya geldi. Ancak ABD basınında yer alan haberlere göre toplantıda herhangi bir sonuca ulaşılmadı. ABD merkezli The New York Times gazetesinin üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre Trump, Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda yaklaşık iki saat süren görüşmeden, İran ile üzerinde mutabakata varılması beklenen anlaşma taslağına ilişkin herhangi bir karar almadan ayrıldı. Konuya ilişkin henüz Beyaz Saray’dan bir açıklama yapılmadı. ABD Başkanı geçtiğimiz saatlerde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah sahibi olmayacağını kabul etmesi gerektiğini belirterek Hürmüz Boğazı’nın geçişlerden ücret alınmadan yeniden özgür bir şekilde deniz ulaşımına açılması gerektiğini söylemişti. Trump ayrıca, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun ABD tarafından yer altından çıkartılacağını ve söz konusu nükleer materyallerin imha edileceğini savunmuştu. Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına yönelik ABD ablukasının kaldırılacağını açıklamıştı. ABD Başkanı söz konusu açıklamada, nihai kararını vermek üzere Beyaz Saray'da bir toplantıya katılacağını bildirmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Trump’ın müzakere sürecine ilişkin ifadelerini sert bir dille eleştirerek, "Batılıların ‘şöyle olmalı, böyle olmalı’ gibi bir dil kullanma hakkı yok" demişti.

Trump: "Çok sert bir şey yapmak zorunda kalacağız" Haber

Trump: "Çok sert bir şey yapmak zorunda kalacağız"

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Trump, Washington yönetimi ile Küba arasında son günlerde yaşanan temaslara ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin konuştu. ABD Donanması’na ait USS Nimitz uçak gemisinin Karayipler’e konuşlandırılmasına ilişkin bir soru yöneltilen Trump, bunun Küba’ya gözdağı amacı taşıyıp taşımadığı sorusuna, "Hayır, Küba’ya yardım etmek istiyorum" cevabını verdi. ABD’de yaşayan Küba vatandaşlarının ülkelerine geri dönmek ve yatırım yapmak istediklerini söyleyen Trump, "Bakalım ülkeyi toplayabilecekler mi? Diğer başkanlar 50-60 yıl boyunca bunu yapmaya çalıştı ve görünen o ki bunu başaracak olan ben olacağım" dedi. Trump, "Kübalı Amerikalılara ülkeye dönüp yardım edebilmeleri için Küba’yı açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İran nükleer silah elde ederse, Orta Doğu’da nükleer savaş yaşanır" İran ile görüşmelerinde ilişkin bir soruya Trump, "Şu anda müzakere ediyoruz. Ne olacak göreceğiz. Ama öyle ya da böyle bu işi tamamlayacağız. İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyecek" dedi. Trump, "Burada bazılarının ‘çılgın’ diyebileceği bir ülkenin nükleerleşmesinden bahsediyoruz. İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz. İşin özü bu. Buna müsaade edemeyiz. İran nükleer silah elde ederse, Orta Doğu’da nükleer savaş yaşanır ve o savaş buraya ve Avrupa’ya uzanır. Bunun olmasına izin veremeyiz ve olmayacak. Düşünebildiğim hiçbir şey, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermemek gerektiğinden daha önemli değil" şeklinde konuştu. "Hürmüz Boğazı’nda tam kontrole sahibiz" İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda bir ödeme sistemi kurulmasının resmileştirilmesi üzerinde çalıştığı ve bunun ABD için kabul edilebilir olup olmadığı yönünde bir soru alan Trump, "Bu konuya bakacağız. Bildiğiniz gibi Hürmüz Boğazı’nda tam kontrole sahibiz" şeklinde cevap verdi. Hürmüz Boğazı’nda İran’a uygulanan ablukanın "çelikten bir duvar" oluşturduğunu ve İran bağlantılı hiçbir geminin geçemediğini ifade eden Trump, İran’ın donanma, hava gücü ve füze kapasitesini büyük oranda yok ettiklerini söyledi. Trump, "Ya onların nükleer silaha sahip olmamasını sağlayacağız ya da çok sert bir şey yapmak zorunda kalacağız" şeklinde konuştu. "Geçiş ücreti olsun istemeyiz" Hürmüz Boğazı’nda bir ödeme sistemini tercih edip etmeyecekleri konusundaki bir takip sorusuna Trump, "Boğazın serbest olmasını istiyoruz. Geçiş ücreti olsun istemeyiz. Burası uluslararası bir suyolu, uluslararası bir deniz geçidi. Buradan geçiş ücreti alınması söz konusu olmamalı" dedi. Trump, ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukası nedeniyle bu ülkenin günlük 500 milyon dolar kaybettiğini tahmin ettiklerini söyledi. "(Zenginleştirilmiş uranyum) Elde ettikten sonra muhtemelen imha ederiz" İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu tutmasına izin verilmesi ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Hayır. Yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumu biz alacağız" cevabını verdi. Trump, "Buna ihtiyacımız olduğu için değil. Muhtemelen elde ettikten sonra imha ederiz. Ama onların buna sahip olmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Trump’tan saldırı açıklaması Haber

Trump’tan saldırı açıklaması

ABD Başkanı Donald Trump, CBS televizyonunda yayınlanan "60 Dakika" programına verdiği röportajda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Kendisi ve kabine üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğine düzenlenen saldırıya değinen Trump, "Hedef ben miydim bilmiyorum. Ama öyle görünüyor. Bir manifesto okudum, anlaşılan o ki saldırgan radikalleşmiş. Hristiyanmış, inançlı biriymiş, sonrasında Hristiyanlık karşıtı olmuş ve çok fazla değişim geçirmiş. Yazdıklarına bakılırsa epey zor şeyler yaşamış. Erkek kardeşi ondan şikayetçi olmuş ve sanırım onu polise ihbar etmiş. Ve kız kardeşi de aynı şekilde ondan şikayetçi olmuş. Ailesi çok endişeliymiş. O, muhtemelen oldukça hasta biriydi" değerlendirmesinde bulundu. "Hep etkili olan başkanların peşine düşüyorlar" Neden birden fazla saldırı ve saldırı girişimine hedef olduğu sorulan Trump, "Hep etkili olan başkanların peşine düşüyorlar. Bir şeyler başaran başkanların peşine düşüyorlar. Benim yaptıklarıma bakarsanız, bu ülkenin gidişatını tamamen tersine çevirdik. Aslında ölü olan, can çekişen bir ülkeyi devraldık ve onu dünyanın en gözde ülkesi haline getirdik. Venezuela ile bir mücadele, bir savaş, adına her ne derseniz deyin, öyle bir şey yaşadık.Bunu çok kesin bir zaferle kazandık ve şu an Venezuela ile harika bir ilişkimiz var. Çok kârlı bir ilişki oldu. Ve şu an İran'dayız. Diğer başkanların da bunu yapması gerekirdi ama yapmamayı tercih ettiler. Yapmalılardı. Bunu yapmayarak çok feci bir hata yaptılar" diye konuştu. İran’a yönelik son operasyonların yanı sıra, İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin kendisinin ilk görev döneminde öldürülmesini "büyük bir olay" olarak nitelendiren Trump, "Abraham Lincoln suikasta uğradı. McKinley suikasta uğradı. McKinley ülkeyi çok zengin yaptı. İnsanlar bunun farkında değil. Sonra Teddy Roosevelt geldi ve McKinley'nin kazandırdığı parayı harcadı, gerçi o da aslında çok etkili biriydi, ama o da suikasta uğradı" hatırlatmasında bulundu. Trump saldırı sırasında yaşananları anlattı Saldırı anında yaşananları anlatan Trump, "Büyük bir gürültü duyduk. Bu ya bir silah sesiydi ya da balo salonlarında çok sık olduğu üzere yere düşen tabak dolu bir tepsiydi. Ben bir tepsi olmasını umuyordum, ama değildi" dedi. Eşi Melania Trump dahil herkesin panik yaşadığını aktaran Trump, "Açıkçası bunu söylemek istemem ve insanlar da korktuklarının söylenmesinden pek hoşlanmazlar. Ama böyle bir durumla karşılaştığınızda kim korkmaz ki? O an gelindiğinde, eşim sanırım bunun bir tepsiden çok bir mermi olduğunu çoktan anlamıştı. Ve ben buraya gelmeden kısa bir süre önce görüntülerde onun yüzüne baktım. O sahneyi gördüm. Bana izlettiler, epey iyi bir yakın çekimdi. Ve eşim yaşananlardan dolayı çok sarsılmış görünüyordu" şeklinde konuştu. "Tahliyenin yavaşlamasına sebep oldum" Saldırının ardından neler olup bittiğini merak ettiğini ve bunun da tahliye süresini uzattığını belirten Trump, "Aslında biraz benden kaynaklandı. Ne olup bittiğini görmek istedim ve işlerini pek de kolaylaştırmıyordum. Neler döndüğünü görmek istedim. Ve o an itibariyle bunun belki de ciddi bir sorun olduğunu fark etmeye başlamıştık. Bir balo salonunda sürekli duyduğunuz normal bir gürültüden daha farklıydı. Etrafım harika insanlarla çevriliydi. Ancak muhtemelen onların biraz daha yavaş hareket etmelerine sebep oldum. Dedim ki: Bir dakika, bir dakika. Bir bakayım. Bir dakika" ifadelerini kullandı. "Bana söylenenlere kulak verdim" Tahliye sırasında önce ayakta durduğunu, ancak görevlilerin uyarısı üzerine daha sonra yere eğildiğini kaydeden Trump, "Açıkçası, şöyle düşündüm: ‘Biliyorsunuz, ben bunu daha önce birkaç kez atlattım’ Ve eşim bu boyutta bir şey yaşamamıştı. Durumu harika idare etti. O çok güçlü, zeki biridir. Olayı kavradı. Ne olup bittiğinin farkındaydı. Söyleneni dinledi. Bu arada ben de öyle yaptım. ‘Yere yatın’ dediklerinde, bu bir sorun var demekti. Ve açıkçası ben başkanım ve bana söylenenlere kulak verdim. Son aşamada kendimi yere bıraktım. Sonra ayağa kalktım, bir süreliğine bir bekleme odasına gittik ve eğer mümkünse etkinliğe devam etmelerini sağlamaya çalıştım" dedi. "Görevliler harika bir iş çıkardı" Saldırganın güvenlik noktasından koşarak geçme hızını "oldukça inanılmaz" olarak niteleyen Trump, Gizli Servis ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesinden övgüyle söz etti. O anlara ait güvenlik kamerası kayıtlarını hatırlatan Trump, "Kayıttan izlediğinizde, saldırganın adeta bir karaltı gibi geçtiğini görebilirsiniz. Ama müdahaleleri inanılmazdı. Çünkü bunu gördükleri anda silahlarını çektiklerini görebiliyordunuz. Çok profesyonellerdi. Silahlarını nişan aldılar ve sonrasında onu anında etkisiz hale getirdiler. Kapılar kilitlendi. Oda kilitlendi. Balo salonunun kendisi, insanların olduğu yer kilitlendi. Ve görevliler gerçekten harika bir iş çıkardılar" yorumunu yaptı. "Endişeli değildim" Saldırı nedeniyle endişe yaşayıp yaşamadığı soruların Trump, "Endişeli değildim. Hayat bu. Çılgın bir dünyada yaşıyoruz. Kusursuz bir durum içinde olma şansınızı gerçekten artırabilirsiniz ama bazen bir şeyler oluverir. Neler olup bittiğini görmek istedim, çünkü ben başkanım. Saklanmam gerekirdi. Ancak bir faydam dokunabilir mi diye görmek istedim. Onları izledim çünkü kapıda neler olup bittiğini görebiliyordum. Ayrıca o kapılardan giren bir sürü çok güçlü, fiziksel olarak kuvvetli kolluk kuvveti mensubu gördüm. Bu beni çok güvende hissettirdi. Kimsenin onları aşmasına imkan yoktu" dedi. "Saldırgan harika bir okulda okumuş" Saldırıyı gerçekleştiren Cole Thomas Allen hakkında konuşan Trump, "Aile üyeleri endişeliydi. Sanırım erkek kardeşi polisi aradı. Sanırım kız kardeşi de polisi aramış olabilir. Anne babası oldukça perişan haldeydi. Onlarla yaşıyordu. Dün gece televizyonda anne babasını kapıyı açarken gördüm. Sanırım onlar anne babasıydı. Bakın, ortada hasta insanlar var. Ve sizin de bu riski azaltmanız gerekiyor. Ama bu hasta insanların bazıları, inanılır gibi değil ama bazı durumlarda aynı zamanda çok, çok zekiler. Saldırgan harika bir okulda okumuş" ifadelerini kullandı. "Manifestoda söylenenlerden hiçbiri değilim" Saldırganın ABD yönetimini hedef alan suçlayıcı ifadelerle dolu manifestosunun hatırlatılması üzerine sinirlenen Trump, "Ben pedofili değilim. O zırvayı hasta birinden mi okudunuz? Benimle hiçbir ilgisi olmayan şeylerle ilişkilendirildim. Ancak tamamen aklandım. Asıl, Epstein veya başka şeylere bulaşmış olanlar, sizin karşı taraftaki (Demokrat) arkadaşlarınızdır" şeklinde konuştu. Röportajda bu manifestonun kendisine sorulacağını tahmin ettiğini belirten Trump, "Kendi kendime dedim ki, ‘Bilirsiniz işte, bu röportajı yapacağım ve onlar muhtemelen o manifestoyu okuyacaklar’. Manifestoyu ben de okudum. Biliyorsunuz ki, o adam hasta biri. Ama bunu okuduğunuz için kendinizden utanmalısınız çünkü ben o söylenenlerin hiçbiri değilim" diye konuştu. Sunucunun manifestodaki ifadelerin saldırgana ait olduğunu hatırlatması üzerine öfkesi artan Trump, "Bu manifestoyu burada okumamalıydınız. Siz yüz karasısınız. Ama buyurun devam edin. Hadi röportajı bitirelim. Siz utanç vericisiniz" dedi. "İnternet insanları ruhsal olarak hasta etti" Saldırganın manifestosundaki güvenlik zafiyeti suçlamalarına değinen Trump, "Saldırgan da oldukça beceriksizdi, çünkü yakalandı. Üstelik oldukça kolay yakalandı. O yüzden onun da epey beceriksiz olduğunu söyleyebilirim" değerlendirmesinde bulundu. İnsanların istediği takdirde her konuda bir kusur bulabileceğini vurgulayan Trump, "Maçı 18-0 kazanan bir beyzbol takımı için ‘Daha iyi oynamaları gerekirdi’ diyebilirim. O adamlar dün gece iyi iş çıkardılar. Gerçekten iyi bir iş çıkardılar. Peki, birtakım ayarlamalar yapıyorlar mı? Yapıyorlar. Öğreniyorlar. Ayarlamalar yapıyorlar. İnternetle birlikte, yıllar öncesine kıyasla daha farklı bir dünyada yaşıyoruz" yorumunu yaptı. İnternetin insanları radikalleştirdiğini söyleyen Trump, "İnternet insanları ruhsal olarak hasta etti. Aynı zamanda harika bir şey. Olağanüstü bir şey. Bu konuda lideriz. Biz yapay zeka konusunda lideriz. Bu harika bir şey. Ama her zaman sorunlar bulursunuz. Fakat bu farklı bir çağ" şeklinde konuştu. "Demokratların nefret söylemleri çok tehlikeli" Saldırganın Demokratların söylemlerinden etkilenmiş olabileceğini belirten Trump, "Biliyorsunuz, 20 yıl, 40 yıl, 100 yıl, 200 yıl, 500 yıl geriye gitseniz de, bu hep vardı. İnsanlar suikasta uğrar. İnsanlar yaralanır. İnsanlar zarar görür. Ben asıl Demokratların nefret söylemlerinin çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Ülkemizi yeniden harika yaptım. Yani, bu ülke ölmüştü. 1,5 yıl önce uykucu Joe Biden ne yaptığını bilmiyordu. Her şeyin yüzde 90'ını imzalamak için otomatik imza makinesi kullandı. Bence Demokratlar gerçekten muazzam boyutlarda bir öfke ve nefret doğurdular" diye konuştu. "Birlik çağrısının önemli bir şey olduğunu düşündüm" Trump, saldırı sonrasında her kesimden insana yaptığı birlik olma çağrısının hatırlatılması üzerine, "Bunun, dün gece yapılması gereken çok önemli bir şey olduğunu düşündüm. İnsanlar da iyi yaptığımı söylediler. Tahmin edersiniz ki kolay bir şey değil. Öyle bir olay yerinden çıkıyorsunuz ve ardından ülkemizin, hatta dünyanın her şeyin yoluna gireceğini bilmesini sağlamanız gerekiyor" dedi. "İran dünyayı havaya uçuramayacak ve dolayısıyla mutlu değil" Kendisi ve kabinesinin etkili bir yönetim sergilediğini vurgulayan Trump, "Harika bir kabinem var ve çok iyi şeyler yapıyorlar. Bu yapılanlar bizim için iyi. Diğer bazı insanlar için iyi değil. Örneğin, İran. Nükleer silaha sahip olamayacaklar. Dünyayı havaya uçuramayacaklar. Onlar deli. Dünyayı havaya uçurmayacaklar. Ve dolayısıyla da mutlu değiller. Ve mutlu olmadıklarında, insanlar şiddet içerikli şeyler yaparlar. Hiçbir şeyi onlara bağlamıyorum ama ellerine bir fırsat geçse, muhtemelen bunu değerlendirirlerdi. Yani, etkili bir başkan olduğunuzda veya etkili bir yönetiminiz olduğunda, Uykucu Joe Biden olsanız başınıza gelmeyecek şeyler yaşanır" ifadelerini kullandı. Joe Biden döneminde herkesin mutlu olduğunu belirten Trump, "Herkes Biden'dan memnundu. Dünya mutluydu. Neden mutluydular biliyor musunuz? Çünkü bizden faydalanıyorlardı, çünkü Amerika Birleşik Devletleri'ne sanki biz aptalmışız gibi muamele ediyorlardı ve çok fazla para kazandılar. Ama artık bunu yapamıyorlar" yorumunu yaptı. "Saldırgan tek başına hareket eden bir yalnız kurttu" Trump, dünkü saldırının kurgulandığına ya da hiç yaşanmadığına dair komplo teorilerinin hatırlatılması üzerine, "O zaman 7 Ekim de yaşanmadı, İkinci Dünya Savaşı da yaşanmadı, Holokost da yaşanmadı ve daha birçok şey yaşanmadı. Dün gecenin gerçekten yaşanmadığını henüz duymadım. Bu genelde biraz daha uzun sürer. Bunları söylemeye başlamak için genellikle iki veya üç ay kadar beklerler" değerlendirmesinde bulundu. Trump, saldırının ardından herhangi bir yeni tehdit değerlendirmesinin olup olmadığının sorulması üzerine, "Hayır. Bence bu saldırgan tek başına hareket eden bir ‘yalnız kurt’tu. Yani, başka bir şey de ortaya çıkabilir tabii. Bu hasta bir yalnız kurttu. O hastanın teki ve çok rahatsız biriydi. Bunu onun hayat yolculuğuna bakarak görebilirdiniz" dedi. Saldırganın çok iyi bir okula gittiğini yineleyen Trump, "Yani zeki bir adam, ama hasta bir adam. Evet, sorun da bu zaten. Yani, zeki olmasalardı işimiz çok daha kolay olurdu. Bazıları çok zekiler, etrafta dolaşıyorlar ve tek yapmak istedikleri şey insanları öldürmek. Bu gibi insanlar hasta ve bir yere kapatılmaları gerekiyor" şeklinde konuştu. "Vurulan ajanın zarar görmemesi inanılmaz" Dün yaşanan olayın her kesimden insan üzerinde birleştirici bir etkiye sahip olduğunun altını çizen Trump, "Çok kötü bir olay yaşandıktan sonra ortaya çıkan ilişkiyi, dostluğu, ruhu görmekten gerçekten çok mutlu oldum. Ne kadar sürer bilmiyorum. Neyse ki kimse ölmediği için olay çok daha az kötü şekilde sonuçlandı. Kimse yaralanmadı. Vurulan Gizli Servis ajanı ile konuştum. Üzerinde çelik yelek vardı ve zarar görmemesi inanılmaz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.