Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Belgesel

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Belgesel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belgesel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağrı’da Nuh’un Gemisi araştırmasında 3 kat fazla organik madde bulundu Haber

Ağrı’da Nuh’un Gemisi araştırmasında 3 kat fazla organik madde bulundu

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Nuh’un Gemisi’ne ilişkin araştırmalar sürüyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesindeki Nuh’un Gemisi Araştırma Projesi Başkan Yardımcısı Andrew Jones, bu yıl bölgede yapılan radar taramaları ve sondaj çalışmalarında elde edilen izlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Jones, yeni radar taramasında yer altında dik açılar, muhtemel tüneller, katmanlar ve boşluklar görüldüğünü belirterek, bazı anomalilerin insan yapımı olabileceğinin değerlendirildiğini söyledi. Bazı muhtemel boşlukların yüzeyin 3-4 metre altında, bazılarının ise 13 metre derinliğe kadar uzandığını aktaran Jones, bu alanların incelenmesi amacıyla ilk kez karotlu sondaj çalışması gerçekleştirildiğini ifade etti. Bir noktada 18 metre derinliğe kadar sondaj yapıldığını belirten Jones, diğer noktalarda ise 5, 6, 7 ve 8 metre derinliklerde çalışma gerçekleştirildiğini söyledi. Çalışmalar kapsamında 300’den fazla numune aldıklarını belirten Jones, numunelerin Ankara Üniversitesi laboratuvarına gönderildiğini kaydetti. Toprakta çevresine göre 3 kat fazla organik madde Jones, 2024 yılında gerçekleştirilen toprak araştırmasında dikkat çekici bir sonuç elde edildiğini belirterek, "Yapılan çalışmalar, tekne şeklindeki bölgenin içerisinde, hemen dışındaki alana kıyasla 3 kat daha fazla organik madde bulunduğunu gösterdi. Yani tekne şeklindeki bölgedeki toprak, dağ yamacındaki topraktan farklı. Bu, Atatürk Üniversitesinde yapılan çalışmalardan elde edilen çok ilginç bir sonuçtu" dedi. Yeni alınan numunelerde özellikle çürümüş ahşap gibi yüksek organik madde, hayvan kalıntıları ve insan faaliyetlerine ilişkin izlerin araştırılacağını belirten Jones, analiz sonuçlarının bölgedeki araştırmalar açısından önem taşıdığını ifade etti. Araştırmaların uluslararası alanda da ilgi gördüğünü aktaran Jones, bu yıl farklı ülkelerden belgesel ekiplerinin bölgeye gelerek çalışmaları görüntülediğini söyledi. Jones, alınan numunelerin analizlerinin kış boyunca sürdürüleceğini ve sonuçların değerlendirilmesinin ardından gelecek yıl yaz başında kapsamlı bir rapor hazırlanmasının beklendiğini kaydetti.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa'daki Giresun Uşakları şehitlerin izinde Haber

Bursa'daki Giresun Uşakları şehitlerin izinde

Bursa Giresun Federasyonu, 30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında Giresun Gönüllü Alayları’nın şehitlerini anmak amacıyla kapsamlı bir program düzenledi. “Giresun Uşakları Gün Doğumundan Gün Batımına Şehitlerin Yolunda” adıyla gerçekleştirilen programda katılımcılar, Ankara’nın Haymana ilçesinden Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine uzanan anlamlı bir rota izledi. Bursa’nın farklı noktalarından otobüslerle 29 Ağustos akşamı Haymana’ya hareket eden vatandaşlar, ilk olarak Şehit Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan’ın kabrini ziyaret etti. Haymana Belediye Başkanı Levent Koç tarafından karşılanan kafile, jandarma eskortu eşliğinde Mangal Dağı’na geçti. 42. GİRESUN ALAYI ŞEHİTLERİ DUALARLA ANILDI Sabah namazının ardından 42. Giresunlular Alayı Şehitliği’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Katılımcılara çay, çorba ve kahvaltı ikramının ardından programın açılış konuşmasını Bursa Giresun Federasyonu Başkanı Üzeyir Aktaş yaptı. Başkan Aktaş, 42. Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan ve 42. Alay şehitlerini her yıl olduğu gibi bu yıl da andıklarını belirterek, programın gençlerin yoğun ilgisiyle büyümesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Toprak değil, vatan diyoruz” vurgusu yapan Başkan Aktaş, Giresunlu gönüllülerin vatan uğruna büyük fedakârlık gösterdiğini belirterek tüm şehitleri rahmet ve minnetle andı. Haymana Belediye Başkanı Levent Koç da Bursa Giresun Federasyonu’na organizasyon dolayısıyla teşekkür ederek, şehitlerin unutulmamasının önemine dikkat çekti. “MANGAL DAĞI’NIN KAHRAMANLARI” Program kapsamında Askerî Tarih Uzmanı Talha Çopuroğlu, Giresun Gönüllü Alayları’nın Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki rolünü anlattı. Çopuroğlu, Giresun Gönüllü Alayları’nın ilk olarak 1921 yılında Tirebolu ve Göreleli gönüllülerin katılımıyla oluşturulduğunu, daha sonra alay seviyesine ulaştığını aktardı. Birliğin Samsun’daki görevlerinin ardından yaklaşık üç aylık yürüyüşle Sakarya Meydan Muharebesi’ne katıldığını belirten Çopuroğlu, Mangal Dağı Muharebeleri’nde önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Çopuroğlu, Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan’ın da Güzelcekale Muharebeleri sırasında yaralandığını ve 29 Ağustos gecesi, 30 Ağustos sabahına karşı Haymana’da şehit olduğunu aktardı. Bugünkü 42. Giresun Alayı Şehitliği’nde 5. Tümen ve Giresun Gönüllü Alayları’na mensup 62 şehidin bulunduğu, son siper canlandırma çalışmaları sırasında ulaşılan bir şehidin naaşının da silah arkadaşlarının yanına defnedildiği belirtildi. Katılımcılar, anlatımların ardından şehit mezarlarına karanfil bırakarak şehitliği Türk bayraklarıyla süsledi. HAYMANA’DAN İSCEHİSAR’A ŞEHİTLERİN İZİNDE Haymana’daki programın ardından kafile, Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı Haymana Ziyaretçi Tanıtım Merkezi’ni ziyaret etti. Müzedeki tarihi eserleri inceleyen katılımcılar, daha sonra Şehit Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan ve 42. Giresun Gönüllü Alayı şehitleri için saygı yürüyüşü gerçekleştirdi. Program, Alpaslan’ın anıtı önünde düzenlenen protokol programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla tamamlandı. Haymana’nın ardından Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine geçen kafile, 47. Giresun Gönüllü Alayı Şehitliği ve Giresun Kültür Evi’ni ziyaret etti. Burada konuşan Bursa Giresun Federasyonu Başkanı Üzeyir Aktaş, Gönüllü Alayları’nın şehitlerini unutmamanın ve gelecek nesillere aktarmanın Giresun sivil toplum kuruluşlarının önemli sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Aktaş, Harşit Vadisi, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’da şehit düşen Giresunluların anma programlarının tüm Giresun kurumlarının katkısıyla gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu. Programda ayrıca çeşitli kişi ve kurum temsilcilerine plaket takdim edilirken, yönetmenliğini İsmail Kahraman’ın yaptığı “Harşit Zaferinden Kurtuluş Savaşına” adlı belgesel gösterildi. Şehitler için edilen toplu duanın ardından düzenlenen yemek ikramıyla program sona erdi. İscehisar halkı da Giresunlu katılımcıları dualarla uğurladı.

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı Haber

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği’nin (ÇEKÜDER) birlikte düzenlediği 3 gün süren 10. Çalı Köy Filmleri Festivali sona erdi. İsteyenlerin kamp da yapabildiği festivalde film gösterimleri, söyleşiler, konserler, doğa yürüyüşleri gerçekleştirildi. Çalı Futbol Sahası’ndaki festivalin son günü kısa film yarışması düzenlendi. Programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin, Çalı Muhtarı Kaan Doğan ve sinemaseverler katıldı. Gecede konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu yıl 10’uncusu yapılan festivalin daha dinamik hale geldiğini söyledi. 1934 yılında “Aysel Bataklı Damın Kızı” filminin Çalı’da çekildiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Anadolu’nun elektriği olmayan bir köyünde, bir film çekilmiş ve bu filmde köylüler rol almış. Bu aslında muhteşem bir şey. Cumhuriyet devriminin ta kendisi budur diye düşünüyorum” dedi. Sinema yolculuğun bugün geldiği noktayı görmenin çok özel olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Üç gün boyunca sinemayı yalnızca perdede değil, Çalı’nın sokaklarında ve hafızasında hep birlikte yaşadık. Çalı’nın sinemayla neredeyse bir asır önce kurduğu bağın yeni kuşaklarla devam ettiğine tanıklık etmek bizim için büyük bir mutluluk” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, festivalin önemli parçalarından biri olan Kısa Film Yarışmasıyla genç sinemacıların üretimlerine alan açmaya devam ettiklerini ifade ederek, “Festival kapsamında ikinci kez gerçekleştirdiğimiz Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu ile de sinemayı akademik ve düşünsel açıdan da ele aldık. Bundan sonraki yıllarda festivali daha da güçlendirerek devam ettirmeye çalışacağız” dedi. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Festival kapsamında gerçekleştirilen Kısa Film Yarışması’na toplam 128 film başvurdu. Ön jüri değerlendirmesinin ardından 15 film finale kalmaya hak kazandı. Başkanlığını Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği; Nuran Evren Şit, Ece Yaşar ve Doç. Dr. İlkay Nişancı’dan oluşan ana jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada En İyi Belgesel Ödülü’nü “Salman Gitmek İstiyor” filmiyle Ozan Takış kazanırken, En İyi Kurmaca Ödülü “Feridun” filmiyle Utku Ali Güler’e gitti. Jüri Özel Ödülü ise iki ayrı filme verildi. “Yerçekimi” filmiyle Dalya Keleş ödüle layık görülürken (yönetmen adına ödülü filmin oyuncusu Mustafa Konak aldı), diğer Jüri Özel Ödülü ise “Ölüm Bizi Ayırana Dek” filmiyle Deniz Koloş’un oldu.

Can Kolukısa son yolculuğuna uğurlandı Haber

Can Kolukısa son yolculuğuna uğurlandı

Türk tiyatro, sinema ve televizyon dünyasının usta ismi Can Kolukısa, 92 yaşında hayatını kaybetti. Usta oyuncunun naaşı, Göztepe Tütüncü Mehmet Efendi Camii'nde kılınan ikindi namazının ardından Nakkaştepe Mezarlığı'nda toprağa verildi. Türk tiyatro, sinema ve televizyon sektörünün usta oyuncularından Can Kolukısa, 1 Ağustos günü 92 yaşında hayatını kaybetti. Usta oyuncu için Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi'nde veda töreni düzenlendi. Törene sinema ve tiyatro camiasından çok sayıda sanatçı, meslektaşı ve seveni katılarak usta oyuncuya veda etti. Duygusal anların yaşandığı törende, Kolukısa'nın hayatını anlatan belgesel gösterimine yer verildi. "Kibarlığı ruhumuza çok şey kattı" Can Kolukısa'nın kızı Joal Yasmin Chama, "Ekranda biraz üzülse, zor bir rol oynasa içimiz cız ederdi, zorlanırdı. Kimseye kırılmaz, kimse kırmazdı. O gerçek bir aydındı. Onunla büyürken hayat görüşü, hayata bakışı, kibarlığı ruhumuza çok şey kattı. O olsa ne yapardı, ne derdi, bu durumda ne düşünürdü, nasıl yol gösterirdi? Bu sorular hep yolumuzu aydınlatacak. Açıkçası bu kadar sevildiğini bilmiyordum, sürpriz oldu. Tabii o çok mütevazıydı. Ne çok hayata dokunmuş meğer, ne çok gencin elinden tutmuş. Çok kibarca ve yavaşça, zaten tantanayı da hiç sevmezdi. Özgürlüğün geldiği gün 'Ölmek yasak' demiştik ama olmadı. O gün geldiğinde eminim oradan bize bakacaksın ve gülümseyeceksin. Devrim daim olsun" dedi. Can Kolukısa'nın oğlu Deniz Chama, "Maalesef Can'ımızı kaybettik. Tabii onu tarif etmek imkansız. Vakur, ağırbaşlı, hümanist ve aydın kelimesinin tam da tarifi bir insandı. Onu hatırlarken daima birçok insan bilir; gezgin çantası vardı sırtında. Kilometrelerce yürürdü. Ama karşılaştığı herkesle sohbet ederdi. Girdiği her ortama ışık saçan, can veren canımız olarak hatırlayacağız. Büyük tutkusu olan sahnede şimdi sonsuzluk oyununu oynarken bizlere 'Gülümseyin' diyor" şeklinde konuştu. "Onunla mesleki anlamda çalışma şansı bulduğum için kendimi mutlu hissediyorum" Can Kolukısa'nın diğer oğlu Emrah Kolukısa ise, "Şunu söyleyeyim; ben şanslıyım. Çünkü onunla hem tiyatro yaptım, hem kısa filmde oynadım, hem de televizyon filminde ve dizide oynadım, hatta baba-oğul oynadık bir dizide. Onunla mesleki anlamda çokça çalışma fırsatı, çokça çalışma şansı bulduğum için kendimi mutlu hissediyorum. Evet, babamıza veda ediyoruz. Bizim vedamız biraz daha uzun sürecek elbette. Onu çok özleyeceğiz. Çok teşekkür ediyorum yanımızda olduğunuz için. Onu sevgiyle ve özlemle anıyorum" diye belirtti. Müsahipzade Celal Sahnesi'ndeki törenin ardından Göztepe Tütüncü Mehmet Efendi Camii'ne götürülen Kolukısa'nın naaşı, ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Nakkaştepe Mezarlığı'na defnedildi.

Haftanın vizyon filmleri izleyiciyle buluştu Haber

Haftanın vizyon filmleri izleyiciyle buluştu

Vizyonun yeni filmleri Sarı Zarflar, Drakula (Dracula: A Love Tale), Seni Öldürecekler (They Will Kill You), Yaparsın Şekerim ile Kedi ve Köpek: Büyük Macera (Chien & Chat) filmlerine ek olarak 1 Nisan Çarşamba günü vizyona girecek Süper Mario Galaksi Filmi (The Super Mario Galaxy Movie) sinemaseverlerin beğenisine sunuluyor. VİZYONUNUN ÖNE ÇIKANLARI İlker Çatak’ın yönettiği, Özgü Namal ve Tansu Biçer’in başrollerinde yer aldığı Sarı Zarflar, bir gecede hayatları altüst olan sanatçı bir çiftin zorlu mücadelesini konu alıyor. Sahneledikleri oyunun ardından hedef gösterilerek işlerini ve evlerini kaybeden Derya ve Aziz, kızlarıyla birlikte yeni bir hayata tutunmaya çalışır. Film, sanat, etik değerler ve aile bağları arasında sıkışan karakterlerin içsel çatışmalarını güçlü bir dramla ele alıyor. Luc Besson’un hem senarist hem de yönetmen koltuğunda oturduğu Drakula (Dracula: A Love Tale), klasik vampir mitini romantik ve epik bir anlatıyla yeniden yorumluyor. Yüzyıllar önce aşkını kaybederek lanetlenen bir prens, modern dünyada geçmişine benzeyen bir kadını bulunca yeniden harekete geçer. Ancak peşine düşenler, bu kadim varlığı yok etmek için büyük bir mücadele başlatır. Kirill Sokolov’un yönettiği, Patricia Arquette ve Heather Graham’ın rol aldığı Seni Öldürecekler (They Will Kill You), gizemli bir apartmanda geçen gerilim dolu bir hayatta kalma hikâyesini anlatıyor. Yeni işine başlayan genç bir kadın, kısa sürede binanın karanlık bir tarikat tarafından kontrol edildiğini fark eder. Şafak vaktine kadar sürecek ölümcül bir ayinin hedefi haline gelen karakter, tuzaklarla dolu bu labirentte hayatta kalmak için zamana karşı yarışır. Selçuk Metin’in yönettiği belgesel Yaparsın Şekerim, Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Haldun Dormen’in sanat yolculuğunu mercek altına alıyor. Dormen’in kariyer basamakları, öğrencileri ve yakın çevresinin anlatımlarıyla şekillenirken; sanatın bir meslekten öte bir yaşam biçimi olduğu vurgulanıyor. Reem Kherici’nin yönetip başrolünde yer aldığı Kedi ve Köpek: Büyük Macera (Chien & Chat), kaybolan evcil hayvanlarını bulmak için yolları kesişen iki zıt karakterin eğlenceli hikâyesini konu alıyor. Çalınan bir yakutun peşindeki hırsız ve evcil hayvan sahipleri, beklenmedik bir iş birliği yapmak zorunda kalır. Ancak peşlerindeki kararlı polis, bu macerayı daha da karmaşık hale getirir. Aaron Horvath ve Michael Jelenic’in yönettiği Süper Mario Galaksi Filmi (The Super Mario Galaxy Movie), 1 Nisan Çarşamba günü vizyona girerek sevilen karakterleri bu kez galaksiler arası bir maceraya taşıyor. Mario, Luigi ve arkadaşları, Mantar Krallığı’nın ötesine geçerek farklı gezegenlerde yeni dostlar ve düşmanlarla karşılaşır. Bowser’ın evrensel ölçekteki tehdidine karşı verilen mücadele, kahramanları yıldızlar arasında büyük bir maceranın içine sürükler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.