Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Belgede Sahtecilik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Belgede Sahtecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belgede Sahtecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 10 sanık hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talebi Haber

36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 10 sanık hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talebi

Çin'e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen dolandırıcılık şebekesi yöneticisi ve üyesi 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Çağrı K. ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Bietsan Bakır Pirinç Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketinin Çin'e yapmış olduğu 8 ayrı sevkiyatta toplam 326 konteynerle alıcı firma Mercuria'ya külçe bakır yerine kaldırım taşı gönderdiği aktarıldı. Mütalaada sanıkların 36 milyon dolar değerindeki bakır külçelerin gönderilmesine ilişkin sözleşme kapsamında konteynerlerdeki bakırların kaldırım taşlarıyla değiştirilmesi ve ihracat bedelinin yüzde 90'ına karşılık gelen 32 milyon 400 bin doların tahsil edilmesiyle haksız menfaat sağladıklarının dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu belirtildi. Savcılık, eylemlerin örgüt faaliyeti kapsamında emir-komuta zinciri ve süreklilik unsurlarını taşımadığı değerlendirmesinde bulunarak, sanıkların ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma', ‘örgüte üye olma ve örgüte yardım etme' suçlarından ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesini talep etti. Mütalaada, sahte olduğu iddia edilen belgelerin asıllarının ele geçirilememesi nedeniyle sanıkların ‘özel belgede sahtecilik' suçundan da beraatları talep edildi. Sanıklar hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi Esasa ilişkin mütalaada, tutuksuz sanıklar Hasan K, Sinan Ç., Başak Y., Bora İ., Çağrı K, Muammer K, Orhan M, Ramazan Ö, Tayfun G. ile Vedat U'nun fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, şirket ve kooperatif yöneticilerini dolandırdıklarının sabit olduğu vurgulandı. Savcılık, 10 sanığın ‘nitelikli dolandırıcılık' suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti. Mütalaada tutuksuz sanıklar Başak Y, Bora İ, Çağrı KDursun Ç, Ferhat U, Kartal S. başta olmak üzere 16 sanığın ‘özel belgede sahtecilik' suçundan söz konusu belgelerin asıllarının ele geçirilememiş olması nedeniyle ayrı ayrı beraatları talep edildi. Savcılık, sanıklar Kartal S, Dursun Ç, Soner Ç, Saime Ç, Ferhat U, Sedat U, Ufuk Ç'nin ‘nitelikli dolandırıcılık' suçundan suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Savunma yapan tutuksuz sanık Çağrı K, "Ben, bütün mahkemelere geldim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık avukatları ise, davada dinlenmeyen tanıkların bulunduğunu belirterek, bu kişilerin dinlenilmesini talep ettiler. Avukatlar ayrıca, malzemelerin denizdeki görevliler ya da müştekiler tarafından değiştirilmiş olabileceğini öne sürdüler. Beyanda bulunan müşteki avukatları, konuya ilişkin Çin'de bir soruşturma yürütülmediğini, sadece bakır yerine kaldırım taşı gönderildiğine dair noter raporu bulunduğunu belirterek, dinlenmeyen tanıklar yönünden zorla getirme kararı çıkarılmasını talep ettiler. Taraflara süre verildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmeleri için süre verilmesine ve eksik hususların giderilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki avukatı Müşerref Gözde Z, "Duruşma 18 Aralık'a bırakıldı. Çin adli makamlarından bir istinabe yazısının sonucunu bekliyordu mahkeme, buna istinaden biz birtakım taleplerde bulunduk. Mahkeme, Çin makamından adli istinabe sonucunun beklenmesine karar verdi. Şu an halen sanıkların dinlenmesi aşamasındayız. Dava 2021 yılında başladı ancak kapsamlı bir dosya yürütüldüğü için ve çok fazla tanık dinlendiği için yargılama ve kovuşturma aşaması biraz uzun sürdü ve halen devam ediyor. Tanıkların dinleniyor olma süreci devam etmesine rağmen iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Bizim için biraz sürpriz oldu. Bir kısım sanıkların ‘dolandırıcılık' suçundan, şikayet etmiş olduğumuz şirketin yetkilisi başta olmak üzere mahkumiyetine, bir kısım sanıkların ise ‘dolandırıcılık' suçundan beraatına ilişkin bir mütalaa oldu. ‘Evrakta sahtecilik' ve ‘örgüt' suçları bakımından beraat talep etti iddia makamı. Şu an dava henüz kovuşturma aşamasının sonunda değil, karar aşamasında değil. Mahkeme, yazılacak olan yazıların cevabını bekleyecek. Tanıkların dinlenmesi tamamlanacak. Devam edeceğiz davamızı takip etmeye" şeklinde konuştu. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre'de bulunan şirketle Tekirdağ'da bulunan şirket arasında saf bakır alımına dair yapılan sözleşmeye yer verilmişti. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ'dan Çin'in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatılmıştı. İddianamede firmaya sevkiyatın ulaştığı esnada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşı gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı. Savcılık, örgüt yöneticisi sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit'in 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etmişti. Diğer sanıklar Saime Ç, Dursun Ç, Muammer K, Orhan M, Ferhat U, Başak Y, Sinan Ç, Ufuk Ç, Tayfun G, Ramazan Ö ve Vedat U'nun 'örgüte üye olma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapsi talep edilmişti. Sanıklar Sedat U, Çağrı K ve Bora İ. hakkında ise 'örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçundan aynı oranda hapis cezası talep edilmişti.

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ ana davasına Ağaç ve Peyzaj AŞ ek iddianame tamamlandı Haber

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ ana davasına Ağaç ve Peyzaj AŞ ek iddianame tamamlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Ağaç ve Peyzaj AŞ’nin ihalelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamımda 195 sayfalık ek iddianamede tamamlandı. İddianamede, aralarında tutuklu İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 29 şüpheli hakkında ceza talep edilirken, dosyanın İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 414 sanıklı İBB ana davasıyla birleştirilmesi istendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Ağaç ve Peyzaj AŞ’nin ihalelerine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, 2020-2024 yılları arasında gerçekleştirilen "Bitkisel Materyal Mal Alım İşi" ihalelerine ilişkin 8 ihale olmak üzere toplam 12 ayrı eyleme yer verildi. Söz konusu ihalelerde rekabeti sınırlandıran şartların oluşturulduğu, ihalelerin Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinde bırakıldığı ve daha sonra işlerin parçalara ayrılarak önceden belirlenen firmalara davet usulüyle verildiği belirtildi. İhalelere fesat karıştırıldığı iddiası İddianamede, İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden gerçekleştirilen ihalelerde bir sistem oluşturduğu belirtildi. Ana ihalelerin şartname hükümleriyle rekabete kapatılarak tek geçerli teklifle Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinde bırakıldığı, ardından işlerin parçalara ayrılarak örgüte maddi destek sağlamaya istekli firmalara istisnai alım yöntemleriyle dağıtıldığı kaydedildi. Bazı işlere ihale yapılmadan başlandığı, tekliflerin göstermelik olarak toplandığı ve bazı firmaların birbirleri adına yan teklifler verdiği iddianamede yer aldı. Bilirkişi incelemelerinde ise bazı teklif mektuplarındaki yazı ve imzaların aynı kişilere ait olduğunun tespit edildiği kaydedildi. Söz konusu sistemin Ağaç ve Peyzaj AŞ içerisinde eski Genel Müdür Ali Sukas ve Satın Alma Müdürü Ümit Polat tarafından organize edildiği, elde edilen paranın ise "Sistem" adı verilen yapıya aktarıldığı belirtildi. Firmalardan yüzde 7 ila 10 oranında para istendiği belirtildi İddianamede, ihaleleri alan bazı firmalardan iş bedelinin yüzde 7 ila 10’u oranında para istendiği ve bu paraların "Sistem" adı verilen yapıya aktarılarak seçimlerin finansmanında kullanıldığı kaydedildi. Eski Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın ifadesinde, eski Genel Müdür Ali Sukas’ın kendisine "Yukarıdan para istiyorlar, bunu firmalardan toplayıp vermemiz lazım" dediği aktarıldı. Polat’ın, parayı isteyen kişinin Fatih Keleş olduğunun kendisine söylendiğini ifade ettiği belirtildi. 200 bin dolar ve hediye kartı verildiği kaydedildi İddianamenin 152’nci eyleminde, SAS Peyzaj sahibi Süleyman Uzun’un aldığı işler karşılığında 200 bin dolar ve 136 bin 500 lira değerinde hediye kartı verdiği kaydedildi. Söz konusu paranın Ali Sukas’ın yönlendirmesiyle Hüsnü Yüksel Tunar’a teslim edildiği belirtildi. Savcılık, Uzun’un soruşturmaya katkı sağlayan ayrıntılı beyanlarda bulunduğunu belirterek rüşvet verme suçu yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise cezalandırılmasını talep etti. 153’üncü eylemde Han İnşaat sahibi Orhan Yıldırım’ın 2020-2023 yılları arasında düzenli para transferleri yaptığı, bu transferlerde Murat ve Derya Dağdeviren çiftinin aracılık ettiği belirtildi. 154’üncü eylemde Ayhan Subaşı’nın 2019-2025 yılları arasında rüşvet anlaşması yaptığı ve ihale evraklarında sahtecilik gerçekleştirildiği kaydedildi. 155’inci eylemde ise Sarıtaş Yapı Malzemeleri sahibi Binali Sarıtaş’ın 45 milyon liralık bir ihalenin yüzde 10’una karşılık gelen 4 milyon 500 bin lirayı Ali Sukas’a verdiği, Ümit Polat’a ise toplam 1 milyon 265 bin 700 lira değerinde alışveriş kartı verdiği belirtildi. Savcılık, Sarıtaş hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etti. İddianamede, rüşvet verdiği belirtilen bazı firma sahiplerinin ayrıntılı beyanları nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması, rüşvet aldığı belirtilen Ali Sukas ve Ümit Polat’ın ise cezalandırılması talep edildi. İmamoğlu ve Keleş için 12 eylemden ceza talebi İddianamede Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş hakkında bu dosya kapsamında ayrıca "örgüt kurma ve yönetme" suçundan ceza talebinde bulunulmadığı, söz konusu suçlamanın ana iddianamede yer aldığı belirtildi. Bununla birlikte, iddianameye konu 12 eylemin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği belirtilerek İmamoğlu ve Keleş’in 12 eylemin tamamından ayrıca fail olarak sorumlu tutulmaları ve cezalandırılmaları talep edildi. 29 şüpheli yer aldı Ek iddianamede Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Ali Sukas, Ümit Polat, Aytekin Karaarslan, Selim Marangoz, Fatih Temur, Fatih Yağcı, Eren Sönmez, Esra Köymen, Metin Aras, Muammer Ali Özdil, Murat Cırık, Mustafa Atlı, Nilgün Cendek, Oktay Özel, Sezer Ada Ateş, Tolga Kılıç, Tuğba Ölmez Hancı, Utku Cihan, Yasin Çağatay Seçkin, Süleyman Uzun, Tuğrul Doğu Işık, Hüsnü Yüksel Tunar, Orhan Yıldırım, Murat Dağdeviren, Derya Dağdeviren, Ayhan Subaşı ve Binali Sarıtaş şüpheli olarak yer aldı. İddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından, dosyanın 414 sanığın yargılandığı İBB ana davasıyla birleştirilmesi talebinin de karara bağlanması bekleniyor.

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler Haber

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler

Vergi Denetim Kurulu raporlarında yer alan tespitlerde ise bazı firmaların gerçek dışı müstahsil makbuzları düzenlediği, bazı belgelerin hayatta olmayan kişiler adına hazırlandığı ve bazı kişilerin ise adlarına düzenlenen belgelerden haberdar olmadıklarını beyan ettikleri ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyvenin tarladan tüketiciye ulaşana kadar geçtiği süreç mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Yaklaşık 1250 çiftçinin beyanına başvurulan soruşturmada, tedarikçi konumundaki bazı firmaların çiftçilerden aldıkları ürünleri gerçek alış fiyatının üzerinde gösterecek şekilde müstahsil makbuzu düzenledikleri, ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri ve tedarik zincirini gereksiz şekilde uzatarak fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri yönünde tespitlere yer verildi. Bursa’dan 5 şüpheli 41 şüpheli yöneticinin bulunduğu soruşturma kapsamında Bursa’dan 5 şüpheli dosyada yer aldı. Bursa’daki şüphelilerin Yıldırım, Nilüfer, İznik ve Osmangazi ilçeleriyle bağlantılı olduğu belirlendi. Soruşturma listesinde Ahmet D., Sabri B., Casım A., Ayşenur A. ve İsmail S. isimleri yer aldı. Bursa bağlantılı firmalar arasında Ahmet D.’nin Yıldırım ilçesi Gökdere’deki firması, Sabri B. ve Casım A.’nın Nilüfer’deki faaliyetleri, bir gıda şirketinin İznik’teki adresi ile başka bir gıda şirketinin Osmangazi’deki adresi bulunuyor. Hayatta olmayan 49 kişi adına 2,5 milyon liralık makbuz Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici tespitlerden biri ise Ahmet D. hakkında hazırlanan bölümde yer aldı. Vergi Denetim Kurulu raporuna göre, Ahmet D. tarafından 01 Ocak 2025-31 Mart 2026 tarihleri arasında daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği tespit edildi. Söz konusu belgelerin toplam tutarının ise 2 milyon 524 bin 987 lira 35 kuruş olduğu belirlendi. Raporda, bazı kişilerin ölüm tarihlerinin belge düzenlenmesinden yıllar önce olduğu görülürken, bu kişilerin adına düzenlenen belgelerin gerçek bir ürün teslimine dayanıp dayanmadığının ayrıca araştırıldığı belirtildi. "Ürün satmadım, firmayı tanımıyorum" dediler Raporda yer alan ifadelerde bazı kişilerin, adlarına düzenlenen müstahsil makbuzlarından haberlerinin olmadığını söyledikleri görüldü. Örneğin Y. G. isimli kişinin adına düzenlenen toplam 1 milyon 59 bin 975 liralık müstahsil makbuzlarıyla ilgili olarak herhangi bir ürün satmadığını, zirai faaliyeti ve üretimi bulunmadığını ve Ahmet D.’yi tanımadığını beyan ettiği kaydedildi. Yusuf K. ise adına düzenlenen belgelerden haberdar olmadığını, ürün satmadığını ve Ahmet D.’nin çalışanı olduğunu ifade etti. Raporda bazı kişilerin ise Ahmet D.’nin yanında çalıştıkları ve köylülerden ürün topladıkları yönündeki ifadelerine yer verildi. Bir başka kişinin adına 7 milyon 932 bin 22 lira 25 kuruş tutarında müstahsil makbuzu düzenlendiği, bu kişinin ise kendisinin üretmediği bazı ürünlerin kendi adına belgelerde yer aldığını söylediği aktarıldı. Müstahsil makbuzları tek tek incelendi Vergi Denetim Kurulu, yalnızca müstahsil makbuzlarını değil, belgelerde yer alan ürünlerin gerçekten üretilip üretilmediğini de araştırdı. Raporda; üreticilerin beyanları, arazi büyüklükleri, üretim kapasiteleri, ürünlerin hasat dönemleri, kantar ve nakliye belgeleri, Hal Kayıt Sistemi bildirimleri ile banka ve ödeme hareketlerinin birlikte incelendiği belirtildi. İncelemelerde bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, bazı kişilerin çiftçilik yapmadığı, bazı kişilerin ilgili firmayı tanımadığını veya firmaya ürün teslim etmediğini beyan ettiği kaydedildi. Bazı belgelerdeki ürün miktarlarının üreticilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle de açıklanamadığı belirtildi. 22 ilde 109 adres için arama Soruşturma kapsamında Türkiye genelinde 41 büyük dağıtıcı firma ve 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin adreslerine yönelik operasyonun 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildirildi. Soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdüğü öğrenildi. Vergi Denetim Kurulu raporunda araştırmanın ilk aşamasında riskli olduğu değerlendirilen 207 firma arasından yüksek tutarlı müstahsil makbuzlarıyla öne çıkan 15 firmanın seçildiği, ikinci aşamada ise 26 firma hakkında tespitler yapıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü, delillerin toplanmasının ardından adli sürecin devam edeceği bildirildi.

Yaş sebze ve meyvede fiyat manipülasyonu soruşturması: 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı Haber

Yaş sebze ve meyvede fiyat manipülasyonu soruşturması: 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları değerlendirilen 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "tarladan markete fiyat yolculuğunun" mercek altına alındığını belirtti. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığından Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığından Çiftçi Kayıt Sistemi verilerinin temin edildiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca kapsamlı rapor hazırlandığını aktaran Gürlek, yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurulduğunu ifade etti. İncelemelerde, bazı büyük tedarikçi firmaların piyasadaki hakimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri, sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldığı belirtildi. Bakan Gürlek, soruşturmanın fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdürüldüğünü belirterek, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 22 ilde toplam 109 iş yeri ile ikamette eş zamanlı arama başlatıldığını kaydetti.

Gıda tedarik firmalarına fahiş fiyat operasyonu! Haber

Gıda tedarik firmalarına fahiş fiyat operasyonu!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve “tarladan markete fiyat yolculuğu”nun mercek altına alındığı soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Bakan Gürlek’in paylaşımına göre soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı’ndan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edilirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından kapsamlı bir rapor hazırlandı. Yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden çıkış fiyatları ile tedarikçilere ulaştırılma koşulları incelendi. BÜYÜK TEDARİKÇİLERE YÖNELİK İNCELEME Yapılan incelemelerde, bazı büyük tedarikçi firmaların piyasa hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri iddia edildi. Soruşturmada ayrıca sahte müstahsil makbuzları düzenlenerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturulduğu ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve fiyatlarının yukarı yönlü manipüle edilerek haksız kazanç sağlandığı yönünde tespitlere ulaşıldığı belirtildi. Bu kapsamda soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdürüldüğü bildirildi. 41 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI Soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli operasyon kapsamında 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı. Bakan Gürlek, soruşturmaya katkı sağlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman ve Ticaret Bakanlıklarına teşekkür etti. Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç sağlanan bir alana dönüştürülmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.